GÜNDEM
Vali Özkan’dan şehit ve gazi ailelerine ziyaret 15 Mart 2026 Pazar - 00:52:19 Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Ramazan ayının manevi atmosferinde şehit ve gazi aileleri ile vatandaşları evlerinde ziyaret ederek birlik, beraberlik ve dayanışma mesajı verdi. Ramazan ayı kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerde ailelerle bir araya gelen Vali Özkan, vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek devletin her zaman yanlarında olduğunu vurguladı. Samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmalarda şehitler rahmet ve minnetle anılırken, gaziler ve aileleriyle de yakından ilgilenildi. Gazilerin vatan için gösterdiği fedakârlıkların milletin gönlünde müstesna bir yere sahip olduğunu belirten Vali Özkan, şehit ve gazi ailelerinin toplumun en kıymetli emanetleri arasında yer aldığını ifade etti. Şehitlerin geride bıraktığı ailelerin kendilerine emanet olduğunu dile getiren Özkan, devletin her zaman şehit ve gazi ailelerinin yanında olmaya devam edeceğini söyledi. Ramazan ayının paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendiren özel bir zaman olduğuna dikkat çeken Özkan, kamu kurumlarının varlık sebebinin vatandaşa hizmet etmek olduğunu belirtti. Toplumun her kesimiyle güçlü bir gönül bağı kurmanın önemine değinen Özkan, vatandaşların huzur ve refahının öncelikleri olduğunu ifade etti. Ziyaretlerde ailelerle yakından ilgilenen Vali Özkan, Ramazan ayının sağlık, huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.
15 Mart 2026 Pazar - 00:36 Bakan Çiftçi, Kütahya’daki iftar programına canlı bağlantı ile katıldı Kütahya’da Birlik Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına canlı bağlantı ile katılan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, öğrencilere ve vakıf üyelerine Ramazan ayı ve yaklaşan bayram dolayısıyla tebriklerini iletti. Birlik Vakfı Kütahya Şubesi tarafından DPÜ Bedesten’de öğrenci ve vakıf üyelerine yönelik düzenlenen iftar programına İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi canlı bağlantı ile katıldı. Bakan Çiftçi, programda yer alan öğrenci ve vakıf üyeleri ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ın Ramazan ayını ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. Programda ayrıca DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak ile Birlik Vakfı Kütahya Şube Başkanı Ali İhsan Özdemir de konuşma yaptı. Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Ramazan ayının Müslümanlar için büyük bir manevi değer taşıdığını ifade ederek, "Ramazan ayı takvimlerde sıradan günlerin geçtiği bir ay değildir. Bizim için mübarek bir aydır, 11 ayın sultanıdır. Her bir günü bizim için çok değerlidir. Ramazan ayının son günlerini yaşıyoruz ve Kadir Gecesi’nin içinde saklı olduğu günlerdeyiz. Rabbim hepimizi Kadir Gecesi’nin sırrına eriştirsin, ibadetlerimizi kabul etsin" dedi. Kızıltoprak konuşmasında İslam coğrafyasında yaşanan savaş ve sıkıntılara da değinerek, Müslümanların yaşadığı tüm bölgelerde barış, özgürlük ve adaletin hakim olmasını temenni etti. Ramazan ayının aynı zamanda birlik, dayanışma ve geleneksel değerlerin yeniden hatırlandığı bir dönem olduğunu belirten Rektör Süleyman Kızıltoprak, bu kapsamda Kur’an-ı Kerim tilaveti, ilahi ve geleneksel kültürel etkinliklerle Ramazan ruhunun yaşatılmaya çalışıldığını ifade etti. Birlik Vakfı Kütahya Şube Başkanı Ali İhsan Özdemir ise zamanın hızlı geçtiğine dikkat çekerek özellikle üniversite öğrencilerine seslendi. Özdemir, öğrencilerin üniversite yıllarında kendilerinden sonra hatırlanacak izler bırakmalarının önemine vurgu yaparak, bunun sivil toplum faaliyetleri ve hayır çalışmalarıyla mümkün olabileceğini dile getirdi. Özdemir, "Bir bakıyorsunuz birinci sınıf, bir bakıyorsunuz son sınıf. Önemli olan bu süre içinde gönüllerde bir iz bırakabilmektir. Bu da sivil toplum faaliyetleri ve hayır işleriyle mümkündür" ifadelerini kullandı.
