KÜLTÜR SANAT - 05 Şubat 2026 Perşembe 14:36

Giresun’da kadınlara özel dayanışma mekanı

A
A
A
Giresun’da kadınlara özel dayanışma mekanı

Giresun’da kadınların sosyal, kültürel ve eğitsel faaliyetlerde bulunabileceği yeni bir yaşam alanı hizmete girdi. Çınarlar Mahallesi’nde açılan "Kadınlar Birlik Evi", mahalle kadınlarının buluşma noktası olacak.


Giresun Belediyesi ile Çınarlar Mahallesi Muhtarlığı iş birliğinde hayata geçirilen Kadınlar Birlik Evi, düzenlenen törenle kapılarını açtı. Açılışa Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Giresun Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu, mahalle muhtarı Canan Şahin ve çok sayıda mahalle sakini katıldı.


Kadınların hem sosyal hayata daha aktif katılmalarını sağlamak hem de ihtiyaç duydukları anlarda güvenli bir ortam sunmak amacıyla harekete geçtiklerini ifade eden Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, "Çınarlar Mahallemizdeki camide özellikle cenaze namazları sırasında yağmurda, soğukta beklemek zorunda kalan kadınlarımız için bir alan oluşturmak istedik. Bununla birlikte günlük yaşamda da bir araya gelebilecekleri, sosyal ve kültürel faaliyetler yapabilecekleri bir mekân olsun arzu ettik. Mahalle muhtarlığımızın talebi üzerine bu projeyi hayata geçirdik. Kadınlar Birlik Evi sadece belirli günlerde değil, yıl boyunca aktif olarak kullanılacak ve farklı etkinliklere ev sahipliği yapacaktır" dedi.


Çınarlar Mahallesi Muhtarı Canan Şahin ise merkezin kadınlar arasında dayanışmayı güçlendireceğini ifade ederek "Belediyemizle yaptığımız iş birliği sayesinde kadınlarımızın gün içerisinde uğrayabilecekleri, ücretsiz ikramlardan faydalanabilecekleri bir yer oluşturduk. Ayrıca zaman zaman düzenleyeceğimiz eğitici ve bilgilendirici etkinlikleri de burada gerçekleştireceğiz. Sadece mahalle sakinlerimize değil, tüm kadınlarımıza açık bir mekân olacak. Kadınlar Birlik Evi’nde özellikle ev hanımlarının sosyal hayata katılımını artırması ve kadınlar arası dayanışmayı güçlendirmesi hedefleniyoruz" diye konuştu.



Giresun’da kadınlara özel dayanışma mekanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Spor Akademileri’nde yeni branş: Mas güreşi Yetenekli sporcuların bir yıldıza dönüşmesini sağlayan Sultangazi Belediyesi Spor Akademileri 2025-2026 döneminin ikinci yarısında da eğitimlerine hız kesmeden devam ediyor. 24 ayrı branşta eğitim veren akademide geleneksel sporlarımız da yaşatılıyor. Bu dönem branşlara eklenen Mas Güreşi, geleneksel sporlara meraklı gençleri bekliyor. Geleceğin sporcularını yetiştiren Sultangazi Belediyesi spora ve sporcuya tam destek vermeyi sürdürüyor. Kabiliyetleriyle ön plana çıkan, yetenekli sporcular Sultangazi Belediyesi Spor Akademisi’nde eğitim görmeye ve kendilerini geliştirmeye devam ediyor. Ata sporu okçuluktan masa tenisine, futboldan e-spora toplam 24 branşta eğitim veren Spor Akademileri, ikinci dönemde de eğitimlerine hız kesmiyor. Geleneksel sporumuz Mas güreşi Unutulmaya yüz tutan sporlarımızı hatırlatarak gençlerin ilgisini tekrar çekmek için harekete geçen Sultangazi Belediyesi, akademide verilen eğitimlere Mas Güreşi branşını da ekledi. Diğer geleneksel Türk sporları gibi gündelik yaşam içerisinde bireylerin zinde kalabilmeleri için yaptıkları talimlerden ortaya çıkan Mas Güreşi, şimdiden gençlerin ilgisini çekmeyi başardı. "Başarı ekip işidir" Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun; "Sultangazi artık Avrupa Spor Şehri Bu ünvanı alabilmek için çok çalıştık, özellikle sporcularımız ve eğitmenlerimiz çok ter döktü. Spor bir ekip başarısıdır. Önce onlara alan açmak gerekir. Gençlerimizi spora yönlendiren ailelerimiz başta olmak üzere eğitmenlerimize ve gençlerimize teşekkür ediyorum. Gerçekten emeklerimizin karşılığını sporcularımızın başarıları ile aldığımızı görmek paha biçilemez Geleceğin yıldızlarını yetiştirdiğimiz Spor Akademilerimize gençlerimizin ilgisi oldukça yüksek. İkinci dönemde de eğitimlerimize hız kesmiyor, hatta geleneksel sporlarımızın sayısını artırıyoruz. Yaklaşık 3000 yıl öncesine dayanan bir Türk Sporu olan Mas Güreşi branşını da Akademimize eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz" diye konuştu.
Düzce Depremde kurtardığı genç kızla abla-kardeş oldu Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adıyaman’da enkaz altından 89 saat sonra kurtarılan Gülsüm Yeşilkaya ile ona ilk müdahaleyi yapan Düzce UMKE görevlisi hemşire Merve Beşik’in dostluğu sürüyor. Beşik, Gülsüm ile aralarındaki en unutulmaz anının enkaz başında verilen yemek sözü olduğunu belirterek, "Gülsüm enkazda 89 saat aç kalmıştı. Madencilerin şefi ’Sana kebap ısmarlayacağım’ dedi. Gülsüm et yemiyormuş. Biz de bir söz verdik. ’Sana çıkınca zeytinyağlı fasulye yapacağız’ dedik. İnşallah bu sözü gerçekleştireceğiz. Sözümüz söz" dedi. Asrın felaketinde Adıyaman merkezdeki Bereket Apartmanı’nın enkazı altında kalan ve o dönem 17 yaşında olan Gülsüm Yeşilkaya, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) madencileri ve Düzce Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tarafından 89. saatte kurtarıldı. Enkazdan çıkarıldığı an kendisine ilk tıbbi müdahaleyi yapan 33 yaşındaki hemşire Merve Beşik ile Yeşilkaya arasındaki bağ, o günden sonra hiç kopmadı. Depremin 3. yıl dönümünde görüntülü görüşen ikili, o zorlu günleri ve kurtuluş anını yad etti. Şu an 20 yaşında olan ve Sivas’ta üniversite eğitimi gören Yeşilkaya ile Düzce’de görevine devam eden Beşik, telefonda hasret giderdi. "Enkazdan çıkacağıma inanmıyordum" Merve hemşire ile görüntülü konuşan Gülsüm Yeşilkaya, bu sırada gazetecilerin sorularını da cevapladı. Yeşilkaya, enkaz altından çıkacağını düşünmediğini ifade ederek, "90 saat enkaz altında kaldım. İlk çıktığımda madenciler ve UMKE ekibini görüne şaşkınlık yaşadım. Neler olduğunu anlamadım. Çıkacağımı çok düşünmüyordum ama çıkınca o kadar çok minnettar oldum. Beni çok güzel şekilde çıkardılar, çok güzel şekilde de karşıladılar. Şok geçirme durumum dahi olmadı. Benimle çok güzel ilgilendiler. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. "Daha yeni görevden dönmüş gibiyiz" Hemşire Merve Beşik, aradan 3 yıl geçmesine rağmen olayın sıcaklığını hala hissettiklerini söyledi. Bölgeye gittiklerinde karşılaştıkları manzaranın ağırlığını anlatan Beşik, şöyle konuştu: "Sanki 3 yıl hiç geçmemiş gibi, daha yeni görevden gelmiş gibiyiz. Biz oraya gittiğimizde manzara hoş değildi. Akıl alacak boyutta bir manzara değildi. Olayın ilk şokunu atlattıktan sonra işimize odaklandık. 9 Şubat sabahı Adıyaman merkezde bulunan Bereket Apartmanı enkazında görevlendirildik. 17 yaşındaki Gülsüm enkazdaydı. Bir önceki ekip, çalışmayı tehlikeli bulup bırakmışlardı. Biz de oradaydık. Daha sonra Zonguldak Taş Kömürü Kurumu ekibi geldi. TTK ekibi ’Biz buraya gireriz’ dediler ve girdiler. Bizim Gülsüm’e ilk müdahale yapma şansımızı oluşturdular. İlk müdahalemizi yaptık. Çok şükür vücudunda bir yaralanması ya da sıkıntısı yoktu. Güzel bir şekilde ambulansa alıp, ailesinin yanına teslim ettik. Sonrasında o işin verdiği mutlulukla bütün yorgunluğumuz azaldı. Tekrar işimizin başına döndük." "Gülsüm’ü çekyat arasında bulduk" Kurtarma çalışmaları hakkında da bilgiler veren Beşik, "Gülsüm’ü bulduğumuzda çekyat diye tabir edilen kanepedeydi. Deprem sonrası tavan üzerine düşünce çekyat V şeklini almış ve Gülsüm arada kalmış. Biz üzerindeki betonu kaldıramadığımız için arkadan çekyatı kese kese koltuğun arkasında bir oyuk açarak Gülsüm’ü oradan aldık. Madencilerin desteği çok büyüktü. O yüzden bir yaralanması ya da sıkışması yoktu. Bir süre sonra içeride insan zaman algısını kaybediyor. Kaç gün sonra çıktığının o da farkında değildi. 89 saat olduğunu duyunca şaşırdı. O da o kadar kaldığını düşünmemiş. 89 saat az bir süre değil. ’O kadar süre kaldığımı bilsem farklı olurdu’ demişti. O kadar süre içeride sessiz ve karanlıkta kaldığı için dışarı çıktığında oryantasyon sürecini sağlamaya çalıştık. Dışarıdaki ışıkları söndürdük, insanların ses çıkarmasını ve alkış yapmasını istemedik, çünkü hassastı. 89 saat kendisini dinledi. Biz elimizden geldiği kadar destek olmaya çalıştık" diye konuştu. "Zeytinyağlı fasulye sözümüz var" Merve Beşik, Gülsüm ile aralarındaki en unutulmaz anının enkaz başında verilen yemek sözü olduğunu belirtti. Gülsüm’ün et yemediğini o an öğrendiklerini anlatan Beşik, gülümseten o diyaloğu şu sözlerle aktardı: "Gülsüm enkazda 89 saat aç kalmıştı. Madencilerin şefi ’Sana kebap ısmarlayacağım’ dedi. Gülsüm et yemiyormuş. Biz de bir söz verdik. ’Sana çıkınca zeytinyağlı fasulye yapacağız’ dedik. İnşallah bu sözü gerçekleştireceğiz. Sözümüz söz."