GÜNDEM
13 Mart 2026 Cuma - 22:57 Kaymakamlar toplantısı: Bayram güvenliği, göç, tarım ve şehir düzeni görüşüldü Samsun Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilen İlçe Kaymakamları Toplantısı’nda yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi güvenlik ve trafik tedbirleri başta olmak üzere düzensiz göçle mücadele, tarım alanlarının korunması, metruk binalar ve sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik çalışmalar ele alındı. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve şehirde huzur ile güvenliğin artırılmasına yönelik adımlar değerlendirildi. Toplantıya başkanlık eden Samsun Valisi Orhan Tavlı, kamu hizmetlerinin etkin yürütülmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, sosyoekonomik faaliyetler ile kalkınma programlarının mevcut durumu ele alınırken yaklaşan Ramazan Bayramı ve ara tatil sürecinde alınacak trafik, asayiş ve güvenlik tedbirleri de değerlendirildi. Ayrıca işyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin denetim süreçleri, ruhsatsız faaliyetlerin önlenmesi ile ticari hayatın düzenlenmesi ve tüketicinin korunmasına yönelik uygulamalar görüşüldü. Toplantıda mevsimlik tarım işçilerinin geçici yerleşim alanlarında fiziki şartların iyileştirilmesi, çevre sağlığı tedbirlerinin alınması ve altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalar da gündeme geldi. Koruyucu sağlık hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve halk sağlığı denetimleri konusunda yapılacak çalışmalar hakkında değerlendirmeler yapıldı. Düzensiz göçle mücadele, yabancıların iş ve işlemleri ile sosyal uyum süreçlerinin de ele alındığı toplantıda sivil savunma, afet yönetimi ve acil durum koordinasyonu, su kaynaklarının yönetimi, taşkın risklerinin önlenmesi ve dere yataklarının korunmasına yönelik tedbirler de görüşüldü. Kültür ve turizm hizmetlerinin desteklenmesi, kültür varlıklarının korunması ve turizm faaliyetlerinde kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi konularının da gündeme geldiği toplantıda aile ve sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi, dezavantajlı gruplara yönelik hizmetler, tarım ve orman hizmetlerinin yürütülmesi ile gıda güvenliği ve tarımsal arazilerin korunmasına yönelik çalışmalar değerlendirildi. Toplantıda ayrıca sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili yürütülen çalışmalar, metruk binalara yönelik tedbirler ve şehirde huzur ile güvenliğin sağlanmasına yönelik kurumlar arası iş birliği konuları ele alındı.
13 Mart 2026 Cuma - 22:28 AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: "Kayseri her şeyin öncüsü oldu" AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "Kayseri her şeyin öncüsü oldu. İlk defa Türkiye’de küçük sanayinin yapıldığı yer Kayseri sanayisidir. Yine Türkiye’de en büyük organize sanayi bölgelerinden birisi Kayseri’de kuruldu" dedi. Kayseri’de KUMSmall AVM’de düzenlenen iftar programına, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, KUMSmall AVM Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, protokol üyeleri ve sanayiciler katıldı. İftarın ardından açılış konuşmasını yapan KUMSmall Alışveriş Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya, "Ramazan ayı, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel hissedildiği zaman dilimlerinden biridir. Bu akşam aynı sofrada bir araya gelmiş olmamızın da bu ruhu daha da güçlendirdiğine inanıyorum. Bu şehir, üreten insanların şehridir. Bu şehir, birlik olduğunda neler olabileceğini defalarca göstermiş bir şehirdir. İnanıyorum ki Kayseri, birlikte çalıştığında büyümeye, ilerlemeye ve Türkiye’ye değer katmaya devam edecektir. Sizlerin desteği ve bu şehrin güçlü ruhuyla daha nice güzel projelerde birlikte olacağımıza yürekten inanıyorum" dedi. AVM’nin kuruluşunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın desteklerini anlatan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "Buradan Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerimizi sunuyorum. O dönemde Türkiye’de ilk defa iş yerlerinin yapılmasını, AVM’lerin ortaya konulmasını TOKİ vasıtasıyla Kayseri gerçekleştirdi. 2009 yılında Ercan Bey, geldiler ve Cumhurbaşkanımıza bu konuyu arz ettik. Cumhurbaşkanımız dedi ki: ‘Konut yapıyoruz.’ ‘Cumhurbaşkanım, burada yapacağımız iş yerlerinde çalışacak insanlar TOKİ’nin evlerine talip olacak ve orada oturacaklar. Onlara ev alma imkânını elde edeceğiz’ dediğimizde ‘Tamam’ dedi. 15 yıl vadeli, Toplu Konut İdaresi tarafından yapılan ve Türkiye’ye kazandırdığımız en önemli tesislerden birisi bu oldu. Yine güneş enerjisini, yenilenebilir enerjileri hayata yeni geçirdiğimiz dönemlerde, KUMSmall yapılırken, ‘Üzerine de güneş panelleri koyalım’ dedik. Ama dükkânların hepsi ayrı ayrıydı. O dönemin Enerji Bakanına da teşekkür ediyorum. Türkiye’de yine ilk defa kooperatif olarak güneş panelinin olmasına, oluşmasına ve kooperatifler adına bu şekilde yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanma imkânını sağlamış olduk. Ercan Bey bugün diyor ki: ‘AVM’nin en büyük sıkıntısı enerji.’ İnşallah bu binanın üzerine de 7,5 megavatlık bir enerji santralini, güneş panelini koyabilirsek ve bununla ilgili engelleri aşabilirsek, AVM’deki kardeşlerimiz de daha imkânlı ve daha verimli bir şekilde işlerini devam ettirecekler" ifadelerini kullandı. "Kayseri her şeyin öncüsü oldu" Kayseri’nin sanayi de öncü bir il olduğunu dile getiren Elitaş, "Yine bu dönem yapmaya çalıştığımız, Ankara ile Adana yolunun arasında bir arazi aldık. Toplam 2 milyon 700 metrekarelik bir arazi. Burada yolları ve sosyal donatıları ayırdıktan sonra, bin civarında 800 ile 1000 metrelik iş yeri ortaya çıkacak. İnşallah onunla ilgili çalışmalarımıza da devam ediyoruz. Umuyorum 3 yıl içerisinde o bölgede de mobilya üzerine yapılan bin metrelik bir sanayi sitesi ortaya çıkmış olacak. Son yıllarda Kayseri’ye önemli katkılar sağladık. Hakikaten yapılan eserler çok önemli. Kayseri her şeyin öncüsü oldu. İlk defa Türkiye’de küçük sanayinin yapıldığı yer Kayseri sanayisidir. Yine Türkiye’de en büyük organize sanayi bölgelerinden birisi Kayseri’de kuruldu. Türkiye’nin ilk OSB’si 1961 yılında kurulan Bursa Organize Sanayi Bölgesi’dir. Daha sonra gelen 3. veya 4. organize sanayi bölgesi de Kayseri’dedir. 1976 yılında faaliyete geçmiş ve bugün 1500 sanayi tesisinin bulunduğu bir OSB hâline gelmiştir. İlklerin şehri hep Kayseri’dir. Türkiye’de 3. serbest bölge Kayseri’de kuruldu. 1.’si Mersin Serbest Bölgesi, 2.’si Ege Serbest Sanayi Bölgesi, 3.’sü ise Kayseri Serbest Bölgesi’dir. Bu birlik ve beraberlik içinde yaptığımız, aynı hedef doğrultusunda koştuğumuz tüm siyasi partiler ile birlikte, özellikle son zamanlarda Cumhur İttifakı ile birlikte yaptığımız faaliyetler çerçevesinde tüm Türkiye’de olduğu gibi Kayseri’de de çok önemli hizmetlere imza atıyoruz" diye konuştu. Basın mensuplarının pastırma, sucuk ve mantıyla ilgili yanlış bir algı oluşturabilecek konuları gündeme getirmesinin vatandaşlık görevi olduğunu belirten Elitaş, "Değerli sanayiciler, yaptığımız iş önemli bir iş. Her şeyin kalitelisini yapmamız lazım. Bugün Türkiye nasıl dünyada kaliteli ürünleriyle başka ülkelerle rekabet edebilir hâle geldiyse; başka ülkelerde işçilerin aylık