POLİTİKA - 19 Şubat 2026 Perşembe 12:58

Bakan Tekin, "Kimsenin dini inancını sorgulamadık"

A
A
A
Bakan Tekin, "Kimsenin dini inancını sorgulamadık"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ temalı etkinliklere yönelik tepkilere Erzurum’dan cevap verdi. Bakan Tekin, etkinliğin toplumsal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik ettiğini ifade ederek, "Türkiye’deki bütün okullarda, oruç tutan ya da tutmayan bütün çocuklarımız, Ramazan ayını milli birliğin beraberliğimizin, milli dayanışmanın bir aracı olarak bir parçası olarak görerek heyecanla sevinçle karşıladı" dedi.


Bakan Tekin, Palandöken ilçesinde hayırsever bir aile tarafından yapılan 360 öğrenci kapasiteli ve 12 derslikli Makbule Küçükçalık İlkokulu’nun açılışına katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, açılış töreninde yaptığı konuşmada hayırsever ailenin yaptırdığı okul için teşekkür etti ve bir okul yapımı sözü daha aldı.



"Milletimizi köklerimizle barışık şekilde geleceğe taşıyoruz"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de eğitim öğretim altyapısını önem verdiğini ifade eden Yusuf Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan olmadan önce Erzurum’da 176 bin öğrencimiz varmış. 2025-26 eğitim öğretim yılında Erzurum genelinde 156 bin 591 öğrencimiz var. Yani öğrenci sayımız düşmüş, 20 bin civarında azalmış. Peki 176 bin öğrenciye kaç öğretmenle eğitim veriyormuşuz? 2002 yılında 7 bin öğretmenimiz varmış. Şimdi öğrenci sayısı düşmesine rağmen öğretmen sayımız 12 bin 549 olmuş. Yani yaklaşık 2 katına çıkmış. Ben bu muhalefetin itiraz ettiğini gerçekten anlamıyorum. Biz, Milli Eğitim Bakanlığı olarak toplumumuzu bir arada tutan, milletimizi kökleriyle barışık bir şekilde güçlü bir biçimde geleceğe taşıyacak, bütün değerlerimizi çocuklarımıza kazandırmak istiyoruz. Toplumda yardımlaşmayı, dayanışmayı, birlik ve beraberliği salık veren, bunu teşvik eden ve birliğimizin sağlanmasına önemli bir katkısı olan ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ ile yola çıktık. Ramazan Ayını Milli Eğitim Bakanlığı olarak milletçe, çocuklarımızla, öğretmenlerimizle, velilerimizle bir şenlik havasında karşılama üzerine bir gelenek başlattık. Türkiye’deki bütün okullarda çocuklarımız oruç tutan tutmayan, bütün çocuklarımız Ramazan’ı bu anlamda; milli birliğin beraberliğimizin, milli dayanışmanın bir aracı olarak, bir parçası olarak görerek heyecanla sevinçle karşılıyor" dedi.



"Kimsenin dini inancını sorgulamadık. O bizim işimiz değil"


Bakanı Tekin, açılış sonrası Makbule Küçükçalık İlkokulu’nu inceledi, sınıflarda çocuklarla buluştu, onların hazırladığı Ramazan temalı gösterileri izledi. Daha sonra öğretmenlerle bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, küresel vatandaşlık gibi kavramlarla milli değerlerin içinin boşaltılmak istendiğini vurgulayarak, "Benzeri kavramların empoze edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu anlamda geçtiğimiz yıl ‘Çanakkale’den Gazze’ye Vatan Savunması’ temasıyla eğitime başladık. Bu yıl Eylül ayında mavi vatan, yeşil ve orman temaları üzerinden yola çıktık. Bu coğrafyadaki her şey, maddi-manevi her şey bizlere emanet. Bunları korumamız gerek. Bu yıl Şubat’ta ‘Bayrak’ temasıyla okullarımızı açtık. Eğitim-öğretim süreci devam ederken çocuklarımıza bizleri bir arada tutan değerleri bir farkındalık oluşturarak toplumsal duyarlılığı artırdık. Bayrakla ilgili duyarlılık toplumun tüm kesimlerine yayıldı. Şimdi de Ramazan üzerine bir girişimde bulunduk. Bununla alakalı gönderdiğimiz genelgede; kimsenin dini inancını sorgulamadık. O bizim işimiz değil. Kimin oruç tuttuğu, kimin tutmadığı da bizi ilgilendirmiyor. Biz Ramazan ayında evinde pişen yemeğin kokusuna ortak etmek isteyen, hayır, dayanışma duygularımızı en üst noktaya çıkaran, toplumda küslükleri, dargınlıkları kaldıran, kötü davranmayı, muameleyi ortadan kaldıran bir kardeşlik iklimi oluşturmayı amaçladık. Bu milli bir değerimiz. Oruç tutup tutmakla alakalı değil. Bununla alakalı bir bildiri yayınladı. Bizim yayınladığımız genelgede Anayasa’dan bahsediyoruz, kanunlardan bahsetmişiz, milli birlik ve beraberlikten bahsetmişiz. Onlar ‘Taliban’ demişler. Ne alakalası var. Bunu nereden çıkarıyorsunuz? Bir yerde de ‘Trump’ın payandası olmak istiyorlar" demişler. Bir karar verin" diye konuştu.


Törene; Bakan Tekin’in yanı sıra, Erzurum Vali Vekili Ahmet Özdemir, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici ve hayırsever Makbule Küçükçalık’ın oğlu Yılmaz Küçükçalık katıldı.



Bakan Tekin, "Kimsenin dini inancını sorgulamadık"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’nın Feke, Saimbeyli ve Kozan ilçelerinde sel sonrası yoğun mesai ADANA (İHA) – Adana’nın Feke, Saimbeyli ve Kozan ilçelerinde etkili olan şiddetli sağanak yağışın ardından bölgede hasar tespit ve yol açma çalışmaları aralıksız sürüyor. Sel nedeniyle birçok mahallede tarım arazileri ve evler zarar görürken, bazı yollar geçici olarak ulaşıma kapandı. Selden etkilenen Feke ilçesinde taşan dere yataklarının sürüklediği atıklar ve heyelanlar nedeniyle kapanan yollarda belediye ekipleri yoğun mesai harcıyor. Heyelan ve sel sularının taşıdığı tomruk ve çamur iş makineleriyle temizlenirken, Kaymakamlığa bağlı ekipler de hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. Feke Kaymakamlığı, Feke Belediyesi ve ekiplerinin koordineli çalışmasıyla birçok noktada ulaşım yeniden sağlandı. İlçe merkezinde heyelan riski oluşan bir ev ise tedbir amacıyla tahliye edildi. İlçede özellikle merkez, Mansurlu, Şahmuratlı ve Contu mahallelerinde dere yataklarının taşması sonucu su baskınları yaşandı. Belenköy, Süphandere, Gedikli ve Gürümze grup yolu geçici olarak ulaşıma kapatıldı. Öte yandan sel felaketi sonrası Kozan–Mansurlu karayolunun 66’ncı kilometresinde meydana gelen heyelan nedeniyle yol trafiğe kapandı. Mansurlu–Yahyalı karayolu yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşıma kapanırken, Kozan–Mansurlu il yolunda aşırı yağış sonucu sel sularının yola taşması nedeniyle ulaşım bir süre durdu. İlçe genelinde yol açma çalışmaları devam ediyor. Feke Kaymakamı Feyza Yılmaz ile Belediye Başkanı Cömert Özen çalışmaları yerinde takip etti. Başkan Özen, "Devletimiz ve belediyemizle birlikte ilçemizde selin oluşturduğu hasarın izlerini en kısa sürede silmek için tüm kurumlarımızla iş birliği içinde sahadayız" dedi. Kozan ilçesinde ise Anavarza Antik Kenti ile Dilekkaya Mahallesi’nde tarım alanlarında hasar tespit çalışmaları yapılırken, Gökgöz Mahallesi Andırap mevkisinde meydana gelen heyelan nedeniyle yol ulaşıma kapalı.
İstanbul Rıza Akpolat’ın özel kalemi: Bana en büyük baskıyı Rıza Akpolat ve ekibi yapmıştır" Aziz İhsan Aktaş davasında Rıza Akpolat’ın özel kalemi tutuksuz sanık Emirhan Akçadağ savunma yaptı. Sanık, "Rıza Akpolat cezaevindeyken bile 100 bin lira birine ödeme yapmıştı, Akpolat’ın kendi hesabından eski eşi Bodrumda tatil yapmıştır. Rıza Akpolat gezmeyi ve lüks yaşamı severdi, çevresini de bu lüksten eksik bırakmazdı. Bu tatiller, gelen gayri resmi paralardan yapılırdı" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davaya, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam edildi. "Savcılık tarafından bana baskı yapılmadı, en büyük baskıyı Rıza Akpolat ve ekibi yapmıştır" Savunmasında, Aziz İhsan Aktaş’ı yakından tanıdığını belirten Beşiktaş Belediyesinin görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Rıza Akpolat’ın özel kalemi olan ve 2 Temmuz 2025 tarihinde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında tahliye edilen tutuksuz sanık Emirhan Akçadağ savunma yaptı. Sanık Akçadağ hakkında iddianamede, örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş tarafından belirlenen firmaların pazarlık usulüyle yapılan ihaleye davet edildiği, Akçadağ ve sanık İsmail Yalçın’ın sahte olduklarını bildikleri maliyet teklifleri ile yaklaşık maliyeti hesapladıkları için fesat karıştırdıkları, ihalede Aktaş’ın fiillerine iştirak ettikleri öne sürülmüştü. Suçlamalara ilişkin savunma yapan sanık Emirhan Akçadağ, "3 Ocak 2025 günü, saat 15.00 civarlarında Rıza Akpolat’ın savunma stratejisine ilişkin bir masa kuruldu. Akpolat’ın savunmasında her şeyi reddetmesi ve bilgisinin olmadığını söylemesi üzerine kurgulandı. 2 gün sonra Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat beni çağırdı ve ’Alican nasıl bir insan, her şeyi o yapmış. Bu pislik onun yanına kalamaz’ dedi. Bir anda, Rıza Akpolat’ın manevi oğlum ve kardeşim dediği kişinin hain ilan edildiğini gördüm. Olayın sıcaklığıyla böyle olduğunu düşündüm. Sanık Taner Çukadar da günah keçisi ilan edildi. Akpolat gözaltına alındıktan sonra yapılan tüm toplantılarda, herkese, kim gözaltına alınırsa alınsın Akpolat’ın adının geçmeyeceği telkin edildi. Haziran ayında Aziz İhsan Aktaş, Alican Abacı ve Ozan İş, görevlerine ara vermişlerdi. Savcılık tarafından bana baskı yapılmadı, en büyük baskıyı, Rıza Akpolat ve ekibi yapmıştır. Bizlere, itirafçı ve iftiracı diyenlere cevabım; Halkımızın gerçeği bilmeye hakkı vardır" ifadelerini kullandı. "Rıza Akpolat cezaevindeyken bile 100 bin lira birine ödeme yapmıştı" Savunmasına devam eden sanık Emirhan Akçadağ, "Rıza Akpolat, kendi çocuklarını ve benim çocuklarımı siyasete alet etmiştir. Rıza Akpolat benimle ilgili itibarsızlaştırma savunması yapmıştır. 6 sene boyunca yıllık izin kullanmadım. Tüm hayatımı Rıza Akpolat’a göre koordine ettim. Bana bugün, itibar celladı deniyor ama o günlerde Rıza Akpolat’ın cebinden, bana bunu diyen kişilere tatil ayarlıyordum. Tüm bu ödemeleri Akpolat’ın talimatıyla yapıyordum. Aylık 15 bin lira maaş alan bir şoför, nasıl 30 bin lira ev aidatı öder? Bir başka şoför, Ali Haydar Fırat’a 100 bin lira göndermişti. Bunu ifademde söylemiştim, bunun neresi iftira? Ben bu ödemelerin hesabını Rıza Akpolat’a veriyordum. Kendisi iftira dese de bu ifadeler gerçektir. Rıza Akpolat cezaevindeyken bile 100 bin lira birine ödeme yapmıştı, Akpolat’ın kendi hesabından eski eşi Bodrumda tatil yapmıştır. Gazeteci Altan Sancar, Akpolat’ın basın danışmanıdır. Onun işlerindeki tüm otel masraflarını Akpolat karşılamaktadır. Bunun dekont ve evrakları bende mevcuttur, mahkemeye sunuyorum. Rıza Akpolat gezmeyi ve lüks yaşamı severdi, çevresini de bu lüksten eksik bırakmazdı. Bu tatiller, gelen gayri resmi paralardan yapılırdı. Sözlerimde basta Ekrem İmamoğlu olmak üzere bazı CHP’li isimleri tenzih ediyorum, onları dahil etmiyorum. Bu salonda bulunan sanıklar dahil, çoğu kişi anlattığımdan daha fazla gerçeği biliyor. Benim için, ‘yüzümüze bakamadı’ diyenlere ise şunu demek istiyorum; Yüze bakamayacak kişi ben değil, belediyenin paralarını aklayanlardır" şeklinde konuştu. Akpolat: "Ben kendimi, itibarımı ve ailemi kurtarma derdindeyim" İddialara ilişkin söz alan tutuklu sanık Rıza Akpolat, "Ben ve tüm ailem içeride bu itirafçı iftiracılar dışarıdadır. Bu nedenle duruşmada gerginlik oluyor. Ben kendimi, itibarımı ve ailemi kurtarma derdindeyim" dedi. Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor.
Antalya Yanındaki kadını öldürüp aynı silahla intihar etti Antalya’da bir şahıs önce birlikte yaşadığı kadını tabancayla öldürdü, ardından aynı silah ile intihar etti. Telefonla görüşerek intihar edeceğini söylediği ablası olay yerinde sinir krizleri geçirdi. Polis ekiplerinin daireye sokmadığı abla, "Ölmemiş değil mi, polis abi. Ölmemiş" diyerek kardeşinden bir haber almaya çalıştı. Olay, saat 13.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Konuksever Mahallesi 821 Sokak üzerinde bulunan bir apartmanın ikinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, apartmanın ikinci katında oturan Özgür Yeke (47) ablasını arayarak intihar edeceğini söyledi. Aynı saatlerde komşuları Yeke’nin dairesinden 3 el silah sesi duydu. Yeke’nin ablası ve komşuların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler, kapısı açık bırakılan daireden içeri girdiklerinde Özgür Yeke ve kimliği belirsiz bir kadını yatakta hareketsiz olarak buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Yeke ve kimliği henüz belirlenemeyen kadının hayatını kaybettiği belirlendi. Bunun üzerine adrese Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekipleri sevk edildi. Kardeşi ile yaptığı görüşme sonrası Özgür Yeke’nin oturduğu ikamete gelen ablası ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı. Sinir krizi geçiren ve daireye girmesine izin verilmeyen abla ekiplere, "Ölmemiş değil mi, polis abi. Ölmemiş" diyerek kardeşinden bir haber almaya çalıştı. Polis ekiplerinin olayla ilgili incelemesi sürerken, Yeke’nin silahından çıkan kurşunlar sonucu hayatını kaybeden kimliğinin belirlenmesi için çalışmalar sürüyor.