GÜNDEM - 02 Mart 2026 Pazartesi 10:43

Gaziantep’te Ramazan’ın manevi iklimi okullarda yaşatılıyor

A
A
A
Gaziantep’te Ramazan’ın manevi iklimi okullarda yaşatılıyor

Gaziantep’te Ramazan ayının manevi atmosferini okullara taşıyan öğrenciler, her gün mukabele sünnetini ve geleneğini yaşatarak birlikte Kur’an-ı Kerim okuyor.


Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Maarifin Kalbinde Ramazan" başlığıyla okullara gönderdiği yazı kapsamında öğretmenler ve öğrenciler tarafından okuldaki sınıflar Ramazan temalı dekorasyonlarla süslenirken, bu ayın sünnet ve gelenekleri de öğrenciler tarafından yaşatılıyor.


Öğrencilerin manevi gelişimlerine katkı sunuluyor


Camilerde yükselen Kur’an-ı Kerim sesleri gönüllere huzur verirken okullarda Ramazan ayının ruhuna uygun etkinlikler düzenlenerek öğrencilerin hem ilmi hem de manevi gelişimlerine katkı sunuluyor. Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen mukabele programları bu anlamlı çalışmalardan biri olarak öne çıkıyor. On bir ayın sultanı Ramazan’ın ruhunu anlamaya, manevi iklimini hissetmeye ve değerlerini birlikte yaşatmaya çalışan öğrenciler, Ramazan ayı dolayısıyla okul mescitlerinde ve sınıflarda hafızlık öğrencilerinin öncülüğünde mukabele yapıyor.


Ramazan ayının manevi iklimini hep birlikte yaşıyorlar


Ramazan ayının rahmet ve bereketi mukabele ile taçlandıran öğrenciler, Kur’an-ı Kerim’i bu mübarek ayda hatmetmeyi hedefliyorlar. Kur’an-ı Kerim okuyarak Ramazan ayının manevi iklimini hep birlikte yaşayan öğrencilere öğretmenleri de eşlik ediyor. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) her yıl Ramazan ayında karşılıklı Kur’an-ı Kerim okuma sünneti olan mukabele için bir araya gelen öğrenciler, hem Kur’an-ı Kerim ile bağların güçlendiriyor hem de Ramazan ayının manevi atmosferini en yoğun şekilde hissediyor. Her gün Kur’an-ı Kerim’den bir cüz okuyan öğrenciler, Ramazan ayının sonuna kadar Kur’an-ı Kerim’i hatmetmeyi hedefliyor.


"Ramazan’ı gençlerimizle doya doya yaşamaya çalışıyoruz"


Prof. Dr. Mehmet Görmez Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Ortaokulu Müdürü İbrahim Halil Güler, "Ramazan’ı gençlerimizle, çocuklarımızla doya doya yaşamaya çalışıyoruz. Özellikle mukabelelerimizi düzenli bir şekilde yapmaya çalışıyoruz. Okulumuz aynı zamanda hafızlık okulu olması nedeniyle fazla sayıda hafızlarımız var. Hafızlarımız düzenli olarak bir program dahilinde mukabele yapıyor. Hafızlar Kur’an-ı Kerim’i okuyor, öğrencilerimizde sınıfta Kur’an-ı Kerim’i takip ediyorlar. Peygamber Efendimiz döneminden günümüze kadar gelen bu mukabele geleneğini okulumuzda yaşatmaya çalışıyoruz" dedi.


"Öğrencilerin heyecanına ortak olmaya çalışıyoruz"


Milli Eğitim Bakanlığı’nın 81 ilde eş zamanlı olarak başlattığı "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında okullarında öğrencilerin Ramazan ayının manevi iklimini doyasıya yaşadığını ifade eden Güler, "Gençlerle Kur’an-ı Kerim Ramazan ayında indirildiği için Kur’an-ı Kerim’i, okumaya, anlamaya ve yaşamaya çalışıyoruz. Akabinde de yaklaşık 600 öğrencimizle okul mescidimizde beraber namaz kılıyoruz. Bazen ilahiler okuyoruz. Manevi anlamda öğrencilerin heyecanına ortak olmaya çalışıyoruz. Büyük bir coşku var. Bu sene genelge doğrultusunda tüm okullarımızda bu coşku var. Hamdolsun biz çok memnunuz. Çocuklarımız çok mutlu, herkes çok mutlu ve velilerimiz çok memnun. Çok güzelde dönüşler alıyoruz. İnşallah içeriğini daha da zenginleştirerek gençlerimize, çocuklarımıza bu manevi ve milli değerlerimizi aktarmaya devam ederiz. Ramazan bir vesile ama Ramazan ayından sonra da aynı şekilde değerlerimizi gençlerimize aktarmamız gerekiyor. Çünkü gençlerimiz, geleceğimiz bu manevi değerlerimizle ancak teminat altına alınmış olur" şeklinde konuştu.


"Bu geleneği her sene sürdürmek istiyoruz"


Ramazan ayını dolu dolu geçirdiklerini belirten öğrencilerden Yusuf Beken ise, "Okulumuzda düzenlenen Ramazan şenlikleri güzel geçiyor. Mukabeleler okunuyor, Kur’an dinleniyor ve bu anlamda okulumuzu temsil ediyoruz. Okulumuzda mukabele okunması çok hoşumuza gidiyor. Bu geleneği her sene sürdürmek istiyoruz. Okulumuzda bazı öğrenciler hafızlık eğitimi görürken bazı öğrencilerde akademik eğitimini görüyor. Bazıları ise yarı zamanlı akademik, yarı zamanlı da hafızlık eğitim görüyor. Ramazan ayı bizim için dolu dolu geçiyor. Ramazan ayının güzel bir ay olduğunu biliyoruz. Bu güzel ayı Kur’an okuyarak ve zikir çekerek bitirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.


"Ramazan ayını dolu dolu geçirmeye çalışıyoruz"


Öğrencilerden Miraç İsa Akar da, "Okulumuzda Ramazan ayında mukabele yapılmakta, Kur’an-ı Kerim okunmakta ve dini dersler verilmektedir. Kaliteli eğitime de önem veriyoruz. Hafız adayları ezber yapmakta, hocalarımızda bize destek vermektedir. Ramazan ayını dolu dolu geçirmeye çalışıyoruz, sevabımızı arttırmaya çalışıyoruz. Herkese hayırlı Ramazanlar diliyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Karabatı sokak iftarında vatandaşlarla buluştu Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ramazan ayının manevi atmosferini vatandaşlarla paylaşmayı sürdürüyor. Gazi Mahallesi’nde hayırseverlerin katkılarıyla Mustafakemalpaşalılar Derneği önünde düzenlenen sokak iftarına katılan Karabatı, mahalle sakinleriyle aynı sofrada bir araya gelerek birlik, beraberlik ve dayanışma mesajı verdi. İftar sonrası dernek lokalinde mahalle sakinleriyle sohbet eden Başkan Karabatı, talep ve önerileri dinleyerek belediye hizmetleri hakkında bilgi verdi. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ramazan ayının manevi atmosferini vatandaşlarla birlikte paylaşmaya devam ediyor. İlçenin Gazi Mahallesi’nde hayırseverlerin katkılarıyla düzenlenen sokak iftarına katılan Karabatı, mahalle sakinleriyle aynı sofrada buluşarak birlik ve beraberlik mesajı verdi. Programa, AK Parti İlçe Başkanı Gültekin Saygısever de eşlik etti. Gazi Mahallesi’nde bulunan Mustafakemalpaşalılar Derneği önünde gerçekleştirilen iftar programı, yoğun katılımla gerçekleşti. Mahalle sakinleri, aileleriyle birlikte uzun sofralarda oruçlarını açarken, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhu bir kez daha güçlü şekilde hissedildi. İftar öncesinde alana gelen Başkan Karabatı, vatandaşlarla tek tek tokalaşarak hal ve hatır sordu. Özellikle çocuklarla yakından ilgilenen Karabatı, yaşlı vatandaşlarla da sohbet ederek Ramazan ayının hayırlar getirmesi temennisinde bulundu. Samimi görüntülerin ortaya çıktığı programda, mahalle halkı da Başkan Karabatı’na ilgisinden dolayı teşekkür etti. Ezanın okunmasıyla birlikte dualar eşliğinde oruçlar açıldı. Başkan Karabatı, Ramazan ayının toplumsal dayanışmayı güçlendiren özel bir dönem olduğuna dikkat çekti. Karabatı, "Ramazan’ın bereketini, paylaşmanın huzurunu ve birlik beraberliği hemşehrilerimizle aynı sofrada hep birlikte hissettik. Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tuttuğumuz oruçların ve yaptığımız duaların kabul olmasını diliyorum. Rabbim birliğimizi ve beraberliğimizi daim eylesin." dedi. Programın ardından Başkan Karabatı ve İlçe Başkanı Saygısever, Mustafakemalpaşalılar Derneği lokaline geçerek vatandaşlarla bir araya geldi. Burada çay eşliğinde gerçekleştirilen sohbet ortamında mahalle sakinlerinin talep ve önerileri dinlendi. Karacabey’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Karabatı, belediye olarak her mahalleye eşit ve etkin hizmet götürme anlayışıyla hareket ettiklerini vurguladı.
Aydın Kalcık Mahallesi, Venedik’e döndü Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Kalcık Mahallesi, Sarıçay ve Büyük Menderes Nehri’nin taşkınlarıyla yeniden sular altında kaldı. Adeta Venedik’e dönen köyde ulaşım kayık ve traktörlerle sağlanırken, taşkınlar hem günlük yaşamı hem de tarihi mezar taşlarını tehdit ediyor. Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Bağarası sınırlarında yer alan Kalcık Mahallesi, Sarıçay ve Büyük Menderes Nehri’nin taşkın dönemlerinde bir kez daha sular altında kaldı. Her yıl benzer manzaraların yaşandığı mahallede, sokaklar göle dönerken günlük yaşam suyun ritmine göre şekilleniyor. Taşkın sularıyla çevrilen Kalcık’ta yaya ulaşım mümkün olmazken, mahalle içinde hareket kayıklar ve yüksek traktörlerle sağlanıyor. Kayıklar, hayvanlara yem taşımak, temel ihtiyaçları karşılamak ve ulaşımı sağlamak amacıyla kullanılırken, taşkın öncesinde bazı üreticiler koyun ve sığırlarını daha güvenli alanlara taşısa da, köy içindeki suyun ulaşamadığı küçük yükseltilerde sığır, tavuk ve hindilerin yaşam mücadelesi sürüyor. Mahalle sakinleri, suların bir an önce çekilmesini ve yaşamın normale dönmesini bekliyor. Taşkınların yalnızca bugünü değil, geçmişi de tehdit ettiğini ifade eden Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü; "Taşkın sularıyla çevrilen Kalcık, adeta gondolların dolaştığı Venedik’i andırıyor. Ancak burada romantik bir manzara değil, günlük yaşamın suya teslim olduğu bir tablo var. Köy sokaklarında gondollar değil, hayvanlara yem taşımak, ulaşımı sağlamak ve temel ihtiyaçları karşılamak için kullanılan kayıklar dolaşıyor. Bu köye yaya olarak girilmesi mümkün değil. Sokaklara yalnızca yüksek traktörlerle ya da kayıklarla girilebiliyor. Köy mezarlığında yer alan ve kitabeleri, taş işçiliği, form ve süslemeleriyle Osmanlı Dönemi’ne uzanan mezar taşları her taşkında su altında kalıyor. Bu mezar taşları yalnızca birer kabir değil, döneminin sanat anlayışını ve kültürel belleğini yansıtan önemli tarihi belgelerdir. Taşkınlar, Kalcık’ın yalnızca bugününü değil, geçmişini de tehdit etmektedir. Köylüler, geçmiş yıllarda Sarıçay seddesinde yapılan bir müdahalenin taşkınları artırdığına inanmakta ve bu uygulamanın yeniden değerlendirilmesini istemektedir. Yaz ve kış aylarında birbirine zıt görüntülere sahne olan Kalcık’ta, taşkın sularının yaşam alanlarını, hayvancılığı ve tarım arazilerini olumsuz etkilediği görülmektedir" dedi. "Sular altında kalan tarlalar, yüzlerce flamingoya ev sahipliği yapıyor" Öte yandan taşkınların ekosistem açısından sağladığı katkılara da dikkat çeken Sürücü; "Kalcık’ın arkasındaki sular altında kalan tarlalar, yüzlerce flamingoya ev sahipliği yaparak adeta bir kuş cennetine dönüşmektedir. Sular çekildiğinde tarlalar, kuşların beslenmesine imkan sağlayan zengin besin kaynaklarıyla dolmakta, azmaklarda ve tarlalarda kalan sucul canlılar hem kuşlar için önemli bir