SAĞLIK - 21 Ocak 2026 Çarşamba 09:32

Giresun’dan çölyak hastalığı ile ilgili dünya çapında bilimsel başarı

A
A
A
Giresun’dan çölyak hastalığı ile ilgili dünya çapında bilimsel başarı

Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Anabilim Dalı (ABD), çölyak ve inflamatuar bağırsak hastalıklarına yönelik bilim dünyasında ses getiren bir çalışmaya imza attı. Dünyada ilk kez çölyak hastalığına bağlı Arnold-Chiari malformasyonu vakası Giresun’da tanımlandı.


Gastroenteroloji ABD tarafından yapılan çalışmalar sonrasında hazırlanan "İnflamatuar Bağırsak Hastalıklarında Beslenme" kitapçığının Giresun İl Sağlık Müdürlüğü’nün katkıları ile Türkiye genelinde hastaneler ve ilgili kurumlar aracılığıyla hastalara ulaştırılması planlanıyor.


Hastane personeline tanıtımı yapılan kitapçığın, başta çölyak, ülseratif kolit ve Crohn hastaları olmak üzere, beslenme konusunda doğru ve sade bilgiye ulaşmayı hedefleyen bir hasta kılavuzu olduğu belirtildi. Görsellerle desteklenen kitapçıkta, hastaların anlayabileceği bir dil tercih edildiği belirtildi.


Çölyak Karadeniz’de Türkiye ortalamasının üzerinde


Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji ABD Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde inflamatuar bağırsak hastalıklarının Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde görüldüğüne dikkat çekti. Prof. Dr. Ahmet Cumhur Dülger "Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı bölgemizde, Anadolu’nun diğer kesimlerine kıyasla kat be kat fazla. Çölyak hastalığının Karadeniz Bölgesi’nde sık görülmesinin tarihsel beslenme alışkanlıklarıyla ilişkili bir tespittir. Yüz yıl öncesine kadar bölgemizde mısır ağırlıklı beslenme hakimdi. Daha sonra buğday ekmeğine geçişle birlikte çölyak hastalığında belirgin bir artış yaşandı. Bu durum, bölgemiz için adeta bir ‘mısırdan buğdaya geçiş fenomeni’dir. Hastalarımızın en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında beslenme geliyor. Bu ihtiyacı bilimsel ve pratik bir rehberle karşılamak istedik" dedi.


Giresun’da tanımlanan ilk vaka literatüre geçti


Prof. Dr. Dülger, çölyak hastalığına ilişkin yürüttükleri bilimsel çalışmaların ise uluslararası alanda yankı uyandırdığını belirterek dünyada ilk kez çölyak hastalığına bağlı Arnold-Chiari malformasyonu vakasını tanımladıklarını açıkladı.


Dülger, "Çölyak hastalığına bağlı olarak beyin sapındaki kemik dokunun erimesi ve beynin omurilik kanalına doğru yer değiştirmesiyle ortaya çıkan Arnold-Chiari malformasyonunu dünyada ilk kez Giresun’da saptadık. Bu vaka, Uluslararası Beyin Cerrahisi Dergisi’nde bu ay yayımlandı ve dünya literatürüne ‘ilk’ olarak girdi" diye konuştu.


Erken tanı ile ciddi sağlık sorunları önlenebilir


Çölyak hastalığının yalnızca sindirim sistemiyle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Dülger, erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekerek "Tedavisi tamamen diyetle mümkündür. Ancak erken tanı şarttır. Çölyak, boy kısalığı, nedeni bilinmeyen kansızlık, D vitamini eksikliği ve erken yaşta kemik erimesine yol açabilir. Çocukluk çağında yapılacak taramalarla, çocukların boyu 10-12 santimetreye kadar daha fazla uzayabilir" şeklinde konuştu.


Anadolu’nun buğdayın anavatanı olduğuna da işaret eden Dülger, "Çölyak hastalığı bir anlamda Anadolu’nun hastalığıdır. Bu alanda ne kadar çok bilimsel çalışma yapılırsa o kadar faydalıdır. Türkiye’de, hatta dünya çapında ses getirecek bir Çölyak Enstitüsü’nün kurulması en büyük temennimizdir" ifadelerini kullandı.


