GÜNDEM - 14 Mart 2026 Cumartesi 09:59

Atatürk Üniversitesinde Tıp Bayramı ve akademik giysi töreni coşkusu

A
A
A
Atatürk Üniversitesinde  Tıp Bayramı ve akademik giysi töreni coşkusu

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen Tıp Bayramı ve Akademik Giysi Töreni, büyük bir heyecanla gerçekleştirildi.


Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonunda düzenlenen programa; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Alkan Melikoğlu, Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atila Eroğlu, Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinatörü Prof. Dr. Erol Akpınar’ın yanı sıra akademisyenler, öğrenciler ve aileler katıldı. Programda hem Tıp Bayramı’nın anlam ve önemi vurgulanırken hem de akademik unvan alan öğretim üyeleri için akademik giysi töreni gerçekleştirildi.


Programın açılış konuşmasını yapan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Alkan Melikoğlu, Tıp Bayramı’nın yalnızca bir meslek günü olmanın ötesinde, hekimlik mesleğinin tarihi birikimini ve toplumsal sorumluluğunu simgeleyen önemli bir gün olduğunu ifade etti. Hekimlik mesleğinin bilgi, emek ve vicdanla yürütülen kutsal bir görev olduğunu belirten Melikoğlu, sağlık çalışanlarının insan hayatına dokunan fedakâr çalışmalarının toplum için büyük bir değer taşıdığını vurguladı.


Törene katılan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise yaptığı konuşmada Tıp Bayramı’nın hekimlik mesleğinin taşıdığı büyük sorumluluğu ve değerleri hatırlatan önemli bir gün olduğunu belirterek, "İnsan hayatına adanmış en onurlu mesleklerden birinin temsilcileriyle birlikte Tıp Bayramını kutlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.


Bu günün yalnızca bir meslek günü olmadığını vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu, bu tarihin aynı zamanda bilimin, fedakârlığın, insan sevgisinin ve sorumluluğun sembolü olduğunu ifade etti. 1827’nin modern tıp eğitiminin başlangıcı olarak kabul edildiğini hatırlatan Hacımüftüoğlu, bu tarihin sağlık hizmetlerinin gelişimi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ve aynı zamanda 1919 yılında işgal altındaki İstanbul’da tıbbiyeli öğrencilerin ortaya koyduğu bağımsızlık ruhuyla da tarihimizde anlamlı bir yer edindiğini belirtti.


Tıp Fakültesinin sağlık hizmeti sunumu, nitelikli hekim yetiştirilmesi ve bilimsel araştırmalar alanında önemli başarılara imza attığını belirten Hacımüftüoğlu, öğretim üyelerinin özverili çalışmaları ve öğrencilerin yüksek motivasyonu sayesinde üniversitenin sağlık bilimlerinde her geçen gün daha ileri bir noktaya ulaştığını ifade etti. Konuşmasında akademik unvan alan öğretim üyelerini de tebrik eden Hacımüftüoğlu, yeni unvanlarının hayırlı olması temennisinde bulundu.


Program, akademi görevlerinde yükselme elde eden öğretim üyelerine akademik giysilerinin giydirilmesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.



Atatürk Üniversitesinde  Tıp Bayramı ve akademik giysi töreni coşkusu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nin patent ve lisanslama kapasitesini geliştirecek projesine destek Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi tarafından hazırlanan "Fikri Mülkiyetin Ekonomik Değere Dönüştürülmesi ve Patent Lisanslama Kapasitesinin Geliştirilmesi" projesi, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından desteklenmeye hak kazandı. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen 2026 Yılı Yerel Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda toplam 5 proje desteklenmeye değer bulundu. Kastamonu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi tarafından hazırlanan proje de birinci dönem değerlendirmelerinde destek alan projeler arasında yer aldı. Destek almaya hak kazanan proje ile Teknoloji Transfer Ofisinin fikri mülkiyet varlıklarının daha etkin şekilde yönetilmesi, patentlerin ticarileştirilmesi ve lisanslama süreçlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında eğitim, danışmanlık ve kapasite geliştirme faaliyetleri yürütülerek üniversitede ortaya çıkan patentlerin ekonomik değere dönüştürülmesine katkı sağlanması planlanıyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projenin desteklenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Teknoloji Transfer Ofisi tarafından yürütülen çalışmaların üretilen bilginin toplumsal ve ekonomik değere dönüşmesine katkı sunduğunu ifade etti. Topal, projeye katkı sağlayan akademik ve idari personele teşekkür etti.
Kastamonu Ilgaz Dağı’nın zirvesinde anlamlı anma: İstiklal Marşı’nın ilk kelimesi kara nakşedildi İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde, 2 bin 200 rakımlı Ilgaz Dağı’nın zirvesinde kara kırmızı boyayla İstiklal Marşı’nın ilk kelimesi olan ‘korkma’ yazıldı. Kastamonu ve Çankırı sınırlarında yer alan Ilgaz Dağı’nda, "İstiklal’den İstikbal’e" sloganıyla bir araya gelen vatandaşlar, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümünde Mehmet Akif Ersoy’u anlamlı bir etkinlikle andı. Ilgaz Dağı’nın Yurduntepe zirvesine çıkan ekip, İstiklal Marşı’nın ilk kelimesi olan "korkma"yı kırmızı boyayla kara yazdı. Ekip, yazının tamamlanmasının ardından saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı’nı okudu. "Korkma nidasını Ilgaz Dağı’nın zirvesine yazarak tüm dünyaya duyurmak istedik" Kastamonu Valiliği İl Özel İdaresi Ilgaz Dağı Yurduntepe Kayak Merkezi İktisadi ve Sosyal Tesisler İşletme Müdürü Hakkı Kaya, "Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ‘korkma’ nidasını, ölümsüz eserinin ilk kelimesini buraya nakletmeye çalıştık. Bilindiği üzere Kastamonu, Kurtuluş Savaşı’nın lojistiğin sağlandığı İstiklal Yolu’nun kalbidir. Biz de bu anlamlı günde bizlere ‘korkma’ diyerek cesaret veren bu dizeleri 2 bin 200 rakımlı Ilgaz Dağı’ndaki eşsiz beyazlığa yazarak tüm dünyaya duyurmak istedik" dedi. Milli şair Mehmet Akif Ersoy’un Kastamonu’da kaldığı sürede vaazlar verdiğini hatırlatan Kaya, "Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy, Tarihi Nasrullah Kadı Camii’nde bu dizeleri okudu ve bu kürsüden tüm dünyaya duyurdu. Kastamonu, Kurtuluş Savaşı’nda en çok şehit veren 3 ilden bir tanesidir. İstiklal Marşı’nın ilk kez Kastamonu Açıksöz Gazetesinde yayımlanması da bizim manevi bir değere sahip. Bizlerde bu cesareti bizlere aşılayan bu korkma kelimesini buradan tüm dünyaya duyurmak istedik" diye konuştu. "Bayrağımıza rengini veren şehitlerimizin kanlarını bizlere helal etmesini istiyoruz" Etkinliğe katılan doğa fotoğrafçısı Cebrail Keleş ise "Şu anda Ilgaz Dağı’nın Yurduntepe’deki zirvesindeyiz. Bugün çok duygusalım. Ilgaz Dağı’na her zaman çıkıp iniyoruz ama İstiklal Marşımızın kabulünü 105. yılı nedeniyle buradaki ekip arkadaşlarımızla birlikte Ilgaz Yurduntepe’ye çıktık. Bu nazlı bayrağımızın gölgesi altında, bu bembeyaz örtüsü altında, o kadar farklı, o kadar milliyetçi duygular içindeyiz ki bu dağı bize vatan edenlerden, şehitlerimizden, gazilerimizden bu bayrağımıza rengini veren o şehitlerimizin kanlarını bizlere helal etmesini istiyoruz. Her seferinde söylediğimiz gibi bu vatan bizim sonsuza kadar ilelebet bizim olacak" şeklinde konuştu.