15 Mart 2026 Pazar - 00:18 Ordu’da bin 500 kişi iftar sofrasında buluştu Ordu’nun İkizce ilçesinde kaymakamlık öncülüğünde düzenlenen iftar programında yaklaşık bin 500 vatandaş, aynı sofrada bir araya geldi. İkizce Kaymakamlığı öncülüğünde, İkizce Meydanı’nda gerçekleştirilen iftar buluşması büyük bir katılımla gerçekleşti. Yaklaşık bin 500 kişinin katıldığı program, okunan dualarla huzur dolu bir atmosferde başladı. "Sorunlarımızı aynı sofrada çözebiliriz" İftar programında konuşan İkizce Kaymakamı Muhammed Fazıl Tüzel, Ramazan ayının sadece bir ibadet ayı değil, aynı zamanda hoşgörü ve sevgi iklimi olduğunu vurguladı. Kaymakam Tüzel, konuşmasında, "Ramazan ayı arkadaşlık, kardeşlik ve paylaşmaktır. Biz bu sofrayı kurarken, sorunlarımızı aynı ekmeği bölüştüğümüz bir ortamda daha kolay çözebileceğimize inanarak yola çıktık. Pek çok cenazeye katılıyorum ve orada gördüğüm en büyük pişmanlık, kırgınlıkların giderilmemesi oluyor. Ecel gelmeden, pişmanlık yaşamadan bu mübarek ay vesilesiyle birbirimizin gönlünü alalım. Bu sofra, kardeşliğimizin en büyük kanıtı olsun" dedi. Ezanın okunmasıyla birlikte binlerce kişi dualar eşliğinde oruçlarını açtı. Yemeğin ardından İkizce Kaymakamı Muhammed Fazıl Tüzel, meydanda kurulan masaları tek tek ziyaret ederek vatandaşlarla yakından ilgilendi. Vatandaşların taleplerini ve isteklerini dinleyen Tüzel, organizasyonda emeği geçen Kaymakamlık çalışanlarına ve diğer emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.
Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü
08 Mart 2026 Pazar - 11:26 Alevlere meydan okuyan bir kadının öyküsü İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde 9 ay önce göreve başlayan İrem Gül Altundaş, çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Küçük yaşta mahallesinde çıkan yangında alevlerle mücadele eden itfaiyecilerden etkilenen Altundaş, bugün aynı üniformayla kentin güvenliği için zorlu görevlerde yer alıyor. Cesareti ve kararlılığıyla dikkat çeken genç nefer, kadınların zorlu mesleklerdeki varlığına da güçlü bir örnek oluşturuyor. İzmir’de yaşayan 24 yaşındaki İrem Gül Altundaş bundan 9 ay önce Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda göreve başlayarak çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü. Erkeklerin egemen olduğu bir meslekte görev yapan genç itfaiyeci, özverili çalışması ve kararlılığıyla dikkat çekiyor. Küçük yaşta mahallesinde çıkan bir yangında itfaiye ekiplerinin mücadelesine tanık olan Altundaş, o günü dün gibi hatırlıyor. Alevlerle savaşan, insanların yardımına koşan itfaiyecileri gördükten sonra bu mesleğe gönül veren genç kadın, yıllar sonra hayalini kurduğunu üniformayla hayat kurtarmaya başladı. Zorlu sınavları geçerek göreve başladı Hayalinin peşinden giderek lise eğitimini itfaiye bölümünde tamamlayan Altundaş, üç yıllık eğitimin ardından staj yaptı. Dokuz aylık staj sürecinin mesleğe olan bağlılığını pekiştirdiğini belirten Altundaş, itfaiyecilikten vazgeçmeyeceğini o dönemde anladığını ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin memur alım ilanını görür görmez başvurduğunu aktaran genç itfaiyeci, girdiği sınavlarda önemli başarılar elde ettikten sonra zorlu eğitimleri tamamlayarak göreve başladı. Altundaş, göreve başladığı günü hayatının en mutlu anlarından biri olarak tanımladı. Halen Narlıdere İtfaiye Grubu’nda görev yapan ve İzmir’de çalışmaktan büyük gurur duyduğunu dile getiren Altundaş, her sabah işine aynı heyecanla başladığını söyledi. "Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" İtfaiyeciliğin yalnızca koruyucu elbiseyi giyip sahaya çıkmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Altundaş, mesleğin hem fiziksel hem de psikolojik dayanıklılık gerektirdiğine dikkat çekti. Göreve çıktıkları her olayda farklı ve zorlu şartlarla karşılaşabileceklerini belirten Altundaş, "Gittiğimiz vakalarda her türlü duruma karşı hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ekipmanımızı doğru kullanmalı, insanlarla doğru iletişim kurmalıyız. Bu mesleği yapıyorsam güçlü olmak zorundayım" dedi. "İyi ki vazgeçmedim" İtfaiyeciliği seçtiği dönemde çevresinden sık sık "Yapabilir misin" sorusunu duyduğunu anlatan Altundaş, zaman zaman zorlandığını ancak hiçbir zaman pes etmediğini söyledi. İrem Gül Altundaş, "İlk başladığım gün kendime ‘İrem, zor bir meslek, eminsin değil mi?’ diye sordum. Ama bugün ‘İyi ki vazgeçmemişim’ diyorum. Her sabah büyük bir mutlulukla görevime geliyorum" ifadelerini kullandı. Görev yaptığı ekipte tek kadın olduğunu belirten genç itfaiyeci, bugüne kadar herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmadığını da sözlerine ekledi. "Bizi cinsiyetimizle değil, yaptığımız işle değerlendiriyorlar" diyen Altundaş, kadınların her alanda var olabileceğini vurguladı. Altundaş, "Hangi meslek olursa olsun kadınların her şeyin üstesinden gelebileceğine inanıyorum. Tüm kadınlara sesleniyorum; ne olursa olsun yılmayın. Kendimizin en iyi versiyonu için çalışmaya devam edelim" diye konuştu.
