GÜNDEM - 10 Şubat 2026 Salı 14:52

GAGİAD’da Yunus Kara dönemi başladı

A
A
A
GAGİAD’da Yunus Kara dönemi başladı

Gaziantep Genç İş Adamları Derneği (GAGİAD)’da başkanlık görevinde bayrak değişim gerçekleşti. Derneğin 17. Olağan Genel Kurulu’nda yapılan seçimle, GAGİAD’ın yeni Başkanı Yunus Kara oldu.


Derneğin önceki dönemlerinde başkanlık yapan Adil Sani Konukoğlu, Nejat Koçer, Mustafa Topçuoğlu, Erhan Özmen, Yaşar Erturhan, Ertuğrul Teymur, Cihan Koçer, Bora Tezel, bütün başkanların katıldığı Genel Kurulda konuşan GAGİAD’ın Kurucu Başkanı ve Gaziantep Sanayi Odası Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, genel kurul sonrası GAGİAD 17. Olağan Genel Kurulu’nda Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Yunus Kara ve Yönetim Kurulu Üyelerini tebrik ederek, başarılar diledi. Görevi devreden Yiğitcan Konukoğlu ve Yönetim Kurulu Üyelerine ise değerli çalışmaları ve emekleri için teşekkürlerini iletti. Yeni dönemle birlikte GAGİAD’ın, Gaziantep iş dünyasına ve genç girişimcilere yönelik projelerini artırarak sürdürmesi bekleniyor.


Yönetim kurulu üyeler belli oldu


Güneydoğu Anadolu Genç İş İnsanları Derneği (GAGİAD) Yönetim Kurulu; Yunus Kara, Burak Fadıloğlu, Mehmet Onur Konukoğlu, Mert Gülloğlu, Erman Erturhan, Ali Topçuoğlu, Alperen Sani Konukoğlu, Tayyar Şafak Salıcı ve Furkan Bakbak’tan oluştu.




GAGİAD’da Yunus Kara dönemi başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Planlı cinayette 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi Kocaeli’de kaybolduktan sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 3 sanığın yargılandığı davada savcı, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Mahsun Ö., abisinin azmettiresiyle olayı işlediğini iddia ederken, abisi Habil Ö. ise "Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" savunmasını yaptı. Kocaeli’de 20 Ocak 2025’te kaybolan Serdar Arslan’ın (44) cesedi, yapılan çalışmalar sonucu ormanlık alanda gömülü halde bulunmuştu. Soruşturma kapsamında Arslan’ın ortağı olduğu iddia edilen Habil Ö. (46), kardeşi Mahsun Ö. (30), Sevban T. (32), D.Ö., H.R.A., Ü.G. ve M.M. isimli 7 şüpheli gözaltına alınmış; Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T. tutuklanmıştı. Cinayetin işlendiği bağ evinde delilleri karartmak için parkelerin söküldüğü ve cesedin olaydan iki gün sonra kireçlenerek gömüldüğü tespit edilmişti. Bağ evinde sırtından vurularak öldürülen Serdar Arslan’ın, Habil Ö. ile cezaevinde tanıştıkları, Serindere’de balık restoranı açtıkları ancak aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle gerginlik yaşandığı ve cinayet planı yapıldığı ortaya çıkmıştı. "Habil, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu" Olayla ilgili davanın 2. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya, tutuklu sanıklar Habil Ö, kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. ile taraf avukatları ve maktulün yakınları katıldı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Serdar Arslan’ın dini nikahlı eşi Gamze K., eşinin kaybolduğu sürece ilişkin, "Serdar benim adıma ev almıştı, bundan kaynaklı aralarında sorun olup olmadığını bilmiyorum. Eşim kayıp olduğu 16 gün boyunca Habil beni her gün arayıp, ’Ev senin üstüne ama idareten’ gibi şeyler söylüyordu, ’Serdar İstanbul’dadır’ diyerek beni yanlış yönlendiriyordu. Sürekli başkalarının üstüne suçu atıyordu. Arabanın kullanan kişinin tespit edildiğini söylediğimde Habil bana, ’Kim o? Bana söyle intikamını ben alacağım’ dedi. Arabanın içinde sigara izmaritleri olup olmadığını da sordu. Ayrıca Mert isimli kişinin de Gürcistan’a kaçtığını söyledi. Sevban’ı ise tanımıyorum" dedi. Serdar Arslan’ın zaman zaman öldürüldüğü bağ evine gittiğini söyleyen