SAĞLIK - 02 Nisan 2026 Perşembe 12:13

Uzmanından ‘İlişkileri tehdit eden sessizlik’ uyarısı

A
A
A
Uzmanından ‘İlişkileri tehdit eden sessizlik’ uyarısı

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Psikolog Beste Çokaygil, ilişkilerin toplumda sık bilinenin aksine her zaman kavgayla bitmediğini belirterek çiftler arasında konuşulmayan duygulara dikkat çekti. İlişkilerde fark edilmeden ilerleyen duygusal uzaklaşma tehlikesi hakkında uyarıda bulunan Çokaygil, "İlişkiler çoğu zaman büyük kavgalarla değil, konuşulamayan duygular nedeniyle zayıflar. Aynı evde olup duygusal olarak uzaklaşmak sessiz kopuşun en önemli göstergesidir" dedi.



"Sessiz kopuş, partnerlerin ilişki içinde kalmaya devam ederken psikolojik olarak birbirlerinden uzaklaşmalarıdır"


Romantik ilişkilerde ayrılıkların her zaman açık bir çatışma ile gerçekleşmediğini belirten Çokaygil, "Bazı ilişkilerde fiziksel birliktelik devam ederken, duygusal bağ giderek zayıflar. Bu süreç literatürde sıklıkla duygusal uzaklaşma (emotional disengagement) ya da halk arasında tanımlandığı şekliyle sessiz kopuş olarak ifade edilir. Sessiz kopuş, partnerlerin ilişki içinde kalmaya devam ederken psikolojik olarak birbirlerinden uzaklaşmalarıdır. Bu durum, ilişkinin görünürde devam etmesine rağmen bağlanma, yakınlık ve karşılıklı duygusal paylaşımın azalmasıyla karakterizedir" diye konuştu.



İhtiyaçlar karşılanmayınca geri çekilme başlıyor


Bağlanma kuramına göre bireylerin ilişkilerinde anlaşılma, kabul görme ve güven ihtiyacı duyduğunu belirten Çokaygil, "Bu ihtiyaçların uzun süre karşılanmaması, bireyde kaçınma davranışlarının gelişmesine yol açabilir. Kaçınma, çoğu zaman doğrudan ilişkiyi sonlandırmak yerine, duygusal geri çekilme şeklinde ortaya çıkar" diye konuştu.



Tartışmalardan kaçınma, empati eksikliği, gelecek planlarının konuşulmaması


Sağlıklı ilişkilerin temelinde açık iletişim olduğunu vurgulayan Çokaygil, "Duyguların ifade edilemediği ilişkilerde bireyler zamanla içe kapanmaya başlar. Bu süreçte kişiler ilişkiye yaptığı yatırımı azaltmaya başlar, tartışmalardan kaçınır ve psikolojik mesafeyi bir savunma olarak kullanır. Sessiz kopuş yaşayan çiftlerde duygusal paylaşımların azalması, partnerin iç dünyasına ilginin kaybolması, tartışmalardan kaçınma, empati eksikliği, geleceğe dair planların konuşulmaması ve birlikteyken yalnız hissetme gibi ortak belirtiler görülür" ifadelerini kullandı.



"Bu durum geri döndürülebilir"


Sessiz kopuşun ilişkisel tükenmişliğin bir göstergesi olduğunu ancak geri döndürülebilir olduğunu belirten Çokaygil, "Doğru müdahale ile ilişki yeniden güçlenebilir. Çift terapilerinde temel hedef, partnerler arasında yeniden duygusal farkındalık oluşturmak, güvenli iletişim alanı inşa etmek, ifade edilmeyen duyguları görünür kılmak ve empatik bağ kurmayı güçlendirmektir" dedi.



