GÜNDEM
Kayserililer iftarın ardından ‘Kutsal Emanetler’e koştu 15 Mart 2026 Pazar - 23:38:26 Kayseri’de vatandaşlar, iftarın ardından ‘Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi’ne akın etti. Sergi alanına girebilmek isteyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Kayseri’de 99 nadide eserin yer aldığı Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi açıldı. İftardan sonra sergi alanına akın eden vatandaşlar, içeri girebilmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Vakıflar Genel Müdürlüğü Müze Uzmanı Zafer Gülbahar, vatandaşların iftardan sonra sergiye yoğun ilgisinin olduğunu söyleyerek, "Diğer illerde olduğu gibi Kayseri’de de yoğun ilgiyle karşılaştık. Sergimizde mukaddes emanetler var. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Milli Saraylar Başkanlığıyla beraber ortaklaştığımız bir koleksiyon. Çok kıymetli koleksiyonlarımız da bunlara ilave. Sergide en çok ilgiyi Hz. Peygamberimize ve Ehli Beyti’ne ait kutsal emanetler görüyor. Halkımız kutsal emanetlere büyük teveccüh ediyor. Bu deneyimi yaşamayı çok seviyorlar. Biz de vatandaşımızın bu deneyimi yaşamasına vesile olduğumuz için çok mutluyuz. Sergiye yoğun başladık ancak iftardan sonra yoğunluk daha da fazlalaştı. İftarın sonrasını bekleyen Kayserililer sergiye büyük ilgi gösteriyor. Büyük bir ilgiyle sergiye devam ediyorlar. Dışarda kuyrukta bekleyen vatandaşlarımızı hemen içeri almak istiyoruz ama biraz dışarda bekletiyoruz maalesef. Olabildiğince güzel bir düzen içerisinde insanların sergiyi ziyaret etmesini sağlamaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Sergiyi ziyarete gelen vatandaşlardan Zeliha Özbek, "İftarımızı açtık. Ailemle beraber şehrimize gelen kültürel ve manevi mirasımızı yakından görmek gerçekten çok kıymetli. Ailecek sergimizi gezdik. Kutsal emanetlerimiz insanın tüylerini diken diken yapıyor. Çocuklarımla birlikte bunu yaşamak çok güzel bir duyguydu. Bu sergi şehrimiz için gerçekten büyük bir fırsat. Tabiri caizse fırsat ayağımıza geldi. Vatandaşlarımız da böyle bir şans yakalamışken takip etsinler" dedi. Sergiyi ziyaret eden Harun Nesli ise, "Sergi çok güzeldi. Çok duygu dolu anlar yaşadım. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Tadı damağımızda kaldı. Herkesin sergiyi görmesi lazım. Ecdadımızın eserlerini mutlaka görsünler. Çok değerli bir sergi. Kadir Gecesi’nin öncesinde böyle güzel bir serginin yapılması çok güzel düşünülmüş. Herkese çok teşekkür ederiz" diye konuştu. 99 vakıf eseri ve kutsal emanetlerin yer aldığı sergi, 17 Mart’a kadar vatandaşların ziyaretine açık olacak.
15 Mart 2026 Pazar - 23:14 Milyonluk Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı ortada kaldı Bilecik İl Özel İdaresi tarafından inşa edilen Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı eksiklerinden dolayı açılamazken, merkezin akıbetinin ne olacağı merak konusu haline geldi. Bilecik İl Özel İdaresi tarafından yapılarak Bilecik Belediyesine verilmek istenen Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı’nın devri, yapısal eksiklikleri ve ’ruhsat’ olmadığı gerekçesiyle Bilecik Belediye Meclisinde reddedilmişti. Geçtiğimiz aralık ayında Söğüt Belediye Meclisinde alınan karar ile Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı’nın belediyeye devri onaylanmış ancak alanda bulunan eksikler nedeniyle devir süreci tamamlanamamıştı. Söğüt Belediye Meclisi’nde alınan karar sonrası Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, Söğüt ve tüm ilçelerdeki sokak hayvanlarının tedavi, bakım ve rehabilitasyon süreçlerinin artık çok daha profesyonel, güvenli ve insani koşullarda yürütülmesi amacıyla merkezin devralındığını söylemişti. Karar sonrası Söğüt Belediyesi yetkilileri, alandaki eksiklikleri Bilecik İl Özel İdaresine bildirmişti. Aradan geçen 3 aylık süreçte Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı’nın eksiklikleri bir türlü tamamlanamazken, alanın Orman İşletme Müdürlüğü’nden tahsisinin de yapılmadığı iddiaları ortaya çıktı. Başkan Subaşı’dan merkezin ruhsat başvurusu yok iddiası Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, yaptığı açıklamada merkezle ilgili ruhsat başvurusu olmadığını iddia ederek, merkezi tam teşekküllü ve yeterli personel ile devralmak istediklerini söyledi. Protokolün Genel Sekreter Yardımcısı Can Doğan tarafından imzalanmasının da kabul edilemeyeceğini söyleyen Başkan Subaşı, "Eksikliklerin giderilmesi ve hazırlanan protokolde bazı düzenlemelerin yapılmasının ardından konu yeniden gündeme getirilebilecek. Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı’nın ruhsat başvurusu dahi yok. Kapıyı kapatmıyoruz ama bu şekilde olmaz" demişti. Milyonluk yatırım olan Bilecik İl Özel İdaresi Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Alanı’nın akıbetinin ne olacağı hayvanseverler tarafından merak konusu haline geldi.
15 Mart 2026 Pazar - 22:57 Kayserililer iftarın ardından ‘Kutsal Emanetler’ sergisine akın etti Kayseri’de vatandaşlar, iftarın ardından ‘Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi’ne akın etti. Sergiye girebilmek isteyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde hazırlanan Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi, İslam dünyası için büyük manevi değere sahip kutsal emanetler ile vakıf kültürünü yansıtan eserler yer alıyor. 99 nadide eserden oluşan sergiye vatandaşlar, iftardan sonra adeta akın etti. Sergiye girmek isteyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Vakıflar Genel Müdürlüğü Müze Uzmanı Zafer Gülbahar, vatandaşların iftardan sonra sergiye yoğun ilgisinin olduğunu söyleyerek, "Diğer illerde olduğu gibi Kayseri’de de yoğun ilgiyle karşılaştık. Sergimizde mukaddes emanetler var. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Milli Saraylar Başkanlığıyla beraber ortaklaştığımız bir koleksiyon. Çok kıymetli koleksiyonlarımızda bunlara ilave. Sergide en çok ilgiyi Hz. Peygamberimize ve ehli beytine ait kutsal emanetler görüyor. Halkımız kutsal emanetlere büyük teveccüh ediyor. Bu deneyimi yaşamayı çok seviyorlar. Bizde vatandaşımızın bu deneyimi yaşamasına vesile olduğumuz için çok mutluyuz. Sergiye yoğun başladık ancak iftardan sonra yoğunluk daha da fazlalaştı. İftarın sonrasını bekleyen Kayserililer sergiye büyük ilgi gösteriyor. Büyük bir ilgiyle sergiye devam ediyorlar. Dışarda kuyrukta bekleyen vatandaşlarımızı hemen içeri almak istiyoruz ama biraz dışarda bekletiyoruz maalesef. Olabildiğince güzel bir düzen içerisinde insanların sergiyi ziyaret etmesini sağlamaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Sergiyi ziyarete gelen vatandaşlardan Zeliha Özbek, "İftarımızı açtık. Ailemle beraber şehrimize gelen kültürel ve manevi mirasımızı yakından görmek gerçekten çok kıymetli. Ailecek sergimizi gezdik. Kutsal emanetlerimiz insanın tüylerini diken diken yapıyor. Çocuklarımla birlikte bunu yaşamak çok güzel bir duyguydu. Bu sergi şehrimiz için gerçekten büyük bir fırsat. Tabiri caiz ise fırsat ayağımıza geldi. Vatandaşlarımız da böyle bir şans yakalamışken, takip etsinler" dedi. Vatandaşlardan Harun Nesli ise, "Sergi çok güzeldi. Çok duygu dolu anlar yaşadım. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Tadı damağımızda kaldı. Herkesin sergiyi görmesi lazım. Ecdadımızın eserlerini mutlaka görsünler. Çok değerli bir sergi. Kadir Gecesi’nin öncesinde böyle güzel bir serginin yapılması çok güzel düşünülmüş. Herkese çok teşekkür ederiz" diye konuştu. 99 vakıf eseri ve kutsal emanetlerin yer aldığı sergi, 17 Mart’a kadar vatandaşların ziyaretine açık olacak.
