EĞİTİM - 07 Nisan 2026 Salı 13:32

Bakan Tekin: "Türkiye’ye özgü bir model inşa ettik diye eleştiriyorlar"

A
A
A
Bakan Tekin: "Türkiye’ye özgü bir model inşa ettik diye eleştiriyorlar"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Gaziantep’te katıldığı ’Şehrim Okulum’ protokolünün imza ve tanıtım programında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile gelenekleri ve değerleri temsil eden bir model inşa etmeye çalıştıklarını belirterek, "Türkiye’ye özgü bir model inşa ettik diye eleştiriyorlar" dedi.


Bir dizi program ve temas için Gaziantep’te bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilk olarak ’Şehrim Okulum’ protokolünün imza ve tanıtım programına katıldı. Burada konuşan Bakan Tekin, eğitim çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne yönelik eleştirilere de cevap verdi.



"Bakan olduktan sonra beni mutlu eden ve heyecanlandıran işlerimizden bir tanesini yapacağız"


Program ilk olarak ’Şehrim Okulum’ projesinin öneminden bahseden Tekin, "Bugün, Milli Eğitim Bakanı olduktan sonra gerçekten beni mutlu eden ve en çok heyecanlandıran işlerimizden bir tanesinin daha burada tanıtımını yapacağız. Tanıtımını yapacağımız şey yıllardır televizyonlarda başka ülkelerin filmleri ve dizilerini seyrederken, okullarla ilgili eğitimleri izlerken, niye biz bu ülkemize yok, niye biz bunları yapmıyoruz, niye buradan başlamıyoruz dediğimiz bir projeyi daha bugün hayata geçireceğiz" dedi.



"Barışı, adaleti, medeniyeti eğer biz dünyaya getirmek istiyorsak adresi başka yerde aramaya gerek yok"


Tekin, "Bugünlerde birileri çıkmış diyor ki Türkiye modeli mi olurmuş? Türkiye kimmiş kendine model yapacak? Bunu diyen kim biliyor musunuz arkadaşlar? Maalesef bunu diyen kişiler Türkiye’de siyaset yapan kişiler. Açıkça şunu söylüyorlar, bize diyorlar ki x ülkesinin modelini alıp getirip, bize aynen uygulasaydınız. Ben de diyorum ki siz güvenmeyebilirsiniz, siz sevmeyebilirsiniz ama ben Türkiye’deki entelektüellere, Türkiye’deki akademisyenlere, Türkiye’deki öğretmenlere, Türkiye’deki velilere, Türkiye’deki öğrencilere sonuna kadar güveniyorum. Dünyada en iyisini biz yaparız diyorum. Ve bunu dedikten sonra, bunu hayata geçirdikten sonra, uluslararası ortamlarda Türkiye Yüzyılı maarif modelini sunumunu yapmaya başladığımız her yerde, konuştuğumuz, anlattığımız her ülkenin temsilcisi ’ya biz size uzman gönderelim, sizin ülkenizde bizim uzmanlarımıza anlatın, biz de bu modeli almaya çalışalım’ diyen ülkeler var. Dolayısıyla, Türk insanına, Türk gencine, Türkiye’deki öğretmene güvendiğimiz zaman, çok güzel sonuçlar elde edeceğimizi burada görmüş olduk. Türkiye Yüzyılı maarif modeli şu, biz diyoruz ki Türkiye’nin binlerce yıllık bir devlet geleneği var, Türkiye’nin binlerce yıllık bir toplum, millet geleneği var. Biz diyoruz ki bu gelenek zaten dünyada egemen olduğu dönemde barışı, insan haklarını, adaleti, medeniyeti biz temsil ettik. Bugün yine barışı, adaleti, medeniyeti eğer biz dünyaya getirmek istiyorsak, biz eğer dünyada bu görevleri egemen kılmak istiyorsak adresi başka yerde aramaya gerek yok. Bizim geçmişimizde var" ifadelerini kullandı.



"Türkiye’ye özgü bir model inşa ettik diye eleştiriyorlar"


Bakan Tekin, bazı kesimlerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni sert şekilde eleştirmesine de tepki göstererek, "Biz, Nisan ayını ulusal egemenlikten dolayı Türkiye genelinde ’maarifin kalbinde çocuk’ mottosuyla milli egemenliğin, demokrasinin ve insan haklarının anlatıldığı, bununla ilgili farkındalığın oluşturulduğu bir ay olsun diye tanımlamaya çalıştık. Bir genelge yayınladık. Biz, genelge de dedik ki ’binlerce yıllık devlet ve toplum geleneğinden tevarüz ettiğimiz’ dedik. Bu bile rahatsız etmiş. ’Ne demek binlerce yıllık’ diyor, ’niye binlerce yıllık’ diyor. Kardeşim ne diyeyim ben, benim mirasım bu, benim geçmişim bu, ’dünyanın neresinde olursa olsun binlerce yıllık devlet geleneğim var, toplum geleneğim var’ dediğim zaman gurur duyulması gerekir. Ne diyeceğim ben? Benim mirasım bu. Benim ülkemde birileri çıkıyor, ’niye binlerce yıldan atıfta bulunuyorsun’ diyor. Arkadaşlar ben böyle bir tuhaflık görmedim. Biz bugün çıksaydık deseydik ki Güney Amerika’daki bir ülkenin modelini Türkiye’ye getirdik deseydik alkışlayacaklardı ama ben Türkiye’ye özgü bir model inşa ettim diye eleştiriyorlar. Burada bir tuhaflık yok mu?" ifadelerine yer verdi.



"Ülkemizin ve toplumumuzun gelenekleri ile değerlerini bünyesinde barındıran bir model inşa etmeye çalıştık"


Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile gelenekleri ve değerleri temsil eden bir model inşa etmeye çalıştıklarını da sözlerine ekleyen Tekin, "Biz, bizim ülkemizin gelenekleri, bizim toplumumuzun, bizim medeniyetimizin insanlığa kazandırdığı değerler, bunların hepsini bünyesinde barındıran bir model inşa etmeye çalıştık. Bunu yaparken, bugün burada tanıtımını yaptığımız projemin özünde şu var. Biz dedik ki, çocuklarımız eğitim öğretimine başlarken önce içinde yaşadığı topluluğu, içinde yaşadığı evi ve aileyi, onun değerlerini içselleştirsin, okula geldiğinde ilçesini, ilini, ülkeyi ve dünyayı, böyle bir gelenek başlatmak istedik. Ve dedik ki, buradan hareketle okul dışı öğrenme ortamları diye bir proje geliştirdik. Çocuklarımıza artık, biraz önce burada iki genç kardeşimiz sunum yaparken anlattılar. Çocuklar, eğitim öğretim hayatına başlarken önce kendi ilinde, ilçesinde, mahallesinde ya da köyündeki değerlerimizi tanıyarak başlasınlar istiyoruz. Ne var orada? Orada bir cami olabilir, orada bir kütüphane olabilir, orada bir ören yeri olabilir. Orada, Kurtuluş Savaşı’mıza ya da bizi bugün, bu ülkeye, bize vatan kılan şehitlerimize ait bir mekan olabilir. Çocuklarımız önce orayı tanıyarak başlasınlar. Çocuklarımız önce kendi ilini, ilçesini, köyünü tanıyarak başlasınlar. Orada, bu medeniyet birikimine katkıyı verecek şeyleri önce değerlendirelim. Buradan hareketle, Türkiye’nin tamamında yüz binlerce içerik tespit ettik. Bunların hepsini online ortama taşıdık" şeklinde konuştu.



"Şehrim Okulum mottosuyla çocuklarımızın keşfederek ve katılarak öğrendikleri yepyeni bir süreci başlatıyoruz"


Bakan Tekin, "O yüzden biz valiliklerden ve belediyelerden de bizim bu yolculuğumuza destek olmalarını istemiştik. Bu çağrımıza ilk karşılık veren kişi Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin. Dedik ki bu projeye buradan başlayalım. Biz bütün bir şehri eğitim ve öğretim hayatının merkezine yerleştirmek istiyoruz. Çocuklarımız okuldan çıkıp eve giderken eğitim öğretimi sürecini devam ettirsinler istiyoruz. Eve giderken yolda sivil toplum örgütleriyle, toplumla ilişkiye girdiği zaman eğitim öğretim süreci sekteye uğramasın istiyoruz. O yüzden de ’Şehrim Okulum’ mottosuyla çocuklarımızın keşfettiği, katıldığı, bu şekilde de öğrendikleri yepyeni bir süreci başlatıyoruz. Ve bu süreçte bize destek olan ve bizimle beraber bu projenin hayata geçirmesini sağlayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve bugün aynı zamanda Konya’da da Selçuklu Belediyesi’yle beraber başlatıyoruz. Her iki belediye başkanımıza da huzurlarınıza teşekkür ediyorum. Şunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Eğitim toplumun her alanında, toplumsal yaşamımızın her anında mutlaka dikkat etmemiz gereken bir alan. Çocuklarımıza kendi yaşantımızla, kendi değerlerimizle övünerek örnek olmak durumundayız ki mesafe kat edebilelim diyorum" diye konuştu.