geliri ortalama 80 dolar iken Türkiye’de asgari ücret 650 dolar civarında olmasına rağmen onlarla rekabet edebiliyorsak, bu kalitemizin işidir. Ürettiğimiz ürünleri kaliteli hâle getirmemiz gerekiyor. Kayseri’nin en önemli değerlerinden mantısı, pastırması ve sucuğu geleneksel varlıklarımızdır ve yıllar itibarıyla örneklerimizdendir. Ne olur basınımız; kalitesiz iş yapanlar varsa, bizim haklı gururumuzu haksız hale getirecek bir durum ortaya çıkarsa, bizim ünümüzü, dünya çapındaki değerimizi, uluslararası normlara ulaşmış Kayseri pastırmamıza, sucuğumuza, mantımıza yanlış bir algı oluşturabilecek bir şey yapılırsa bunu gündeme getirsin. Bu bizim vatandaşlık görevimizdir, Kayseri olarak görevimizdir" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 22:24 Muğla MÜSİAD’dan ‘Geleneksel İftar Programı’ Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Muğla Şubesi tarafından Ramazan ayı geleneksel iftar buluşması Muğla Sanayi ve Ticaret Odası salonunda gerçekleşti. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ve MÜSİAD üyelerinin katıldığı iftar programı Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. İftar programında konuşan MÜSİAD Muğla Şube Başkanı Nevzat Aykaç, mübarek Ramazan ayının bereketi ve huzurunu paylaşmak için düzenledikleri iftar programında birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Aykaç, "Ramazan; sadece oruç tuttuğumuz bir ay değil, aynı zamanda kalplerimizin birbirine daha çok yaklaştığı, paylaşmanın çoğaldığı, müstesna bir zaman dilimidir. Bu ay, bize dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin en güzel örneklerini hatırlatır. Bugün burada, kıymetli misafirlerimizle birlikte aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşarken, bu akşamın en kıymetli misafirleri ise Sevgi Evlerimizden gelen sevgili çocuklarımızdır. Sizler bizim geleceğimizsiniz, şunu bilmenizi isteriz ki; sizler bu ülkenin sahipsiz değil, bilakis sevgiyle kuşatılmış evlatlarısınız. Sizlerin iyi şartlarda büyümesi, güçlü ve mutlu bireyler olarak hayata hazırlanması hepimizin ortak sorumluluğudur. Sizlerin gülümsemesi, bizim için en büyük mutluluktur. Bizler, iş dünyasının temsilcileri olarak sadece üretmeyi, çalışmayı ve büyümeyi değil; aynı zamanda paylaşmayı, toplumsal sorumluluğu ve dayanışmayı da görev biliyoruz. MÜSİAD ailesi olarak inancımız şudur ki; güçlü ekonomi güçlü toplumla, güçlü toplum ise birbirine sahip çıkan insanlarla mümkündür. Bu yüzden bugün burada kurduğumuz iftar sofrası, yalnızca bir yemek sofrası değildir. Bu sofra; gönüllerin birleştiği, kardeşliğin büyüdüğü, sevginin paylaşıldığı bir birlik sofrasıdır. Bu güzel akşamda teşrifleriyle güç ve destek veren Sayın Valimize, kıymetli Milletvekilimize, değerli üyelerimize ve Sevgi Evlerimizin kıymetli çocuklarına teşekkür ediyorum. Katılımlarınızla bu programı anlamlı kıldınız. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin. Ramazan ayının ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum" dedi. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ülkemizin son yıllarda gerçekleştirdiği ekonomik ve sanayi hamlelerinde Türk iş adamlarının alın teri bulunduğunu belirtti. Vali Akbıyık, MÜSİAD’ın, ülkemizin ekonomik bağımsızlığı için Türk ekonomisinin lokomotifi durumunda olduğunu belirterek, "Yerli ve milli sanayimiz ile Türkiye yüzyılı hedefine ulaşmasında siz değerli işadamlarımızın katkısı çok büyüktür. Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan ayı ve bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini içinde barındıran bu mübarek ayın hepimize hayırlar getirmesini dilerim" dedi.
Rektör Çolak: "Kadınlar ülkemizin geleceği için çok önemli bir rol oynuyor"
08 Mart 2026 Pazar - 10:16 Rektör Çolak: "Kadınlar ülkemizin geleceği için çok önemli bir rol oynuyor" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, "Kadınlarımız ülkemizin refahı ve mutluluğu için çalışırken, aynı zamanda yetiştirdikleri nesillerle de ülkemizin geleceğinin şekillenmesinde çok önemli bir rol oynuyor" dedi. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Rektör Çolak, 8 Mart tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınların eşitlik, daha iyi çalışma ve yaşama şartları elde etme yolunda verdikleri mücadelenin bir simgesi olduğunu vurguladı. Kadınların bilimden sanata, spordan edebiyata, siyasetten iş dünyasına kadar hayatın her alanında katkı sunduğunu belirten Çolak, "Kadınlarımız ülkemizin refahı ve mutluluğu için çalışırken, aynı zamanda yetiştirdikleri nesillerle de ülkemizin geleceğinin şekillenmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır. Kadın haklarının geliştirilmesi yolunda alınan tüm mesafeye rağmen kadına yönelik her türlü şiddet önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Kadına yönelik şiddetin engellenmesi konusunda başta eğitimcilerimiz ve hukukçularımız olmak üzere toplumumuzun her kesimine önemli görevler düşmektedir. Kadınların şiddete maruz kalmadıkları; ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda etkinliklerini daha da artırdıkları, toplumda daha görünür ve güçlü oldukları bir dünyaya ulaşmak temennisiyle Üniversitemizde görev yapan tüm kadın personelimizin ve tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı.
’Kadın işi değil’ diyenlere inat önce patron, sonra başkan oldu
08 Mart 2026 Pazar - 10:16 ’Kadın işi değil’ diyenlere inat önce patron, sonra başkan oldu Gaziantep’te yaşayan Ayşe Pınar Tümüklü, mobilyacılık mesleğine adım attığında çevresinden "Kadınsın, yapamazsın" ve "Kadından mobilyacı mı olur" söylemlerine aldırmadı, azim ve gayretle yoluna devam ederek hem patron hem de başkan oldu. Orman Endüstri Mühendisi 44 yaşındaki Ayşe Pınar Tümüklü, 16 yıl önce çalıştığı mobilya fabrikası iflas edince kendi iş yerini kurmaya karar verdi. Çevresindekilerin "Mobilyacılık kadın işi değil" ve "Kadından mobilyacı olmaz" diyenlere kulak asmayan Tümüklü, toplumsal ön yargıları yıkarak büyük bir başarıya imza attı. Yıllar içinde edindiği deneyimle kendi işletmesini kuran Tümüklü, hazır mobilya satışı üzerine açtığı ilk atölyesinin yanında üretime de başladı. İşletmesinde zamanla marangozluk becerilerini de geliştiren Tümüklü, kendi işletmesinde kesimden döşemeye kadar tüm işlemleri tek başına yapıyor. Önce patron, sonra başkan oldu Toplumsal önyargılara rağmen hayalini kurduğu mobilyacılık mesleğinde büyük başarılara imza atarak kendi işinin patronu olan Tümüklü, azmi ve kararlılığı sayesinde önce patron, sonra da başkan oldu. Gaziantep Mobilya İhracatçılar Birliği Derneği ve Oğuzeli ilçesine kurulacak Mobilya Kent’in kooperatif başkanlığını da yürüten Tümüklü, kentin önemli odalarından olan Gaziantep Mobilyacılar Odası’nın ilk kadın adayı oldu. Gaziantep’i mobilya üretiminin merkezi yapmayı hedefliyor 12 Şubat’ta yapılan olağan genel kurulda aldığı yüksek oyla odanın 20 yıllık eski yönetimini geride bırakarak yeni başkan seçilen Tümüklü, meslektaşları için girdiği bu zorlu yolda Gaziantep’i mobilya üretiminin merkezi yapmayı hedefliyor. Mesleğe ilk adım attığında "Kadından mobilyacı mı olur" diyen erkek meslektaşlarının da desteğiyle başkan olan Tümüklü, yaptığı ihracatla hemcinslerine örnek oluyor. Kendi markasını oluşturan, iç piyasanın yanı sıra 8 ülkeye de ürün ihracatı gerçekleştiren Tümüklü, azmi, çalışkanlığı ve başarılarıyla hemcinslerine de örnek oluyor. "20 yıldır bu sektördeyim" Orman Endüstri Mühendisi olduğunu belirten Tümüklü, "2005 yılında mezun oldum. 2006 yılında da mobilya üretimine dahil oldum. 20 yıldır bu sektördeyim ve 20’nci yılımız inşallah bitiyor. Mobilya üretimi yapıyorum. Orman Endüstri Mühendisi olduğum için sektör alanlarımız mobilya üzerinedir. Ben de bundan dolayı mobilya üretimini seçtim. Mobilya üretiminde çalıştığım ve mobilyacı olduğum için çok mutluyum. Kadın bir mobilyacı olduğum için çok mutluyum. Ben bu işe üretimle başladım. Zaten stajlarımı da Türkiye’nin en iyi firmalarından biri olan mobilya üreticileriyle yaptım. Amacım meslekle ilgili iyi deneyimler sahibi olmaktı. Stajlarda bize öğretilen bilgiler bizim için kıymetli. Öğrenci arkadaşlarımız aslında stajları çok önemsemiyorlar ama staj dönemi insan hayatına yön veren önemli bir basamaktır. Geçmişte büyük bir firmada staj yaptım, mobilya sektörüne ilk adımımı orada attım" dedi. "Kadınları temsil ediyoruz" 2006 yılında Gaziantep’e geldiğini ve 2010 yılında üretime başladığını belirten Tümüklü, "İlk etapta ’kadından mobilyacı mı olur’ diyorlardı. Erkeklerin egemen olduğu bir sektör olduğu için ve kadın olduğumuz için buna benzer söylemler oluyordu. Fakat dünya garip bir dünya, 2006 yılında ’kadından mobilyacı mı olur’ diyen Gaziantep’imizin değerli esnafı şu anda bizi mobilyacılar oda başkanı olarak seçtiler. Hem de Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde kurulan Mobilya Kent projemiz var. Mobilya Kent’in de kooperatif başkanlığını yapıyorum. Tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Zamanla insanlarda bakış açısı tamamıyla değişiyor. Benim imalathanemde çalışan kadınlar var ve kadınların sayısı artacak diye düşünüyorum. Bizler üretici de olsak esnafımızı ve kadınları temsil ediyoruz" şeklinde konuştu. "Üretmeye ve çalışmaya devam edeceğiz" İlk şirketini 2008 yılında kurduğunu belirten Tümüklü, "2010 yılında üretime başladım. 2010 yılından beri üretim yapmaya ve üretmeye devam ediyorum. İlk etapta 2010 yılında bir ülkeyle ihracata başladım. İlk olarak Irak’a ihracat yapıyordum. Şu anda 7-8 ülkeye ihracatımız var. Bir kadın girişimci olarak üretmeyi seviyorum. Kalifiye eleman bulmakta ciddi sıkıntı yaşadığımız için teknolojisi gelişmiş makinelere yatırım yaptık. Şu anda son teknoloji makinelerle üretim yapmaktayız. Üretmeye ve çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Ülkemizin üreten kadınlara ihtiyacı var" Kadınları mobilya sektöründe görmek istediğini belirten Ayşe Pınar Tümüklü, "Mobilya sektörü kadınlara hitap ediyor. Kadınlar evin içerisinde de en çok mobilya ile meşgul olduğu için üretimlerde de kadınların artması gerektiğini düşünüyoruz. Gaziantep Mobilyacılar Oda seçiminde başkanlığı kazandım. 20 yıllık mevcut yönetimden sonra bir kadın olarak başkanlığı kazandım. Türkiye’de mobilya sektöründe ilk kadın başkan oldum. Bu da bizim için çok önemli ve gurur verici. Bizler kadınlarımızı bu sektöre davet ediyoruz, çekinmesinler. Kadınlar güçlüler ve kadınlar istedikleri her şeyi yapabilirler. Bizim üreten kadınlara ihtiyacımız var. Ülkemizin de üreten kadınlara ihtiyacı var. Cinsiyet ayrımı yapmıyoruz. Fakat bütün ülkenin üretmesi gerekiyor" diye konuştu.
