KÜLTÜR SANAT - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 15:53

Türk dünyası Şehitkamil’de buluştu

A
A
A
Türk dünyası Şehitkamil’de buluştu

Şehitkamil Belediyesi ev sahipliğinde 5. Uluslararası Türk Dünyası Edebiyat ve Kitap Festivali, törenle başladı. 5 gün sürecek festivalin açılışında konuşan Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, organizasyonun bir festivalden çok daha fazlası olduğunu belirterek, "Şehitkamil Belediyesi olarak Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonla Türk dünyası arasındaki gönül köprülerini daha da sağlamlaştırıyoruz" dedi.


Şehitkamil Belediyesi ev sahipliğinde, Gaziantep Valiliği, Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Uluslararası Eser Sahipleri Birliği (BEYTÜM) tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Türk Dünyası Edebiyat ve Kitap Festivali Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde başladı.



"Hepimiz mozaiğin bir parçasıyız"


Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, açılış töreninde yaptığı konuşmada, festivalin bir mozaik olduğunu söyledi. Yılmaz, "Bu festivalin adı edebiyat ve kitap festivali olsa da bundan çok daha fazlası. Türk dünyasının farklı coğrafyalardan gelen seslerinin aynı cümlede birleşmiş hali. Aynı kelimenin farklı ağırlarda yeniden hayat bulması. Ben bu buluşmayı bir mozaik olarak görüyorum. Her birimiz bu mozaiğin bir parçasıyız. Kimimiz Anadolu’dan, kimimiz Orta Asya, Kafkas ve Balkanlardan geldik. Ama hepimiz aynı büyük resmin içerisindeyiz. Parçalar tek başına anlamlıdır ama yan yana geldiğinde ortaya bir medeniyet çıkar. Gaziantep bu anlamda çok özel bir yer. Zeugma’nın mozaiklerinden Dülük’ün kadim geçmişine kadar bu topraklar binlerce yıldır farklı kültürlerin bir araya gelip yaşadığı bir hafızadır. Şimdi o hafızaya Türk dünyasının ortak hikayesinin ortak ediyoruz" dedi.



"Yarını birlikte inşa ediyoruz"


Türk dünyası arasındaki dayanışmanın her geçen gün arttığını ve bunun mutluluk verdiğini söyleyen Yılmaz, "Kültür dediğimiz şey, sadece geçmişi anlatmak değil, bir bağ ve ortaklık kurmaktır. Yani yarını birlikte inşa etmektir. Bu noktada Türk dünyası arasında dayanışmanın her geçen gün güçlendiğini görmek bizi son derece mutlu etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonla Türk dünyası arasındaki gönül köprülerini daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu tür kültürel buluşmalar, bu birlikteliği güçlendirmektedir. Bugünü bize hazırlayan, emeği geçen kendi ekibim, Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.



Başkan Yılmaz ve ekibine teşekkür


Gaziantep Vali Yardımcısı Bülent Uygur da organizasyonun Gaziantep’te düzenlenmesinden dolayı mutluluk duyduğunu belirterek, "Şehitkamil Belediye’miz çok anlamlı bir program düzenledi. Bugüne kadar dört kez Azerbaycan’da yapılmış bir festivali, ilk defa Azerbaycan’ın dışına, Türkiye’ye, Gaziantep’e getirdi. Umut Başkanım ve ekibine teşekkürlerimi sunuyorum. Bu, Gaziantep’in ruhuna da uygun bir program oldu. Bundan sonra da umarım, Türkiye’de, Gaziantep’e ya da başka bir şehrimize de aynı program tekrarlanıp devam eder" diye konuştu.



"Çocukların ölmediği bir dünya için buradayız"


Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise konuşmasına Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’a ev sahipliğinden dolayı teşekkür ederek başladı. Şahin, festivalin 4 defa Azerbaycan’da düzenlenip ilk kez yurtdışında Gaziantep’te düzenlenmesinin çok kıymetli olduğunu belirtti. Şahin, "Sosyal adaletin, sosyal barışın sağlanamadığı, bir damla petrolün, bir damla kandan daha kıymetli olduğu bir dünyaya kabul etmiyoruz. Biz çocukların ölmediği ve öldürülmediği bir dünya için buradayız. Barışı yazacağız. Barışı defterimize yazmayacağız. Barışı kalbimize yazacağız. Edebiyatımıza yazacağız" dedi.



Rza’dan Gazianteplilere davet


TÜRKSOY Genel Sekreteri Yardımcısı Sayit Yusuf, "Yürekler ortak çarptığına, hissiyat ortak olduğuna göre duygulanmak için coğrafi yakınlığın hiçbir anlamı yok. Yürek yakınlığı, yürek duyguları bunun için kafidir" ifadelerini kullandı. BEYTÜM Başkanı Hayal Rza da çok mutlu ve gururlu bir gün yaşadığını ifade ederek, "Bakü’de başlayan ve Türkiye’nin bu güzel şehrinde Gaziantep’te geçirilmesi kadar gurur verici ikinci bir şey olamaz. Emeği geçen herkese tüm kuruluşlara, Uluslararası Türk Eser Sahipleri adına çok teşekkür ederiz. İnşallah 22-26 Mayıs 2026 tarihlerinde 6. Uluslararası Türk Dünyası Edebiyat ve Kitap Festivali Bakü’de yapılacaktır. Yani tarihlerin yakın olmasının o kadar da bir önemi yok. Onun da o kadar muhteşem geçeceğine şüphemiz olmasın ve tüm Gaziantep’leri etkinliğe davet ediyorum" diye konuştu.


Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan da böyle önemli ve anlamlı bir etkinliğin paydaşları arasında yer almanın mutluluk verdiğini belirterek, vakıf olarak amaçlarının Gaziantep’in güzelliklerini yurt dışına taşımak, tanıtmak ve tanınır kılmak olduğunu sözlerine ekledi.


Açılış konuşmalarının ardından Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, festivale katkıda bulunan paydaşlarına plaket takdim etti.


Açılış törenine Gaziantep Vali Yardımcısı Bülent Uygur, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Şehitkamil belediye Başkanı Umut Yılmaz, Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, TÜRKSOY Genel Sekreteri Yardımcısı Sayit Yusuf, BEYTÜM Başkanı Hayal Rza, Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı Başkanı Prof. Dr. Şaban Doğan ile Türkiye’nin yanı sıra Macaristan, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Türkmenistan ve Azerbaycan ile çok sayıda kişi katıldı.



Türk dünyası Şehitkamil’de buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da deniz çayırlarını korumak için proje başlatıldı Deniz Biyoloğu ve Sualtı Belgeselcisi Dr. Mert Gökalp, Bodrum’daki deniz çayırlarını korumak için "Yeşil Deniz Koruyucuları" adlı proje başlattıklarını söyledi. Eko Miras Derneği Kurucusu Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp, Bodrum çevresinde hayata geçirdiği Project Posidonia adlı çalışmayla kıyı ekosistemlerini tehdit eden yapılaşma tehdidi ve deniz çayırlarının önemi üzerine belgesel çekmiş, farkındalık çalışması yürütmüştü. Project Posidonia kapsamında "Bodrum Yarımadası Kıyıları ve Deniz Çayırları Analiz Raporu" da hazırlanarak, deniz çayırlarının tahribatı ortaya konuldu. Gökalp, tahrip olan çayırların yeniden yeşermesini sağlamak ve farkındalık çalışması yapmak için "Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers" adlı proje başlattıklarını duyurdu. Bugün Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği’nde (BODTÜM) ilçede görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelen Dr. Gökalp, projeyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Bodrum kıyılarının yüzde 50’si yapılaşmış" Bodrum’da deniz çayırlarının durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gökalp, "Baktığımız zaman Bodrum’un yüzde 50’si kıyı anlamında yapılaşmış vaziyette ve önündeki deniz çayırları da bu yapılaşmanın etkisiyle direkt olarak veya endirekt olarak sökülmüş vaziyette. Ama bizim havadan yaptığımız analizler neticesinde gördük ki Bodrum’da ilk 10-15 metre içerisinde halen 2 bin 300 hektar deniz çayırı alanı var. Bunu deniz çayırlarının yaşadığı 40 metreye kadar koyarsak yaklaşık olarak 6 bin 500 hektar bir deniz çayırı alanı var. Bu alan ne sağlıyor biliyor musunuz bize? Bu alan oksijen sağlıyor, kıyıların korunmasını sağlıyor. Dalgaların enerjisinin azalmasını sağlıyor. Kumun çekilmemesini sağlıyor. Balıklara barınak sağlıyor, yavrulama alanı, üreme alanı sağlıyor. Birçok daha fazla etkisi var; karbon soğurulmasında, iklim değişikliğinde çok önemli birtakım etkileri var deniz çayırlarının. Şimdi bu elimizden alındığı zaman ne oluyor? Ekonomik olarak, ekolojik olarak kayıplar yaşıyoruz. Balıkçılığımız yavaş yavaş bitiyor aşırı balıkçılıkla beraber. Kirlilikle beraber denizlerin bereketi gidiyor, kimyası gidiyor. Siz zaten atıkları basıyorsunuz, bu deniz çayırları o atıkları da temizliyor, bakterileri ve virüsleri de temizliyor içerisinden. Turizm anlamında parlaklık azalıyor, yani görüş azalıyor. Deniz çayırı olmazsa eğer kirlilik anlamında partikül sayısı artıyor" dedi. Deniz çayırlarını korumanın turizmle doğrudan bağlantısı olduğunu dile getiren Gökalp, "E bu durumda ne yapmanız lazım? Sizin balığı korumak için, insanın yaşamını korumak için deniz çayırlarını korumanız gerekiyor. Bunu da nasıl yaparsınız? Koruma alanlarıyla yaparsınız. Bunu nasıl yaparsınız? İsterseniz 5 yıldızlı, 7 yıldızlı bir turizm tesisi olun, önünüzdeki deniz çayırlarını koruyarak yaparsınız. Çünkü bunu yapmazsanız 5-10 sene içerisinde, bunu bir bilim insanı olarak, belgeselci olarak söylüyorum, turizm tesisinize gelecek kimse kalmayacak. Neden? Ekoturizmi desteklemediğiniz için Yunanistan’daki, Hırvatistan’daki iyi, sorumlu, vicdanlı turizm sizi geçmiş olacak" diye konuştu. "Kaybı geriye getirme şansımız var" Deniz çayırlarını korumak ve bu konuda farkındalığı arttırmak için eğitim seferberliğinin bir üst noktaya ilerletilmesi gerektiğini anlatan Dr. Mert Gökalp, başlatılan projeye ilişkin şunları söyledi: "Bizim deniz koruyucuları yetiştirmemiz lazım. Yani denizinden, kıyısından, karasından, her tarafından sorumlu olan vicdanlı gençler, bilimciler, kamu personeli yetiştirmemiz lazım. Yani vatandaş olarak topluca korumak gerekiyor. Bunun için de biz ’Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers’ diye bir proje başlatıyoruz. Neden burada? Çünkü en fazla rantın olduğu yer, en fazla çatışmanın olduğu alan ama en fazla da potansiyelin olduğu alan. Çünkü sen bu deniz çayırını koruyabilirsen, eğer korumayı başarırsan çok ciddi potansiyeli var Bodrum’un. Bu giden kaybı geriye getirme şansımız var. Pozitif bakmalıyız her şeye. İşte bu Green Rangers ile beraber umarım bu kayıp alanlarda çayır restorasyonu yapacağız. Oradaki çayırları biraz daha geliştirmeye başlayacağız korumayla beraber. Çünkü koruma en önemli bölüm. Ardından hayalet ağlarını toplayacağız, plastikleri toplayacağız." Herkesi bu projeye katılmaya davet eden Dr. Mert Gökalp, şu çağrıyı yaptı; "Gelin Green Rangers olarak, Project Posidonia olarak, Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği olarak, bu işe gönül vermiş insanlar olarak belediyemizle beraber, diğer STK’larla beraber, kurumlarla beraber gelin hep beraber ya bu işe bir el atalım. Beraber olalım; Türkiye’de hep ayrılır ya insanlar, ya biz birleşelim istiyorum. Gelen hep beraber şu işi bir değiştirelim. Çünkü eğer bunu yapmazsak 5 sene içerisinde, bakın en fazla 5 sene içerisinde Bodrum’un turizmi çökecek."