GÜNDEM - 02 Haziran 2025 Pazartesi 09:42

2025 yılında elektriksiz yaşama mahkûm oldular

A
A
A
2025 yılında elektriksiz yaşama mahkûm oldular

Eskişehir’de yaşadıkları çadırlarda elektrik ve su sıkıntısı yaşayan mevsimlik tarım işçileri, yetkili kurumların içerisinde bulundukları bu zor duruma artık çözüm üretmesini bekliyor.


Alpu ilçesi Karahöyük Mahallesi’nde mevsimlik tarım işçileri işten geriye kalan zamanlarda çadırlarda kalıyor. Aileleriyle birlikte zor şartlar altında yaşamlarını sürdüren vatandaşlar, yıllardır elektrik ve su sıkıntısı yaşadıklarını, artık çözüm istediklerini anlattılar. Hangi kuruma müracaat etseler bir sonuç alamadıklarını belirten vatandaşlar, elektriklerin olmaması nedeniyle telefonlarını araçlarda şarj ediyor, çamaşır makineleri de çalışmadığı için kadınlar kıyafetleri elleriyle yıkarken, buzdolaplarının çalışmaması sonucunda vatandaş gıda malzemelerini muhafaza etmekte büyük zorluk yaşıyor. Perişan olduklarını dile getiren mevsimlik tarım işçileri, içerisinde bulundukları bu zor duruma artık müdahale edilmesini bekliyor.



"Şu anda yalnızca elektrik ve su istiyoruz, başka bir şey istediğimiz yok"


İçerisinde bulundukları zor durumu anlatan tarım işçisi Mehmet Arslan, "Şarjlarımızı ve ampullerimizi araçlara bağlıyoruz. Araçlar şu anda çalışmıyor, her gün aküsü bitiyor. İttiriyoruz, ittire ittire nefesimiz tükendi. Gerçekten yazık. Bize bakan, sahip çıkan, destek veren yok. Tarım için Şanlıurfa’dan Eskişehir’e geldik ama bize bakım sıfır. Gelenler bunu düzelteceğini söylüyor ama sonuç alamıyoruz. Belediyeye, kaymakamlığa gittik, ’Gidin, biz hallederiz’ diyorlar ama halleden yok. Belediye başkanı ile görüştüler ama yine bakan olmadı. Çocuklar perişan oldu, etlerimiz koktu. Her 2-3 günde bir hastaneye gidiyoruz, raporlarımız hastanede. Çamaşırlarımızı elle yıkıyorlar. Hastalarımız var. Biz 06.00’da işe gidiyoruz 17.30’da geliyoruz. Gelene kadar saat 19.00 oluyor. Ekmek mi yetişecek çamaşır mı? 2025 geldi ama maalesef durum böyle. Şu anda yalnızca elektrik ve su istiyoruz, başka bir şey istediğimiz yok. Yol falan istemiyoruz" dedi.



"Sene 2025, hangi çağda yaşıyoruz?"


Çocukları hasta olduğu zaman elektrik olmaması nedeniyle buhar makinesini çalıştıramadıklarını dile getiren Hamit Kaya ise, şunları söyledi:


"Perişan durumdayız. Tüm yetkililerden rica ediyoruz, bize elektrik getirsinler. Hasta, yaşlı var. Buhar makinesi takmak istiyorlar, kimse takamıyor. Bazen çocukları köye gönderiyoruz, kovuyorlar. Köylü ne yapsın? 1-2 gün değil, 1 hafta değil ki adam idare etsin. Yetkililer sürekli geleceklerini söylüyorlar ama gelmiyorlar. Bizim milletvekillerimiz seçim olduğu zaman direkt geliyorlar, oylarımızı onlara basıyoruz ama oyunu verdikten sonra hiçbir faaliyet yok. Sene 2025, hangi çağda yaşıyoruz?"


Bu arada, Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş.’tan (OEDAŞ) konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Tarım işçilerine tahsis edilen alanların kalıcı olmaması, hali hazır arazi üzerinde araç-çadır-konteyner gibi yerler için elektrik bağlanması taleplerinde; şartlara bağlı olarak (pandemi, mevsimsel şartlar, çadır kapasitesi, elektrik haricinde su, yol vb. alt yapı tesislerinin zamanla değişkenlik göstermesi, ekonomik şartlar gibi) değişken olması, kalıcı yapı sınıfında herhangi bir yapının bulunmadığı bilinmektedir. Bu noktada şirketimiz tarafından, tarım işçileri konaklama bölgelerine aydınlatma amaçlı ve telefon şarjı gibi zaruri ihtiyaçlarını giderebilmek amacıyla çadırların kurulduğu bölgeye ait Valilik tarafından verilen yer tahsis belgesi, bağlı bulunulan Valilikler/Kaymakamlıkça tarım işçileri konaklama bölgesinde enerji kullanılmasında sakınca olmadığına dair belge/yazı ile birlikte ilgili mevzuatlara uygun olarak onaylatılacak elektrik projesi ile tesisatının hazırlatılması sonrası abonelik işlemlerinin yürütülebilmektedir" denildi.



