Son Dakika
|
Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş ABD’de teslim oldu
Grand Kartal Otel yangını davasında istinaf kararı onadı
Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun görüşmesinin detayları netleşti
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Türkiye enerjide paradigmayı değiştirdi''
CHP Kurultayı davasında ‘mutlak butlan’ kararına yapılan itiraz reddedildi
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "İran ile görüşmelerde bir miktar ilerleme sağlandı"
Manchester United, 2 yıl daha Michael Carrick’e emanet
Hatay’daki sel ve heyelanda 3 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi kayıp
Mahkeme, CHP 38. Olağan Kurultayının iptal edilmesine karar verdi
CHP’den Milletvekili Hasan Öztürkmen için ihraç talebi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
The Quiet Elegance of Taipei Confucius Temple
Beyaz Saray'da 39 yıl sonra bir ilk: Yemin ederek göreve başladı
Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş ABD’de teslim oldu
Bekayi: "Zenginleştirilmiş uranyuma ilişkin ayrıntılara girmeye çalışırsak bir sonuca ulaşamayız"
Türk savunma sanayi şirketleri NATO'nun radarında!
Grand Kartal Otel yangını davasında istinaf kararı onadı
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Gabbard, görevden ayrılacağını açıkladı
Merz: "Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti eşi benzeri görülmemiş boyutlara ulaştı"
EKONOMİ
Artvin’de çay sezonu açıldı
22 Mayıs 2026 Cuma - 18:35:53
Rize ve Trabzon’un ardından Artvin’de de yeni sezon yaş çay hasadı başladı. Kemalpaşa ilçesine bağlı Dereiçi köyünde düzenlenen geleneksel hasat programında üreticiler yeni sezonun heyecanını yaşadı. Türkiye’nin önemli çay üretim merkezlerinden Artvin’de yeni sezon yaş çay hasadı düzenlenen törenle başladı. Rize ve Trabzon’un ardından Artvin’de gerçekleştirilen geleneksel hasat programında protokol üyeleri çay bahçesine girerek ilk sürgün çayları topladı. Artvin Valiliği ile ÇAYKUR Genel Müdürlüğü iş birliğinde Kemalpaşa ilçesine bağlı Dereiçi köyünde düzenlenen programa Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, Artvin Ticaret Borsası Başkan Vekili Hakan Ermiş, kurum müdürleri, üreticiler ve vatandaşlar katıldı. Program kapsamında çay bahçesine giren Vali Ergün ile ÇAYKUR Genel Müdürü Alim, geleneksel çay makaslarıyla sezonun ilk hasadını yaptı. Üreticilerle sohbet eden protokol üyeleri yeni sezonun bereketli geçmesi temennisinde bulundu. Programda konuşan Vali Ergün, "Çay, bölgemiz için sadece tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda vatandaşlarımızın en önemli geçim kaynaklarından biridir. Arhavi, Hopa, Kemalpaşa ve Borçka ilçelerimizde yoğun şekilde çay üretimi yapılmaktadır. Geçtiğimiz yıl Artvin genelinde yaklaşık 156 bin ton yaş çay üretimi gerçekleştirildi. Türkiye genelinde ise 2025 yılında yaklaşık 1 milyon 400 bin ton yaş çay üretimi yapıldı ve bundan yaklaşık 256 bin ton kuru çay elde edildi. ÇAYKUR’un yanında ilimizde faaliyet gösteren özel sektör fabrikalarıyla birlikte toplam 6 çay fabrikamız bulunuyor" dedi. ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim ise, "Artvin’de 20 bin 250 üreticimiz 92 bin dekarlık alanda çay üretimi yapıyor. İlimizde 4 fabrikamız bulunuyor ve günlük 900 ton işleme kapasitesine sahibiz. Yoğun dönemlerde bu rakam 1500 ila 2000 tona kadar çıkabiliyor. Geçtiğimiz yıl bölgede 105 bin ton yaş çay alımı gerçekleştirdik. Türkiye, kişi başına yıllık 3,5 kilogram çay tüketimiyle dünyada en fazla çay tüketen ülke konumunda bulunuyor" diye konuştu.
22 Mayıs 2026 Cuma - 17:33
Mersin’de ’Halk Kart’ mayıs ayı ödemeleri hesaplara yatırıldı
Mersin Büyükşehir Belediyesi, Kurban Bayramı öncesinde ‘Halk Kart’ kapsamında 7 bin 124 vatandaşa toplam 9 milyon 736 bin 400 TL destek ödemesini hesaplara yatırdı. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen Halk Kart uygulaması kapsamında mayıs ayı ödemeleri, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların hesaplarına yatırıldı. Ekonomik olarak destek ihtiyacı duyan vatandaşlara katkı sunan uygulama, hem aile bütçesine nefes oluyor hem de yerel esnafa can suyu sağlamaya devam ediyor. Sosyal belediyecilik anlayışıyla sürdürülen Halk Kart uygulaması kapsamında bu ay, 3 bin 392 kişinin hesabına biner lira, 3 bin 732 kişinin hesabına ise bin 700’er lira olmak üzere toplam 7 bin 124 vatandaşa 9 milyon 736 bin 400 TL destek ödemesi yapıldı. Kurban Bayramı öncesinde yatırılan destek sayesinde vatandaşlar bayram alışverişlerini daha rahat yapma imkanı bulurken, kent genelindeki market ve esnaf da ekonomik hareketlilikten olumlu etkilenecek. Temel ihtiyaçların karşılanmasına katkı sunan Halk Kart uygulamasıyla dayanışma kültürünü güçlendiren Büyükşehir Belediyesi, sosyal destek çalışmalarını vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla sürdürmeye devam ediyor.
22 Mayıs 2026 Cuma - 17:03
AJet bayram tatili için 180 ilave sefer planladı
AJet, 9 günlük Kurban Bayramı tatili nedeniyle 180 ilave ek sefer planlandığını duyurdu. Konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan AJet Basın Müşaviri Mehmet Yeşilkaya, "AJet olarak Kurban Bayramı tatilinde misafirlerimizin artan talebini karşılamak amacıyla ek sefer planlaması yaptık. 21 Mayıs-31 Mayıs tarihleri arasında 134’ü iç hat, 46’sı dış hat olmak üzere toplam 180 ek sefer gerçekleştireceğiz. Tüm misafirlerimizin Kurban Bayramı’nı kutlar; emniyetli uçuşlar dileriz" ifadelerine yer verdi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 16:57
Türkiye savunma sanayisinde yerli üretimle büyümesini sürdürüyor
Türkiye’nin savunma sanayisinde son yıllarda hayata geçirilen yerli üretim ve millileştirme adımları, sektörde büyümenin önünü açarken dışa bağımlılığın da azalmasını sağladı. Güçlü üretim altyapısı ve yerli tedarik zincirinin, sektörün geleceğinde belirleyici rol oynadığı vurgulanıyor. Savunma sanayisinde son yıllarda artan yerli üretim kapasitesi ve millileştirme hamleleri, Türkiye’nin küresel ölçekte dikkat çeken bir üretim merkezi haline gelmesine katkı sağladı. Dünyanın birçok ülkesinin Türkiye’de geliştirilen savunma sanayi ürünlerine yöneldiği belirtilirken, sektörde sürdürülebilir büyüme için güçlü üretim altyapısı ve tedarik zincirinin önemi öne çıkıyor. TCK by Kıraç Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan Malçok, Türkiye’de savunma sanayisinin son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını belirterek, "Türkiye’nin savunma sanayi şirketleri çok büyük atılımlar yaptı son yıllarda. Tüm dünyada Türkiye savunma sanayisi ismini duyurdu. Birçok ülke Türkiye’yi savunma sanayi üssü gibi görüyor, dünyanın birçok ülkesi Türkiye’den bu ürünleri tedarik ediyor" dedi. ‘‘Dışa bağımlılık azaldı büyüme bu hamleyle tetiklenmiş oldu’’ Yerli üretimin önemine dikkat çeken Malçok, "Yerli üretim ile Türkiye’nin bağımlılığı çok düşük seviyelere geldi. Savunma Bakanlığımız millileştirme projesi başlattı. Ciddi bir atılımdı, dışa bağımlılık azaldı büyüme bu hamleyle tetiklenmiş oldu" ifadelerini kullandı. Sanayide yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyleyen Malçok, "Türkiye’de ve dünyada ciddi gelişmeleri sanayiciler olarak yakından takip ediyoruz. Ülkemizi iç pazarda ve yurt dışında tanıtmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz" diye konuştu. Savunma sanayisinde güçlü üretim altyapısı ve yerli tedarik zincirinin önemine vurgu yapan Malçok, "Savunma sanayisinde sürdürülebilir büyümenin en önemli unsurlarından biri güçlü yerli üretim kapasitesi ve yüksek kalite standartlarına sahip tedarik zinciridir. Bu alandaki yatırımlarımızı uzun vadeli bir perspektifle sürdürüyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Mayıs 2026 Perşembe- 12:00
Baba-oğulun mahalle bakkalından Seç Market’e uzanan 40 yıllık yolculuğu
2
21 Mayıs 2026 Perşembe- 10:10
Yağışlar Karacabey Ovası’na buğday bereketi getirdi; dekara 900 kilogram bekleniyor
3
22 Mayıs 2026 Cuma- 09:57
Gediz OSB’de başkanlık görevi Dr. Yunus Altıngemi’ye geçti
4
22 Mayıs 2026 Cuma- 09:19
Malatya’da dalbastı kirazı ve diğer meyve türlerinde umutlu tablo
5
21 Mayıs 2026 Perşembe- 08:48
Tescilli Adana karpuzunda hasat başladı
03 Ekim 2025 Cuma - 16:37
‘Bilim Kadınları İçin’ Programı’nın 20 yılı aşan yolculuğu kitap oldu
L’Oréal Türkiye; dünyanın bilime, bilimin kadınlara ihtiyacı var yaklaşımı doğrultusunda, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliği ile yürüttüğü "Bilim Kadınları İçin" Programı kapsamında 23 yıldır Türkiye’nin dört bir yanındaki bilim kadınlarını desteklemeyi sürdürüyor. Türkiye’nin en uzun süreli kesintisiz devam eden kurumsal sosyal sorumluluk programlarından olan "Bilim Kadınları İçin" Programı’nda, genç ve yetenekli bilim kadınlarının tanınmalarını sağlayarak özgün rol modeller oluşturmak ve bilimsel mükemmelliği ödüllendirmek hedefiyle bugüne kadar 128 bilim kadınına ödül verildi. "Bilim Kadınları İçin" Programı ile 23 yıldır kadın bilim insanlarının başarılarını görünür kılan L’Oréal Türkiye, mentorluk ve sivil toplum iş birlikleriyle programın kapsamını her yıl genişletiyor. Bu yıl ödül alan dört bilim kadınına toplam 1,2 milyon TL tutarında maddi destek sağlayan şirket, bilime ve topluma somut katkı sağlamaya devam ediyor. Bu yıl L’Oréal Türkiye, bilim kadınlarının bilinirliğini artırmak amacıyla özel bir kitap çalışmasına da imza attı. Program kapsamında ödül alan bilim insanlarının başarıları ve yaşam öyküleri, ilk kez hayata geçirilen "Bilim Kadınları İçin: Bilimin İzinde Cesur Türk Kadınlarının Hikâyesi" adlı kitapta kalıcı bir anlatıya dönüştürüldü. Bu eser, yalnızca akademik başarıları değil, bilimin insani yönlerini de kamuoyuyla buluşturuyor. Kitaptan elde edilecek tüm gelir, bilimi toplumun her kesimine yaymayı hedefleyen Bilim Kahramanları Derneği’ne bağışlanacak. Bu girişim, programın yalnızca maddi destek sağlamakla kalmayıp, bilim kadınlarının hikâyelerini görünür kılarak toplumsal farkındalık oluşturma misyonunun da güçlü bir yansıması olacak. "Bu program yalnızca ödül değil, bir toplumsal dönüşüm hikâyesi" Yakın zamanda görevine başlayan L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, programın oluşturduğu toplumsal etkiye şu sözlerle dikkat çekti: "Türkiye’nin genç nüfusu ve dinamik yapısı, Bilim Kadınları İçin Programı’na da yansıyor. Başvuruları incelediğimizde sağlıktan iklim değişikliğine, sürdürülebilirlikten teknolojiye kadar birçok alanda geliştirilen çözümler yalnızca bilimsel yenilikler sunmakla kalmayıp, toplumun farklı kesimlerine ve gezegenimizin karşı karşıya olduğu sorunlara da çözüm arıyor ve oluşturuyor. Bilim insanı kökenli bir lider olarak, bu projelerin arkasındaki tutkuyu ve bilimin dönüştürücü gücünü çok daha yakından hissediyorum. UNESCO iş birliğiyle 110’dan fazla ülkede yürütülen Bilim Kadınları İçin Programımız, 27 yılda dünya çapında 4 bin 700’den fazla kadın bilim insanını destekledi. Uluslararası düzeyde 137 bilim kadını ‘Bilimde Mükemmeliyet Ödülü’ ile onurlandırılırken, bu isimlerden 7’si daha sonra Nobel Ödülü’ne layık görüldü. Türkiye ise bu programın en aktif ülkelerinden biri olarak, en çok destek veren ilk beş ülke arasında yer alıyor. Tüm bu başarıların ardında ise bilim yolunda azimle ilerleyen Türk kadınlarımız var. Önümüzdeki yıllarda da bilim kadınlarımızın potansiyellerini ortaya çıkaracak projelerin kararlılıkla destekçisi olmaya devam edeceğiz." "Bilim kadınlarının hikayeleri artık gelecek nesillere miras" Bilimin dönüştürücü gücünü ve bilim kadınlarının umut veren başarılarını desteklediklerini vurgulayan L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü & Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, programın 23 yıllık yolculuğunu ve bu birikimden doğan yeni projeyi şu sözlerle paylaştı: "L’Oréal Türkiye olarak bilimin ve inovasyonun dünyayı değiştireceğine inanıyoruz. 23 yıldır yürüttüğümüz Bilim Kadınları İçin Programı kapsamında 128 kadın bilim insanını destekledik; 1 bilim kadınımız uluslararası mükemmellik ödülü, 5 bilim kadınımız ise ‘Uluslararası Yükselen Yetenek’ unvanı aldı. Bugün bu başarıları kalıcı kılmak ve daha geniş kitlelere ulaştırmak için "Bilim Kadınları İçin: Bilimin İzinde Cesur Türk Kadınlarının Hikâyesi" adlı kitabı yayımlıyoruz. Bu eser yalnızca bilimsel başarıları değil; sabrı, hayalleri, eşitlik arayışını ve cesareti de görünür kılıyor. Asıl gurur, bu kitabın kahramanı olan bilim kadınlarımıza ait. Biz sadece onların sesini daha fazla kişiye ulaştırıyoruz. Kitaptan elde edilen tüm gelir, çocukların robotlarla geleceğe yönelik çözümler üretmesine destek olmak üzere Bilim Kahramanları Derneği ile birlikte çalışılacak. Dileriz ki bu kitap, sayısız genç kızın kendi hayallerine sarılmasına, cesaret bulmasına ve bilimin ışığında ilerlemesine ilham verir" dedi. Ödüllü bilim kadınları akademide yükselmeye devam ediyor UNESCO İstatistik Enstitüsü verilerine göre, dünya genelinde araştırmacıların yalnızca üçte biri kadınlardan oluşuyor ve ulusal bilim akademilerinde kadınların temsil oranı yüzde 12’de kalıyor. Times Higher Education (THE) verileri ise dünyanın en iyi 200 üniversitesinin sadece dörtte biri kadınlar tarafından yönetildiğini gösteriyor. Nature araştırmasına göre, erkek bilim insanları kadınlara kıyasla iki kat daha fazla fon alıyor. Kadın bilim insanlarının makalelerde yazar olarak belirtilme olasılığı yüzde 13, patentlerde isimlerinin yer alma ihtimali ise yüzde 58 oranından daha düşük. YÖK verilerine göre Türkiye’de de benzer bir tablo gözlemleniyor. Kadın araştırma görevlilerinin oranı yüzde 55, öğretim görevlilerinin oranı ise yüzde 52 seviyelerinde. Ancak profesörlük aşamasına gelindiğinde oran kademeli olarak yüzde 35’e kadar düşüyor. Ülkemizde 186 erkek rektöre oranla yalnızca 15 kadın rektör görev yaparken, erkek dekan sayısı da kadın dekan sayısının yaklaşık üç katına ulaşıyor. Kadınların kariyer yolculuğunun başında güçlü bir şekilde yer almalarına rağmen üst kademelere doğru ilerledikçe temsil oranlarının seyrelmesi, literatürde "sızdıran boru sorunu" olarak tanımlanıyor. Kadınların akademide karşılaştığı bu sorunları aşmada, L’Oréal Türkiye’nin 23 yıldır sürdürdüğü Bilim Kadınları İçin Programı’nın önemli bir fark oluşturduğu belirtildi. Program kapsamında bugüne kadar ödüllendirilen 128 bilim kadınının 100’ü bugün profesör veya doçent unvanıyla akademiye katkı sunmaya devam ediyor. Ödül alan 4 bilim kadının projeleri ise şöyle: Agresif üçlü negatif meme kanseri için hedefe odaklı akıllı nano ilaçlarla yeni bir tedavi yaklaşımı Doç. Dr. Banu İyisan, Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü Üçlü negatif meme kanseri için, tamamen doğal biyomalzemelerden geliştirilerek, insan saç telinden yaklaşık bin kat daha küçük, çok işlevli ve akıllı nano ilaç sistemleri tasarlamak amaçlanıyor. Böylece mevcut tedavilere dirençli bu agresif kanser türünde tedavi etkinliğini artırmak, yan etkileri azaltmak ve sürdürülebilir yöntemlerle diğer kanser türlerine de uyarlanabilecek bir yeni nesil yaklaşım geliştirmek hedefleniyor. Parkinson’un bağırsaktan beyne yolculuğu: Çip-üstü-organ teknolojisi ile erken dönem ortaya çıkan biyolojik değişimlerin ve süreçlerin anlaşılması Dr. Dilara Nemutlu Samur, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Parkinson hastalığında bağırsak-beyin arasındaki ilişkiyi anlamaya odaklanan bu çalışma, mikroakışkan sistemler (çok küçük ölçeklerde sıvı akışını kontrol edebilen) kullanarak bir çip-üstü-organ modeli geliştirmeyi amaçlıyor. Bu model sayesinde bağırsak ve beyin hücreleri arasındaki iletişim taklit edilerek hastalığın bağırsakta nasıl başladığı ve hangi mekanizmalarla beyne yayıldığı incelenebilecek. Elde edilen bulgular, Parkinson hastalığının erken dönem belirtilerini ortaya çıkarabilecek ipuçları sunarak erken tanı ve tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak. Prostat kanserinde protein üretim kontrol mekanizmasının araştırılması ve tedaviye dönüştürülebilmesi Dr. Duygu Kuzuoğlu Öztürk, Sabancı Üniversitesi Moleküler Biyoloji, Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Prostat kanserinin en ölümcül türü olan kastrasyona dirençli prostat kanserinin ilerlemesinde önemli rol oynayan proteinlerin, hücre tarafından nasıl üretildiklerinin araştırılması projenin ana konusu olarak öne çıkıyor. Projenin amacı, genetik bilginin hücrenin yapıtaşı olan proteinlere dönüşmesinde kritik rol oynayan RNA molekülünden proteine dönüşüm sürecini anlamak ve bu yolla hastalığa sebep olan proteinlerin seviyelerini azaltmak. Böylece, mevcut tedavilere direnç geliştiren hücreler için yeni bir tedavi yaklaşımı geliştirilmesine katkı sağlanacak ve gelecekte yeni tedavi yöntemleri için temel bir adım atılacak. Özel tasarlanmış lensler ve fizik temelli yapay zeka kullanarak düşük maliyetli anlık spektral (her pikselde çok daha ayrıntılı renk ve ışık bilgisi sağlayan) görüntüleme teknolojisi geliştirilmesi Doç. Dr. Sevinç Figen Öktem Seven, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Her pikselde çok daha ayrıntılı renk ve ışık bilgisi sağlayan spektral görüntüleme teknolojisinin herkes için erişilebilir hale gelmesi hedefiyle, düşük maliyetli, kompakt ve taşınabilir bir sistem geliştiriliyor. Özel tasarlanmış lensler içeren bu sistem, klasik kameraların yalnızca üç renkle sınırlı kapasitesini aşarak her renk tonunu dalga boyuna göre ayrı ayrı görebilen ayrıntılı görüntüler elde edecek. Yapay zekâ destekli algoritmalarla oluşturulacak bu görüntüler; tarımda ürün takibi, su kalitesi izleme, kalite kontrol ve sağlıkta teşhis gibi pek çok alanda kullanılabilecek. Özellikle teknolojik açıdan dezavantajlı bölgelerde, yerli üretime katkı sağlayan uygun maliyetli bir çözüm sunacak.
03 Ekim 2025 Cuma - 16:23
Gençlik Programı yeni dönemde 150 bin öğrenciye ulaşacak
Üniversite öğrencilerinin hem eğitimlerine devam edip hem de iş deneyimi kazanabilmelerini sağlayan Türkiye İş Kurumu Gençlik Programı’nın kontenjanının bu yıl 150 bine çıkarıldığı açıklandı. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre, geçen yıl 100 bin öğrenci için uygulanan program, yoğun talep ve olumlu geri dönüşler üzerine genişletildi. Devlet üniversiteleriyle iş birliği içinde yürütülen uygulama; gençlere iş arama becerileri, finansal okuryazarlık, CV hazırlama ve mülakat teknikleri gibi eğitimler sunarken aynı zamanda gelir elde etme fırsatı sağlıyor. Her üniversitenin kendi öğrencilerine özel planlanan program haftada en fazla üç gün uygulanacak. Böylece öğrenciler derslerinden geri kalmadan hem okuyup hem çalışabilecek. Programa katılan öğrencilere günlük bin 83 TL ödeme yapılacak. Katılım gününe göre öğrenciler aylık yaklaşık 5 bin 415 TL ile 15 bin 162 TL arasında gelir elde edebilecek. Ayrıca, kısa vadeli sigorta primleri de kurum tarafından karşılanacak. Başvurular, kurumun internet sitesi üzerinden yapılabilecek.
03 Ekim 2025 Cuma - 16:02
Petrol Ofisi Grubu ve Nakkaş Holding’den iş birliği
Petrol Ofisi Grubu ile Nakkaş Holding, Türkiye’nin en yoğun ikinci havalimanı Sabiha Gökçen’de kurulacak yeni bir jet yakıtı depolama ve ikmal tesisini hayata geçirmek üzere önemli bir anlaşmaya imza attı. İki şirketin ortaklığıyla kurulan PONAK Akaryakıt Dağıtım A.Ş. ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki yurt içi ve yurt dışı uçuşlara yönelik jet yakıtı depolama ve ikmal operasyonları gerçekleştirilecek. Türkiye akaryakıt pazarının önde gelenlerinden Petrol Ofisi Grubu ile Nakkaş Holding’in ortaklığıyla kurulan PONAK, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yeni bir depolama ve ikmal tesisi kuruyor. Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu ile Nakkaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Öztürk’ün katılımıyla imzalanan anlaşma kapsamında yapılacak yatırım, Türkiye’nin ikinci büyük havalimanı olan Sabiha Gökçen’in artan uçuş ve yolcu trafiğini destekleyecek kritik bir altyapı adımı olarak öne çıkıyor. Açıklamaya göre İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, 2024 yılı itibarıyla 240 binin üzerinde uçuş ve yaklaşık 42 milyon yolcuya hizmet veren kapasitesiyle Türkiye’nin ikinci, Avrupa’nın ise en yoğun havalimanlarından biri konumunda. Sabiha Gökçen’de, yakıt tedariki ve ikmal operasyonlarının daha rekabetçi, hızlı ve güvenli şekilde yürütülmesi amacıyla kurulan ve düzenleyici kurul onayını müteakip faaliyetlerine başlayacak olan PONAK, Türk havacılık sektörünün bölgesel büyümesine de önemli katkılar sağlayacak. Anlaşma ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu, "Havacılık sektörü, güvenilir enerji arzının ve sosyoekonomik kalkınmanın önemli alanlarından biri. Grubumuz 18 havalimanındaki operasyonel varlığıyla yılda çeyrek milyon uçuşa yakıt ikmali yapıyor. Türkiye’nin en büyük ikinci havalimanı olan Sabiha Gökçen’de gerçekleştirdiğimiz bu stratejik altyapı yatırımı ile havacılıktaki iz düşümümüzü daha ileriye taşıyoruz. Bu değerli iş birliği için başta Nakkaş Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Öztürk olmak üzere Nakkaş Holding’e teşekkür ediyor, birlikte sektöre uzun vadeli katkılar sunacağımıza inanıyorum" dedi. Nakkaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Öztürk ise konuşmasında şunları söyledi: "Holding olarak Petrol Ofisi Grubu gibi sektörünün öncüsü bir kurumla gerçekleştirdiğimiz bu ortaklık, havacılık sektöründe güvenilirlik ve kalite standartlarını daha da yukarıya taşıyacaktır. PONAK ile yalnızca yurt içinde değil, yurt dışında da her türlü hava aracına yönelik jet yakıtı depolama ve satış faaliyetlerini yürüteceğiz. Bu stratejik iş birliği, güçlü yapımız ve uluslararası deneyimimizle birlikte, havacılık sektöründe ses getirecek bir adım olacak. Tüm paydaşlarımız için değer üretecek bu birlikteliğin, sektörün geleceğine de yön vereceğine inanıyoruz."
03 Ekim 2025 Cuma - 15:55
Salihli Ovası’nın ‘Beyaz Altın’ında ilk hasat
Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Salihli Ovası’nda pamuk hasadı başladı. Bu yıl Salihli’de 189 çiftçi tarafından toplam 13 bin 400 dekar alanda ekilen pamukta ilk hasat, Pazarköy Mahallesi’nde üretici İsmail Hakkı Hoşgör’ün tarlasında yapıldı. İlk hasada Salihli Kaymakamı Ali Güldoğan, Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç ve İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ali Demir katıldı. Törende makineli pamuk toplama uygulamaları yerinde incelendi. Pamuk, "Beyaz Altın" olarak bilinirken, tekstil sektörünün en önemli hammaddeleri arasında yer alıyor. Son teknoloji pamuk toplama makineleriyle yapılan hasatta, hem toplama süresinin kısaldığı hem de maliyetlerin önemli ölçüde azaldığı belirtildi. Kaymakam Ali Güldoğan, pamuk üretiminin ilçe ve ülke ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurgulayarak, makineli tarımın çiftçilere hem iş gücü hem de zaman tasarrufu sağladığını ifade etti. Salihli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri de pamuk hasadına yönelik kontrollerin sürdüğünü, verim ve kalite açısından olumlu sonuçlar alındığını açıkladı. Pamuk üretiminin artırılmasının hem çiftçi gelirini yükselteceği hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacağı vurgulandı.
03 Ekim 2025 Cuma - 15:55
Murzioğlu’ndan KOSGEB programına başvuru çağrısı
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, KOSGEB Girişimci Destek Programı İş Geliştirme Desteği 3. dönem başvuruları başladığını belirterek, şartlara uyan KOBİ’lerin 1.5 milyon TL üst limit destek verilen programdan yararlanmaya davet etti. Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "KOSGEB Girişimcilerini Seçiyor" mottosuyla 2024’te güncellenen "Girişimci Destek Programı İş Geliştirme Desteği"nde, resmen başlayan 2025 yılı 3’üncü dönem başvuru süreci hakkında açıklamada bulundu. Başkan Murzioğlu, 31 Ekim tarihine kadar devam edecek başvurular sonrasında şartları uyan KOBİ’lere 1.5 milyon TL’ye kadar destek sağlanacağını duyurdu. Program büyük ilgi gördü Destek programıyla girişimcilerin iş fikirlerini hayata geçirmeleri ve mevcut işletmelerini büyütmelerinin hedeflendiğini kaydeden Murzioğlu, "Bu programın 2025 yılının ilk iki döneminde büyük bir ilgi gördüğünü biliyoruz. Girişimci Destek Programı İş Geliştirme Desteği, girişimcilere; 1.5 milyon TL üst limit dahilinde yüzde 80 destek oranıyla geri ödemeli finansman sağlıyor. Girişimcinin genç, kadın, engelli, gazi veya birinci dereceden şehit yakını olması durumunda destek üst limiti 150 bin TL daha artırılıyor. Destek kapsamında, işletmelerin personel giderleri, makine-teçhizat ve kalıp giderleri, yazılım giderleri ve hizmet alımı giderleri karşılanıyor" dedi. Başvurulan 31 Ekim tarihinde sona erecek Açıklamasında desteklenecek sektörler ve değerlendirme süreci hakkında da bilgi veren Murzioğlu, programdan; ‘imalat’, ‘telekomünikasyon’, ‘bilgisayar programlama, danışmanlık ve ilgili faaliyetler’, ‘bilişim alt yapısı, veri işleme, barındırma ve diğer bilgi hizmeti faaliyetleri’ ile ‘bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri’ sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerin faydalanabileceğini söyledi. Başvuruların, sektörlere göre belirlenen kurullarda KOSGEB personeli, öğretim elemanları ve bağımsız sektör temsilcileri tarafından değerlendirileceğini belirten Murzioğlu, "Değerlendirme sonucunda ülke genelinde ilk 1000 ve kendi ilinde ilk altıya giren başvurular jüri değerlendirmesine alınıyor. Jüri ve kurul değerlendirmeleri sonucunda oluşan puanların ortalamasıyla yapılan sıralamada, ülke genelinde ilk 500 ve kendi ilinde ilk üçe giren projeler desteklenmeye hak kazanıyor. 2025 yılı 3’üncü dönem başvuruları, 31 Ekim 2025 tarihinde sona erecek. Geri ödemeli destekler için faiz veya komisyon uygulanmayacak olup, geri ödemeler 36 aylık program süresi sonunda başlayacak. Şartlara uyan üyelerimizi programa başvurmalarını bekliyoruz. Girişimcilerimizin bu fırsattan en iyi şekilde yararlanacağına inanıyorum" diye konuştu.
03 Ekim 2025 Cuma - 15:52
"Pandemiden sonra teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlar yıllık 1 milyar doların üzerine çıktı"
Son yıllarda Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin hızla geliştiğini ifade eden Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, "Her şeyden önce erken aşama girişim yatırımlarında ciddi bir artış söz konusu. 2010-2019 yılları arasında erken aşama teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlar yıllık ortalama 100 milyon dolar civarındayken, pandemiden sonra bu rakam 1 milyar doların üzerine çıktı" dedi. Dünyanın prestijli girişimcilik platformlarından Slush, ilk kez İstanbul’da Slush’D etkinliğini gerçekleştirdi. Etkinlik, yerel girişimlerle küresel yatırımcıları buluşturarak Türkiye girişimcilik ekosisteminin uluslararası görünürlüğünü artırdı. Düzenlenen etkinliğe Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, konuşmacı olarak katıldı. Daha önce Slush’ın Helsinki’deki etkinliklerine de katıldıklarını ifade eden Dağlıoğlu, bu organizasyonun İstanbul’da girişimcileri bir araya getirmesinden memnuniyet duyduklarını söyledi. "Türkiye’de gençler geliştirdikleri ürün ve projelerle yeteneklerini ortaya koyuyor" Türkiye’nin teknolojik gelişmelerini ve inovasyonlarını yakından takip ettiğini belirten Dağlıoğlu, "Türkiye, nüfusu itibarıyla büyük bir ülke. Bu da yeni bir ürün veya hizmeti piyasaya sunmak için çok elverişli bir ortam sağlıyor. Şirketler, ürünlerini gelişmiş bir pazarda test edebiliyor. Türkiye, dijitalleşme ve teknolojiye ilişkin uluslararası endekslerde her zaman üst sıralarda yer alıyor. Ülkemizde güçlü bir bankacılık sektörü ve sağlam bir dijital altyapı mevcut. Bu da birçok teknoloji şirketinin burada büyümesine olanak tanıyor. Türkiye’de gençler geliştirdikleri ürün ve projelerle yeteneklerini ortaya koyuyor. 10-15 yıl öncesiyle kıyaslandığında Türkiye’de bu alanda büyük bir dönüşüm yaşandı. Geçtiğimiz aylarda Türkiye’ye gelen büyük teknoloji markalarını gördük. Bu, bence en önemli gelişmelerden biri. Ancak Türkiye’de daha fazla teknoloji şirketini görmek istiyoruz" şeklinde konuştu. "Teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlar 1 milyar doların üzerine çıktı" Son yıllarda Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin hızla geliştiğini ifade eden Dağlıoğlu, "Her şeyden önce erken aşama girişim yatırımlarında ciddi bir artış söz konusu. 2010-2019 yılları arasında erken aşama teknoloji girişimlerine yapılan yatırımlar yıllık ortalama 100 milyon dolar civarındayken, pandemiden sonra bu rakam 1 milyar doların üzerine çıktı. Bu büyük değişimi anlayabilmek için ekosistemin tüm paydaşlarına da dikkatle bakmak gerekiyor. 10-15 yıl önce hızlandırıcı programlar, kuluçka merkezleri, melek yatırım ağları ve risk sermayesi fonlarının sayısı oldukça sınırlıydı. Bugün ise bu aktörleri tek bir grafikte bile göstermek zor. Yani artık devasa bir girişimcilik ekosistemimiz var" ifadelerini kullandı. "Teknoloji ve bilişim bölümlerine gençler yoğun ilgi gösteriyor" Türkiye’deki teknoloji girişimlerine yapılan yatırımların artmasının cesaret verici olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, "Tüm bu yatırımlar, Türkiye’nin imalat, hizmet, Ar-Ge ve lojistik gibi alanlarda bölgesel bir merkez haline geldiğini gösteriyor. Aynı şekilde start-up ekosistemi açısından da Türkiye, bölgesel bir merkez konumuna ulaştı. Bu başarıda tüm paydaşlarımızın önemli katkısı var. Ülkedeki kamu ve özel üniversitelerdeki teknoloji ve bilişim bölümlerine gençler yoğun ilgi gösteriyor. Bunun girişimcilik kültürünün gelişmesi açısından da önemli bir rol oynuyor" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:45
Madencilik sektörünün kalbi Meclis’te attı
AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, madencilik sektörünün önemli paydaşlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde misafir etti. Taraflar, sektördeki mevcut durumu ve geleceğe yönelik atılabilecek adımları değerlendirdi. Toplantının son derece verimli geçtiğini belirten Milletvekili Demir; görüşmede madencilik sektörünün gelişimi, iş güvenliği standartlarının yükseltilmesi, işçi haklarının korunması ve sendikal çalışmalar gibi başlıkların kapsamlı bir şekilde ele alındığını ifade etti. Milletvekili Demir, madencilerin alın terinin ve emeğinin korunmasının en temel öncelikleri olduğunu vurguladı. "Emekçi kardeşlerimizin yanındayız" Toplantı sonrası açıklamada bulunan AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, "Emekçi kardeşlerimizin alın terini ve emeğini korumak adına her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Sektörümüzün tüm paydaşlarıyla diyalog içinde, hem üretimi artıracak hem de çalışanlarımızın refahını ve güvenliğini sağlayacak adımlar atmayı sürdüreceğiz" dedi. Toplantıya; Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürü Abdullah Çiftçi, Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Uygun, Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Maden-İş) Genel Başkan Vekili Şeref Zeyrek, Maden-İş Batı Anadolu Şube Başkanı Yusuf Yaman ve sendika yönetim kurulu üyeleri katıldı.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:38
DSO Sanayi Yönetişim Masası ’Pınarkent’ gündemiyle toplandı
Denizli Sanayi Odası (DSO) ve Denizli Büyükşehir Belediyesi (DBB) iş birliğiyle oluşturulan Sanayi Yönetişim Masası, Pınarkent bölgesinde faaliyetlerini sürdüren sanayicilerle bir araya geldi. Yaklaşık 20 sanayicinin katıldığı toplantıda firmaların yaşadığı altyapı, ulaşım, enerji ve çevre sorunları bütün yönleriyle ele alınarak çözüm önerileri geliştirildi. Denizli Sanayi Odası ve Denizli Büyükşehir Belediyesi (DBB) arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında oluşturulan DSO-DBB Sanayi Yönetişim Masasının ilk toplantısında alınan kararlar doğrultusunda DSO üyeleriyle toplantılar başladı. Denizli Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen Pınarkent Bölgesi Sanayicilerle İstişare Toplantısına DSO Meclisi ve Masa Danışma Kurulu Üyesi Yavuz Perçin ve Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş katılırken, DBB adına Fen İşleri Daire Başkanı Nuriye Çevni ve Ulaşım Daire Başkanı Cem Bağcı; DESKİ adına İçme Suyu ve Kullanma Suyu Daire Başkanı Tuncay Koca ve Yatırım ve İnşaat Daire Başkanı Engin Demirci katıldı. Yaklaşık 20 sanayicinin görüşlerini paylaştığı toplantıda, OSB dışında faaliyet gösteren firmaların altyapı, ulaşım, enerji ve çevre başta olmak üzere yaşadığı sorunlar bütün yönleriyle ele alındı. Başkan Kasapoğlu: "Elimizi taşın altına koymalıyız" Toplantıda OSB dışı bölgelerde sanayicilerin yaşadığı altyapı problemleri, bu bölgelerde yaşanan su, ulaşım ve çevre sorunları masaya yatırıldı. Başkan Selim Kasapoğlu, Denizli sanayisinin uzun yıllardır özellikle Pınarkent, Hacıeyüplü ve Bozburun olmak üzere altyapı sorunları giderilmemiş bölgelerde yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Kasapoğlu, "Büyükşehir Belediyemizin bu konularda aksiyon alabilmek ve ilgili Kurumlarla istişarelerde destek sağlayabilmek adına koyduğu katkıyı önemsiyoruz. Denizli’nin "Sanayi Şehri" hüviyetini korumasında ve güçlendirmesinde bütün paydaşların kendi yetki ve sorumlulukları çerçevesinde elini taşın altına koyacağına inanıyoruz. Bu iş birliği kültürünü büyütmek Sanayi Yönetişim Masasının birincil amacıdır." şeklinde konuştu. Yol, Kanalizasyon ve Kavşak Sorunları Masada Toplantıda söz alan DSO Meclis Üyesi Yavuz Perçin ise Pınarkent bölgesinin yol ve kanalizasyon sorunlarını vurguladı. Özellikle Pınarkent girişinde yer alan kavşağın ıslahı ve kanalizasyon sorununun çözümü konusunda dile getirilen önerilerin derlenmesine, konuların Pamukkale Belediyesiyle ve Karayolları Bölge Müdürlüğüyle Kasım ayında gerçekleştirilmesi planlanan AYKOME (Altyapı Koordinasyon Merkezi) toplantısı öncesinde görüşülmesine karar verildi. Sanayicilerin dile getirdiği diğer önemli gündem başlıkları arasında doğalgaz, elektrik, telekomünikasyon, arıtma ve GES yatırımlarında kapasite artırımı konuları öne çıktı. Bölgedeki mevcut altyapının sanayi faaliyetlerinin ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı, bu nedenle orta ve uzun vadeli yatırım planlamalarına ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. "Sanayimizin geleceği için ortak akılla hareket etmeliyiz" Toplantı bitiminde görüşleri sorulan Başkan Selim Kasapoğlu, "Denizli Sanayi Odası olarak; şehrimizin sanayi altyapısını güçlendirecek, sanayimizi daha organize hale getirecek, üretimi ve lojistiği destekleyecek çalışmaların takipçisi olmaya devam ediyoruz. Ancak her planı kısa, orta ve uzun vade üzerinden ayrıştırmalıyız. İlçelerimizin kalkınmasında rol oynayan ve mevcut girişimlerimizle daha fazla sorumluluk sahibi olacak OSB’lerimizin yanında, yıllar içinde şehir merkezine yakın konumlanmış üye firmalarımızın sorunlarının giderilmesi için de uğraş veriyoruz. Sanayimizin geleceği için ortak akılla hareket etmeli, çözüm odaklı iş birliğimizi büyütmeliyiz. Denizli sanayisine ve kentin sürdürülebilir kalkınmasına değer katacak bu önemli toplantıda alınan kararların hayırlı olmasını diliyor, toplantıya katılan değerli Denizli Büyükşehir Belediyesi ve DESKİ heyetine teşekkürlerimizi sunuyoruz" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:25
Denizli ihracatı Eylül’de 393 milyon dolar oldu
DENİZLİ (İHA) – Denizli Eylül ayı ihracatı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 0,7 azalışla 393 milyon dolar oldu. Eylül ayı ihracat rakamları açıklandı. Açıklanan rakamlara göre, ülke ihracatı Eylülde yüzde 3 artışla 22,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Denizli ihracatı da Eylül ayında yüzde 0,7 azalışla 393 milyon dolar oldu. Denizli İhracatçılar Birliği’nce kayda alınan ihracat ise yüzde 0,9 azalışla 304 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Eylül döneminde ise Denizli ihracatı yüzde 7,1 artışla 3 milyar 494 milyon dolar olarak gerçekleşti. 9 ayda yakalanan başarılı ivmenin Denizli’nin üretim gücü ve sektörel çeşitliliğinin en somut göstergesi olduğuna dikkat çeken DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, "İhracatçılarımız, değişen küresel şartlara gösterdikleri esnek ve yenilikçi yaklaşımlarla şehrimizin dünya ticaretindeki yerini daha da güçlendiriyor. Denizli’nin adını uluslararası pazarlarda gururla taşıyan tüm ihracatçılarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. İlimizin tekstil-konfeksiyon ihracatı yüzde 5,5 azalışla 116 milyon dolar, elektrik-elektronik ihracatı yüzde 14,2 artışla 94 milyon dolar, demir-demir dışı metaller ihracatı yüzde 11,4 artışla 58 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 9 azalışla 26 milyon dolar, madencilik ihracatı yüzde 6 artışla 25 milyon dolar oldu. Eylül ayında makine ihracatının yüzde 52 artışla dikkat çeken sektör olduğunu söyleyebiliriz" dedi. Ülke Sıralamasında Zirve İngiltere’nin Aylık bazda Almanya’nın yeniden ikinci sıraya yükseldiğini belirten Memişoğlu, "İlimiz ihracatında lider konumda olan İngiltere’ye ihracatımız eylül ayında yüzde 3,6 artışla 53 milyon dolar olarak kaydedildi. İlimiz ihracatında ikinci sırada olan Almanya’ya ihracatımız yüzde 0,4 artışla 32,69 milyon dolar oldu. Üçüncü sırada yer alan ABD’ye ihracatımız yüzde 11,2 azalışla 32,68 milyon dolar olurken, ardından gelen İtalya’ya olan ihracatımız yüzde 0,8 artışla 31,3 milyon dolar oldu. İlimiz ihracatında beşinci sıraya yükselen Mısır’a ihracatımız ise yüzde 79,4 artışla 19 milyon dolar olarak gerçekleşti" ifadelerini kullandı. "Denizli, Türkiye ihracatından pozitif ayrışıyor" Denizli’de ilk çeyrekte yüzde 6.2, ikinci çeyrekte ise yüzde 7.8 artış kaydedildiğini kaydeden Memişoğlu, "Eylül ayı itibarıyla üçüncü çeyreği de tamamlamış bulunuyoruz. Ocak-Eylül döneminde ihracatımız yüzde 7,1 artışla 3 milyar 494 milyon dolara ulaşarak üçüncü çeyrekte de istikrarını korudu. Aylık bazda değerlendirildiğinde, Ocak, Mart ve Ağustos aylarında Türkiye genelinde 8. sıraya yükselmemiz; Mart, Mayıs, Temmuz ve Ağustos aylarında 400 milyon dolar barajını aşmamız, Denizli ihracatının gücünü açıkça ortaya koyuyor. İstikrarlı büyümemiz, güçlü sektör yapımız ve zengin ürün çeşitliliğimiz ile 2025 yılı için belirlediğimiz 4,7 milyar dolarlık hedefe ulaşacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:22
Köylü kadınlar 200 yıldır bu pazarda buluşuyor
Bartın’da köylü kadınlar, yaklaşık 200 yıldır kendi ürettikleri hayvansal ürünlerle meyve ve sebzeleri Galla Pazarı’nda müşterileriyle buluşturuyor. 200 yıldır kent merkezinde kurulan pazarda mesai ise şafak vaktinden önce başlıyor. Bartın’ın kırsalında yaşayan üretici kadınlar, 200 yıldır kent merkezinde kurulan Galla Pazarı’nda buluşuyor. Yöre insanının şivesiyle "Galla Pazarı" olarak ifade edilen ’kadınlar pazarı’, her hafta salı, cuma ve pazar günleri hizmet veriyor. Gece yarısından sonra kocaları, çocukları ya da yakınlarıyla evlerinden çıkan kadınlar, şafak vakti ulaştıkları kent merkezindeki kapalı pazar alanlarında tezgahlarını açıyor. Sezon boyu büyük emek harcayan kadınlar, el emeği, göz nuru ürünleri, sabahın erken saatlerinde geldikleri pazar yerlerinde görücüye çıkarıyor. Kadın üreticiler, taze taze ürünleri açtıkları tezgahların başında saatlerce bekleyerek müşterilerine ulaştırıyor. Gece 02.30 ile 04.00 saatleri arasında pazar alanına gelen kadınlar, sabah saatlerinde 06.00’ya kadar tezgahlarını yerleştirerek, müşterilerini bekliyor. Gün boyu ürünlerini satmanın mücadelesinde olan esnaftan ürünlerini erken bitirenler, akşam saat 19.00 gibi evlerine dönerken, bitiremeyenler ise saat 22.00’a kadar müşteri bekliyor. Kadın üreticiler haftanın 3 günü buluştuğu ve yöresel şivede "Gala Pazarı" olarak ifade edilen pazar yerinde, 2 asırdır hem ekonomik hayata hem de sosyal hayata büyük destek sağlıyor. Galla Pazarı’nın tarihçesi 17. yüzyılın ortalarında Bartın’a uğrayan Evliya Çelebi, cumartesi günleri pazar kurulduğundan bahsetmiştir. 18. yüzyılın başlarında Uluslu İbrahim Hamdi tarafından kaleme alınan Atlas adlı eserde de, cumartesi günleri kurulduğu dile getirilen pazar daha sonraları gelenekselleşerek salı ve cuma günleri Galla Pazarı olarak kurulmaya başlanmıştır. Yaklaşık 200 yıldır varlığını sürdüren Galla Pazarı’nın kuruluşu, Osmanlı döneminde işsizlik nedeniyle ormancılık faaliyetleri için erkeklerin evlerinden ayrılması ve evin iç işlerinin yanı sıra, tarla ve bahçe işlerini kadınların üstlenmesiyle başlamıştır. Ürettikleri ürünleri kendi pazarlamak ve aracıyı ortadan kaldırmak için köylerde veya kasaba içinde bağı, bahçesi, hayvanı olan ev kadınları, kendi yiyeceğinden artırdıkları ürünleri en yakın pazar olan Bartın Pazarı’nda satıp evlerinde olmayan maddeleri alma yolunu seçmişlerdir. Ürettikleri ürünleri doldurdukları küfeleri sırtlanan kadınların sokak sokak dolaşarak ürünleri satmak istemesiyle çıkan alışveriş kültürüyle başlayan ticaret kültürü, pazar alanı olarak günümüze kadar ulaştı.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:14
Köylü kadınlar 200 yıldır bu pazarda buluşuyor
Bartın’da köylü kadınlar, yaklaşık 20ü yıldır kendi ürettikleri hayvansal ürünler ile meyve ve sebzeleri, Galla Pazarı’nda müşterileri ile buluşturuyor. 200 yıldır kent merkezinde kurulan pazarda mesai ise şafak vaktinden önce başlıyor. Bartın’ın kırsalında yaşayan üretci kadınlar, 200 yıldır kent merkezimde kurulan Galla Pazarı’nda buluşuyor. Yöre imsanın şivesiyle "Galla Pazarı" olarak ifade edilen Kadınlar Pazarı her hafta Salı, Cuma ve Pazar günleri hizmet veriyor. Gece yarısından sonra evlerinden kocaları, çocukları yada yakınları ile evlerinden çıkan kadınlar, şafak vakti ulaştıkları kent merkezindeki kapalı pazar alanlarında tezgahlarını açıyor. Sezon boyu büyük emek harcayan kadınlar, el emeği, göz nuru ürünleri, sabahın erken saatlerinde geldikleri pazar yerlerinde görücüye çıkarıyor. Ladın üreticiler, taze taze ürünleri açtıkları tezgahların başında saatlerce bekleyerek müşterilerine ulaştırıyor. Gece 02:30 ile 04:00 saatlerinde arasında pazar alanına gelen kadınlar, sabah saatlerinde 06:00’ya kadar tezgahlarını yerleştirerek, müşterilerini bekliyor. Gün boyu ürünlerini satmanın mücadelesinde olan esnaflardan ürünlerini erken bitirenler, aksam saat 19:00 gibi evlerine dönerken bitiremeyenler ise saat 22:0’ye kadar müşteri bekliyor. Kadın ürüteticiler haftanın 3 gün buluştuğu ve yöresel şivede "Gala Pazarı" olarak ifade edilen pazar yeri, 2 asırdır hem ekonomik hayata hem de sosyal hayata büyük destek sağlıyor. Galla Pazarı’nın tarihçesi 17. yüzyılın ortalarında Bartın’a uğrayan Evliya Çelebi, Cumartesi günleri pazar kurulduğundan bahsetmiştir. 18. Yüzyılın başlarında Uluslu İbrahim Hamdi tarafından kaleme alınan Atlas adlı eserde de Cumartesi günleri kurulduğu dile getirilen pazar daha sonraları gelenekselleşerek Salı ve Cuma günleri Galla Bazarı olarak kurulmaya başlanmıştır. Yaklaşık 200 yıldır varlığını sürdüren Galla Bazarı’nın kuruluşu, Osmanlı döneminde işsizlik nedeniyle ormancılık faaliyetleri için erkeklerin evlerinden ayrılması ve evin iç işlerinin yanı sıra, tarla ve bahçe işlerini kadınların üstlenmesiyle başlamıştır. Ürettikleri ürünleri kendi pazarlamak ve aracıyı ortadan kaldırmak için köylerde veya kasaba içinde bağı, bahçesi, hayvanı olan ev kadınları kendi yiyeceğinden artırdıkları ürünleri, en yakın pazar olan Bartın Pazarı’nda satıp evlerinde olmayan maddeleri alma yolunu seçmişlerdir. Ürettikleri ürünleri doldurdukları küfeleri sırtlanan kadınların sokak sokak dolaşarak ürünleri satmak istemesiyle çıkan alış veriş kültürü ile başlayan ticaret kültürü kurulan pazar alanı ile günümüze kadar ulaştı.
03 Ekim 2025 Cuma - 12:50
Garanti BBVA Emeklilik’e, Smart-i Awards’tan dijital dönüşüm ödülü
Garanti BBVA Emeklilik, Prim İadeli Hayat Sigortası ürününü Garanti BBVA Mobil üzerinden satışa sundu. Kurum, bu projesiyle Smart-i Awards’ta Dijital Dönüşüm kategorisinde gümüş ödüle layık görüldü. Garanti BBVA Emeklilik, sigorta sektörünün prestijli ödüllerinden biri olan Smart-i Awards’ta Dijital Dönüşüm kategorisinde gümüş ödüle layık görüldü. Yapılan açıklamaya göre, sektörde ilklerden birine imza atan kurum, poliçe süresi boyunca vefat teminatı ile finansal güvence sağlarken; sigorta süresi sonunda ise ödenen primleri yaşam teminatı ile Amerikan Doları’na endeksli olarak iade etme özelliğiyle dikkat çeken Prim İadeli Hayat Sigortası ürününü dijital kanal üzerinden müşterileriyle buluşturan ilk kurumlardan oldu. Dijital satış kolaylığı sunan bu yenilikçi ürün tasarımı sayesinde müşteriler artık hayat sigortasına hızlı, pratik ve güvenilir bir şekilde erişebiliyor. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Gökhan Koca, "Kurum olarak dünyada hızla ilerleyen dijitalleşme adımlarını yakından takip ediyor, ülkemizde ve sektörümüzde en güncel teknolojileri müşterilerimizle buluşturmak için çalışıyoruz. Prim İadeli Hayat Sigortası ürünümüzü mobil uygulama aracılığıyla sunarak sigorta sektöründe dijitalleşmeye öncülük etmenin gururunu yaşıyoruz. Müşteri deneyimini geliştiren ve sigortacılıkta erişilebilirliği artıran bu yenilikçi adımımızın Smart-i Awards’ta ödüllendirilmesi, teknoloji odaklı hizmet anlayışımızın sektörde oluşturduğu değerin de tescili niteliğinde oldu. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder