GÜNDEM
Cenaze hizmetini meslek edindiler, her gün ölümle burun buruna yaşıyorlar
15 Mart 2026 Pazar - 13:34 Cenaze hizmetini meslek edindiler, her gün ölümle burun buruna yaşıyorlar Aydın’da uzun yıllardır özel cenaze nakil ve defin hizmeti veren İbrahim Zabit, mesleği gereği her gün ölümle burun buruna yaşadığını belirterek, "Her saat, her dakika ölümle burun buruna çalışıyoruz. Bu durum bizim ölümü hatırlamak ve hayatımızı ona göre düzenlememiz için bir şans. Bu yüzden her cenaze bizim için bir hizmet değil, emanet" dedi. Aydın merkez başta olmak üzere ortağı Eray Erbekçi ile birlikte Ege Bölgesi’nde şehirler arası ve uluslararası cenaze hizmeti sunan İbrahim Zabit, mesleği gereği günün her saatinde ölüm gerçeği ile yaşıyor. Sürekli cenaze teslim alan ve naklini sağlayan, kazalar, ani vefatlar ve doğal ölümlerle iç içe çalışan Zabit, bu durumun zamanla insanın hayata bakışını kökten değiştirdiğini dile getirdi. Ölüm gerçeğiyle bu kadar yakın olmanın kendilerini daha temkinli, daha dikkatli olmaya yönelttiğini kaydeden Zabit, ölümle burun buruna bir mesleğin hem fiziksel hem de manevi olarak ağır bir sorumluluk taşıdığını sözlerine ekledi. "Bu hizmeti daha anlamlı hale getirmek için çalışıyoruz" Yıllardır cenaze hizmetlerini profesyonel bir anlayışla sürdürdüklerini ve bu işi sıradan bir organizasyon olarak görmediklerini belirten İbrahim Zabit, "Aydın merkez başta olmak üzere Ege Bölgesi’nde şehirler arası ve uluslararası cenaze nakil ve defin hizmetleri veriyoruz. Bu işe ilk başladığımız yıllarda bu hayatta her şeyin bir özeli her hizmetin bir profesyoneli ve her olayın anlamlı bir halinin olduğu bilinci ile hareket etmeye başladık ve halen daha da bu düşüncedeyiz. Biz de bu cenaze hizmetlerini daha özel, daha profesyonel ve anlamlı hale getirmek için çalışıyoruz" diye konuştu. "Her cenaze bizim için ilk günkü acı" Her gün ölüm gerçeğiyle burun buruna olduklarını vurgulayan Zabit, "Her gün ölüm gerçeği ile burun burunayız. Bu yüzden her saat, her dakika ölümü hatırlıyoruz. Bu durum aslında bizim için büyük bir şans. Eğer biz bu hizmette bulunmasaydık genel nefsimiz gereği hayatın akışına uyup biz de ölümü çok hatırlayamayabilirdik. Ama bizim her gün yaşadığımız ölüm olayları, her cenazemizin ayrı bir hikayesi, ayrı bir durumu bizleri çoğu zaman derinden etkiliyor. Defin sırasında da herkesi inancına uygun olarak defnediyoruz. Biz burada yaşadığımız hizmet süreci boyunca her cenazemize, her vatandaşımıza sanki kendi yakınımızmış gibi hizmet vermeye çalışıyoruz. Bizim belki de 5-10 bininci cenazemiz olmuş olabilir ama sonuçta karşımızdaki vatandaşın ilk cenazesi. Herkesin bir tane annesi, bir tane babası var. Biz bu hizmeti verirken bunun farkında olarak hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. "VIP cenaze hizmeti de veriyoruz" Yeniliğe ve profesyonelliğe önem verdiklerini belirten Zabit, "Yenilik, bizim için önemli durumlardan biri. Şehirler arası ve uluslararası cenaze himzetimiz