EĞİTİM - 26 Nisan 2026 Pazar 12:22

Tanpınar’ın eseri psikoloji perspektifinden ele alındı

A
A
A
Tanpınar’ın eseri psikoloji perspektifinden ele alındı

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından "Lambalar, Aynalar, Kadehler: Abdullah Efendi’nin Rüyaları" konulu seminer düzenlendi.


"Edebiyat Fakültesi Seminerleri" kapsamında Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Arş. Gör. Klinik Psikolog Efe Deredam’ın yer aldığı seminere, Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aslı Aslan öncelikle olmak üzere akademisyenler katıldı.


Seminerde Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Abdullah Efendi’nin Rüyaları adlı eserinden hareketle insan psikolojisi ele alındı. Tanpınar’ın insanın iç dünyasını ele alan bir yazar olduğunu vurgulayan Arş. Gör. Klinik Psikolog Efe Deredam, Abdullah Efendi karakteri üzerinden psikolojik çözümlemelerde bulundu. Eserde geçen "lambalar, aynalar ve kadehler" metaforları üzerinden insanın ruhsallığını değerlendiren Deredam lambaların "İd"i (alt benliği), kadehlerin "Ego"yu (benliği) ve aynaların ise "Süperego"yu (üst benliği) temsil ettiğini belirtti. Bu üçlü akışın sürekli etkileşim içinde olduğunu ifade eden Arş. Gör. Deredam, hikayede yaşanan çatışmaların benlik olarak ortaklara işaret edildiğini dile getirdi.



"Ruhsallık denge eşi"


Tanpınar’ın Abdullah Efendi’yi "Kendi içinde yaşama alışmış biri" olarak tanımladığını aktaran Arş. Gör. Deredam, karakterin içsel çatışmalarının eserinde adım adım ortaya çıktığını söyledi. Abdullah Efendi’nin toplumsal hayata girmekten çekindiğini ve bastırdığı ilgilerle mücadele ettiğini Deredam, bu durumun katı bir süperego baskısından kaynaklandığını ifade etti. Sigmund Freud’un"Yas ve Melankoli" metnine de değinen Deredam "Gölge egonun üzerine düşer" ifadesiyle benliğin kendi içinde çatıştığını vurguladı. Abdullah Efendi’nin gerçekliğin algısının zayıflığını ve rüyalarını gerçek olarak deneyimlemeye devam eden Arş. Gör. Klinik Psikolog Deredam, bunun benlik parçalılığı ve gerçeklik ilişkisinin kopmasına işaret ettiğini söyledi.


Seminer, kadınların sorularının yanıtlandığı bölümün ardından sona erdi.



Tanpınar’ın eseri psikoloji perspektifinden ele alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy’dan ’Dünya Fikri Mülkiyet Günü’ mesajı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Dünya Fikri Mülkiyet Günü" dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Bütün eser sahiplerimizin, sanatçılarımızın ve kültür-sanat sektörlerimizin Fikri Mülkiyet Günü’nü kutluyor, hayatımıza katkıları nedeniyle şükranlarımı sunuyorum" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Dünya Fikri Mülkiyet Günü" dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Her yıl farklı bir tema ile kutlanan Dünya Fikri Mülkiyet Günü’nde bu yılın temasının "Fikri Mülkiyet ve Spor" olarak belirlendiğini aktardı. Fikri mülkiyetin, yenilikçiliği teşvik eden ve kültürel ile ekonomik gelişimi destekleyen temel bir değer olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, "’Dünya Fikri Mülkiyet Günü’ Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından 2000 yılından bu yana fikri mülkiyet haklarının önemine dikkat çekmek ve yaratıcılık ile yenilikçiliğin toplumların gelişimindeki rolünü vurgulamak amacıyla kutlanmaktadır. Her yıl yeni bir tema kapsamında kutlanan Dünya Fikri Mülkiyet Günü’nde bu yılın teması ’Fikri Mülkiyet ve Spor’ olarak belirlenmiştir. Müsabakaların ekranlara taşınmasından spor belgesellerine, taraftar deneyimlerini zenginleştiren özgün çalışmalardan koreografilere, yeni teknolojilerden tasarımlara kadar her üretim; telif hakları veya fikri mülkiyetin konusu olmaktadır. Teknoloji çağında fikri mülkiyet, hak sahiplerine hukuki koruma aracı olmanın ötesine geçmiş; ülkelerin geleceğinin vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir. Biz de Bakanlık olarak bu alandaki kazanımlarımızı koruma ve geliştirme noktasındaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu özel günde, bilimin, kültürün ve sanatın ışığında yarınları inşa etmek amacıyla bütün eser sahiplerimizin, sanatçılarımızın ve kültür-sanat sektörlerimizin Fikri Mülkiyet Günü’nü kutluyor, hayatımıza katkıları nedeniyle şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Kars Akyaka’da örnek dayanışma: Minik Asya’dan büyük destek Akyaka’da köyde yapımı planlanan taziye evi için başlatılan destek kampanyası, hem küçük yaştaki bir çocuğun anlamlı katkısı hem de iş dünyasından gelen destekle dikkat çekti. Kars’ın Akyaka ilçesine bağlı Küçükdurduran köyünde, köy muhtarı Onur Budak’ın kızı Asya Budak, taziye evine katkıda bulunmak amacıyla kumbarasında biriktirdiği parayı bağışladı. Küçük yaşına rağmen sergilediği bu duyarlılık, köy halkı tarafından takdirle karşılandı. Asya’nın bu anlamlı davranışı, köyde yardımlaşma ruhunu güçlendirirken, projeye destek vermek isteyen diğer vatandaşlara da ilham kaynağı oldu. Taziye evi projesine bir önemli destek de iş insanı Uğur Boy’dan geldi. Muhtar Onur Budak’ın öncülüğünde başlatılan projeye daha önce destek sözü veren Boy, sözünü yerine getirerek taziye evinin temel ihtiyaçlarını üstlendi. Yapılacak katkılar arasında elektrik ve su tesisatının kurulması, lavabo yapımı, yapının tamamının fayansla kaplanması ve oturma alanlarının düzenlenmesi bulunuyor. Uğur Boy ayrıca ihtiyaç duyulan her aşamada destek vermeye devam edeceğini belirtti. Muhtar Onur Budak ise sağlanan katkılardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, başta Uğur Boy olmak üzere projeye destek veren herkese teşekkür etti. Taziye evinin en kısa sürede tamamlanabilmesi için hayırsever vatandaşlara çağrıda bulunan Budak, köydeki birlik ve beraberlik ruhunun bu tür projelerle daha da güçlendiğini ifade etti. Küçükdurduran köyünde yaşanan bu örnek dayanışma, toplumda yardımlaşma ve paylaşma kültürünün en güzel yansımalarından biri olarak gösteriliyor.