90 yaşındaki ninesiyle şiddete dikkat için Düzce’yi dolaştı
08 Mart 2026 Pazar - 10:23 90 yaşındaki ninesiyle şiddete dikkat için Düzce’yi dolaştı DÜZCE (İHA) – Düzce’de sosyal medya içerik üreticisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla 90 yaşındaki babaannesiyle birlikte kadına yönelik şiddete dikkati çekmek amacıyla trafikte farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Sosyal medyada çektiği videolarla tanınan Muhammed Bişgin, otomobilinin arka camına "Bu 8 Mart milat olsun. Kadına şiddet son bulsun. Sen de 1 kornayla destek ol. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun" yazısı asarak 90 yaşındaki babaannesi Hayriye Bişgin ile trafiğe çıktı. Şehir merkezinde tur atan ikilinin aracındaki yazıyı okuyan diğer sürücüler, korna çalarak kampanyaya destek verdi. Trafiğin durduğu anlarda aracından inen Bişgin, çevredeki kadın sürücülere karanfil hediye ederek günlerini kutladı. Eşini 10 yıl önce kaybeden Hayriye Bişgin, 60 yıllık evlilik hayatı boyunca eşinden hiçbir zaman şiddet görmediğini vurgulayarak, erkeklere kadınlara yönelik şiddete son vermeleri çağrısında bulundu. Son dönemde yaşanan şiddet olaylarına tepki göstermek için böyle bir etkinlik düzenlediklerini dile getiren Muhammed Bişgin, şöyle konuştu: "Kadına şiddetin önüne geçilsin. Ne gerek var? Hepimiz bu dünyada yaşıyoruz. Kadınlara şiddet uygulamayalım. Kadına şiddete karşı dikkat çekelim istedik. Son dönemlerde gerçekten çok fazla arttı. Görüyorsunuz yaşlılarımız yıllarca evli kalmış. Babaannem 90 yaşında. Dedem vefat etti ama nenem hala ilk günkü aşkla dedeme bağlı. Herhangi bir şiddet ya da kötü şeyler olmamış ama günümüzde insanlar hemen şiddete başvuruyorlar."
Depremin yıktığı hayatını kavanozlara sığdırdığı reçellerle yeniden kurdu
08 Mart 2026 Pazar - 10:21 Depremin yıktığı hayatını kavanozlara sığdırdığı reçellerle yeniden kurdu Eskişehir’de 1+1 apart dairesinin mutfağında ürettiği reçelleri tezgahında satan 54 yaşındaki depremzede Gül Ay, 6 Şubat depremlerinde neredeyse tüm ailesini kaybetmesine rağmen çocuklarının geleceği için hayata tutunma mücadelesini devam ettiriyor. Tüm Türkiye için acı verici olan 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve Adıyaman’da da büyük yıkıma yol açan depremlerin ardından Eskişehir’e yerleşen Gül Ay, yaşadığı büyük üzüntüye rağmen örnek bir girişimcilik hikayesine imza atıyor. Yaklaşık 3 yıldır Eskişehir’de yaşayan Ay, kısıtlı imkanlarla başladığı reçel üretimini bugün çocuklarının eğitimine destek olan bir mesleğe dönüştürmüş durumda. Belediyenin kadın kooperatiflerine sunduğu destekle ürünlerini sergileyen azimli kadın, bu süreçte bir kızını doktor yaparken şimdi ise oğlunu avukat yapmak için okutuyor. Bu işi yapan Ay, bir yandan yasını tutarken diğer yandan çocuklarını okutmanın haklı gururunu yaşıyor. "Canciğerlerimi kaybettim ama çocuğum için dik durdum" Depremde çok sayıda akrabasını ve