90 yaşındaki nenesiyle şiddete dikkat için Düzce’yi dolaştı
08 Mart 2026 Pazar - 10:12 90 yaşındaki nenesiyle şiddete dikkat için Düzce’yi dolaştı Düzce’de sosyal medya içerik üreticisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla 90 yaşındaki babaannesiyle birlikte kadına yönelik şiddete dikkati çekmek amacıyla trafikte farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Sosyal medyada çektiği videolarla tanınan Muhammed Bişgin, otomobilinin arka camına "Bu 8 Mart milat olsun. Kadına şiddet son bulsun. Sen de 1 kornayla destek ol. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun" yazısı asarak 90 yaşındaki babaannesi Hayriye Bişgin ile trafiğe çıktı. Şehir merkezinde tur atan ikilinin aracındaki yazıyı okuyan diğer sürücüler, korna çalarak kampanyaya destek verdi. Trafiğin durduğu anlarda aracından inen Bişgin, çevredeki kadın sürücülere karanfil hediye ederek günlerini kutladı. Eşini 10 yıl önce kaybeden Hayriye Bişgin, 60 yıllık evlilik hayatı boyunca eşinden hiçbir zaman şiddet görmediğini vurgulayarak, erkeklere kadınlara yönelik şiddete son vermeleri çağrısında bulundu. Son dönemde yaşanan şiddet olaylarına tepki göstermek için böyle bir etkinlik düzenlediklerini dile getiren Muhammed Bişgin, şöyle konuştu: "Kadına şiddetin önüne geçilsin. Ne gerek var? Hepimiz bu dünyada yaşıyoruz. Kadınlara şiddet uygulamayalım. Kadına şiddete karşı dikkat çekelim istedik. Son dönemlerde gerçekten çok fazla arttı. Görüyorsunuz yaşlılarımız yıllarca evli kalmış. Babaannem 90 yaşında. Dedem vefat etti ama nenem hala ilk günkü aşkla dedeme bağlı. Herhangi bir şiddet ya da kötü şeyler olmamış ama günümüzde insanlar hemen şiddete başvuruyorlar."
20 yaşındaki kule vinç operatörü olan genç kız, ekmeğini gökyüzünden kazanıyor
08 Mart 2026 Pazar - 10:05 20 yaşındaki kule vinç operatörü olan genç kız, ekmeğini gökyüzünden kazanıyor -Annesinin tavsiyesiyle 20 yaşında kule vinç operatörü olan Mera Coşkun, metrelerce yükseklikte çalışarak, ekmeğini gökyüzünden kazanıyor. Ankara’da yaşayan 20 yaşındaki Mezra Coşkun, annesinin tavsiyesiyle yöneldiği kule vinç operatörlüğünde yaklaşık 2 yıldır çalışıyor. Ortalama 110 metre yüksekliğe ulaşan kule vinçlerde görev yapan Coşkun, yüksek risk ve dikkat gerektiren zorlu mesleğini başarıyla sürdürüyor. Çoğunlukla erkeklerin çalıştığı inşaat sektöründe çalışmanın gurur verici olduğunu belirten Coşkun, kendisi gibi diğer kadınların da başarılı olabileceğini belirterek tüm kadınlara cesaret vermek istediğini söyledi. "Annem her zaman arkamda durdu" Annesinin tavsiyesi üzerine kule vinç operatörü olduğunu aktaran Mezra Coşkun, "Yaklaşık 2 yıldır kule vinç operatörüyüm. Bu mesleğe atılmamın en büyük nedenlerinden bir tanesi de annem oldu. Annem zamanında sosyal medyadan bana kule vinç videosu gösterip, tam sana göre iş demişti. O günden sonra hep aklımda kaldı ve bu işi yapmak istediğimi söyledim. Annem her zaman arkamda durdu. Kadının inşaatta ne işi var, boşu boşuna uğraşmayın denilmesine rağmen annem bana yaparsın dedi ve ben de hep yapacağımı söyledim. Kendi çevreme kule vinç operatörü olmak istiyorum dediğimde, ’bana sen daha vincin altından bile geçemezsin’ dediler. Ama şu an ise çok güzel projelerde yer aldım ve bundan da çok gurur duyuyorum" dedi. "20 yaşında kule vinç operatörüyüm dediğimde bana inanmıyorlar" Daha önce 110 metre yüksekliğindeki vinçler de dahil olmak üzere çeşitli kule vinçler kullandığını belirten