Gamze K., "Bu sebeple kayıp olduğu zamanda bağ evini kontrol etmek istediğimizde Habil orada tadilat olduğunu, orada kimsenin olmadığını söyleyerek sürekli bizi İstanbul’a yönlendirdi. Son günlerde Habil ile Serdar arasında ortaklık sebebiyle sorun olmaya başladı" diye konuştu. "Habil ile Serdar kardeş gibiydiler" Tutuklu sanıkların kardeşi Derya Y. ve babaları Şerafettin Ö. de tanık olarak dinlendi. Derya Y., "Maktul ile aralarında husumet olduğunu bilmiyorum. Habil ile Serdar kardeş gibiydiler. Mahsun, Habil’in sözüyle birini öldürecek yapıda biri değil. Silahı nasıl temin ettiler bilmiyorum" şeklinde konuştu. "Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir" Şerafettin Ö. ise tarafların arasında husumet olup olmadığını bilmediğini belirterek, "Maktulle aralarında husumetleri var mı bilmiyorum ancak abi kardeş arasında yer davasına aralarında husumet vardı. İki oğlumda madde kullanır. Oğlum, madde etkisiyle Serdar’ı öldürmüş olabilir ancak Mahsun abisini dinleyecek yapıda biri değildir" ifadelerini kullandı. "Birbirlerinden ’Can kardeş’ diye bahsediyorlardı" Sanık Habil Ö.’nün eşi tanık Seviye Ö., "Serdar ile eşim arasında husumet ve kavgaya şahit olmadım. Kardeş gibiydiler. ’Can kardeş’ diye birbirlerinden bahsediyorlardı. Ev meselesinden haberim yok. Serdar ile aralarında motor davasını duymuştum. Eşim her ne kadar abi de olsa Mahsun onun lafıyla hareket etmez, zaten görüşmüyorlardı. Serdar ile eşim arasında herhangi resmi veya gayri resmi ortaklıkları yoktu. Eşlerimiz balık restoran işletiyorlardı, biz de maktulün eşi ile birlikte yanlarında çalışıyorduk. Habil öncülüğünde iş yürütülüyordu, Serdar oturuyordu" dedi. 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Duruşmada okunan mütalaada, sanık Habil Ö. ile maktulün eski arkadaş oldukları ve gayriresmi ortaklık yaptıkları ancak aralarında yaşanan anlaşmazlık üzerine Habil Ö’nün maktulü öldürmeye karar verdiği belirtildi. "Kardeşini ve akrabasını cinayete teşvik etti" Mütalaada, Habil Ö.’nün bu planını kardeşi Mahsun Ö. ve akrabası Sevban T. ile paylaştığı, onları suça dahil etmek için çeşitli yöntemler kullandığı kaydedildi. Habil Ö.’nün, kardeşi Mahsun Ö.’yü, "Maktul beni dolandırdı, paramla eşine ev aldı ve beni öldürtmek için kiralık katil tuttu" iddialarıyla ikna etmeye çalıştığı vurgulandı. Ayrıca Habil Ö.’nün, cinayeti işlemesi halinde cezaevine girecek olan kardeşine "Ailene ben bakarım" vaadinde bulunarak eyleme teşvik ettiği aktarıldı. Diğer sanık Sevban T.’nin ise Habil Ö. tarafından, "Serdar senin eşin hakkında dedikodu yapıyor" şeklinde mesajlarla manipüle edilerek suça iştirakinin sağlandığı ifade edildi. Delilleri karartmak için parkeleri değiştirdiler Cinayetin ardından sanıkların delilleri yok etmek için organize hareket ettiklerine dikkati çekilen mütalaada, olayın gerçekleştiği bağ evinde tadilat yapıldığı ve kan izlerini gizlemek amacıyla yer döşemelerinin sökülerek yenilendiği bilgisine yer verildi. Savcı, sanıklar Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T.’nin "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Habil Ö. ve Mahsun Ö. hakkında "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçundan da ceza istendi. "Cani değilim, abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" Mütalaaya karşı söz verilen sanık Mahsun Ö., ağabeyi Habil Ö.’nün kendisini azmettirdiğini öne sürerek, "Beni kullandılar. Durduk yere kimseyi öldürecek, cani bir insan değilim. Abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım" dedi. "Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem" Sanık Habil Ö. ise kardeşinin iddialarını reddederek, "Serdar 20 yıllık arkadaşımdı, ölümünden bir çıkarım yok. Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem. Onun başına bir şey gelmesin diye olayı sakladığım doğrudur" savunmasını yaptı. Diğer sanık Sevban T. de cinayet aşamasında rol almadığını, sadece tanık olduğunu ve korktuğu için konuşamadığını iddia etti. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Denizli Üreten Kadınların E-Ticaret Yolculuğu Projesi’nde mentörlük süreci başladı Kadın girişimcilerin e-ticaret alanında güçlenmesini ve ekonomik hayatta daha etkin rol almalarını hedefleyen "Üreten Kadınların E-Ticaret Yolculuğu" projesi kapsamında mentörlük desteği almaya hak kazanan girişimci kadınlar, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nu ziyaret etti. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi koordinasyonunda; GEKA, Trendyol ve Pamukkale Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen "Üreten Kadınların E-Ticaret Yolculuğu Projesi", kadın girişimcilerin dijital ekonomiye katılımını güçlendiren önemli kazanımlarla tamamlandı. Haziran-Aralık 2025 döneminde uygulanan proje kapsamında, Denizli genelinden 173 kadın girişimci, e-ticaret, markalaşma ve dijital satış süreçlerine yönelik eğitimlere katıldı. Eğitimlerin ardından yapılan değerlendirmeler sonucunda, farklı üretim alanlarından 5 kadın girişimci mentörlük desteği almaya hak kazandı. Proje kapsamında mentörlük desteği almaya hak kazanan Işıl Karaman, Ayşegül Yurt, Fatma Avunduk, Dilek Güngördü ve Seval Topçuoğlu Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nu ziyaret etti. Kent Konseyi Başkanı Ali Marım, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) Uzmanı İrfan Sezgin ve Trendyol Ege Bölge Satış ve İş Geliştirme Yöneticisi Nuri Erdoğan’ın da eşlik ettiği ziyarette, kadın girişimcilerin e-ticaret süreçlerinde karşılaştıkları ihtiyaçlar, mentörlük desteğinin kapsamı ve projenin sağlayacağı katkılar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. "Üreten kadınların yanındayız" Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, ziyarette yaptığı konuşmada kadın girişimcilerin gösterdiği emek ve kararlılığın çok kıymetli olduğunu vurgulayarak, "Bu projede en çok beni mutlu eden şey, kadınlarımızın ‘ben de yapabilirim’ diyerek yola çıkması oldu. Üreten, emek veren ve hayallerinin peşinden giden kadınların yanında olmak bizim için sadece bir görev değil, aynı zamanda büyük bir mutluluk. Dijital dünyada daha fazla kadının yer alması için desteğimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Kilis Bakan Güler: "YPG/PYD/SDG terör örgütünün silahlı unsurlarını feshederek devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yol" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Kilis İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada ’Terörsüz Türkiye’ sürecine vurgu yaparak, "YPG/PYD/SDG terör örgütünün silahlı unsurlarını feshederek devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yol" dedi. Bakan Güler, Türkiye’nin sınırlarında ve sınır ötesinde güvenliği tesis eden ülke konumunda olduğunu vurgulayarak, "Fırat Kalkanı Harekâtı DEAŞ’a ağır darbeler vurmuş, Zeytin Dalı Harekâtı ise PYD/YPG’nin oluşturmak istediği terör koridorunu parçalamıştır" ifadelerini kullandı. Bir dizi program ve ziyaret için Kilis’te bulunan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Terörsüz Türkiye süreci, Suriye’deki gelişmeler, savunma sanayi ve geleceğe yönelik önemli açıklamalarda bulundu. "Fırat Kalkanı Harekâtı, DEAŞ’a ağır darbeler vurmuş Zeytin Dalı Harekâtı ise PYD/YPG’nin oluşturmak istediği terör koridorunu parçalamıştır" Sınır ötesi harekatlarla Kilis’te ve sınır bölgesinde huzur ve güvenin hakim kılındığını belirten Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Yakın tarihte Suriye’de patlak veren iç savaşla birlikte Kilis bir kez daha tarihsel bir sınavdan geçmiştir. Suriye’de devlet otoritesinin çöktüğü sınırımızın hemen güneyinde kontrolsüz alanların oluştuğu bu süreçte terör örgütleri ortaya çıkan boşluktan faydalanarak ülkemizi doğrudan tehdit eder hâle gelmiştir. Sınır karakollarımız dâhil şehir merkezine düşen roketler maalesef can kayıplarına sebep olduğu gibi güvenlik riskini de artırmıştır. O günleri hepimiz hatırlıyoruz: Tarlasına rahatça giremeyen çiftçiler işine giderken endişe duyan esnaf geçici olarak başka illere göç etmek zorunda kalanlar olmuştu. Ancak devletimiz bu saldırganlığa karşı derhal gerekli tedbirleri almış önce meşru müdafaa kapsamında saldırılara misliyle karşılık verirken müteakiben sınır ötesi harekâtların icrasına yönelmiştir. Bu zor dönemde Kilisli kardeşlerimiz her zaman olduğu gibi yine devletine olan güveni ile ferasetli bir duruş sergilemişlerdir. Nitekim kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin icra ettiği Fırat Kalkanı Harekâtı, DEAŞ’a ağır darbeler vurmuş Zeytin Dalı Harekâtı ise PYD/YPG’nin oluşturmak istediği terör koridorunu parçalamıştır. Bu harekâtlarla Kilis’ten Gaziantep’e ve Hatay’a kadar uzanan sınır hattımızda güvenlik yeniden tesis edilmiştir. Bugün, Kilisli kardeşlerimiz işine güvenle gidebiliyorsa çiftçilerimiz tarlasını ekip biçebiliyorsa bu tablo Mehmetçiğin sahadaki emsalsiz fedakârlığının doğrudan sonucu olduğu gibi niçin Suriye’de olduğumuzun da cevabıdır. Dolayısıyla kahraman ordumuzun Suriye’deki varlığı asil milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğini ileriden sağlamak için üstlendiğimiz sorumluluğun bir gereğidir" dedi. "Türkiye yalnızca sınırlarında değil sınır ötesinde de güvenliği tesis edip istikrar üreten güçlü ve güvenilir bir ülkedir" Türkiye’nin sadece sınırlarda değil, sınır ötesinde de güvenliği tesis ettiğini ifade eden Bakan Yaşar Güler, "Gelinen noktada herkes şunu görmüştür ki Türkiye yalnızca sınırlarında değil sınır ötesinde de güvenliği tesis edip istikrar üreten güçlü ve güvenilir bir ülkedir. Suriye’de rejimin sona ermesi ve yeni yönetimin göreve gelmesiyle bölge yeni bir döneme girmiştir. Kilis bu yeni dönemde yalnızca güvenliğin değil başta Öncüpınar sınır kapısı olmak üzere ticari geçişlerin ve ekonomik canlanmanın da kilit merkezlerinden biri hâline gelmektedir. Önümüzdeki dönemde, gümrük kapılarında ticari faaliyetlerin artması da Kilis’in uzun vadeli kalkınmasına stratejik bir imkân sunacaktır. Unutulmamalıdır ki tarih boyunca Gaziantep ve Kilis’in geleceği Halep’ten Halep’in geleceği de Kilis ve Gaziantep’ten ayrı olmamıştır. Bugün her iki dost ve kardeş halkın menfaatine olacak şekilde daha müreffeh bir yaşam ve bölgesel kalkınma için en başta ticari ve ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesi önem arz etmektedir. Bu durum Kilisli kardeşlerimiz için de yeni istihdam kapılarının açılmasına zemin hazırlayacaktır. Kilis halkı sağlanan istikrar derinleştikçe ve yeni yatırımlarla kazanımlarını daha fazla hissedecektir" ifadelerini kullandı. "YPG/PYD/SDG terör örgütünün anlaşma hükümlerine ivedilikle uyması, silahlı unsurlarını feshederek devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yol" Konuşmasında ’Terörsüz Türkiye’ süreci ile ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Bakan Güler, "Elbette bu sürecin kalıcı olması için güvenlikten taviz verilmemesi öncelikli meselemizdir. Bu hususta devletimizin Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde başlattığı ’Terörsüz Türkiye’ hedefiyle iç cephemizi tahkim ederken sınırlarımızın tam güvenliği için Suriye’nin de tek merkezli, egemen ve bütün bir yapı hâlinde güçlenmesini desteklemektedir. Türkiye olarak Suriye’deki gelişmeleri