ASAYİŞ - 16 Şubat 2026 Pazartesi 12:30

Evde eşi ile gördüğü adamı öldüren başkomisere 10 yıl hapis cezası

A
A
A
Evde eşi ile gördüğü adamı öldüren başkomisere 10 yıl hapis cezası

Elazığ’da evinde eşiyle yakaladığı şahsı öldüren başkomiserin yargılandığı davada kararını açıklayan mahkeme, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak sanığı 10 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı.


Geçen yıl 5 Eylül’de yaşanan olayda, Çaydaçıra Mahallesi’ndeki evine öğle vakti gelen Başkomiser M.K., içeride Orhan Ö. (44) ile karşılaştı. Çıkan kavga sonucunda başkomiser, belindeki silahla defalarca ateş etti. Kurşunların hedefi olan Orhan Ö. olay yerinde hayatını kaybederken, Başkomiser M.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında, tutuklu sanık M.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.


Sanık M.K. ifadesinde, "Maktulle evimin içerisinde karşılaştığım an itibariyle maktul kapı arkasında saklanmış bir şekilde bıçağı bana saplamaya kalktı. Ben ilk etapda mani oldum. Boğuşma sırasında ikimizde yaralandık. Bunlar doktor raporunda mevcuttur. Maktulün otopsi raporunda ateşli silah yaralanmaların dışında boynunu sıkmamdan dolayı oluşan raporlar var. Maktul olay öncesinde bıçak alarak saklanması ve yazışmalarındaki ‘M.K. eve gelirse umurumda değil artık. Tanışmak zorunda kalırız, kendisi bilir’ sözleri maktulün yapmış olduğu bıçaklı saldırıyı düşünce bakımından önemlidir. Maktul gayriahlaki birliktelik içerisindedir. Deşifre olacağını anladığından itibaren de bıçaklı saldırı yaparak birlikteliğin ifşa olmamasını sağlamaya çalışmıştır. Maktulün benim evimde olması konut ihlalinin içinde bulunduğu suçtan dolayı bıçaklı saldırı yaparak kurtulmayı denemiştir. Maktulün evli ve 3 çocuk babası olması, ilişkilerinin öğrenilmesi durumunda hem evinden hem de işinden olacaktı. Bundan dolayı saklanmış ve bıçaklı saldırı gerçekleştirmiştir. Olay anında da maktul ‘seni geberteceğim’ sözleri söyledi" diye konuştu.



"Maktulü öldürmek için ateş etmedim"


Maktulün saldırısının biter bitmez ateş etmeyi bıraktığını aktaran M.K., "İsteseydim silahta kalanları da sıkardım ama ben öyle bir şey yapmadım. Maktulü öldürmek için ateş etmedim. Otopsi raporlarında da görüldüğü gibi tek bir yere ateş etmemişim. Vücudunun alt kısmından ateş etmeye başlamışım. Olay esnasında kullandığım silah yarı otomatik bir tabancadır. Bir defa doldurunca mermi bitene kadar sıkabiliyorsun. Olay esnasında birden fazla dolduruş yapmam için silahın bozuk veya mermilerin patlamamış olması gerekiyor. Olayda fişekler patladı birden fazla dolduruş yapmadığım ortadadır. Olay sonlandıktan sonra dahi üzerimdeki korkuyu atamadım. Benim yaşanan olaydaki kastım kesinlikle öldürmek değildi. Olay anında bıçağın bana yöneltilmiş olmasından dolayı müdahale etmek zorunda kaldım. Kastım kesinlikle öldürmek değil, hayatıma yönelik saldırıyı bertaraf etmekti. Maktulün saldırısını anlar anlamaz atışlarıma son vermiş olmam da öldürme kastımın olmadığını ortaya koymuştur" şeklinde konuştu.



"Kanunların beni korumasına muhtacım"


M.K., "Olayın ardından kolluk görevlilerine durumu bildirdim. Olay yerini terk etmedim veya kaçmadım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Böyle bir konunun yaşanmasını dahi istemezdim. Evimde ansızın beklemediğim bir anda bir saldırıya maruz kaldım. Çocuğumdan işimden ve özgürlüğümden uzak kaldım. Ömrüm boyunca kanunlara uyan örf ve adetlere bağlı olarak yaşamaya çalıştım. Bunlara rağmen bela beni evimde buldu. Kanunların beni korumasına muhtacım. ve mağduriyetime inanmasını arz ederim. Yaşanan olayda kastım kesinlikle öldürmek değildi. Ateş etmek zorunda kaldım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Olayın yaşanmasını istemezdim" ifadelerini kullandı.


Kararına açıklayan mahkeme heyeti sanığa, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ramazan ayında reflü artıyor: Uzmanından sahur uyarısı Medipol Sağlık Grubu, Ramazan ayında sağlığın korunması, kronik hastalıkların yönetimi ve doğru beslenme alışkanlıklarının ele alındığı "Ramazan ve Sağlık Paneli’ni düzenledi. Dikkat edilmesi gereken noktaların multidisipliner bir bakış açısıyla ele alındığı panelde, oruç süresince artan reflü şikayetinin önüne geçmek için sahurdan hemen sonra uyumamak gerektiği belirtildi. Ramazan ayının sağlık üzerindeki etkileri ve oruç sürecinde dikkat edilmesi gerekenler, Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde düzenlenen ‘Ramazan ve Sağlık Paneli’nde masaya yatırıldı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun’un moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; iç hastalıkları, nefroloji, gastroenteroloji, ruh sağlığı ve beslenme alanındaki deneyimli uzmanlar, ramazanı sağlıklı geçirmek için önemli uyarı ve önerilerde bulundu. Ramazanda sağlıktan ödün vermeden ibadet edilmeli Panelin moderatörlüğünü üstlenen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, ramazan ayının hem ruhsal hem de fiziksel olarak dengeli geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Hastaların oruç tutma konusunda zaman zaman ısrarcı olabildiğini belirten Boztosun, sağlık faktörünün her şeyden önce geldiğini ifade ederek, "Sağlığımızı tehlikeye sokmayacaksa elbette oruç tutulabilir. Ancak önceliğimiz her zaman sağlığımız olmalı. Ramazanda kurulan zengin sofralar ve uzun süren sohbetler fazla yemek tüketimine yol açabiliyor. Dengeli beslenme ve egzersiz ihmal edilmemeli. İbadet ederken sağlıktan ödün verilmemesi gerekiyor" dedi. Prof. Boztosun, herkes için huzurlu ve sağlıklı bir Ramazan temennisinde bulundu. Yaşlılarda oruç bireysel olarak değerlendirilmeli İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Aras, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte yaşlı nüfusun arttığına dikkat çekerek, yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişimlerin Ramazan ayında daha yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Ağız kuruluğu, görme ve koku alma problemleri gibi durumların yaşlılıkla birlikte sık görülebildiğini ifade eden Prof. Dr. Aras, vücudun su ihtiyacı devam etmesine rağmen su içme isteğinin azalabildiğini söyledi. Yaşlılığın beslenme açısından da çeşitli zorlukları beraberinde getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Aras, oruç tutma kararının mutlaka bireysel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Orucun faydalarına dikkat çeken Prof. Dr. Aras, ancak bu sürecin hekim kontrolünde ve bilinçli şekilde yönetilmesinin önem taşıdığını ifade etti. "Suyu zamana yayarak tüketin" Nefroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şehmus Özmen, ramazanda su tüketiminin önemine vurgu yaparak, "Ramazanda suyu belli bir miktarı hesap ederek içmek gerekiyor. İki litreyi iftar-sahur arasına sığdırmamız gerekiyor. İftarda yarım litre, arada bir litre, sahurda da yarım veya 1 litre tüketilmesinin daha sağlıklı olduğunu söyleyebilirim. Su tüketme kısmı herkes için önemli ama kronik böbrek hastalığı olanlar için çok daha önemli. Çünkü böbrekler suya daha bağımlı oluyor ve su eksikliği onlarda bir hasara neden olabiliyor. Hastalıkların kötüleşmesine neden olabiliyor" dedi. "Kabızlığın önüne geçmek için lifli gıdalar tüketin" Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, ramazan süresince mide sorunlarının önüne geçilmesi için önemli tavsiyelerde bulundu. İftarda hızlı yemek yemenin midede ağırlık, şişkinlik ve reflü yakınmaları oluşturacağını belirten Korkut, "İftarı bir çorba veya bir bardak ılık suyla açmak gerekir. Hızlı hızlı yemek değil, bolca çiğneyerek, yavaş yavaş yemek önemli. Küçük molalarla, çorbadan sonra sofrada 10 dakikalık bir sohbet molası iyi gelecektir. Lif oranını mutlaka artırmak gerekiyor. Çünkü ramazan süresince beraberinde kabızlık yaşanıyor. Ağır yemekler önermiyoruz. Daha çok sebze ağırlıklı, fırında pişmiş gıdalar ve balık gibi proteinler öneriyoruz" dedi. Ramazanda çay, kahve yerine bitki çayı önerisi Ramazanda su içmenin önemini hatırlatan Prof. Dr. Korkut, çay, kahve gibi içeceklerin suyun yerine geçmeyeceğini hatırlatarak, "Rezene çayı, kekik çayı gibi bitki dostu mide çaylarını ön plana almak gerekir" uyarısında bulundu. Korkut, kahvaltı benzeri sahur önerisinde bulunarak yumurta, zeytin, peynir gibi gıdalar tüketilmesini önerdi. Reflü tarzında yakınmaların çok sık yaşandığını belirten Korkut, özellikle sahurdan sonra hemen uyumanın bu şikayetlere neden olduğunu belirtti. Korkut, "Sahurdan sonra hemen yatmamayı, en azından yarım saat, bir saat oturmayı öneriyoruz. İş koşulları nedeniyle bunu sağlamak mümkün olmayabiliyor. Reflü yastıkları ya da yatak başını bir 30 cm yükseltip sol yana yatmayı reflü hastalarına önerebiliriz" diye konuştu. Oruç ruhsal dayanıklılığı artırıyor Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman, ramazan ayında tutulan orucun yalnızca fiziksel değil, ruhsal açıdan da önemli katkılar sağladığını belirtti. Oruç tutmanın stresi azalttığını, dikkat ve hafıza üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Tuman, bu sürecin ruhsal dayanıklılığı artırdığını söyledi. Uzun süreli açlığın bazı bireylerde depresyona karşı koruyucu etki gösterebildiğini dile getiren Doç. Dr. Tuman, ancak bu dönemde uyku düzeninin bozulabildiğine dikkat çekti. İftar ve sahur saatlerinin mümkün olduğunca düzenli tutulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Tuman, gün içerisinde yapılacak kısa süreli uykuların zihni dinlendirdiğini ve uzun vadede ruh sağlığını olumlu etkilediğini belirtti. Ramazan ayının aynı zamanda aile ve sosyal bağları güçlendiren özel bir dönem olduğuna işaret eden Doç. Dr. Tuman, bu sürecin manevi yönünün ruh sağlığına önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Doğru sıralama kilo kontrolünü belirliyor Diyetisyen Fatma Betül Çelebi, ramazan ayında kilo alımının temel nedeninin fazla kalori tüketimi olduğunu belirterek, kişinin oruç tutmasına rağmen kilo almaya devam etmesinin genellikle yanlış beslenme sıralamasından kaynaklandığını söyledi. İftarda sebze ve protein ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken Çelebi, yemeğe pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı besinlerle başlamanın kilo artışına zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Düşük kalorili ancak besleyici gıdaların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Çelebi, çorba tüketiminin ardından 10-15 dakika ara vererek ana yemeğe geçmenin tokluk kontrolü açısından faydalı olduğunu belirtti. Öğünlere avokado gibi sağlıklı yağ kaynaklarının eklenmesinin uzun süre tok kalmaya yardımcı olacağını dile getiren Çelebi, tam buğday ekmeğinin de tercih edilmesini önerdi.
Isparta Başdeğirmen’den yeni otogara GES müjdesi Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, yeni otogar esnafıyla bir araya geldi, talep ve önerileri yerinde dinledi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, yeni otogarın çatısına 1,3 MW’lik güneş enerjisi santrali kurulacağını belirtirken, esnaf da yeni otogardan çok memnun olduklarını ifade etti. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, esnaf buluşmaları kapsamında yeni otogar esnafıyla bir araya gelerek, talep ve önerileri dinledi. Başkan Başdeğirmen’e belediye başkan yardımcıları ve daire müdürleri eşlik etti. Başkan Başdeğirmen, yeni otogar için çalışma yaparken esnafın önerilerini dikkate aldıklarını söyleyerek, "Burayı projelendirirken peronları yazıhanede oturan işletmecilerin otobüsü görmesi gerektiği sözlerinizle ön tarafa aldık. Buradaki tüm çalışmalarımızı esnaflarımızın görüşleriyle yaptık. Görüyoruz ki arkadaşlarımız da peronlardan memnun. Bizlere gelen bilgiler bu yönde" dedi. "Yatırımlarımız devam ediyor" Yeni otogarın çatısına 1,3 MW’lik güneş enerjisi santrali kurulacağını belirten Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, "Yatırımlarımız devam ediyor. GES ile belediyemizin ihtiyaçlarını karşılamaya devam edeceğiz. Bunlar şehrimizin, belediyemizin daha çok gelişerek üst seviyede hizmet etmesini sağlayan çalışmalar. Toplamda 20 MW GES’e sahip olan bir belediye oluyoruz. Yıllık 250 milyon lira civarında bir geliri belediyemize sağlayarak başka yatırımları yapma imkanı veriyor. Isparta’mızın sürekli hareketli olması lazım, hızlı çalışmalarla şehrimizin yatırımlarını arttırabilmemiz lazım. Ne kadar şehrimizi güzelleştirir ve dışarıdan misafir çekebilirsek biz bu otogarın daha çok çalışacağı inancındayız. Gayretlerimiz bu yöndedir" ifadelerinde bulundu. "Eski otogardaki problemlerimiz burada yok" Yeni otogar esnafı da talep ve önerilerini Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e aktardı. Eski otogarda birçok problem yaşadıklarını belirten esnaf, "Burada ısıtma ve soğutma konusunda çok rahatız. Eski otogardaki problemlerimiz burada yok. Yepyeni pırıl pırıl tertemiz. Tüm arkadaşlarımız ve gelen gidenler çok memnunlar. Burası için başkanımızın katkısı çok büyük. Allah razı olsun. Emeğinize sağlık. Esnaflar olarak başkanımıza çok teşekkür ederiz. Isparta genelinde takdire şayan bir başkanımız var. Başkanımız ilk göreve geldiğinde Isparta’ya bahar geleceği belliydi, bu baharı getirdiniz. Isparta’ya umut oldunuz, iyi ki varsınız" dedi. Öte yandan bir işletmecinin kızı Sudenur kendi elleriyle yaptığı aile tablosunu Başdeğirmen’e hediye etti. Başkan Başdeğirmen de Sudenur’a teşekkür etti.
Mardin Mardin’de HOLEP yöntemiyle 3 büyük prostat ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ileri lazer teknolojisine dayalı HOLEP yöntemi ilk kez uygulanarak 3 prostat ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Sağır, yöntemin özellikle büyük hacimli prostatlarda etkili sonuç verdiğini söyledi. Yaklaşık bir aydır idrar yapamama şikayeti bulunan ve sondalı olarak yaşamını sürdüren bir hastaya da bu yöntemin uygulandığını belirten Uzm. Dr. Sağır, hastanın prostatının büyük olması nedeniyle kanamaya yol açtığını ve kan sulandırıcı ilaç kullandığını ifade etti. Hastaneye kısa süre önce kazandırılan HOLEP cihazı sayesinde bu tür vakaların artık kapalı yöntemle ve güvenli şekilde tedavi edilebildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Sağır, şöyle konuştu: ’’Hastanemizin aldığı HOLEP cihazı ile hastamızın ameliyatını yapmayı uygun bulduk. 60 yaş üzeri hastalarımızda genellikle prostat sorunları ortaya çıktığından dolayı ve 60 yaş üzeri yeterli prostat cerrahi düşündüğümüz hastaların hepsinde uygulanabilir. Ameliyatı gayet güzel geçti ameliyattan sonra da genellikle açık cerrahi ameliyatlarda normalde bir hafta yatırdığımız hastaları HOLEP cihazı sayesinde yarın taburcu etmeyi düşünüyoruz" Başhekim Yardımcısı Dr. Akif Kaya da cihazın kısa süre önce hastaneye kazandırıldığını belirterek, "Yaklaşık bir ay önceden aldığımız HOLEP cihazı sayesinde hastanemizde artık daha kısa bir süre içerisinde bu prostat ameliyatlarına yapıp hastalarımıza daha kısa sürede taburcu etme imkanı sağladık. Bize bu imkanları sağladıkları için sağlık Bakanlığımıza Mardin Valiliğimize ve il sağlık müdürlüğümüze çok teşekkür ediyoruz" dedi. Ameliyat edilen hastanın kızı Şükriye Dalmaz ise operasyonun başarılı geçtiğini kaydederek, "Ameliyatı güzel geçti. Riskli diyorlardı kimse yapmıyordu. Hocamızdan Allah razı olsun ameliyatı güzel geçse gerçekten bu kadar güzel geçmesini beklemiyorduk" şeklinde konuştu.
İstanbul Migros Ramazan ayına özel fiyatlarını sabitlediğini duyurdu Migros, Ramazan ayı boyunca Migros markalı yaklaşık 300 temel ihtiyaç ürününde ve dana kıyma, dana kuşbaşında fiyatı sabitlediğini duyurdu. Migros, müşterilerinin temel gıda ürünlerine uygun fiyatlarla ve kolayca ulaşabilmesi amacıyla Ramazan ayına özel kapsamlı bir kampanya başlattığını açıkladı. Temel ihtiyaç ürünleri ve kırmızı ette fiyat sabitlendi Migros, Ramazan ayı boyunca Migros markalı yaklaşık 300 temel ihtiyaç ürününde fiyat sabitledi. Bu ürünler arasında, makarna, un, bakliyat çeşitleri, pirinç, salça, konserve, çay, kahve, şeker, süt ve tereyağı gibi Ramazan sofralarının vazgeçilmez ürünleri yer alıyor. Ayrıca dana kıyma ve dana kuşbaşında 28 Ocak’ta başlayan sabit fiyat kampanyası, 26 Mart tarihine kadar devam edecek. 3 bin üründe daha kampanya fırsatı Markanın, Ramazan ayı boyunca Migroskop katalogları ile sütten bakliyata, unlu mamullerden yumurtaya, deterjandan züccaciyeye kadar yaklaşık 3 bin üründe daha kampanyalarına devam edeceği belirtildi. Ramazan kolileri ile yüzde 40’a varan tasarruf Yapılan açıklamaya göre; Migros müşterileri, temel gıda ürünlerini tek tek almak yerine Ramazan kolisi şeklinde aldıklarında yüzde 40’a varan tasarruf sağlıyor. Ayrıca, Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine destek olmak isteyen müşteriler, Bereket ve Lezzet Paketlerini; Türk Kızılay, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı (TSCV), Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) veya Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma (ZİÇEV) Vakfı’na Migros Sanal Market üzerinden bağışlayabiliyor. "Bir Sofra da Sen Kur" Türk Kızılay, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği ve ZİÇEV iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Bir Sofra da Sen Kur’ kampanyası kapsamında ise Migros müşterileri, iftar yemeklerinin seçtikleri bağış kurumuna Migros tarafından ulaştırılmasını sağlayacak. ‘Bir Sofra da Sen Kur’ kampanyasının, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 2026 yılı için belirlediği fitre bedeline denk geldiği aktarıldı. Çorba, ana yemek, yardımcı yemek ve tatlıdan oluşan iftar menüsü, bağışçılar adına ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak.