SPOR - 26 Ocak 2026 Pazartesi 10:24

Yıldız Kadınlar Voleybol İl Birinciliği tamamlandı

A
A
A
Yıldız Kadınlar Voleybol İl Birinciliği tamamlandı

Yerel Lig Yıldız Kadınlar Voleybol İl Birinciliği, oynanan final müsabakalarıyla sona erdi.



Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Elazığ Voleybol İl Temsilciliği iş birliğinde düzenlenen Yerel Lig Yıldız Kadınlar Voleybol İl Birinciliği, oynanan final müsabakalarıyla sona erdi. Büyük çekişmeye sahne olan organizasyon, sporcuların sergilediği mücadele ve centilmenlikle voleybolseverlerden tam not aldı. Turnuvaya 5 spor kulübünden toplam 70 sporcu katılım sağlarken, final maçlarının ardından dereceye giren takımlar belli oldu. Yapılan karşılaşmalar sonucunda Elazığ Belediye Spor Kulübü il birincisi olurken, Ekol Spor Kulübü ikinci, Elazığ Voleybol Akademi Spor Kulübü ise üçüncü sırada yer aldı.



Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "Genç sporcularımızın gelişimine katkı sunan bu tür organizasyonları son derece önemsiyoruz. Yerel Lig Yıldız Kadınlar Voleybol İl Birinciliği’nde mücadele eden tüm kulüplerimizi, sporcularımızı ve antrenörlerimizi tebrik ediyor; emeği geçen Elazığ Voleybol İl Temsilciliğimize teşekkür ediyoruz. Elazığ’da voleybolun her geçen gün daha da güçlenmesi bizleri mutlu etmektedir" denildi.




Yıldız Kadınlar Voleybol İl Birinciliği tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Atlas Çağlayan’ın ailesi tehdit mesajlarıyla ilgili ifade verdi İstanbul Güngören’de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın anne ve babası, ‘tehdit’ içerikli mesajlara ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gelerek ‘müşteki’ sıfatıyla ifade verdi. Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak’ta 14 Ocak günü saat 20.20 sıralarında meydana gelen olayda iki grup arasında bir kafeden çıktıktan sonra ’yan bakma’ nedeniyle tartışma çıkmış, tartışma kısa sürede kavgaya dönüşmüş, bıçaklı kavgada E.Ç. (15), sustalı olarak tabir edilen bıçakla Atlas Çağlayan’ı (17) yaralamıştı. Ağır yaralanan Atlas hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiş, E.Ç. suç aleti bıçak ile yakalanarak gözaltına almıştı. E.Ç. ardından tutuklanarak çocuk kapalı cezaevine gönderilmişti. Anne ve baba şikayetçi oldu Öte yandan, yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü ile babası Cüneyt Çağlayan, kendilerine gönderilen tehdit mesajları sonrası Bakırköy Adalet Sarayı’na gelerek, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunda ‘müşteki’ sıfatıyla ifade verdi. Ayrıca acılı aile, ifade işlemlerinin ardından, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Doç. Dr. Barış Duman ile görüştü. Aile, görüşmenin ardından adliyeden ayrıldı.
