Son Dakika
|
ABD basını anlaşmayı duyurdu: Trump'ın onayı bekleniyor"
Mardin’de iki aile arasında silahlı kavga: 2 ölü, 7 yaralı
Antalya’da akran zorbalığı!
MHP Genel Başkanı Bahçeli’den CHP’ye kongre için ’9 Eylül’ önerisi
Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Büyük Çamlıca Camii'nde bayram mesajı!
Acemi kasaplar hastaneye koştu!
MHP lideri Bahçeli, Merhum Türkeş’in kabrini ziyaret etti
Artvin’de sağanak taşkınlara neden oldu
Demokrasi şehitleri mağdurları ilk kez Dolmabahçe’de
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Transparent Steel Church Revives Belgium’s Historic Herkenrode Abbey
İhlas Vakfı 2026 kurban organizasyonunda 6 ülkede kesim yaptı
CHP’nin bayramlaşmasında "Özel-Kılıçdaroğlu" gerginliği
İspanya Başbakanı Sanchez'in kardeşi hakim karşısına çıktı
Ticari araç koyun sürüsüne daldı: Çoban öldü, 9 koyun telef oldu
SOLOTÜRK'ten İstanbul Boğazı’nda selamlama uçuşu
CHP’den 3 bayram sonra AK Parti’ye bayram ziyareti
Kesmek için büyükbaş hayvanı 6’ıncı kata çıkardı
EKONOMİ
Kasaplarda kıyma çekme telaşı başladı
28 Mayıs 2026 Perşembe - 15:07:29
SAMSUN (İHA) – Kurban Bayramı’nın ikinci gününde kurbanlık telaşı yerini kıyma çektirme yoğunluğuna bıraktı. Samsun’da vatandaşlar, kestikleri kurban etlerini kıyma yaptırmak için kasapların önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Kent genelinde kasaplarda hareketlilik yaşanırken, vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren dükkanların önünde sıraya girdi. Kasaplar, artan yoğunluk nedeniyle gün boyu vatandaşlara et parçalama ve kıyma çekme hizmeti verdi. Samsun Kasaplar Odası’na kayıtlı işletmelerde kıymanın kilogramının 30 TL’den çekildiği öğrenilirken, bir kasaba günlük ortalama 500 ila 600 kişinin geldiği belirtildi. Samsun Kasaplar Odası Başkanı Ömür Şen, bayram dönemlerinde her yıl benzer yoğunluğun yaşandığını ifade ederek, "Her sene olduğu gibi bu sene de yoğunluk var. Bütün kasap esnaflarımızda yoğunluk var. İnsanlar kurbanlarını kesti, bizler de yardımcı oluyoruz. Etlerini parçalıyoruz, kıymalarını çekiyoruz" dedi. Sokakta yapılan kıyma çekimine dikkat çeken Şen, bunun halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirterek, "Rahatsız olduğumuz konu dışarıda sokağın ortasında kıyma çekilmesi. Sokağa makine koyup kıyma çekiyorlar. Bu konuda cezalar caydırıcı değil. İnsan sağlığıyla oynanmasın" ifadelerini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:54
Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı "bacasız fabrikaya" dönüştü
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:47
Çekirdek karpuzun hasadı başladı: 3 ayda hasat ediliyor, 1 ayda tükeniyor
Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Karacaören’de yetiştirilen çekirdek karpuzunun hasadı başladı. Kumluca İlçesine bağlı Karacaören Mahallesinde dar bir alanda üretilen çekirdek karpuzda beklenen hasat başladı. Alakır Çayı havzasında dar bir alanda üretilen karpuzlar sabahın erken saatlerinde seralardan hasat ediliyor ve ilçe merkezinde satışa sunuluyor. Şubat ayında toprakla buluşan karpuz fidanları 3 ay içinde oluşup hasat edilecek hale geliyor. Çekirdek karpuz, kilosu 60 TL’den satılıyor. Yaklaşık 20 yıl önce mahallede ilk defa kış mevsiminde karpuz yetiştirmeyi deneyen Halil Çatal; "Bu çekirdek karpuzun rengi pembe, içi pamuk şekeri gibi ağızda eriyen bir çeşittir. Biraz kabuğu kalın olsa da bu karpuzun orijinali bu şekildedir. Bu her yerde olmaz. Bizim buraya has olduğu için Karacaören çekirdek karpuzu olarak Kumluca halkına sunmaktayız. 20 Mayısta başlar 20 Haziranda biter. Çok kısa bir periyodda bulunur. Ama tat ve şeker oranı yüksek olduğu için halkımızın tercih ettiği bir karpuzdur" dedi. "Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz" Karpuzların sadece ilçe halkına yeterli olduğunu ve dışarıya satılmadığını belirten Çatal, "Kumluca halkına ancak yeter. Fazla bir rekolte yok. Dışarı satmıyoruz. Çünkü kendi ilçemiz e ancak yetiyor. Karacaören karpuzunu gören fiyatın bakmaz. Tadına bakar. Karacaören karpuzu olduğunu bilen de fiyat sormaz. 20 Şubat’ta dikiyoruz, 20 Mayıs’ta hasat ediyoruz. Dönümden 4 ton civarında karpuz hasat ediyoruz. Aşı karpuz olsa dönümden 8 ile 10 ton karpuz çıkar. Ama biz tatlı olsun az olsun diyoruz" dedi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 13:40
Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı sektör oldu
Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. (MÇ-İK-
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Mayıs 2026 Pazar- 10:55
Kurban Bayramı için tescilli tatlıların üretimi gece gündüz devam ediyor
2
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:17
Dangalak domatesin hasadı başladı
3
29 Kasım 2021 Pazartesi- 12:19
Kahta’daki fırıncılar düşük maliyetle un alabilecek
4
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 13:38
Sinop fuarlarına "Amazon" dokunuşu
5
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:27
Fethiye Ölüdeniz-Kayaköy yolları yenilendi
18 Eylül 2025 Perşembe - 15:30
Merkez Bankası’nın toplam rezervleri azaldı
Merkez Bankası toplam rezervleri 12 Eylül ile biten haftada 2 milyar 247 milyon dolar azaldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre; Merkez Bankası toplam rezervleri 12 Eylül ile biten haftada 2 milyar 247 milyon dolar azalarak 177 milyar 860 milyon dolar oldu. Brüt döviz rezervleri 4 milyar 677 milyon dolar azalışla 89 milyar 176 milyon dolardan 84 milyar 499 milyon dolara indi. Altın rezervleri ise 12 Eylül haftasında 2 milyar 430 milyon dolar artışla 90 milyar 931 milyon dolardan 93 milyar 361 milyon dolara yükseldi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 15:28
"Kuru incir ihracatında, üretici üzerine kirli oyun iddiası"
Dünyanın ve Türkiye’nin en kaliteli ve en fazla incirinin üretildiği Aydın’da kuru incir satışlarında ihracatçıların yanlış politikası nedeniyle ciddi sıkıntılar yaşandığı belirtildi. Aydın’ın önde gelen incir üreticilerinden Tansel Önder, şu anda üreticiden geçen yılın altında fiyatlarla incir toplanmaya çalışıldığını belirterek bu durumun Türk ekonomisine de zarar verdiğini belirtti. Geçen yıl 230 TL’ye satılan incirlere bu yıl 200 TL fiyat biçildiğini belirten Önder, yaşanan olumsuzluğun tamamen ihracatçılardan kaynaklandığını belirterek ilgili bakanlıkların duruma el koymasını beklediklerini söyledi. Türkiye’nin incir üretim merkezi olan Aydın’da hasat sezonunu tamamlayan çiftçiler son yılların en sıkıntılı günlerini yaşıyor. Bu yıl rekolte düşük olmasına rağmen üreticiye geçen yılın altında fiyat sunulduğunu kaydeden Önder, "Dünyada rakibimizin olmadığı bir ürünü üretiyoruz. Ancak ihracatçının yanlış politikaları nedeniyle bu kıymetli ürünümüzü değere dönüştüremiyoruz. Aldığımız duyumlara göre; ihracatçılar ve depocular aralarında anlaşıp 20 Eylül’e kadar piyasaya çıkmama kararı aldığını duyuyoruz. Bu durum piyasanın şişmesine neden oldu. Gemi yükleme tarihinin ileri alınmasının altında da bize göre farklı hesaplar var" dedi. "Ülke olarak kendi ayağımıza sıkıyoruz" Kuru incir fiyatını aşağıya çekip üreticiden düşük fiyata mal toplayanların Avrupa’ya geçen yılın altında fiyat teklif ettiğini de duyduklarını ve hal böyle olunca Avrupa Pazarı’nın Türk ihracatçısına ‘Biz daha düşük fiyata teklif alıyoruz. Fiyatlarınızı aşağıya çekin’ diye taleplerin geldiğinin konuşulduğunu belirten Tansel Önder, "Bu ürün Avrupa’da olsa dünyaya bu incir gram ile ‘ilaç’ diye satılır. Maalesef bizde iç çekişmeler ve üreticinin korunmaması nedeniyle ülke ekonomisi zarar görüyor. Deyim yerinde ise ülke olarak kendi ayağımıza sıkıyoruz.Yükleme tarihinin ileri atılması bence hiç doğru bir karar değil. Şu anda incir alımının ertelenmesi depoda bekletilen üründe kalite kaybına ve aflatoksin oluşumuna neden olur. Bu nedenle ilgili bakanlıkların ve Aydın milletvekillerinin bir an önce duruma el koymasını bekliyoruz" dedi. Geçen yıl kürek malı diye tabir edilen incirin kilosunun 230-240 TL civarında fiyatla satıldığını belirten Tansel Önder, bu yıl artan üretim maliyeti ve enflasyona rağmen 200 TL’ye alınmak istendiğini belirtti.
18 Eylül 2025 Perşembe - 14:56
Malatya TSO’da "E-Ticaret ve Yapay Zeka Konferansı" düzenlendi
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda "E-Ticaret ve Yapay Zeka Konferansı" düzenlendi. Konferansta dijitalleşmenin ve yapay zeka destekli görsel üretim uygulamalarının sunduğu fırsatlar, yeni iş modelleri ve yenilikçi yaklaşımlar ele alındı. Konferansın açılış konuşması yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Basri İlhan, dünyanın ve Türkiye’nin e-ticaret hacminden bahsetti. İlhan, "Dünyada ticaret anlayışı artık dijitale doğru evriliyor. Özellikle yapay zekanın hayatımıza girmesiyle e-ticaret daha fazla tercih edilir hale geldi. 2020 yılında yaşadığımız pandemi dönemiyle başlayan e-ticaret, bugün geleneksel ticareti gölgeliyor.2022 yılında 5 buçuk trilyon dolar olan küresel e-ticaret hacmi geçen yıl itibarıyla 7 trilyon dolara yükseldi.2026’da 8 trilyon doları aşması bekleniyor. Ülkemize baktığımızda e-ticaret hacmi 2024’te bir önceki yıla göre yüzde 61 artarak 3 trilyon lirayı aştı. Bu rakam 90 milyar dolara tekabül ediyor. Küresel ticaret değişirken biz de bu değişimin karşısında duramayız. Genç ve dinamik bir nüfusa sahip olmamız, yoğun bir şekilde mobil cihaz kullanılması ve sosyal medyanın yaygınlığı e-ticaretin ufkunun açık, geleceğinin parlak olduğunu gösteriyor" diye konuştu. "Dijital vizyon sunuyoruz" 6 Şubat’ta yaşanan deprem sonrası birçok firmanın e-ticaret ile ayakta kalmayı başardığını kaydeden İlhan, "E-ticaret sayesinde, artık öyle tuğla ve çimento ile yapılmış mağazalara da ihtiyaç da yok. Ürününüzü bir tuş işe dünyaya satabilirsiniz.6 Şubat’ta yaşadığımız deprem sonrası birçok firmamız e-ticaret ile ayakta kalmayı başardı. Dijital pazarlarda var olmak istiyorsak yapay zekanın da olumlu yansımasıyla teknolojik dönüşümümüzü sağlayarak, e-ticarete yoğunlaşmalıyız. Malatya TSO olarak, bu konuda her zaman üyelerimizin yanındayız. Birçok eğitim çalışmaları düzenledik, düzenlemeye de devam edeceğiz. Bugün düzenlediğimiz bu konferansla sizlere dijital bir vizyon sunuyoruz." diye konuştu. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Basri İlhan’ın konuşmasının ardından Grapidia Solutions Ajans Başkanı Emrah Güler ve Marke Front CEO’su Aytaç Mestçi tarafından birer sunum yapıldı.
18 Eylül 2025 Perşembe - 14:56
Başkan Güler: "Ordu’nun yöresel ürünlerini dünyaya açma zamanı geldi"
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ordu’nun yöresel ürünlerini markalaştırıp artık dünyaya açma zamanının geldiğini söyledi. Ordu Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen "Ordu Ticaret Festivali", Altınordu ilçesinde açıldı. 18-21 Eylül tarihleri arasında açık olacak olan festival kapsamında çeşitli etkinlikler yapılacak. Tayfun Gürsoy Parkı’nda düzenlenen programın açılış töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, yaptıkları çalışmalar ile Ordu’nun artık 19 ilçesi ile birlikte daha fazla tanınan ve ilgi gören bir şehir haline geldiğini söyledi. Başkan Güler, "Bugün açılışını yaptığımız Ordu Ticaret Festivali bizim için çok önem arz ediyor. Hem şehrimizin tanıtılması hem de ekonomisi ile ilgili önemli bir adımı bugün atmış oluyoruz. Bu festivalin geleneksel hale getirilmesi bizim en büyük arzumuzdur. Bu festivalin oluşumunda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu festival ile hem şehrimizin tanıtılması hem de marka kent olması noktasında önemli bir adımı atmış bulunuyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak yaptığımız çalışmalarla Ordu artık dışarıda tanınan ve 19 ilçesi ile büyük ilgi gören bir kent haline geldi" dedi. "Ordu’nun yöresel ürünlerini dünyaya açma zamanı geldi" Başkan Güler, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan 8 farklı şirkette çeşitli alanlarda üretim yaptıklarını belirterek, "Bu festivalleri artık dışarıdan gelen markaların yanına kendi markalarımızı da tanıtmak için büyük fırsat olarak görüyorum. Ordu’nun yöresel ürünlerini markalaştırıp artık dünyaya açma zamanının geldiği düşüncesindeyim. İlerleyen süreçte şehrimiz için bir fuar merkezi düşüncemiz var. Bunu kısa sürede hayata geçirmek için çalışmalara başladık. Büyükşehir Belediyesi olarak 8 şirketimiz çeşitli alanlarda fındık haricinde ürün üreterek kendi markalarını oluşturdu. Tarımdan sanayi ürünlerine kadar geniş yelpazesi olan bu çeşitliliği artık daha da yukarılara taşımak istiyoruz. Bu çalışmaları Ordu ailesi çatısı altında gerçekleştireceğiz. Ben tekrar bu festivalde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından programın açılış kurdelesi kesildi, sonrasında ise Vali Muammer Erol, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Ordu Ticaret Borsası Başkanı Ziver Kahraman, Ordu İl Emniyet Müdürü Ahmet Acar ve ilgililer, alanda bulunan kurum ve kuruluşların stantlarını ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı.
18 Eylül 2025 Perşembe - 14:43
TCMB: ’’Ağustos ayında gıda grubu, fiyat artışı ile öne çıkan ana grup oldu’’
Merkez Bankası PPK özetinde; Ağustos ayında gıda grubunun, fiyat artışı ile öne çıkan ana grup olduğu, kuraklık ve zirai don hadiselerinin tarımsal üretimi olumsuz yönde etkileyerek gıda fiyatları üzerinde eş anlı ve gecikmeli olarak yukarı yönlü baskı oluşturduğu belirtildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Özette şu ifadelere yer verildi: ’’Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlik yüksek seviyelerini korumaktadır. Bununla birlikte, küresel büyüme görünümündeki sınırlı iyileşme devam etmiştir. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2025 yılında yüzde 1,9; 2026 yılında ise yüzde 2,3 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel talep görünümündeki bozulma ve arz yönlü gelişmeler ham petrol fiyatlarını baskılamaya devam ederken, enerji emtia fiyatları mevcut PPK döneminde gerilemiştir. Diğer taraftan, enerji dışı emtia fiyatları değerli metal fiyatları kaynaklı olarak bir miktar artmıştır. ABD ve diğer ülkelerin önümüzdeki dönemde izleyeceği ticaret ve ekonomi politikalarına dair belirsizlikler ve jeopolitik riskler küresel iktisadi faaliyetin seyri açısından öne çıkan risk faktörleri olarak görülmektedir. Enflasyon üzerindeki riskler küresel ölçekte geçerliliğini korurken, merkez bankaları söz konusu riskleri gözeterek faiz indirimlerini sürdürmektedir. Gelişmekte olan ülke piyasalarına portföy girişleri devam etmekle birlikte, yüksek seviyesini koruyan küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Parasal ve finansal koşullar Türk lirası (TL) mevduat faizleri, eylül ayında politika faizinde indirim beklentisinin etkisiyle 25 Temmuz haftasına kıyasla 242 baz puan azalarak 5 Eylül haftası itibarıyla yüzde 50,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 265 baz puan azalarak yüzde 50,2; ihtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 49 baz puan artarak yüzde 65,7; konut kredisi faizleri 262 baz puan azalarak yüzde 39,3; taşıt kredisi faizleri ise 300 baz puan azalarak yüzde 42 seviyesinde oluşmuştur. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 25 Temmuz - 5 Eylül döneminde yüzde 3,3 seviyesine yükselmiştir. Bu artışta kredi kartı büyümesindeki yükselme etkili olmuştur. TL ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 3 seviyesinden yüzde 2,3’e gerilemiştir. Kur etkisinden arındırılmış yabancı para (YP) ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması, yüzde 0,7 ile bir önceki PPK dönemi seviyesinin üzerinde gerçekleşmiştir. Parasal aktarım mekanizmasını desteklemek amacıyla makroihtiyati çerçevede mevcut PPK döneminde bir dizi değişiklik yapılmıştır. 16 Ağustos 2025 tarihinden itibaren kullandırılan krediler için kredi büyüme oranlarının dört yerine sekiz haftada bir hesaplanmasına yönelik değişiklik yapılmıştır. 23 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla KKM hesap açma ve yenileme işlemleri (YUVAM hesapları hariç) sonlandırılmıştır. 29 Ağustos hesaplama döneminden itibaren yenileme ve TL’ye geçiş oranına bağlı komisyon uygulamasına son verilmiş, 26 Eylül’den itibaren geçerli olmak üzere Türk lirası payına göre komisyon uygulamasında komisyon oranları; gerçek kişiler için yüzde 3’ten yüzde 4’e ve tüzel kişiler için yüzde 1,5’ten yüzde 2’ye yükseltilmiştir. Son olarak, 7 Ağustos 2025 tarihli Resmî Gazete Kararı ile küçük ve orta büyüklükteki işletme (KOBİ) tanımında esas alınan yıllık net satış hasılatı veya mali bilanço tutarının 500 milyon TL’den 1 milyar TL’ye yükseltilmesi kararının, kredi büyüme kısıtlarında 15 Ağustos 2025 tarihinden itibaren kullandırılan kredilerde dikkate alınmasına yönelik değişiklik yapılmıştır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt uluslararası rezervleri, 25 Temmuz’dan bu yana 8,3 milyar ABD doları artarak 5 Eylül itibarıyla 180,1 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 23 Temmuz’dan bu yana düşerek 10 Eylül itibarıyla 267 baz puan seviyesine gelmiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 10 Eylül itibarıyla yüzde 10,4 seviyesine, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 20,2 seviyesine yükselmiştir. Bir önceki PPK toplantı haftasından bu yana yurt dışında yerleşik yatırımcıların pozisyon değişimi hisse senedi piyasasında sınırlı kalırken, değişimin tamamına yakını Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına olmuş ve toplamda 1,0 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir. Talep ve üretim Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla (GSYH), 2025 yılının ikinci çeyreğinde yıllık ve çeyreklik bazda sırasıyla yüzde 4,8 ve yüzde 1,6 oranlarında artmış, büyüme öngörülerin üzerinde gerçekleşmiştir. İkinci çeyrek verilerinin açıklanmasıyla eşzamanlı olarak, TÜİK millî gelir istatistiklerinde ana revizyon gerçekleştirmiştir. Revizyondan en çok etkilenen bileşenler üretim tarafında tarım sektörü, harcama tarafında ise özel tüketim harcamaları ve stok kalemleri olmuştur. Ayrıca idari kayıtların daha etkin ve kapsamlı kullanılmaya başlanması, genel olarak hesaplama yöntemlerinin geliştirilmesi ve mevsim ve takvim etkilerinden ayrıştırma modellerinin gözden geçirilmesi gibi birçok güncelleme yapılmıştır. Revizyon sonrası verilerle ikinci çeyrekte, üretim yöntemiyle yıllık büyümenin temel sürükleyicisi hizmetler sektörü olmuş, sanayi sektörünün katkısı ise pozitife dönmüştür. İnşaat sektörü büyümeyi desteklemiştir. Harcama yöntemiyle ise, özel tüketim ve toplam yatırımların yıllık büyümesi hızlanmış, yıllık büyümeye en yüksek katkı nihai yurt içi talepten gelmiştir. Çeyreklik bazda özel tüketimde ilk çeyrekte görülen daralma ikinci çeyrekte devam etmiştir. Toplam yatırımlar ilk çeyrekteki gerilemesinin ardından inşaat ve makine-teçhizat yatırımları kaynaklı artmıştır. Böylece, nihai yurt içi talep çeyreklik bazda büyümeyi sınırlamıştır. Bu çerçevede, ikinci çeyrekte büyüme öngörülerin üzerinde gerçekleşirken nihai yurt içi talebin zayıf seyrini koruduğu değerlendirilmiştir. Öte yandan, küresel ticaret belirsizlikleri ve küresel büyüme görünümündeki toparlanmanın sınırlı kalması sonucunda ihracat gerilerken, öne çekilmiş ithalat kaynaklı olarak net ihracat büyümeyi azaltıcı yönde etkilemiştir. Temmuz ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 0,2 oranında azalış, çeyreklik bazda ise yüzde 1,2 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç bakıldığında endeks aylık bazda sınırlı, çeyreklik olarak ise ana endeksin büyümesine yakın bir artış göstermiştir. Böylece perakende satışların büyümesi yavaşlamıştır. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, toptan ticaretteki belirgin gerileme kaynaklı olarak, aylık bazda yüzde 6,5, çeyreklik bazda ise yüzde 3,2 oranında azalmıştır. Hizmet üretim endeksi haziran ayında yüzde 0,5 oranında gerilemiştir. Çeyreklik bazda ise yılın ilk çeyreğindeki yüzde 3,1 oranında yükselişinin ardından ikinci çeyrekte yatay seyretmiştir. Kartla yapılan harcamalar temmuz-ağustos döneminde artmıştır. Diğer yandan, kart kullanım oranında son yıllarda görülen artışın etkisi dışlandığında tüketim harcamalarının daha ılımlı gerçekleştiği değerlendirilmektedir. Beyaz eşya satışları haziran-temmuz döneminde gerilemiş, otomobil satışları ise ağustos ayındaki ivmelenmenin etkisiyle temmuz-ağustos döneminde çeyreklik bazda artmıştır. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın üçüncü çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerindeki zayıf seyrin sürdüğüne işaret etmektedir. Özetle, yakın döneme ilişkin veriler, talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğunu göstermektedir. İkinci çeyrekte sanayi sektörü katma değeri yıllık bazda yüzde 6,1, çeyreklik bazda ise yüzde 2,3 oranında artarak ilk çeyreğe kıyasla daha güçlü bir sanayi faaliyetine işaret etmiştir. Bu çerçevede, sanayi katma değeri, ikinci çeyrekte büyümesi yavaşlayan sanayi üretiminden ayrışmıştır. Bu dönemde, çeyreklik sanayi üretimi artışına en yüksek katkıların, tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörlerden gelmesinin, sanayi üretim göstergeleri ile milli gelir içinde yer alan katma değer göstergesi arasındaki ayrışmayı kısmen açıklayabileceği değerlendirilmektedir. Temmuz ayında ise sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 1,8 oranında gerilerken, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 5,0 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, temmuz ayı itibarıyla üçüncü çeyrekte yüzde 0,3 oranında sınırlı bir düşüş kaydetmiştir. Ana eğilimi izlemek amacıyla tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında, sanayi üretimindeki aylık azalış daha sınırlı olurken, çeyreklik bazda üretimde daha yüksek oranlı bir gerileme gerçeklemiştir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, üçüncü çeyrekte imalat sanayinde faaliyetin görece zayıf seyrettiğine işaret etmektedir. İmalat sanayi kapasite kullanım oranı gerilemeye devam ederek temmuz-ağustos döneminde ikinci çeyreğe kıyasla 0,9 puan azalmıştır. İnşaat üretim endeksi ise, ikinci çeyrekte çeyreklik bazda yüzde 0,8 oranında sınırlı bir yükseliş kaydederken, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19,6 oranında artmıştır. Temmuz ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,6 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve çeyreklik bazda yüzde 0,2 oranında artmıştır. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,3 puan düşmüş, işsizlik oranı ise 0,4 puan azalarak yüzde 8,0 seviyesine gerilemiştir. Anket göstergeleri, yılın üçüncü çeyreğinde imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir. Haziran ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 2 milyar ABD doları açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 2,8 milyar ABD doları artış göstererek 18,9 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Seyahat gelirleri tatil sezonunun etkisiyle aylık bazda 6 milyar ABD dolarına yükselmiş ve önceki yıl seviyesinin 0,4 milyar ABD doları üzerinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde, 12 aylık birikimli olarak seyahat gelirleri 58,1 milyar ABD doları olmuş, hizmetler dengesi fazlası ise 62,1 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür. Ağustos ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalat azalmış, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre gerilemiştir. Bu dönemde fabrika tatilleri ihracattaki zayıf seyirde etkili olurken ihracattaki azalışın yanı sıra enerji fiyatlarında aylık bazdaki düşüş ithalattaki görece daha kuvvetli gerilemede ön plana çıkmıştır. Bu çerçevede, 12 aylık birikimli cari açıkta temmuz ve ağustos aylarında kademeli bir azalış öngörülmektedir. Altın ithalatı, ağustos ayında 1,1 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşirken, 12 aylık birikimli olarak 20,4 milyar ABD doları olmuştur. Mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı, ikinci çeyrekteki artışının ardından temmuz ve ağustos aylarında art arda gerilemiştir. Ağustos ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri eylül ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta sınırlı, ithalatta ise daha kuvvetli bir gerilemeye işaret etmektedir. Geçici veriler, mücevher ithalatında haziran ayından bu yana gözlenen gerilemenin sürdüğünü göstermektedir. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı, haziran ayında yüzde 161 civarında gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yaklaşık yüzde 141 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu, ancak gelecek dönemde YP cinsi borçlanmanın azalması ve iktisadi faaliyetin hız kesmesiyle borç çevirme oranlarının düşüş eğilimine girebileceği değerlendirilmiştir. Enflasyon gelişmeleri ve beklentiler Tüketici fiyatları ağustos ayında yüzde 2,04 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 0,57 puan azalarak yüzde 32,95 seviyesine gerilemiştir. B ve C endekslerinin yıllık değişim oranları 1,06 ve 1,70 puan düşerek sırasıyla yüzde 32,71 ve 33,00 olarak gerçekleşmiştir. Yıllık enflasyona katkılar gıda ve alkolsüz içecekler ile alkol-tütün-altın grubunda artarken; enerji, hizmet ve temel mal gruplarında azalmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla düşük bir oranda gerilemiştir. Mevsimsellikten arındırıldığında, gıda dışında kalan tüketici fiyatlarının artış oranındaki yavaşlama ise belirgindir. Ağustos ayında gıda grubu, fiyat artışı ile öne çıkan ana grup olmuştur. Kuraklık ve zirai don hadiseleri tarımsal üretimi olumsuz yönde etkileyerek gıda fiyatları üzerinde eş anlı ve gecikmeli olarak yukarı yönlü baskı oluşturmaktadır. Bu dönemde işlenmemiş gıda aylık fiyat artışı meyve fiyatları; işlenmiş gıda ise ekmek ve tahıllar öncülüğünde güçlenmiştir. Gıda fiyatlarındaki yükselişin ekmek-tahıllar, süt ile süt ürünleri, alkolsüz içecekler, taze meyve, bakliyat, kırmızı et ve yumurta olmak üzere alt kalemler geneline yayılması dikkat çekmiştir. Gıda yanında öne çıkan bir diğer alt grup sigara olmuştur. Temmuz ayında maktu ÖTV tutarında yapılan artışın bir kısmının firmalarca ağustos ayına bırakılması sonucunda tütün ürünleri fiyatlarındaki yükseliş sürmüştür. Öte yandan, ağustos ayında enerji aylık enflasyonu önemli ölçüde zayıflamıştır. Hizmet aylık enflasyonu bir önceki aya kıyasla yavaşlamış, bu grupta havayolu ile yolcu taşımacılığının sürüklediği ulaştırma hizmetleri ve kira dışında kalan alt kalemlerde ılımlı bir görünüm kaydedilmiştir. Dayanıklı tüketim malları fiyatlarındaki zayıf seyrin katkısıyla temel mal enflasyonunda olumlu seyir devam etmiştir. Enflasyonun ana eğilimi ağustos ayında yavaşlamıştır. Ana eğilimine ilişkin göstergeler, üç aylık ortalamalar bazında ise yatay bir seyir izlemiştir. Mevsimsellikten arındırılmış aylık artışlar B endeksinde bir önceki aya benzer oranda gerçekleşirken, C endeksinde azalmıştır. Bu dönemde, B endeksini oluşturan gruplardan hizmet ve temel mallarda fiyat artışları zayıflarken, işlenmiş gıdada güçlenmiştir. Dağılım ve model bazlı ana eğilim göstergelerinin bir önceki aya kıyasla yavaşladığı gözlenmiştir. Tahmin performansı görece daha iyi olan medyan enflasyonun aylık bazda yüzde 1,8’e gerilediği takip edilmektedir. Ağustos ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama fiyat artışı temel mallarda (yüzde 1,12) gerilerken hizmet sektöründe (yüzde 2,96) bir önceki aya kıyasla nispeten yatay seyretmiştir. Kira hariç hizmetlerde de bu oran bir miktar yükselerek yüzde 2,61 olmuştur. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmaktadır. Bu görünümle, hizmet enflasyonu mallara göre yüksek seyrini sürdürmektedir. Ağustos ayı özelinde hizmet grubu fiyat artışları bir önceki aya kıyasla yavaşlamıştır. Grup içerisinde aylık fiyat artışlarında kira ve ulaştırma hizmetleri öne çıkarken, diğer alt kalemlerde daha ılımlı bir görünüm kaydedilmiştir. Aylık kira enflasyonu kontrat yenileme oranındaki mevsimsel artışın da etkisiyle yüksek seyrini korumuştur. Ulaştırma hizmetleri fiyatlarında görülen artışta hava yolu ile yolcu taşımacılığı kaynaklı mevsimsel gelişmelerin etkisi belirleyici olmuştur. Nitekim, mevsimsel etkilerden arındırıldığında aylık enflasyon oranlarının hizmet grubu genelinde bir önceki aya kıyasla yavaşladığı görülmüştür. Perakende Ödeme Sistemi (PÖS) mikro verileri üzerinden takip edilen öncü göstergeler, eylül ayında sözleşme yenileme oranının mevsimsel olarak yüksek seyretmesiyle aylık kira enflasyonunun bir miktar artacağına, yıllık bazda ise yavaşlama eğilimini sürdüreceğine işaret etmektedir. Yıl içerisinde en yüksek kontrat yenileme oranları ocak ve eylül aylarındadır. Bu dönemlerde, yeni ve yenilenen sözleşmelere konu olan artış oranı bir önceki aya kıyasla gerilese de kontrat yenileme oranındaki mevsimsel unsurlarla, kira aylık artış oranları yükselebilmektedir. Nitekim, gerek PÖS mikro verilerinden elde edilen yeni ve yenilenen sözleşmelerde oluşan gerekse de konut değerleme raporları üzerinden takip edilen kira artış oranlarının TÜFE’deki mevcut yıllık kira enflasyonunun altında değerler aldığı ve gerilemeye devam ettiği izlenmektedir. Yurt içi üretici fiyatları ağustos ayında yüzde 2,48 ile yüksek bir oranda artmış, yıllık enflasyon 0,97 puan yükselerek yüzde 25,16 olmuştur. Bu dönemde, ana sanayi grupları itibarıyla enerji grubunda (yüzde 6,39 ile) yüksek bir fiyat artışı kaydedilmiştir. Sermaye malı, ara malı ve dayanıklı tüketim mallarında ise aylık fiyat artışı yüzde 1,1-1,3 bandı ile daha düşük seyretmiştir. Sektörel bazda incelendiğinde; tütün ürünleri, elektrik ile doğal gaz, giyim eşyası ve gıda ürünleri imalatı fiyat artışlarıyla öne çıkan alt gruplar olmuştur. Ağustos ayında uluslararası emtia fiyatları gerilemiştir. Bu gelişmeyi enerji emtia fiyatlarındaki düşüş sürüklemiştir. Enerji dışı emtia fiyatları ise bir miktar artış göstermiştir. FAO gıda fiyatları endeksi temmuz ayında yağ fiyatları kaynaklı artış kaydederken, ağustos ayında daha ılımlı bir seyir izlemiştir. Küresel gelişmelerle ağustos ayında ortalama 68,2 ABD doları seviyesine gerileyen Brent ham petrol fiyatları, eylül ayının ilk on günü itibarıyla bir miktar daha gerilemiştir. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi temmuz ayında tarihsel ortalamasına yakın seyrini sürdürmüştür. Temmuz ayında düşüşe başlayan küresel ve Çin’e yönelik konteyner endeksleri bu eğilimini ağustos ve eylül ayının ilk on günü itibarıyla da devam ettirmiştir. Döviz kuru sepetindeki yükseliş ağustos ayında daha sınırlı olmuştur. Ağustos ayına ilişkin mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri girdi fiyatlarında sınırlı artışa, ürün fiyatlarında ise yavaşlamaya işaret etmiştir. Eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2025 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,2 puan yükselerek yüzde 29,9 seviyesine ulaşmıştır. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,4 puan artışla yüzde 20,8 düzeyinde gerçekleşmiştir. Öte yandan, gelecek on iki ay ve yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri ise sırasıyla 0,6 puan ve 0,1 puan aşağı yönlü güncellenerek yüzde 22,3 ve yüzde 16,8 olmuştur. Beş yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi görece yatay seyrederek yüzde 11,2 düzeyinde ölçülmüştür. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, ağustos ayında 1,3 puan azalarak yüzde 37,7 seviyesine gerilemiştir. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri 0,5 puan düşerek yüzde 54,1 seviyesinde seyretmiştir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları ile küresel gelişmeler dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Gıda fiyatları ile ataleti yüksek hizmet kalemleri enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskıları canlı tutmaktadır. Öncü verilere göre eylül ayında tüketici enflasyonu üzerinde hizmet ile gıda fiyat gelişmeleri öne çıkmaktadır. Göstergeler bu dönemde ana eğilimin bir miktar yükselebileceğini ima etmektedir. Mevsimsel etkilerden arındırıldığında, aylık hizmet enflasyonunun okula dönüş etkisi öncülüğünde artacağı öngörülmektedir. Bu ayda okula dönüşün hizmet alt kalemlerinin geneline yayılan etkileri olmaktadır. Özel üniversite ücretlerinin etkisiyle eğitim hizmetleri ve okul servis ücretlerine bağlı olarak ulaştırma hizmetlerinde fiyatlar yükselirken, yurt ücretlerindeki artışların lokanta-otel grubunda konaklama fiyatlarını yukarıya çektiği izlenmektedir. Kreş ücretlerindeki artışlar ise diğer hizmetler kalemine yansımaktadır. Bu hizmet kalemlerinde fiyatlamaların genelde yılda bir kez yapılıyor olması, bu dönemlerde bahsi geçen alt kalemlerde fiyat artışlarının yüksek gerçekleşebilmesi ile sonuçlanabilmektedir. Ayrıca, kayıt döneminden kaynaklı olarak bir önceki yıl fiyat endeksine ağustos ve eylül aylarında yansıyan özel üniversite ücret artışları, bu yıl sadece eylül ayında yansıyacaktır. Öncü verilere göre gıda fiyatları, kuraklık kaynaklı arz yönlü unsurların da etkisiyle, görece olumsuz seyretmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatları sebze, beyaz et ve yumurta gibi ürünlerdeki gelişmelerle, işlenmiş gıda fiyatları ise sıvı yağ ve süt ürünleri gibi kalemler öncülüğünde yükselmektedir. Diğer taraftan, gıda dışındaki tüketici kalemlerinin artışı daha ılımlı bir seyir izlemektedir. Para politikası Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 43’ten yüzde 40,5’e indirilmesine karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 46’dan yüzde 43,5’e, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 41,5’ten yüzde 39’a indirmiştir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Orta Vadeli Program’da öngörülen makroekonomik çerçeve bu sürece katkı sağlayacaktır. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilecektir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.’’
18 Eylül 2025 Perşembe - 14:35
Bakan Bolat: "Libya ile gelecek yıl 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefliyoruz"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye-Libya Ortak Çalışma Grubu İkinci Toplantısı’nda, "Bu yıl karşılıklı ticaretimiz ilk 8 ayda yüzde 25 artışla 3 milyar dolara ulaştı. Yılın tamamını en az 4 milyar dolarla kapatmayı hedefliyoruz. Gelecek yıl da 5 milyar dolarlık bir ticaret hacmi hedefliyoruz" dedi. Ticaret Bakanı Bolat ve Libya Ulaştırma Bakanı Şahubi Başkanlığında Türkiye-Libya Ortak Çalışma Grubu İkinci Toplantısı gerçekleştirildi. Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda İki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin güçlenmesi adına atılacak adımlar ele alındı. Toplantı öncesinde bir konuşma yapan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ortak Çalışma Grubu’nda Libya heyetine Libya Ulaştırma Bakanı Şahubi’nin, Türkiye heyetine ise Ticaret Bakanı olarak kendisinin başkanlık ettiğini bildirdi. Bakan Bolat, konuşmasında ilk toplantının 29 Nisan tarihinde Trablus’ta gerçekleştirildiğini ve toplantı sonucunda firma-işveren idare görüşmeleri için bir yol haritası işlevi gören bir tutanak imzalandığını hatırlattı. "Gelecek yıl 5 milyar dolarlık bir ticaret hacmi hedefliyoruz" İki ülke arasında 500 yıldan fazla köklü, tarihi, kardeşlik ilişkileri olduğu gibi, aynı zamanda da çok derin ekonomik ticaret ve yatırım ilişkileri bulunduğunu kaydeden Bolat, "Bu yıl karşılıklı ticaretimiz ilk 8 ayda yüzde 25 artışla 3 milyar dolara ulaştı. İnşallah yılın tamamını en az 4 milyar dolarla kapatmayı hedefliyoruz. Gelecek yıl da 5 milyar dolarlık bir ticaret hacmi hedefliyoruz" diye konuştu. "Türk müteahhitleri bugüne kadar 641 proje, 31,5 milyar dolar değerinde çalışmasa gerçekleştirdi" Bolat, müteahhitlik alanında Libya’nın Türkiye için çok çok kıymetli bir ülke olduğuna vurgu yaparak, "Türk müteahhitleri 1972 yılında yurt dışında ilk işe Libya’da başlamışlardı. Bugüne kadar 641 proje, 31,5 milyar dolar değerinde müteahhitlik çalışması gerçekleştirdiler. Aramızda eğitimde, sağlıkta, turizmde de çok yakın bir işbirliği ve geliş-gidişler vardır" ifadelerini kullandı. Libya’nın dünyanın en kaliteli petrolünü ürettiğine dikkati çeken Bolat, Libya’yla enerji alanında da ciddi bir ticaretin bulunduğunu ve bu konuda iki ülkenin işbirliği içerisinde olduğunu sözlerine ekledi. Bakan Bolat, her iki ülkenin Enerji Bakanlıklarının ortak üretim için birlikte çalışmalar yaptığını söyleyerek, bundan sonraki süreçte tarım, balıkçılık, madencilik, yeraltı kaynakları ve güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerjide de işbirliği için önemli fırsatların olduğuna işaret etti. Bakan Bolat, 2009 yılından beri yapılamayan Türkiye-Libya Karma Ekonomi Komisyonu Toplantısı’nın bu yıl Aralık ayı içinde yapılmasını Libya’ya önerdiklerini dile getirdi. İki ülke arasındaki görüşmelerin daha da sıkılaşmasını hedeflediklerini söyleyen Bolat, bu çerçevede iki ülke arasında Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) kurulmasını önerdiklerini ve birkaç hafta içinde İstanbul’da Türkiye-Libya JETCO kuruluş anlaşmasının imzalanacağını sözlerine ekledi. "Libya’da çalışmak isteyen, müteahhitler bu toplantıyı ilgiyle takip ediyorlar" Türkiye-Libya Ortak Çalışma Grubu’nun iki iç savaş sırasındaki ortaya çıkan tıkanıklıklar ve görüş ihtilafları ile alakalı sorunları çözme konusunda önemli olduğuna değinen Bolat, "Bunun temelini 4 ay önce Trablus’ta ilk mutabakat zaptı ile atmıştık. Her iki tarafta da bu konuda iyi niyet, samimiyet ve güçlü bir irade var. Türkiye’den Libya’da çalışmak isteyen, devam etmek isteyen müteahhitler de bu toplantıyı ilgiyle takip ediyorlar. 4 ay önceki Libya ziyaretimizde Libya Başbakanı Dibeybe bize ve heyetimize ‘yapacak çok işimiz var, geçmişteki olan konuları artık geride bırakıp birlikte çalışmak için ileriye bakalım’ diye ümitle söylemişti. Aynı şekilde bizim Cumhurbaşkanımız da Libya’nın huzuru, istikrarı, kalkınması konusunda ve karşılıklı iş birliğini arttırma konusunda her zaman büyük bir gayret içinde oldu ve biz bakanları de bu konuda talimatlandırdı" değerlendirmesinde bulundu. "Libya vatandaşları için kolaylaştırıcı uzun süreli çok girişli yeni bir vize sistemine geçildi" İki ülke arasındaki vize uygulamasına ilişkin de bilgilendirmede bulunan Bakan Bolat, "15 Eylül itibariyle Libya vatandaşları için kolaylaştırıcı uzun süreli çok girişli yeni bir vize sistemine geçmiş bulunuyoruz. Bu vesileyle de hem değerli bakanımı hem de değerli heyetine bu müjdeli haberi de huzurlarınızda vermek istiyorum. Bundan da memnuniyet duyuyorum. Toplantılarımızın inşallah her iki değerli kardeş ülke ve kıymetli halkları için hayırlar, bereket, esenlik getirmesini birlikte ekonomik ilişkilerimizi hızla geliştirmemize vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum" diye konuştu. Libya Ulaştırma Bakanı Muhammed Salim Şahubi ise gerçekleştirilen toplantının Ortak Çalışma Grubu’nun ikinci toplantısı olduğunu fakat, bunu bir merkezi görüşme olarak nitelendirdiklerini kaydetti. Toplantı ile iki ülkenin gelecek dönemlerdeki ilişkilerinin temelinin de oluşturacaklarını kaydeden Şahubi, iki ülkenin ticari ilişkilerinin daha ileriye taşınması için çalışmalarını sürdürmeye devam edeceklerini kaydetti. "Libya’nın Türkiye’ye ihracatı 320 milyon dolar düzeyinde" İki ülke arasındaki ticari ilişkilere de değinen Şahubi, "Petrol alanında her iki ülke milli petrol şirketleri arasındaki hacme bakıldığı zaman 7,6 milyar dolar, Libya’dan Türkiye’ye bu 8 ay içerisinde 4 milyar dolarlık petrol gönderilmiştir. Buna mukabil Libya Türkiye’den 3,6 milyar dolar düzeyinde petrol ürünleri ithalatı yapmıştır. Petrol dışı ticarete bakacak olursak, Libya’nın Türkiye’ye ihracatı 320 milyon dolar düzeyinde, buna mukabil Türkiye’nin de Libya’ya ihracatı 3 milyar dolar seviyesinde. 2025 yılının ilk 8 ayı rakamlarına bakacak olursak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 31’lik bir artış sağlanmıştır. Bunun çok önemli olduğunu söyleyebiliriz çünkü Libya’nın ticaret ortaklarıyla şu ana kadar bu düzeyde bir ticareti olmamıştır" ifadelerine yer verdi. "Libya’nın güneyinde Sabha Kentine yeni seferlerin başlatılması için çalışmalar yapıyoruz" Libya ile Türkiye arasında hava yollarında yeni seferlerin başlatılması için çalışmalar yaptıklarını belirten Şahubi, "Türkiye ile Libya arasında haftada 50 uçuş gerçekleştirilmekte. Libya’nın güneyinde Sabha Kentine yeni seferlerin başlatılması için çalışmalar yapıyoruz. Libya havalimanlarının Afrika’ya açılması konusunda, ulaştırma alanında Türkiye ile ortaklık arzu ediyoruz. Libya’nın Akdeniz’deki merkezi konumu ve Afrika’daki konumu nedeniyle bu proje hem Libya için hem de Türkiye için stratejik bir projedir" dedi. Şahubi, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi çerçevesinde Türk firmalarına yeni petrol sahalarının açılması konusunda büyük bir fırsat doğduğunu sözlerine ekledi. Toplantı, konuşmaların ardından basına kapalı olarak devam etti.
18 Eylül 2025 Perşembe - 14:14
Garanti BBVA ve TÜRKONFED İzmir’de KOBİ’ler ile buluştu
KOBİ’lerin yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik perspektifiyle iş stratejilerini ve operasyonlarını yeniden şekillendirmeleri için TÜRKONFED ve Garanti BBVA iş birliği ile yürütülen İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Projesi kapsamında İzmir’de bir etkinlik düzenlendi. Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ile Garanti BBVA, KOBİ’lerin yeşil dönüşüm ve dijitalleşmeyi kapsayan ikiz dönüşüm perspektifiyle, sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmalarına katkı sağlamak üzere hayata geçirdiği İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Projesi kapsamında İzmir’de bir etkinlik düzenledi. Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ev sahipliğinde yapılan etkinliğe, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, TÜRKONFED, Garanti BBVA ve BASİFED yetkilileri ile iş dünyası, kamu ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılım gösterdi. "İkiz dönüşüm vizyonu ekonomik büyümeyi de canlandırır" İkiz dönüşüm vizyonunun Türkiye’de üretkenlikte gözlenen düşüş eğilimini tersine çevirmek, ekonomik büyümeyi canlandırmak ve ülke geneline daha eşit şekilde yaymak için önemli bir araç olduğunu söyleyen TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci, "İhracatımızın yüzde 35’lik kısmını üstlenen KOBİ’lerimizin büyük bölümü, en büyük pazarımız olan Avrupa’daki Yeşil Mutabakat ve onu bütünleyen mevzuatlara karşı nasıl hazırlıklı olmaları gerektiğini yeterince bilmiyor. Türkiye’de yüksek teknoloji kullanarak imalat yapabilen KOBİ’lerimizin oranı ise yüzde 1 seviyesinde. Dünya, sürdürülebilirlik ve teknoloji ekseninde yeniden şekillenirken ülkemizin bu alanlardaki rekabetçiliğini artırmak ve KOBİ’lerimizin kapasite gelişimini desteklemek hayati bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Projesi, konfederasyon olarak bu yöndeki çabamızın somut çıktılarından biri. Bankanın kritik desteğini de arkamıza alarak, Anadolu’nun farklı bölgelerindeki KOBİ’lerin iş stratejilerini günümüz gereklilikleriyle uyumlu bir biçimde yeniden şekillendirmesine rehberlik ediyoruz. İşletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına ve dijitalleşme ile küresel pazarların gerektirdiği esneklik ve yenilikçiliği kazanmasına destek oluyoruz" dedi. "KOBİ’lere ‘Birlikte Yaparız’ diyoruz" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, "Ülkemizde ve dünyada ekonomiler için kritik öneme sahip KOBİ’lerin omuzlarında çok ciddi yükler var. Bir tarafta iklim krizi ve AB Yeşil Mutabakatı gibi regülasyonlar diğer tarafta dijitalleşme ve teknolojik yenilikler. AB’nin karbon ve emisyon hedefleri, ticaretin her alanını dönüştürüyor. Bugün Türk ihracatçısının yüzde 40’ı AB’ye mal satıyor. Dolayısıyla karbon ayak izini düşürmeyen, sürdürülebilir üretim modellerine geçmeyen KOBİ’lerin rekabet avantajını kaybetmesi söz konusu. Dönüşüm ve adaptasyon kaçınılmaz ve banka olarak, tam bu noktada devreye giriyoruz. Onlara eksik düştükleri alanlarda gerek sürdürülebilirlik gerekse dijitalleşme konusunda danışmanlık veriyor, yol gösteriyor, iletişim ağlarını güçlendiriyor ve onlarla birlikte büyüyoruz. Diğer deyişle KOBİ’lere ‘Birlikte Yaparız’ diyoruz. Etkinliğin gerçekleşmesinde önemli emekleri olan TÜRKONFED ve BASİFED’e teşekkür ederiz. Amacımız ortak ve Türkiye’nin girişimci ruhu, dayanıklılığı ve çalışkanlığının bu güzel iş birliklerinin de desteğiyle bizleri güzel yarınlara taşıyacağına inancımız tam" diye konuştu. "SKDM’ye hazırlık yapılmaması ciddi riskler doğurabilir" BASİFED Başkanı Semiha Güneş ise Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın artık takvimsel bir gerçek olduğuna dikkat çekerek, "Geçiş dönemi 2023’te başladı, 2026 itibarıyla uygulama başlayacak. Bu da pek çok sektör için yeni bir dönem demek" açıklamasında bulundu. Türkiye’nin ihracatında SKDM kapsamına giren ürünlerin yüzde 11 paya sahip olduğunu hatırlatan Güneş, hazırlık yapılmadığı takdirde ciddi riskler doğabileceğini söyledi. Döngüsel ekonominin ve yeşil finansmana erişimin önemine vurgu yapan Güneş, "KOBİ’lerimiz yatırım yaparken artık alıcısı hazır bir pazar var. Tüketiciler sürdürülebilir ürün için daha fazla ödeme yapmaya hazır" ifadelerini kullandı. İzmir’in su stresi altında bir kent olduğuna da değinen Güneş, yeşil üretimin artık sadece bir çevre ideali değil, aynı zamanda ihracat ve rekabet avantajı meselesi olduğunu belirtti. İş insanları ve uzmanlar tecrübelerini paylaştı Açılış konuşmalarının ardından panel ve oturumlara geçildi. İlk olarak, Escarus (TSKB Sürdürülebilirlik Danışmanlığı) CEO’su Dr. Kubilay Kavak, İkiz Dönüşüm Vizyonu temasıyla bir konuşma yaptı. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü’nün moderatörlüğünde gerçekleştirilen Sürdürülebilir Finans başlıklı panele Garanti BBVA KOBİ Bankacılığı Pazarlama Direktörü Nurdan Tünay Günaylı, İzmir Kalkınma Ajansı Yeşil Büyüme Politikaları Başkanı Emine Bilgen Eymirli ve EBRD Yeşil Ekonomi Finansman Programı (GEFF) Proje Müdürü Koray Göytan katıldı. Sürdürülebilirlik Başarı Hikayeleri panelinin moderatörü ise TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi ve ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu oldu. Bu bölümde, Kontek Enerji CEO’su Tolga Murat Özdemir, Mat Filtrasyon Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Akartepe ve Bona Fide Genel Müdür Yardımcısı Emir Köseoğlu KOBİ’lere ilham veren çalışmalarını anlattı. Programın son kısmında ise Sürdürülebilirlik Atölye Çalışması düzenlendi. Güncel bilgiler ve iyi uygulama örnekleri sunuluyor Yapılan açıklamaya göre, İkiz Dönüşümde Yeni Ufuklar Projesi, Anadolu’nun farklı bölgelerindeki KOBİ’lerin kendilerine özgü bir ikiz dönüşüm yaklaşımıyla değişen dünyanın dönüşüm süreçlerine daha hızlı ayak uydurmalarını sağlamak amacıyla tasarlandı. Çalıştaylar, vizyon oturumları, interaktif oturumlar ve panellerin düzenlendiği etkinliklerde, katılımcılara ikiz dönüşümün temel ilkeleri anlatılarak bu alandaki en güncel bilgiler ve iyi uygulama örneklerini sunuluyor. Etkinliklerde elde edilen bulgular, proje sonunda kapsamlı bir rapor olarak kamuoyu ile paylaşılacak. Bu rapor, KOBİ’lerin rekabet avantajlarını artırma ve sürdürülebilir bir iş modeli oluşturma süreçlerinde bir rehber niteliği de taşıyacak.
18 Eylül 2025 Perşembe - 13:07
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "15 Eylül itibariyle Libya vatandaşları için kolaylaştırıcı uzun süreli çok girişli yeni bir vize sistemine geçmiş bulunuyoruz."
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: "15 Eylül itibariyle Libya vatandaşları için kolaylaştırıcı uzun süreli çok girişli yeni bir vize sistemine geçmiş bulunuyoruz."
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:56
Beyşehir’de arılı kovan sayımları yapılıyor
Konya’nın Beyşehir ilçesinde arılı kovan tespit ve sayım çalışmaları yapılıyor. Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamada, 2025 yılı arılı kovan desteklemeleri kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlere yer verildi. Bu çerçevede ilçe genelinde yer alan arılıkların ziyaret edilerek bal yetiştiricileri ile bir araya gelindiği vurgulandı. Açıklamanın devamında; sahada arılı kovan tespit ve sayımlarının devam ettiği aktarılarak, şunlar kaydedildi: "Ziyaretlerde üreticilerimizle arıcılık faaliyetleri hakkında bilgi alışverişi yapılmakta, teknik destekte bulunulup istek ve şikayetleri değerlendirilmektedir. İşletmelerde karşılaşılan herhangi bir olumsuzlukla ilgili müdürlüğümüz veteriner hekimlerinden teknik destek alınabileceğini hatırlatır, tüm üreticilerimize bol, bereketli bir üretim sezonu dileriz."
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:54
Bakan Kacır: "Sanayide istihdamı 6 milyon 700 bine yükselttik"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sanayide istihdamı 3 milyon 900 binden 6 milyon 700 bine yükselttiklerini belirterek, "Alüminyum çubuk ve profil ihracatında dünyada üçüncü, Avrupa’da ikinci sıradayız. Küresel şoklara rağmen sektörümüzün ilk 7 aylık ihracatı geçen yıla göre yüzde 7,7 artarak, 3,2 milyar dolara ulaştı. Bu artış Ağustos ayını da dahil ettiğimizde yüzde 10’a yaklaştı" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 9. Uluslararası Alüminyum Teknolojileri, Makina ve Ürünleri İhtisas Fuarı ile 12. Uluslararası Alüminyum Sempozyumu’na katıldı. Açılışta konuşan Bakan Kacır, son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirdikleri politikalarla, inşa ettikleri araştırma ve inovasyon ekosistemi, planlı sanayi alanları ve nitelikli insan kaynağıyla, Türkiye Yüzyılı’nda daha güçlü ve daha müreffeh bir Türkiye’nin tohumlarını attıklarını altını çizdi. "Sanayide istihdamı 6 milyon 700 bine yükselttik" Bakan Kacır, bu süreçte sanayide istihdamı 3 milyon 900 binden 6 milyon 700 bine yükselttiklerini belirterek, "Ülkemizde planlı sanayileşmenin kalbinde yer alan Organize Sanayi Bölgelerimizin sayısını 191’den 369’a çıkardık. Kurduğumuz 51 endüstri bölgesini ülkemizin stratejik üretim üsleri haline getirdik. Bugün güneş panellerinden ticari araçlara, beyaz eşyadan metal sanayiye ulaşan geniş bir yelpazede Avrupa’da değer zincirlerinin en önemli halkalarından biriyiz" ifadelerini kullandı. "Küresel pazarlarda önemli rekabet avantajına sahibiz" Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta en fazla çeşit ürünü rekabetçi şekilde en fazla ülkeye ihraç edebilen ülke konumunda bulunduklarını aktaran Bakan Kacır, "Gelişmiş sanayi altyapımız, esnek üretim kabiliyetimiz ve lojistik avantajlarımızla küresel pazarlarda önemli rekabet avantajına sahibiz. Hızlı ve istikrarlı büyüyen Ar-Ge ve inovasyon ekosistemimizle, yüksek teknolojili sektörler artık sanayi üretimimizde pozitif olarak öne çıkıyor. Otomotivden inşaata, elektronikten kimyaya, makineden savunma ve havacılığa pek çok sektöre girdi tedariki sağlayan alüminyum sanayimizde güçlü sanayi, güçlü Türkiye vizyonumuzu en üst düzeyde sahiplenen sektörler arasında yer alıyor" açıklamalarında bulundu. "Sektörümüzün ilk 7 aylık ihracatı geçen yıla göre yüzde 7,7 artarak, 3,2 milyar dolara ulaştı" Yıllık 500 bin ton üretim ve 3 milyon ton işleme kapasitesine sahip Türk alüminyum sektörünün gerek kapasitesiyle gerekse de ürün kalitesiyle bugün küresel tedarik zincirlerinde önemli bir konuma sahip olduğunu kaydeden Bakan Kacır, şöyle devam etti: "Dünyanın 14’üncü büyük alüminyum ürünleri ihracatçısıyız. Alüminyum çubuk ve profil ihracatında dünyada üçüncü, Avrupa’da ikinci sıradayız. Küresel şoklara rağmen sektörümüzün ilk 7 aylık ihracatı geçen yıla göre yüzde 7,7 artarak, 3,2 milyar dolara ulaştı. Bu artış Ağustos ayını da dahil ettiğimizde yüzde 10’a yaklaştı. İhracatımızın miktarıyla birlikte katma değeri de artarak, ton başına 4 bin 500 dolara yükseldi." Bakan Kacır, "Kuşkusuz, yeşil dönüşüm yatırımlarının gerçekleşebilmesi, sürdürülebilir, verimli ve çevreci bir üretim altyapısı kurmak, sektörümüz için tercihten öte bir zorunluluğu ifade ediyor. Hazırladığımız alüminyum sektörü düşük karbonlu yol haritamızda alüminyum sektörümüzde mevcut tesislerin modernizasyonu, yeni kapasitelerin yenilenebilir enerjiyle entegrasyonu ve atık ısı geri kazanımı gibi çözümlerle karbonsuzlaşması için önümüzdeki 25 yıllık dönemde 5 milyar doların üzerinde ilave yatırım ihtiyacı öngörüyoruz. Müteşebbislerimizin uluslararası finansman araçlarına erişimini kolaylaştırmak üzere, son dönemde kapsamlı ve çok boyutlu iş birlikleri gerçekleştirdik. Dünya Bankası iş birliğiyle yürüttüğümüz Türkiye Yeşil Sanayi Projesi, Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi ve Sosyal Kapsayıcı, Yeşil Geçiş Projeleriyle 1 milyar doların üzerinde finansmanı, sanayicilerimize, KOBİ’lerimize ve yeşil teknoloji girişimlerimize kazandırdık. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Sanayi Platformu’yla, sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030’a kadar 5 milyar euroluk uluslararası finansman sağlamak üzere kıymetli bir adım attık" diyerek sözlerini tamamladı.
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:51
Hüyük’te atıl araziler üretime kazandırılıyor
Konya’nın Hüyük ilçesinde yürütülen çalışmalar ve hayata geçirilen yeni projeler ile atıl durumdaki araziler değerlendiriliyor. Bu çerçevede, Hüyük İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü işbirliğinde atıl arazilerin değerlendirilmesi ve tarımsal yeniliklerin yaygınlaştırılması projesi hayata geçirildi. Üreticilere düzenlenen törende aspir tohumu dağıtıldı. Konya İl Tarım ve Orman Müdürü Duran Seçen, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mevlüt Sarı ile Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü İlker Topal’ın da katıldığı programda çiftçilere aspir tohumları teslim edildi. Konuya ilişkin yapılan açıklamada, yöre çiftçisinin üretim gücüne katkı sunacak önemli bir adımın daha atıldığına dikkat çekilerek, "Geleceğimiz için toprağı işleyen, üretimi büyüten tüm çiftçilerimize bereketli kazançlar diliyoruz" ifadelerine yer verildi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:40
MATSO Başkanı Güngör iş dünyasının sorunlarını Ankara’ya taşıdı
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Ankara’da düzenlenen Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey Toplantısı’nda Manavgat iş dünyasının sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getirdi. MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey Toplantısı’na katıldı. Toplantıda söz alarak Manavgat iş dünyasının sorunlarını ve çözüm önerilerini dile getiren Güngör, Yangın Yönetmeliği kapsamında malzeme temini için verilen sürenin ileri bir tarihe ertelenmesi, turizm bölgelerindeki arıtma tesislerinin kapasitesinin artırılması, kentin imar planında yaşanan emsal sorununun çözülerek bölgenin ihtiyaçlarına uygun düzenleme yapılması gerektiğini vurguladı. Güngör ayrıca, D400 Karayolu’ndaki yoğunluğu azaltmak amacıyla Gündoğdu-Kısalar, Boğazkent turizm sahil yolunun birbirine bağlanarak tam anlamıyla faaliyete geçirilmesi, KOBİ’lere sicil affı getirilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, yüksek limitli KGF paketlerinin kullanıma açılması, kredi kartı taksit sayılarının artırılması, POS komisyon oranlarının düşürülmesi, Schengen vizesi başvurularında yaşanan sorunların giderilmesi gerektiğini ifade etti. Hazırlanan dosyayı TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na takdim eden Güngör, "Manavgat iş dünyasının talep ve çözüm önerilerini Ankara’ya taşıdık. Üyelerimizin sorunlarının çözümü için bizlere her zaman destek olan ve kentimizin meseleleriyle yakından ilgilenen başkanımıza Manavgat iş dünyası adına teşekkür ediyorum. Ayrıca toplantıya ev sahipliği yapan TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na ve katkı sağlayan herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi.
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder