MAGAZİN - 07 Haziran 2019 Cuma 13:10

Ünlü komedyenden sinema sektörüne ağır eleştiri

A
A
A
Ünlü komedyenden sinema sektörüne ağır eleştiri

Ünlü oyuncu İsmail Baki Tuncer, sinema sektörünü sert bir dille eleştirdi.

Ünlü oyuncu İsmail Baki Tuncer, sinema sektörünü sert bir dille eleştirdi. Tuncer, "Bütün salonlar artık dolmuş parsellenmiş gibi düşünebiliriz. Keşke Türk sinemasına biraz önem versek. Yoksa bu değeri vermezsek sinema sektörü bitecek, Türk sineması artık tarih olacak.


Çekimleri Eskişehir’de yapılan Kral Midas’ın Hazinesi isimli komedi filminin başrol oyuncularından İsmail Baki Tuncer, Espark Alışveriş Merkezinde sevenleriyle buluştu. Hayranlarıyla birlikte 1 hafta önce vizyona giren filmi izleyen usta oyuncu, burada İhlas Haber Ajansına (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Sinema sektörünü eleştiren Tuncer, salon bulmakta zorlandıklarını vurgulayarak salonların parsellendiğini söyledi.


Tuncer, "Süreç aslında çok istediğimiz gibi gitmiyor. Çok fazla salonda yer bulamadı filmimiz. Çünkü bütün salonlar artık dolmuş. Yani parsellenmiş gibi düşünebiliriz. Kimisi 732 salonda giriyor, kimisi 619 salonda giriyor. Bizim filmimiz Türkiye genelinde 70 salonda girmek zorunda kaldı. Bu yüzden beklediğimiz sonucun olmasının ihtimali yok. İnşallah bu kanun temmuz gibi falan çıkacak galiba belki o zaman biraz düzelir diye düşünüyorum. Yabancı filmleri tamam hepimiz izliyoruz ama keşke Türk sinemasına biraz önem versek. Yoksa bu değeri vermezsek sinema sektörü bitecek, Türk sineması artık tarih olacak" ifadelerini kullandı.



"Keşke herkes orantılı bir şekilde salon bulabilse"


Herkese orantılı bir şekilde salon verilmesi gerektiğini belirten Tuncer, "Cem Yılmaz da kazanacak yoksa niye yapsın ki adam. Yılmaz Erdoğan da kazanacak ama keşke herkes orantılı bir şekilde salon bulabilse" diye konuştu.



"Birçok sosyal medya fenomeni yapmaya çalıştı battı öyle kolay bir iş değil sinema"


Sosyal medyada fenomen olmuş kişilerinde sinema sektörüne giriş yapmaya çalıştıklarını aktaran usta oyuncu Tuncer, sinema işinin kolay olmadığını ifade ederek çoğunun battığını söyledi. Tuncer, "Çok yetenekli çocuklar var içlerinde, yetenekli olmayanlar da var. Benim de bir YouTube kanalım var. Ben de bir YouTuberım aslında ama YouTube’da tanınmış biri değilim sadece. Bir kitle oluşturuyorlar. Bu kitleyi arkasına alıyorlar. Ben ne yaparsam izlenir diye yola çıkıyorlar. Birçok sosyal medya fenomeni yapmaya çalıştı, battı. Hepsi olmuyor. Öyle kolay bir iş değil sinema" şekliden konuştu.



"Bu gidişle sinemalar oynamayacak"


Son olarak filmlerinin fazla izlenmeme sebebinin salon bulamadıklarından dolayı olduğunu belirten Tuncer, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Biz yaptık diye söylemiyorum. 10 üzerinden 10 bir film değil ama 2 de değil. 6 olur 7 olur. Bu film mesela komik oldu. Bugüne kadar ben kötü yorum duymadım. Filmi izleyen kişilerden duymadım yani. İyi ki izlemişiz diyorlar. Demek ki insanlar bu filmi sevmiş. Neden izlenmiyor? Salon bulamadığımız için. Sorun aslında filmde değil. CD falan çıkmadan önce çok kaset satılırdı. 6 milyon satan kasetler vardı. İbrahim Tatlıses olsun, Sezen Aksu olsun, Mahsun Kırmızıgül olsun. Bir kültür vardı. Plakçılar çarşısı dolar taşardı. İnternet çıktı. Bu insanlar 50 bin yaparsa öpüp başına koyuyor. Sinema sektörü böyle olmasın. Bu gidişle böyle olacak. Kendi eşine dostuna film yapmış olacaksın. Bu gidişle sinemalar oynamayacak, direkt dijital platformlara, televizyonlara verilecek. Yapacak bir şey yok."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas "Astım kontrol altına alınabilen kronik bir hastalıktır" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin astıma zemin hazırladığını ifade eden Özşahin, "Çevresel faktörler olarak alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır. Ev tozu akarları, polenler, hayvan tüyleri, küf mantarları ve hamamböceği gibi alerjenlere karşı duyarlılık astımlı hastalarda çok sık görülmektedir. Yaşadığımız ortamlarda rutubet ve küf olması, sigara dumanına maruz kalınması astım gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Astımlı hastalarda havayolları aşırı duyarlı olup uyaranlara karşı aşırı yanıt vermektedir. Tetikleyici olarak kabul ettiğimiz alerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği astım semptomlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır" dedi. Astım hastalığının bulgularını öksürük, nefes darlığı, göğüste sertlik ve hışıltı olarak açıklayan Özşahin, "Bu şikayetlerin uzun sürmesi veya tekrarlaması halinde hastada astım düşünülmelidir. Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha fazladır ve uykudan uyandırabilir. Astım hastalığı kronik olup hasta ve hekim iş birliği ile hastalığın kontrolünün sağlanması mümkündür. Tedavinin hedefi astım belirtilerinin azaltılması ve bireyin normal günlük aktivitelerini yapılabilmesidir. Astım krizlerinin olmaması, acil başvurularının olmaması, gece ve gündüz belirtilerinin kaybolması ve hastanın günlük aktivitelerini zorlanmadan yapması astım kontrolünün temel göstergeleridir. Alerjisi olan bir hastanın alerjenlerden korunması, sigara dumanına maruz kalınmasının engellenmesi, grip aşısının her yıl yapılması, aşırı kilolardan kaçınılması ve ilaçların düzenli ve doğru kullanımı önemlidir. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların büyük bölümü solunum yolu ile alınmaktadır. Bu ilaçların doğru teknikle kullanımı hastalığın kontrolü için çok önemlidir. Unutulmaması gereken en önemli konu ise tedaviye uyumun bozulması yani ilaçların yanlış teknikle ve düzensiz kullanılması hastalığın kontrolündeki başarısızlığın en önemli nedenidir. Astım kronik bir hastalık olduğu için bu sorunların aşılması ancak iyi bir hekim ve hasta iş birliği ile sağlanabilir. Hastanın eğitimi ve hekim ile iyi iş birliğinin kurulması astım kontrolünün sağlanmasının en önemli basamağıdır. Bu sayede astım daha kolay bir şekilde kontrol altına alınabilir" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Mehmet Ali Aydınlar: "Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım" Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanlık seçimi için, "İsmim üzerinden yürüyen tartışmaların Fenerbahçe’nin birlik duygusuna katkı sağlamaktan uzaklaştığı bir ortam oluşmuştur. Fenerbahçe’nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım" dedi. İş insanı Mehmet Ali Aydınlar, 6-7 Haziran’da gerçekleştirilecek Fenerbahçe Olağanüstü Seçimli Genel Kurul ve adaylığına dair yazılı bir açıklama yayımladı. Aydınlar’ın Fenerbahçe camiası ve kamuoyuna yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Hayatımın en büyük gururlarından biri olan Fenerbahçeliliğimin son günlerde farklı şekillerde tartışılmasını üzüntüyle takip ediyorum. Kulübümüzün içinden geçtiği bu dönemde elimi taşın altına koyarak Fenerbahçemizin geleceğine katkı sunmak ve bu camiaya yakışır bir yönetim anlayışını hayata geçirmek için bu yola girdim. Bugün görüyorum ki; adımın başkan adaylığı ile anıldığı ilk andan itibaren yaşananlar, söylenenler ve ortaya çıkan tartışma ortamı hayatım boyunca savunduğum ilke ve değerlerle örtüşmemektedir. Fenerbahçe’nin bir dünya markası olması hayali, benim için bugüne ait bir hedef değil; yıllardır inandığım, her dönemde destek vermeye çalıştığım kalıcı bir idealdir. Benim kulübüme olan bağlılığım bir unvana, bir makama ya da bir sıfata bağlı değildir. Bu bağlılık, hayatımın her anında taşıdığım bir sorumluluktur. Ancak gelinen noktada görüyorum ki; ismim üzerinden yürüyen tartışmaların Fenerbahçe’nin birlik duygusuna katkı sağlamaktan uzaklaştığı bir ortam oluşmuştur. Herkesin kendini bir diğerinden daha fazla Fenerbahçeli gördüğü, herkesin kendi doğrusu üzerinden bir yol tarif ettiği bir zeminde, ortak bir gelecek inşa etmenin ne kadar zor olduğu ortadadır. Bugüne kadar kulübümüz için yaptıklarım ve taşıdığım her sorumluluk vicdanımla ve Fenerbahçe sevgimle örtüşmektedir. Bunun hesabını her zeminde herkese verebilirim. Yalnız, camiamızı ayrıştıran her gündemin önünde kişisel hedefler ikinci planda kalır. Bu nedenle; Fenerbahçe’nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım. Bu süreçte gösterilen teveccüh ve destek için tüm kongre üyelerimize, camiamızın her ferdine yürekten teşekkür ediyorum. Bugüne kadar Fenerbahçemize olan bağlılığım hiçbir zaman kişilere ve koşullara bağlı olmadı. Bundan sonra da olmayacaktır. Ben; dünüyle gurur duyan, bugünüyle sorumluluk hisseden ve yarınlarına inanan bir Fenerbahçeli olarak, ne zaman ve ne gerekiyorsa elimden geleni yapmaya ve her zaman kulübümün yanında olmaya devam edeceğim. Çünkü Fenerbahçe, kişilerin değil, değerlerin kulübüdür."