"Ben dili ilişkileri güçlendiriyor"


Araştırmalara göre duyguların suçlayıcı olmayan bir dille ifade edilmesinin ilişkisel doyumu artırdığını belirten Çokaygil, "Ben dili kullanmak, karşı tarafı savunmaya geçirmeden iletişimi güçlendirir. Araştırmalara göre duygular suçlayıcı olmayan bir dille ifade edildiğinde ilişkisel doyumu artırır. Örneğin ‘Sen beni anlamıyorsun’ demek yerine ‘Kendimi anlaşılmamış hissediyorum’ şeklinde ifade etmek, duygunun daha sağlıklı aktarılmasını sağlar" dedi.


Bu yaklaşımın ilişkilerde çatışmayı derinleştirmek yerine çözümü kolaylaştırdığını vurgulayan Çokaygil, duyguların açık ve yargılayıcı olmayan bir şekilde ifade edilmesinin, çiftler arasındaki bağın yeniden güçlenmesine önemli katkı sağladığını belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da öğrencileri iyilikte yarıştı Kütahya’da Cumhuriyet Ortaokulu öğrencileri, "İyilik Okulları" projesi kapsamında hem Filistin’e yardım eli uzattı, hem de kentteki ihtiyaç sahiplerine umut oldu. Türkçe öğretmeni Semra Durak öncülüğünde yürütülen çalışmada öğrenciler, "İyiliğe iyikle dokun" sloganıyla sosyal sorumluluk örneği sergiledi.Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen yarışma çerçevesinde, Kutay Karakaya, Zeynep Savurgan ve Gülce Berra Sevimli’den oluşan ekip, Filistin için bağış kampanyası başlattı. Öğrenciler, okulda kurdukları üç ayrı bağış kutusuyla yardım toplarken, Kütahya’daki Meydan Aşevi ile iş birliği yaparak bakliyat yardımlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Aşevi’nin bağış kutularından da destek alan öğrenciler, toplumda farkındalık oluşturmayı başardı. Projeye dair konuşan Semra Durak, "Bu proje sadece bir yarışma değil, aynı zamanda iyilik yapma bilincini geliştiren bir farkındalık çalışmasıdır" dedi. Proje sürecinde okul idarecileri ve öğrencilerle birlikte çekilen fotoğraflar da çalışmayı belgeledi. Cumhuriyet Ortaokulu Müdürü Erhan Tüner ile Müdür Yardımcıları Eyüp Biber ve Ayşenur Zorlu da projeye tam destek verdi. Okulun bu anlamlı girişimi, "İyilik bulaşıcıdır" sözünü bir kez daha hatırlatırken, gençlerin sosyal sorumluluk projelerinde ne kadar etkili olabileceğini gözler önüne serdi.
İstanbul Silivri Ceza İnfaz Kurumlarında kişisel verilerin çalındığı iddialarının asılsız olduğu ortaya çıktı Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinde, sanıkların kişisel verilerini kullanarak tutuklu ailelerden para talep edildiği ve bir tutuklunun Ekrem İmamoğlu’nun bilgilerini not alırken yakalandığı iddialarının asılsız olduğu ortaya çıktı. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde, tutuklu koğuşlarında arama işlemlerinin son haftalarda arttığı, koğuşlara gönderilen tensip zabıtları üzerinden kişisel verilerin çalınmasıyla dolandırıcılık suçları işlenmeye çalışıldığı, tensip zabıtlarından sanıkların bilgilerini alan kişilerin, tutukluların aileleri arayarak para talep ettikleri ve adli koğuşta bir tutuklunun, görevden uzaklaştırılan ve tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bilgilerini not alırken yakalandığı iddialarına ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yazılı açıklama yapıldı. Başsavcılık, iddiaların asılsız olduğunu açıkladı Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "Cumhuriyet Başsavcılığımız görev ve sorumluluk alanı içerisinde kalan Ceza İnfaz Kurumları’nda yapılan idari tahkikatlar neticesinde yukarıda bahsi geçen iddiaların tamamen asılsız olduğu tespit edilmiştir. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde bulunan kapalı ceza infaz kurumlarımızda tutuklu ve hükümlüler, ilgili mevzuat hükümleri kapsamında barındırılmakta olup, kişi ve toplum güvenliği bakımından gerekli önlemler özenle ve eksiksiz olarak alınmaktadır" ifadelerine yer verildi.