SAĞLIK - 14 Aralık 2025 Pazar 10:27

Akupunktur tedavisiyle sağlıklarına kavuştular

A
A
A
Akupunktur tedavisiyle sağlıklarına kavuştular

Gaziantep’te geçirdiği kaza sonrası sürekli omuz ağrısı çeken ve eklem bölgelerinde ödem oluşan Ertuğrul İrfan Tunalar ile el uyuşması, uyumama ve sinir sıkışması gibi rahatsızlıkları olan Hacer Kurt, akupunktur tedavisiyle sağlığına kavuştular.


Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Kanunu’nda yapılan son değişiklikle 15 Haziran 2025’te yürürlüğe giren düzenleme kapsamında aile hekimleri, hafta sonları ve genel tatil günlerinde akupunktur ve fitoterapi hizmeti verebilecek. Koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerine katkı sağlayacak bu yenilik sayesinde vatandaşlar modern tıpla birlikte geleneksel ve tamamlayıcı tıp imkanlarından da birinci basamakta faydalanabilecek. Ağrı tedavisi, sigara bırakma ve çeşitli rahatsızlıkların destekleyici tedavisinde etkili olan akupunktur, eğitimli aile hekimleri tarafından uygulanıyor.


Tamamlayıcı tıp yöntemlerinden akupunktur tedavisi ile sağlıklarına kavuştular


Özellikle kronik ağrı, kas-iskelet sistemi sorunları ve stres yönetimi sorunu yaşayan vatandaşlar, Şehitkamil ilçesi Seyrantepe Mahallesi’ndeki 28 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’nde başlayan akupunktur tedavisi için ilgili hekimlere başvuruyor. 2 ay önce geçirdiği kaza sonrası sürekli omuz ağrısı çeken ve eklem bölgelerinde ödem oluşan Ertuğrul İrfan Tunalar (29) ile ellerinde sinir sıkışması ve sürekli baş ağrısı çeken Hacer Kurt (61), tamamlayıcı tıp yöntemlerinden akupunktur tedavisi ile sağlığına kavuştu.


Aile Hekimi Uzmanı Doktor Abdurrahman Seyda, akupunktur tedavisinin normal medikal tedavilerle birlikte yapılabilen bir tedavi olduğunu ve herhangi bir yan etkisinin bulunmadığını söyledi. Hem modern tıbbın hem de geleneksel ve tamamlayıcı tıbbın entegrasyonuna vurgu yapan Seyda, Gaziantep’te Aile Sağlığı Merkezlerinde uzun süredir sunulan koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmetlerine akupunktur uygulamalarının da eklendiğini bildirdi. Aldığı eğitimler ve tamamladığı sertifikasyonlar doğrultusunda akupunkturu bilimsel temellere dayalı ve güvenilir bir yöntem olarak gördüğünü belirten Seyda, akupunkturun özellikle ağrı kontrolü, stres yönetimi, uyku düzeninin desteklenmesi ve bazı kronik hastalıkların semptomlarının hafifletilmesinde etkili olduğuna dikkat çekerek, Dünya Sağlık Örgütü’nün bu konudaki önerilerine işaret etti.


"Sağlık hizmetlerine yaklaşık 3 ay önce akupunktur uygulamaları da eklendi"


Vatandaşların akupunktur için doğrudan ilgili hekime başvurabildiğini ifade eden Seyda, hafta sonları ve resmi tatil günlerinde de uygun görülmesi halinde hizmetin sürdürülebildiğini söyledi. Her hastayı bütüncül bir yaklaşımla değerlendirdiklerini belirten Seyda, tüm tedavi planlarının kişiye özel oluşturulduğunu vurgulayarak, "Aile Sağlığı Merkezlerinde uzun süredir yürüttüğümüz koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmetlerine yaklaşık 3 ay önce Akupunktur uygulamaları da eklenmiş bulunmaktadır. Bu alanda aldığım eğitimler ve tamamladığım sertifikasyonlar doğrultusunda hem modern tıbbın hem geleneksel tıbbın hem de tamamlayıcı tıbbın uygulamalarının güçlü yönlerini bir arada kullanarak vatandaşlarımıza daha kapsamlı ve uygun hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Akupunktur ağrı kontrolü, stres yönetimi, uyku düzeninin desteklenmesi ve hastaların hastalıklarındaki birçok semptomun gerilemesinde ve sağlığına kavuşmasında desteklemesi amacıyla birçok konuda etkili bir yöntem olduğu için uygulamaları yapıyoruz. Uzun süre ilaca bağlı hastalık veya semptomların tedavisinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından tekrardan akupunktur önerilen bir yöntemdir. Tabi bizim için önemli olan her hastayı bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek, ihtiyaçlarını doğru belirlemek ve bilimsel temellere uygun olarak güvenli bir tedavi süreci oluşturmaktır. Bu nedenle tüm uygulamalar kişiye özel yapılır ve akupunktur ile ilgili randevu almak için önceden akupunktur uygulayan hekime gidip hekimin kendisinden randevu alması gerekmektedir" dedi.


"Akupunktur ile daha iyi ve hızlı bir şekilde iyileşme sürecim oldu"


Akupunktur tedavisiyle sağlığına kavuşan hastalardan Ertuğrul İrfan Tunalar, "İki ay kadar önce omuzumdan bir darbe almıştım. Daha öncesinden de bir spor sakatlığım vardı. Sol omuzumda ağrı düzenli olarak devam ediyordu. Yıllardır çektiğim bir acıydı. İki ay önce de sağ omuzumdan bir darbe sonucu sorun yaşadım. Fizik tedavi denedim. Ortopedi doktorunda ilaçlı tedaviler denedim. Sonrasında egzersizleri denedim. Hiçbirinde fayda göremedim. Sonrasında tavsiye üzerine doktor Abdurrahman Seyda ile tanıştım ve akupunktur tedavisi yaptığını öğrendim. Şu ana kadar 9 seans tedavi gördüm. 9 seansın ortalama 5-6 seansından sonra omuz ağrılarım yüzde 60-70 civarında azaldığını hissettim. Daha efektif bir şekilde omuzlarımı kullanabilmeye başladım. Bunun öncesinde hiç omuzlarımı kullanamıyordum. Bir ağırlığı ve en ufak bir kitabı bile kaldıramıyordum. Akupunktur ile tanıştıktan sonra daha iyi bir şekilde, hızlı bir şekilde iyileşme sürecimi gerçekleştirdim. Bu 9 seansı bir ay kadar kısa süre içerisinde aldım ve şu an neredeyse yüzde 100’e yakın bir iyileşme söz konusu diyebilirim" şeklinde konuştu.


"Akupunktur ile çektiğim rahatsızlıkların hepsinden kurtuldum"


Yıllardır çektiği sıkıntılarından akupunktur tedavisi sayesinde kurtulduğunu belirten Hacer Kurt ise, "7 seneden beri elimin içi ağrıyordu. Gitmediğim, hastane ve doktor kalmadı. Abdurrahman bey bana akupunktur tedavisini önerdi. Ben de kabul ettim. Akupunktur tedavisinin ben çok faydasını gördüm. Kulağımda çınlama vardı, geçti. Ateşim çıkıyordu, çok terliyordum. Yatağa yattığım zaman huzursuz oluyordum. Elimin ağrısından namazı bile kılamıyordum. Hiç rahat değildim. Çektiğim rahatsızlıkların hepsinden kurtuldum. Allah Abdurrahman beyden razı olsun" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valiliği’nden Resul Emre Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklama İstanbul Valiliği, İBB’ye yönelik ’Yolsuzluk’ davası kapsamında görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada, "Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" açıklamasında bulunuldu. "Doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir. İddialara konu edilen meselenin seyri ve gerçekliği ise şu şekildedir: Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan bahse konu arsa, Bulgar Vakfı’na aittir. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır. Şişli Belediyesi, avam projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını ’bilmediğimiz bir sebepten dolayı’ 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiş; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesi’nin keyfî uygulamaları hakkında şikâyetçi olmuştur. İçişleri Bakanlığı, yapılan şikâyet üzerine konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir. Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Valimiz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de, soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfı’nın her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir. Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı bir ’Özel Proje Alanı’ kapsamında, ruhsat ya da diğer işlemlerle ilgili bir ilçe belediyesinin idari tasarrufta bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek sözde ’çevreci direniş’ sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır. Valimiz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.