var. Elimizden geldiğince yeni, temiz ve düzgün araçlarımızla nakil operasyonunu yönetiyoruz. VIP cenaze araçlarımız da var. Ailelerin talebi üzerine ilk vefat haberini aldıkları andan itibaren evlerindeki taziye organizasyonuna kadar tüm süreci her şeyi detaylı düşünüp aile ile görüşerek VIP hizmet olarak da sunabiliyoruz" dedi. "Bu meslekten sonra hayata bakışımız değişti" Mesleğin hayatına bakış açısını tamamen değiştirdiğini dile getiren Zabit, "Bu işe başladıktan sonra hayata karşı bakış açımız komple değişti. Günde onlarca olayla karşılaşıyoruz. Bu nedenle bir trafik kazasında vefat eden şahsın cenazesini teslim aldığımızda tabi ki araç kullanışımız bile değişiyor, daha temkinli ve yavaş kullanıyoruz. Başına bir cisim düşerek hayatını kaybeden bir şahsın cenazesi ile karşılaştığımızda durduğumuz yere dikkat ediyoruz, yürürken sağa sola dikkat ediyoruz. Kısacası olayları yaşadıkça bu konuda bizim hayata karşı aslında 24 saatimiz komple değişiyor. Bu hizmeti vermeye başladıktan sonra uykumuz bile değişti. Çünkü uykusunda vefat eden vatandaşlarımızla da karşılaştığımız için gece yatarken dua edip sabah kalktığımızda uyandığımız için şükrediyoruz" şeklinde konuştu.
Çaycuma’da modifiye tutkunları, "Modifiye suç değil, yaşam tarzıdır"
15 Mart 2026 Pazar - 13:22 Çaycuma’da modifiye tutkunları, "Modifiye suç değil, yaşam tarzıdır" Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde modifiye tutkunları ve modifiye aksesuar satışı yapan esnaflar, son dönemde araç modifiyesine yönelik uygulanan cezaları protesto etmek amacıyla Çaycuma Atatürk Heykeli önünde bir araya geldi. Düzenlenen eylemde, modifiye kültürünün bir hobi ve yaşam tarzı olduğunu vurgulayan katılımcılar, getirilen kısıtlamaların kendilerini mağdur ettiğini ifade etti. Kalabalık bir grubun katıldığı protestoda konuşma yapan Ömer Çakmaklı, burada bulunma amaçlarının bir etkinlik düzenlemek değil, bir kültürü ve emeği savunmak olduğunu belirtti. Çakmaklı konuşmasında, Türkiye’de binlerce insanın araçlarını severek modifiye ettiğini, jant değişimi, süspansiyon düzenlemeleri ve ses sistemi kurulumu gibi çalışmaların birçok kişi için bir tutku olduğunu söyledi. Son dönemde getirilen kısıtlamalar nedeniyle modifiye ile uğraşan kişilerin suçlu gibi gösterildiğini dile getiren Çakmaklı, "Arabasıyla uğraşan, modifiye yapan, ses sistemi kuran insanlar sanki suç işliyormuş gibi muamele görüyor. Oysa burada toplanan herkesin aracında emek, para, zaman ve büyük bir tutku var. Bir jant almak için aylarca para biriktiren, bir ses sistemi kurmak için günlerce uğraşan insanlar var" dedi. Kuralların tamamen kaldırılmasını istemediklerini vurgulayan Çakmaklı, sadece herkesin aynı kefeye konulmaması gerektiğini ifade ederek, "Birkaç kişinin yaptığı yanlış yüzünden binlerce insanın emeğini, hobisini ve tutkusunu suç gibi göstermek doğru değildir" diye konuştu. Konuşmaların ardından grup, tepkilerini dile getirerek bir süre slogan attı. Eylem olaysız şekilde sona erdi.
Vali Yılmaz, iftarda mülki idare amirleriyle buluştu
15 Mart 2026 Pazar - 13:13 Vali Yılmaz, iftarda mülki idare amirleriyle buluştu Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ve eşi Doç. Dr. Şenay Yılmaz, vali yardımcıları, kaymakamlar, eski vali yardımcıları ve aileleri iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, mülki idare ailesinin vatan ve millet hizmetindeki önemine değindi. İftar sofrasında meslektaşları ile bir araya gelmekten büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Vali Yılmaz, "Bu aile çok kıymetli, memleketimiz için önemli bir aile. İyi ki bir araya geldik. Davetimize icabet ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Mülki idare ailesinin bir üyesi olmaktan büyük bir gurur duyuyorum. Hepimiz görev yaptığımız yerlerde vatandaşlarımıza hizmet etmeyi kendimize görev biliyoruz. Çoğu zaman iftarlarımızı vatandaşlarımızla, özellikle dezavantajlı vatandaşlarımızla, öksüz ve yetim çocuklarımızla, bizler için çok kıymetli olan şehit ailelerimiz ve kahraman gazilerimizle birlikte yapıyoruz. Bu vesileyle kendi ailemizi, yani mülki idare ailesini zaman zaman ihmal ettiğimiz de oluyor. Oysa bu aile çok kıymetli, memleketimiz ve vatanımız için önemli bir aile. İyi ki varsınız, iyi ki bir araya geldik. Şimdiden yaklaşmakta olan Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum. Allah hepimize sağlık, huzur ve mutluluk içinde nice güzel günler nasip etsin. Sağ olun, var olun" dedi.
TÜKODER Erzurum Şubesi’nden Dünya Tüketiciler Günü mesajı
15 Mart 2026 Pazar - 13:12 TÜKODER Erzurum Şubesi’nden Dünya Tüketiciler Günü mesajı Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Erzurum Şube Başkanı Gamze İspirli, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada tüketici haklarının korunmasının ve tüketici bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekti. Başkan İspirli, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü’nün tarihçesine değinerek, tüketici hakları kavramının ilk kez 15 Mart 1962 yılında ABD Başkanı John F. Kennedy’nin Temsilciler Meclisi’nde yaptığı konuşmada dile getirildiğini hatırlattı. Birleşmiş Milletler’in 1985 yılında aldığı kararla bu tarihin Dünya Tüketici Hakları Günü olarak ilan edildiğini ifade etti. Türkiye’de tüketicinin korunmasının anayasal güvence altında olduğuna dikkat çeken İspirli, Anayasa’nın 172’nci maddesinde yer alan "Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır" hükmü ile tüketici haklarının devlet güvencesi altında olduğunu söyledi. "Bilinçli tüketim kaliteli üretimi artırır" Erzurum’da tüketici bilincinin artırılması amacıyla bilgilendirme ve eğitim çalışmalarının devam ettiğini belirten İspirli, tüketicilerin alışveriş yaparken dikkat etmesi gereken konulara değindi. İspirli, "Tüketiciler öncelikle gerçek ihtiyaçlarını belirlemeli, satın alacakları ürünlerin fiyat ve kalite açısından araştırmasını yapmalıdır. Alışveriş sırasında mutlaka fiş veya fatura alınmalı, ürünün garanti ve iade koşulları öğrenilmelidir. Bilinçli tüketim hem tüketiciyi korur hem de kaliteli üretimin artmasına katkı sağlar." dedi. İnternet alışverişlerine dikkat Özellikle internet üzerinden yapılan alışverişlerin arttığına dikkat çeken İspirli, tüketicilere güvenilir sitelerden alışveriş yapmaları konusunda uyarılarda bulundu. İspirli, "İnternetten alışveriş yaparken satıcı firmanın açık adresi, iletişim bilgileri ve güvenilirliği mutlaka kontrol edilmelidir. Mesafeli satış sözleşmesi incelenmeli ve ödeme işlemleri güvenli sistemler üzerinden yapılmalıdır. Tüketicilerin internet alışverişlerinde de cayma hakkı bulunduğu unutulmamalıdır." ifadelerini kullandı. Bayram alışverişleri konusunda uyarı Yaklaşan bayram nedeniyle alışverişlerin artacağını belirten İspirli, tüketicilerin aceleyle alışveriş yapmaması gerektiğini vurguladı. "Bayram alışverişlerinde tüketiciler fiyat karşılaştırması yapmalı, ihtiyaç dışı harcamalardan kaçınmalı ve ürünlerin etiket bilgilerini dikkatle incelemelidir. Özellikle gıda ürünlerinde son kullanma tarihine dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır." dedi. Başvuru kanalları hatırlatıldı Tüketicilerin yaşadıkları sorunlarda hak arama yollarını kullanmaları gerektiğini belirten İspirli, şu bilgileri paylaştı: "Tüketiciler yaşadıkları sorunları Ticaret Bakanlığı Alo 175 Tüketici Danışma Hattı, e-Devlet üzerinden yapılan başvurular ve Tüketici Hakem Heyetleri aracılığıyla iletebilirler. Tüketicilerimizin haklarını bilmesi ve gerektiğinde bu hakları kullanması son derece önemlidir." Başkan İspirli, açıklamasının sonunda tüm vatandaşların 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü’nü kutladığını ifade etti.
Böceklerin dünyası bilim ve sanatla anlatıldı
15 Mart 2026 Pazar - 13:08 Böceklerin dünyası bilim ve sanatla anlatıldı Düzce Üniversite Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen Bilim Kafe buluşmaları kapsamında bu kez bilim ve sanat bir araya geldi. ‘Yakından Bak: Böceklerin Gizli Dünyası’ başlıklı bilim kafe buluşması, Müfide Kadri Sanat Galerisi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Hacettepe Üniversitesi Biyolojik Çeşitlilik Araştırma ve Uygulama Merkezi (HUBİOM) Biyosfer Müze ve Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü iş birliğinde hazırlanan bilimsel illüstrasyonlardan oluşan "EntomolART’25 Entomolojik İllüstrasyon Sergisi" de katılımcıların beğenisine sunuldu. "Bilimin ve sanatın buluştuğu bir Bilim kafe" Sergi açılışı ile başlayan programda konuşma gerçekleştiren Öğretim Gör. Duygu Özdemir Cömert, Bilim Kafe etkinliklerinin bilimi toplumla buluşturma misyonuna dikkat çekerek bu etkinlikte farklı bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. Böceklerin dünyasını yalnızca bilimsel yönüyle değil, aynı zamanda sanatın yorumlayıcı gücüyle ele alan bir etkinlik düzenlendiğini dile getiren Cömert, etkinliğin gerçekleşmesine katkı sunan tüm akademisyenlere, kurumlara ve katılımcılara teşekkürlerini sundu. "Bilimsel illüstrasyonlar böceklerin karmaşık yapısını görünür kılıyor" Programda konuşan Prof. Dr. Banu Bulduk Türkmen, bilimsel illüstrasyonun bilim ve sanatın kesişim noktalarından biri olduğunu belirterek, EntomolART’25 Entomolojik İllüstrasyon Sergisi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Serginin, böceklerin karmaşık yapısını ve biyolojik çeşitliliğini sanat aracılığıyla görünür kılmayı amaçladığını vurgulayan Prof. Dr. Banu Bulduk Türkmen, bilimsel gözlem ile sanatsal yorumun birleştiği bu çalışmaların hem araştırmacılar hem de sanatseverler için önemli bir kaynak niteliği taşıdığını dile getirdi. Sergi açılışında söz alan Prof. Dr. Mahmut Kabalak ise böceklerin yeryüzündeki biyolojik çeşitliliğin önemli bir bölümünü oluşturduğunu belirterek, bu canlıların yalnızca bilimsel araştırmalar açısından değil, aynı zamanda görsel ve estetik açıdan da oldukça zengin bir dünyaya sahip olduğunu ifade etti. "Böcekler yaşamın her alanında karşımıza çıkan canlılardır" Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen Bilim Kafe söyleşisinde Prof. Dr. Emine Demir Özden, böceklerin yaşamımızdaki yeri ve ekosistem içindeki rolleri hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Böceklerin insan yaşamının neredeyse her alanında karşılaşılan canlılar olduğunu belirten Prof. Dr. Emine Demir Özden, bu canlıların dünya üzerindeki en zengin tür çeşitliliğine sahip canlı gruplarından biri olduğunu ifade etti. Günümüzde tanımlanmış bir milyondan fazla böcek türünün bulunduğunu belirten Prof. Dr. Özden, böceklerin karadan suya, sıcak bölgelerden soğuk coğrafyalara kadar çok farklı yaşam alanlarında varlık gösterdiğini ve bu sebeple insan yaşamıyla sürekli etkileşim içinde olduklarını dile getirdi. "Ekosistem dengesinde kritik rol üstleniyor" Böceklerin ekosistem içindeki işlevlerine de değinen Prof. Dr. Emine Demir Özden, sürdürülebilirlik ve ekolojik denge açısından böceklerin önemli roller üstlendiğini ifade etti. Ekosistemlerde bitkilerin üretici olarak temel yaşam kaynağını oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Özden, böceklerin ise çoğu zaman birincil tüketiciler olarak besin zincirinin önemli bir basamağını oluşturduğunu söyledi. Böceklerin doğaya sağladığı en önemli katkılardan birinin ise tozlaşma olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özden, tozlaşmanın yanı sıra ayrıştırma açısından da önemli katkılar sunduğunu ifade etti. "Bilimsel illüstrasyonlar, bilginin aktarımında önemli bir araç" "EntomolART’25 Entomolojik İllüstrasyon Sergisi", hakkında da konuşan Prof. Dr. Emine Demir Özden, bilimsel çizimlerin araştırmalar açısından önemli bir araç olduğunu belirtti. Günümüzde gelişmiş kamera teknolojileriyle çok ayrıntılı görüntüler elde edilebilmesine rağmen, bilimsel illüstrasyonların gözle görülmesi zor detayları ortaya koyabilme açısından benzersiz bir değere sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Emine Özden, bu çizimlerin bilimsel verinin aktarılmasında ve türlerin karakteristik özelliklerinin anlaşılmasında önemli bir rol oynadığını dile getirdi. Yoğun ilgi ve katılımla gerçekleştirilen Bilim Kafe buluşması, katılımcıların sergiyi gezmesi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Kariyer planlama eğitimi gerçekleştirildi
15 Mart 2026 Pazar - 13:00 Kariyer planlama eğitimi gerçekleştirildi Düzce İŞKUR ile Düzce Üniversitesi Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde yürütülen Kariyer Gelişim Eğitim Serisinin üçüncü etkinliği, öğrencilerin kariyer hedeflerini daha bilinçli şekilde belirlemelerine katkı sunmayı amaçlayan "Kariyer Planlama" eğitimi ile gerçekleştirildi. İş hayatına hazırlık sürecinde önemli bir yere sahip olan kariyer planlama konusu, Düzce Üniversitesi’nde düzenlenen eğitim programı kapsamında ele alındı. İŞKUR İş ve Meslek Danışmanı Hayrullah Uzun tarafından verilen eğitimde, kariyer planlamasının önemi ve bireylerin meslek seçim sürecinde dikkat etmeleri gereken temel noktalar hakkında önemli bilgiler paylaşıldı. Programda meslek ve iş kavramları arasındaki fark ele alınırken, kariyer planlama sürecinin aşamaları ve doğru meslek seçiminin bireylerin yaşamları üzerindeki etkileri ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Eğitim kapsamında, meslek seçiminde bireysel yeteneklerin, değerlerin ve beklentilerin dikkate alınmasının önemi üzerinde duruldu. Bunun yanı sıra yanlış meslek seçiminin bireysel ve mesleki yaşam üzerindeki ihtimal sonuçları hakkında katılımcılara bilgi verilerek, öğrencilerin kariyer planlama