EKONOMİ
Dicle Elektrik’ten Güneydoğu’ya 100 milyar TL’lik yeni yatırım 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:39:52 Dicle Elektrik; altyapı yatırımları, kırsal dönüşüm çalışmaları, Ar-Ge projeleri ve teknoloji odaklı hizmet modeliyle yeni 5 yıllık yatırım planını açıkladı. Bu kapsamda bölgeye 100 milyar TL’lik yeni yatırım yapacak olan şirket, söz konusu kaynağın 60 milyar TL’sini kırsal alanlarda şebekenin modernizasyonu, akıllı altyapı dönüşümü ve hizmet kalitesinin güçlendirilmesi için kullanacak. Böylece 5 yılın sonunda, daha önce yapılan yatırımlarla birlikte Dicle Elektrik’in hizmet verdiği 6 ile yaptığı yatırımın toplam miktarı 185 milyar TL’yi aşacak. Dicle Elektrik’in bugüne kadar yaptığı yatırım ve dijitalleşme odaklı dönüşümü ise kayıp-kaçakla mücadelede başarılı sonuçlar ortaya koydu. Bölgede yüzde 76 seviyelerinde olan kayıp-kaçak oranı 2025 sonu itibarıyla yüzde 35 seviyelerine kadar düşürüldü. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli elektrik dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, yatırımlarını ve teknolojik dönüşüm çalışmalarını doğrudan bölge halkıyla buluşturuyor. Bu amaçla 4’üncüsü Şanlıurfa’da düzenlenen DicleFest, kapılarını 14 Mayıs’ta Şanlıurfalılara açtı. Düzenlenen açılış törenine, Şanlıurfa Vali Yardımcısı Mehmet Deniz Arabacı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli, Dicle Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Memet Atalay, Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas’ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. "Bölgenin dönüşümünü yatırım, teknoloji ve insan odağıyla yönetiyoruz" DicleFest kapsamında açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, bölgenin dönüşümünü yatırım, teknoloji ve insan odağıyla yönettiklerini söyledi. Arvas, "DicleFest’i, sahada yürüttüğümüz hizmeti, yatırımı ve teknolojik dönüşümü halkımızla aynı ortak platformda buluşturduğumuz güçlü bir etkinlik olarak görüyoruz. Şanlıurfa’da enerji, tarımsal üretimden sanayiye, hanelerden kırsal yerleşimlere kadar hayatın her alanına temas ediyor. Biz de Dicle Elektrik olarak attığımız her adımı, kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji arzı kadar toplumsal fayda sorumluluğuyla ele alıyoruz" dedi. "Kırsalda 5 bin köy ve 300 bin abone dönüşümü hedefleniyor" Dicle Elektrik’in beş yıllık yeni dönem yatırım planının en önemli başlıklarından birinin kırsal alan dönüşümü olduğunu belirten Arvas, "Şirket, beş yıl boyunca 60 milyar TL’lik kırsal alan yatırım bütçesiyle 5 bin köy ve 300 bin abonenin alt yapı dönüşümünü hedefliyor. Aynı dönemde şebeke otomasyonu ve teknoloji yatırımları için de 12 milyar TL’lik bir kaynak ayrılması öngörülüyor. Kırsal dönüşüm ve otomasyon yatırımları, kayıp-kaçakla mücadelede de sahadaki en güçlü araçlardan biridir. Özelleştirme öncesinde hizmet bölgemizde yüzde 76 seviyelerinde bulunan kayıp-kaçak oranını, altyapı yatırımları, akıllı şebeke uygulamaları, uzaktan izleme sistemleri ve teknoloji destekli saha denetimleriyle 2025 sonu itibarıyla yüzde 35 seviyesine indirdik. Bu sonuç, yatırımlarımızın sahada ölçülebilir karşılık ürettiğini gösteriyor. Yeni dönemde kırsal alan dönüşümü ve şebeke otomasyonu yatırımlarımızla enerji arzının sürekliliğini güçlendirmeyi, hizmet kalitesini artırmayı ve kayıp-kaçakla mücadelede elde ettiğimiz kazanımları daha ileri taşımayı hedefliyoruz" diye konuştu. "185 milyar TL’lik yatırım vizyonunun görünür yüzü" Dicle Elektrik’in yatırım vizyonuyla ilgili bilgiler de veren Arvas, "Bugüne kadar hizmet bölgemiz genelinde gerçekleştirdiğimiz 85 milyar TL’yi aşan yatırımın üzerine önümüzdeki 5 yıl içerisinde 100 milyar TL’lik yeni yatırımı da eklediğimizde toplam yatırım büyüklüğümüz 185 milyar TL seviyesine ulaşacak. Bu büyük yatırımla amaçladığımız dönüşümün odağında şehir merkezlerinin yanı sıra kırsal alanlar da yer alıyor. Bu yatırımımızı tamamladığımızda kırsaldaki insanlarımız da teknoloji desteğiyle kaliteli ve kesintisiz hizmete rahatça ulaşabilecek" dedi. Şanlıurfa’ya yapılan yatırım 27 milyar TL’ye ulaştı Şanlıurfa’nın Dicle Elektrik’in yatırım gündeminde özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, kentin enerji ihtiyacının tarımsal üretimden sanayiye, hanelerden kırsal yerleşimlere kadar geniş bir alana yayıldığını belirterek, "Bugüne kadar şehir geneline yaptığımız yatırımın tutarı 27 milyar TL’ye ulaştı. Sadece 2025 yılında 4 milyar TL’lik bir yatırım gerçekleştirdik. Medeniyetin başlangıç noktası olan Göbeklitepe’ye ev sahipliği yapan, medeniyetlerin buluşma noktası olmuş Şanlıurfa, yalnızca geçmişiyle değil, üretim gücü ve gelişim potansiyeliyle de bizim için çok değerli. Biz de bu kadim şehrin enerji altyapısını teknoloji, dijitalleşme ve sürdürülebilir yatırımlarla destekliyor ve potansiyeline yakışan güçlü bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Arvas son olarak Dicle Elektrik’in 3K (Kayıpsız, Kesintisiz ve Kaliteli) olarak tanımladığı dönüşüm alanlarında Şanlıurfa özelinde 302 bin abonenin bulunduğunu, bu alanlarda kayıp-kaçak oranının ise Türkiye ortalamasında seyrettiğini dile getirdi. Dicle Elektrik Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak illeri ile bu illere bağlı 59 ilçede, bölge genelinde 6,5 milyon nüfus ve 2,5 milyon aboneye hizmet veriyor. Bölge geneli kayıp kaçak oranı yüzde 76 seviyelerinden yüzde 35 seviyelerine indirildi. 2013-2025 döneminde 85 milyar TL’yi aşan toplam yatırım yapıldı. 5 yıl içinde 2026-2030 döneminde 100 milyar TL yatırım planı açıklandı. Toplam yatırım büyüklüğünde 185 milyar TL hedefi duyuruldu. 5 yıl içinde 60 milyar TL kırsal alan yatırım planlandı. 5 yıl içinde 5 bin köy ve 300 bin abone alt yapı dönüşümü hedeflendi. 5 yıl içinde 12 milyar TL şebeke otomasyonu ve teknoloji yatırımı planlandı. DicleFest’in 4’üncüsü Şanlıurfa’da düzenlendi Dicle Elektrik’in enerji, bilim, teknoloji ve eğlenceyi bir araya getiren festivali DicleFest’in 4’üncüsü Şanlıurfa’da düzenlendi. Daha önce Diyarbakır, Batman ve Siirt illerinde gerçekleştirilen organizasyonda bugüne kadar 150 bini aşkın ziyaretçi ağırlandı. Şanlıurfa’da 17 Mayıs’a kadar süren festival, her yaştan katılımcıyı enerji, teknoloji, bilim, sürdürülebilirlik ve sosyal etkinliklerle buluşturdu. Festival alanında planetaryum çadırı ve 360 derece gösterimler, deneysel bilim ve enerji deneyim alanları, teknoloji stantları, Ar-Ge çalışmalarının tanıtımları, çocuk ve gençlere yönelik atölyeler, konserler, tiyatrolar ve sahne performansları yer aldı. Festival kapsamında ayrıca Münevver Özdemir, Mahmut Tuncer ve Zekeriya Ünlü gibi sevilen ünlü sanatçılar da müzikseverlerle buluştu. Bu yılki DicleFest’i önceki organizasyonlardan ayıran en önemli başlıklardan biri ise proje yarışmaları oldu. Festival kapsamında ilk kez düzenlenen "Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla" temalı proje yarışmasına, Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak’tan 3 bini aşkın başvuru yapıldı. Değerlendirmeler sonucunda 4 kategoride lise ve üniversiteden 14 proje finale kaldı. Finalist ekipler, projelerini festival boyunca DicleFest alanında ziyaretçilerle buluşturdu. Festival kapsamında lise ve üniversitenin yanı sıra ilkokul öğrencilerine yönelik resim yarışmasında ve ortaokul öğrencilerine yönelik hikaye yarışmasında dereceye girenler de ödüllerini düzenlenen törenle aldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:36 Bulut mutfak sektöründeki yatırımlar devam ediyor Çok markalı bulut mutfak (hayalet mutfak) girişimi Mizanplus, Ümraniye’de hayata geçirdiği yeni üretim ve lojistik tesisinin açılışını gerçekleştirdi. Bulut mutfak alanındaki vizyonunu yeni yatırımlarla desteklediğini duyuran şirket, gelecek dönem stratejilerini kamuoyuyla paylaştı. Türkiye’nin gıda ve lojistik ekosistemindeki önemli markalarından Mizanplus, Ümraniye’de hayata geçirdiği yeni üretim ve lojistik tesisinin açılışını gerçekleştirdi. Yeni tesis açılış töreni; kamu, siyaset ve iş dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. Önemli yatırımcılar, sektörün önde gelen firma yetkilileri ve bürokratlar da yer aldı. Bulut mutfak (Cloud Kitchen) alanındaki vizyonunu yeni yatırımlarla destekleyen şirket, gelecek dönem stratejilerini kamuoyuyla paylaştı. Açılışta konuşan Mizanplus Kurucuları Harun Özdemir ve Burakcan Kızılaslan, yaptıkları ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Bu tesis, dijitalleşen yemek kültüründe sürdürülebilir büyüme stratejimizin temel taşlarından biridir. Hem markalarımızla sahada hem de Paket Master yazılımımızla dijitalde sunduğumuz çözümlerle gıda ekosistemini modernize ediyoruz. 20 milyon TL’lik yeni yatırımla desteklediğimiz 2028 yılı hedeflerimiz doğrultusunda, Türkiye’nin en yaygın ve teknolojik bulut mutfak ağı olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Mizanplus; modern üretim tesisleri ve yaygın lojistik ağıyla bulut mutfak sektöründe uçtan uca çözümler sunmaktadır. Bünyesindeki güçlü markalar ve teknolojik yazılım desteğiyle paket servis pazarına yön veren şirket, sürdürülebilir büyüme modeliyle gıda sektörünün geleceğine odaklanmaktadır." Milyonlarca tüketiciye dijital platformlar üzerinden ulaşılıyor Şirket kurucularından Harun Özdemir markalarıyla dijital yemek platformları üzerinden her yıl milyonlarca tüketiciye paket servis hizmeti sunarak ulaştıklarını belirterek, "Bulut mutfak pazarında sadece bir operasyon merkezi değil, aynı zamanda verimlilik odaklı bir marka ekosistemi olarak konumlanıyoruz. Teknoloji ve gıdayı birleştiren altyapımızla sektörün gelişimine katkı sağlıyoruz" dedi. Sipariş yönetiminden verimlilik analizine kadar uçtan uca çözümler sunan teknolojik altyapısı ile markaların operasyonel yükünü hafifleterek dijitalleşen gıda dünyasında rekabet avantajı sağladıklarını belirten Özdemir, hali hazırda 10 şehirde ve 50 stratejik lokasyonda faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi. Yeni lojistik tesislerinin devreye girmesiyle birlikte operasyonel kapasitenin artırıldığının altını çizen Özdemir, 20 milyon TL’lik yeni yatırımla 2028 yılı sonuna kadar hizmet ağlarını 30 şehre ve 150 farklı lokasyona ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti. Vigo ile iş birliği Yapılan açıklamaya göre; Mizanplus ayrıca hızlı teslimat sektörünün önde gelen markalarından Vigo ile işletmelerin operasyonel verimliliğini artırmak amacıyla stratejik bir iş birliğine imza atmıştı. Bu iş birliği ile Türkiye genelinde binlerce işletmeye hizmet veren Vigo, ’Sabit Kurye’ modeliyle restoranların en kritik operasyonel ihtiyaçlarından biri olan kurye yönetimini güvence altına aldığını duyururken; Paketmaster’ın çoklu platform yönetimi sağlayan teknolojisi sayesinde dijital sipariş süreçleri merkezi, hızlı ve hatasız bir yapıya kavuşuyor. Vigo’nun bu iş birliği sayesinde işletmeler, farklı online yemek platformlarından gelen siparişleri tek bir panel üzerinden yönetebiliyor. Bu entegre yapı sayesinde işletmeler; operasyonel süreçlerini tek merkezden yönetebiliyor, sipariş ve teslimat süreçlerinde hız ve doğruluk elde ediyor, insan hatasını minimize ederek verimliliklerini artırıyor ve yoğun saatlerde dahi kesintisiz hizmet sunabiliyor.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:24 Nisan ayında 2,6 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Nisan ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 44 artarak 2,6 trilyon TL oldu. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Nisan ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı. Buna göre, 2,6 trilyon TL tutarında 1,8 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşti. Mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti. İnternetten kartlı ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39 büyüme ile 756,9 milyar TL oldu. Kart sayıları gelişimi Nisan ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 147,6 milyon, banka kartı sayısı 216,0 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 98,4 milyon adet oldu. 2025 yılının Nisan ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 11’lik, banka kartı adedinde yüzde 2’lik artış, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 3’lük düşüş yaşandı. Toplam kart sayısı ise 462,0 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artış gösterdi. Kartlı ödeme tutarı gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Nisan ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 44 artarak 2.559,6 milyar TL oldu. Kartlı ödemelerin 2.185,2 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 366,8 milyar TL’sinde banka kartları, 7,6 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 44, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 48 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde -60 oldu. Kartlı ödeme işlem adedi gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Nisan ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14 artarak 1,8 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 1.059,7 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 740,5 milyon adedinde banka kartları, 32,0 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 20 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde -57 oldu. İnternetten kartlı ödeme tutarı gelişimi İnternetten kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39 artarak 756,9 milyar TL’ye yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 30 oldu. İnternetten kartlı ödeme adedi gelişimi İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 249,2 milyon adede yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 14. Temassız ödeme tutarı gelişimi Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artarak 1.233,7 milyon adet oldu. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51 artarak 855,0 milyar TL oldu. Nisan ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti.
Erzurum, maya üretiminde bölgesel merkez olma yolunda
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:03 Erzurum, maya üretiminde bölgesel merkez olma yolunda Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilen "Erzurum Maya Üretim Tesisi Fizibilite Çalışması" projesiyle şehrin tarımsal potansiyeli sanayi ile bütünleştirilerek bölgesel kalkınma adına önemli bir adım atıldı. KUDAKA 2025 Yılı Fizibilite Desteği programına sunulan "Erzurum Maya Üretim Tesisi Fizibilite Çalışması" projesi, Erzurum’u stratejik bir gıda ürünü olan mayanın üretim merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde yürütülecek ve 6 ay sürecek olan fizibilite çalışması kapsamında, Erzurum’da modern bir maya üretim tesisinin kurulmasına ilişkin teknik, ekonomik ve çevresel analizler gerçekleştirilecek. Modern bir maya üretim tesisi için yatırımın yol haritası çizilecek Erzurum’da tarımsal sanayi sonucunda ortaya çıkan yan ürünlerin işlenerek ekonomiye kazandırılması amacıyla hayata geçirilen fizibilite çalışması sonunda hazırlanacak kapsamlı rapor, potansiyel yatırımcılar için güvenilir bir yol haritası sunacak. Raporda pazar analizi, hammadde tedarik zinciri, yatırım maliyetleri ve finansal geri ödeme süreleri gibi kritik başlıklar yer alacak. Erzurum’un stratejik konumu sayesinde, kurulacak tesisin sadece iç pazara değil, Azerbaycan gibi komşu ülke pazarlarına ihracat yapma potansiyeli de projenin hedefleri arasında bulunuyor. Doğu Anadolu için stratejik bir girişim Türkiye genelinde sınırlı sayıda aktif maya üretim tesisinin bulunduğu ve bu tesislerin büyük çoğunluğunun Marmara ve Ege bölgelerinde yer aldığı dikkate alındığında, Erzurum’da yürütülecek bu çalışma Doğu Anadolu Bölgesi için stratejik bir adım olarak değerlendirilmektedir. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen şehrin kalkınma vizyonuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Erzurum artık sadece tarımsal üretim değil, işlenmiş tarım ürünleri ve sanayi odaklı projelerle de öne çıkıyor. KUDAKA’nın desteğiyle başlattığımız bu çalışma, Erzurum’u maya üretimi gibi stratejik bir alanda söz sahibi yapacak." KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ise, proje ile ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Erzurum’un sanayi potansiyelini çeşitlendirerek yeni ekonomik değerler oluşturmayı hedefliyoruz. Maya üretimi, sadece gıda sanayisi açısından değil, aynı zamanda biyoteknoloji ve ihracat potansiyeli açısından da önemli bir alan. Bu fizibilite çalışması, bölgemizde sürdürülebilir bir üretim ekosisteminin oluşmasına katkı sağlayacaktır." KUDAKA ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle başlatılan çalışma tamamlandığında elde edilecek rapor, Erzurum’un sanayi yatırımlarına yeni bir yön verecek, bölgedeki tarımsal ürünlerin katma değerli üretim zincirine dahil edilmesine zemin hazırlayacak.
Bursa moda ile buluşuyor
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:51 Bursa moda ile buluşuyor Türkiye’nin tekstil merkezi olarak bilinen ancak son yıllarda yaşanan sıkıntılar sebebiyle bu unvanını kaybetmekle karşı karşıya kalan Bursa’da yeniden moda ve tasarım rüzgarı esecek. Bursa’nın moda merkezi haline gelmesi için yıllardır tasarım, defile ve sergi gibi kültürel aktivitelerle adını yurt dışına taşıyan modacı Yaşariye Doğan’ın girişimleriyle başlatılan ve bu yıl 8. düzenlenen Bursa Fashion Week, bu yıl da 10-11-12 Ekim tarihlerinde Avrupa, Ortadoğu ve Asya’dan bir çok yerli ve yabancı modacıyı, tasarımcıyı, sanatçıyı ve iş dünyasını Bursa’da buluşturmaya hazırlanıyor. Bursa Sanayi ve Ticaret Odası (BTSO), Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi başta olmak üzere pek çok kukum, kuruluş ve tekstil sektörünün önde gelen firmalarının işbirliğinde Bursa Fashion Week Yürütme Komitesi tarağından düzenlenen uluslararası organizasyon defile, yarışma, sergi gibi görsel zenginliğin yanısıra kültürel ve sanatsal öğeleri kentin tarihi kimliğiyle de pekiştirecek renkli etkinliklere imza atacak. Meslek liseleri de katılıyor Meslek liselerinde okuyan genç tasarımcıların desteklenmesini amaçlayan Bursa Fashion Week ‘e bu yıl Bursa’dan Osmangazi Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Mudanya Dörtçelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Necatibey Kız Mesleki ve Teknik Adadolu Lisesi, Zübeydehanım Kız Mesleki ve Teknik Aadolu Lisesi, Hüseyin Özdilek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İstanbul’dan Fatih Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Küçükçekmece Atatürk Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Tokat’tan Zübeydehanım Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olmak üzere toplam 8 kız meslek lisesinden öğrenciler katılıyor. Genç tasarımcılar yarışacak Her yıl olduğu gibi bu yıl da genç tasarımcıların yarışacağı "Kültürel Mozaik Tasarım Yarışması" için jüri özel komitesi oluşturuldu. Başkanlığını İstanbul Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Duygu Atalay Onur’un yaptığı komitede Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarım bölümünden Doç. Dr. Zeynep Kırkıncıoğlu, TRT Sanatçısı Ayfer Er, Organizatör -Koreograf Başak Gürsoy, Elyaf Tekstil Sami Bilge, İnoksan Endüstriyel Mutfak Vehbi Varlık, Tiyatrocu Safa Zengin, EVO Holding Evrim Yaşlak ile Evren Yaşlak, Estetik Plastik Cerrah Dr. Elvan Bayraktar ve Emelya Konfeksiyon Tekstil Yaşariye Doğan bulunuyor. Dereceye girenlere teşvik amaçlı para ödülünün verileceği yarışmanın Jüri Başkanı Doç. Dr. Duygu Atalay organizasyonla ilgili olarak "Bursa kültürel mirası ve üretim gücüyle sadece bir sanayi şehri değil aynı zamanda bir moda başkenti olma yolunda ilerliyor. Genç tasarımcıların yeteneklerini sergileyeceği bu platform uluslararası arenada ülkemizi temsil edecek genç beyinlerin yetişmesine imkan sağlıyor" diye konuştu. 10 Ekim’de Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde başlayacak olan moda etkinliği Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi GUHEM, Panoroma 1326 Fetih Müzesi, Kozahan, Kapalıçarşı başta olmak üzere tarihi ve kültürel mekanların gezilerini kapsarken, defile, gösteri, sergi, mini konserle renkli görüntülere sahne olacak organizasyon ünlü ses sanatçısı Melihat Gülses’in onur konuğu olduğu 12 Ekim’deki gala gecesi ile sona erecek.
Karadeniz’in Mavi Teknoloji Ekosistemi Trabzon’da buluştu
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:40 Karadeniz’in Mavi Teknoloji Ekosistemi Trabzon’da buluştu Avrupa Birliği’nin Interreg Next Karadeniz Havzasında Sınır Ötesi İşbirliği Programı kapsamında desteklenen ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) tarafından uygulanan Blue Gates projesi faaliyetlerinden olan Black Sea-BlueTech Demo Days toplantısı Trabzon’da gerçekleştirildi. Karadeniz’de mavi ekonominin teknoloji odaklı dönüşümünü hızlandırmayı amaçlayan etkinlikte DOKA, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO), Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna’dan proje ortakları ile Norveç’in balıkçılık teknolojilerinde söz sahibi firma yetkilileri, sektör temsilcileri, yatırımcılar ve girişimcilerini bir araya getiren program teknoloji tabanlı akıllı izleme, entegre su ürünleri üretimi ve ileri işleme teknolojileri, su ürünleri yetiştiriciliğinde RAS sistemleri, akıllı izleme teknolojileri gibi alanlarda ölçeklenebilir çözümleri vitrine çıkaracak. Trabzon’da bir otelde gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan OctoAqua Ceo’su Ertuğrul Gündoğdu, Türkiye’yi sürdürülebilir, yenilikçi ve destek katma değerli üretimle dünya ligine taşımayı amaçlandıklarını belirterek "OctoAqua olarak Mavi Ekonomi geleceğini sadece konuşmakla kalmayıp uygulamalarla güçlendirmeyi hedefliyoruz. Zonguldak’tan sonra Karadeniz’in kalbi Trabzon’da sektörün geleceğini şekillendiren değerli paydaşlarımızla buluşmak bizler için büyük mutluluk. Norveç ve Türkiye arasında uzun yıllar süren dostluk ve ortaklık üretim kültürü ve bugün mavi ekonomi dönüşümünde somut sonuçlar veriyor. Bu işbirlikleri sayesinde kapalı devre sistemler, çevre dostu üretim modelleri ve dijital çözümler artık ülkemizde hayat buluyor. Bizim amacımız Türkiye’yi sürdürülebilir, yenilikçi ve destek katma değerli üretimle dünya ligine taşımak. Bugün burada kurulacak her bağlantı atılacak her adım bu vizyonun bir parçası olacak" dedi. Serdar Öztürk: "En yüksek finansmanı Karadeniz havzasından biz sağlıyoruz" Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdür Yardımcısı Serdar Öztürk ise yaptığı konuşmada, "Sınır ötesi işbirliği programları başkanlığımız tarafından 2003 yılından beri yürütülüyor. İki işbirliğine ilk olarak Bulgaristan ile başlamıştık. Sonra 2007 yılında Karadeniz’e başladık. Bu iki programın başarısıyla bütçe döneminde Akdeniz havzasına dahil olduk. 2007-2013 döneminde alışma safhasındaydık ikinci yıl daha performans gösterdik ama 21-27’nin ilk çağrısında 48 tane projenin 26 tanesinde Türk kurum ve kuruluşları yer alıyor. İkinci çağrıda ise 52 tane projenin 45’inde Türkler var. 60 tane kurum ve kuruluşumuz bu projelerin içerisinde ve uzak ara en yüksek finansmanı Karadeniz havzasından biz sağlıyoruz. Bunu gerçekleşmesinde gerçekten buradaki bütün kurumların emeği var hepsine çok büyük teşekkürlerimi sunuyorum. Bu başarıyla Akdeniz’de aynen devam etmeyi düşünüyoruz ve önümüzdeki dönemde yani 2028-34’te ise yeni programlara katılma hedefimiz var" diye konuştu. DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar: "Uzun bir değer zincirinin ekosistemini buluşturduk" Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Genel Sekreteri Kemal Akpınar da, Kalkınma ajansı olarak yaklaşık iki yıldır üç sonuç odaklı program üzerinden bölgeyi kalkındırmaya katkı sağladıklarını dile getirerek "Bu toplantı sadece demo günleri toplantısı olmayacak. Karadeniz’in mavi geleceği için yenilikçi çözümlerle birlikte yeni teknolojileri birbirine bağlayan bir ekosistemi geliştirme çabası olarak görüyoruz. Bu salonda kıyımızdaki limanlardan, laboratuvarlara, tersanelerden su ürünleri işletmelerine, akademiden hızlandırıcılara uzanan uzun bir değer zincirinin ekosistemini buluşturduk. Kalkınma ajansı olarak yaklaşık iki yıldır üç sonuç odaklı program üzerinden bölgemize bölgesel kalkınmaya katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bunlardan bir tanesi de mavi ekonomik sonuç odaklı programımız. Sonuç odaklı programlar ajanslarımızın aslında üç yıllık orta vadeli programı niteliğinde bölgesel kalkınma planlarımızı orta vadede uygulayacağımız aslında enstrümanlarla birbirini bağladığımız orta vadeli bir yaklaşım olarak uyguladığınız bir program" şeklinde konuştu. "Önümüzdeki dönemde yeni bir Avrupa birliği projesi olarak mavi ekonomiye odaklanmaya devam edeceğiz" "Mavi ekonomi programı kapsamında şimdiye kadar üç tane Avrupa birliği projesi uyguladık bu da onlardan bir tanesi" diyen Akpınar, "Önümüzdeki dönemde de tekrar bir Avrupa birliği projemiz Başkanlığımızın katkısıyla geçti. İnşallah önümüzdeki dönemde yeni bir Avrupa birliği projesi olarak mavi ekonomiye odaklanmaya devam edeceğiz. Mavi ekonomi deniz ve su ekosistemleri sürdürülebilir ekonomik devretmeli çerçevesinde çizmekte bu çerçevede araç olarak kullanılan teknoloji ve yenilik çözümler daha az kaynaklı daha çok üretebilmenin ekosistemi tahrip etmeden büyümenin sağlanması ve mavi ekonomi sektörlerinin kazanımlarının artırılmasına katkıda bulunacaktır. Karadeniz coğrafyası baktığımız zaman aslında mavi ekonomi buranın sadece bugünü değil kadim bir birikimin aslında geleceği taşındığı bir nokta olarak görüyoruz. Su ürünlerinden kıyı ekosistemlerde gemi inşa sanayiden balıkçılık teknolojilerine kadar pek çok konuyu liman ticaret bağlantılarından lojistik çözümlere kadar pek çok konuyu mavi ekonomik tüm sektörlerini ve aktörlerini bir arada bulunduran bir ekosisteme aslında ev sahipliği yapıyor. Kalkınma ajansı olarak da aslında bu potansiyeli harekete geçirmek adına hem uyguladığımız bu tip uluslararası fonlar ve projelerle birlikte yine analiz ve planlama çalışmalarımızla birlikte yine sektörel ekosistemi geliştirecek işbirliği çalışmaları ile birlikte mavi ekonomiye ve bölgemizin kalkınmasına hizmet etmeye devam edeceğiz inşallah. Bugün gerçekleştirilen etkinlikte tek seferlik bir etkinlik olarak görmüyoruz" ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından toplantıda ‘Karadeniz’de Mavi Ekonomide Teknolojik Dönüşüm’ isimli panel gerçekleştirildi.
"Hepsiburada Tech Academy" ikinci dönem mezunlarını verdi
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:25 "Hepsiburada Tech Academy" ikinci dönem mezunlarını verdi Hepsiburada ve 42 Türkiye iş birliğiyle düzenlenen Hepsiburada Tech Academy, ikinci dönem mezunlarını verdi. Hepsiburada ve 42 Türkiye iş birliğiyle düzenlenen Hepsiburada Tech Academy, ikinci dönem mezunlarını verdi. Program, yazılım geliştirme, ürün yönetimi, kullanıcı deneyimi ve veri bilimi gibi alanlarda öğrencilere kapsamlı bir eğitim sunarak, teknoloji dünyasına dair derinlemesine bilgi edinmelerini sağladı. Eğitim süreci boyunca katılımcılar, meslek tanıtım oturumları, atölye çalışmaları ve mülakat simülasyonları gibi etkinliklerle kariyerlerine dair gerekli becerileri kazandılar. Eğitimi başarıyla tamamlayan öğrenciler, sertifikalarını alarak kariyer yolculuklarında yeni bir adım attılar. Genç yeteneklere ilham sağlıyor Hepsiburada Tech Academy, öğrencilerin teknoloji dünyasında farklı alanları tanımalarını ve teknoloji şirketlerinin işleyişini gözlemlemelerini sağladı. Program kapsamında katılımcılar, yazılım geliştirme, ürün yönetimi, kullanıcı deneyimi ve veri ürünleri gibi konularda uzmanlarla bir araya gelerek bilgilerini derinleştirdiler. Ayrıca, çevik yöntemler ve yazılım geliştirme süreçleri hakkında eğitim alıp, kendi projelerini hayata geçirme fırsatını buldular. Teknoloji operasyonları ve robotik süreç otomasyonu ekiplerinin çalışma dinamiklerini yerinde gözlemlediler. "Türkiye’nin ve dünyanın dönüşümünde en büyük pay onların olacak" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Hepsiburada Müşteri Deneyimi ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Grup Başkanı (CHRO) Esra Beyzadeoğlu ise şunları söyledi: "Genç yetenekler bizim için yalnızca geleceğin çalışanları değil; geleceğin liderleri, karar vericileri ve ilham veren rol modelleri. Hepsiburada olarak biz, onların potansiyelini açığa çıkaracak fırsatlar sunmayı, cesaretlerini artırmayı ve hayallerini gerçeğe dönüştürmeleri için yanlarında olmayı öncelik görüyoruz. Bu yıl ikincisini gerçekleştirdiğimiz Tech Academy de bu anlayışın en güzel yansımalarından biri. Burada yalnızca teknoloji öğrenmiyor, aynı zamanda farklı disiplinlerden uzmanlarla bir araya geliyor, iş hayatına dair gerçek deneyimler kazanıyor ve kendi yollarını çizerken ihtiyaç duyacakları özgüveni geliştiriyorlar. Biz gençlerimizin potansiyeline inanıyoruz; çünkü yarının değişiminde en büyük katkıyı onlar sunacak. Amacımız, her bir gencin kendi potansiyelini fark ettiği, üretmenin gücünü hissettiği ve geleceği şekillendirdiği bir yolculukta yanında olmak." "Türkiye’nin girişimcilik ve teknoloji vizyonunu hayata geçirecek asıl güç gençlerin elinde" Programın açılış konuşmasını yapan Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen, "Bizler, gençlerin sahip oldukları merakı, üretme arzusunu ve yenilikçi bakış açılarını desteklediğimiz ölçüde onların potansiyelleri açığa çıkıyor. Hepsiburada Tech Academy gibi programlar, gençlerimizin hem teknik becerilerini geliştirmelerine hem de iş dünyasının gerçek dinamiklerini deneyimleyerek kendi yol haritalarını çizmelerine katkı sağlıyor. Biz Bilişim Vadisi olarak bu süreci, gençlerin yarının teknoloji ekosistemine hazırlanmalarını sağlayan bir köprü olarak görüyoruz. Gençler burada sadece teknik bilgi edinmiyor, aynı zamanda ekip olmayı, fikirlerini projelere dönüştürmeyi ve cesaretle denemeyi öğreniyor. Türkiye’nin girişimcilik ve teknoloji vizyonunu hayata geçirecek asıl güç onların ellerinde. Bizim için önemli olan, bu yolculukta gençlerimizin yanında durmak, potansiyellerini keşfetmelerine ve ülkemizi geleceğin öncü teknoloji merkezlerinden biri haline getirecek adımları atmaları için onlara destek olmak" diye konuştu.
Almanya’dan sipariş edilen Togg otomobilleri trenle Avrupa’ya gidiyor
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:18 Almanya’dan sipariş edilen Togg otomobilleri trenle Avrupa’ya gidiyor Türkiye’de üretilen Togg otomobilleri, Almanya’daki sahiplerine teslim edilmek üzere Gebze’den trenle yola çıktı. Togg yüklü trenler dün gece Avrasya Tünelinden geçerek Bulgaristan’a ulaştı. Türkiye’nin iktisat tarihinde bir ilk yaşandı, yerli üretim elektrikli otomobiller Almanya’daki müşterilerine teslim edilmek üzere Edirne’den çıkış yaptı. Avrupa’ya ihraç edilen yerli otomobil Togg’ları taşıyan tren, Marmaray hattından geçerken görüntülendi. Marmaray’dan geçerken görüntülenen vagonlar dolusu Togg, İstanbul üzerinden Kapıkule Sınır Kapısı’na ulaşarak Türkiye’den çıkış yaptı. Vagonlardaki araçların büyük çoğunluğunu T10X modelleri oluştururken, sedan tarzı T10F modelinden de trende yer alması dikkat çekti. Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Slovenya ve Çekya üzerinden geçerek araçların 14 Ekim Salı günü Almanya’ya ulaşması planlanıyor. İhracat treni Marmaray hattını kullanarak Avrupa’ya ilerliyor Marmaray hattı (Halkalı-Gebze Banliyö Tren Hattı), gece 00.30 ile 05.00 saatleri arasında yük taşımacılığına açılıyor. Bu saatlerde kaydedilen görüntülerde, trenlere yüklenen Togg’ların İstanbul’dan Kapıkule Sınır Kapısı’na taşındığı görülüyor. Taşıma sırasında, Marmaray’ın tüp geçidi de aktif olarak kullanılıyor. Araçlar, Boğaz’ın altındaki bu stratejik geçidi geçerek Avrupa Yakası’na ulaşıyor ve yolculuklarına devam ediyor. TOGG yetkilileri ise araçların Salı günü Almanya’da olacağını doğrulayarak, teslimat planlamasının henüz netleşmediğini belirttiler. Vergi avantajları sebebiyle Türkiye’den daha hesaplı anahtar teslim fiyatı ile Almanya’da satılan araçlar, dünya markası elektrikli otomobiller ile çetin bir rekabet yarışında büyük ilgi görüyor. Avrupa’daki Türkler kadar, Almanlarında yakından ilgilendiği Türk otomobilleri, yazılım üstünlüğü, renk zenginliği ve Euro NCAP üst seviye başarısı ile de Avrupa’da çok konuşuluyor. TOGG Ekim ayından itibaren bu yıl her ay 200 araç teslim edilecek şekilde planlama yapıyor. 2025 yılı sonunda ihracat edilen TOGG sayısının bin adedi aşacağı öğrenildi.
Yapay zekalı yeni modeller yenilenmiş telefon pazarını canlandırdı
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:28 Yapay zekalı yeni modeller yenilenmiş telefon pazarını canlandırdı Dünya teknoloji devlerinin yapay zekâ entegrasyonu ile sundukları yeni modellerin cazibesi, yenilenmiş telefon pazarını da hareketlendirdi. Yenilenmiş elektronik ürün marketi EasyCep, hızlanan pazarda tüketicilerin cihaz satışlarını kolaylaştırmak üzere 300’den fazla noktada ‘Mağazada Anında Nakit’ uygulamasını başlattı. Yapay zekadaki hızlı ilerleme akıllı telefon dünyasını da değiştiriyor. Üreticilerin, yapay zekâ entegrasyonlu yeni modellerle tüketicilere farklı deneyimler sunma telaşında son olarak geçtiğimiz günlerde Apple, tanıttığı iPhone 17 ile dünya çapında yankı buldu. Akıllı telefon dünyasındaki bu keskin dönüşüm, tüketicilerin cihaz değiştirme döngüsünü hızlandırarak yenilenmiş telefon pazarına hareket kazandırdı. "Son aylarda mağazalarımızda ve online platformumuzda talebin arttığını görüyoruz. Bu ilgi, hem tüketicilerin yeni teknolojili cihazlara olan talebindeki artıştan hem de sektördeki büyümeden kaynaklanıyor" açıklamasını yapan EasyCep Kurucu Ortağı ve CEO’su Mehmet Akif Özdemir, "2024 yılında 250 bin adet cihazın yenilendiği sektörümüzün bu yıl 600 bin adede ulaşmasını bekliyoruz. Tüketicilerin yenilenmiş telefonun sunduğu avantajları keşfetmesi, pazardaki büyümenin en önemli lokomotifi oldu. Biz de akıllı telefonlarını satıp yenisini almak isteyenler için ‘Mağazada Anında Nakit’ uygulamasını başlattık. Kullanıcılar, ön teklif formunu online doldurduktan sonra cihazlarını mağazaya getirerek hızlı bir kontrolün ardından ödemelerini anında banka hesabına havale olarak alabiliyor. EasyCep olarak yalnızca online platformlarla sınırlı kalmıyor; bugün 56 farklı şehirdeki 300’den fazla fiziksel noktamız ile tüketicilere her yerde ulaşarak güveni ve erişilebilirliği standardımız haline getiriyoruz" dedi. Yapılan açıklamaya göre, markanın tüketicileri telefonlarını yenilemeye teşvik eden uygulamaları arasında avantajlı takas, 3 ay ödeme erteleme ve satın alma yerine kiralama modeli gibi seçenekler yer alırken, yenilenmiş telefonlarda 12 aya varan vade seçeneği, 12 ay garanti ve veri güvenliği talebi güçlendiriyor.
Muğla’da Bin 434 kişilik ‘İŞKUR Gençlik Programı’ başvuruları başladı
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:27 Muğla’da Bin 434 kişilik ‘İŞKUR Gençlik Programı’ başvuruları başladı Öğrencilerin mesleki gelişimlerini desteklemeyi, geleceğe ilk adımlarını atmalarını sağlamayı ve iş hayatına katılımlarını kolaylaştırarak mesleki deneyim kazanmalarına yardımcı olmayı amaçlayan ‘İŞKUR Gençlik Programı’ başvuruları Muğla’da başladı. Gençler için hayata geçirilen bu program kapsamında, devlet üniversiteleri ile iş birliği içinde öğrenciler iş gücü piyasasıyla tanıştırılacak. Muğla’da, İŞKUR ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi iş birliğiyle toplam bin 434 Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencisi, sürdürülebilir kampüs faaliyetlerinin yanı sıra kampüs altyapı ve bakım çalışmalarının, sosyal ve kültürel etkinliklerin, akademik ve idari süreçlerin, toplumsal hizmet ve iş birliği çalışmalarının, öğrenci gelişim ve uyum faaliyetlerinin, dijital dönüşüm ve inovasyon süreçlerinin, girişimcilik ekosistemi faaliyetlerinin desteklenmesinde görev alacak. Programa; 18 yaşını doldurmuş, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, İŞKUR’a kayıtlı, emekli olmayan, son bir ay içinde uzun vadeli sigortaya tabi bir işte çalışmamış, işsizlik ödeneği almayan ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin aktif öğrencisi olan kişiler başvurabilecek. Uzaktan eğitim veya açık öğretim öğrencileri ise programa başvuru yapamayacak. Programa katılan öğrencilere, günlük net 1.083 TL, ayda 14 gün katılım halinde 15 bin 162 TL ödeme yapılacak. Ayrıca, Genel Sağlık Sigortası, Meslek Hastalığı ve İş Kazası Sigorta Primleri de İŞKUR tarafından karşılanacak. Başvurular, 09-13 Ekim 2025 tarihleri arasında e-Devlet, İŞKUR e-Şube, Alo 170, Muğla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ve İŞKUR Hizmet Merkezleri üzerinden yapılabilecek. Noter kurası ise 17 Ekim 2025 Cuma günü saat 09.00’da, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi A Salonu’nda gerçekleştirilecek. Gençlik Programı kapsamında öğrenciler haftada en fazla 3 gün ve 22,5 saat çalışacak.
Denizli’de kuraklığa karşı alınacak tedbirler masaya yatırıldı
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:23 Denizli’de kuraklığa karşı alınacak tedbirler masaya yatırıldı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulanmakta olan "Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı" çerçevesinde son yıllardaki iklim değişikliklerinin etkisiyle artan kuraklık tehlikesinin meteorolojik veriler ışığında değerlendirilmesine yönelik "Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi" toplantısı Denizli’de düzenlendi. Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde, Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi Komisyonu Denizli Vali Yardımcısı Abdullah Kadıoğlu başkanlığında valilik toplantı salonunda bir araya geldi. Toplantıya Denizli İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, kamu kurumları temsilcileri, sulama içme suyu ve üretici birlikleri, kooperatif başkanları ile diğer sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Vali Yardımcısı Abdullah Kadıoğlu, t; "Tarımsal kuraklık eylem planı çerçevesinde gerçekleştirilen Kuraklık İl Kriz Merkezi toplantısını düzenlemek için toplanıldığını, son yıllarda iklim değişikliği ile ilgili yağış rejiminin seyrine bağlı olarak tüm dünya ve ülkemizin kuraklık tehdidi ile karşı karşıya olduğunu, İlimiz olarak bu komisyon marifetiyle konunun değerlendirileceğini, yağışlı bir sezon olmasını temenni ettiğini, alınması gerekli tedbirlerin söz konusu olduğunu, yapılacak toplantıda alınacak Tavsiye Kararları doğrultusunda çalışmaların devam edeceğini ve alınan Tavsiye Kararlarının uygulanması için tüm paydaşlar tarafından hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirtti. Denizli Vali Yardımcısı Abdullah Kadıoğlu başkanlığında sırasıyla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, TARSİM Denizli Bölge Müdürlüğü, Denizli Meteoroloji Müdürlüğü ile DSİ 21. Bölge Müdürlüğünce Denizli’nin tarımsal verileri, kuraklıkla mücadele de yapılan çalışmalar, meteorolojik veriler ve su kaynaklarının potansiyeli ile ilgili sunumlar yapıldı. Toplantıda, tarımsal kuraklıkla mücadele stratejisi ve eylem planı çerçevesinde; İklim değişikliğinin oluşturabileceği olumsuz durumlara karşı alınabilecek ve kuraklığın düzeyini en aza indirgeyecek tedbirleri belirlemek üzere kararlar alınarak 2023-2027 kuraklık eylem planına yönelik çalışmaların aktarılması ve ileriye dönük yapılması gerekli işlemlerle ilgili tavsiye kararlarının alınmasıyla son buldu.