GÜNDEM
Demet Şener Dünya Kadınlar Günü etkinliğinde anne olmanın gücünü anlattı
09 Mart 2026 Pazartesi - 09:47 Demet Şener Dünya Kadınlar Günü etkinliğinde anne olmanın gücünü anlattı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Medicana Zincirlikuyu Hastanesi’nde düzenlenen "Başarının K-Adın Hali" etkinliğinde, manken ve sunucu Demet Şener konuklarla bir araya geldi. Kadınların toplumdaki rolüne, dayanışmasına ve yaşamın farklı alanlarındaki başarılarına dikkat çekilen etkinliği konuklar, dersler çıkartarak dinledi. Genel Müdür Dr. Oğuzhan Cücü’nün konuşması ile başlayan etkinlikte Demet Şener, kariyer yolculuğundan ve hayat deneyimlerinden kesitler paylaşarak kadınlara ilham veren açıklamalar yaptı. Uzun yıllardır modellik ve televizyon dünyasında aktif bir isim olan Şener, iş hayatındaki deneyimlerinin yanı sıra annelik rolünün hayatındaki en önemli değerlerden biri olduğunu da vurguladı. "Kadınlar mutlaka meslek sahibi olsun ve işlerini bırakmasınlar" "Başarının K-Adın Hali" etkinliğinde Işıl Açıkel’in modere ettiği söyleşide Demet Şener, güçlü kadın olabilmenin yolunu anlattı: "Çok büyük zorluklar yaşayan kadınlarımız var. Onların yanında benim yaşadıklarım hiçbir şey değil. Yeter ki kadınların elinde bir meslek olsun. Bir dönem bırakmış olsalar bile maddi güçlerini ellerinde tutmaları çok önemli. Ben de o yüzden tekrar işime dönebildim. Sanki hiç bırakmamış gibi tekrar başladım." "Evlilik ve aile toplumun en önemli yapı taşı" Aile olmanın kıymetine değinen Demet Şener, bekar annelerin de çocukları için güçlü kadın olmayı tercih etmelerinin önemine dikkat çekti. "Ben, güçlü bir karakterim ama hayat her zaman istediğimiz gibi gitmeyebiliyor. Kimse evlenirken ayrılacağını düşünmez. Ama hayat böyle. Geriye dönüp baktığımda bulunduğum yerden memnunum. Gönül isterdi her şey güzel gitsin ama gitmeyince de güçlü olmak gerekiyor. Ben iki tane müthiş çocuk için güçlü olmayı seçtim. Benim için evlilik ve aile toplumun en önemli yapı taşı. Hâlâ böyle düşünüyorum. Ama hayat bazen istediğimiz gibi gitmeyebiliyor. Çocukların mutlu bir ailede büyümesi çok önemli. Belki bu yüzden çocuklarım etkilenmesin diye daha fazla çaba sarf ettim. Ama şunu da söylemek isterim: Ben asla dominant bir kaynana olmam. Şimdi burada bu kadar olumlu şeylerden bahsedip kendi egomu kullanırsam hoş olmaz. Ben hayata gerçekten böyle bakıyorum. Onların sevdiği ve mutlu olduğu herkesi başımın üstünde taşırım. Kim olduğu hiç önemli değil." "Kadınları başarılı kılan; disiplin" Neşeli sohbetiyle fit olmanın sırlarını da paylaşan Demet Şener, bir makine gibi olduğunu ve çocuklarından bu yönde bazen eleştiri aldığını söyledi. Başarılı manken ve sunucu Demet Şener, "Beslenme ve spor konusunda çok disiplinliyim. Aslında ben makine gibiyim. Arkadaşlarım bana çok zevksiz olduğumu söylüyor. Çünkü hiçbir yerde bir şey içmiyorum. Her şeyimin saati var. Kahvaltımın saati, antrenmanımın saati Protein alımıma çok dikkat ediyorum. Zararlı hiçbir şey yemiyorum. Ama bazen ödül günleri yapıyorum. Çünkü yemek yemeyi çok seviyorum. Aç duramıyorum. O yüzden dengelemem gerekiyor. Ödülüm tatlı. Dört, beş porsiyon tatlıyı arka arkaya yiyebiliyorum. Üstüne de kocaman bir pizza. Gerçekten çok yiyorum. Hatta çoğu erkekten daha fazla yediğimi söylüyorum. Geçenlerde Ömer’le yürüyorduk. Ona dedim ki sen antrenmandayken ben parka gittim, bir saat yürüdüm. O da dedi ki ’Anne biraz kendini bırak artık’. Ben de dedim ki ’Ben kendimi hiçbir zaman bırakmayacağım’. Çünkü bu benim hayat rutinim. 