yeğenini kaybettiğini, memleketinin adeta yok olduğunu belirten Gül Ay, "Ben burada ürünlerimi sergiliyorum. Mutfağı çok sevdiğim için mutfakla girişim yapmaya başladım. Liseye başlayacak bir çocuğum vardı, onun için benim dik durmam lazımdı. Yoksa canciğer; tamamen yeğenlerim olsun, akrabalarım olsun, hepsini kaybettik zaten. Mal varlığı benim için ikinci planda; benim memleketim bitti. Bu benim için bir süreçti. Antidepresan ilaçlarla ayakta duruyordum ama çocuğum için o günden bugüne kadar bir gün bile gözyaşı dökmedim. Hayatta kalmak için bir mücadele verdim" dedi. 1+1 mutfaktan doktor ve avukat yetiştirdi Üretimin kendisi için bir terapi olduğunu vurgulayan Ay, çocuklarının başarısını şu sözlerle anlattı: "Bu iş benim için hem büyük bir terapi oldu hem de bütçeme katkı sağlıyor. Üç çocuğum var. Kızım buraya geldiğimizde Tıp Fakültesi’nde okuyordu, şimdi doktor oldu. Bir oğlum sağlıkçı, diğer oğlum da inşallah avukat olacak. Bu ürünleri inanamayacaksınız ama 1+1 bir apartta, girişindeki o küçücük mutfakta üretiyorum. Her gün kavanozlarımı yapar, ters çevirir ve karşıdan izlerim; bugün kaç tane yaptım, hangisi daha güzel görünüyor diye. Hem Eskişehir’i hem Eskişehirlileri çok seviyorum. Belediye de bize kadın kooperatifi olarak iyi destek veriyor, teşekkür ediyoruz."
Rektör Çolak: "Kadınlar ülkemizin geleceği için çok önemli bir rol oynuyor"
08 Mart 2026 Pazar - 10:16 Rektör Çolak: "Kadınlar ülkemizin geleceği için çok önemli bir rol oynuyor" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, "Kadınlarımız ülkemizin refahı ve mutluluğu için çalışırken, aynı zamanda yetiştirdikleri nesillerle de ülkemizin geleceğinin şekillenmesinde çok önemli bir rol oynuyor" dedi. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Rektör Çolak, 8 Mart tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınların eşitlik, daha iyi çalışma ve yaşama şartları elde etme yolunda verdikleri mücadelenin bir simgesi olduğunu vurguladı. Kadınların bilimden sanata, spordan edebiyata, siyasetten iş dünyasına kadar hayatın her alanında katkı sunduğunu belirten Çolak, "Kadınlarımız ülkemizin refahı ve mutluluğu için çalışırken, aynı zamanda yetiştirdikleri nesillerle de ülkemizin geleceğinin şekillenmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Kadın haklarının geliştirilmesi yolunda alınan tüm mesafeye rağmen kadına yönelik her türlü şiddet önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Kadına yönelik şiddetin engellenmesi konusunda başta eğitimcilerimiz ve hukukçularımız olmak üzere toplumumuzun her kesimine önemli görevler düşmektedir. Kadınların şiddete maruz kalmadıkları; ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda etkinliklerini daha da artırdıkları, toplumda daha görünür ve güçlü oldukları bir dünyaya ulaşmak temennisiyle Üniversitemizde görev yapan tüm kadın personelimizin ve tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı.
