GÜNDEM - 25 Şubat 2026 Çarşamba 11:22

Erzurum’un Türkiye’ye örnek teşkil eden EBB’nin projesi halk pazarı Türkiye gündeminde

A
A
A
Erzurum’un Türkiye’ye örnek teşkil eden EBB’nin projesi halk pazarı Türkiye gündeminde

Türkiye genelinde yerel yönetimlerin sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde hayata geçirdiği projeler arasında, sahadaki karşılığı, kapsayıcılığı ve doğrudan vatandaşın günlük yaşamına dokunan yönüyle öne çıkan Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin "Halk Pazarı Projesi", kısa sürede ülke çapında dikkat çeken bir model haline geldi.


Artan hayat pahalılığı, gıda fiyatlarındaki dalgalanma ve dar gelirli vatandaşların alım gücünü koruma ihtiyacının her geçen gün daha fazla hissedildiği bir dönemde hayata geçirilen proje, sosyal devlet anlayışının yereldeki güçlü ve somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.


Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Halk Pazarı Türkiye’de adeta rol modeli oldu. Şehrin 12 farklı noktasında kurulan ve boykot ürünlerin yer almadığı Halk Pazarı’na yoğun bir ilgi var. Halk Pazarı’nda tüm ürünler hem kaliteli hem de çok uygun fiyatlarda vatandaşların beğenisine sunuluyor. Kent genelinde planlı bir şekilde hayata geçirilen halk pazarları, yalnızca ekonomik bir tedbir olmanın ötesinde; mahalle kültürünü yaşatan, komşuluk ilişkilerini güçlendiren ve sosyal hayatı canlandıran yönüyle de dikkat çekiyor. Modern altyapısı, düzenli tezgâh yapısı, hijyen standartları ve ulaşım kolaylığıyla öne çıkan pazarlar, geleneksel pazar anlayışını günümüz şehircilik kriterleriyle buluşturuyor.



Başkan Sekmen: Amacımız vatandaşımıza ucuz ve kaliteli alışveriş imkânı sunmak"


Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Biz bu pazara yalnızca birer alışveriş noktası olarak bakmıyoruz. Bu pazar; vatandaşlarımızın kaliteli ürüne uygun fiyatla ulaşabilmesi için kurulmuş olan, sosyal bir hizmet ve sosyal bir sorumluluk projesidir. Amacımız, vatandaşımızın sofrasına destek olmak, aradaki fiyat uçurumlarını ortadan kaldırmaktır" dedi. "Bu proje ile aracılar ortadan kalkıyor, yerli üretici kazanıyor ve vatandaşımız uygun fiyata alışveriş yapıyor" diyen Başkan Sekmen, şunları kaydetti: "Halk Pazarlarımız, sadece alışveriş yapılan mekânlar değil; Erzurum’un dayanışma ruhunu, komşuluğu ve sosyal hayatın canlılığını temsil eden alanlardır. Burada vatandaşımız güvenle ürünlerine ulaşırken, esnafımız da kazancını artırma imkânı bulmaktadır. Halk Pazarımız, modern altyapısı, ferah alanları ve ulaşım kolaylığıyla hemşehrilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Halk Pazarlarımız artık ekonomik hayatımızın ve sosyal dokumuzun ayrılmaz bir parçası haline geldi. Esnafımızın emeğini değerli kılan, üreticimizin alın terini halka ulaştıran bu mekânlar, Erzurum’un refah ve huzur seviyesini yükselten alanlardır."


Üreticiden Tüketiciye doğrudan model


Halk Pazarı Projesi’nin en temel ayaklarından birini, üreticiden tüketiciye doğrudan satış modeli oluşturuyor. Aracıların devre dışı bırakıldığı bu sistemle hem üreticinin emeği korunuyor hem de vatandaş, piyasa şartlarının altında fiyatlarla temel gıda ürünlerine ulaşabiliyor. Belediyenin denetiminde yürütülen sistem, fiyat istikrarının sağlanmasına da önemli katkı sunuyor. Sebze, meyve, bakliyat ve temel tüketim ürünlerinin ağırlıklı olarak yer aldığı halk pazarlarında, ürünlerin tedarik süreci titizlikle planlanıyor. Yerel üreticilerle kurulan doğrudan temas, Erzurum’un kırsal kalkınmasına da dolaylı bir destek sağlıyor. Üretici, ürününü değerinde satarken; tüketici ise güvenilir ve kaliteli ürüne ulaşmanın rahatlığını yaşıyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin Halk Pazarı Projesi, klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçerek sosyal belediyeciliği merkeze alan bir yaklaşım sunuyor. Proje; dar gelirli ailelerden emeklilere, öğrencilere ve sabit gelirli vatandaşlara kadar geniş bir kesimin bütçesine doğrudan katkı sağlıyor.



