SAĞLIK - 11 Ağustos 2025 Pazartesi 10:05

Çocukluk çağında obezite ve insülin direncine dikkat

A
A
A
Çocukluk çağında obezite ve insülin direncine dikkat

Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bilge Tütüncüler, çocuklarda artan obezite ve insülin direnci riskine karşı aileleri uyardı.


Obezite ve insülin direnci, yalnızca yetişkinleri değil, çocukları da tehdit eden ciddi sağlık sorunları haline geldiğini ifade eden Dr. Tütüncüler, "Obezite, günümüzde tüm dünyayı etkileyen önemli bir sağlık sorunudur. Obezite; çocuklarda ya da yetişkinlerde, vücutta olması gerekenden fazla yağ dokusunun birikmesidir. Bu durum sağlığımızı olumsuz etkiler. Vücutta yağ dokusu arttıkça insülin direnci gelişir. İnsülin direnci arttıkça da vücut daha fazla yağ depolamaya başlar, bu da bir kısır döngü oluşturur. İnsülin direnci ve obezite çocuklarda genellikle sinsi seyreder. Bu yüzden düzenli çocuk sağlığı kontrolleri büyük önem taşır. insülin direncinin belirtilerinden bahsedecek olursak; Bel çevresinde yağlanma, sık sık acıkma ve şekerli gıdalara aşırı düşkünlük, yemek sonrası uyku hali, gün içinde sürekli yorgun hissetme, koltuk altı ve boyun bölgelerinde koyu renkli lekeler (akantozis nigrikans) şeklinde sıralayabiliriz" dedi.


"Günlük iki saatin üzerinde ekran başında zaman geçirmek riski artırır"


İnsülin direncini tetikleyen faktörlerle ilgili bilgi veren Dr. Tütüncüler, "Ailede obezite veya insülin direnci varsa çocukta da bu duruma yatkınlık olabilir. Günlük fiziksel aktivitesi bir saatin altında olan çocuklarda insülin direnci riski yüksektir. Günlük iki saatin üzerinde ekran başında (tablet, telefon, televizyon vb.) zaman geçirmek riski artırır. Yaşa göre değişmekle birlikte çocukların genellikle 9-11 saat uyuması önerilir. Geç yatmak ya da az uyumak, insülin direncine zemin hazırlar. Ayrıca obez çocuklar maalesef ki akran zorbalığına da maruz kalabiliyor. D vitamini eksikliği: D vitamini seviyesinin 30’un üzerinde olması istenir. Araştırmalar, bu değerin 50’ye yaklaşmasının insülin direncini azalttığını göstermektedir. Tip 2 diyabet: Eskiden yalnızca yetişkinlerde görülürken artık çocuklarda da yaygınlaşmaktadır. Hazır ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı, fast food tüketimi sınırlandırılmalı, protein ve lif açısından zengin besinler tercih edilmeli, öğün saatleri düzenli olmalı, porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli, çocukların günde en az 1 saat hareket etmeleri sağlanmalı. Bahçede oyun oynamak da bir aktivitedir; profesyonel spora yönlendirme de olabilir. Çocuklar, ebeveynlerini rol model alır. Ailede sağlıklı beslenme alışkanlığı varsa çocuk da bunu benimser. Evde sağlıklı atıştırmalıklar bulundurmak, çocukların abur cubura yönelmesini engeller. Düzenli sağlık kontrolleri, hiçbir şikâyet olmasa bile çocuk doktoruna düzenli kontroller için gidilmelidir. Boy, kilo takibi yapılmalı, gerekli görüldüğünde kan testleri uygulanmalıdır" şeklinde konuştu.


Obezitenin tedavi süreciyle ilgili bilgi veren Dr. Tütüncüler, "Tedavi, çocuğun durumuna göre değişir. Hafif vakalarda yalnızca yaşam tarzı değişikliği yeterli olabilir. Orta ve ağır olgularda ise beslenme uzmanı desteği ve bazı durumlarda ilaç tedavisi gerekebilir. Bu süreç mutlaka bir doktorun takibinde yürütülmelidir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.