ASAYİŞ - 02 Ocak 2026 Cuma 12:20

Erzurum’da metruk binalar yıkılıyor

A
A
A
Erzurum’da metruk binalar yıkılıyor

Erzurum kent merkezi ve ilçelerde bulunan metruk binalara yönelik çalışmalar devam ediyor. Emniyet Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi’nin desteğini alarak yıkımları gerçekleştiriyor.


Erzurum’un Yakutiye ilçesinde sabah saatlerinde polis ve belediye ekipleri kullanılmayan ve terk edilmiş, aynı zamanda tehlike oluşturan binalara yönelik çalışma yaptı. Erzurum Emniyet Müdürü Onur Karaburun’unda hazır bulunduğu yıkım çalışmalarında hem güvenlik hem de bir çok açıdan tehlike oluşturan binalar iş makinesi ile yıkılmaya başlandı. Daha önce kendilerine tebligat yapılan ve bilgilendirilen bazı vatandaşların yıkım öncesi binalardaki eşyalarını çıkarmanın telaşı içinde olduğu gözlerden kaçmadı.


"Metruk binalar suçu kolaylaştıran unsurlardan biri"


Erzurum Emniyet Müdürü Onur Karaburun, kent merkezi ve ilçelerde tespit edilen 500’den fazla metruk binanın yıkılması için Valilik, Kaymakamlıklar, belediyeler ve polisin harekete geçtiğini vurgulayarak, "Halkımızın talebi, asayiş ve güvenlik açısından belirlenen binaların yıkımını sağlıyoruz. Sadece suçu ve suçluyu yakalama değil aynı zamanda suç işlemesini kolaylaştıran unsurları da ortadan kaldırmaya gayret ediyoruz. Metruk binalarda bu anlamda önemli bir unsur. Buralarda suç işlenme ihtimali çok yüksek. Buraları aynı zamanda sürekli denetliyoruz. Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız ortak çalışmalar sonucu buraların yıkılması için adımlar atıldı. Halkımızın da bu anlamda desteği var" dedi.



Erzurum’da metruk binalar yıkılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Savunma Sanayii Başkanı Görgün duyurdu: 2026’nın ilk büyük ihracatı TEI’den Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TUSAŞ Motor Sanayii’nin (TEI) 2026 yılının ilk büyük ihracat başarısına imza atarak 2,95 milyar dolarlık sipariş aldığını duyurdu. Savunma Sanayii Başkanı Görgün, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, TEI’nin 2,95 milyar dolarlık sipariş aldığını bildirdi. Görgün, "2025 yılını rekorlarla geride bırakırken, 2026’nın ilk büyük ihracat başarısı da TEI imzasıyla geldi" notuyla emeği geçen TEI ailesini, mühendisleri, teknisyenleri ve Başkanlıktaki çalışma arkadaşlarını tebrik etti. Görgün, TEI’nin ihracatına ilişkin yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: "Yurt dışından kazanılan 2,95 milyar dolarlık sipariş; Türkiye’nin yüksek katma değerli motor üretim teknolojilerinde dünyanın sayılı merkezleri arasında yer aldığının da güçlü bir teyididir. Yeni siparişler, küresel sivil ve askerî havacılıkta yaygın kullanılan 22 farklı motor programı için üretilecek parçaları ve bakım-onarım hizmetlerini kapsıyor. Teslimatlar 2026 yılında başlıyor. Alınan siparişle birlikte, TEI’nin toplam sipariş hacminin 8,2 milyar dolara ulaşması, havacılık motorları alanında ulaştığı yüksek mühendislik yetkinliğinin, üretim disiplininin ve küresel ölçekte tesis edilen güvenilirliğinin somut bir göstergesidir. Bu noktada, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın savunma ve havacılık sanayiini bütüncül bir ekosistem olarak ele alan yaklaşımı belirleyici olmuştur. Uzun soluklu politikalar, kararlı destek mekanizmaları ve ihracatı merkeze alan stratejik yönelim sayesinde sektörümüz; teknoloji üreten, küresel rekabette söz sahibi olan ve sürdürülebilir büyümeyi başaran bir yapıya kavuşmuştur."
Samsun Cep telefonu kaydı ele verdi: Aftan çıkan otoparkçıya ikinci silahlı saldırıdan 14 yıl hapis Samsun’da daha önce adam öldürme suçundan hüküm giyip aftan yararlanarak cezaevinden çıktığı öğrenilen otoparkçı, bu kez tartıştığı müşteriyi silahla yaraladığı gerekçesiyle 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay anının cep telefonu kamerasına yansıyan görüntüleri, mahkeme heyetinin kararında belirleyici oldu. Olay, 19 Ağustos 2025 tarihinde Samsun’un İlkadım ilçesi Hançerli Mahallesi’nde bulunan bir otoparkta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otoparkçı Hikmet Ulusal (73) ile otoparkta aracı bulunan Murat Saraç (53) arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Hikmet Ulusal, aracından aldığı tabancayla Murat Saraç’ın üzerine gelerek ateş etti. Açılan ateş sonucu Murat Saraç yaralanırken, yaşanan arbede sırasında Hikmet Ulusal da ateş ettiği sırada elinden vurularak yaralandı. Murat Saraç, kendisini vuran Hikmet Ulusal’ın silahını almak için yerde uzun süre boğuştu. O anlar bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi. Yaralı Murat Saraç özel bir hastanede, Hikmet Ulusal ise Gazi Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Yapılan incelemede, Murat Saraç’ın sol belinden giren tabanca mermisinin sol koltuk altından çıktığı, Hikmet Ulusal’ın ise sağ elinin parmağından vurularak yaralandığı tespit edildi. Tedavisinin ardından Hikmet Ulusal, Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı. Yapılan araştırmada, Hikmet Ulusal’ın 1994 yılında Samsun’da bir radyocuyu silahla vurarak öldürdüğü, bu suçtan 8 yıl cezaevinde kaldıktan sonra "Rahşan Ecevit affı" kapsamında tahliye edildiği ortaya çıktı. Polisteki sorgusunun ardından 20 Ağustos’ta Samsun Adliyesi’ne sevk edilen Hikmet Ulusal tutuklanmadı. Olayla ilgili Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde "adam öldürmeye teşebbüs" ve "silah" suçlarından hakkında dava açıldı. Duruşmada tutuklu sanık Hikmet Ulusal savunmasında, "Şahsı daha önceden tanımam, otoparka aboneydi. Otoparka aracı yolu kapattı, kaldırması için hatırlattım. Bana ‘yalakalık yapıyorsun’ dedi. Ben alttan aldım, otoparkın girişine geçtim, aracı kaldırmasını, yarın sabah da getirmemesini söyledim. Sol elini beline sokup ‘senin işini bitiririm’ dedi. Ben de aracımdan aldığım silah ile ona ateş ettim. Bana müdahale edince düştüm, kendimi savunmak için bir el daha ateş ettim. Daha sonra da silahı elimden aldı. Öldürmek kastı ile ateş etmedim. Önce ateş ettiğimde boşluğa korkutmak için attım, ikinci olayda yaralandı. Aramızda küfürleşme olmadı. Oğlumun vurulduğu olaydan beri taşıdığım silahı araçtan aldım. Ben de parmağımdan yaralandım. Öldürme ve yaralama kastım yoktur. Suç işlemek kastım yoktur" dedi. Mağdur Murat Saraç ise mahkemede verdiği ifadesinde şunları söyledi: "Şikayetçiyim. Ben beyefendiyi tanımıyorum. 2 yıldır otoparka aboneyim. O gün aracımı almaya gittim, önünde araç vardı. Aracımı çıkarmak için manevra yaptım. Otopark görevlisi geldi, ‘niye geri geliyorsun’ dedi. Aracımın camı açıktı, küfür ettiğini duydum. ‘Niye küfür ediyorsun, ben sana ne yaptım’ dedim. Orada bulunan vatandaşlar ‘abi sen ona uyma’ dediler. O sırada koştuğunu gördüm, elinde silah vardı. Üçüncü kez silah doğrulttu. Silahı almaya çalıştım, yerde boğuştuk. 2 kez ateş etti. Eğer üçüncü kez ateş etseydi şu an ölmüştüm. Oradan yakın olan özel hastaneye gittim. Onun elinden aldığım silahı da orada polislere teslim ettim" diye konuştu. Duruşmada olay anına ait cep telefonu görüntüleri izletildi. Cumhuriyet savcısı, sanığın "öldürmeye teşebbüs" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı söz alan Hikmet Ulusal, "Bunca hakareti yapmam için bir neden yok. Ağzımdan küfür çıktıysa istem dışıdır. Kendisinden özür diliyorum. Bana ‘yalakalık yapıyorsun’ sözü üzerine olay başlamıştır. Olaydan dolayı çok üzgünüm, pişmanım. Eşimi de cezaevindeyken üzüntüden kaybettim. Tahliyeme karar verilmesini istiyorum" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, olayda "öldürmeye teşebbüs" suçunun oluştuğuna kanaat getirerek Hikmet Ulusal’a, "öldürmeye teşebbüs" suçundan indirimsiz 11 yıl, "ruhsatsız silah bulundurmak"tan indirimsiz 3 yıl olmak üzere toplam 14 yıl hapis cezası verdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Sakarya Otizmli Yarınlara Dokunmak projesi hayata geçirildi SUBÜ Sağlıklı ve Analitik Düşünce Topluluğu tarafından hazırlanan ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ÜNİDES programı çerçevesinde desteklenen ‘Otizmli Yarınlara Dokunmak’ başlıklı proje ile eğitimden sanata, saha araştırmalarından teknik gezilere kadar geniş bir yelpazede otizm farkındalığı oluşturuldu. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ), sosyal sorumluluk projeleriyle toplumsal farkındalık oluşturma yönündeki çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda 15-20 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Otizmli Yarınlara Dokunmak’ projesinin açılış programı, SUBÜ Sakarya Meslek Yüksekokulu’nda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES 5. Dönem Proje Desteği kapsamında hayata geçirilen proje, otizme yönelik ön yargıları kırmayı ve kapsayıcı bir toplum bilinci oluşturmayı hedefliyor. Projenin yürütücülüğünü üstlenen SUBÜ Sağlıklı ve Analitik Düşünce Topluluğu Akademik Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Berrin Sarıtunç, öğrencilerin bu süreçte sadece akademik bilgi değil aynı zamanda proje üretme ve topluma katkı sunma noktasında önemli yetkinlikler kazandığını vurguladı. Sarıtunç, projenin temel amacının otizm konusunda bilinçli bir nesil yetiştirmek olduğunu ifade etti. Projenin en dikkat çeken etkinliklerinden biri, otizmli genç sanatçı Ceren Gökçe’nin ‘Kalplerimiz Aynı Atıyor, Yarınlarımıza Hep Birlikte Dokunalım’ temalı resim sergisi oldu. Sanatçının sevdiği anime karakterlerini canlı renklerle yorumladığı 25 özgün eserden oluşan sergi, katılımcılar tarafından beğeni topladı. Sanatçı Gökçe, eserlerinin üniversite öğrencileriyle buluşmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Teori uygulamalı eğitimlerle desteklendi Hafta boyunca süren etkinlik dizisinde otizm; tıbbi, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla ele alındı. Deneyimlerini paylaşan ODED-DER Başkanı Tolga Gökçe, bir ebeveyn olarak eğitimin dönüştürücü gücüne dikkat çekti. SUBÜ Otizm Araştırmaları Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Gizem Karakaş, katılımcıların otizmli bireylerin dünyasını anlamalarını sağlayan uygulamalı bir empati parkuru çalışması gerçekleştirdi. Eğitmen Ahmet Keskin ‘Otizm Dostu Eğitim’, Klinik Psikolog Mavi Çınar ‘Psikolojik Yaklaşımlar’ ve Dr. Öğretim Üyesi Gülsüm Öztürk Emiral ise ‘Halk Sağlığı ve Otizm’ konularında sunumlar yaptı. Saha çalışmaları ve teknik gezi Proje, sadece kampüs sınırları içerisinde kalmayarak sahaya ve farklı şehirlere de taşındı. İletişim süreçlerine Hasan Malit’in destek verdiği çalışmada, gerçekleştirilen anket ve röportajlarla proje çıktıları bilimsel bir zemine oturtuldu. Programın final aşamasında ise Eskişehir’e teknik bir gezi düzenlenerek Anadolu Üniversitesi Engelsiz Araştırma Enstitüsü ziyaret edildi. Heyet, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile bir araya gelerek projenin çıktılarını paylaştı. Güçlü paydaş desteği Toplumsal duyarlılığa güzel bir örnek teşkil etmeyi hedefleyen projeye kamu ve özel sektörden pek çok kurum destek verdi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Hendek Belediyesi ve çeşitli yerel işletmelerin katkılarıyla şekillenen ‘Otizmli Yarınlara Dokunmak’ projesi, kapsayıcı bir toplum hedefi doğrultusunda yürütüldü.
Niğde NÖHÜ Biyoteknoloji Kulübü, Milli Teknoloji Kulüpler Birliği Platformu’na üye oldu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonu ve TÜBİTAK desteğiyle kurulan Milli Teknoloji Kulüpler Birliği (MTKB) Platformu’na yönelik üyelik başvurularının değerlendirme süreci tamamlandı. Bu kapsamda Biyoteknoloji Kulübü’nün Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi adına yaptığı başvurusu kabul edilerek MTKB platformuna üyeliği onaylandı. Türkiye genelinde üniversitelerde faaliyet gösteren teknoloji ve teknoloji girişimciliği odaklı öğrenci kulüplerini ortak bir çatı altında buluşturan MTKB, kulüplerin kurumsal kapasitelerinin geliştirilmesini, ihtiyaçlarına uygun destek mekanizmalarının oluşturulmasını ve kulüpler arası iş birliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor. "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda Milli Teknoloji hamlesinin önemli bir parçası olarak yürütülen çalışmalarla, üniversiteli gençlerin ülkenin kalkınma hedefleriyle buluşturulması hedefleniyor. Bu süreçte, geleceğin teknoloji liderlerinin ve farklı disiplinlerde uzmanlaşmış insan kaynağının yetiştirilmesi destekleniyor. Biyoteknoloji Kulübü’nün MTKB platformuna dahil olmasıyla birlikte, üniversitenin bilim, teknoloji ve girişimcilik alanlarındaki görünürlüğünün artması ve öğrenci odaklı çalışmaların daha güçlü bir zeminde yürütülmesi bekleniyor. Biyoteknoloji Kulübü’nün akademik danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Tuba Artan Onat yürütürken, kulüp başkanlığını ise Muhammet Yavuzhan Sezer üstleniyor.
Bursa Sabiha Gökçen’e yolcu taşıma işi Bursaspor’a verilsin teklifi Bursa’dan her yıl 3 milyon kişi hava yoluyla ulaşım için Sabiha Gökçen Havalimanı’na gidiyor. Bursa’dan havalimanına yolcu taşıma işi için ihaleye çıkıldı. Belediyenin şirketi Burulaş’ın gelirden yüzde 37 teklifine karşılık İstanbullu firmalar yüzde 100 gelir teklif etti. Bu durumun sürdürülebilir olmayacağını, bilet fiyatlarına yüzde 200 oranında zam gelebileceğini ifade eden Bursalı iş insanları, "Bursa bu konuda harekete geçmeli. Yolcu zaten Bursa’nın yolcusu. Başka şehirlerde o şehrin yolcusu için işletme hakkı o şehrin şirketine veriliyor. Bursaspor çatısı altında bu işlem gerçekleştirilsin. Otobüsler yeşil beyaz olsun. Hem fiyatlar makul olsun hem de gelir Bursaspor’un hanesinde kalıcı hale gelsin" önerisinde bulunuyor. DOSABSİAD ve TÜGİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından, tekstil sanayicisi iş insanı Nilüfer Çevikel, Bbus konusunda farklı bir yaklaşım sergiledi. Aynı zamanda Bursa otogarında 25 yıldan beri işletmeci olan Çevikel’in verdiği rakamlara göre Bursa’dan Sabiha Gökçen’e yılda yaklaşık 3 milyon yolcu taşınıyor. Çevikel, "Bursa kamuoyu ile yerel irade seyrederken 29 Aralık’ta bir ihale oluyor. İhale İstanbul firmalarına gitme tehlikesiyle karşı karşıya. İlla bir özel şirket değil de kamu iştiraki olsun isteniyorsa bu iş için en doğru adres Bursaspordur. Otobüsler yeşil beyaza boyanmalı ve bu işin işletmecili Bursaspor’a verilmelidir. Bu hat Bursalıların hakkıdır ve doğrru olan takımımıza kalıcı gelir olarak sağlanması adına işletmeciliğinin Bursaspor’a verilmesidir" ifadelerini kullandı. Çevikel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bir firma gelirin yüzde 100’ünü bırakmayı taahhüt ediyorsa yuzde 200 zam apacak demektir. Ve hiçbir ilde başka bir kentin firmasi tarih boyu gelip almamıştır" 20 milletvekili devreye girmeli Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de B bus hakkında şu açıklamayı yapmıştı: " B BUS ile ilgili arzumuz; Büyükşehir Belediyesi’nin önümüzdeki süreçte ihalesi yapılacak olan havaalanındaki konunun sorun olmaktan çıkıp Bursa Büyükşehir Belediyesi ile sözleşmenin devam etmesini talep ediyoruz. Milletvekillerimizden özellikle istiyorum. 20 milletvekilimizin de duyarlılık göstererek B BUS uygulamasını Sabiha Gökçen’e taşımasını istiyoruz. Başka bir firmaya verilirse o zaman havalimanına girişler daha pahalı olacak. Biz fiyat regülasyonu sağlıyoruz. B BUS’un gündemde kalkmasını istiyoruz. Biz talibiz aynı anlayışla Sabiha Gökçen’e Bursalıları ekonomik taşıma arzusundayız"