POLİTİKA - 30 Ekim 2025 Perşembe 11:56

Halep’in yeniden inşasında Türk firmaların imzası olacak

A
A
A
Halep’in yeniden inşasında Türk firmaların imzası olacak

Suriye’nin Halep kentinde düzenlenen törenle, Türk ve Suriyeli inşaat firmaları arasında tarihi bir protokole imza atıldı. Acarsan Holding, MRF Group, ve Suriyeli inşaat firmalarından Al-Hassan Holding arasında imzalanan protokolle Halep’in yeniden inşasında Türk firmaları önemli rol oymaya hazırlanıyor.


Suriye’nin yeniden imarına yönelik Türk ve Suriyeli firmalar arasındaki ilk iş birliği anlaşması Halep kentinde imzalandı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Suriye Masası’nın, Suriye iş dünyası ve bürokrasisiyle sağladığı temaslar ve kurduğu ilişkiler sonrası önemli bir adım atıldı. Türkiye’nin önde gelen müteahhitlik firmalarından Acarsan Holding ve MRF Group ile Suriye’nin en büyük müteahhitlik firmalarından Al-Hassan Holding arasında bir iyi niyet iş birliği protokolü imzalandı. İmza törenine Türkiye Cumhuriyeti Halep Başkonsolosu Muammer Hakan Cengiz, Halep Valisi Azzam El Garib, TİM Suriye Masası Başkanı ve Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı, Acarsan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Acar ve Ferhat Acar, MRF Group Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Maruf Yeşilmen, Al-Hassan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hassan Kemal Al-Hassan ile çok sayıda Türk ve Suriyeli iş insanı katıldı.


"Halep enkazın altından kalkabilecek güce sahiptir"


Tören öncesi yapılan konuşmalarda Halep Valisi Azzam El Garib, Halep’in geçmişte büyük başarılara imza attığını hatırlatarak Halep şehrinin yıkımın altından tekrar kalkabilecek bir güce sahip olduğunu ifade etti. Halep Valisi Azzam El Garib yaptığı konuşmada, "bugün gerçekleştirilen bu toplantı Halep’in yeniden iyileştirilmesi ve inşasına yönelik önemli bir adımdır. İmzalanacak olan bu mutabakat metni sadece ekonomik anlamda değil önemli bir iş birliğinin büyük bir adımı olacaktır. Halep ve Türkiye tek bedende bir can gibidir. Her zaman ticarette, kültürde, muhabbette ve sevgide birleşmiştir. Zorluklarla karşılaştığımızda daima Türkiye yanımızdaydı. Her zaman yanımızda durdu ve bize yardım elini uzattı. Her zaman hüznü de mutluluğu da bizimle paylaştı. Biz bunu unutamayız. Bugün imzalanan mutabakat metni sadece yatırım amaçlı bir metin değildir, aynı zamanda geleceğin inşası için bir anlaşmadır. Ortak bir gelecekte buluşmak üzere protokolün hayırlı olmasını diliyorum" dedi.


"Gaziantep’in başarı hikayesini Halep’e taşımasını arzu ediyoruz"


Suriye’nin yeniden kalkınmasında Halep’in ayrı ve öncelikli bir yeri olduğunu ifade eden Türkiye Cumhuriyeti Halep Başkonsolosu Muammer Hakan Cengiz de törende yaptığı konuşmasında "Halep Suriye’nin hem ekonomik hem ticari hem de sanayi alanlarında motoru konumunda bir şehirdir. Türkiye ile çok güçlü tarihi ve ticari bağları olan bir şehirdir. Gaziantep Türkiye’nin sanayi, ticaret ve ihracatta ki en önemli kentlerinden birisidir. Gaziantep’in başarı hikayesini Halep’e taşımasını arzu ediyoruz. Bugün Gaziantep’ten başarılı iş adamlarımız ve köklü geçmişe sahip, farklı sektörlerde faaliyet gösteren firma temsilcilerimiz buradalar. Acarsan Holding, MRF Group ve Al-Hassan Holding’in atacakları imzaların ile bundan sonra yapılacak anlaşmaların da başlangıcı olmasını diliyor, başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.


"Gaziantep ve yurt dışındaki inşaat yatırım teşviklerimizi Halep’te kullanmayı planlıyoruz"


Acarsan Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Acar da törende yaptığı konuşmada "Bugün önemli bir iş birliği adımını atıyoruz. Acarsan Holding ve MRF Group olarak Suriyeli Al-Hassan Holding ile bir iyi niyet anlaşması imzalıyoruz. Umuyoruz ki bu anlaşma kardeş şehirler olan Gaziantep ve Halep arasında önemli bir köprü oluşturacak. Amacımız Halep’in yeniden inşasını tam olarak gerçekleştirmek. Bu süreçte Gaziantep ve yurt dışındaki inşaat yatırım teşviklerimizi Halep’te kullanmayı planlıyoruz. Bu metin sadece bir başlangıç ve işbirliği isteğimizin önemli bir göstergesidir. Detaylar ve somut projelerle ilgili bilgilendirmeleri daha sonra kamuoyu ile paylaşacağız. Acarsan Holding ve MRF Group adına teşekkür ederim" şeklinde konuştu.


"Suriye içinde ve dışında kalkınma için köprüler oluşturmaya özen gösteriyoruz"


Al-Hassan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hassan Kemal Al-Hassan yaptığı konuşmada "bugün iki büyük Türk şirketi olan Acarsan Holding ve MRF Group ile stratejik bir mutabakat zaptı imzaladığımız bu önemli etkinlikte, Al-Hassan Holding Grubu’nu temsil etmekten onur duyuyorum. Bu adım, sadece kağıt üzerinde bir anlaşma değil; sorumlu yatırım ve sürdürülebilir kalkınma vizyonları kesişen üç lider grubun uzmanlığını bir araya getiren gerçek bir ortaklığın başlangıcıdır. Halep’e yatırım yapmak yalnızca ekonomik bir proje değil; büyük acılar çekmiş bu şehre sadakat mesajıdır Al-Hassan Holding olarak Suriye, Türkiye ve Arap uzmanlığı entegrasyonunun, sermayeyi, uzmanlığı, bilgiyi ve iradeyi birbirine bağlayan yeni bir sınır ötesi ortaklık modeli oluşturabileceğine inanıyoruz. Birlikte daha iyi bir yarın inşa edeceğiz" diye konuştu.


İmzalar Halep’in yeniden imarı için atıldı


Yapılan konuşmaların ardından Suriye için büyük önem taşıyan yeniden imar ve yapılanmanın yolunu açacak olan protokole Acarsan Holding adına Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Acar, MRF Group adına Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Maruf Yeşilmen, Al-Hassan Holding adına ise Yönetim Kurulu Başkanı Hassan Kemal Al-Hassan imza attı.



Halep’in yeniden inşasında Türk firmaların imzası olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.