Bursa Buttim’de bayrak değişimi Bursa Uluslararası Tekstil Ticaret Merkezi (BUTTİM) 24. Olağan Genel Kurulu, kat maliklerinin katılımıyla BUTTİM Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. 2019 yılından bu yana Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini başarıyla yürüten Sadık Şengül, görevi BUTTİM’in kuruluşundan bu yana ilk kadın Yönetim Kurulu Başkanı olan Gülten Demir Varol’a devretti. BUTTİM tarihinde bir ilke imza atan Varol, "Bu bir bayrak yarışıdır; devraldığımız hizmet bayrağını daha yukarılara taşımak için var gücümüzle çalışacağız" ifadelerini kullandı. Bursa ticaretinin kalbi ve tekstil sektörünün dünyaya açılan kapısı BUTTİM’de, yönetim kademesinde önemli bir değişim yaşandı. Haftasonu gerçekleştirilen 24. Olağan Genel Kurul toplantısında, 7 yıldır sürdürdüğü başkanlık göreviyle merkezin kurumsal kimliğine ve teknik altyapısına önemli yatırımlar yapan Sadık Şengül, görevi yeni yönetime bıraktı. Yapılan oylama sonucunda 2019 yılından beri Denetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Gülten Demir Varol, BUTTİM Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi. "Gönlüm müsterih, emanet emin ellerde" Veda konuşmasında duygusal anlar yaşayan geçmiş dönem başkanı Sadık Şengül, görev süresi boyunca pandemi, deprem felaketi ve ekonomik dalgalanmalar gibi küresel ve ulusal krizlere rağmen BUTTİM’i "geleceğin ticaretine" hazırladıklarını vurguladı. Şengül, konuşmasında "2019 yılında ‘BUTTİM’i tüm dünyanın konuştuğu bir ticaret üssü haline getireceğiz’ sözüyle yola çıkmıştık. Bugün geriye dönüp baktığımda; dış cephesinden asansörlerine, fiber altyapısından yangın güvenliğine kadar BUTTİM’in adeta kalbini yenilemiş bir yönetim olarak huzurlarınızdayız. Doluluk oranının yüzde 100’e yaklaştığı, 90’dan fazla ülkeye ihracat yapan, mali yapısı disipline edilmiş ve yaşayan bir BUTTİM bırakmanın gururunu yaşıyorum. Gönlüm müsterih, emanet emin ellerde." ifadelerini kullandı. "Sorumluluğumuzun farkındayız" Genel Kurul’da kat maliklerinin desteğiyle Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen Gülten Demir Varol, teşekkür konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Varol, BUTTİM’in güçlü bir ticaret ekosistemi olduğunu ifade ederek yeni dönem vizyonuyla ilgili"Öncelikle, BUTTİM’e değer katan çalışmaları ve 7 yıllık emekleri için Sayın Sadık Şengül ve ekibine şükranlarımı sunuyorum. Sayın Başkanımızdan devraldığımız bu bayrağı daha ileriye taşımak; BUTTİM’i küresel ticaretin güçlü merkezlerinden biri haline getirmek için kararlılıkla çalışacağız. Kat maliklerimizin güveni en büyük gücümüzdür. Katılımcı yönetim anlayışımızla, teknolojiyi ve yenilikçi projeleri odağımıza alarak BUTTİM’in marka değerini daha da güçlendirecek işlere imza atacağız. Sorumluluğumuzun farkındayız; BUTTİM ailesi için çalışmaya, üretmeye ve değer katmaya devam edeceğiz." diye konuştu. Genel Kurul sonucunda BUTTİM’in yeni yönetim ve denetim kadroları şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu Üyeleri: Gülten Demir Varol, Mehmet Emin Tamam, Mehmet Okur, Yedekler: Hami Savcı, Murat Evinç, Mehmet Devrim, Sami Bağcı, Ersan Ertürk, Aysel Kısa, Denetim Kurulu Üyeleri:Rıfat Çolak, Necmi Kasaboğlu, Oktay Arslan, Yedekler:İbrahim Bozveli, Bestami Arslan, Ersin Aydemir, Bülent Tuna, Barış Ortakaya, Edip Seyhan
Kocaeli Uzmanı, kimliği belirsiz esrarengiz dalgıç cesedini analiz etti Kocaeli’nin Başiskele açıklarında balıkçılar tarafından bulunan kimliği belirsiz dalgıç cesediyle ilgili değerlendirmelerde bulunan DESSAT Başkanı Murat Kulakaç, dalgıcın tek başına dalarak ölümcül bir hata yaptığını belirtirken, üzerinden çıkan kerpetenin yasa dışı hurda veya malzeme sökümü şüphesini güçlendirdiğini söyledi. Kulakaç, bölgede kayıp ilanı olmamasını ise "Yabancı gemiden dalan birisi olabilir" şeklinde yorumladı. Başiskele Sahili’nin Körfez Mahallesi Liman Caddesi açıklarında 24 Ocak günü balıkçılar tarafından bulunan dalgıç kıyafetli erkek cesedinin kimliğini belirleme çalışmaları sürüyor. Deniz polisi tarafından sudan çıkarılan ve üzerinden kimlik çıkmayan şahsın, yaklaşık 20 gündür denizde olduğu tahmin ediliyor. Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemler devam ederken, olayın kaza mı yoksa başka bir ihmal mi olduğu sorusu gündeme geldi. Olayı değerlendiren Emekli Deniz Astsubayı, Türkiye Su Altı Sporları Federasyonu 3 yıldız dalış eğitmeni ve Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) Başkanı Murat Kulakaç, olay yerindeki bulgular ve dalgıcın ekipmanları üzerinden teknik analiz yaptı. Kulakaç, dalgıcın yalnız dalış yaparak kural ihlali yaptığını ve yanında bulunan kerpeten ve boru anahtarının "yasa dışı iş yapmış olabileceği" şüphesini doğurduğunu belirtti. "Tek başına dalış yaparak kural hatası yapmış" Dalış sporunun kurallara uyulduğunda güvenli olduğunu ancak kural ihlallerinin ölümcül sonuçlar doğurduğunu belirten Murat Kulakaç, "Çok üzücü bir olay yaşandı, Allah rahmet eylesin. Bizler böyle olaylarda çok üzülüyoruz, neticede bir can hayatını kaybetti. Aslında dalışta bu tip kayıpların olma ihtimali çok düşük, diğer sporlara göre kıyasladığımızda ama dalış çok güvenli bir spor olmasının yanında kural ihlali ve hata yaparsanız, herhangi bir şekilde sorun yaşarsanız maalesef bu şekilde arkadaşımızın yaşadığı gibi üzücü olaylarla karşı karşıya kalıyoruz" dedi. "Bu kurallara uyduğunuz sürece risk aslında 15 binde birdir" Kulakaç, sözlerine şöyle devam etti: "Elimizdeki verilere göre olayı irdelediğimizde çok ciddi bir kural hatası olduğunu düşünüyoruz çünkü tek dalgıç, tek dalmıştır. Bu, sportif ve sanayi dalışında asla yapmamız gereken bir iş. Evet, yalnız dalış yapılabiliyor ama hortumlu, başınızda motosiklet kaskı gibi kaskınız olması gerekiyor, sürekli yukarıdan hava gelmesi gerekiyor, yukarıda emniyet dalgıcı, dalış amiri olması gerekiyor. Bu ortamda sizinle sürekli konuşulur, suyun altında bayılsanız dahi pek bir sorun yaşama ihtimaliniz yok. Bunlar yönetmeliklerle, talimatlarla belirlenmiştir. Bu kurallara uyduğunuz sürece risk aslında 15 binde bir ama gördüklerimiz ve olayın şekline baktığımızda dalgıcın yalnız daldığını görüyoruz. Yalnız daldığınızda da maalesef arkadaşımızın yaşadığı gibi üzücü olaylarla karşı karşıya kalıyoruz." "Donanımı tam, tecrübeli bir dalgıç" Bulunan cesedin üzerindeki ekipmanların profesyonel olduğunu vurgulayan Kulakaç, "Üzerindeki malzemeye baktığınızda donanımı tam. Biz normalde tek tüp kullanıyoruz. Hava yetsin diye sırtına çift tüp almış. Birinin arıza yapmasına karşı ikinci regülatör almış. Aslında ikinci arkadaşının olması gereken tüpünü ve regülatörünü yanına almış, bir sorun olduğunda kullanması için. Havasızlıktan ya da regülatörden yana bir sorun olduğunu düşünmüyorum çünkü ikinci regülatörü var ama biz insanız, bizim fizik ve fizyolojimiz farklı. Suyun ısı olayı da farklı, kış dönemindeyiz. Su altında herhangi bir şekilde şok yaşamış olabilir ama ona yardım edecek ikinci bir arkadaşı olmadığı için maalesef sorunla karşılaşmıştır. Vurgun yediğini düşünmüyorum çünkü tüpünde çıktığında 140 hava var. Havası yetecek kadar var. Üzerindeki malzemeye baktığımızda da tecrübeli bir dalgıç olduğunu da değerlendiriyoruz" diye konuştu. "Tek başına dalması da şüphelendirici" Dalgıcın üzerinden çıkan kerpeten ve boru anahtarına ilişkin ise Murat Kulakaç, şu değerlendirmelerde bulundu: "Maalesef ülkemizde bir geçim sıkıntısı var. İnsanoğlu maalesef kısa yoldan çok daha rahat para kazanmayı hayal ediyor ama böyle bir yaşam yok, çalışmadan ve üretmeden bir şey kazanma şansınız yok. Elinde sanayi malzemelerinin olması, yasa dışı bir olay olabilir. Bizim bölgemiz tersaneler bölgesi. Değerli malzemeler var, gemi malzemeleri. Oradan bir malzeme almak ya da değerli malzemeleri sökmek için kullandığını düşünüyoruz. Tek başına dalması da şüphelendirici. Bizim tahminlerimizin arasında bunlar da var. Sanayi dalışında benzer malzemeleri kullanabiliyoruz ama bu tip bir dalış yapmak için mutlaka yasal prosedürleri yerine getiriyoruz. Gerekli izinlerimizi alıyoruz, dalacağımız noktaya dalış saatlerimizi bildiriyoruz. Birçok aşamadan geçiyoruz. Vefat eden dalgıcın yanında sanayi malzemesi olduğu için bu tip bir dalış yaptığını düşünüyoruz." "Yabancı gemilerden dalan birisi olabilir" Bölgedeki akıntı sistemini de değerlendiren Kulakaç, "Burada akıntı olayı çok değişken. Lodos oldu ama bizim bölgemizde hakim rüzgar poyraz. Kişinin bölge dışından, İstanbul’dan gelme ihtimali hiç yok. Derince limanında ve serbest bölgeden gelebileceğini düşünüyoruz. Bizim bölgede veya Başiskele’de su altında ciddi anlamda depremden kalan enkaz, gemiler var. En yakın Yalova’daki tersaneler olabilir ama bana göre o da düşük bir ihtimal. Biz bütün profesyonel ve sportif amaçlı çalışan tüm derneklere ve kişilere ulaştık. Bütün elde ettiğimiz verilere göre, bu kişiyi bilen hiç kimse yok. Bir yerden izin alması ya da kayıp ilanı olması lazım. Dalgıç camiası çok büyük değildir, bu kişiye çok kısa sürede ulaşmamız gerekiyordu. Biz her yere ulaştık ama hakkında herhangi bir bilgi edinemedik. Muhtemelen bölgemize gelen yabancı gemilerden dalan bir dalgıç olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Kolay para kazanma amacıyla hayatınızı riske atmayın" DESSAT Başkanı Murat Kulakaç, son olarak yasal prosedürleri hatırlatarak şu uyarılarda bulundu: "Türkiye’de iki tane dalış sistemi var. Türkiye Su Altı Federasyonu’ndan yetki alarak, onun eğitimlerinden geçerek sportif dalış faaliyetleri yürütüyoruz. Dalış faaliyetlerini yapmak için mutlaka bir dalış merkezine bağlı olmanız gerekiyor. Oradan eğitim almanız gerekiyor. Dalışa yasak olmayan her bölgede, sahil güvenlik ve kolluk kuvvetlerine bilgi vererek 6 kişiyi geçmemek kaydıyla dalış yapabiliyorsunuz. Onun haricinde yapacağınız her dalışta mutlaka başınızda bir dalış amiri ve en az iki dalgıç ve yine kolluk kuvvetlerine bilgi vererek yapıyorsunuz. İkinci dalışımız sanayi dalışı, sualtında teknik işler yürütmek, kaynak yapmak, herhangi bir şey sökmek/takmak bunun için de ayrıca profesyonel bir eğitimden geçiyorsunuz ama bunun için yetkili kurumlardan çalışma izni alıyorsunuz, malzemeleriniz test ediliyor ve her dalış için liman başkanlığından izin almanız gerekiyor. Hangi sahada, hangi saatlerde çalışacağınızı bildirmeniz gerekiyor. Mutlaka iki dalgıç ve dalış amiri olması lazım. Ben 1985 yılında dalışa başladım ve bu kurallara harfiyen uyduğum için herhangi bir sorun yaşamadım. Ricamız, kimsenin yönetmelik gereği liman başkanlıkları, sahil güvenlik, deniz polisi ve ilgili kolluk kuvvetlerinden izin alınmadan, kolay para kazanma amacıyla yasal olmayan hiçbir faaliyette bulunmalarını istemiyoruz. Bu tip sonuçlar, hiç arzu etmediğimiz olaylarla sonuçlanabiliyor. Bu bizi çok üzüyor."