Coşkun, şu ifadelere yer verdi: "Bu işin avantajlarından biri de insanların seni parmakla göstermesi ve diğer kadınlara cesaret vermesi. Bu durum gerçekten hoşuma gidiyor. İşin zor yönleri ise şantiye ortamında çamura, strese maruz kalmak. Sabah vince çıktıktan sonra bir daha inmiyorum. Çünkü merdivene tırmanıp inmem biraz yorucu oluyor. Genelde sabah 08.00, akşam 17.00 arası kule vincin içerisinde duruyorum. Kullandığım bu vinç 35 metre ama daha önce 110 metre olan vinçte de çalıştım. Vincin çalışma alanına göre de vincin zorlukları değişir. 20 yaşında kule vinç operatörüyüm dediğimde bana inanmıyorlar. İnananların da tepkileri çok fazla oluyor. Bu durum hoşuma gidiyor ama inanmamaları az da olsa üzücü oluyor" diye konuştu. "Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" Coşkun, iş hayatında kadınların daha fazla yer almasını istediğini ifade ederek, "Erkeklerin ele aldığı işlerde kadınları görmekten o kadar memnun oluyoruz ki, bu tarz yerlerde kadınları daha çok görmek istiyoruz. Bu yüzden kadınlara desteğim sonsuzdur. Hayallerinizi peşinden koşun, önyargılara takılmayın. Çünkü biz kadınlar istesek her şeyi yaparız. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum" şeklinde konuştu.
Atakum’da ‘Kadınım Haklarımı Biliyorum’ yarışmasıyla kadın haklarına dikkat çekildi
08 Mart 2026 Pazar - 09:59 Atakum’da ‘Kadınım Haklarımı Biliyorum’ yarışmasıyla kadın haklarına dikkat çekildi Samsun’un Atakum Belediyesi, tarafından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen ‘Kadınım Haklarımı Biliyorum’ yarışmasıyla kadın haklarına dikkat çekildi. Atakum Belediyesi ve Atakum Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen 8 Mart etkinlikleri kapsamında Özgecan Kadın Danışma Merkezinde, ‘Kadınım Haklarımı Biliyorum’ yarışması gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu yarışmada, katılımcılar üçer kişilik gruplar halinde yarıştı. Kadın haklarına dikkat çekmek ve bu konuda kadınları bilinçlendirmek için düzenlenen organizasyonun jüri üyeleri Atakum Belediyesi Kadın, Çocuk ve Cinsiyet Eşitliği Komisyon üyeleri Hava Kocakaya, Vildan Kumbasar, Kurum Avukatı Kamile Karakçı, CHP Parti Meclis Üyesi Nazan Güneysu, Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı Av. Hale Günaydın ve Av. Ayşe Mine Durmaz’dan oluştu. Kadın haklarının tarihçesinden güncel konulara geniş içeriğiyle dikkat çeken yarışmada katılımcılar bilgilerini sergilerken, heyecanlı anlar yaşadı. Çekişmeli geçen etaplar sonucunda yarışmanın şampiyonları belirlendi. Kadınlara yönelik eğitim, ekonomik, sağlık gibi alanlarda projeler hayata geçiren Heykeltraş Füsun Yalçın, özel olarak hazırladığı plaketleri finalistlere takdim etti. Şampiyon olan grubun üyeleri 5 bin TL hediye çeki ile ödüllendirilirken, 2 ve 3. grup yarışmacıları Çakırlar Korusu Tesisi’nin manzarasında kahvaltı kazandı. CHP Parti Meclis Üyesi Nazan Güneysu, organizasyonun önemine değindiği konuşmasında kadına şiddet olaylarına tepki gösterdi. Güneysu, "Bizler el ele tutunmak zorundayız. Omuzlarımızdan ip geçmeyecek kadar birbirimize yapışmak zorundayız ki kimse bizi yıkmasın. Biz çok güçlüyüz" İfadelerini kullandı. Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyon Başkanı Av. Hale Günaydın ise, "Organizasyonu düzenleyenlere çok teşekkür ediyoruz. Sorular hazırlanırken, hukukçu olarak endişeliydik ama sorular çok güzel hazırlanmış. Yarışmacılar da bazı sorular zor olduğu halde, doğru cevaplandırdı" dedi.