Bursa’da 66 yaşındaki esnaf, oruçlu halde trafiğe takılmamak için iftara koşuyor
08 Mart 2026 Pazar - 11:26 Bursa’da 66 yaşındaki esnaf, oruçlu halde trafiğe takılmamak için iftara koşuyor Bursa’da 66 yaşındaki esnaf Enver Koç, Ramazan ayında hem orucunu tutuyor hem de 10 kilometre uzaklıktaki evine akşam trafiğine yakalanmamak için koşarak gidiyor. Normal zamanlarda da yolunu iki kat uzatarak spor yapan Koç, Ramazan’da iftara yetişebilmek için yaklaşık 45 dakika boyunca aralıksız koşuyor. Bursa’nın merkezindeki tarihi çarşıda esnaflık yapan Enver Koç, 2006 yılında geçirdiği rahatsızlığın ardından hayatında köklü bir değişikliğe gitti. Günde 2 paket sigara içerken sağlık sorunları yaşayan Koç, sigarayı bırakıp fizik tedavi sürecine başladı. Tedavisinin ardından sağlıklı yaşama yönelen Koç, sporu hayatının merkezine aldı. Sabah saat 09.00’da açtığı dükkânında gün boyu çalışan Koç, akşam saatlerinde kepengi kapattıktan sonra spor kıyafetlerini giyip yola koyuluyor. Evi ile iş yeri arası yaklaşık 10 kilometre olmasına rağmen çoğu zaman güzergâhını uzatarak 20 kilometreye kadar çıkaran Koç, özellikle Ramazan ayında ise yoğun akşam trafiğine takılmamak ve iftara zamanında yetişebilmek için mesafeyi koşarak kat ediyor. Yaklaşık 45 dakikalık tempolu koşunun ardından evine ulaşan Koç, iftarını ailesiyle birlikte açıyor. Ramazan ayında oruçlu olmasına rağmen antrenmanlarını aksatmayan 66 yaşındaki esnaf, disiplinli yaşam tarzıyla çevresindekilere örnek oluyor. Koşarak hem trafikten kaçan hem de sağlıklı yaşamını sürdüren Koç, sporu hayatının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. "Evime koşarak arabalardan daha hızlı gidiyorum" Akşam trafiğine katılmamak için iftara koşarak yetiştiğini söyleyen Enver Koç, "Uzun yıllardan beri sigarayı bıraktıktan sonra antrenmanlara başladım, aşağı yukarı yaklaşık her akşam 15-20 kilometre iş yerimi kapattıktan sonra evime kadar koşuyorum. Oruç tutmakta koşmakta bence mutluluk hormonu sağlıyor ve ben bunların ikisini de yapıyorum. Vücudun bunlara ihtiyacı var, insanlar spor yapmadığı için sağlıksız bir şekilde geziyorlar. Ben her akşam sporu kendime meslek gibi edindim. Buradan iş yerimi kapattıktan sonra koşarak bütün yarışlara katılıyorum. Belgrat’ta, Yunanistan, Bulgaristan, Slovenya, Paris’te, neredeyse dünyanın her yerinde koştum. Evime arabayla gitmeye kalksam arabayla 1 buçuk saatte anca giderim. Şuan oruçlu olduğum için iftara yetişmek istiyorum, 45 dakikada koşarak arabalardan daha hızlı gidiyorum. Oruç olduğumda da zorlanmıyorum, birçok koşuma da oruçlu katıldım. Çevredeki insanlarda benim bu alışkanlığımı çok takdir ediyorlar. Şekerim çıkmıştı daha önce sonrasında spora yapmaya başladığımda şekerimde düştü, sağlığım tekrar yerine geldi" şeklinde konuştu.
