SAĞLIK - 30 Temmuz 2025 Çarşamba 12:20

Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi alanında uzman personelleri başarıyla yetiştiriyor

A
A
A
Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi alanında uzman personelleri başarıyla yetiştiriyor

Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi alanında uzman personelleri başarıyla yetiştiriyor


2012 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim vermek ve araştırma yapmak amacıyla Dil ve Konuşma Terapisi (DKT) Bölümü ile Sosyal Hizmet (SH) Bölümleriyle kuruldu. Daha sonra 2013 yılında Ergoterapi ile Odyoloji; 2021 yılında da Beslenme ve Diyetetik (BDY) Bölümlerinin açılmasına YÖK izin verdi. Fakülte, sağlık bilimlerindeki üstün başarısı ve çağın ihtiyaçlarına uygun eğitim müfradatıyla öğrencilerine donanımlı bir eğitim sunuyor. Fakültenin yönetim kadrosunda Dekan Prof. Aliye Mavili, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Elçin Tadıhan Özkan ve Prof. Dr. Semra Saruç yer alıyor. Bölümlerde isteğe bağlı olarak İngilizce Hazırlık Sınıfı okutuluyor. Fakültemiz bünyesinde yer alan programların tamamı uygulamalı eğitim veriyor.



Dil ve Konuşma Terapisi alanında ilklerin fakültesi


Fakültenin ayrıcalıklı konumu olarak DKT’nin başarıları da öne çıkıyor. Fakültenin ilklere imza atan DKT Bölümü sayısal (SAY) puan gerektiren dört yıllık bir bölüm olarak eğitim veriyor. Türkiye’de DKT alanında ilk kurulan yüksek lisans ve doktora programı da Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne ait. Fakültemiz DKT Bölümü, Sağlık Bilimleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (SABAK) tarafından 2019 yılında akredite edilen ulusal DKT programları içerisindeki ilk bölümdür.


Eşit Ağırlık (EA) puan türünde öğrenci kabul eden Sosyal Hizmet Bölümü, ülke ihtiyaçlarına öncelik vererek ulusal ve evrensel değerleri benimseyen bir yaklaşımla bilime katkı veren, sürdürebilir insani ve toplumsal gelişme için sosyal adaletin ve insan refahının gelişimine katkıda bulunan; ulusal alanda öncü ve dünyada saygın, mezunlarının gurur duyduğu bir program olarak eğitim veriyor. Son yıllarda sosyal sorunların artması ve çeşitlilik göstermesi, Covid-19 pandemisi ile birlikte halk sağlığı sorununun daha görünür olması da sosyal hizmet alanında yapılan çalışmaları ve bu meyanda sosyal hizmet programlarının önemini vurguluyor.


Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Fakültenin açılan en yeni bölümü olup sayısal (SAY) puan ile öğrenci alıyor ve dört yıllık eğitim veriyor. Bölüm; toplumun yeterli ve dengeli beslenme yoluyla sağlığı koruyan ve yaşam kalitesini artıran, hastalıklara özgü tıbbi beslenme tedavisi uygulayan, ulusal ve uluslararası alanda beslenme konusundaki ihtiyaçlara cevap veren, yaşam boyu öğrenme bilinciyle mesleki bilgilerini uygulayan ve geliştiren, araştırmacı ve yenilikçi, mesleki etik bilincine sahip diyetisyenler yetiştiriyor. Fakültenin vizyonu, sosyal refahın yükseltilmesine hizmet eden, sağlık ve sosyal hizmet politikalarına yön veren yaşam boyu öğrenme odaklı ulusal alanda lider ve dünyada saygın bir eğitim kurumu olmak olarak belirleniyor.


Sağlık Bilimleri Fakültesinin misyonu ise kent, bölge, ülke ve dünya insanının refah düzeyini yükseltmek amacıyla sağlık ve sosyal hizmet alanında eğitim, araştırma ve projelerle evrensel bilgi ve kültür birikimine katkı sağlamak, sağlık ve sosyal hizmet alanındaki toplumsal ihtiyaçların karşılanmasına yönelik yenilikçi politikalar ve çözümler üretmek olarak belirleniyor. Dil ve Konuşma Terapisi Bölümünden lisans diploması almaya hak kazanan adaylar "Dil ve Konuşma Terapisti" unvanını alırlar. Sosyal Hizmet Programından lisans diploması alan öğrenciler kamuya ait kurum ve kuruluşlarda "sosyal çalışmacı" kadrosunda istihdam edilirler. Beslenme ve Diyetetik Bölümünü başarıyla tamamlayarak lisans diploması almaya hak kazanan adaylar ise "diyetisyen" unvanını alırlar.



Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi alanında uzman personelleri başarıyla yetiştiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da 30 yıllık polis memurundan telsizde arkadaşlarına duygusal veda Manavgat Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan polis memuru Hüseyin Ergül, 30 yıllık meslek hayatını telsizden yaptığı duygu dolu anonsla noktaladı. Amirlerinden ve meslektaşlarından helallik isteyen Ergül’ün vedası duygusal anlara sahne oldu. Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Haber Merkezi’nde görev yapan polis memuru Hüseyin Ergül, 1996 yılında başladığı polislik mesleğini emekli olarak tamamladı. Türk Polis Teşkilatı’nda 30 yıl görev yapan Ergül, görev yaptığı haber merkezinde son kez mikrofon başına geçerek amirlerine ve meslektaşlarına veda etti. Bugüne kadar ekipleri yönlendirmek için kullandığı telsizden yaptığı duygu dolu anons sırasında zaman zaman gözleri dolan Ergül, başta Murat Kenan Patat olmak üzere tüm amirlerinden ve çalışma arkadaşlarından helallik istedi. "Bu şanlı üniformayı taşımaktan her zaman gurur duydum" Veda anonsunda 30 yıllık görev sürecini onurla tamamladığını belirten Hüseyin Ergül, "1996 yılında başlamış olduğum polislik mesleğinde acısıyla tatlısıyla 30 yıllık yolculuğumu onurla, şerefle ve gururla tertemiz bir şekilde bugün itibarıyla yaş haddinden emekli olarak noktalıyorum. Görevim sırasında şahsıma duyulan güvene layık olmak için büyük özveriyle çalıştım. Bu şanlı üniformayı taşımaktan her zaman gurur duydum" dedi. Ergül, konuşmasının devamında istemeden kırdığı meslektaşlarından helallik isterken, şehit polisleri rahmetle, gazileri ise minnetle andı. Tüm meslektaşlarına sağlık, huzur ve başarı dileklerinde bulunan Ergül, "Benden yana hakkım varsa herkese helal olsun, sizler de haklarınızı helal edin" ifadelerini kullandı. Meslektaşlarından duygulandıran cevaplar Hüseyin Ergül’ün anonsunun ardından telsizden tek tek söz alan ekip arkadaşları da kendisine hayırlı olsun dileklerini ileterek, emeklilik hayatında sağlık, huzur ve mutluluk temennisinde bulundu. Telsiz konuşmaları emniyet personeline duygu dolu anlar yaşattı.
Konya Cinayete kurban giden kadının cenazesini arayan anne baba: "En azından mezarı olsun" Konya’nın Akşehir ilçesinde 2023 yılında kaybolduğu iddia edilen daha sonrasında da kocası tarafından öldürüldüğü ortaya çıkan 3 çocuk annesi Bedriye Kılıç’ın anne ve babası Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik çalışma yürütüleceğine yönelik açıklamaları üzerine yeniden umutlandı. Anne ve baba, çocuklarının mezarına kavuşacakları günü bekliyor. Olay, 6 Temmuz 2023 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, o zamanki süreçte bir televizyon programında kayıp olarak aranan 3 çocuk annesi 35 yaşındaki Bedriye Kılıç’ın ailesi ve yakınları, kadının yıllarca şiddet ve eziyet gördüğü eşi Tayfur Kılıç tarafından ortadan kaybedildiğini iddia etti. Eşinin kaybolmasıyla ilgili çelişkili açıklamalarıyla dikkat çeken Tayfur Kılıç’ın Bedriye Kılıç’ı öldürdüğü öne sürüldü. Bedriye Kılıç’ın kaybının 115. gününde ise kocası Tayfur Kılıç’tan cinayet itirafı geldi ve 28 Ekim 2023 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tayfur Kılıç’ın cesedi attığını iddia ettiği yer olan Akşehir Cankurtaran Mahallesi Harlak mevkiinde yapılan aramalarda bir sonuca ulaşılamazken, ceset ya da parçaları bulunamadı. Aradan tam 35 ayın geçmesine rağmen talihsiz kadının cesedi hala bulunamadı. "Yavrumu istiyorum, mezarı olsun" Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik çalışma yürütüleceğine yönelik açıklamaları üzerine anne ve baba yeniden umutlandı. Anne Sona Er (55), evladının bulunması için yardım isteyerek, "Gecem belli değil, gündüzüm belli