GÜNDEM
26 Nisan 2026 Pazar - 23:06 Beykoz’da tarihi çeşme restorasyonu tartışması büyüyor: "300 yıllık çeşme 1984 yılında yıkıldı, burası 26 yıllık bir yapı" Beykoz Yalıköy’de 300 yıllık İshak Ağa Çeşmesi’nin büyük tepki gören restorasyon çalışmalarıyla ilgili açıklama yapan Yalıköy Mahalle Muhtarı Necmi Gösterit, eski tarihi çeşmenin 1984’te yol çalışmasında yıkıldığını belirterek, "Yıkıldığı zaman yalnızca tarihi sütun Beykoz Belediyesi tarafından korunarak kaldırılmıştır. 1999 yılında belediye buraya yeni bir çeşme yapmıştır. Bu yapılan çeşme o dönem gelişigüzel yapılmış bir çalışmaydı" dedi. Beykoz Yalıköy’deki 300 yıllık İshak Ağa Çeşmesi’nin restorasyon sonrası görüntüsü tartışmalara yol açtı. Tarihi silindir gövdenin yerini dikdörtgen bir yapının alması ve kitabenin akıbetine yönelik iddialar üzerine açıklama yapan Vakıflar Genel Müdürlüğü, uygulamanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu. Beykoz Yalıköy’de yer alan ve 1741 yılında İstanbul Gümrük Emini İshak Ağa tarafından yaptırılan tarihi "sütun çeşme", restorasyon çalışmalarıyla gündeme geldi. Kültür envanterinde silindir gövdesi ve üç satırlık kitabesiyle kayıtlı olan eserin, restorasyon sonrası mevcut formundan farklı bir görünüme bürünmesi "özgün yapının korunamadığı" eleştirilerine neden oldu. Yalıköy Serbostan Mustafa Ağa Camii önündeki tarihi yapının restorasyonun ardından orijinal silindir formunu kaybederek dikdörtgen bir mermer kütle haline getirilmesi sosyal medyada ve kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı. 300 yıllık tarihi üzerinde barındıran "Sâhibu’l-hayrât ve’l-hasenât Es-Seyyid İshak Ağa Voyvada-i Galata" yazılı kitabenin akıbeti ise merak konusu oldu. Tepkilerin ardından bölgede bulunan tarihi çeşmenin 1984 yılında yol çalışmaları nedeniyle yıkıldığı; yıkım sırasında yalnızca tarihi sütunun koruma altına alındığı ifade edildi. Ardından 1999 yılında Beykoz Belediyesi tarafından bölgede yeni bir çeşme yapılırken, söz konusu yapının yaklaşık 26 yıllık olduğu ve zamanla yıpranarak kullanılamaz hale geldiği belirtildi. "Vatandaşın talebi doğrultusunda hareket ettik, tarihe zarar verme gibi bir niyetimiz kesinlikle yoktur" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Beykoz Yalıköy Mahalle Muhtarı Necmi Gösterit, şu ifadelere yer verdi: "Burası yaklaşık 280 yıllık tarihi bir çeşmeydi. Eski çeşme çatılı bir yapıydı, fotoğrafları da elimizde mevcut. 1984 yılında yol çalışması nedeniyle bu çeşme yıkılmıştır. Yıkıldığı zaman yalnızca tarihi sütun Beykoz Belediyesi tarafından korunarak kaldırılmıştır. 1999 yılında belediye buraya yeni bir çeşme yapmıştır. Bu yapılan çeşme o dönem gelişigüzel yapılmış bir çalışmaydı. Yaklaşık 26 yıllık bir yapıdır. Burada şu soru da sorulabilir;’26 yıllık bir yapı gerçekten tarihi doku sayılır mı?’ Bizim kastımız eski bir belediye yapısının da artık yıpranmış, işlevini kaybetmiş olmasıdır. Bu çeşme zamanla mermerleri kırılmış, atıl duruma gelmiş ve artık kullanılmaz hale gelmiştir. Buraya da yakışmadığı için mahalle sakinlerimiz ve esnafımız yenilenmesini talep etti. Biz de vatandaşın talebi doğrultusunda hareket ettik. Tarihe zarar verme gibi bir niyetimiz kesinlikle yoktur. Biz tarihi yok etmek değil, tam tersine koruyarak yenilemek için bu süreci yürüttük. Büyükşehir Belediyesi’ne yazı yazdık ancak süreç uzayınca vatandaş mağdur olmasın diye çalışmayı başlattık. Eski çeşmeden kalan tarihi sütun şu anda mevcut çeşmenin ortasında duruyordu. Bu sütun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir unsurdur. Yeni yapılacak çeşmede tekrar değerlendirilmek üzere alınması planlanmaktadır. Biz tarihi düşman değiliz. Tam tersine mevcut yapıyı koruyarak, vatandaşın ihtiyacına göre yeniledik."