(AB-ÖS-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak. Nihai hedefimiz de 2053 yılında 28 bin 500 kilometrelere çıkarmak" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da Karayolları Genel Müdürlüğünde düzenlenen Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası’nın (İNTES) iftar programına katıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak kamu-özel işbirliği (KÖİ) projelerine devam edildiğini aktaran Bakan Uraloğlu, "Yüz yılda yapılabilecek işleri 23-24 yıla sığdırdık. Ulaştırma alanına şöyle bir baktığımızda 355 milyar dolarlık yatırım yaptığımızı söyleyebilirim. Gerçekten ülkemiz büyüklüğündeki bir ülkede bu zaman diliminde kıymetli yatırımları hayata geçirdik. Bugün Türkiye’de 70’e yakın kamu-özel işbirliği projesi bakanlığımızda yapıldı. Otoyol hizmet tesisleri bunların en küçükleridir. Bunların yapıldığı tarihteki tutarı yaklaşık 52 milyar dolar. Bugün yapmış olsaydık 92 milyar dolar. O günkü finansa ulaşma imkanlarını ortaya koyduğunuzda bugün onları yapmakta zorlanacağımız işler olarak değerlendirebilirdik ya da daha pahalıya yapmış olurduk. Burada 42 milyar dolarlık bir avantaj söz konusudur. Kamu-özel işbirliği projelerimize de bir taraftan devam ediyoruz. Bunların en büyüklerini siz biliyorsunuz; İstanbul Havalimanı’nı yaptık, İzmir-İstanbul Otoyolu’nu yaptık, Ankara-Niğde Otoyolu’nu yaptık, 1915 Çanakkale Köprüsü’nü yaptık, Avrasya Tüneli’ni yaptık. Memleketimizin her tarafında birçok işi ulaştırma ve karayolu alanında hayata geçirdik" açıklamasında bulundu. "Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak" Bakanlık olarak hedeflerinin demiryolu ağını 2053 yılında 28 bin 500 kilometreye çıkarmak olduğunu belirten Uraloğlu, "Demiryollarında yaklaşık 11 bin kilometre demiryolu ağımız vardı. 11 bin kilometre demiryolu ağını neredeyse yeniden yaptık. Yüzde 50’den fazlasını sinyalli ve elektrikli hale getirdik. 2 bin 251 kilometresi yüksek hızlı demiryolu olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre daha ilave ederek 14 bin kilometrelere çıkardık. Yapımı devam eden yaklaşık 4 bin 500 kilometreye yakın demiryolu ağımız var. Hedefimiz 14 bin kilometre olan demiryolu ağımızı 2028 yılında 17 bin 300 kilometrelere çıkarmak. Nihai hedefimiz de 2053 yılında 28 bin 500 kilometrelere çıkarmak. 2053 yılına geldiğimizde 48 saatte ülkemizin tamamını hızlı trenle dolaşıyor olacağız" diye konuştu. "Bayburt-Gümüşhane ve Yozgat havalimanlarını bu yıl içerisinde açacağız" Bakan Uraloğlu, Aydın Havalimanı’nın ticari uçuşlara hizmet verebilecek şekilde yeniden inşa edileceğini ifade ederek, "Havacılığa baktığımızda 26 tane aktif havalimanımız vardı, biz onu 58’e çıkardık. 16 tane yeni havalimanı yaptık, 16 tane havalimanını da ticari uçuşları açtık. Yeni havalimanı olarak her 1,5 yılda bir havalimanı yaptık. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda geçen yıl 40 milyon yolcu geçti. İstanbul Havalimanı’nda 80 milyon yolcu geçti, Türkiye’de de 240 milyonlara genel anlamda çıkmış olduk. Şu anda ülkemizde 800 civarında da ticari uçağın bulunduğunu belirtmek isterim. Yeni havalimanları da ihtiyaç oldukça yapmaya gayret ediyoruz ama artık ihtiyacımız genel anlamda karşılanmıştır diyebilirim. Bayburt-Gümüşhane ve Yozgat havalimanlarını bu yıl içerisinde açacağız. Trabzon’a yeni bir havalimanı yapacağız. En son Cumhurbaşkanımızla ziyaret ettiğimizde Aydın’daki havalimanının da ticari uçuşlara açılabilecek şekilde yeniden yapılmasını yine gündemimize almış olduk" şeklinde konuştu. "Gemisini projelendiren, üreten, işleten ve geri dönüşümünü yapan dünyadaki birkaç ülkeden biri olduk" Tersanecilik alanında Türkiye’nin dünyada önde gelen ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Uraloğlu, "Denizcilikte de liman sayımızı 150’lerden 217’lere çıkardık ve denizciliğimizi dünyadaki 10 büyük filodan bir tanesine sahip olur hale getirdik. 2 bin 200 civarındaki bir gemiyle dünyadaki 10 filodan bir tanesi olduk. Yat bağlama kapasitesinde 8 binlerden 25 binlere çıktık. 300 tane olan balıkçı barınağından 400’ün üzerine çıkmış olduk. Özellikle tersanecilik konusunda gemisini projelendiren, üreten, işleten ve geri dönüşümünü yapan dünyadaki birkaç ülkeden bir tanesi olduğumuzun altını çizmek isterim. Özellikli gemilerde Avrupa’ya ve dünyanın birçok yerine gemi sattığımızı ve balık çiftlikleri sattığımızı söylemek isterim" ifadelerinde bulundu. "5G teknolojisini 1 Nisan’da 81 ilimizde aktif hale getireceğiz" Türkiye’nin haberleşme alanında önemli bir seviyeye ulaştığını söyleyen Uraloğlu, "5G teknolojisini 1 Nisan’da 81 ilimizde aktif hale getireceğiz ve 2 yıl içerisinde de bütün ülkemizi kapsama alanı içerisine almış olacağız. Telekom’un imtiyaz hakkında 3 milyar dolar hazineye katkı ve 25 yıl boyunca da 17 milyar dolar yatırım zorunluluğu getirdik. Eğer o yatırım yapılmazsa, onu da hazineye aktarmak şartıyla beraber yaptık" diye konuştu.