Enkazdan atölyeye bir hayat mücadelesi: İki çocuk annesi mobilyaya şekil veriyor
08 Mart 2026 Pazar - 11:22 Enkazdan atölyeye bir hayat mücadelesi: İki çocuk annesi mobilyaya şekil veriyor Asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerde, Bingöl’den Gaziantep İslahiye’ye ilk koşan gönüllülerden biri olan Nevin Baysan, bugün hem bir anne hem bir kahraman hem de başarılı bir iş kadını olarak memleketinde iz bırakıyor. 6 Şubat depremlerinin ardından iki çocuğunu geride bırakarak, bir AFAD gönüllüsü olarak Gaziantep İslahiye’ye giden Nevin Baysan, günlerce enkaz başında yaşam mücadelesi veren vatandaşlara el uzattı. Kayıp izi süren ve umudun tükendiği anlarda dahi sahada umut veren Baysan, bir annenin şefkatini arama kurtarma disipliniyle birleştirerek onlarca hayata dokundu. Nevin Baysan’ın hayatındaki tek zorlu sınav afet sahaları değildi. Eşi Ahmet Baysan’ın önce Almanya, ardından İstanbul’daki iş hayatı sürecinde geçirdiği sakatlık, aileyi yeni bir kararın eşiğine getirdi. Nevin Baysan, eşine sunduğu "Kendi toprağımızda, Bingöl’de üretelim" teklifiyle büyük bir risk aldı. İstanbul’un karmaşasından dönüp Bingöl’de mobilya sektörüne girme kararı alan Baysan, eşinin de desteğiyle kolları sıvadı. Gerekli makineleri temin ederek işinin başına geçen Nevin Baysan, bugün mobilya tasarım dükkanında hem imalat hem de yönetim süreçlerini bizzat yürütüyor. Özellikle mobilya gibi erkek egemenliğinin yoğun olduğu bir sektörde bir kadının varlığını ve başarısını kanıtlayan Baysan, Bingöl’deki kadın girişimciler için de büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Afet bölgelerinde enkazlara girerek "yaşamlarda derin izler bırakan" Nevin Baysan, şimdi ise atölyesinde ahşaba şekil vererek "mobilyada kendi izini bırakıyor." Kendi memleketinde üretim yapmanın ve istihdam sağlamanın gururunu yaşayan Baysan, disiplini ve azmiyle hem çocuklarına hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. Sabah çocuklarını okula gönderdikten sonra atölyenin yolunu tuttuğunu aktaran Nevin Baysan,"Eşim 33 yıldır bu işi yapıyor. Ona bakınca çok heveslendim ben de yapmak istiyorum diye eşime belirttim. Bir kadın olarak neden yapmayayım ben bu işi sonuçta mobilyayı kullanan kadınlar isteyen kadınlar projesini çizen kadınlar, genellikle hep mobilya üzerinde erkekler çalışıyor. Neden bir kadın olarak neden ben bu işi yapamayayım karar verdim eşim sağ olsun destek verdi. Atölyemi kurdum makineleri öğrenmeye başladım. Hem çocuklarımla ilgilenebiliyorum hem evle ilgilenebiliyorum hem burayı yürütebiliyorum, kadın isterse başaramayacağı şeyler yoktur. Yeter ki bir hedefleri olsun benim de bir hedefim vardı hep benim istediğim bir mobilya dükkanı kurmak. Ölçüme gittiğimiz zaman karşılarında kadın görünce müşterilerimiz daha çok seviniyor çünkü birbirimizin dillerinden anlıyoruz. Aynı zamanda ben bir AFAD gönüllüsüyüm Kahramanmaraş depreminde çok yerde görev aldım. Bir kadın olarak hem evime hem çocuklarıma hem de işime yetişiyorum. AFAD gönüllüsü olarak devletime de faydam olsun diye çok çalışıyorum" dedi.
Rektör Özölçer’den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı
08 Mart 2026 Pazar - 11:22 Rektör Özölçer’den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Kadın; insanoğlunu dünyaya getiren, onu üstün emekle yetiştiren ve eğiten; aynı zamanda ülkesinin kalkınmasına ve geleceğin şekillenmesine değer katan, azmi ve aklıyla insanlığın yarınlarına umut ve ilham kaynağı olan en değerli varlıktır. Toplumsal hayatın müstesna bir bireyi olan kadın, bilgi ve üretkenliğiyle dünyayı aydınlatır, gayretiyle geleceği değer katar. Eğitimden bilime, spordan sağlığa kadar hayatın her alanında kazandığı başarılar, toplumun ilerlemesinin dayanç kaynağıdır. Sabrı ve fedakârlığıyla nesillerin yetişmesinde büyük rol üstlenen kadınlar; sevgiyi, nezaketi ve merhameti öğreten, toplumun vicdanını ayakta tutan yegâne güçtür. Türk-İslam geleneğinde kadın, her zaman saygı ve hürmetle yüceltilmiş; kültürümüzde kadına şiddet hiçbir zaman tasvip edilmemiştir. Öyle ki milletimiz, iki cihan serveri Peygamber Efendimizin ‘Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi olan değer verir’ sözünü her daim kendine şiar dinmiştir. Kadim Türk kültüründe kadın, ‘evin temel direği’ olarak anılmış; sevgisi, vefası, adaleti, ilgisi ve cesaretiyle toplumun ve medeniyetimizin taşıyıcı gücü olmuştur. Nitekim tarihimizdeki İlk Türk kadın hekim Safiye Ali’nin insanlığa umut olma azmi, ilk Türk kadın kimyager Remziye Hisar’ın bilime sunduğu katkılar, ilk Türk kadın mühendis Sabiha Gürayman’ın kararlılığı ve ilk Türk kadın savaş fotoğrafçısı Semiha Es’in cesareti, kadınların her alanda ortaya koydukları başarıların ve azmin en güzel örnekleridir. Bugün de gerek ülkemizde gerek dünyanın her bir yerinde kadınlar; hukuk, ekonomi, sanat, siyaset ve sosyal yaşamın her alanında topluma yön veren, geleceği inşa eden güç olmaya devam etmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle kadınlara verilen değerin farkındalığında ve ayrımcılığın kati olarak karşısında olma şuuru içinde ülkemizin istiklali ve istikbali için gözünü kırpmadan canlarını feda eden aziz şehit ve kahraman gazilerimizin kıymetli anneleri, eşleri, evlatları ve kardeşleri başta olmak üzere; Üniversitemizin gelişimine mutena katkılar sunan kadın akademisyenlerimiz, personelimiz ve öğrencilerimiz ile ülkemizdeki ve dünyadaki tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en kalbî duygularımla kutluyor; kendilerine sıhhat, mutluluk ve başarılar diliyorum."
Enkazdan atölyeye bir hayat mücadelesi: İki çocuk annesi mobilyaya şekil veriyor
08 Mart 2026 Pazar - 11:21 Enkazdan atölyeye bir hayat mücadelesi: İki çocuk annesi mobilyaya şekil veriyor Asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerde, Bingöl’den Gaziantep İslahiye’ye ilk koşan gönüllülerden biri olan Nevin Baysan, bugün hem bir anne hem bir kahraman hem de başarılı bir iş kadını olarak memleketinde iz bırakıyor. 6 Şubat depremlerinin ardından iki çocuğunu geride bırakarak, bir AFAD gönüllüsü olarak Gaziantep İslahiye’ye giden Nevin Baysan, günlerce enkaz başında yaşam mücadelesi veren vatandaşlara el uzattı. Kayıp izi süren ve umudun tükendiği anlarda dahi sahada umut veren Baysan, bir annenin şefkatini arama kurtarma disipliniyle birleştirerek onlarca hayata dokundu. Nevin Baysan’ın hayatındaki tek zorlu sınav afet sahaları değildi. Eşi Ahmet Baysan’ın önce Almanya, ardından İstanbul’daki iş hayatı sürecinde geçirdiği sakatlık, aileyi yeni bir kararın eşiğine getirdi. Nevin Baysan, eşine sunduğu "Kendi toprağımızda, Bingöl’de üretelim" teklifiyle büyük bir risk aldı. İstanbul’un karmaşasından dönüp Bingöl’de mobilya sektörüne girme kararı alan Baysan, eşinin de desteğiyle kolları sıvadı. Gerekli makineleri temin ederek işinin başına geçen Nevin Baysan, bugün mobilya tasarım dükkanında hem imalat hem de yönetim süreçlerini bizzat yürütüyor. Özellikle mobilya gibi erkek egemenliğinin yoğun olduğu bir sektörde bir kadının varlığını ve başarısını kanıtlayan Baysan, Bingöl’deki kadın girişimciler için de büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Afet bölgelerinde enkazlara girerek "yaşamlarda derin izler bırakan" Nevin Baysan, şimdi ise atölyesinde ahşaba şekil vererek "mobilyada kendi izini bırakıyor." Kendi memleketinde üretim yapmanın ve istihdam sağlamanın gururunu yaşayan Baysan, disiplini ve azmiyle hem çocuklarına hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. Sabah çocuklarını okula gönderdikten sonra atölyenin yolunu tuttuğunu aktaran Nevin Baysan, "Eşim 33 yıldır bu işi yapıyor. Ona bakınca çok heveslendim ben de yapmak istiyorum diye eşime belirttim. Bir kadın olarak neden yapmayayım ben bu işi sonuçta mobilyayı kullanan kadınlar isteyen kadınlar projesini çizen kadınlar, genellikle hep mobilya üzerinde erkekler çalışıyor. Neden bir kadın olarak neden ben bu işi yapamayayım karar verdim eşim sağ olsun destek verdi. Atölyemi kurdum makineleri öğrenmeye başladım. Hem çocuklarımla ilgilenebiliyorum hem evle ilgilenebiliyorum hem burayı yürütebiliyorum, kadın isterse başaramayacağı şeyler yoktur. Yeter ki bir hedefleri olsun benim de bir hedefim vardı hep benim istediğim bir mobilya dükkanı kurmak. Ölçüme gittiğimiz zaman karşılarında kadın görünce müşterilerimiz daha çok seviniyor çünkü birbirimizin dillerinden anlıyoruz. Aynı zamanda ben bir AFAD gönüllüsüyüm Kahramanmaraş depreminde çok yerde görev aldım. Bir kadın olarak hem evime hem çocuklarıma hem de işime yetişiyorum. AFAD gönüllüsü olarak devletime de faydam olsun diye çok çalışıyorum" dedi.