Bakan Tekin: "Türkiye’ye özgü bir model inşa ettik diye eleştiriyorlar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli GOSB Teknopark Ardahan Girişim Ofisi’nde girişimci kabul süreci başladı GOSB Teknopark tarafından Ardahan Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirilen "Ardahan Girişim Ofisi" için girişimci kabul süreci başladı. GOSB Teknopark’tan yapılan açıklamaya göre, bölgede girişimcilik kültürünü güçlendirmek, gençlerin üretim ve yenilik odaklı fikirlerini desteklemek ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmak amacıyla kurulan ofis, faaliyetlerine başladı. Sadece bir çalışma alanı değil; aynı zamanda gelişim, rehberlik ve işbirliği imkanları sunacak olan merkez, iş fikri olup nereden başlayacağını bilemeyenlerden projesini geliştirme aşamasındaki girişimcilere kadar geniş bir kitleye hitap edecek. Eğitim ve mentörlük desteği sağlanacak Fikirlerin değerlendirilip uygulamaya dönüştürüleceği aktif bir merkez olarak konumlanan ofiste; girişimcilik odaklı eğitim programları, mentörlük süreçleri, proje geliştirme destekleri ve yönlendirme mekanizmaları yer alacak. Bu sayede girişimcilerin projelerini olgunlaştırarak daha sağlam iş modelleri kurmaları sağlanacak. Özellikle yenilikçi düşünceye sahip, üretmek isteyen, bölgesine değer katmayı hedefleyen ve fikirlerini daha ileri taşımak isteyen bireylerin bu süreçten yararlanması bekleniyor. GOSB Teknopark Ardahan Girişim Ofisi, yerel potansiyeli açığa çıkararak bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak yeni girişimlerin önünü açmayı hedefliyor. Sürece ilişkin GOSB Teknopark’tan yapılan açıklamada, girişimciliğin yalnızca büyük şehirlerde değil, Türkiye’nin her bölgesinde güçlenmesi gerektiğine dikkat çekilerek, Ardahan’da atılan bu adımın bu anlayışın önemli bir yansıması olduğu vurgulandı. Girişimcilik ekosisteminin yaygınlaşması, gençlerin iş fikirlerine yön verilmesi ve yenilikçi projelerin desteklenmesi açısından Ardahan Girişim Ofisi’nin önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Fikirlerini gerçeğe dönüştürmek ve bölgesine değer katmak isteyen girişimci adayları, başvurularını "www.gosbteknopark.com" internet sitesindeki "Başvurular" bölümünden yapabilecek.
Samsun Kanserde büyük kesiler yerine milimetrik dokunuşlar Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Bilgehan Poyrazoğlu, gelişmiş teknoloji sayesinde kanser tedavisinde ileri görüntüleme yöntemleri eşliğinde gerçekleştirilen laparoskopik ve minimal invaziv cerrahilerle, büyük kesiler yerine milimetrik girişlerle operasyonların tamamlandığını söyledi. Büyük Anadolu Hastanesi, her yıl binlerce kişinin hayatını etkileyen kansere karşı farkındalık çağrısında bulundu. Günümüzde görülme sıklığı artan bu hastalıkla mücadelede en güçlü silahın ‘bilinçli birey ve erken teşhis’ olduğu vurgulanırken, tıbbın sunduğu yeni nesil teknolojilerin tedavi başarısını yüzde 90’ların üzerine çıkardığı ifade edildi. Kanserle mücadelede zamanın en kritik faktör olduğunu belirten hastane uzmanları, vücuttaki olağan dışı değişikliklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Uzun süreli ses kısıklığı, iyileşmeyen yaralar, açıklanamayan kilo kaybı veya vücuttaki şişlikler gibi belirtilerin erken dönemde yakalanması, hastalığın yayılmadan kontrol altına alınmasını sağlıyor. Bu noktada düzenli sağlık taramaları ve kişiye özel hazırlanan check-up programları, henüz belirti vermeyen riskleri dahi gün yüzüne çıkararak hayati bir koruma kalkanı oluşturuyor. Cerrahi müdahaledeki teknolojik dönüşüme dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Bilgehan Poyrazoğlu, gelişen yöntemlerin hasta konforunu en üst seviyeye taşıdığını ifade ederek, "Kanser cerrahisinde artık sadece tümörü temizlemeyi değil, hastanın yaşam kalitesini korumayı da hedefliyoruz. Gelişmiş görüntüleme eşliğinde gerçekleştirdiğimiz laparoskopik ve minimal invaziv cerrahiler sayesinde büyük kesiler yerine milimetrik girişlerle operasyonlarımızı tamamlıyoruz. Bu durum enfeksiyon riskini minimize ederken hastalarımızın sosyal hayata çok daha hızlı dönmesine imkan tanıyor. Doğru tedavi ancak kusursuz bir teşhisle mümkündür. Hastanemizde kanser hastaları onkoloji konseyinde branş hekimleri tarafından multidisipliner şekilde değerlendirilerek en doğru tedaviye karar veriliyor. Bu önemli bir konu. Ayrıca hastane bünyesinde kullandığımız yüksek çözünürlüklü radyolojik cihazlar ve patolojik inceleme teknikleri ile kanserin haritasını henüz başlangıç aşamasında çıkarabiliyoruz. Özellikle cerrahi sınırların belirlenmesinde ve tümörün temizlenmesinde kullanılan sistemler sayesinde operasyonel başarımız uluslararası standartlara taşınıyor" dedi. Kanserin bir yazgı olmadığını, yönetilebilir bir süreç olduğunu hatırlatan Poyrazoğlu, toplumun her kesimini tarama programlarına dahil olmaya davet etti. Genetik yatkınlığı olan veya belirli bir yaş sınırını aşmış bireylerin hiçbir şikâyeti olmasa dahi uzman kontrolünden geçmesinin önemine değindi. Kanserle mücadelede multidisipliner bir yaklaşımın esas olduğunu vurgulayan Poyrazoğlu, onkoloji, cerrahi ve radyoloji birimlerinin koordineli çalışmasıyla pek çok hastanın sağlığına kavuştuğunu ifade etti.
