ASAYİŞ - 16 Ocak 2026 Cuma 10:57

Eskişehir’de 2025 yılında 1 milyon fidan toprakla buluşturuldu

A
A
A
Eskişehir’de 2025 yılında 1 milyon fidan toprakla buluşturuldu

Eskişehir’de 2025 yılı boyunca yürütülen orman faaliyetleri kapsamında toplam 424 hektar alanda toprak işlemesi yapılarak 1 milyon 319 bin 796 adet fidan toprakla buluşturuldu.


Eskişehir Valiliği, "Orman Bölge Müdürlüğü 2025 Yılı Faaliyet Raporu"nu yayınladı. Paylaşılan detaylı bilgilere göre; Eskişehir’de 410 bin 17 hektarlık ormanlık alan bulunduğu ve bu miktarın şehrin yüzölçümünün yüzde 28,9’unu oluşturduğu belirtildi. Kent genelinde 4 adet Orman İşletme Müdürlüğü, 1 adet Orman Fidanlık Müdürlüğü ve 33 adet Orman İşletme Şefliği bünyesinde toplam 764 personel ile hizmet veriliyor. Yıllık fidan üretme kapasitesi 15 milyon 600 bin olan bin 695 dekarlık Eskişehir Orman Fidanlığı’nda; 2025 yılında ardıçtan ıhlamura, lavantadan kekiğe kadar 182 farklı türde toplam 4 milyon 28 bin 600 adet fidan üretildi. 2026 yılı için ise 6 milyon adet fidan üretimi planlanırken, bu fidanların kamu kurumlarına ve okullara da destek olarak verileceği açıklandı. Yangınla mücadele çalışmaları kapsamında ise 14 adet gözetleme kulesi, İnsansız Hava Aracı (İHA) desteği, helikopter ve onlarca iş makinesiyle 15 adet orman ve 14 adet kırsal yangına müdahale edildi. Ulaşım ve güvenlik için orman içi yol ağının 5 bin 503 kilometreye ulaştığı kentte; 12,5 kilometre yeni yol, 91 kilometre sanat yapısı ve 658 kilometre yangın emniyet yolu çalışması yapıldı. Orman köylüsünü desteklemek amacıyla 88 aile ve kooperatife; süt sığırcılığı ve arıcılık gibi alanlarda 5 milyon 778 bin TL’si hibe olmak üzere toplam 28 milyon 890 bin TL Orköy kredisi kullandırıldı. Ayrıca halkın kullanımı için 12 adet orman parkı, 5 adet ekoturizm alanı ve 19 adet bal ormanının hizmet verdiği, 2026’da yeni bir bal ormanı projesinin daha hayata geçirileceği kaydedildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Şehitlerin emanetlerine ilk karnede anlamlı dokunuş Erzurum’un Karayazı ilçesinde, 18 Haziran 2019 tarihinde şehit olan Ahmet Küçük’ün çocukları Esmanur Küçük ve Ahmet Miran Küçük’ün karne heyecanına anlamlı bir programla ortak olundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen "İlk Karne Heyecanı" projesi kapsamında, ilkokula başlayan ve 1. sınıfa giden şehit çocuklarının karne sevinci bu yıl Erzurum’da duygu dolu bir programla paylaşıldı. Devletin şefkat eli, şehitlerin mukaddes emanetlerinin mutluluğuna eşlik etti. Program; Karayazı Kaymakamı Onur Bektaş ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut’un katılımıyla Karayazı’da gerçekleştirildi. Etkinlikte, şehidimizin ilkokula başlayan evlatları Ahmet Miran Küçük ve Esmanur Küçük’ün karne heyecanı paylaşıldı. Bakanın mektubu çocuklara ulaştırıldı Programda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın şehit çocuklarına hitaben kaleme aldığı tebrik mektubu, İl Müdürü Hasan Aykut tarafından çocuklara takdim edildi. Sevgi, umut ve başarı temennileri içeren mektup, çocuklar ve aileleri tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Karayazı Kaymakamı Onur Bektaş ve İl Müdürü Hasan Aykut, mektup takdiminin ardından çocuklarla yakından ilgilenerek eğitim hayatlarına dair duygu ve düşüncelerini dinledi. İlk kez karne alan Ahmet Miran Küçük’ün yaşadığı heyecan, törene katılan herkesi duygulandırdı. Pasta kesildi, tüm çocuklara hediyeler verildi Karne sevincinin unutulmaz bir hatıraya dönüşmesi amacıyla programda pasta kesimi gerçekleştirildi. Şehit evlatlarının yanı sıra sınıfta bulunan tüm öğrencilere hediyeler takdim edilerek karne mutluluğu paylaşıldı. Çocukların yüzlerindeki tebessüm, etkinliğin en anlamlı anlarını oluşturdu. "Bu mutluluğu birlikte paylaşıyoruz" Programda değerlendirmelerde bulunan Karayazı Kaymakamı Onur Bektaş, şehit aileleri ve çocuklarının milletin en kıymetli emanetleri olduğunu vurgulayarak, çocukların eğitim hayatlarının her aşamasında devletin yanlarında olmaya devam edeceğini ifade etti. Program, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona ererken verilen mesaj netti: İlk Karne Heyecanı Projesi ile şehitlerimizin mukaddes emanetleri olan çocuklarımızın sevincine ortak olunuyor, onların mutluluğu birlikte paylaşılıyor.
Ankara Yabancı devlerin hakimiyetini bir Türk şirketi kırdı Dünyanın en prestijli eğitim teknolojileri organizasyonlarından kabul edilen BETT Awards 2026, bu yıl da küresel devlerin rekabetine sahne oluyor. Macenta, devler arasından sıyrılarak üst üste üçüncü kez finalist olmayı başaran tek Türk eğitim teknolojileri olarak öne çıkıyor. Eğitim yayıncılığı ve dijital öğrenme alanında pazarın büyük ölçüde yabancı menşeli firmaların kontrolünde olduğu, okulların, öğretmenlerin ve öğrencilerin yıllardır ağırlıklı olarak dış kaynaklı içeriklere yönlendirildiği bir ortamda; tüm içeriğini, yazılımını ve pedagojik altyapısını kendi bünyesinde geliştiren bir Türk şirketinin bu ölçekte bir global platformda üç yıl üst üste finalist gösterilmesi, sektör açısından istisnai ve dikkati çekici bir başarı olarak değerlendiriliyor. Macenta, BETT Awards 2026’da bu yıl iki ayrı proje ile iki ayrı kategoride finalist olarak yer aldı. Şirketin uluslararası ölçekte ses getiren projelerinden The Globals, başlangıçta ’Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ temelli bir İngilizce öğrenme programı olarak kurgulanırken; yeni versiyonuyla sanat, sosyal-duygusal öğrenme (SEL) ve yaşam becerileri (life skills) temalarıyla zenginleştirildi. The Globals oyunun kurallarını değiştiriyor, Ridaboo ise okuma-yazmayı yeniden tanımlıyor Yapay zeka destekli altyapısı sayesinde ’özelleştirilebilir kurs geliştirme’ imkanı sunan The Globals, klasik yayıncılık anlayışının ötesine geçen bütüncül yapısıyla jüri tarafından "oyunun kurallarını değiştiren proje" olarak nitelendirildi. Bir diğer finalist proje olan Ridaboo ise Türkiye’de geliştirilen dijital okuma platformu JUKIT’in İngilizce versiyonu olarak dikkati çekiyor. Ridaboo, kişiselleştirilmiş okuma ve yazma deneyimi, yapay zeka ile okuma kalitesi analizi ve geri bildirim, sesli okuma, yazma modülleri ve animasyonlu hikayeler ile çocuklara çok boyutlu bir öğrenme deneyimi sunuyor. Bu yönüyle Ridaboo, yalnızca bir okuma platformu değil, okuma-yazmayı yeniden tanımlayan bir eğitim teknolojisi çözümü olarak öne çıkıyor. Stratejik bir kazanım olarak değerlendiriliyor Birçok dev yabancı şirketin hakimiyet sürdüğü pazarda, bir Türk şirketinin hem içerik üreticisi hem teknoloji geliştiricisi olarak bu seviyede rekabet edebilmesini yorumlayan uzmanlar bunun yalnızca ticari bir başarı değil, aynı zamanda eğitim niteliği, kültürel üretim ve ekonomik katma değer açısından stratejik bir kazanım olarak değerlendiriyor. "Biz de yapabiliriz’ dedik ve gerçekten yaptık" Macenta Kurucusu ve CEO’su Burak Akyüz, Türkiye için de önemli olan gelişmeler ile ilgili yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de yabancı dil eğitim yayıncılığının neredeyse tümünün yurt dışı menşeli firmaların kontrolünde olduğunu hatırlatarak, "Okullarımız, öğretmenlerimiz, çocuklarımız yıllardır ağırlıklı olarak yabancı kaynaklarla besleniyor. Biz bu tabloyu sadece eleştirmekle yetinmedik; ’Biz de yapabiliriz’ dedik ve gerçekten yaptık" ifadelerini kullandı. "Türkiye’den çıkan işlerin de dünya standartlarında olabileceğini göstermek istedik" İçeriğini, yazılımını, pedagojik kurgusunu kendi geliştiren bir Türk ekibin, dünyanın en büyük eğitim teknolojileri sahnesinde üç yıl üst üste finalist olmasının tesadüf olmadığını belirten Akyüz, "Bu; hayal kurmanın, cesur olmanın ve vazgeçmemenin sonucudur. Bu başarı sadece Macenta’nın değil, bu ülkede üreten, inanan, değer katan herkesin başarısıdır. Türkiye’den çıkan işlerin de dünya standartlarında olabileceğini göstermek istedik. Gururluyuz, heyecanlıyız ve daha yolun başında olduğumuza inanıyoruz" açıklamasında bulundu. Ödül töreni, 21 Ocak’ta BETT Awards 2026 ödül töreni, 21 Ocak 2026 tarihinde Londra’da düzenlenecek gala gecesinde sahiplerini bulacak. Macenta, bu gecede Türkiye’yi temsil eden tek eğitim teknolojileri şirketi olarak sahnede yer alacak. Eğitimciler ve sektör temsilcileri, Macenta’nın bu başarısını Türkiye’nin eğitim teknolojileri alanında dışa bağımlı olmak zorunda olmadığının, doğru vizyon ve yatırım ile küresel ölçekte rekabet edebilecek ürünler geliştirilebildiğinin somut bir göstergesi olarak yorumluyor.
İstanbul Kartal’da dev dönüşüm hamlesi: Yılların kronik sorunu tarihe karışıyor Kartal Belediyesi tarafından, Türkiye’deki yerel yönetimlere ilham verecek cesur bir kentsel dönüşüm projesine daha imza atıldı. Uzun yıllardır çözüm bekleyen, bölge halkı için adeta umutsuz bir hale dönüşen Topselvi Mahallesi’ndeki yapı sorunu, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in çözüm odaklı liderliğiyle nihayet tarihe karışıyor. Çağdaş bir mimari doku Topselvi Mahallesi Perlit Sokak’ta, depreme dayanıksız ve miadını doldurmuş 38 daire 11 parsel üzerinde yerini alacak güvenli ve modern konutlar için ilk kepçe vuruldu. Başkan Gökhan Yüksel’in de bizzat katıldığı yıkım töreninde, mahalle sakinleri minnettarlığını ifade etti. Kartal’ın çehresini değiştirecek dönüşüm, Kartal Belediyesi’nin insan odaklı belediyecilik anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi. Yıllardır süregelen karmaşık mülkiyet sorunlarını ve aşılmaz görülen engelleri birer birer aşan Kartal Belediyesi, şeffaf ve adil yönetim anlayışıyla bölgedeki kaotik yapıyı sonlandırarak yerine çağdaş bir mimari doku kazandıracak. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Belediye Başkan Yardımcıları ve mahalle sakinlerinin katıldığı yıkım töreninde dönüşümü gerçekleşecek binalara ilk kepçe vuruldu. "Dönüşümde başarı hikayemiz devam ediyor" Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, yıkım töreninde yaptığı konuşmada, Kartal’ın depreme dayanıklı bir kent olması için canla başla çalıştıklarını ifade ederek, şunları söyledi: "Topselvi Mahallemizde yıllardır biriken, çözümü imkansız gibi görülen o kronik ve yorucu sorunları, ortak akıl ve sarsılmaz bir iradeyle geride bırakıyoruz. Bizim için kentsel dönüşüm demek, sadece beton blokların yenilenmesi demek değil kentsel dönüşüm, bir annemizin gece yatağına başını koyduğunda hissettiği o eşsiz güven duygusudur, bir çocuğumuzun modern parklarda özgürce ve neşeyle koşturabilmesidir. Kartal’ı depreme karşı dirençli, estetik ve yaşanabilir bir kent haline getirmek için mesai arkadaşlarımızla birlikte gece gündüz, canla başla çalışıyoruz. Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana, ’yerinde dönüşüm’ ve ’gönüllü dönüşüm’ ilkelerimizden asla taviz vermedik. Bugün burada 38 dairemizin dönüşümü için vurduğumuz her kepçe darbesi, aslında eskimiş, yorgun ve riskli bir geçmişe veda; sağlam, ferah ve estetik bir geleceğe ise ’merhaba’ demektir. Komşularımız bu süreçte çok beklediniz, çok emek verdiniz. Ancak bugün sergilediğimiz bu kararlı duruş, tüm yerel yönetimlere ışık tutacak niteliktedir. Biz, Kartallı komşularımızın hayat standartlarını en üst seviyeye çıkarmak için titizlikle hazırlanmış, yenilikçi ve insan odaklı projeler üretmeye devam edeceğiz. Kimsenin hakkını yemeden, kimseyi mağdur etmeden, şeffaf ve adil bir yönetim anlayışıyla bu devasa dönüşüm hamlesini ilçemizin her sokağına yayacağız."