2025 yılında elektriksiz yaşama mahkûm oldular

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta 600 kiloluk boğa görenlerin ilgisini çekiyor Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Kars’ta besicilerin umutla beklediği hareketlilik başladı. Kentin Bayraktar köyünde özenle yetiştirilen 600 kiloluk boğa "Varto", görenlerin ilgisini çekiyor. Adını Muş’un Varto ilçesinden alan iri cüsseli kurbanlık, adeta köyün maskotu haline geldi. Sahibi Teymen Aydın, tarafından bebek gibi bakılan Varto isimli boğa, günlük özel yemlerle besleniyor. Ahırda sürekli kontrol altında tutulan boğa için besicisi, aylar süren emeğin karşılığını almak istiyor. Dikkatleri üzerine çeken boğanın en büyük özelliği ise sakin yapısı ve heybetli görünümü. 600 kiloluk Varto’yu satışa çıkardığını ifade eden besici Teymen Aydın, "Bu boğamın ismi Varto, müşterilerini bekliyor. Aşağı yukarı 600-650 kilo, kurbanlıkta olur, iyi damızlıkta olur. Hakiki Simental, müşterilerini bekliyor, fiyatı da 250 bin lira olur" dedi. Daha önce bir kısım kurbanlığı İstanbul ve Ankara’ya gönderdiğini belirten Teymen Aydın, "Kurbanlıklarımız satışa hazır, kurbanlıkların bir kısmını İstanbul’a gönderdik. Bir kısmını Ankara’ya gönderdik. Şuan da orada satıştalar, elimde 50-60 tosun var. 25 düvemiz var. Satıldı, müşterilerimize sattık, hayvanlarımız tamamen organik beslenmiştir. Doğal beslenmiştir" diye konuştu. Kurban Bayramı yaklaşırken büyükbaş hayvanlara olan talep artarken, özellikle yüksek kilolu ve bakımlı kurbanlıklar pazarda öne çıkıyor. 600 kiloluk Varto da şimdiden hem alıcıların hem de meraklı vatandaşların radarına girmiş durumda. Aydın, Kars’ta isteği fiyata Varto’yu satamaz ise Varto’da satılmak üzere İstanbul’a gönderilecek. Bayraktar köyünde besicilik yapan Teymen Aydın’ın, onlarca kurbanlığı ahırda alıcılarını bekliyor.
Balıkesir Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı Altınoluk’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında sahne alan Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, türküyü şiddet gören ve katledilen kadınlara armağan etti. Balıkesir Edremit Belediyesi tarafından düzenlenen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Altınoluk’ta konser veren Melek Mosso, binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı. Sevilen şarkılarıyla alanı dolduran vatandaşlara müzik ziyafeti sunan sanatçı, konser sırasında duygu dolu anlar yaşadı. Melek Mosso,"Keklik Gibi" türküsünü seslendirdikten sırada sahnede duygulandı. Derin derin nefes almasıyla seyircileri korkutan Mosso, sonra bir an eğilip eğilip gözyaşını sildi. Mosso, ardından yaptığı konuşmayla dinleyicileri derinden etkiledi. Mosso konuşmasında, "Bazı türkülerin bir dahası yoktur. Bir kere iz bırakır ve geçer gider. Bu türkü bende de bir kere yazıldı, bir kere söylendi ve iz bıraktı. Bu türküyü repertuarıma almamı aslında annem istedi. Annem dedi ki, ‘Melek Keklik gibi söyler misin?’ Ben sadece onun için söyledim" ifadelerini kullandı. Türkünün kendisinde farklı izler bıraktığını belirten sanatçı, şarkıyı geçmişte ve günümüzde ötekileştirilen, şiddet gören ve katledilen tüm kadınların ruhuna armağan ettiğini söyledi. Dinleyiciler de uzun süre alkışlarla sanatçıya destek verdi. Duygusal anların yaşandığı konser, izleyicilere hem müzik dolu hem de anlam yüklü bir 19 Mayıs gecesi yaşattı. Melek Mosso’nun sahnedeki içten konuşması ve duygusal performansı, Altınoluk konserine damga vururken, gençler ise konser nedeniyle Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’la teşekkür etti.