"Vatandaşlarımız Halk Pazarı’nda kaliteli ürünlere en uygun fiyatlarla ulaşıyor"


Başkan Mehmet Sekmen, "Belediyecilik, vatandaşın yükünü hafifletmektir. Sofrasına da destek olmaktır. İşte bu amaçla kurulan Halk Pazarı’mız hem vatandaşımızın hem esnafımızın hem de üreticimizin yüzünü güldürmektedir" diye konuştu. "Biz biliyoruz ki bir şehrin bereketi pazardan başlar. Esnafın duasıyla bereket bulur. Vatandaşın memnuniyetiyle güçlenir. Pazar, sadece alışverişin yapıldığı yer değildir; aynı zamanda mahalle kültürünün yaşadığı, insanların selamlaştığı, sohbet ettiği, kardeşlik bağlarının tazelendiği bir mekândır. O nedenle halk pazarlarımız bizim için çok önemli" diyen Başkan Sekmen, şöyle devam etti: "Halk pazarlarımızın amacı çok nettir: Vatandaşımız kaliteli ürüne uygun fiyatla ulaşsın. Esnafımız daha düzenli ve güvenli bir ortamda satış yapsın. Üreticimiz ürününü aracısız olarak halka sunabilsin. Mahalle ekonomisi canlansın, sokak hareketlensin, sosyal yaşam güçlensin. Kısacası halk pazarları, belediyecilikte hem sosyal hem ekonomik bir denge unsurudur. Bizim işimiz laf üretmek değil, iş üretmektir. Biz yaptığımız her hizmeti milletimiz için yapıyoruz. Bizim için önemli olan vatandaşımızın memnuniyetidir. Sık sık tekrar ettiğim bir söz var. ‘Bir şehrin asıl sahibi, o şehir için dua eden insanlardır.’ İşte o güzel duaları almak için gece gündüz demen çalışıyoruz. Çünkü gönül belediyeciliğinin temeli dua almak ve insanlara hizmet etmektir. Bizim işimiz yalnızca taş, toprak, beton değildir. Bizim işimiz insanın gönlüne girmektir. Erzurum’un hangi mahallesine gidersek gidelim, vatandaşımızın ilgisi, sevgisi, teveccühü bize güç veriyor. Biz de bu güçle çalışıyoruz. Biz bu enerjiyle üretiyoruz. Allah nasip ettikçe daha çok hizmet edeceğiz."



"Türkiye’ye örnek teşkil eden özel bir ekonomi modeli"


Halk Pazarı Projesi, Erzurum sınırlarını aşarak Türkiye genelinde de dikkatle takip edilen bir uygulamaya dönüştü. Birçok belediye başkanı ve yerel yönetim temsilcisi, projeyi yerinde incelemek üzere Erzurum’a gelerek model hakkında bilgi alıyor. Halk pazarlarına yoğun bir ilginin olduğunu belirten Başkan Sekmen, şu kaydı düştü: "Çevre illerden gelen belediye başkanlarımız Halk Pazarı Projemizi yakından inceliyorlar. İstanbul’dan, İç Anadolu’dan, Ege’den, Doğu’dan kısacası Anadolu’daki birçok vilayetimiz sürekli talepte bulunuyor, yaşadıkları kente de Halk Pazarı’nın açılmasını istiyorlar. Bu talepler bizi çok mutlu ediyor. Halk Pazarı; dar gelirli vatandaşlarımız için adeta bir can damarı, mahalle kültürünün yeniden inşa edildiği bir yaşam alanıdır. Biz, gönüllere yol yapmanın derdindeyiz. İşte biz bu anlayışla, halk pazarları kurarak vatandaşımızın mutfağına, ev ekonomisine dokunuyoruz. Bu pazar, halkın belediyesinin halk için yaptığı bir hizmettir. Bu yüzden adı da ‘Halk Pazarı’dır. Biz gönülleri kazanmak, şehirle birlikte insanı ihya etmenin gayreti içerisindeyiz. Bir şehirde yaşayan insan mutluysa şehirde huzurlu ve mutludur. Biz de işte bu fikriyatın izinden giderek, vatandaşlarımıza Halk Pazarı vasıtasıyla ucuz ve ekonomik alışveriş imkânı sunuyoruz."



"Sosyal devlet anlayışımızın yereldeki karşılığı halk pazarı"


Halk Pazarı Projesi, yalnızca fiyat avantajı sunan bir uygulama değil; aynı zamanda şehir estetiğine katkı sağlayan, kayıt dışılığı azaltan ve pazar kültürünü düzenli bir yapıya kavuşturan bir model olarak öne çıkıyor. Planlı alanlarda kurulan pazarlar, trafik ve çevre düzeni açısından da şehir hayatına olumlu katkı sağlıyor. 12 Şubede açılan halk pazarları, bulundukları bölgelerin ekonomik ve sosyal canlılığını artırırken, mahalle sakinleri için birer buluşma noktası haline geliyor. Özellikle yaşlılar, kadınlar ve çocuklar için güvenli alışveriş ortamları sunulması, projenin sosyal yönünü daha da güçlendiriyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin Halk Pazarı Projesi, sosyal devlet anlayışının yalnızca merkezi politikalarla değil, yerel yönetimlerin sahadaki uygulamalarıyla da güçlenebileceğini gösteren somut bir örnek olarak değerlendiriliyor. Vatandaşın mutfağına dokunan, üreticinin emeğini koruyan ve esnafın kazancını güvence altına alan proje, belediyecilikte yeni bir denge modeli sunuyor. Artan talep doğrultusunda yeni şubelerin de planlandığı Halk Pazarı Projesi’nin, önümüzdeki dönemde daha geniş bir alana yayılması hedefleniyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda benzer projelerle vatandaşın hayatına doğrudan dokunan uygulamaları sürdürmeyi amaçlıyor.



Erzurum’un Türkiye’ye örnek teşkil eden EBB’nin projesi halk pazarı Türkiye gündeminde

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli Lisesinin eski öğrencileri 154 yıllık okul için seferberlik başlattı Denizli’nin 154 yıllık köklü eğitim çınarı Denizli Lisesi, kapsamlı bir yenilenme ve güçlendirme projesiyle eski görkemli günlerine dönmeye hazırlanıyor. Kocamektepliler Vakfı, Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle kampüs binalarının depreme karşı güçlendirilmesi ve okulun uluslararası standartlara taşınması için seferberlik başlattı. Osmanlı arşivlerinde yapılan son araştırmalara göre tarihi 1871 yılına dayanan Koca Mektep, eğitim hayatına Rüştiye Mektebi olarak başladı. Süreç içinde Liva İdadisi, Sanat İdadisi ve Sultani Mektebi adlarını alan kurum, 1932 yılında Denizli Lisesi ismini aldı. Okul, 1926-1927 yıllarında Vali Mithat Kalabalık’ın destekleriyle Türkiye’de ilk kez kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim gördüğü "Muhtelit (Karma) Eğitim" modeline geçilen okullardan biri oldu. 4 Şubat 1931 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk tarafından ziyaret edilen Denizli Lisesi; İsmet İnönü, Celal Bayar ve Cevdet Sunay gibi Cumhurbaşkanlarını da ağırladı. Okul ayrıca dünyaca ünlü fizikçi Hüseyin Yılmaz ve tıp alanında önemli çalışmalara imza atan Rıdvan Ege gibi isimleri yetiştirdi. Zamanla yıpranan kampüste, iki yıl önce güvenlik gerekçesiyle "Eski Bina" dışındaki yapılarda eğitime ara verildi. Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan zemin etütleri ve statik röleve çalışmalarına ek olarak vakıf, dört aşamalı yeniden yapılanma planını devreye aldı. Buna göre; Eski Bina için 3R (Yenile, Yeniden Kullan, Koru) prensibi doğrultusunda restorasyon projeleri hazırlanacak. Yeni lise binasında, deprem kuvvetini minimize eden "Sismik İzolasyon" teknolojisi uygulanacak. Japonya Ryukyus Üniversitesi’nden akademik ekiplerin de yapı güvenliği çalışmalarına destek verdiği projede, 2006 yılında yıkılan pansiyon binası 216 öğrenci kapasiteli olarak yeniden inşa edilecek, Atatürk Ortaokulu ve spor salonu modernize edilecek. Toplam maliyetin mefruşat hariç yaklaşık 4,4 milyon dolar olması öngörülürken, finansmanda devlet yükünün hafifletilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda 30 bin mezunun desteğiyle kitlesel fonlama modeli uygulanacak, sponsorluk anlaşmaları yapılacak ve sosyal etkinliklerle kaynak oluşturulacak. Projenin nihai hedefi ise Denizli Lisesi’ni Galatasaray Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi ve Kabataş Erkek Lisesi seviyesine taşımak olduğu belirtildi. Bu doğrultuda International Baccalaureate (IB) programına geçiş, Almanca, Fransızca ve Japonca eğitim veren şubelerin açılması ve sınıf mevcutlarının 24 kişiye düşürülmesi planlanıyor. Atatürk’ün "Yokları sayanlar hiçbir mücadeleden galip çıkamazlar" sözünden ilham aldıklarını belirten vakıf yetkilileri, tüm mezunları ve Denizli kamuoyunu projeye destek olmaya davet etti.
Karabük Karabük’ten 4 ülkeye sağlık yazılımı ihracı Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren İnfomed Yazılım Bilgisayar Medikal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından geliştirilen sağlık bilişimi yazılımları, Türkiye’nin yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede aktif olarak kullanılıyor. Karabük Teknokent bünyesinde 2022 yılında faaliyete başlayan firma, sağlık bilişimi alanında uçtan uca dijital çözümler geliştiriyor. Sağlık Bakanlığı standartlarına uygun ve akredite yazılımlarıyla öne çıkan şirket; laboratuvar, hastane ve radyoloji bilgi yönetim sistemleri başta olmak üzere sağlık sektörüne yönelik çeşitli yazılımlar üretiyor. Firmanın CEO’su ve AR-GE Müdürü Serdar Balaban yaptığı açıklamada, kuruluşlarından bu yana ağırlıklı olarak Sağlık Bakanlığına yönelik projeler geliştirdiklerini söyledi. Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemleri (LBYS), Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri (HBYS), Radyoloji Bilgi Yönetim Sistemleri (RBYS) ve PACS yazılımları ile geniş bir kullanıcı ağına ulaştıklarını belirten Balaban, laboratuvar bilgi yönetim sistemlerinin Irak ve Kuzey Irak’taki hastanelerin büyük bölümünde aktif olarak kullanıldığını ifade etti. Balaban, söz konusu yazılımların Türkiye genelinde yaklaşık 30 sağlık kurumunda uygulandığını aktararak, Ortak Sağlık Güvenlik Birimlerine (OSGB) yönelik geliştirilen otomasyon yazılımının ise Türkiye’de faaliyet gösteren yaklaşık 800 OSGB firması tarafından kullanıldığını kaydetti. Radyoloji bilgi yönetim sistemi ve PACS yazılımlarının Sağlık Bakanlığı tarafından akredite edildiğine dikkati çeken Balaban, "Türkiye’de yaklaşık 200 kurum PACS yazılımımızı kullanıyor. Bunun yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede yazılımlarımız aktif olarak hizmet veriyor" dedi. Karabük Teknokent’te yer alma sürecine de değinen Balaban, akademik yönlendirmeyle Teknokent’e dahil olduklarını belirterek, teknokentin sunduğu desteklerin firmaya önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Bugüne kadar 3 AR-GE projesini tamamladıklarını, 2 AR-GE projesinin ise devam ettiğini bildiren Balaban, saha tecrübesine dayalı geliştirilen algoritmaların sektörde karşılık bulduğunu vurguladı. Balaban, Irak’ın ihtiyaçlarına yönelik bir ERP yazılımı üzerinde çalıştıklarını belirterek, yazılımın Karabük Teknokent’te geliştirilerek yurt dışına ihraç edilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.
