POLİTİKA - 13 Mart 2026 Cuma 19:08

Bakan Yumaklı: "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok" dedi.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi ziyarette bulunmak için Gümüşhane’ye geldi. İlk olarak Gümüşhane Valiliğini ziyaret eden Bakan Yumaklı program kapsamında sırasıyla AK Parti Tekke Belde Başkanlığı, Gümüşhane Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, AK Parti İl Başkanlığı, MHP İl Başkanlığı ve Gümüşhane Belediyesi’ni ziyaret etti. Sektör Paydaşları Toplantısı’na katılan Bakan Yumaklı gündeme dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasına İlber Ortaylı için başsağlığı dileyerek başlayan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Buraya gelirken ülkemizin yetiştirdiği çok önemli değerlerden, çok kıymetli tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefat haberini aldım. Rabbim kendisine rahmetiyle muamele eylesin. Gerçekten bazen toplumda kayıplar olur, üzüntü tarif edilir gibi değildir. Çünkü sadece bir vatandaşımızın, bir insanımızın hayatını kaybetmesi değil; bir değerin gitmesidir. Ama ben inanıyorum ki İlber Ortaylı hocamızın yetiştirmiş olduğu öğrencileri de bu ülkeye nice İlber Ortaylılar hediye etmiş olacaktır. Ben tekrar kendisine Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum. Sevenlerine, yakınlarına ve ailesine de başsağlığı diliyorum" dedi.



"Risklere karşı yol haritalarımızı belirledik"


İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaş ile birlikte ortaya çıkabilecek riskler noktasında yol haritalarının belirlendiğini ifade eden Bakan Yumaklı, "Dünyada yaşanan gelişmeleri hakikaten takip etmekte hepimiz zorlanıyoruz. ‘Yeni normal’ dediğimiz unsurlar artık bizi bütün alışkanlıklarımızdan başka yerlere doğru getirmiş durumda. Elbette ki tarım ve orman sektörü, yani tarım, orman ve su olarak ifade ettiğimiz bu sektör, yeni normal dediğimiz bu unsurlardan çok yakından etkilenmeye başladı. Önce pandemi vardı. Daha sonra hâlâ 5 yıldır devam eden bir Rusya-Ukrayna savaşı var. Suriye’deki iç savaş devam ediyor. Daha sonrasında herkesin ‘Hakikaten bu kadar da olur mu?’ dediği Venezuela’daki hadiseler oldu. En son ise bugün İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaşa şahit oluyoruz. Biz elbette devlet olarak, hükümet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde bütün riskli alanları önceden değerlendirerek herhangi bir riskin ortaya çıkma ihtimalinde ne yapacağımızı belirlemiş durumdaydık. Her bir riskin ortaya çıkma ihtimali değerlendirildikten sonra yol haritalarımızı belirlemiş olduk" diye konuştu.



"Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok"


İran, Amerika ve İsrail arasındaki savaşla birlikte gübre ve gübre hammaddeleri tedariki ile ilgili tedbirlerin önceden alındığını ve herhangi bir olumsuzluk olmadığını belirten Yumaklı, "Özellikle İran ile Amerika ve İsrail arasındaki savaş sonrasında Türkiye’de ‘Acaba yeteri kadar gübre ya da gübre hammaddesi var mı, olacak mı? Bir sıkıntı yaşayacak mıyız?’ konusu konuşuldu. Ben şunu ifade etmek istiyorum; gübre ve gübre hammaddeleri tedarikimizi zaten yapmıştık. Bunu tekrar ifade etmek isterim. Hatta Cumhurbaşkanımız da kabine toplantısı sonrasında bunu tekrar dile getirdi. Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok. Bu kapsamda arzı artırma yönünde bazı tedbirler de aldık. Bunlar zaten bizim planladığımız hususlardı. Alternatif ülkelerden gübre tedarikinin gerçekleştirilmesi için Ticaret Bakanlığımızla birlikte karar alarak bazı ülkelere uyguladığımız gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz bazı gübre çeşitlerinin ihracatını durdurduk. Böylelikle bu ürünlerin yurt içerisinde daha fazla kullanılmasını sağlamış olduk. Antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden transit ticaretini ve yeniden ihracını da bu vesileyle durdurmuş olduk. Son olarak aldığımız başka bir tedbirle, 10 yıldır kullanımı yasak olan amonyum nitrat gübresinin tarımda kullanımına geçici olarak izin verdik. Bütün bu uygulamaların tamamı Çiftçi Kayıt Sistemi ve Gübre Takip Sistemi üzerinden takip edilecek. Amonyum nitratla ilgili olarak da söylüyorum; 30 Mayıs’a kadar takip edeceğiz. Ülkemizin etrafındaki bu ateş çemberinden bizler, Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde en az etkilenecek şekilde tedbirlerimizi alıyoruz. Tarımsal üretim açısından ve gıda arz güvenliği açısından hiçbir problemimiz yoktur; altını çizerek ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.



