EKONOMİ - 09 Kasım 2025 Pazar 11:21

Eskişehir’in Akdeniz’inde zeytinyağının soğuk sıkım yolculuğu

A
A
A
Eskişehir’in Akdeniz’inde zeytinyağının soğuk sıkım yolculuğu

Eskişehir’in Akdeniz’i olarak bilinen Sarıcakaya ilçesinde yetişen zeytinler yine bölgede hizmet veren fabrikada soğuk sıkım yöntemi ile yağa dönüştürülüyor. 4 buçuk-5 kilogram zeytinden 1 litre yağ alınan fabrikada asit oranı ise 0.3 ile 0.5 dizem arasında değişiyor.


Eskişehir’in Akdeniz’i olarak bilinen Sarıcakaya ilçesinin kırsal Mayıslar Mahallesi’nde toplanan zeytinler, yine aynı mahalle de bulunan fabrikada soğuk sıkım yöntemiyle zeytinyağı üretimi yağıyor. Asit oranı 0.3 ile 0.5 dizem arasında olan yağlar daha sonra, sofralarda yerini alıyor. Zeytinin kalitesine göre değişse de genellikle fabrikada yapılan işlemlerde 4 buçuk-5 kilo zeytinden 1 litre zeytinyağı üretiliyor. Sıcak sıkımında yapıldığı fabrikada yağ oranı soğuk sıkıma göre biraz daha az olabiliyor. Bölge de üretilen zeytinyağları çiftçinin işini başka bir noktaya ürünü taşımadıkları ve tarlaya yakın bir yerde yağa ulaşım açısından kolaylaştırıyor.



"İç Anadolu’da yetişen zeytinlerin soğuk sıkımını yapıyoruz"


Sarıcakaya ilçesi Mayıslar Mahallesi’nde zeytinyağı üretimi yapan Emre Can, yaptıkları işlem hakkında, "Biz şu an Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesine bağlı Mayıslar Mahallesi’nde bulunan bir zeytinyağı fabrikası işletmesindeyiz. Burada İç Anadolu Bölgesi’nde yetişen zeytinleri zeytinyağına dönüştürüp soğuk sıkım yapıyoruz. Buradaki çiftçilerimize, yani kendi bölgemizdeki zeytin üreticilerine, soğuk sıkım zeytinyağlarını yapıp teslim ediyoruz. Müşterilerimiz genelde bu civarlardan; hepsi kendi tarlasından zeytinleri toplayıp getiriyor. Ondan sonra burada sıkıyoruz, müşterimize tekrardan teslim ediyoruz" dedi.



"Soğuk sıkımda 4 buçuk-5 kiloda bir yağ alıyoruz"


Zeytinyağlarının asit oranına değinen Emre Can şöyle devam etti;


"Bizim burada zeytinlerimizin kalitesi, yani asit oranı olarak söyleyeyim, bayağı düşük oranlarda çıkıyor. Asit oranlarımız 0.3-0.4 dizem, maksimum 0.5 dizemlerde oluyor. Yağ verimi olarak, genelde soğuk sıkımda 4 buçuk-5 kiloda bir yağ alıyoruz. Sıcak sıkımda bu oran tabii ki daha çok düşüyor ama bizde sıcak sıkım olmadığı için sadece soğuk sıkım yapıyoruz. Burada nem ve rutubet fazla olmadığı, yani deniz olmadığı için yağ kalitemiz çok güzel çıkıyor. Asit oranlarımız, dediğim gibi, 0.3-0.4 dizem."



Eskişehir’in Akdeniz’inde zeytinyağının soğuk sıkım yolculuğu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.