SPOR - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 17:58

Curling Federasyonu’nda Başkan Şebin güven tazeledi

A
A
A
Curling Federasyonu’nda Başkan Şebin güven tazeledi

Türkiye Curling Federasyonu’nun kurucu başkanı olan Prof. Dr. Kenan Şebin, Ankara’da düzenlenen 4. Olağan Genel Kurulu ve 3. Mali Genel Kurulu’nda bir kez daha delegelerden güvenoyu aldı.


Türkiye Curling Federasyonu’nun 4. Olağan Genel Kurulu ve 3. Mali Genel Kurulu, Ankara’da gerçekleştirildi.


İki adayın yarıştığı seçimde mevcut başkan Prof. Dr. Kenan Şebin, delegelerin büyük çoğunluğunun desteğini alarak yeniden başkanlığa seçildi. Toplam 227 delegenin oy kullandığı genel kurulda Başkan Şebin 132 oy alırken, diğer aday Murat Akın 87 oy alabildi.


Sonuçların açıklanmasının ardından delegelere teşekkür eden Prof. Dr. Kenan Şebin, yeni dönemde Türk curling sporunu daha ileriye taşımak için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.



Curling Federasyonu’nda Başkan Şebin güven tazeledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa İnegöl’de sular altında kalan araziler böyle görüntülendi Bursa’nın İnegöl ilçesinde gece saatlerinde etkili olan yağışların ardından dereler taştı, sulama barajları doluluk sevinen ulaştı. Ani bastıran taşkınlar nedeniyle ekili 500 dekar alan sular altında kaldı. Sular altında kalan alanlar havadan görüntülendi. İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, ani bastıran yağış ve ardından yaşanan taşkınlar nedeniyle Boğazköy Barajı sınırları içerisinde izinsiz ekilen 500 dekar alanın sular altında kaldığını, onun dışında herhangi bir sorun olmadığını belirtti. Açıklama yapan Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, "Bildiğiniz gibi son yıllarda görmediğimiz kadar bölgemize yağış alıyor coğrafi bölgemiz. Karın olduğu bölgelerdeki baraj ve göletlerimizde su sıkıntısı olmazken, dolmayan göletlerimiz de mevcut. Ama özellikle son üç gündür yağan yağışlarla birlikte, tabi bu yağışlar yağmur şeklinde yağıyor ama yükseklerde bizim buralar çünkü biliyoruz 2000-2500 metre yüksekliğinde Uludağ Dağ’dan başlayıp Mezitlere kadar giden devamında kar yağışı da var. Zaten o bölgede kar yağışı var, önceden yağan kar da mevcuttu. Dolayısıyla yağmurla birlikte, kar erimesiyle birlikte dereler doldu taştı. Tabi dere dediğimiz bütün dereleri toplayıp da Boğazköy Barajı’nda buluşmalarıyla birlikte ondan sonra Kocasu ismini, Gökçesu da diyorlar, Kocasu da diyorlar, ve sonrasında Yenişehir orasından geçip Sakarya’ya karışıyor. O kadar su geliyor ki, gelen su kadar da barajdan su salınıyor şu anda. İki tribün de çalıştırılıyor şu anda. Sakarya Nehri’nin taştığını gördük. Çünkü onun taşmasının sebebi de normal kendi Sakarya Nehri’nin neredeyse hacmi kadar da bizden su gittiğini biliyoruz Yenişehir ovasından, Boğazköy Barajı’ndan. Dolayısıyla su sıkıntısının o barajda, bazı barajda yaşamayacağımız bir yıl olarak görünüyor. Tabii ki az evvel de söyledim bazı barajlarımızda da sıkıntı var. Tabii bu arada barajın suyu iki türbin çalıştırılarak salınıyor. Aynı zamanda da salınan kadar da su geliyor. Dolayısıyla baraj havzası da son gotuna doğru gelmeye başladı. Tabii oralarda biraz ekili alanlar vardı. 500 dekar falan ekili alan vardı ama olan var, işte olmayan var, eken var. Oralar zaten istimlaklı alan yani çiftçinin kendine ait bir bölge değil. Zaten suyun tutulma kodunun olduğu yerdeki ne kadar alan varsa daha önce istimlak edilmiş alan. Oraalarda da şu an su dolmuş durumda. Ben bir de şunu ilave edeceğim. Bundan 15 gün önce barajın sularını azaltmaya gitti Devlet Su İşleri yetkilileri Boğazköy Barajı’nda gitti. Tabii bunu bilip bilmeyen arkadaşlar suyu salıyor, ne olacak bu falan filan diye bizlerle temas kuruyorlardı. Biz de daha önceden edindiğimiz tecrübelerle o tepki bu konuda gerçekten her yıl bu zamanlarda mutlaka karların erimesiyle özellikle Mezitler’ den, Oylat tarafından Kalburt’tan gelen derelerin sularıyla birlikte sel baskınları oluşuyordu. Nitekim DSİ yetkilileri de haklı çıktı diyelim. Görüyorsunuz bir yandan salınan su koskoca bir nehir gibi, öteki taraftan çok büyük nehir kadar da su baraja girmekte. Mezit tarafından gelen dereler özellikle Hasanpaşa, Bilalköy civarlarında taşma yapmak suretiyle bazı çiftliklere girdi. Tarım arazileriyle az da olsa temas etti. Bereket ki şunu söylemiş olayım, Devlet Su İşleri’nin her bölgede havzalarını çalışmak suretiyle genişletip, yükselttiler. Yoksa bugün gelen su gerçekten Çitli’den tut, Kırık’tan çıktığı andan itibaren birçok köy su altında kalırdı. Bereket ki dere yatakları çok geniş. O sebepten sıkıntı yok" dedi.
Sinop Sinop’ta liseli gençler destanları sahneye taşıdı Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinde ilk gösterim gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan programda, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtıldı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, "Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden, manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden, kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip, Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da, Rumeli’de geçen, vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği, bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha iyi yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerileri ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımız, gençlerimiz, çocuklarımız bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu" dedi. Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Sinop Sinop’ta liseli gençlerden tiyatro resitali Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan lansman programında, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci, sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtılarak emekleri vurgulandı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, projenin önemini şu sözlerle anlattı:"Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye yüzyılı marif modelinde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da da, Rumeli’de geçen vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerilerini ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu." Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında; Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.