değil. Yavrumu istiyorum, mezarı olsun. Ben de herkes gibi gideyim başında dua okumak istiyorum. Bir çiçek dikmek istiyorum yavrumun mezarına. Ne olur yardım edin, çocuğumu bulun en azından mezarı olsun. Adalet Bakanımıza, Cumhurbaşkanımıza yalvarıyorum yardım edin bize, elimizden tutun. Bütün cesetler bulunuyor, ne olur çocuğumu bulun. Adalet yerini bulsun. Yardım yataklık edenler cezasını çeksin. Yardım edenler varsa sizin de çocuğunuz var, sizin de karınız var, vicdan azabı çekmiyor musunuz, çıkın konuşun. Çocuğumu alın gelin mezarı belli olsun. Ne olur yardım edin bizlere. Elimizden tutsunlar yalvarıyorum. Çocuğumu istiyorum başka bir şey istemiyorum. Zanlı çocuğumu öldürüp atmış ama orada yok. Oradan aldılar yavrumu gömdüler. Yani dışarıda olsa kemiği de mi bulunmaz, saç teli dahi bulunmadı. Yok orada benim erkek çocuğum çok aradı oraları. 2 ay aradık ama bir şey yok orada. Çıkanlar yabancılara ait hiç ona ait bir şey çıkmadı, bulamadık. Olsa çıkardı, sağ olsa benim kızım bağlasanız da durmaz. 3 çocuğunu zorluklarla büyüttü" dedi. "Bakanımdan rica ediyorum kızımın cesedini, herhangi bir izini bulmak istiyorum" Bedriye Kılıç’ın babası Oktay Er ise, "35 ay oldu kızım kaybolalı. Ne cesedini, ne ölüsünü bulabildik. Hiç olmazsa bir kemiği olsa, bir saçının teli olsa bir mezara koyup biz de başına gidip orada Fatiha okumak istiyoruz. Bakanımdan rica ediyorum, kızımın cesedini herhangi bir izini bulmak istiyorum. Bunun araştırılmasını, soruşturulmasını istiyorum. Bakanım, ‘35 aydır ben çektiğimi bir Allah bilir bir biz biliriz eşimle.’ Biz bakanımdan rica ediyoruz kızımın cesedinin bulunmasını, buna bu ekip gelip bir geniş çaplı arama yapılmasını istiyoruz. Ağırlaştırmış müebbet ceza aldı zanlı, Samsun’da cezaevinde yatıyor ama burada üç tane çocuğu var. Yetim kaldı çocuklar, hali belli ve yurtta kalıyorlar. Sadece birisi benim yanımda kalıyor. Ben çocuğumun bulunmasını, hiç olmazsa bir mezar olmasını istiyorum. Bakanlarıma sesleniyorum bana bir yardımcı olsunlar" diye konuştu.
Mersin Anamurlu hacı adayları, dualarla kutsal topraklara uğurlandı Mersin’in Anamur ilçesinde 2026 yılı hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklara gidecek hacı adayları, düzenlenen programla dualar ve tekbirler eşliğinde uğurlandı. Anamur Otogar (Kıbrıs) Camii önünde gerçekleştirilen uğurlama programına İlçe Müftülüğü görevlileri, hacı adayları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda ilahiler okunurken, tekbir ve telbiyeler manevi atmosferi artırdı. Hacı adayları ile yakınları arasında yaşanan vedalaşma anlarında duygusal görüntüler oluştu. Programda konuşan Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, hac ibadetinin yalnızca fiziki bir yolculuk olmadığını, aynı zamanda manevi bir eğitim süreci olduğunu belirtti. Fidan, "Hac yolculuğu, Hazreti İbrahim’in davetine icabet etmektir. Sizler Allah’ın çağrısına uydunuz. Kabe’yi ziyaret edecek, Arafat’ta vakfeye duracak ve Peygamber Efendimizi Medine’de ziyaret edeceksiniz. Bu büyük nimetin kıymetini bilin. Haccınızın mebrur olmasını diliyorum" dedi. Hac sürecinde sabrın önemine dikkat çeken Fidan, hacı adaylarına kalp kırmadan ve kimseyi incitmeden ibadetlerini yerine getirmeleri tavsiyesinde bulunarak, dualarında vatanı, milleti ve mazlum coğrafyaları unutmamalarını istedi. Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla oluşturulan ve Kafile Başkanlığını Erdemli İlçe Müftüsü İbrahim Yiğit’in yürüttüğü 240 kişilik ’Çukurova 5. Kafile’ kapsamında Anamur’dan 20 hacı adayının kutsal yolculuğa uğurlandığı bildirildi. Hacı adaylarının Çukurova Havalimanı üzerinden Cidde’ye hareket edeceği, dönüşlerin ise 11 Haziran 2026 tarihinde Medine’den yapılacağı öğrenildi. Program, İlçe Müftüsü Mehmet Fidan’ın yaptığı duanın ardından sona erdi. Hacı adayları yakınlarıyla helalleşerek gözyaşları ve dualar eşliğinde kutsal topraklara uğurlandı. Öte yandan, Erdemli ilçesinde de hac ibadetini yerine getirecek 46 hacı adayı için uğurlama programı düzenlendi. Erdemli İlçe Müftülüğü koordinesinde Ulu Camii’nde gerçekleştirilen program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. İlçe Müftüsü ve Çukurova 5. Kafile Başkanı İbrahim Yiğit, hac ibadetinin manevi yönüne dikkat çekerek hacı adaylarına sabır, birlik ve ibadet bilinci tavsiyesinde bulundu. Program, yapılan duaların ardından sona erdi.
İzmir İzmir Ticaret Odası, 8 önemli kurumu üyeleri ile ayı masada buluşturdu İzmir Ticaret Odası, KOSGEB’den Eximbank’a, SGK’dan PTT’ye kadar kentin 8 önemli kurumunu üyeleriyle aynı masada buluşturdu. Özellikle finansmana destek konusunda birinci ağızdan en doğru bilgiye ulaşılmasını sağlayan etkinlik kapsamında toplam 149 önemli görüşme yapıldı. Tüm kurumlara yoğun ilgi gösterilen etkinlikte, KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, 32 üyenin sorularını yanıtlayarak ilk sırada yer aldı. İzmir Ticaret Odası, İzmir’de bir ilki gerçekleştirerek, "Kamu Hizmetleriyle Üyelerimizi Aynı Masada Buluşturuyoruz" etkinliği düzenledi. KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi, İzmir Kalkınma Ajansı, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile PTT yetkililerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, üyeler ihtiyaç duydukları konularda hızlı ve etkin çözümlere ulaşırken, kamu kurumları ile iş dünyası arasındaki iletişim ve iş birliği de güçlendirildi. Finansmana erişim birinci sırada Randevu sistemiyle yüzyüze yürütülen görüşmelere, tarım, gıda, tekstil, sağlık, tıbbi cihaz, bilişim, bankacılık, taşımacılık, danışmanlık, sigorta, otomotiv, makine, inşaat-yapı ve hizmetler sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar katılım sağladı. Görüşülen konular arasında; ihracat finansmanı, sigorta primi teşvik, destek ve indirimleri, istihdam ile asgari ücret desteği, kırsal kalkınma ve tarımsal destekler, yatırım destek ofisi ve kalkınma ajansı destekleri, PTT’nin indirimli tarifleri yer aldı. Üyelerden yoğun ilgi Etkinlikte; KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü ile 32,İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile 30, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile 22, İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü ile 16, İzmir Kalkınma Ajansı ile 14, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile 13, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. (PTT) ile 12, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi ile 10 olmak üzere toplam 149 görüşme gerçekleştirildi. Özgener: "Zaman en az finansman kadar kritik" Etkinliğe gösterilen yoğun ilginin, iş dünyasının kamu hizmetlerine doğrudan erişim sağlayan bu tür platformlara duyduğu ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Günümüz rekabet koşullarında zaman, en az finansman kadar kritik bir unsur. Üyelerimizin doğru bilgiye en kısa sürede ulaşabilmesi, destek ve teşvik mekanizmalarından etkin şekilde faydalanabilmesi için yeni modeller geliştirmeye devam ediyoruz. Bu buluşmayla yalnızca sorulara yanıt vermedik; aynı zamanda kamu ile iş dünyası arasında güçlü, sürdürülebilir bir iletişim zemini oluşturduk. İzmir Ticaret Odası olarak hedefimiz; üyelerimizin iş süreçlerini hızlandıran, maliyetlerini azaltan ve rekabet güçlerini artıran somut çözümler üretmek. Bu modelin, kentimizde iş yapma kültürünü daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de benzer uygulamaları yaygınlaştırarak, üyelerimizi ihtiyaç duydukları her alanda doğru paydaşlarla buluşturmaya devam edeceğiz" dedi.