26 Nisan 2026 Pazar - 23:02 Beykoz’da tarihi çeşme restorasyonu tartışması büyüyor: "300 yıllık çeşme 1984 yılında yıkıldı, burası 26 yıllık bir yapı" Beykoz Yalıköy’de 300 yıllık İshak Ağa Çeşmesi’nin büyük tepki gören restorasyon çalışmalarıyla ilgili açıklama yapan Yalıköy Mahalle Muhtarı Necmi Gösterit, eski tarihi çeşmenin 1984’te yol çalışmasında yıkıldığını belirterek, "Yıkıldığı zaman yalnızca tarihi sütun Beykoz Belediyesi tarafından korunarak kaldırılmıştır. 1999 yılında belediye buraya yeni bir çeşme yapmıştır. Bu yapılan çeşme o dönem gelişigüzel yapılmış bir çalışmaydı" dedi. Beykoz Yalıköy’deki 300 yıllık İshak Ağa Çeşmesi’nin restorasyon sonrası görüntüsü tartışmalara yol açtı. Tarihi silindir gövdenin yerini dikdörtgen bir yapının alması ve kitabenin akıbetine yönelik iddialar üzerine açıklama yapan Vakıflar Genel Müdürlüğü, uygulamanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu. Beykoz Yalıköy’de yer alan ve 1741 yılında İstanbul Gümrük Emini İshak Ağa tarafından yaptırılan tarihi "sütun çeşme", restorasyon çalışmalarıyla gündeme geldi. Kültür envanterinde silindir gövdesi ve üç satırlık kitabesiyle kayıtlı olan eserin, restorasyon sonrası mevcut formundan farklı bir görünüme bürünmesi "özgün yapının korunamadığı" eleştirilerine neden oldu. Yalıköy Serbostan Mustafa Ağa Camii önündeki tarihi yapının restorasyonun ardından orijinal silindir formunu kaybederek dikdörtgen bir mermer kütle haline getirilmesi sosyal medyada ve kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı. 300 yıllık tarihi üzerinde barındıran "Sâhibu’l-hayrât ve’l-hasenât Es-Seyyid İshak Ağa Voyvada-i Galata" yazılı kitabenin akıbeti ise merak konusu oldu. Tepkilerin ardından bölgede bulunan tarihi çeşmenin 1984 yılında yol çalışmaları nedeniyle yıkıldığı; yıkım sırasında yalnızca tarihi sütunun koruma altına alındığı ifade edildi. Ardından 1999 yılında Beykoz Belediyesi tarafından bölgede yeni bir çeşme yapılırken, söz konusu yapının yaklaşık 26 yıllık olduğu ve zamanla yıpranarak kullanılamaz hale geldiği belirtildi. "Vatandaşın talebi doğrultusunda hareket ettik, tarihe zarar verme gibi bir niyetimiz kesinlikle yoktur" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Beykoz Yalıköy Mahalle Muhtarı Necmi Gösterit, şu ifadelere yer verdi: "Burası yaklaşık 280 yıllık tarihi bir çeşmeydi. Eski çeşme çatılı bir yapıydı, fotoğrafları da elimizde mevcut. 1984 yılında yol çalışması nedeniyle bu çeşme yıkılmıştır. Yıkıldığı zaman yalnızca tarihi sütun Beykoz Belediyesi tarafından korunarak kaldırılmıştır. 1999 yılında belediye buraya yeni bir çeşme yapmıştır. Bu yapılan çeşme o dönem gelişigüzel yapılmış bir çalışmaydı. Yaklaşık 26 yıllık bir yapıdır. Burada şu soru da sorulabilir;’26 yıllık bir yapı gerçekten tarihi doku sayılır mı?’ Bizim kastımız eski bir belediye yapısının da artık yıpranmış, işlevini kaybetmiş olmasıdır. Bu çeşme zamanla mermerleri kırılmış, atıl duruma gelmiş ve artık kullanılmaz hale gelmiştir. Buraya da yakışmadığı için mahalle sakinlerimiz ve esnafımız yenilenmesini talep etti. Biz de vatandaşın talebi doğrultusunda hareket ettik. Tarihe zarar verme gibi bir niyetimiz kesinlikle yoktur. Biz tarihi yok etmek değil, tam tersine koruyarak yenilemek için bu süreci yürüttük. Büyükşehir Belediyesi’ne yazı yazdık ancak süreç uzayınca vatandaş mağdur olmasın diye çalışmayı başlattık. Eski çeşmeden kalan tarihi sütun şu anda mevcut çeşmenin ortasında duruyordu. Bu sütun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir unsurdur. Yeni yapılacak çeşmede tekrar değerlendirilmek üzere alınması planlanmaktadır. Biz tarihi düşman değiliz. Tam tersine mevcut yapıyı koruyarak, vatandaşın ihtiyacına göre yeniledik."
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bölgemizde ateşin sönmesini arzu ediyoruz"
20 Mart 2026 Cuma - 09:33 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Bölgemizde ateşin sönmesini arzu ediyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bu ateşin bir an önce sönmesini, bir su dökülmesini arzu ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak hep savaşlardan, çatışmalardan hiç kimseye bir fayda ve yarar olmadığını söylüyoruz" dedi. Bayram namazını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Beştepe Millet Camisi’nde kılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, cami çıkışında basın mensuplarına konuştu. Yılmaz, konuşmasına başlamadan önce Türk milletinin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. "Kudüs’ün de bayramı çok daha farklı şekilde karşıladığı günleri Cenab-ı Allah bizlere gösterir" Geride bırakılan ramazan ayında yapılan tüm ibadetlerin Cenab-ı Allah’tan kabul etmesini dileyen Yılmaz, "Ramazan’ın feyzi ve bereketi tüm ömrümüze yayılsın. Bunlar müstesna günler. Akrabalarla, komşularla kaynaştığımız, büyükleri hatırladığımız ve küçükleri sevindirdiğimiz günler. Bu bayramın da birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize güç vermesini temenni ediyorum. Bayramdan dolayı sevinçliyiz, neşeliyiz ama bir taraftan da maalesef bölgemizde yaşanan savaş ve zulümlerin gölgesinde bayramı yine buruk karşılıyoruz. Özellikle Mescid-i Aksa’ya yönelik engellemeler, Gazze ve Batı Şeria’da yaşananlar, Lübnan’da 1 milyondan fazla insanın yerinden yurdundan edilmiş olması hepimizi üzen, bayrama buruk girmemize sebep olan hadiseler. İnşallah bunların da ortadan kalktığı, Kudüs’ün de bayramı çok daha farklı şekilde karşıladığı günleri Cenab-ı Allah bizlere gösterir. Bunu yapanlar, Kudüs’ün ruhuna ve Hz. İbrahim’in mirasına da ihanet etmektedirler" ifadelerini kullandı. "Bölgemizde ateşin sönmesini arzu ediyoruz" Türkiye’nin komşusu İran’a yapılan saldırılar sonucu bir savaş olduğunu aktaran Yılmaz, "Bir taraftan da bütün bölgeye yayılma riski olduğunu görüyoruz. Bölgemizde bu ateşin bir an önce sönmesini, bir su dökülmesini arzu ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak hep savaşlardan, çatışmalardan hiç kimseye bir fayda ve yarar olmadığını söylüyoruz. Adil bir barış ise herkesin faydasınadır. Diplomasinin alternatifi kan, gözyaşı ve yıkım. Dolayısıyla bir an önce bu savaşın da sona ermesini, diplomasiye dönülmesini çağrı olarak yineliyorum. Türkiye Cumhuriyeti olarak da bu konularda her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu her fırsatta ifade ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız liderler düzeyinde ve bütün kurumlarımız bu yönde çaba sarf etmeye devam ediyoruz" dedi. "Bölgemizde yaşananlar terörsüz Türkiye’nin ne kadar anlamlı bir süreç olduğunu göstermiştir diye inanıyorum" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Bölgemiz yangın yeriyken çok şükür Türkiye bir istikrar adası konumunda. Bu iç huzurumuzun kıymetini çok iyi bilmemiz lazım. Bu çerçevede de iç cephemizi güçlendirmemiz, huzurumuzu ve kardeşliğimizi pekiştirmemiz adına terörsüz Türkiye’nin de çok kıymetli olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim. Özellikle son dönemde bölgemizde yaşananlar terörsüz Türkiye’nin ne kadar anlamlı bir süreç olduğunu hepimize göstermiştir diye inanıyorum. İnşallah terörün gündemden kalktığı, kalkınmanın, demokrasinin güçlendiği günlere de hep birlikte yürüyeceğiz."
Elazığ’da Ramazan Bayramı namazında camiler doldu taştı
20 Mart 2026 Cuma - 09:32 Elazığ’da Ramazan Bayramı namazında camiler doldu taştı Ramazan Bayramı sabahı Elazığ’da 7’den 70’e tüm vatandaşlar camilere akın etti. Başta İzzet Paşa Camisi olmak üzere kent genelindeki camiler sabahın ilk saatlerinde cemaatle dolup taştı. Tüm yurtta olduğu gibi Elazığ’da da Ramazan Bayramı’nın ilk gününde vatandaşlar sabahın erken saatlerinde camilere gitti. Başta İzzet Paşa Camisi olmak üzere kent genelindeki camiler her yaştan vatandaşın katılımıyla doldu taştı. Kılınan bayram namazının ardından eller semaya açıldı. Hutbede Ramazan ayının ve bayramın fazileti ele alındı. Yoğun katılımla gerçekleşen bayram namazına il protokolü de iştirak etti. Namaza Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Alparslan Doğan, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Elazığlıların bayramını kutlayan Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, "Yüce mevlam, hem milletimizi hem İslam coğrafyasını hem de tüm mazlumları koruyup kollasın diye dua ediyoruz. Bu vesileyle tekrar Elazığlı hemşehrilerimin bayramını tebrik ediyorum. Tedbirlerimizi aldık. Hem emniyet hem jandarma açısından gerekli tüm tedbirlerimizi aldık. 100’e ekibimizle toplamda 900 civarında personel, emniyet ve jandarmada görevine devam etmektedir. İnşallah hiçbir sorun olmadan bayramı hep birlikte yaşayacağız" dedi. Ramazan Bayram’nın tüm İslam alemine huzur getirmesi temennisinde bulunan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, "Ramazanı uğurlayıp onun hüznünü yaşarken, bayramın sevincini de yaşıyoruz. Tüm Elazığlı hemşehrilerimin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Müslümanların birliğine ve beraberliğine vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Tüm hemşehrilerimin mutluluk içinde bayram şekeri tadında bir bayram geçirmelerini temenni ediyorum" şeklinde konuştu. AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu ise "Kırgınlıkları ve dargınlıkları gidereceğimiz, kardeşliği ve dostluğu pekiştireceğimiz mübarek bir bayram sabahına kavuşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Sağlık, sıhhat ve afiyet içinde bu sabaha kavuşturan Rabbimize hamdolsun. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimin ve İslam coğrafyasının bayramını tebrik ediyorum" diye konuştu.
700 yıllık Orhan Camii’nde bayram coşkusu
20 Mart 2026 Cuma - 09:30 700 yıllık Orhan Camii’nde bayram coşkusu Kocaeli’de 14’üncü yüzyılda inşa edilen ve Türkiye’de kılıçla hutbe geleneğinin yaşatıldığı nadir camilerden Orhan Camii’nde, vatandaşlar bayram namazında saf tuttu. Ramazan Bayramı namazını eda etmek isteyen vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren camilere akın etti. Kent genelinde camiler dolup taşarken, özellikle tarihi Orhan Camii doldu. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da Orhan Camii’nde vatandaşlarla birlikte saf tutarak bayram namazını eda etti. Yaklaşık 700 yıldır ayakta olan camide vatandaşlar saf tutarak bayram namazını eda etti. Tarihi camiyi dolduran cemaat huzur içinde ibadetlerini eda ederken, birçok vatandaş ellerini semaya açarak dua etti. Tarihi atmosferiyle Orhan Camii’nde bayram sabahı manevi anlara sahne oldu. "Rabbim gerçek bayramlar nasip etsin" Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın tüm İslam aleminin, milletin ve hemşehrilerinin bayramını tebrik ederek, "Rabbim gerçek bayramlar nasip etsin İslam alemine diye niyaz ediyorum. Kardeşlerimizin barış, huzur ve kardeşlik içinde olacağı gerçek bayramlar inşallah bu milletin evlatları aracılığıyla nasip olur. Zamanında bu milletin evlatları bu dünyaya barış, kardeşlik ve huzur götürdüler. Onların olduğu yerde bütün dinlerin mensupları, her renkten insan huzur ve kardeşlik içinde yaşadı. Bu milletin evlatları bunu başardı. Yola çıkacaklara bir kez daha dikkatli olun diyorum. Bayramı bir acıya döndürmesinler; ne sevdikleri için ne de başkaları için lütfen dikkatli olsunlar. Böyle günlerde yoksulları, yetimleri unutmasınlar" diye konuştu.
İçişleri Bakanı Çiftçi: "Tüm birimlerimizle birlikte bayram süresince milletimizin huzuru ve güvenliği için görev başındayız"
20 Mart 2026 Cuma - 09:30 İçişleri Bakanı Çiftçi: "Tüm birimlerimizle birlikte bayram süresince milletimizin huzuru ve güvenliği için görev başındayız" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak, "İçişleri Bakanlığı olarak; emniyet teşkilatımız, jandarmamız, sahil güvenliğimiz ve tüm birimlerimizle birlikte bayram süresince milletimizin huzuru ve güvenliği için görev başındayız" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Mesajında İçişleri Bakanlığı olarak bayram boyunca da tüm birimlerle görev başında olduklarını söyleyen Çiftçi, yola çıkacak olanlara da dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulundu. "Hiçbir bayram sevincinin yarım kalmaması en büyük niyazımızdır" Ramazan ayını rahmet, bereket ve sabır mevsimi olarak nitelendiren ve bir bayrama daha ulaşmanın huzurunu yaşadığını ifade eden Çiftçi, "Bayramlar; sevinci paylaşmanın, gönül köprüleri kurmanın, aile bağlarını güçlendirmenin en kıymetli zamanlarıdır. Bizim geleneğimizde bayramların en güzel taraflarından biri de sıla-i rahimdir. Zira bayram; vuslattır, vefadır; hasreti sevince dönüştürmenin vesilesidir. Anne baba duası almak, sevdiklerine kavuşmak, hasret gidermek için ülkemizin dört bir yanından milyonlarca kardeşimiz bu bayramda yollara düşüyor. Her bayram olduğu gibi bu bayramda da bizlere düşen en önemli sorumluluklardan biri yollarda dikkatli olmak ve birbirimizin hakkını gözetmektir. Trafikte sabır göstermek, kurallara riayet etmek, hayatı koruyan bir hassasiyettir. Her bir vatandaşımızın sevdiklerine sağlık ve huzur içinde kavuşması, hiçbir bayram sevincinin yarım kalmaması en büyük niyazımızdır" ifadelerini kullandı. "Tüm birimlerimizle birlikte bayram süresince milletimizin huzuru ve güvenliği için görev başındayız" Bayram boyunca İçişleri Bakanlığına bağlı güvenlik güçlerinin görevde olacağını belirten Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak; emniyet teşkilatımız, jandarmamız, sahil güvenliğimiz ve tüm birimlerimizle birlikte bayram süresince milletimizin huzuru ve güvenliği için görev başındayız. Aziz milletimizin bayramı huzur ve güven içinde geçirmesi için gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyoruz. Cenab-ı Hak’tan bu mübarek bayramın; aziz milletimize birlik ve dirlik, hanelerimize huzur ve bereket getirmesini, tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum" dedi. "Ramazan Bayramınız mübarek olsun" Tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayan Çiftçi şu ifadelere yer verdi: "Başta aziz şehitlerimizin kıymetli aileleri ve kahraman gazilerimiz olmak üzere; yurt içinde ve sınır ötesinde görev yapan güvenlik güçlerimizin ve tüm vatandaşlarımızın Ramazan Bayramı’nı gönülden tebrik ediyorum. Rabbim, bizleri daha nice bayramlara sağlık, huzur ve kardeşlik içinde ulaştırsın. Allah devletimizi pâyidar, milletimizi bahtiyar eylesin. Ramazan Bayramınız mübarek olsun."
Vali Çiçek: "4 yıllık görev süremde asayiş olaylarının en dibe indiği bir ay oldu"
20 Mart 2026 Cuma - 09:30 Vali Çiçek: "4 yıllık görev süremde asayiş olaylarının en dibe indiği bir ay oldu" Kayseri protokolü bayram namazını Hunat Camii’nde kılarak, vatandaşlarla bayramlaştı. Sona eren Ramazan ayı hakkında konuşan Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, "4 yıllık görev süremde asayiş olaylarının en dibe indiği bir ay oldu" dedi. Ramazan Bayramı nedeniyle vatandaşlar kentteki camileri doldurdu. Hunat Camii’ne erken saatte gelen vatandaşlar saf tutarak, bayram namazını idrak etti. Hunat Camii’ndeki bayram namazına, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Bayar Özsoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Enerji ve Tıbbi Kaynaklar eski Bakanı Taner Yıldız, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın ve protokol üyeleri katıldı. Namaz çıkışı açıklamalarda bulunan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Tüm hemşehrilerimiz başta olmak üzere bütün İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Bununla birlikte insanlığın kurtuluşuna vesile olması için de Allah’tan niyaz ediyorum. Ülkemizin etrafındaki kan ve gözyaşını göz ardı edemeyiz. Her yıl on binlerce insanın kanı akıyor, akıtılıyor. ‘Parçala böl, yutması kolay olsun’ mantığı içerisinde kilometrelerce öteden gelenler, bizleri adeta parçalıyor. Uyanık olmamız, diri, iri, bir olmamız lazım. 2 milyar İslam aleminin uyanması ve ayağa kalkması lazım. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimizden hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum. Hayatta olanlara sağlıklı günler diliyorum. Bayramların birliğimizin, beraberliğimizin ve dayanışmamızın vesilesi olmasını temenni ediyorum" dedi. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de, Ramazan ayının Kayseri’de görev yaptığı 4 yıllık süre içerisinde asayiş olaylarında en çok düşüşün yaşadığı ay olduğunu söyleyerek, "Kayseri’de çok farklı bir Ramazan ayı geçirdik. Kayseri’nin Valisi olarak 4 yıldır buradayım ve bu Ramazan ayının çocukluğumuzdaki özlenen Ramazan aylarına doğru gittiğimizi bana hatırlattığını söyleyebilirim. Çünkü gittiğimiz teravihlerde çocuklarımızla dolduğu, iftarların ve sahurların davetlerle süslendiği, asayiş olaylarının özellikle 4 yıllık görev süremizde en dibe indiği bir ay oldu. Ramazan ayı Kayseri’de hep farklı oluyor ama bu yıl benim izlenimim başka bir şekilde geçti. Kayseri’de milli ve dini bayramlar hep farklı geçiyor. Dolayısıyla yine Hunat Camii’ndeyiz. Şehirde protokol ve halk kucaklaşmış bir şekilde bayramlaştık. Şimdi ise çocukları sevindirme zamanı. Ziyaretlere gitme zamanı. Kayserili hemşehrilerimizin Ramazan bayramını tebrik ediyorum. Dünya mazlumlarının da çektiği çilelerin bitmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. AK Parti Kayseri Milletvekili Bayar Özsoy ise, "Kayserili hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. İnşallah bu bayram tüm İslam aleminin uyanışına vesile olur. Amerika ve İsrail’i buradan lanetliyorum. Gazze’de gözyaşının olmadığı, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin kurulacağına olan inancımı yenilemek istiyorum" şeklinde konuştu. Namaz sonrasında AK Parti Gençlik Kolları tarafından kurulan stantta namazdan çıkan vatandaşlara ikramda bulunulurken, protokol üyeleri de vatandaşlarla bayramlaştı.
Ziraat mühendisliğini bırakarak devlet desteğiyle kurduğu çiftlikte hayvancılığa başladı
20 Mart 2026 Cuma - 09:28 Ziraat mühendisliğini bırakarak devlet desteğiyle kurduğu çiftlikte hayvancılığa başladı Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde 7 yıl boyunca ziraat mühendisliği yaptıktan sonra mesleğini bırakan Halil Ateş, "Hayvancılık işi zor bir iş ama hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş" diyerek devlet desteğiyle kurduğu çiftliğinde hayvancılığa başladı. Severek yaptığı hayvancılıkta 30 angusun sayısını kısa sürede 100’e çıkarmayı hedefleyen Ateş’in 3 ay içerisinde 27 buzağısı oldu. Kırıkhan ilçesi Ilıkpınar Mahallesi’nde yaşayan Halil Ateş, 7 yıl boyunca özel sektörde ziraat mühendisi olarak çalıştı. 6 Şubat depremlerinden önce hem mesleğini hem de hayvancılık yapan Ateş, deprem olduktan sonra hayvancılık mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra kendi işini kuran Ateş, depremden 3 yıl sonra Tarım ve Orman Bakanlığının ‘Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi’ne başvurup onay aldı. Başvurusu onaylandıktan sonra hayvancılığa adım atan Ateş, 5 ay önce kurduğu ahırına Iğdır’dan angus cinsi 30 büyükbaş hayvan satın aldı. Çocukluğundan beri hayvancılık mesleğini seven Ateş, gebe angusların birçoğunun doğumunun gerçekleştiğini, ahırdaki hayvan sayısını 100’e çıkarak kendi buzağılarını üretmeyi amaçladığını söyledi. "Yaklaşık 3 ay önce ahırımızı kurduk ve Iğdır’dan 30 gebe angus cinsi büyükbaş hayvan aldık" Ziraat mühendisliğini 7 yıl yaptıktan sonra hayvancılığa başlayan Halil Ateş, "Biz çocukluğumuzdan beri hayvancılık yapıyoruz. Depremden sonra hayvancılığı bırakmıştık. Ben ziraat mühendisiyim ve yaklaşık 7 yıl özel sektörde çalıştım. Depremden önce de ziraat üzerine kendi iş yerimi açmıştım. Devletimizin sağladığı Kırsalda Bereket Hayvancılığı Destek Programı’na katılmak istedik. Buraya yaklaşık 3 ay önce ahırımızı kurduk ve destek programı onaylanmıştı. Iğdır’dan 30 gebe angus cinsi büyükbaş hayvan aldık. Gebe angus cinsi büyükbaşlarda doğumlarımız devam ediyor. Hayvanlarımızdan memnunuz ve ürküp kaçacak hayvanlar değiller. Doğum yaptığında gidip yavrusuna dokunabiliyorsunuz. Burada büyükbaşlardan 10’unun doğumu gerçekleşti ve birkaçı doğuramadı veya ölü olarak doğdu. İlk gebelerde böyle sıkıntılar yaşanılabiliyor" dedi. "Amacımız bu ahırda 100 hayvana çıkarak, kendi buzağımızı kendimiz üretmek istiyoruz" Ahırdaki hayvan sayısını çoğaltarak kendi buzağılarını üretmeyi hedeflediğini anlatan Ateş, "Hayvancılığı şu anda tek yapıyorum, hiçbir iş kolay değil ama bu işi sevmek gerekiyor. Burada ilk doğumumuz gerçekleşti. Doğum gerçekleşince bambaşka bir his oluyor. Bir şeyleri yetiştirmek, üretmek veya o buzağının sana muhtaç olması, senin ona bakman bunlar ayrı güzel duygulardır. Bu hayvancılık işi zor bir iş ama hiçbir zaman pişman olmayacağım bir iş. Biz ziraat mühendisi olarak çok gezdiğimiz için doğa ile iç içeyiz. Diğer meslek gruplarına göre doğayı geziyoruz. Kuraklık ve maddi sıkıntılardan dolayı işyerindeki stresi hayvanlarla ilgilenerek atabiliyoruz. Burada 30 gebe angusumuz vardı ve doğumları gerçekleşti. 7 buzağı ile birlikte 20 buzağımız var. Burada besi hayvanı yetiştireceğiz. Amacımız bu ahırda 100 hayvana çıkarak kendi buzağımızı kendimiz üretmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Depremde kaybolan ve 44 gün sonra ‘Kadir’ diyerek bulabildiği otogarın maskotu kedisine gözü gibi bakıyor
20 Mart 2026 Cuma - 09:22 Depremde kaybolan ve 44 gün sonra ‘Kadir’ diyerek bulabildiği otogarın maskotu kedisine gözü gibi bakıyor Hatay’ın Defne ilçesinde yaşayan Ahmet Mengülloğlu, Yeşilçam yıldızı Kadir İnanır’dan esinlenerek ’Kadir’ ismini verdiği 7 yıllık kedisini depremde kaybetti ve 44 gün sonra bulabildi. Otogarın maskotu olan ‘Kadir’ ve ’Paşa’ adlı iki kediye gözü gibi bakan Mengüllüoğlu takdir topluyor. Hatay’ın Defne ilçesi Sümerler Mahallesi’nde yaşayan Ahmet Mengülloğlu, 37 yıldır otobüs terminalinde yazıhanede çalışarak geçimini sağlıyor. Mengülloğlu, yaklaşık 1 aylıkken terk edilmiş halde bulduğu kediyi sahiplenerek 7 yıldır bakıyor. Otogarın maskotu olan ve depremde kaybolan kedi, Mengüllüoğlu’nun ‘Kadir’ diye seslenmesiyle 44 gün sonra bulundu. Yeşilçam yıldızlarından Kadir İnanır’dan esinlenerek kediye ‘Kadir’ ismini veren Mengüllüoğlu, ‘Paşa’ ismini verdiği kediyle beraber iki kedinin bakımını yapıyor. Mengüllüoğlu, otogarda vatandaşların da sevdiği kedilere olan merhametiyle takdir topluyor. "Deli dolu hareketler yapınca ben de ‘Deli Kadir’ oyuncusu olan Kadir İnanır’dan esinlenerek ismini koydum" Yeşilçam yıldızı Kadir İnanır’dan esinlenerek yıllardan beri baktığını kediye ‘Kadir’ ismini koyan yazıhane sahibi Ahmet Mengüllüoğlu, "Ben 37 yıldan beri otogarda çalışıyorum. Ben genelde hayvanseverim ve kediyi yaklaşık 1 aylıkken terk edilmiş şekilde gördüm. Yanıma almaya karar verdim. Kedi 7 yıldan beri benim yanımdaydı ama deprem olunca kayboldu. Kedi depremden sonra 44 gün kayıptı ve ben de tesadüf olarak otogarın dışında gördüm. Onu gördüğümde seslenince kendisi beni tanıdı ve hemen yanıma geldi. Kediye ‘Kadir’ ismini koyma sebebim; deli dolu hareketler yapınca ben de ‘Deli Kadir’ oyuncusu olan Kadir İnanır’dan esinlenerek ismini koydum" dedi. "İnsanların canlılarla sürekli zaman geçirmesini, hatta sevmesini öneriyorum" Otobüs terminalinde yıllardır iki kediyi beslediğini ifade eden Mengüllüoğlu, "Depremden önce çok heyecanlı, yerinde durmayan bir kediydi ama depremden sonra psikolojik olarak çok etkilendi. Depremden sonra hiç yerinden kalkmaz, hep uyur ve yemeğini yer. Deprem onu psikolojik açıdan bozmuş durumda. Bizde onunla ilgilenmeye başlayınca az çok kendine geliyor. Çevredekiler Otobüs Terminali’nde kediyi görünce çok şaşırıyorlar. Genelde bana kediye Kadir ismini neden koyduğumu soruyorlar. Hayvansever olduğum için beni takdir ediyorlar. Kediyi 7 yıldan beri hiç yanımdan ayırmam. Diğer kedimin ismini de ‘Paşa’ koydum. Depremden annesi depremde otogarda küçük odada yaşıyordu ve bu odanın içinde doğurdu. Depremden bu yana bu odada yaşamaktaydı, ben de annesinin yerine bakıyorum. Paşa, yerinde durmayan şımarık bir kedi. Depremin simgesi olarak bu odada yaşamaya devam ediyor. İnsanların canlılarla sürekli zaman geçirmesini, hatta sevmesini öneriyorum" ifadelerini kullandı.