Bakan Yumaklı: "Gübre stoklarımızda herhangi bir problem yok"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Batı Karadeniz’in birlik ruhu İstanbul’da aynı sofrada buluştu Kastamonulular Platformu ve Batı Karadeniz Konseyi’nin düzenlediği iftar programı, Batı Karadenizli hemşehrilerin güçlü birlikteliğini ortaya koyan anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Kastamonulular Platformu ve Batı Karadeniz Konseyi tarafından, Batı Karadeniz’in önde gelen 11 sivil toplum kuruluşunun da desteği ile düzenlenen iftar programı geniş katılımla gerçekleşti. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen program; siyaset, bürokrasi, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini aynı sofrada bir araya getirdi. Programa Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, eski İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu, eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, eski Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Kastamonu, Karabük ve Düzce belediye başkanları, çok sayıda milletvekili, bürokrat, iş insanı ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı Karadeniz’in birlik ve beraberliğini tebrik ettiği telgrafı ile başlayan program, coşkulu bir kaynaşma ruhu ile devam etti. Protokol konuşmaları özellikle milletin birlik ve beraberliğine değindi. Programın ev sahipliğini yapan Batı Karadeniz Konseyi İstanbul Başkanı ve Kastamonulular Platformu Başkanı Haydar Çolakoğlu, konuşmasında Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhunu güçlendiren özel bir zaman olduğunu vurguladı. İstanbul’da Batı Karadenizli hemşehrilerin güçlü bir dayanışma kültürü oluşturduğunu ifade eden Çolakoğlu, bu birlikteliğin yalnızca bugünün değil, geleceğin de en önemli teminatlarından biri olduğunu dile getirdi. İstanbul’daki seçmen kitlesinin yüzde 42’sinin Batı Karadeniz kökenli olduğuna ve bu büyük kitlenin yüzde 12’sini Kastamonuluların oluşturduğuna dikkat çeken Çolakoğlu, metropolde omuz omuza sergilenen bu duruşun aynı zamanda İstanbul’un da en büyük teminatı olduğunu ifade etti. Geçmişte söylenen "İki şehir, tek yürek" vizyonunun artık daha da büyüyerek "İstanbul ve Batı Karadeniz tek yürektir" noktasına ulaştığını belirten Çolakoğlu, Üsküdar’a kadar köklü bir Batı Karadeniz bağının varlığına vurgu yaptı. Batı Karadeniz’in yalnızca bir coğrafi bölge değil; vatan sevgisi, çalışkanlık ve dayanışma kültürüyle yoğrulmuş güçlü bir değerler bütünü olduğuna dikkat çeken Çolakoğlu, Kastamonu’nun tarih boyunca devletine ve milletine bağlılığıyla öne çıkan bir şehir olduğunu belirtti. İstiklal Harbi’nde nüfusuna oranla en fazla şehit veren illerden biri olan Kastamonu’nun bu yönüyle Türkiye’nin çimentosu niteliğinde olduğunu ifade eden Çolakoğlu, bölgenin tarihsel mirasının bugün de aynı bilinçle yaşatıldığını vurguladı. Bu mirası detaylandıran Çolakoğlu, İstiklal Madalyası’na sahip tek ilçe olan İnebolu’nun kahramanlıklarına değinerek, o topraklarda yaşayanların vatan müdafaası için tereddütsüz cepheye koştuğunu hatırlattı. Ayrıca, Batı Karadeniz’in Fatih Sultan Mehmet Han’dan Enver Paşa’ya, Şehit Şerife Bacı’dan Halime Çavuş’a kadar, devleti ve milleti dara düştüğünde daima saf tutan nice önemli değerler yetiştirdiğini sözlerine ekledi. İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümüne de değinen Haydar Çolakoğlu, Mehmet Akif Ersoy’un "Korkma" nidâsıyla başlayan dizelerinin milletin bağımsızlık iradesini ve ortak değerlerini temsil ettiğini belirtti. Kastamonulular Platformu ve Batı Karadeniz Konseyi’nin hedeflerine de değinen Çolakoğlu, hemşehriler arasındaki dayanışmayı güçlendirmeyi, bölgenin sosyal ve ekonomik gelişimine katkı sağlamayı ve gelecek nesillere daha güçlü bir Batı Karadeniz bırakmayı amaçladıklarını söyledi. Bu süreçte gençlerin dinamizmi ve kadınların vizyonunun önemli bir güç kaynağı olduğunu vurguladı. Bin kişiyi aşan yoğun katılımın olduğu iftar programı, Ramazan ayının birlik ve kardeşlik ruhunu yansıtan güçlü mesajlarla sona erdi. Programda verilen ortak mesaj ise Batı Karadeniz’in köklü değerlerinden aldığı güçle Türkiye’nin geleceğine katkı sunmaya devam edeceği yönünde oldu.