80 yaşına geldiğimde bile torunlarımla aynı enerjiyle yürümek istiyorum" dedi. "Çocuklarımı çok özlüyorum ama uzakta birey olmayı öğreniyorlar" Söyleşide çocuklarına düşkünlüğünü sürekli dile getiren Demet Şener’in oğlu Ömer, iki sezondur formasını giydiği Real Madrid Baloncesto altyapısında mücadele ediyor. Kızı İrem ise İngiltere’de üniversite eğitimi alıyor. Çocuklarına özlem duyduğunu belirten Şener, "Geçenlerde Ömer sakatlandı. Üzülüyorum ama her zaman diyorum ki beterin beteri var. Mesela Allah’tan boksör olmak istemedi ya da araba yarışçısı olmak istemedi. Onlarda çok daha büyük riskler var. Hayatın her döneminde riskler var ama ben hep onları Allah’a emanet ediyorum. Basketbol, birebir temasın olduğu bir spor olduğu için küçük sakatlıklar olabiliyor. Ama hemen tedavileri yapılıyor ve hayatlarına devam ediyorlar. Aslında bunlar çocukları daha güçlü yapıyor. Sorunlarla erken yaşta karşılaştıklarında nasıl başa çıkacaklarını öğreniyorlar. Bu da güzel bir şey. Evlatlarımı özlüyorum. Ömer’e çok sık gidiyorum. Ömer ilk 14 yaşında gitti ve Madrid’de üçüncü yılını dolduruyor. Her üç haftada bir gittim. Bu sene ilk defa biraz daha uzun oldu. Haftaya cuma yine onun yanındayım inşallah. Ömer buraya geldiğinde benim için çok keyifli oluyor ama haklı olarak arkadaşlarını görmek istiyor, ailesini görmek istiyor. Bana çok az zaman kalıyor. O yüzden ben diyorum ki ben sana geleyim. Orada birebir vakit geçirebiliyoruz ve bu çok güzel oluyor. İrem İngiltere’de okuyor. Onun da tatilleri güzel geçiyor. Yılbaşı zamanında geldi, beş hafta kaldı. Nisan ayında okulunu bitiriyor. Bütün yaz yanımda olacak. Aslında güzel ayrılıklar bunlar. Kendileri birey olmayı, kendi başlarına ayakta durmayı öğreniyorlar. Benim için zor ama bunun da hayatın bir parçası olduğunu biliyorum" dedi. Manken ve sunucu Demet Şener’e ayna ve çiçek takdim edilmesinin ardından "Başarının K-Adın Hali" etkinliği alkışlarla sona erdi.
İftar yapıp kan vermeye koştular
08 Mart 2026 Pazar - 23:25 İftar yapıp kan vermeye koştular Kayseri’de 40 kişilik grup iftardan sonra toplu şekilde kan verdi. İnsani Yardım Vakfı üyelerinden oluşan 40 kişilik grup, iftarın ardından toplu şekilde kan bağışı yaptı. 40 kişilik ekip, Erciyes Üniversitesi Kan Merkezi’ne gidip, kan vererek Ramazan’da düşen kan bağışına katkı sağladı. Yaptıkları kan bağışını önemine değinen Ekip Sorumlusu Ahmet Aydan Bekar, "Ramazan ayında kan bağışları düşüyor. Biz grup olarak düzenli olarak kan veriyoruz. Bugün bizim düzenlediğimiz bir iftar programımız vardı. Arkadaşlarımıza bilgi verdik. Yaklaşık 40 kişilik bir ekibimizle geldik ve kan veriyoruz. İnsani olarak elimizden geldiği kadar vatandaşlarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ramazan ayında kan bağışı çok düşüyor. Bunu da tolere etmemiz gerekiyor. O nedenle vatandaşlarımızın gelerek, kan bağışı yapmalarını istiyoruz. İftardan sonra kan verebileceğimiz yerler açık. Buralar kan verebilirler. Ayrıca lösemili kardeşlerimiz var. Onlara elimizden geldiğince destek olmamız gerekiyor. Vatandaşlarımız bu konuda duyarlı olurlarsa çok güzel olur" dedi. "Ramazan ayında kan bağışı düşüyor" Ramazan ayında kan bağışının çok düştüğünü bu nedenle vatandaşların kan bağışı yapması gerektiğini belirten Kansere Karşı Birlikte (KANKA) Derneği Gönüllüsü Yasin Örer ise, "Kan bağışı önemli ancak Ramazan ayında daha da önemli. Çünkü insanlar kan merkezlerine Ramazan ayında gelerek kan vermeyi istemiyorlar. Bunun sebebi iftardan sonra bir ağırlık çökmesi sanırım. O ağırlıkta insanların kan bağışlamasına engel oluyor. Trombosit’in ömrü sadece 5 gün. Bu da şu anlama geliyor, Ramazan’dan önce bütün depolar dolsa dahi Ramazan’ın 6’ıncı gününden itibaren elinizde hiç kan kalmıyor. Dolayısıyla sürekli bir takviye lazım. İnsanların canlarını kurtarıyorlardı, bu kez de kanser hastası çocuklarımızın canlarını kurtarmaya geldiler. Çok büyük bir katılım sağladılar. Biz kanser hastası çocuklarımız ve aileleri adına teşekkür ediyoruz. Vatandaşlarımız özellikle Ramazan’da kan bağışlamalılar. Depolarda kanlar çok azalıyor. Erciyes Üniversitesi Kan Merkezi’ne Ramazan’ın ilk günü sadece 10 tane kan verildi. İkinci günü yine aynı rakamlardı. Geçen Ramazan bu sayı 3-4’dü. Bir bıçaklama ya da trafik kazası yaşandığı zaman belki bir hastaya 50-60 tane kan gidiyor. Bunun sürdürülebilir olması için de insanların kan vermesi lazım" ifadelerini kullandı.