GÜNDEM - 28 Şubat 2026 Cumartesi 21:23

Sağlık-Sen üyeleri iftar programında buluştu

A
A
A
Sağlık-Sen üyeleri iftar programında buluştu

Sağlık-Sen Erzurum Şubesi, iftar programında üyeleriyle bir araya geldi.


Olumsuz hava koşulları nedeniyle programa katılamayan Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Duman, telefonla görüntülü bağlantı yaparak birlik ve beraberlik mesajı verdi.


Duman konuşmasında, aralarında olmayı çok arzu ettiğini belirterek şunları söyledi: "Dün nasıl sorunlara neşter vuran, önemli kazanımlara imza atan ve çalışanlarımızın gür sesi olan biz olduysak; bugün ve yarın da sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın sorunlarına çözüm arayan, onların haklarını savunan biz olacağız. Ekonomik, özlük ve sosyal hakların geliştirilmesi için gece gündüz çalışıyoruz. Sahayla iç içeyiz, sorunları ve çözüm yollarını iyi biliyoruz. Genel Merkez olarak avukatlarımız, mevzuat birimimiz ve danışmanlarımızla birlikte masaya güçlü oturacak ve çalışanlarımızın yüzünü güldürecek kazanımlar için mücadele edeceğiz. Ramazan ayı birlik ve beraberliğin en güzel vesilesidir. Bu programda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."


Sağlık-Sen Erzurum Şube Başkanı Ramazan Tortum ise Erzurum’da sağlık ve sosyal hizmet alanındaki gelişmeleri değerlendirmek üzere bir araya geldiklerini ifade etti. Görev süreleri boyunca üye sayılarını artırdıklarını belirten Tortum, hava muhalefeti nedeniyle programa katılamayan Abdullah Duman’a teşekkürlerini iletti.


Haziran ayında gerçekleştirilen genel kurul sonrası üniversite şubesini de açtıklarını aktaran Tortum, iki şubede toplam 5 bine yakın üyeleri bulunduğunu, Memur-Sen çatısı altında ise yaklaşık 18 bin kamu çalışanıyla Erzurum ve Türkiye’nin en büyük sendikal yapılarından biri olduklarını vurguladı.


Üyelerin karşılaştığı sorunları yetkili mercilerle görüşerek çözmeye çalıştıklarını belirten Tortum, mobbing başta olmak üzere çalışma hayatındaki her türlü sorunun takipçisi olduklarını söyledi. Ayrıca sempozyum, eğitim ve konferanslarla üyelerin mesleki gelişimine katkı sunduklarını; mali ve özlük hakların iyileştirilmesinin yanı sıra sertifika programlarıyla çalışanların daha etkin ve donanımlı hale gelmesini hedeflediklerini ifade etti.



Sağlık-Sen üyeleri iftar programında buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun OMÜ’den Romanya’daki üniversite ile ikili iş birliği ve erasmus anlaşması Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ile Romanya’dan Petroşani Üniversitesi arasında İkili İş Birliği ve Erasmus Anlaşması imzalandı. OMÜ uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda olan yükseköğretim dünyasının en prestijli etkinliklerinden biri olan 23-27 Şubat tarihleri arasında Hong Kong’da düzenlenen Asya Pasifik Uluslararası Eğitim Sergisi ve Konferansı’nda (APAIE 2026) yeni bir iş birliğine daha imza attı. OMÜ, Romanya’dan Petroşani Üniversitesi ile İkili İş Birliği ve Erasmus Anlaşması imzaladı. OMÜ’yü temsilen Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın ile Petroşani Üniversitesi’ni temsilen Rektör Prof. Dr. Sorin Mihai Radu tarafından imzalanan anlaşma metni, iki üniversite arasında akademik ve bilimsel köprüler kurulmasını hedefliyor. İmza töreninde OMÜ heyetinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birim Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan ve Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Tütüncü yer alırken; Petroşani Üniversitesi heyetinde Rektör Prof. Dr. Sorin Mihai Radu’ya Uluslararası İlişkiler Birimi Direktörü Dr. Oana Ravas eşlik etti. Anlaşma kapsamında; öğrenci ve öğretim üyesi değişim programları, ortak araştırma projeleri ve bilimsel toplantılar düzenlenmesi gibi alanlarda somut adımlar atılması planlanıyor.
İzmir Atila Gerin: "Maçın hakkı beraberlikti" Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, Göztepe maçının ardından, penaltı pozisyonu dışında maçta çok önemli bir pozisyon olmadığını vurgulayarak, beraberliğin adil bir sonuç olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Eyüpsor, deplasmanda Göztepe ile golsüz berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Eyüpspor Teknik Direktörü Atila Gerin, açıklamalarda bulundu. Beraberliğin önemine dikkat çeken Gerin, "Göztepe deplasmanından aldığımız bu bir puan bizim için son derece kıymetlidir. Kümede kalma mücadelesi veren bir takım olarak, böylesine zorlu bir atmosferden puan çıkarmak oldukça güçtür. Kadromuzda bu tür yüksek baskılı ortamlara alışık olan yalnızca birkaç oyuncumuz bulunmakta; diğerleri ise bu duruma uyum sağlamaya çalışmakta" dedi. "Oyuncularıma teşekkür ediyorum" Karşılaşmanın başındaki kritik anlara ve takımın performansına değinen Gerin, "Maçın başındaki penaltı pozisyonunda kalecimiz Cankat, yaptığı kurtarışla bizi oyunda tuttu. Kendisini tebrik ediyorum; zira oldukça başarılı ve giderek yükselen bir form grafiği sergiliyor. Böylesine zorlu bir deplasmandan puan çıkarabilmek adına olağanüstü bir çaba gösteren tüm oyuncularımıza teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "Göztepe ile farklı tarzımız var" Göztepe ile geçmişten gelen rekabetlerini ve iki takımın taktiksel farklılıklarını değerlendiren Gerin, "Göztepe ile 1. Lig’den Süper Lig’e yükselme sürecinde de kıyasıya bir rekabet içerisindeydik. İki takımın oyun anlayışları birbirinden oldukça farklıdır; biz daha çok pasa ve reaksiyona dayalı bir oyun felsefesini benimserken, rakibimiz fiziksel güce ve yüksek toplara dayalı bir sistemle sahada yer alıyor. Göztepe, oyun şablonunu çok iyi bildiğimiz bir ekip. Rakip takımın teknik direktörü Stoilov ile gerek antrenörlük gerekse teknik direktörlük kariyerimde muhtemelen altıncı veya yedinci kez karşı karşıya geliyorum" ifadelerini kullandı. "Hafta boyunca çalıştık" Hafta boyunca yapılan savunma hazırlıklarının sahaya kusursuz yansıdığını belirten Gerin, "Hafta boyunca şut, taç ve korner savunmaları üzerine detaylı çalışmalar gerçekleştirdik. İkili sıkıştırmalar ve merkeze düşecek ikinci topları kazanma konusunda yaptığımız taktiksel hazırlıklara oyuncularımız harfiyen uydular. Bu disiplin sayesinde rakibe net fırsatlar tanımadık ve Göztepe’nin en güçlü hücum silahlarını etkisiz hâle getirmeyi başardık. Oyunun başındaki penaltı pozisyonu dışında kalemizde ciddi bir tehlike yaşamadık. Bahsettiğim gibi, o pozisyonda da kalecimiz Cankat kritik bir kurtarış yaparak takımımızı oyunda tuttu. Maçı gol yemeden tamamladığımız için son derece mutluyum" dedi.
İstanbul AK Parti İstanbul İl Başkanlığından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" isimli panel düzenlendi. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür" dedi. AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı tarafından "28 Şubat: Vesayet, Darbe ve Milli İradenin İnşası" konulu panel, Beyoğlu Sütlüce’de bulunan AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlendi. AK Parti İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın’ın moderatörlüğünde düzenlenen programda eski TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta konuşmacı olarak yer aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, il ve ilçe teşkilatından temsilciler ve davetliler katıldı. "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor" Panelde konuşan Şentop, "28 Şubat‘ta bir müdahalede bulunuyorlar ancak bu müdahale sadece siyasete değil bir topluma karşı müdahaleye dönüşüyor. Neden, toplumda bir değişiklik var esas onları rahatsız eden. Nedir o değişiklik? Müslümanlığın ve İslam’ın görünür unsurlarına tezahürlerine karşı bir rahatsızlık var. Üniversitelerde başörtülü öğrencilerin varlığı, bunların toplumsal görünürlüğü, İmam Hatip Liselerinin sayılarının artması, Kur’an kurslarına çocukların gitmesi. AK Parti’nin düzenlemeler yapmasını laikliğe aykırı eylemlerin odağı olması olarak değerlendirmişlerdi. Müslümanlığın görünür tezahürlerine karşı bir tutum içerisinde olanlar bunu laiklik diye kendilerinin tanımını bildiği ama anayasadaki tanımlara uymayan bir tabirle bir müdahalenin ve vesayetin kılıfı olacak şekilde tanımlayarak kullanıyorlardı’’ diye konuştu. "28 Şubat‘a gelen süreçte sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ’yü yanlarına aldılar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise, "28 Şubat‘ta ben üniversitede asistandım. Bir şekilde bu baskı ortamından kurtulmak için yurtdışında master, doktora yapmak için çıkmak istiyoruz. Yurtdışına gitmek üzereyiz. Bir sene beklettikten sonra Milli Eğitim Bakanlığı’ndan tek bir satır yazı geldi. Yurt dışına gönderilmeniz uygun bulunmamıştır diye. Fakat Cenabı Allah öyle bir oyun kurucu ki, 2013 yılında ben o bakanlıkta tüm bu bursların organize edildiği müsteşarlık pozisyonuna geldim. Her bir darbe bir sonraki darbe için örnek teşkil ediyor. Bir sonraki darbeyi yapanlar bir öncekinden biraz daha profesyonelleşmeye çalışıyor. 28 Şubat‘a gelen süreçte toplumda en ücra köşedeki vatandaşa da sirayet edebilecekleri alan oluşturmak istediler ve paydaş olarak FETÖ dediğimiz yapıyı yanlarına aldılar" ifadelerini kullandı. "O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ise, "Postmodern darbe dedikleri medyanın, yargının, sivil toplumun, üniversitelerin, akademisyenlerin hepsinin içerisinde olduğu, hazırlık sürecinin özellikle medya eliyle çok hazin şekilde hazırlandığı yıllardı. Bu ülkenin değerlerine adeta meydan okunan bir darbe teşebbüsüydü. Postmodern ismiyle asla yumuşatılmamalı bu olay. Buna özellikle dikkat çekmeliyiz. O dönemi yaşamış kadınlar olarak her yıldönümünde yutkunuyoruz. O dönem yaşanan zulümleri hatırlıyoruz ve diyoruz ki unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu" AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, "Kurtarılacak kızlar olarak görülüyorduk ikna odaları bunun için kurulmuştu. Bu kızlar kurtarılmalı deniliyordu. Hiç öyle kızlar olmadık. Türkiye’yi kurtaran kızlar olduk çok şükür. Avrupa Konseyi’nin bir özelliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde hakimlerin seçimi oradaki vekillerin oylarıyla belirlenirdi. Ben 2016-2017’de gittiğimde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne hakim seçen bir milletvekili oldum. Bir gün davacı olarak gitmiştim aradan yıllar geçti Türkiye değişti hakimini seçen bir milletvekiliyim. Bu, darbeden Türkiye’nin büyük bir değişim ve dönüşüm ile çıktığının ve milletimizin büyük bir kazanım elde ettiğinin siyasetin sözünün geçerli olduğunu gösteren bir tablodur" dedi.