SAĞLIK - 22 Kasım 2025 Cumartesi 11:02

Modern yaşamda asosyalliğin yükselişi ve nedenleri

A
A
A
Modern yaşamda asosyalliğin yükselişi ve nedenleri

Eskişehir’de bulunan Psikolog Deniz Yetkinoğlu Gültekin, "Araştırmalar, dijitalleşen dünyada kişinin çok sayıda yüzeysel etkileşime sahip olmasına rağmen anlamlı sosyal bağlar kurmakta zorlandığını gösteriyor. Bu durum, ’Yalnız olduğum için değil, yalnız hissettiğim için geri çekiliyorum’ noktasına dönüşebiliyor" dedi.


Psikolog Deniz Yetkinoğlu Gültekin, modern yaşamda asosyalliğin yükselişi ve nedenleriyle ilgili bilgilendirmede bulundu. Psikolog Gültekin, "Kişinin başkaları tarafından gözlenme durumunda kalabileceği; alışveriş yaparken biriyle konuşmak, gözlenmek, performans sergilemek ve sunum yapmak gibi toplumsal etkileşimlerde önemli ölçüde korku duyması ’sosyal kaygı’ olarak tanımlanır. Sosyal kaygının temelinde çoğu zaman başkaları tarafından kabul edilme ve onaylanma ihtiyacına yönelik aşırı bir hassasiyet bulunur. Kişi sosyal bir ortama girdiğinde ya da bir performans sergilemesi gerektiğinde, tüm dikkatini çevresinin tepkilerine yöneltir" şeklinde konuştu.



"Kaygı arttıkça ortaya çıkan belirtiler kişinin performansını gerçekten düşürür"


Sosyal kaygı yaşayan insanların, ’Beni onaylıyorlar mı?’ veya ’Yanlış bir şey mi söylüyorum?’ gibi düşüncelerle en küçük ifadeleri bile tehdit olarak algılayabileceklerini söyleyen Psikolog Gültekin, "Bu yüksek duyarlılığa çoğu zaman başarısız performans sergilemek korkusu da eşlik eder. Kaygı arttıkça fizyolojik uyarılma yükselir, kalp çarpıntısı, titreme, zihinsel dağınıklık gibi belirtiler kişinin performansını gerçekten düşürür. Böylece kişi, tam da korktuğu olumsuz değerlendirilmeyi kendi kaygısıyla tetikleyen bir döngünün içine girer" ifadelerini kullandı.



"Kadınlarda sosyal kaygı daha sık görülmesine rağmen tedaviye başvuranların çoğu erkekler"


Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye Ruh Sağlığı Araştırması sonuçlarına da değinen Psikolog Gültekin, şöyle devam etti:


"Yapılan araştırmaya göre sosyal kaygının 1 yıllık yaygınlığı toplumda yüzde 1.8, kadınlarda yüzde 2.3, erkeklerde ise yüzde 1.1 olduğu görülüyor. İlginç bir şekilde, kadınlarda sosyal kaygı daha sık görülmesine rağmen tedaviye başvuranların çoğu erkekler. Uzmanlara göre bunun nedeni, erkeklere toplumsal olarak yüklenen daha atılgan, daha kendini ifade edebilen olma beklentisi. Bu yüzden sosyal kaygı belirtileri erkeklerde daha fazla rahatsızlık oluşturabiliyor. Sosyal kaygı genellikle ergenlik döneminde, 13-20 yaş arasında başlıyor."



"Araştırmalar, dijitalleşen dünyada kişinin anlamlı sosyal bağlar kurmakta zorlandığını gösteriyor"


Sosyal geri çekilmenin ise çoğu zaman sosyal kaygının doğal bir uzantısı olduğuna dikkat çeken Psikolog Deniz Yetkinoğlu Gültekin, "Modern yaşamda geri çekilme psikolojik zorlukların yanı sıra tükenmişlik, aşırı iş yükü, dijital dünyanın sunduğu kolay ilişkiler ve duygusal yorgunluk gibi sosyokültürel faktörlerden de besleniyor. Sosyolojik araştırmalar, dijitalleşen dünyada kişinin çok sayıda yüzeysel etkileşime sahip olmasına rağmen anlamlı sosyal bağlar kurmakta zorlandığını da gösteriyor. Bu durum, ’Yalnız olduğum için değil, yalnız hissettiğim için geri çekiliyorum’ noktasına dönüşebiliyor. Pandemi sonrası dönemde yüz yüze sosyal temasın azalmasının sosyal kaygıyı artırdığına dair bulgular da bunu destekliyor" diye belirtti.



"Doğru psikoterapi yöntemleriyle bu durum değiştirilebiliyor"


Sosyal medyanın beslediği ’sürekli karşılaştırma’ kültürünün ise kişinin benlik algısında bozulmaya yol açarak sosyal ortamlara girme isteğini azaltabildiğini vurgulayan Psikolog Gültekin, "Bu noktada asosyallik aslında bir neden değil, kaygı, tükenmişlik, güvensizlik ve sosyal baskının birleşimiyle ortaya çıkan bir sonuç haline geliyor. Bilimsel araştırmalar, sosyal kaygı ve geri çekilmenin doğru psikoterapi yöntemleriyle güçlü bir biçimde değiştirilebildiğini gösteriyor. Bilişsel ve farkındalık temelli terapiler, kişinin hem kendi iç dünyasıyla daha sağlıklı bir ilişki kurmasına hem de başkalarının tepkilerini daha gerçekçi yorumlamasına yardımcı oluyor" dedi.



"Asosyallik insani bir tepki"


Psikolog Gültekin, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı:


"Artan asosyallik bireyin zayıflığı değil, modern yaşamın karmaşık taleplerine verilen insani bir tepki. Sorunu anlamak kadar, kişinin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi yeniden değerlendirmesi de önemlidir. Çünkü sosyal ilişkiler, psikolojik iyilik hâlinin en önemli iyileştirici kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor."



Modern yaşamda asosyalliğin yükselişi ve nedenleri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Hırsızlar "Parayı hesaba atacağız" diyerek 295 kilo zeytinyağını çaldılar Muğla’nın Menteşe ilçesinde kendilerini alıcı gibi tanıtan şahıslar, "Parayı hesaba atacağız" diyerek 295 kilo zeytinyağını alarak kaçtı. Olay, Karşıyaka Mahallesi Uzun Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ürettiği zeytinyağlarını satmak isteyen Mehmet Kaplan, telefonla kendisine ulaşan şahıslarla anlaştı. Şüpheliler, kısa süre sonra Kaplan’ın evine geldi. Kendilerini alıcı olarak tanıtan şahıslar, 295 kilo zeytinyağını "Parayı hesaba atacağız" diyerek araca yükleyip kayıplara karıştı. Dolandırıldığını fark eder etmez karakola giden Kaplan’ın şikayeti üzerine polis ekipleri harekete geçti. Eşkalleri belirlenen şüphelilerin yakalanması ve çalınan 295 kilo zeytinyağının bulunması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Zeytinyağlarının araca yüklenip götürüldüğü anlar, Kaplan’ın komşularına ait güvenlik kamerasına da yansıdı. Mehmet Kaplan, şahısların planlı hareket ettiğini belirterek, "Biri beni içeride oyalarken, diğeri dışarıda yağları araca yüklemiş. Komşular şüphelenip sormuş ama ’Parayı hesaba atacağız’ diyerek onları da ikna etmişler" dedi. Şahısların daha sonra kendisinden hesap numarası aldığını ancak herhangi bir ödeme yapmadan uzaklaştığını söyleyen Kaplan, "Ne para geldi ne de kendilerine ulaşabiliyorum. Telefonlarımı engellediler" diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi.
İstanbul Fenerbahçe: "Passolig ile yeni anlaşma, rekor bir tutarla imzalanmıştır" Fenerbahçe tarafından, maç biletleme sağlayıcısı olan Passolig ile ilgili, "Kulübümüzün menfaatlerini en üst düzeyde koruyan ve gelir açısından önemli bir seviyeye ulaşan yeni anlaşma, rekor bir tutarla imzalanmıştır" açıklaması yapıldı. Fenerbahçe, Passolig anlaşmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Sarı-lacivertli kulübün resmi internet sitesinden yapılan bilgilendirmede şu ifadelere yer verildi: "Son günlerde, Kulübümüzün biletleme sistemi anlaşmasına ilişkin kamuoyunda dolaşıma sokulan eksik, çarpıtılmış ve gerçeği yansıtmayan değerlendirmeleri dikkatle takip etmekteyiz. Kulübümüzün Passolig ile ilk anlaşması 2014 yılında, ikinci anlaşması ise 2019 yılında imzalanmıştır. Bahsi geçen her iki dönemde de yapılan anlaşmalar kapsamında, Kulübümüz imza bedellerini peşin olarak tahsil etmiştir. Mevcut sözleşmenin 2024 yılı itibarıyla sona ermesinin ardından Kulübümüz tarafından bu süreçte yeni bir sözleşme imzalanmamış; 2025 yılı içerisinde farklı biletleme sağlayıcılarıyla görüşmeler gerçekleştirilmiş ve yapılan değerlendirmeler sonucunda, kulübümüzün menfaatlerini en üst düzeyde koruyan ve gelir açısından önemli bir seviyeye ulaşan yeni anlaşma, rekor bir tutarla imzalanmıştır. Passolig ile yapılan bu anlaşma kapsamında elde edilen gelir, kulübümüzün biletleme süreçlerinin ilgili platform üzerinden yürütülmesine ilişkin iş birliğinin imza bedeli niteliğinde olup; gelecekteki sezonlara, maçlara veya hasılatlara ilişkin gelirlerin önden kullanılması gibi bir durum söz konusu değildir. İddia edilenlerin tam aksine; yapılan bu yeni anlaşma, tüm şartlarıyla Kulübümüz lehine yeniden yapılandırılarak imzalanmıştır. Camiamızın bilgisine sunar; aksi yönde oluşturulmaya çalışılan algılara itibar edilmemesini önemle rica ederiz."