besin zinciri oluşturmakta hem de yöre insanına doğal bir destek sunmaktadır. Yoğun yağmurlar sonunda yaşanan taşkınlar yalnızca doğal bir afet gibi görülmemelidir. Sorunun temelinde, nehirlerin doğal taşkın alanlarının daraltılması ve yanlış müdahalelerle suyun akış rejiminin değiştirilmesi de çok önemlidir. Nehirlerin doğal taşkın yatakları mutlaka korunmalı, taşkın yönetim planları hazırlanırken, taşkın suları içinde yaşayan deneyim sahibi olan yerel halkın da görüşleri alınmalıdır. Nehirler, akarsular bilimsel, akılcı ve doğayla uyumlu bir şekilde yönetildiğinde hem yereldeki insanların güvenliği hem de sağlıklı nehirlerin sağladığı ekolojik ve ekonomik faydalardan yararlanılabilir" şeklinde konuştu.
Samsun Canik’te depreme dayanıksız 741 bina yıkılıyor Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede kentsel dönüşüm çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdürdüklerini, depreme dayanıksız ve yüksek riskli binaların yıkımlarına devam ettiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede kentsel dönüşüm çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ettiklerini belirtti. 17,5 hektar alanda sürdürdükleri ve bölgenin en büyük kentsel dönüşüm projeleri arasında yer alan Soğuksu Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde, depreme dayanıksız ve yüksek riskli 741 binanın yıkım çalışmalarına devam ettiklerini kaydeden Başkan İbrahim Sandıkçı, projeyle vatandaşları depreme karşı dayanıklı konutlarla ve yeni sosyal yaşam alanlarıyla buluşturacaklarını belirterek, "Canik’imizde kentsel dönüşümü sürdürüyor, depreme dayanıklı yaşam alanları için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. 741 bina yıkılıyor Soğuksu Kentsel Dönüşüm Projesi’yle ilçede yer alan depreme dayanıksız ve yüksek riskli 741 binanın yıkım çalışmalarını adım adım sürdürdüklerini kaydeden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Soğuksu Kentsel Dönüşüm Projemizle ilçemiz Soğuksu Mahallesi’nde yer alan depreme dayanıksız ve yüksek riskli binaların yıkım çalışmalarına ara vermeden devam ediyoruz. Soğuksu Mahallemizde 17,5 hektar alanda sürdürdüğümüz kentsel dönüşüm projemizle, mahallemizde yer alan ve 2 bin 864 bağımsız birimden oluşan depreme dayanıksız ve yüksek riskli toplam 741 binanın tamamının yıkım işlemini tamamlayacağız. Depreme dayanıksız 741 binanın yıkım çalışmalarına devam ediyoruz. Depreme dayanıksız yapıların ortadan kalkmasıyla yeni ve güvenli yaşam alanlarına dair yapım sürecimizle kentsel dönüşüm çalışmalarımız devam edecek. Hemşehrilerimizi depreme dayanıklı konutlarla ve güvenli sosyal yaşam alanlarıyla buluşturacağız" diye konuştu. Güvenli şehirleşme Canik’te kentsel dönüşüm, ulaşım ve sosyal yaşam alanlarına yönelik projelerle güvenli ve modern şehirleşme hamlesini hız kesmeden sürdürdüklerini dile getiren Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde güvenli ve modern şehirleşme hamlemize kararlılıkla devam ediyoruz. Bir taraftan kentsel dönüşüm çalışmalarımızı sürdürürken, diğer taraftan yeni yolları ve sosyal yaşam alanlarını hemşehrilerimizin hizmetine sunmaya devam ediyoruz. Yeni sosyal donatı alanlarıyla ilçemizin çehresine değer katıyoruz. Canik’imizin güçlü yarınları için bugünden çalışıyoruz. Geleceğe yönelik eserleri ilçemize kazandırıyoruz" şeklinde konuştu.