GÜNDEM
AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığı tarafından kadın kolları mahalle başkanlarına yönelik iftar programı düzenlendi
07 Mart 2026 Cumartesi - 01:27 AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığı tarafından kadın kolları mahalle başkanlarına yönelik iftar programı düzenlendi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanlığı tarafından, kadın kolları mahalle başkanlarına yönelik iftar programı düzenlendi. İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programda mahalle başkanları aynı sofrada buluşurken, iftarın ardından Ramazan etkinlik alanında ateş başında samimi sohbetler gerçekleştirildi. Programa AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, İl Kadın Kolları Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Hatice Yücel, İl Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Abdulhalim Aksu, AK Parti İstanbul Milletvekili Ümmü Gülşen Öztürk, Müşerref Pervin Tuba Durgut ve Büşra Paker, Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ve Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy ile çok sayıda teşkilat mensubu katıldı. Saliha Demirer: Burası hepimizin evi Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, İl Başkanlığı’nın tüm teşkilat mensupları için bir ev olduğunu vurgulayarak mahalle başkanlarına hitap etti. Kongre süreçlerinin üzerinden dolu dolu bir yıl geçtiğini belirten Demirer, bu süre boyunca İstanbul genelinde teşkilat çalışmalarının büyük bir kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. "11 bin 200 teşkilat mensubumuzla sahadayız" İstanbul’un 39 ilçesi ve 961 mahallesinde yoğun bir saha çalışması yürüttüklerini belirten Demirer, kadın kolları teşkilatının büyüklüğüne dikkat çekti. Demirer, "İstanbul İl Kadın Kolları olarak, 39 ilçemizde ve 961 mahallemizde, yaklaşık 11 bin 200 teşkilat mensubumuzla birlikte çalışmalarımıza sahada devam ediyoruz" dedi. Üyelik çalışmalarına da değinen Demirer, son dönemde önemli bir ivme yakalandığını belirterek, "147 bin yeni üyemizi aramıza kattık. Burada sizlerin, özellikle mahallelerimizde görev alan başkanlarımızın emeği çok büyük. İnşallah 250 bin yeni üyeyi de bu yıl yapacağımız çalışmalarla aramıza katmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. "İstanbul Yüzyılı’nı yeniden yaşatacağız" AK Parti’nin İstanbul’da büyük projeleri hayata geçirmek ve şehri yeniden güçlü bir vizyonla buluşturmak için siyaset yaptığını söyleyen Demirer, "Cumhurbaşkanımız bize Türkiye Yüzyılı hedefini koyduysa, biz de Abdullah Özdemir Başkanımızla birlikte İstanbul Yüzyılı’nı 2029’da yeniden yaşatacağız" dedi. Demirer, İstanbul’da AK Parti’yi yeniden birinci parti yapma hedefiyle çalıştıklarını belirterek, bu yürüyüşte mahalle başkanlarının çok kıymetli bir iradeyi temsil ettiğini vurguladı. Ateş başında muhabbet İftar programının ardından katılımcılar, İl Başkanlığı önündeki Ramazan etkinlik alanında ateş başında bir araya gelerek sohbet etti. Samimi atmosferde gerçekleşen buluşmada mahalle başkanları, teşkilat mensupları ve davetliler Ramazan’ın bereketini ve kardeşlik ruhunu birlikte yaşadı.
Kırıkkale Valisi Sarıibrahim: "Anadolu’da üretim gücü son 25 yılda büyük ilerleme kaydetti"
07 Mart 2026 Cumartesi - 00:52 Kırıkkale Valisi Sarıibrahim: "Anadolu’da üretim gücü son 25 yılda büyük ilerleme kaydetti" Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, iş insanlarının katıldığı iftar programında yaptığı konuşmada, son 25 yılda Anadolu’da üretim gücünün önemli bir seviyeye ulaştığını belirterek bu gelişimde sanayici ve girişimcilerin büyük emek ve katkısı bulunduğunu ifade etti. Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, iş insanlarının katıldığı iftar programında sanayici ve girişimcilere teşekkür ederek üretim ve yatırımın önemine dikkat çekti. Vali Sarıibrahim, son 25 yılda Anadolu’da üretim gücünün önemli bir noktaya ulaştığını belirtti. Bu gelişimde sanayici ve girişimcilerin büyük emek ve gayretinin bulunduğunu ifade eden Sarıibrahim, üreten, istihdam sağlayan ve ülke ekonomisine katkı sunan iş insanlarına teşekkür ederek girişimcilere çalışmalarında başarı diledi. İş insanı Onur Başaran ise Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere değinerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve devlet yetkililerinin kararlılığı sayesinde güven ortamının sürdüğünü söyledi. Başaran, birlik ve beraberlik içinde çalışarak Kırıkkale’de yatırım ortamını güçlendirmeye devam edeceklerini ifade etti. İftar programına AK Parti Milletvekili Mustafa Kaplan, Mülkiye Başmüfettişi Yusuf Güni, Garnizon ve Mühimmat Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş, İl Emniyet Müdürü Mustafa Işık, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hasan Acar, şehit yakınları, gaziler ve çok sayıda iş insanı katıldı.
Atatürk’ün kullandığı koku ve kolonya şişeleri Misparta Koku Müzesi’nde sergileniyor
06 Mart 2026 Cuma - 23:02 Atatürk’ün kullandığı koku ve kolonya şişeleri Misparta Koku Müzesi’nde sergileniyor Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Isparta’ya teşrifinin 96. yılına özel Bekir Kantarcı koleksiyonuna ait Atatürk’ün kullandığı parfüm, kolonya şişeleri ile koku sergileniyor. Isparta Belediyesi tarafından restore edilen Aya Baniya (Aya Panaya) Kilisesi, Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi olarak şehre kazandırılmıştı. Dünyada beşinci, Türkiye’de ise ilk örnek olma özelliği taşıyan bu müze, koku kültürünün tarihi gelişimine ışık tutan özgün bir merkez konumunda yer alıyor. Misparta Koku Müzesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Isparta’ya teşrifinin 96. yıldönümü dolayısıyla özel bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nde Bekir Kantarcı koleksiyonuna ait Atatürk’ün kullandığı parfüm, kolonya şişeleri ile sevdiği koku sergileniyor. Bu özel koleksiyonu görmek isteyenler bir hafta boyunca müzeyi ziyaret edebilecek. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Merdin Kışkan, Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Turhan, Adalet Komisyon Başkan Vekili Merve Coşkun, Isparta Baro Başkanı Fatih Semiz ve Isparta Şehit Ailesi Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Ali Savcı ile birlikte Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’ndeki Atatürk’ün kullandığı parfüm, kolonya şişeleri ile sevdiği kokunun yer aldığı sergiyi ziyaret etti. Ziyarette Başkan Başdeğirmen ve beraberindekiler, Müze Küratörü ve Birim Sorumlusu Meryem Karakurt Göksel’den bilgi alarak, diğer eserleri ve kokuları da inceleme fırsatı buldu. "Bu koku o döneme ait orijinal bir kokudur" Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi Küratörü, Birim Sorumlusu Meryem Karakurt Göksel, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yıldönümü dolayısıyla Bekir Kantarcıoğlu’nun koleksiyonunda yer alan, Atatürk vefat ettiğinde baş ucunda duran mor şişedeki kolonyanın hem şişelerini hem de kokusunu sergiye çıkardıklarını söyledi. Göksel, "Günün anlamına binaen tüm ziyaretçilerimiz bu kokuyu deneyimleyebilecek. Eserler ve koku bir hafta sergide kalacak. Bu koku o döneme ait orijinal bir kokudur. Zamanda duran bir hatıra olarak bahsedebiliriz. Tüm ziyaretçilerimizi bekliyoruz" dedi.
Heyelan riskinin en yoğun olduğu bölge Doğu Karadeniz
06 Mart 2026 Cuma - 22:41 Heyelan riskinin en yoğun olduğu bölge Doğu Karadeniz Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun kara yolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane-Giresun kara yolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır; heyelanlar ve taşkınlar. Aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık artı 10 ile eksi 10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu. (UA-RE-ÖS-SO-Y)
Gaziantep’te ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları protesto edildi
06 Mart 2026 Cuma - 22:14 Gaziantep’te ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları protesto edildi Gaziantep’te düzenlenen basın açıklaması ile ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları protesto edildi. Gaziantep Peygamber Sevdalıları Derneği tarafından Balıklı Parkı Meydanı’nda cuma namazının ardından düzenlenen basın açıklamasında sık sık "Kahrolsun İsrail" ve Kahrolsun ABD" sloganları atılarak, tekbir getirildi. Basın açıklamasını okuyan Dernek Başkanı Muhammed Ata Yaçin, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki saldırılarının son bulması için İslam ülkelerine çağrıda bulundu. "Müslümanlar ayağa kalkmalıdır" ABD ve İsrail’in İslam beldelerinde katliam yaptığını belirten Yaçin, "Katil Amerika’nın, soykırımcı siyonist barbarların bir kez daha bir İslam