Kağıthane’de ‘Gençlik Uyanıyor Duada Buluşuyor’ projesi ile camiye gelen çocuklara ödül dağıtıldı
08 Mart 2026 Pazar - 11:19 Kağıthane’de ‘Gençlik Uyanıyor Duada Buluşuyor’ projesi ile camiye gelen çocuklara ödül dağıtıldı Kağıthane Belediyesi’nin hayata geçirdiği "Gençlik Uyanıyor, Ailecek Duada Buluşuyor" projesi kapsamında 10 hafta boyunca sabah namazı buluşmalarına katılan yüzlerce genç, düzenlenen törenle ödüllendirildi. Proje ile gençlerin camiye olan ilgisi ve manevi değerlerle bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Kağıthane Belediyesi’nin İlçe Müftülüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü ve sivil toplum kuruluşları işbirliğiyle gerçekleştirdiği "Gençlik Uyanıyor, Ailecek Duada Buluşuyor" programı büyük ilgi gördü. 10 hafta boyunca sabah namazında camide buluşan çocuklara düzenlenen törenle ödüller verildi. Yahya Kemal Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen ödül programı, Çeliktepe Merkez Camii İmam Hatibi Hafız Mürsel Çakmak’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programa katılan yüzlerce çocuk ve genç, aileleriyle birlikte törenin coşkusunu yaşadı. Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin’in ev sahipliğinde gerçekleşen törene; Kağıthane Müftüsü Necmettin Kayar, Kağıthane Milli Eğitim Müdürü Mustafa Hoşyiğit, Diyanet İşleri Başkanlığı Gençlik Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Mehmet İzci, AK Parti Kağıthane İlçe Başkanı Erkan Yıldırım ve Kağıthane Kaymakamı Yüksel Kara’nın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. "Anne babalara ve çocuklarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum" Ödül töreninde gençlere hitap eden Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, "Çocuklarımızın aşkıyla beraber annelerimizin ellerinde tutmasıyla babalarımızın çocuklarıyla beraber sabah namazına buluşmasıyla birlikte çok bereketli programlar oldu her birinizin emeğine sağlık diyorum. Anne babalara ve çocuklarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. Güzel programın düzenlenmesinde Eğitime Destek Platformu başkanımızla, yönetimiyle, gençlerimiz ve hocalarımızla her sabah sahada oldular, çocuklarımızla birlikte oldular, her sabah namazını vakit daha girmeden geceleri belki uykusuz geçirerek camide buluşmuş oldular. Çocuklarımızı daha küçükken hem şuurlandırmış olduk, hem de rabbimizin bizlere emirlerini yerine getirebilmek ailelerimizle beraber sabah namazlarında camilerde buluşmuş olduk" ifadelerini kullandı. Gençlere özel hediye seti Program kapsamında 10 hafta boyunca düzenli olarak sabah namazı buluşmalarına katılan gençlere, Kağıthane Belediyesi tarafından hazırlanan "Gençlik Seti" hediye edildi. Set içerisinde; sırt çantası, akıllı saat, futbol topu, dereceli termos, raket ve pinpon topu, kupa bardak, cep hoparlörü ve çikolata yer aldı. "Çok güzel bir etkinlikti devam etmesini isterim" Etkinliğin kendisi için verimli geçtiğini ifade eden Muhammed Yaşar Ön, " Çok güzel bir histi buradan belediye başkanımıza teşekkür ederim hepsinden Allah razı olsun ödüllerimiz de çok güzel kulaklık, akıllı saat. Çok güzel bir etkinlikti devam etmesini isterim" diye konuştu. 10 hafta boyunca camide sabah namazı kılarak ödüllendirildiği için çok mutlu olduğunu belirten Ravza Ön, "Ben programı çok sevdim 2’inci senem oldu bu programda. Hem manevi yönden geliştirdiği hem de maddi hediyeler verildiği için insanları namaza alıştırıyorlar ben çok beğendim devamını gelmesini istiyorum" dedi.
66 yaşındaki esnaf, oruçlu halde trafiğe takılmamak için iftara koşuyor
08 Mart 2026 Pazar - 11:18 66 yaşındaki esnaf, oruçlu halde trafiğe takılmamak için iftara koşuyor Bursa’da 66 yaşındaki esnaf Enver Koç, Ramazan ayında hem orucunu tutuyor, hem de 10 kilometre uzaklıktaki evine akşam trafiğine yakalanmamak için koşarak gidiyor. Normal zamanlarda da yolunu iki kat uzatarak spor yapan Koç, Ramazan’da iftara yetişebilmek için yaklaşık 45 dakika boyunca aralıksız koşuyor. Bursa’nın merkezindeki tarihi çarşıda esnaflık yapan Enver Koç, 2006 yılında geçirdiği rahatsızlığın ardından hayatında köklü bir değişikliğe gitti. Günde 2 paket sigara içerken sağlık sorunları yaşayan Koç, sigarayı bırakıp fizik tedavi sürecine başladı. Tedavisinin ardından sağlıklı yaşama yönelen Koç, sporu hayatının merkezine aldı. Sabah saat 09.00’da açtığı dükkânında gün boyu çalışan Koç, akşam saatlerinde kepengi kapattıktan sonra spor kıyafetlerini giyip yola koyuluyor. Evi ile iş yeri arası yaklaşık 10 kilometre olmasına rağmen çoğu zaman güzergâhını uzatarak 20 kilometreye kadar çıkaran Koç, özellikle Ramazan ayında ise yoğun akşam trafiğine takılmamak ve iftara zamanında yetişebilmek için mesafeyi koşarak kat ediyor. Yaklaşık 45 dakikalık tempolu koşunun ardından evine ulaşan Koç, iftarını ailesiyle birlikte açıyor. Ramazan ayında oruçlu olmasına rağmen antrenmanlarını aksatmayan 66 yaşındaki esnaf, disiplinli yaşam tarzıyla çevresindekilere örnek oluyor. Koşarak hem trafikten kaçan hem de sağlıklı yaşamını sürdüren Koç, sporu hayatının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. "Evime koşarak arabalardan daha hızlı gidiyorum" Akşam trafiğine katılmamak için iftara koşarak yetiştiğini söyleyen Enver Koç, "Uzun yıllardan beri sigarayı bıraktıktan sonra antrenmanlara başladım, aşağı yukarı yaklaşık her akşam 15-20 kilometre iş yerimi kapattıktan sonra evime kadar koşuyorum. Oruç tutmakta koşmakta bence mutluluk hormonu sağlıyor ve ben bunların ikisini de yapıyorum. Vücudun bunlara ihtiyacı var, insanlar spor yapmadığı için sağlıksız bir şekilde geziyorlar. Ben her akşam sporu kendime meslek gibi edindim. Buradan iş yerimi kapattıktan sonra koşarak bütün yarışlara katılıyorum. Belgrat’ta, Yunanistan, Bulgaristan, Slovenya, Paris’te, neredeyse dünyanın her yerinde koştum. Evime arabayla gitmeye kalksam arabayla 1 buçuk saatte anca giderim. Şuan oruçlu olduğum için iftara yetişmek istiyorum, 45 dakikada koşarak arabalardan daha hızlı gidiyorum. Oruç olduğumda da zorlanmıyorum, birçok koşuma da oruçlu katıldım. Çevredeki insanlarda benim bu alışkanlığımı çok takdir ediyorlar. Şekerim çıkmıştı daha önce sonrasında spora yapmaya başladığımda şekerimde düştü, sağlığım tekrar yerine geldi" şeklinde konuştu.
