SAĞLIK - 08 Aralık 2025 Pazartesi 11:19

Uzm. Dr. Gülşan’dan çocuklarda kabızlık uyarısı

A
A
A
Uzm. Dr. Gülşan’dan çocuklarda kabızlık uyarısı

Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Meltem Gülşan, çocuklarda görülen kabızlık şikayetlerine yönelik önemli açıklamalarda bulundu.


Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Meltem Gülşan, son dönemlerde çocuklarda kabızlık şikayetlerinin belirgin şekilde arttığını söyleyerek ailelere önemli bilgiler verdi. Çocukların beslenme düzenine dikkat çeken Uzm. Dr. Gülşan, ekran başında geçirilen uzun saatler ve azalan fiziksel hareketliliğin kabızlığın görülme oranını yükselttiğini söyledi.



"3 günden uzun süren durumlar ciddiye alınmalı"


Uzm. Dr. Meltem Gülşan, kabızlığın sadece tuvalete çıkamama sorunu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Normalden daha sert dışkılama, karın ağrısı, iştahsızlık, dışkılama sırasında ağlama veya korkma gibi belirtiler kabızlığın işaretçisi olabilir. Özellikle 3 günden uzun süren kabızlık durumlarında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" dedi.



"Beslenmenin rolü büyük"


Dr. Gülşan, yanlış beslenme alışkanlıklarının kabızlığın en önemli nedenlerinden biri olduğunu belirterek lif açısından fakir beslenme (fast food, paketli gıdalar, beyaz ekmek ağırlıklı menüler), yetersiz su tüketimi, süt ve süt ürünlerinin aşırı tüketimi, düzensiz öğünlerin kabızlığı tetiklediğini söyledi. Gülşan, "Ailelerin özellikle su, sebze, meyve, kuru kayısı, armut, yulaf gibi lif açısından zengin besinleri günlük beslenmeye eklemesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.



"Tuvalet eğitimi ve psikolojik etkenler de önemli"


Uzm. Dr. Meltem Gülşan, bazı çocukların tuvalet eğitimine başlarken zorlandığını veya tuvaletini tutma alışkanlığı geliştirdiğini dile getiriyor. Bu durumun bağırsak hareketlerini yavaşlatarak kabızlığı artırabileceğini ifade eden Gülşan, "Çocuğa baskı yapılmamalı, tuvalet eğitimi yumuşak bir geçiş süreci olmalı. Tuvalet korkusu varsa bu mutlaka gözlemlenmeli ve gerekirse bir uzman desteği alınmalı. Tuvalet zamanı oyunlaştırılarak çocuk için daha rahat bir ortam oluşturulmalı" şeklinde konuştu.



"Tedavisiz bırakılmamalı"


Dr. Gülşan, kabızlığın tedavi edilmediğinde daha ciddi problemlere yol açabileceğini de söyleyerek, "Dışkı birikmesine bağlı olarak makat çatlakları, iştahsızlık, huzursuzluk, kilo kaybı ve çocuklarda tuvalet kaçırma gibi problemler ortaya çıkabilir. Bu nedenle kabızlık uzun sürdüğünde ailelerin vakit kaybetmeden doktora başvurması gerekir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.