uzun vadeli bir bölgesel güvenlik mimarisi perspektifiyle ele almakta, Terörsüz Türkiye sürecimizin başarısı açısından çok önemli görmekteyiz. Artık gelinen aşamada YPG/PYD/SDG terör örgütünün 10 Mart ve 18 Ocak’taki anlaşma hükümlerine ivedilikle uyması silahlı tüm unsurlarını feshederek bireysel ve denetlenebilir biçimde devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yoludur. Entegrasyon anlaşmasının uygulanmaya başlamasını memnuniyetle ve yakından takip ediyoruz. Gerçek şu ki hem Suriye’nin hem de bölgenin istikrarı için mutabakatın uygulanması Suriye’nin egemenliği toprak bütünlüğü ve birliği temelinde adımların atılması bir tercih değil, zorunluluktur. Bir kez daha vurgulamak isterim ki dış desteklere bel bağlayarak ’Terörsüz Türkiye’ hedefimizi sekteye uğratmaya çalışanlara birliğimizi ve kardeşliğimizi bozmaya yönelik her türlü girişime karşı koyma kararlılığımız tamdır’ şeklinde konuştu. "Güvenlik anlayışımız bugünü değil aydınlık yarınlara ulaşmayı ve geleceğimizi güvence altına almayı hedeflemektedir" Bakan Güler, geleceği garanti altına alacak bir güvenlik anlayışı ile hareket ettiklerini de sözlerine ekleyerek, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yerli ve millî savunma sanayimizin sağladığı imkân ve kabiliyetlerle terörle mücadele ve sınır güvenliğinde olduğu gibi Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de kararlılıkla korumaktadır. Aynı şekilde pek çok coğrafyada güvenlik ve istikrar sağlayan bir orduya ve diplomatik etkinliğe sahip olduğumuzu memnuniyetle ifade etmek isterim. Şunu özellikle belirmek isterim ki bizim güvenlik anlayışımız yalnızca bugünü değil aydınlık yarınlara ulaşmak için geleceğimizi de güvence altına almayı hedeflemektedir. Millî Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmek için büyük gayretler gösteriyoruz" diye konuştu. Konuşmanın ardından Bakan Güler başkanlığından AK Parti Kilis İl Danışma Meclisi Toplantısı basına kapalı olarak gerçekleştirildi. (SVY-Y)
Tekirdağ Çerkezköy’deki cinayette şantaj iddiası: 200 bin TL kredi çekti, arkadaşını öldürdü Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde arkadaşını bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Cinayetin arkasından şantaj iddiaları çıktı. Olay, önceki gün Kızılpınar Atatürk Mahallesi Mezarlık mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Vahap Öden ile arkadaşı Nevzat Algan arasında buluşma sırasında tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine Öden, yanında bulunan bıçakla Algan’ı vücudunun çeşitli yerlerinden 7 kez bıçakladı. Ağır yaralanan Algan, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Şüpheli ise olay yerinde suç aletiyle birlikte yakalanarak gözaltına alındı. 200 bin TL’lik şantaj iddiası Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre, hayatını kaybeden Algan’ın bir süre önce arkadaşının bir otelde kadınla birlikte olduğu anlara ait fotoğraf ve görüntüler kaydettiği ve bu görüntüler üzerinden şantaj yaptığı iddia edildi. İddiaya göre Vahap Öden, söz konusu görüntülerin ailesine gösterilmemesi karşılığında kredi çekerek yaklaşık 200 bin TL ödeme yaptı. Algan’ın, bazı fotoğrafları teslim etmesine rağmen elinde video görüntülerinin de bulunduğunu belirterek yeniden para talep ettiği, tarafların bu nedenle konuşmak ve görüntüleri almak amacıyla mezarlık mevkiinde buluştuğu, tartışmanın da burada çıktığı öne sürüldü. Tutuklandı Jandarmadaki işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen şüpheli Vahap Öden, savcılık sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan, yaşamını yitiren Nevzat Algan’ın cenazesi, ailesi ve yakınlarının katılımıyla toprağa verildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.