’Kadın işi değil’ diyenlere inat önce patron, sonra başkan oldu
08 Mart 2026 Pazar - 10:16 ’Kadın işi değil’ diyenlere inat önce patron, sonra başkan oldu Gaziantep’te yaşayan Ayşe Pınar Tümüklü, mobilyacılık mesleğine adım attığında çevresinden "Kadınsın, yapamazsın" ve "Kadından mobilyacı mı olur" söylemlerine aldırmadı, azim ve gayretle yoluna devam ederek hem patron hem de başkan oldu. Orman Endüstri Mühendisi 44 yaşındaki Ayşe Pınar Tümüklü, 16 yıl önce çalıştığı mobilya fabrikası iflas edince kendi iş yerini kurmaya karar verdi. Çevresindekilerin "Mobilyacılık kadın işi değil" ve "Kadından mobilyacı olmaz" diyenlere kulak asmayan Tümüklü, toplumsal ön yargıları yıkarak büyük bir başarıya imza attı. Yıllar içinde edindiği deneyimle kendi işletmesini kuran Tümüklü, hazır mobilya satışı üzerine açtığı ilk atölyesinin yanında üretime de başladı. İşletmesinde zamanla marangozluk becerilerini de geliştiren Tümüklü, kendi işletmesinde kesimden döşemeye kadar tüm işlemleri tek başına yapıyor. Önce patron, sonra başkan oldu Toplumsal önyargılara rağmen hayalini kurduğu mobilyacılık mesleğinde büyük başarılara imza atarak kendi işinin patronu olan Tümüklü, azmi ve kararlılığı sayesinde önce patron, sonra da başkan oldu. Gaziantep Mobilya İhracatçılar Birliği Derneği ve Oğuzeli ilçesine kurulacak Mobilya Kent’in kooperatif başkanlığını da yürüten Tümüklü, kentin önemli odalarından olan Gaziantep Mobilyacılar Odası’nın ilk kadın adayı oldu. Gaziantep’i mobilya üretiminin merkezi yapmayı hedefliyor 12 Şubat’ta yapılan olağan genel kurulda aldığı yüksek oyla odanın 20 yıllık eski yönetimini geride bırakarak yeni başkan seçilen Tümüklü, meslektaşları için girdiği bu zorlu yolda Gaziantep’i mobilya üretiminin merkezi yapmayı hedefliyor. Mesleğe ilk adım attığında "Kadından mobilyacı mı olur" diyen erkek meslektaşlarının da desteğiyle başkan olan Tümüklü, yaptığı ihracatla hemcinslerine örnek oluyor. Kendi markasını oluşturan, iç piyasanın yanı sıra 8 ülkeye de ürün ihracatı gerçekleştiren Tümüklü, azmi, çalışkanlığı ve başarılarıyla hemcinslerine de örnek oluyor. "20 yıldır bu sektördeyim" Orman Endüstri Mühendisi olduğunu belirten Tümüklü, "2005 yılında mezun oldum. 2006 yılında da mobilya üretimine dahil oldum. 20 yıldır bu sektördeyim ve 20’nci yılımız inşallah bitiyor. Mobilya üretimi yapıyorum. Orman Endüstri Mühendisi olduğum için sektör alanlarımız mobilya üzerinedir. Ben de bundan dolayı mobilya üretimini seçtim. Mobilya üretiminde çalıştığım ve mobilyacı olduğum için çok mutluyum. Kadın bir mobilyacı olduğum için çok mutluyum. Ben bu işe üretimle başladım. Zaten stajlarımı da Türkiye’nin en iyi firmalarından biri olan mobilya üreticileriyle yaptım. Amacım meslekle ilgili iyi deneyimler sahibi olmaktı. Stajlarda bize öğretilen bilgiler bizim için kıymetli. Öğrenci arkadaşlarımız aslında stajları çok önemsemiyorlar ama staj dönemi insan hayatına yön veren önemli bir basamaktır. Geçmişte büyük bir firmada staj yaptım, mobilya sektörüne ilk adımımı orada attım" dedi. "Kadınları temsil ediyoruz" 2006 yılında Gaziantep’e geldiğini ve 2010 yılında üretime başladığını belirten Tümüklü, "İlk etapta ’kadından mobilyacı mı olur’ diyorlardı. Erkeklerin egemen olduğu bir sektör olduğu için ve kadın olduğumuz için buna benzer söylemler oluyordu. Fakat dünya garip bir dünya, 2006 yılında ’kadından mobilyacı mı olur’ diyen Gaziantep’imizin değerli esnafı şu anda bizi mobilyacılar oda başkanı olarak seçtiler. Hem de Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde kurulan Mobilya Kent projemiz var. Mobilya Kent’in de kooperatif başkanlığını yapıyorum. Tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Zamanla insanlarda bakış açısı tamamıyla değişiyor. Benim imalathanemde çalışan kadınlar var ve kadınların sayısı artacak diye düşünüyorum. Bizler üretici de olsak esnafımızı ve kadınları temsil ediyoruz" şeklinde konuştu. "Üretmeye ve çalışmaya devam edeceğiz" İlk şirketini 2008 yılında kurduğunu belirten Tümüklü, "2010 yılında üretime başladım. 2010 yılından beri üretim yapmaya ve üretmeye devam ediyorum. İlk etapta 2010 yılında bir ülkeyle ihracata başladım. İlk olarak Irak’a ihracat yapıyordum. Şu anda 7-8 ülkeye ihracatımız var. Bir kadın girişimci olarak üretmeyi seviyorum. Kalifiye eleman bulmakta ciddi sıkıntı yaşadığımız için teknolojisi gelişmiş makinelere yatırım yaptık. Şu anda son teknoloji makinelerle üretim yapmaktayız. Üretmeye ve çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Ülkemizin üreten kadınlara ihtiyacı var" Kadınları mobilya sektöründe görmek istediğini belirten Ayşe Pınar Tümüklü, "Mobilya sektörü kadınlara hitap ediyor. Kadınlar evin içerisinde de en çok mobilya ile meşgul olduğu için üretimlerde de kadınların artması gerektiğini düşünüyoruz. Gaziantep Mobilyacılar Oda seçiminde başkanlığı kazandım. 20 yıllık mevcut yönetimden sonra bir kadın olarak başkanlığı kazandım. Türkiye’de mobilya sektöründe ilk kadın başkan oldum. Bu da bizim için çok önemli ve gurur verici. Bizler kadınlarımızı bu sektöre davet ediyoruz, çekinmesinler. Kadınlar güçlüler ve kadınlar istedikleri her şeyi yapabilirler. Bizim üreten kadınlara ihtiyacımız var. Ülkemizin de üreten kadınlara ihtiyacı var. Cinsiyet ayrımı yapmıyoruz. Fakat bütün ülkenin üretmesi gerekiyor" diye konuştu.
90 yaşındaki nenesiyle şiddete dikkat için Düzce’yi dolaştı
08 Mart 2026 Pazar - 10:12 90 yaşındaki nenesiyle şiddete dikkat için Düzce’yi dolaştı Düzce’de sosyal medya içerik üreticisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla 90 yaşındaki babaannesiyle birlikte kadına yönelik şiddete dikkati çekmek amacıyla trafikte farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Sosyal medyada çektiği videolarla tanınan Muhammed Bişgin, otomobilinin arka camına "Bu 8 Mart milat olsun. Kadına şiddet son bulsun. Sen de 1 kornayla destek ol. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun" yazısı asarak 90 yaşındaki babaannesi Hayriye Bişgin ile trafiğe çıktı. Şehir merkezinde tur atan ikilinin aracındaki yazıyı okuyan diğer sürücüler, korna çalarak kampanyaya destek verdi. Trafiğin durduğu anlarda aracından inen Bişgin, çevredeki kadın sürücülere karanfil hediye ederek günlerini kutladı. Eşini 10 yıl önce kaybeden Hayriye Bişgin, 60 yıllık evlilik hayatı boyunca eşinden hiçbir zaman şiddet görmediğini vurgulayarak, erkeklere kadınlara yönelik şiddete son vermeleri çağrısında bulundu. Son dönemde yaşanan şiddet olaylarına tepki göstermek için böyle bir etkinlik düzenlediklerini dile getiren Muhammed Bişgin, şöyle konuştu: "Kadına şiddetin önüne geçilsin. Ne gerek var? Hepimiz bu dünyada yaşıyoruz. Kadınlara şiddet uygulamayalım. Kadına şiddete karşı dikkat çekelim istedik. Son dönemlerde gerçekten çok fazla arttı. Görüyorsunuz yaşlılarımız yıllarca evli kalmış. Babaannem 90 yaşında. Dedem vefat etti ama nenem hala ilk günkü aşkla dedeme bağlı. Herhangi bir şiddet ya da kötü şeyler olmamış ama günümüzde insanlar hemen şiddete başvuruyorlar."