süreçlerinde bilinçli kararlar almalarının gerekliliği vurgulandı. Programda ayrıca iş gücü piyasasının genel yapısı ve işsizlik nedenleri hakkında bilgilendirme yapılarak, bireylerin kariyer hedeflerini belirlerken bu faktörleri nasıl değerlendirebilecekleri üzerinde duruldu. Eğitimde öğrencilerin kendilerini daha iyi tanımalarına yardımcı olacak yöntemler örnekler üzerinden anlatılarak kariyer planlama sürecinde farkındalık kazanmaları hedeflendi. Programın sonunda gerçekleştirilen soru–cevap bölümünde öğrenciler, kariyer planlama süreçlerine ilişkin merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı da buldu. Katılımcılar, eğitimde paylaşılan bilgiler sayesinde kariyer hedeflerini daha net şekilde değerlendirme imkânı elde etti. Düzce İŞKUR ile Düzce Üniversitesi Kariyer Geliştirme ve Mezun İzleme Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde yürütülen eğitim serisi kapsamında öğrencilerin iş dünyasını daha yakından tanımaları, kariyer planlarını bilinçli şekilde oluşturmaları ve mezuniyet sonrası istihdam süreçlerine daha hazırlıklı olmaları hedefleniyor.
Başkan Güler: "Ordu’nun her noktasında ekiplerimizin yoğun çalışması devam ediyor"
15 Mart 2026 Pazar - 12:58 Başkan Güler: "Ordu’nun her noktasında ekiplerimizin yoğun çalışması devam ediyor" Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, şehrin her noktasında ekiplerin çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Ordu Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yüksek rakımlı ilçelerde karla mücadele çalışmalarını sürdürürken sahil kesiminde ise sıcak asfalt çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda altyapı çalışmaları tamamlanan ve Altınordu ilçesinin en büyük mahallelerinden biri olan Şahincili Mahallesi 80. Yıl Caddesi’nde sıcak asfalt çalışması gerçekleştirildi. Başkan Güler, sürdürülen sıcak asfalt çalışmalarını yerinde inceleyerek, hızla büyüyen ve gelişen mahallenin alt ve üstyapı çalışmalarına özel önem verdiklerini belirtti. Başkan Güler, Ordu’nun her noktasında çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Bu noktalardan bir tanesi de Şahincili Mahallesi 80. Yıl Caddesi’ydi. Bugün burada yürütülen çalışmaları yerinde incelemek için geldik. Bu bölgenin altyapısını baştan sona yeniledik. Uzun yıllar ihmal edilmiş olan bu alanda göreve geldiğimiz günden bu yana önemli yenileme ve modernizasyon çalışmaları gerçekleştirdik. Bir yandan park çalışmalarımızı sürdürürken bir yandan da mahallemize yakışır sıcak asfalt uygulamalarıyla vatandaşlarımıza daha konforlu bir ulaşım imkânı sunuyoruz. Yapılan ve yapılacak çalışmaların ilimize ve ilçemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. İncelemelerin ardından mahallede esnaf ziyaretinde bulunarak vatandaşlarla bir araya gelen Güler, mahalle sakinleriyle sohbet etti ve bölgede yapılması planlanan çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulundu.
İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılında Mehmet Akif paneli düzenlendi
15 Mart 2026 Pazar - 12:56 İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yılında Mehmet Akif paneli düzenlendi Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi tarafından İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen "105. Yılında İstiklal Marşımız ve Mehmet Akif’i Anmak" başlıklı panel gerçekleştirildi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda düzenlenen panele; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Düzce Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ali Etem Gürel, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katılım sağladı. Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Genç’in yönetiminde düzenlenen programda; Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yahya Aydın ve Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Emel Aras konuşmacı olarak yer aldı. Program öncesinde, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanan "Boşluktaki Ses: İstiklalin Geometrisi" başlıklı sergi, katılımcıların beğenisine sunuldu. "Bir eseri anlamak için yazıldığı dönemin şartlarını bilmek gerekir" Panelin açılışında konuşan Prof. Dr. İlhan Genç, İstiklal Marşı’nı doğru yorumlayabilmek için marşın yazıldığı tarihin iyi anlaşılması gerektiğini vurguladı. Edebiyat biliminde bir metnin anlamlandırılmasında dönemin siyasi, sosyal ve kültürel şartlarının belirleyici olduğunu ifade eden Genç, İstiklal Marşı’nın da Türk milletinin varlık yokluk mücadelesinin en zorlu dönemlerinde kaleme alındığını hatırlattı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurularak milli mücadelenin kurumsal bir zemine taşındığını dönemden Sakarya Savaşı’na kadar uzanan bu zorlu tarihi süreçte milletin moral ve motivasyona ihtiyaç duyduğunu ifade eden İlhan Genç, İstiklal Marşı’nın da tam bu dönemde milletin direncini ve umut duygusunu güçlendiren bir eser olarak ortaya çıktığını belirtti. "Mehmet Akif’in şiiri hayatıyla bütünleşen bir sanat anlayışını yansıtır" Panelin ilk konuşmacısı Doç. Dr. Yahya Aydın, "Mehmet Akif: İstiklal Yolunda Şiirle Mücadele" başlıklı konuşmasında, Mehmet Akif Ersoy’un sanat anlayışını ve edebiyat dünyasındaki yerini değerlendirdi. Akif’in hayatı ile şiiri arasında güçlü bir uyum bulunduğunu belirten Aydın, pek çok düşünürün de Akif’in şiirinin yaşamından ayrı düşünülemeyeceğini dile getirdiğini aktardı. Akif’in eserlerinin özellikle Safahat üzerinden toplumsal hayatın farklı yüzlerini yansıttığını ifade eden Aydın, şairin realist bir sanat anlayışını benimsediğini ve şiirlerinde toplumun sorunlarını doğrudan ele aldığını belirtti. Akif’in şiirini bireysel estetik kaygıların ötesinde topluma fayda sağlama amacıyla kaleme aldığını vurgulayan Doç. Dr. Aydın, şairin millet ve toplum uğruna kişisel beklentilerinden vazgeçebilen güçlü bir karaktere sahip olduğunu dile getirdi. "İstiklal Marşı, retorik gücü yüksek bir ikna metnidir" Panelin ikinci konuşmacısı Dr. Öğr. Üyesi Emel Aras ise "Şair Mehmet Akif Ersoy: İstiklal Marşı’nda Söylem ve Retorik" başlıklı sunumunda İstiklal Marşı’nı retorik açıdan değerlendirdi. İstiklal Marşı’nın yalnızca bir şiir değil, aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin dilsel ve fikirsel bir ifadesi olduğunu belirten Emel Aras, Mehmet Akif’in bu eseri kaleme alırken yalnızca estetik bir metin oluşturmayı değil, aynı zamanda toplumun moral gücünü yükseltmeyi ve ortak bir ideal etrafında birlik duygusunu güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti. İstiklal Marşı’nın retorik yapısının Aristoteles’in retorik kuramında yer alan etos, patos ve logos unsurlarıyla ilişkilendirilebileceğini belirterek, şairin özellikle güçlü karakteri ve toplumsal güvenilirliği sayesinde metnin ikna edici gücünü artırdığını dile getiren Aras, marşın ilk mısrasında yer alan "Korkma" hitabının ise işgal altındaki bir millete cesaret ve umut aşılayan güçlü bir retorik başlangıç olduğunu vurguladı. İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümünde Mehmet Akif Ersoy’un fikir dünyasının ve milli mücadele ruhunun bir kez daha hatırlandığı program; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir tarafından konuşmacılara teşekkür belgesi takdimi ve günün anısına fotoğraf çekimi ile sona erdi.