beldesi olan İran’a vahşi bir şekilde saldırılarına tanıklık ediyoruz. Bu vahşi saldırılar ilk olmadığı gibi karşı çıkılmadıkça son saldırı da olmayacaktır. Müslümanların topraklarını işgal eden, kaynaklarını sömüren bu kan içici zalimler, her gün yeni bir İslam beldesine saldırı düzenlemekte, barbarca katliamlar gerçekleştirmektir. Dün Afganistan’da gerçekleştirdikleri katliamlarını Irak’ta devam ettirdiler. Libya’da ve Yemen’de taş üstünde taş bırakmadılar. Milyonlarca Müslümanı katlettiler, milyonlarca Müslümanı yurtlarından ederek mülteci durumuna düşürdüler. Suriye’yi, Lübnan’ı yeni icat ettikleri silahların deneme alanı haline getirerek on binlerce Müslümanı acımasızca kıyımdan geçirdiler. Yine on binlerce aileyi parçaladılar, yüzbinlerce insanı evsiz barksız bir şekilde mülteci kamplarına mahkûm ettiler" dedi. "Gazzeli Müslümanlara yönelik en acımasız saldırılar devam ediyor" ABD ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına da devam ettiğini belirten Yaçin, "Üç yıldan fazladır katil ABD ve vahşi siyonistler, Gazze’de yüzyılın en büyük soykırımını gerçekleştirdiler. Çocukları açlıktan, susuzluktan, ilaçsızlıktan ölüme mahkum ettiler. Halen Gazzeli Müslümanlara yönelik en acımasız bir şekilde vahşi saldırılar devam ettirilmekte, dünyanın gözü önünde çocukların açlıktan ölmesi için ablukayı gaddarca sürdürmektedirler" şeklinde konuştu. "Zulüm burada durmayacak" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınayan Yaçin, "Bir haftadan bu yana bu katiller sürüsü İran’ı en vahşi şekilde bombalamaktadırlar. Sadece bir ilkokulda 160’tan fazla kız çocuğunu füzelerle katlettiler, binlerce Müslümanı şehit ettiler. Bu vahşi saldırılar halen devam etmektedir. Bütün bir İslam coğrafyasını siyonist işgalcilerin güvenliğini bahane ederek kan gölüne çevirdiler. Çıkardıkları kaos ve kargaşalarla milyonlarca Müslümanı evinden, yurdundan ederek mülteci durumuna düşürdüler. Biz biliyoruz ki zulüm burada durmayacak, yeni işgal ve katliamlarla siyonist barbarların güvenliği bahane edilerek milyonlarca Müslüman’ın kanı akıtılacaktır. Afganistan, Suriye ve Gazze ile yetinmeyen bu katil emperyalistlerin İran ile de yetinmeyeceklerini çok iyi bilmemiz lazımdır. Eğer İran’da istediklerini elde ederlerse sırada başka yerlerin de olacağını söyleyerek bizi tehdit edip durmaktadırlar. Hiçbir bir kutsalı, hiçbir ahlaki değeri tanımayan bu insan kılıklı vahşilerin vahşette de sınır tanımadıklarını Gazze’de gerçekleştirdikleri soykırımdan hepimiz çok iyi biliyoruz" ifadelerini kullandı. "Emperyalistlere değil Müslüman kardeşlerinize ve Allah’a güvenin" Yaçin, "Ülkelerinde Amerika’ya askeri üs kurma izni verenler de şunu iyice bilmelidirler ki her üs işgal için bir adımdır ve hepiniz tehlikedesiniz. Amerika bu üsler ile sizi koruma derdinde değil, aksine yeri ve zamanı geldiğinde işgale zemin hazırlamaktadır. Nitekim bu üslerin soykırımcı siyonist çetenin saldırılarında herhangi bir karşılık vermediğine herkes şahit olmuştur. Bu ülkelere ve halklarına çağrımız şudur; sömürgecilerin kaynaklarınızı sömürmesine, işgalin öncü gücü durumundaki askeri üslere izin vermeyin. İslam dünyasında adım adım yürütülen işgal ve katliamların bir gün size de uğrayacağını unutmayın. Emperyalistlere değil Müslüman kardeşlerinize ve Allah’a güvenin. Küçük çocuklara tecavüz edip öldüren ve kanlarını içip etlerini yiyecek kadar insanlıktan çıkan vahşilerin karar verici konumda oldukları bir dünyada yaşıyoruz. İpleri küresel siyonist çetenin elinde olan pedofili sapkınlar dünyaya kaos, karmaşa ve vahşetten başka bir şey veremezler. Bu barbarlara karşı ayağa kalkıp dur deme zamanı çoktan gelmiştir. Bütün insanların izzetli bir şekilde ayağa kalkarak bu aşağılıkları alaşağı etmeleri, zulüm düzenlerini yerle bir etmeleri gerekir" diye konuştu.