SAĞLIK - 10 Ağustos 2025 Pazar 11:41

Azerbaycanlı çiftin doğal gaz patlamasında kapanan elleri, 3 yıl sonunda Eskişehir’deki tedaviyle kavuştu

A
A
A

Azerbaycan’da 3 yıl önce ailesinin izin vermemesi üzerine şu anki eşiyle kaçtıkları ve doğal gaz kaçağı olan evde sigara yakılması sonucu düğünlerine 3 gün kala yaşanan patlamada Elmar İsmayilov ile Nermin Caferova ciddi derecede yanarak yaralanmış, elleri ve kolları kapanmıştı. Ala Hayat Minik Masumlar Derneği (AHMİMDER) sayesinde Eskişehir Şehir Hastanesi’nde tedavi olan çift, 3 yıl sonunda el ele tutuşup çocuklarını kucaklarına alırken, hayallerindeki düğünü de Türkiye’de yapacaklarını ifade ettiler.

Azerbaycan’da yaşayan 26 yaşındaki Elmar İsmayilov, 3 yıl önce tanıştığı tanıştığı 21 yaşındaki Nermin Caferova ile sevgili oldu. Birbirini seven çift evlenmek istediklerini ailelerine bildirdi. Fakat Nermin Caferova’nın ailesi bu evliliğe müsaade etmedi. Elmar İsmayilov ile Nermin Caferova kaçıp evlenmek üzere karar aldı. Birlikte kaçan Elmar ile Nermin çifti dini nikahı kıyarak resmi nikah için 3 gün sonrasına tarih aldı.

Sigara yaktı ev patladı

Birlikte kaldıkları evde gece kalkan Elmar İsmayilov bir sigara yakmak istedi. Çakmağı çaktığı esnada doğal gaz sızıntısının olduğu evde şiddetli bir patlama meydana geldi. Patlamada Elmar ile Nermin çifti ciddi derecede yaralandı. Çıkan yangında, Nermin Caferova’nın parmakları kapanırken, kolları kısmen kapalı halde kaldı. Eşi gibi ellerinde ve vücudunda ciddi yanıklar oluşan Elmar İsmayilov, o günden sonra bir daha eşi Nermin Caferova’nın elini tutamadı. 3 yıl boyunca tedavi için birçok yol deneyen ve hastaneye giden çift, umduğu iyileşmeyi kaydedemedi.

Azerbaycanlı çiftin doğal gaz patlamasında kapanan elleri, 3 yıl sonunda Eskişehir’deki tedaviyle kavuştu

Azerbaycanlı çiftin elleri 3 yıl sonunda Eskişehir’de kavuştu

Daha sonra Ala Hayat Minik Masumlar Derneği’ni (AHMİMDER) Türkiye’de yaşayan tanıdıkları vasıtasıyla keşfeden Azerbaycanlı çiftin umutları yeniden yeşerdi. AHMİMDER Derneği Kurucusu Ayşegül Aksu ile iletişime geçen Elmar İsmayilov ile Nermin Caferova, gerekli muayenelerin ardından Eskişehir Şehir Hastanesi’nde görevli Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Abdülkadir Calavul tarafından ameliyat edildi. Parmakları, elleri ve kolları açılan çiftin elleri 3 yıl sonunda tekrar kavuştu. 3 yıldır hayalini kurduğu gelinliği giyecek olmanın mutluluğunu yaşayan Nermin Caferova’nın sevinci gözlerinden okundu. Alina İsmayilova ismini verdikleri 10 aylık bebeklerini rahat bir şekilde kucaklayabilen çift, AHMİMDER öncülüğünde Eylül ayında Türkiye’de düğün yapma kararı aldı. Türkiye’de kimsesi olmayan çiftin düğününe yoğun katılım olması beleniyor.

Öte yandan çiftin toplamada 129 bin 147 TL tutan hastane masraflarını karşılayan Ala Hayat Minik Masumlar Derneği adına Başkan Ayşegül Aksu, kendilerine yardımcı olan bağışçılara teşekkür etti.

"Eşimin 3 yıldır elini tutamıyordum artık tutabiliyorum"

Başından geçenleri anlatan Elmar İsmayilov, "Nermin’i 6 ay istedim 6 aydan sonra Kazakistan’da çalışıyordum. Kazakistan’dan Azerbaycan’a evimize geldim. Ben Nermin’i istedim ama vermediler. Evde biraz düşündüm, gittim Nermin’i kaçırdım. 17 gün benim yanımda kaldı. 17. günden 3 gün sonra düğünümüz olacaktı. Gece saat 3-4 gibi doğal gaz borusundan sızma oldu sızmadan haberimiz olmadı, patlama meydana geldi. Ben gece kaktım sigara içmek için sigara yanmadı elimde patladı. Biz ikimiz de yandık. Azerbaycan’da tedavi gördük ama bize ’sizin çıkış yolunuz yok, böyle kalacak’ denmişti. Benim ellerim açılmıyordu birleşmişti. Ama keserek açtılar. Yoldaşımın kolları da açılmıyordu ama sağ olsun doktorumuz kollarını açtı. Ayşegül hanımın sayesinde oldu ona da teşekkür ediyorum. Bu dünyaya örnek insan olarak gelmiş ölene kadar ona teşekkürlerimi ileteceğim, çok güzel bir insan. Eşimin 3 yıldır elini tutamıyordum artık tutabiliyorum. Yüzük takmak isterdim ama parmakları iyi olmadığı için takılamazdı şimdi takılabilir. Eşimden hiçbir şekilde vazgeçmem ölene kadar birlikte olacağız. Bana, ‘sen iyisin ama eşinin durumu iyi değil’ dediler, ben de ‘hayır ölene kadar biz birlikte olacağız, bizi ancak ölüm ayırabilir’ dedim" diye konuştu.

Azerbaycanlı çiftin doğal gaz patlamasında kapanan elleri, 3 yıl sonunda Eskişehir’deki tedaviyle kavuştu

"Düğün gününde de doktorumuza uğrayacağız"

Yaşadıkları hakkında konuşan Nermin Caferova ise, "Kötü bir duyguydu hiçbir insanın hayatta böyle bir şey yaşamasını istemem. Yani çekilemeyecek bir duyguydu nasıl anlatılır bilmiyorum şu anda çok mutluyum. Ayşegül hanım ve doktorumuz sayesinde kollarım ve parmaklarım açıldı. Düğünümüzü Ankara’da yapacağız. Düğün gününde de doktorumuza uğrayacağız. O gün eşim çakmağı yakmasaydı biz gaz sızıntısından ölebilirdik. Buna da şükrediyoruz" diye konuştu.

"Onlar dernek aracılığıyla bize ulaştılar"

Tedavi hakkında bilgi veren Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Abdülkadir Calavul, şöyle konuştu;

"Hastalarımız Nermin ve İsmail. Evlenmelerine üç gün kala evde doğal gaz sızıntısı, alev yanığı nedeniyle tedavi görüyorlar. Ardından ikisinin de elleri, kolları ve boyunları yanıyor. Özellikle Nermin biraz daha ağır yanıyor. Çok ağır yandığı için kollarını ve parmaklarını açamıyor dolayısıyla ne yüzük takabiliyorlar ne de elbise giyebiliyorlar. Ellerini rahat kullanamıyorlar. Aynı zamanda da boyun bölgesinde yanığı olduğu için Nermin’in boyun kontraktörü nedeniyle boynunda bir eğrilik meydana geliyor. Onlar dernek aracılığıyla bize ulaştılar. Biz ameliyatlarını yapabileceğimizi söylediğimiz için Azerbaycan’dan buraya geldiler. Onlar da bize başvurdular ve biz de gereken tedavimizi yaptık. Biz her iki hastanın da parmak aralarını açtık. Özellikle de Nermin’in kolları ileri derecede kontrakteydi. Biz dirsek seviyesinden her iki kolunu da açtık. Parmak aralarını açtık. Aynı zamanda boyun ve yanak bölgesindeki sert sıkar dokularını tedavi ettik. O dokuları aldıktan sonra bacağından dokunak ile onarım gerçekleştirdik. İnşallah bugün de taburcu etmeyi düşünüyoruz."

Azerbaycanlı çiftin doğal gaz patlamasında kapanan elleri, 3 yıl sonunda Eskişehir’deki tedaviyle kavuştu

"Bugün de Allah’ın izniyle iyileştiler"

Çiftle iletişime geçen Bursa’nın İnegöl ilçesi Burhaniye Mahallesi Muhtarı Coşkun Yıldız, "İnegöl’de parkta ailecek otururken Azade hanım bunları görüyor. Mağdur olduklarını düşünüyor. Hemşehri oldukları için yakınlık gösteriyor, sağ olsun. Dertlerini dinliyor, oturup muhabbet ediyorlar. Dertlerini dinleyince Azade hanım üzülüyor. Ne yapabiliriz diye düşünüyor. Kamuoyundan Ayşegül hanımı araştırıyor ve bana da ulaşıp ’Muhtarım, bana Ayşegül hanıma ulaşmak için yardımcı ol. Maddi manevi ne gerekiyorsa bunlara yardımcı olalım.’ Biz de eşten, dostan muhtarlığımızı kullanarak maddi yardım aldık. Ayşegül hanıma ulaştık. Ayşegül hanım da sağ olsun bütün sağlık imkânlarını seferber ederek Ankara’ya götürdü. Ayşegül hanımla tanıştırdı. Orada muayene oldu, sonra kendi imkânlarıyla Eskişehir’de şehir hastanemize getirdiler. Burada da tedavilerini oldu. Bugün de Allah’ın izniyle iyileştiler. Abdulkadir hocamız da gerekli işlemleri yapmış" dedi.

Bahadır Turgut - Yüksel Gazi Yumlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.