KÜLTÜR SANAT - 17 Mayıs 2026 Pazar 10:23

Bakır su takımı 350 bin çekiç darbesiyle hazırlanıyor

A
A
A
Bakır su takımı 350 bin çekiç darbesiyle hazırlanıyor

Gaziantep’te geleneksel yöntemlerle özellikle büyük boy kazanlar ve özel tasarım el işlemeli tepsi, vazo ve su takımı eserleri üreten ustalar, bakır levhayı şekillendirmek ve işlemek için binlerce kez çekiç kullanıyor.


Bakır işlemeciliğinin coğrafi patentini elinde bulunduran Gaziantep’te el emeği göz nuruyla üretilen bakır eşyaları, Türkiye’nin yanı sıra dünya pazarında da büyük bir ilgi görüyor. Geleneksel bakırcılık sanatında ustaların bin bir emek ve zahmetle binlerce çekiç darbesiyle şekillendirdiği bakır eşyaların hazırlanma süreçleri ürünün büyüklüğüne bazen günlerce bazen de aylarca sürüyor. Yoğun çekiç darbeleri bakırın dövülerek sertleşmesini, daha dayanıklı hale gelmesini ve üzerindeki motiflerin de derinlik kazanmasını sağlarken, genellikle el işçiliğinin üst düzey olduğu, turistik veya özel sipariş ürünlerin hazırlanma süreci için ustalar büyük emek sarf ediyor.



350 bin çekiç vurarak ortaya çıkardığı bakır su takımları beğeniliyor


Tarihi Yeni Han’daki iş yerinde 43 yıldır bakıra şekil veren 51 yaşındaki Ali Aytekin, her gün binlerce çekiç darbesiyle şekil verdiği bakır ürünleri özel sipariş ve talebe göre hazırlıyor. 7 yaşında başladığı mesleğini yıllardır severek sürdüren Aytekin’in binlerce çekiç darbesiyle hazırladığı ürünler görenleri mest ediyor. En küçük bir bakır ürüne bile 3-4 bin çekiç vurarak şekil veren Aytekin’in 350 bin çekiç vurarak ortaya çıkardığı bakır su takımları oldukça beğeniliyor. 6 bardak, bir sürahi ve bir tepsiden oluşan su takımını bir ayda hazırlayan Aytekin, su takımlarını 50 bin TL’den satıyor.


Aynı zamanda koleksiyonerliğiyle tanınan Aytekin, iş yerinin bir bölümünde sergilediği koleksiyonuna gözü gibi bakıyor. Mesleğe 7 yaşında başladığını belirten Aytekin, "Bir ustamızın tavsiyesiyle mesleğe başladık. çırak ve kalfalık dönemi derken usta olduk. Mesleğe halen devam ediyoruz. Mesleğimiz ve imkanlarımız eski dönemlerde daha zordu. Şu an imkanlarımız zor da olsa biraz kolaylaştı. Kendi işimizi yapıyoruz. Ağır parça içerikli çalışıyorum. 43 yıldır mesleğin içerisindeyim. Mesleğimden çok memnunum. Mesleğimi severek yapıyorum. Çok güzel parçalar çıkarıyoruz. Ustalarımızdan Allah onlardan razı olsun. Bizlere bu mesleğin inceliğini öğrettiler" dedi.


Özel siparişler üzerine çalıştığını belirten Aytekin, "Kişiye özel tepsi, ayran takımı, su takımı, fincan ve sürahi takımı yapıyorum. Çekiç sesini duymayız. Akşama kadar çekiç sesi eşliğinde siparişlerimizi hazır ederiz. Çekici sesleri bir müzik gibi kulaklarımıza hoş geliyor. Sürahi takımının başlama ve bitimi bir ay sürüyor. Hemen hemen 250-300 bine yakın çekiç sallıyoruz. Biz tek tek çekiç darbelerini sayamıyoruz ama tahminen 300 binden de fazladır. Küçük bir alan yüzlerce çekiç darbesiyle oluşuyor. Bir saniyede 30 çekiç darbesini dakikalarca hesapladığımızda binlerce kez çekiç sallamışız demektir" diye konuştu.



Bakır su takımı 350 bin çekiç darbesiyle hazırlanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ‘Milli Aile Haftası’ kapsamında 81 ilde aile odaklı programlar düzenlenecek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ kapsamında bu yıl ilk kez kutlanacak ‘Milli Aile Haftası’nda Türkiye genelinde çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Aile ve Sosyal Hizmetleri Bakanlığı tarafından, 2026-2035 dönemini kapsayan ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 23 Mayıs 2025’te ilan edildiği hatırlatıldı. 10 yıllık dönemde hayata geçirilecek stratejik öncelikleri ortaya koyan ‘Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi’ 2 Mayıs 2026’ta Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girdi. Bu kapsamda insanla başlayan, aileyle köklenen, nesillerle büyüyen, nüfusla güçlenen, istikbale yükselen Türkiye vizyonu kapsamında, her yıl mayıs ayının son haftası ‘Milli Aile Haftası’ olarak kutlanacak. Kurban Bayramı vesilesiyle bu yıl 25-31 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek hafta kapsamında, Türkiye genelinde kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve ailelerin katılımıyla çeşitli programlar düzenlenecek. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı il müdürlükleri ekipleri de huzurevleri, çocuk evleri ve çocuk evi siteleri gibi 7 gün 24 saat hizmet veren kuruluşların yanı sıra engelli aileleri, şehit yakınları ve gazi aileleri, koruyucu aileler ile evlat edinmiş ailelere ziyaretlerde bulunacak. Ziyaretlerde, Bakanlığın hizmet modelleri arasında yer alan aile danışmanlığı, evlilik öncesi eğitim, koruyucu aile, evlat edinme, ALO 183 hizmetlerine ilişkin bilgi verilecek. ‘Üç Kuşak Bir Sofra’ buluşmaları kapsamında aynı aileden üç kuşağı bir araya getiren bayram sofraları kurulacak. Bayramın bereketi ve sevinci sofralardan gönüllere, gönüllerden kuşaklara akacak. Öte yandan, ‘Milli Aile Haftası’ kapsamında yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına yönelik de çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
İstanbul Balıkçı Kenan’dan "balon balığı" uyarısı: "Dişleri jilet gibi, dikenleri zehirli" Türkiye Deniz Canlıları Müzesi Kurucusu Balıkçı Kenan Balcı’dan yaz ayları öncesi balon balığı konusunda uyarılarda bulundu. Balcı, "Sıcak suları seven ve zehriyle ölümcül tehlike saçan balon balığı, Ege ve Akdeniz’den sonra Marmara Denizi’nde de görülmeye başlandı" dedi. Denizlerimizde biyoçeşitliliği tehdit eden ve insan sağlığı için büyük risk oluşturan istilacı türlerin başında gelen balon balığı, rotasını Marmara Denizi’ne çevirdi. Türkiye Deniz Canlıları Müzesi Kurucusu, yarım asırlık balıkçı Kenan Balcı, balon balığının Marmara’da da görülmeye başladığını belirterek çok ciddi uyarılarda bulundu. Balığın jilet gibi keskin dişlerine ve zehirli dikenlerine dikkat çeken Balcı, özellikle yaz aylarında denize girecek vatandaşların çok dikkatli olması gerektiğini vurguladı. "Dokununca şişiyor" Balon balığının dış görünüşüyle yanıltıcı olabileceğini ifade eden Balıkçı Kenan Balcı, vatandaşları şu sözlerle uyardı: "Vatandaşlarımız kıyıda veya denizde gördüklerinde bunu normal bir balık zannedip ellerine alabilirler. Kesinlikle dokunmasınlar. Elinize dikenleri battığı an sizi zehirler. Bu balık normalde sıcak suyu sever. Bu yüzden bugüne kadar hep Ege ve Akdeniz’de yoğun olarak görülüyordu. Ancak küresel iklim değişiklikleriyle birlikte artık Marmara Denizi’nde de balon balığı görülmeye başladı" diye konuştu. "Dişleri bir teneke kutuyu parçalayacak güçte" Balon balığının sadece dikenlerinin değil, çene yapısının da inanılmaz bir yıkım gücüne sahip olduğunu belirten Balcı, "Dişleri o kadar kuvvetli ve çene yapısı o kadar güçlü ki, teneke kutuyu bile saniyeler içinde parçalayabiliyor. Yanlışlıkla elinizi kaptırırsanız çok ciddi yaralanmalara neden olabilir. Bu balığın kesinlikle tüketilmemesi gerekiyor. Etinde yüksek oranda toksin (zehir) barındırıyor. Yediğiniz zaman doğrudan zehirler ve geri dönüşü olmayan ölümcül sonuçlar doğurabilir" ifadelerini kullandı. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte plajların dolacağını hatırlatan yarım asırlık balıkçı Kenan Balcı, son olarak şunları söyledi: "Özellikle yaz aylarında denize girecek olan vatandaşlarımız, çocuklarına ve kendilerine çok dikkat etsinler. Bilmedikleri, tanımadıkları hiçbir balığa yaklaşmasınlar. Bu balığın şakası yok."
Antalya Büyükşehir Belediyesi çölyak hastalarını glütensiz sofrada buluşturdu Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Atatürk Parkı içerisinde bulunan EKDAĞ Sosyal Tesisi’nde çölyak hastalarına yönelik sunulan glütensiz menü hizmeti kapsamında, Batı Akdeniz Çölyak Derneği üyeleri ve aileleri glütensiz akşam yemeğinde bir araya geldi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, çölyak hastalarının sosyal yaşamda güvenle yer alabilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden EKDAĞ’a bağlı Atatürk Parkı Sosyal Tesisi’nde çölyak hastalarının güvenle tüketebileceği glütensiz menü seçenekleri sunulurken, çölyak farkındalık ayı kapsamında özel bir program düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Batı Akdeniz Çölyak Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen programda, çölyak hastaları ve aileleri kendileri için hazırlanan glütensiz menülerle aynı sofrada buluştu. "Çölyak hastalarımızın yanındayız" Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Funda Alpaslan Talay, çölyak hastalarının dışarıda güvenle yemek yiyebilmesinin sosyal yaşam açısından önemli olduğunu belirterek, "Çölyak hastaları için dışarıda güvenle yemek yiyebilmek günlük yaşamın en zorlayıcı başlıklarından biri olabiliyor. Glütensiz menülerin yaygınlaşması, çölyak hastalarının sosyal hayata daha güçlü katılımı açısından önem taşıyor. Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman çölyak hastalarımızın yanındayız. Onlara glütensiz gıda paketi yardımı ulaştırıyoruz. Glütensiz ürünlerin maliyetlerinin yüksek olduğu düşünüldüğünde, bu desteklerin aile bütçeleri açısından da önemli bir katkı sunuyor" dedi. "Glütensiz menü bizim için çok kıymetli" Batı Akdeniz Çölyak Derneği Başkanı Sülbiye Şahinler ise 2013 yılından bu yana çölyak hastaları ve glütensiz diyet konusunda faaliyet yürüttüklerini belirterek, "Belediyemizin glütensiz gıda desteğinin yanı sıra EKDAĞ tesislerinde glütensiz menü bulundurması bizim için çok özel ve kıymetli. Mayıs ayı hem Türkiye’de hem de dünyada çölyak hastalığına dikkat çekilen bir farkındalık ayı. Biz de dernek üyelerimiz, çocuklarımız ve ailelerimizle birlikte burada glütensiz bir akşam yemeğinde buluştuk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. Program sonunda çölyak hastalarına özel hazırlanan glütensiz pasta kesildi.