İzmir Ödemiş’te minik öğrencilere kitap kurdu madalyası İzmir’in Ödemiş ilçesinde Kütüphaneler Haftası ve Orman Haftası çerçevesinde anaokulu öğrencileri tarafından çeşitli etkinlikler düzenlendi. Etkinliklere katılan ilçe protokolü, en çok kitap okuyan öğrencileri madalya ile ödüllendirdi. Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Sunullah Desticioğlu, Ödemiş Anaokulu’nu ziyaret etti. Protokol üyeleri, ziyaret sırasında 3 yaş A sınıfı öğrencilerinin hazırladığı tiyatro gösterisini izledi. Öğretmen Sevilay Tekin Şafak rehberliğinde sahnelenen, "Orman Gelecektir" adlı oyun sergilendi. Gösterinin ardından Kaymakam Erdoğan, kütüphaneyi en çok ziyaret eden ve ödünç kitap alan öğrencilere, "Kitap Kurdu" madalyası takdim etti. Ödemiş Halk Kütüphanesi ile Ödemiş Anaokulu iş birliğinde 2025 yılının Ocak ayında hayata geçirilen, "Kütüphane Dostu Okul" projesiyle çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırılıyor. Kütüphane sevgisini küçük yaşlarda aşılamayı hedefleyen proje kapsamında çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Anaokulundaki tüm sınıflar kütüphaneye gezi düzenledi. Süreç içerisinde öğrenciler ve veliler kütüphaneye üye olarak düzenli şekilde emanet kitap aldı. Yürütülen çalışmalar neticesinde kütüphaneye 600 yeni üye kaydı yapıldı. Bu dönemde 4 bine yakın çocuk ve yetişkin kitabının okunduğu kaydedildi. Proje çerçevesinde kütüphaneye üye olan tüm çocuklara madalyaları verildi.
İzmir Başkan Tugay, Meslek Fabrikası önünde sabahladı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçen Meslek Fabrikası binası önünde gece boyunca sürdürdüğü nöbette, yaşanan sürece "tümüyle haksız" diyerek tepki gösterdi. Tugay, kararlı duruşun süreceğini vurgulayarak daha fazla destek çağrısı yaptı ve "Gerekirse tek başıma da devam edeceğim" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçen Meslek Fabrikası önünde dün akşam nöbete başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bekleyişini sürdürüyor. Polis bariyerleri ile çevrili olan bina önünde CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri ve partililerle birlikte bekleyen Tugay, sabah saatlerinde son duruma ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Kararlılığımızı göstermek için buradayız" Bütün gece bina önünde olduklarını belirten Tugay, "İl başkanımız, bazı ilçe belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz ve partililerimiz burada. Kararlılığımızı göstermek için buradayız. Bu süreç hepimizi zorluyor ancak birilerinin buna karşı durması gerektiğine inanıyorum. Çünkü tümüyle yanlış ve haksız olan bu tutuma karşı net bir şekilde ‘hayır’ denilmesi gerekiyor. Biz yalnızca bu binanın korunması ve elde tutulması için değil, benzer durumların tekrar yaşanmaması için de çaba gösteriyoruz. Umuyorum ki bir sonuca ulaşırız. Ancak bu kararlı duruşun sürmesi gerekiyor. Daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğumuz da bir gerçek. Buna rağmen, gerekirse tek başıma da devam edeceğim. Gücümüz yettiğince buradayız" dedi. "Yalnız bırakmayın" Binada yürütülen hizmetlerin, durduğunu vurgulayan Tugay, "Pek çok hizmet sekteye uğruyor. Bu, yalnızca bir örnek. Vakıfların bu binaya ihtiyacı olmadığından eminim. Ellerinde değerlendirebilecekleri yüzlerce, hatta binlerce mülk var. Oysa burası aktif kullanılan, on binlerce, hatta yüz binlerce kişiye eğitim verilmiş bir binaydı. Dün sabah erken saatlerde çevrildi ve hala içeri girmemize izin verilmiyor. Bu nedenle daha önce sunulan hizmetler de sürdürülemeyecek. Ancak bu yanlış kararın hukuk kuralları çerçevesinde geri alınmasını bekliyoruz. Haklar bazen kendiliğinden verilmez; onlar için mücadele etmek gerekir. Bizim o binaya ihtiyacımız var. Burası İzmir halkına ait bir bina. Belediye başkanı olarak, İzmir halkına ait her değeri korumakla yükümlüyüm. Bu nedenle sorumluluğu en çok kendimde hissediyorum. Ancak bu süreçte yalnız bırakılmamamız gerekir" dedi. Ateş yakıldı, şiirler okundu Gece nöbeti sırasında soğuk hava nedeniyle ateş yakılırken, battaniyeler yardımıyla ısınıldı. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından da nöbet tutanlar için çay ve çorba ikramı yapıldı. Başkan Tugay Ahmed Arif’in Anadolu isimli şiirini okudu, gecede şarkılar ve marşlar söylendi.