Kapadokya’da kadın turistlere çiçekli 8 Mart sürprizi
08 Mart 2026 Pazar - 11:14 Kapadokya’da kadın turistlere çiçekli 8 Mart sürprizi Nevşehir’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Göreme Açık Hava Müzesi’ni ziyaret eden yerli ve yabancı kadın turistler çiçeklerle karşılandı. Kapadokya’nın önemli destinasyonları arasında yer alan Göreme Açık Hava Müzesi’ne gelen kadın turistlere Nevşehir Müze Müdürü Gökhan Maskar tarafından çiçek takdim edilerek Dünya Kadınlar Günü kutlandı. Müze girişinde gerçekleştirilen etkinlikte kadın ziyaretçilere çiçek verilirken, turistler bu anlamlı sürpriz karşısında mutluluk yaşadı. UNESCO Dünya Doğal ve Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Kapadokya’nın en önemli ziyaret noktalarından biri olan Göreme Açık Hava Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, kadın turistlerin günleri de kutlandı. Nevşehir Müze Müdürü Gökhan Maskar yaptığı açıklamada, Kapadokya’yı ziyaret eden kadın misafirlerin Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamak amacıyla küçük bir jest yapmak istediklerini belirterek, "Kapadokya’yı ziyaret eden kadın misafirlerimizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamak istedik. Kadınlarımız toplumun her alanında çok önemli bir yere sahip. Bu vesileyle tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" dedi. Çiçekle karşılanan yerli ve yabancı turistler de yapılan bu sürprizden ve günlerinin kutlanmasından dolayı memnuniyet duyduklarını belirterek yetkililere teşekkür etti.
Büyük araçlara küçüklüğünden beri hayranlık duyan Buket, 3 yıldır ağır vasıta eğitmenliği yapıyor
08 Mart 2026 Pazar - 11:11 Büyük araçlara küçüklüğünden beri hayranlık duyan Buket, 3 yıldır ağır vasıta eğitmenliği yapıyor Çanakkale’de 3 yıldır ağır vasıta hocalığı yapan Buket Alakaş, "Bu konuda çok ön yargılar var. Kadınların araba kullanma konusunda sıkıntılı olduklarını genelde erkekler dile getiriyorlar. Kadınların istedikleri zaman yapamayacakları bir şey olduğunu düşünmüyorum" dedi. Çanakkaleli Buket Alakaş (49) 23 yıldır direksiyon eğitmenliğinin son 3 yılında ise ağır vasıta araçlar için direksiyon eğitmenliği yapıyor. Erkekler tarafından kadınların trafikte çok da istenmediğine dikkat çeken Buket Alakaş, kadınların istedikleri zaman başaramayacakları bir şey olmadığına dikkat çekti. Alakaş, ağır vasıta eğitmenliği sırasında daha çok erkek öğrencilerinin olduğunu ve onu gördüklerinde hoca aradıklarını belirterek, "Hocamız kimdi diye soruyorlar. Ben bilgi veriyorum; buradan başlayacağız, böyle yapacağım diyorum. ‘Onu anladık da yani hocamız nerede’ diye soruyorlar" dedi. Erkeklere ağır vasıta öğretmekten dolayı da ayrıca bir mutluyum Kadınların istedikleri zaman yapamayacağı bir şey olmadığını söyleyen direksiyon eğitmeni Buket Alakaş, "2005 senesinden beri bir fiil direksiyon öğretmenliği yapıyorum. B sınıfından başlamak üzere ağır vasıtada kamyon, otobüs, tır bütün araçların ağır vasıta ve diğerlerinin eğitmenliğini yapıyorum. Bu konuda çok ön yargılar var. Kadınların araba kullanma konusunda sıkıntılı olduklarını genelde erkekler dile getiriyorlar. Kadınların istedikleri zaman yapamayacakları bir şey olduğunu düşünmüyorum. Ben zaten çocukluğumdan beri araba kullanmayı seven bir insanım. Ağır vasıtaya da hep çocukluğumdan beri bir ilgim oldu. Küçük araçlardan daha çok ağır vasıtaları, kamyonları, tırları hep böyle özenerek, bakarak devam ettim. Hocalığa da B sınıfında başladım yani otomobil ehliyetinde başladığımda ağır vasıtalara yine bir özenti hep olduğu için böyle bir şans doğdu bana ve bu şekilde devam ettim. Mutluyum şu anda bu işimden, ağır vasıta hocalığı yapmaktan dolayı. Erkeklere ağır vasıta öğretmekten dolayı da ayriyetten bir mutluyum" dedi. Yoğunluk erkek ama kadın öğrencileri de var Erkek öğrencilerinin yanı sıra kadın öğrencilerinin de olduğuna dikkat çeken eğitmen Buket Alakaş, "İş için olduğu için evet erkekler daha çok geliyor ama kadın sürücülerim de oluyor dönem dönem. Genellikle bunlar yurt dışı bağlantısı olan eşlerine yardımcı olmak açısından başlıyorlar ama daha sonrasında devam ediyorlar. Şu anki dönemimde de var iki tane bayanım. Onlarda da böyle bir yavaş yavaş yeni bir oluşum oluyor. Hoşuma da gidiyor bu. İnşallah daha da çoğalır" diye konuştu. Geldiklerinde hoca arıyorlar Öğrencilerinin onu görmesine rağmen bir hoca aramaya devam ettiklerini kaydeden Buket Alakaş, "3 senedir ağır vasıta hocalığı yapıyorum. Genellikle şöyle oluyor, geldiklerinde hoca arıyorlar. Yani hocamız kimdi diye soruyorlar. Ben bilgi veriyorum; buradan başlayacağız, böyle yapacağız diyorum. ‘Onu anladık da yani hocamız nerede?’ diye soruyorlar. Çünkü bir erkekle muhatap olmak istiyorlar, ben olduğumu söylediğinde önce şaşırıyorlar sonra hoşlarına gidiyor. Sonra gurur duyduklarını söylüyorlar bu da tabii gurur verici bir şey benim adıma" ifadelerini kullandı. Biz de trafikte varız Kadınların da trafikte var olduklarını söyleyen Alakaş sözlerine şöyle devam etti: "Kadınların istediklerinde yapamayacağı hiçbir şey yok. Biz daha titiz ve daha detaycı olduğumuz için trafikte belki erkekler tarafından çok istenmiyor olabiliriz ama biz de trafikte varız diye düşünüyorum. Çok daha iyi yerlere geleceğimizi de düşünüyorum. 8 Mart Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun."
Başkan Yetişkin’den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı
08 Mart 2026 Pazar - 11:11 Başkan Yetişkin’den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Toplumların gelişmesinde kadınların kilit rol oynadığına dikkat çeken Başkan Yetişkin, "Kadınlar; sevgileri, emekleri, fedakârlıkları ve bitmeyen mücadeleleriyle hayatın her alanına değer katan, toplumun en güçlü yapı taşlarından biridir. Ailede, eğitimde, üretimde, bilimde, sanatta ve siyasette üstlendikleri sorumluluklarla toplumların gelişmesinde ve geleceğe güvenle ilerlemesinde kadınların rolü inkar edilemez bir gerçektir" ifadelerini kullandı. Efeler Belediyesi’nin kadınların toplumsal yaşamda daha aktif rol almaları için çok sayıda projeyi hayata geçirdiğini vurgulayan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, "Bizler de Efeler Belediyesi olarak kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamda daha güçlü yer alabilmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kadınların emeğini görünür kılan, onların üretime ve toplumsal yaşama daha aktif katılımını destekleyen projeleri hayata geçirmeyi görev biliyoruz. Kadınların mutlu olduğu, kendini güvende hissettiği ve eşit fırsatlara sahip olduğu bir toplum, geleceğe umutla bakan güçlü bir toplumdur. Bu anlayışla kadınların yaşamın her alanında hak ettikleri değeri görmeleri için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Dünyada her şey kadının eseridir’ sözünü hatırlatan Başkan Yetişkin, "Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara verdiği değer ve tanıdığı haklar, ülkemizin çağdaşlaşma yolunda attığı en önemli adımlardan biri olmuştur. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların tarih boyunca verdikleri eşitlik, özgürlük ve hak mücadelesini hatırladığımız; bu mücadelenin değerini ve önemini bir kez daha vurguladığımız anlamlı bir gündür. Kadınların hayatın her alanında eşit fırsatlara sahip olduğu, şiddetin ve ayrımcılığın olmadığı bir toplum inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu duygu ve düşüncelerle; hayatımıza sevgi, emek ve umut katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor, sağlık, mutluluk ve eşitlik dolu yarınlar diliyorum" ifadelerine yer verdi.