Mardin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Terörsüz Türkiye ile kaynaklarımızı milletimizin refahı için kullanacağız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Mardin’de düzenlenen "Mardin İş Dünyası Buluşması" programında yaptığı konuşmada, küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini belirterek Türkiye’nin istikrarı ve öngörülebilir politikalarıyla bu süreçten güçlenerek çıkabileceğini söyledi. Kentteki bir otelde düzenlenen programda konuşan Yılmaz, dünyanın zor bir dönemden geçtiğini ifade ederek pandeminin ardından küresel ekonominin tam anlamıyla toparlanamadığını dile getirdi. Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin belirsizliği artırdığını belirten Yılmaz, ekonomide en olumsuz unsurun belirsizlik olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin bu ortamda avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Dört tarafımız ateş çemberiyken biz ülke olarak istikrarımızı, barışımızı ve huzurumuzu koruyoruz. Böyle dönemlerde öngörülebilirliği güçlü olan ülkeler daha güçlü çıkar" dedi. "Türkiye barış diplomasisini öne çıkarıyor" Türkiye’nin dış politikada barış diplomasisini öncelediğini ifade eden Yılmaz, Afrika’dan Orta Doğu’ya, Balkanlar’dan Rusya-Ukrayna savaşına kadar birçok bölgede diyalog ve arabuluculuk çabası yürütüldüğünü söyledi. Yılmaz, Türkiye’nin çatışma yerine müzakereyi savunan bir politika izlediğini belirterek uluslararası alanda barışın güçlenmesi için çaba gösterdiklerini kaydetti. "Terörsüz Türkiye sürecinde yeni aşamaya gelindi" İç politikada ise demokrasi ve kalkınmayı güçlendirecek adımlar atıldığını söyleyen Yılmaz, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda önemli ilerlemeler sağlandığını ifade etti. Mecliste farklı partilerin uzlaşmasıyla hazırlanan komisyon raporuna değinen Yılmaz, "Silahların gölgesinde olmayan demokratik siyaset daha da güçlenecek. Türkiye Yüzyılı’nda teröre ve şiddete yer yok" diye konuştu. "Mardin’in ihracatı 1 milyar dolara yaklaştı" Mardin’in Güneydoğu Anadolu’da önemli bir ticaret ve üretim merkezi haline geldiğini belirten Yılmaz, tarım, sanayi ve turizm alanlarında büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Son yıllarda bölgede önemli yatırımlar yapıldığını dile getiren Yılmaz, yalnızca Mardin’e son 23 yılda bugünün değerleriyle yaklaşık 386 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirildiğini ifade etti. Yılmaz, bölgenin ihracatındaki artışa da dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı: 2002’de tüm Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin ihracatı 700 milyon doların altındaydı. 2024 itibarıyla bölgenin ihracatı 12 milyar doların üzerine çıktı. Mardin’in ihracatı ise 1 milyar dolara yaklaştı. "Kamu ve özel yatırımlar birlikte büyümeyi sağlar" Kalkınmanın yalnızca kamu yatırımlarıyla gerçekleşemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, özel sektör yatırımlarının da aynı derecede önemli olduğunu belirtti. Yılmaz, "Bir ülkenin kalkınması kuşun iki kanadı gibidir. Bir tarafta kamu yatırımları, diğer tarafta özel yatırımlar vardır. İkisi birlikte olursa güçlü bir kalkınma sağlanır" dedi. Mardin’in turizmde de önemli bir ivme yakaladığını belirten Yılmaz, geçen yıl kente yaklaşık 3 milyon ziyaretçi giriş çıkışı olduğunu, 1 milyona yakın konaklama gerçekleştiğini söyledi. Konuşmasının sonunda iş dünyası temsilcilerinin görüş ve önerilerinin kendileri için önemli olduğunu ifade eden Yılmaz, toplantının basına kapalı bölümünde iş insanlarının sorularını dinleyeceklerini belirtti. Programa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Vali Tuncay Akkoyun, AK Parti Mardin milletvekilleri Faruk Kılıç ve Muhammed Adak, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ile AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu ve kentteki vatandaşlar katıldı. (SA)