Denizli Halk oyunlarında sahne okulların Halk Oyunları Okul Sporları İl Şampiyonası, 01 Mart 2026 Pazar günü saat 13.30’da Vali Recep Yazıcıoğlu Spor Salonu’nda seremoni ile başlayacak. Uzun süredir bu güne hazırlanan 9 ekibin performanslarını sergileyeceği yarışmalara tüm vatandaşlar davetli. Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü organizasyonunda 01 Mart 2026 Pazar günü saat 13.30’da başlayacak Halk Oyunları şöleninde okullar sırayla sahne alacak. Gümüşler’de bulunan Vali Recep Yazıcıoğlu Spor Salonunda yapılacak yarışmalara düzenli ve düzenlemesiz dal kategorilerinde 9 ekipten 220 sporcu katılacak. Yarışmanın yapılacağı spor salonunda hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor. Katılımcı ekipler, yarışmadan bir gün önce prova için salonda yerini alacak. Performanslar; uyum, koreografi ve sahne hakimiyeti gibi kriterler doğrultusunda halk oyunları milli hakemlerinden oluşan jüri tarafından değerlendirilecek ve dereceye giren takımlar belirlenecek. Sahne alacak ekiplerin yanı sıra sporcu aileleriyle birlikte yaklaşık 1.500 kişinin tribünlerde yer alması bekleniyor. Erdoğan’dan halk oyunları şölenine davet Kültürel değerlerin yaşatılması açısından halk oyunlarının önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürü Süleyman Erdoğan, organizasyonun sadece bir yarışma değil aynı zamanda kültürel bir buluşma olduğunu ifade etti. Gençlerin aylar süren emeklerinin sahneye yansıyacağını vurgulayan Erdoğan, tüm Denizli halkını sporcuların heyecanına ortak olmaya davet etti.
Zonguldak BEUN’dan sürdürülebilir geleceğe akademik yatırım Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik alanında uzman yetiştirecek yeni bir programı hayata geçiriyor. Bu kapsamda, Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesinde "İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Ana Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programı"nın açılmasına Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onay verildi. Yükseköğretim Kurulunun 18 Şubat 2026 tarihli Yürütme Kurulu Toplantısı’nda alınan karar doğrultusunda hayata geçirilen yeni program; iklim kriziyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma politikaları ve çevre odaklı bilimsel çalışmalar alanında nitelikli uzmanlar yetiştirmeyi hedefliyor. Tüm dünyada etkisini her geçen gün daha fazla hissettiren iklim değişikliği, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm süreçlerine akademik düzeyde katkı sunmayı amaçlayan program; disiplinler arası yaklaşımı, güçlü akademik kadrosu ve çağın gerekliliklerine uygun müfredatıyla dikkat çekiyor. BEUN, bu adımıyla hem bölgesel kalkınmaya hem de Türkiye’nin sürdürülebilir gelecek hedeflerine önemli bir katkı sunmayı amaçlıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversitenin vizyoner yaklaşımına vurgu yaparak şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemiz, bugünü şekillendirirken yarının dünyasını da inşa etme sorumluluğuyla hareket eden güçlü bir vizyonla yol almaktadır. Yükseköğretim Kurulumuz tarafından onaylanan bu yeni tezli yüksek lisans programı hem Üniversitemiz hem bölgemiz hem de ülkemiz için önemli bir kazanımdır. İklim değişikliğiyle mücadele, çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm odaklı çalışmalar, geleceğin dünyasını şekillendirecek en temel ve stratejik alanlar arasında yer almaktadır. Biz de sürdürülebilir geleceğin inşasında önemli akademik ve toplumsal çalışmalarımızla bu dönüşüm sürecine katkı sağlamaktan ve öğrencilerimize çağın gerekliliklerine uygun yetkinlikler kazandıracak programlar sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yeni program ile çevre dostu teknolojilere hâkim, sürdürülebilir kalkınmayı önceleyen ve bilimsel üretimi toplumsal faydaya dönüştürebilen uzmanlar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Üniversitemizin kalite odaklı eğitim anlayışı doğrultusunda sürdürülebilirlik ekseninde kurgulanan ve çağın çevresel, toplumsal ve ekonomik gerekliliklerine uygun olarak yapılandırılan programlarımız sayesinde mezunlarımız; ulusal ve uluslararası alanda sürdürülebilir dönüşüme katkı sunan, alanında yetkin bireyler olacaklarını ümit ediyorum. Bu anlamlı akademik adımın hayata geçirilmesinde katkı ve desteklerini esirgemeyen Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar başta olmak üzere Yükseköğretim Kurulumuzun kıymetli üyelerine teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca programın hazırlık ve onay sürecinde büyük bir özveriyle çalışan tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu program; sürdürülebilirlik vizyonumuzu daha da güçlendirecek, Üniversitemizin bilimsel üretim kapasitesine değer katacak ve şehrimizden başlayarak ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sağlayacaktır. Üniversitemize, Zonguldak’ımıza ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum."