SAĞLIK - 07 Ağustos 2025 Perşembe 09:28

Şerbeti, çayı, meyvesi oluyor! Kalbi koruyor, enfeksiyonu düşürüyor

A
A
A
Şerbeti, çayı, meyvesi oluyor! Kalbi koruyor, enfeksiyonu düşürüyor

Uzmanlar tarafından yüksek besin maddesi ve antioksidan içeriği nedeniyle sağlıklı bir besin olarak ifade edilen kızılcık, Erzincan’ın Üzümlü ilçesinde oldukça fazla bulunuyor. Bu günlerde yörede kızılcık hasadına başlanılırken, köylerde bununla alakalı telaşlı bir koşturmaca yaşanıyor. Toplanan kızılcığın az bir kısmı iç pazarda satılırken önemli bir bölümü vatandaşların kendi ihtiyaçları için değerlendiriliyor. Kızılcık doğal olarak yetişiyor ve hasat zamanı köy sakinlerini de bir araya getiriyor.


Kızılcığın doğal bir tansiyon düzenleyicisi olması onu daha cazip bir meyve haline getiriyor. Marmelat, şurup ve çay formu olan kızılcığın faydaları saymakla bitmiyor.


Kızılcıklar çeşitli türde vücut için faydalı biyoaktif bileşenler içeriyor. Bilim insanları 20. yüzyıldan bu yana kızılcığın insan sağlığı üzerinde etkilerini araştırmaya devam ediyor. Kızılcığın bilimsel çalışmalarca ispatlanmış faydaları şöyle:


İdrar yolu enfeksiyonuna iyi gelir, kalp sağlığını korur. Kızılcık, antosiyaninler, proantosiyanidinler ve kersetin gibi kalp sağlığını korumaya yardımcı antioksidanlar içeriyor. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda kızılcık suyu veya özlerinin çeşitli kalp hastalığı risk faktörlerine karşı faydalı olduğu, HDL iyi kolesterol seviyesini artırdığı, kötü kolesterolü, yüksek tansiyonu düşürdüğü, kandaki homosistein düzeylerini azaltarak kan damarlarındaki iltihaplanma riskinizi azalttığı görüldü.


Sindirim sisteminin çalışmasını destekler. Kızılcık suyunun veya kızılcıkların midede H. Pylori bakterisini engellediği ve bağırsak iltihabına karşı koruduğu tespit edildi.


CRP oranını düşürür. CRP, C-Reaktif Protein demektir, vücuttaki iltihap oranını gösteren bir belirteçtir. CRP erken yaşlanmanın, kronik hastalığın ve bilişsel gerilemenin tetikleyicisi olabiliyor. Kızılcık tüketen kişilerin C-reaktif protein düzeylerinin daha düşük olduğunu gösterdi.


Kan dolaşımını artırır. Kızılcığın damarlardaki esnekliği artırdığı görüldü. Bu durum kalp üzerindeki baskıyı azaltıyor ve kan basıncını düşürmeye yardımcı oluyor. Dolaşım sisteminin iyi olması ise enerjiyi ve bilişsel işlevi de yükseltebiliyor.


Bağırsak sağlığını destekler. Kızılcık tüketmenin bağışıklık, ruh hali ve sindirim sağlığına bağlı faydalı bağırsak bakterilerinde olumlu değişimlere yol açtığı görüldü.


Beyni güçlendirir. Kurutulmuş kızılcığın yaşlı yetişkinlerde bilişsel işlev ve sinirsel işlevsellik üzerindeki etkisini değerlendirildi. Yaşları 50 ile 80 arasında değişen 60 yetişkin, 12 hafta boyunca günde bir küçük fincan kızılcık tüketti. Deneme süresinden sonra araştırmacılar, plaseboya kıyasla katılımcılarda görsel epizodik hafıza ve sinirsel işlevlerde iyileşmeler ve müdahale sırasında LDL kolesterolünde önemli bir azalma gözlemledi.



Şerbeti, çayı, meyvesi oluyor! Kalbi koruyor, enfeksiyonu düşürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tahir Kıran: "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum" Eski Fenerbahçeli yönetici Tahir Kıran, "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurul gerçekleştirilecek. Seçim öncesi adaylar çalışmalarını yürütürken, eski yönetici Tahir Kıran da camia ve olası adaylara yönelik açıklama yaptı. Kişisel hesapları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmeleri gerektiğini aktaran Kıran, "Bazen geri adım atmak yenilmek değildir. Meseleye daha geniş bakabilmek, büyük resmi görebilmektir. Bugün büyük resme baktığımızda ne yazık ki Fenerbahçe’miz adına kaygı verici bir tabloyla karşı karşıyayız. Mali anlamda ağır bir yükün, manevi anlamda ise 12 yıldır süren şampiyonluk hasretinin oluşturduğu büyük bir yorgunluğun içindeyiz. Fenerbahçe’mizi yeniden ayağa kaldırmak için bir şey yapılacaksa, o gün bugündür. Bugün; küslüklerin değil, sarılmanın ve kucaklaşmanın zamanıdır. Bugün; ’ben’ demenin değil, ’biz’ olabilmenin zamanıdır. Bugün; eski defterleri açmanın, hesaplaşmaların değil; yaraları sarmanın, dostlukları ve ortak değerleri hatırlamanın zamanıdır. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe’mizin büyük bir değeridir, Ali Koç da Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Bu camiaya emek veren, mücadele eden herkes Fenerbahçe’nin parçasıdır. Artık kişisel hesapları, kırgınlıkları ve ayrılıkları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmek zorundayız. Çünkü Fenerbahçe’mizi bu kaotik ortamdan, bu karanlık süreçten çıkarabilmek için kaybedecek zamanımız kalmamıştır. Tüm camianın; geçmişi, görüşü ve konumu ne olursa olsun, aynı hedef etrafında birleşmesi gerekmektedir. Fenerbahçe’nin geleceği için güçlü bir birliktelik şarttır. Bu nedenle Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Ali Koç da gelmelidir, Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Çünkü konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız. Çünkü söz konusu olan sadece bir spor kulübü değil; milyonların umudu, çocukların hayali ve hepimizin en büyük sevdası olan Fenerbahçe’dir" ifadelerini kullandı.
Tunceli Astımda doğru tedavi ve takip hayati önem taşıyor Dünya Astım Günü kapsamında yapılan açıklamada, astımın doğru yönetimle kontrol altına alınabileceği vurgulandı. Dünya Astım Günü dolayısıyla yapılan bilgilendirmelerde, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen astım hastalığına dikkat çekildi. Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazife Özge Altan, astımın hava yollarının daralması sonucu ortaya çıkan; nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, öksürük ve hırıltılı solunum gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabileceğini ifade eden Altan, tedavinin temel amacının belirtileri baskılayarak hastaların günlük yaşamlarını kısıtlama olmaksızın sürdürebilmelerini sağlamak olduğunu vurguladı. Astım ataklarını tetikleyen unsurlar arasında ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, tütün dumanı, keskin kokular ve ani hava değişimlerinin yer aldığını belirten Altan, bu faktörlerden uzak durmanın hastalık kontrolünde önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Hekim tarafından reçete edilen ilaçların önerilen dozda ve doğru teknikle kullanılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Altan, şikayetlerin azalmasının ilaçların bırakılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının da astım ataklarını artırabileceğini ifade eden Altan, kişisel hijyen kurallarına uyulması ve kapalı alanların düzenli havalandırılması gerektiğini söyledi. Astımın seyrinin zaman içerisinde değişebileceğini belirten Altan, düzenli hekim kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini, erken tanı ve doğru tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini sözlerine ekledi.