Son Dakika
|
Bakan Fidan, Belçikalı mevkidaşı Prevot ile bir araya geldi
Sel felaketinin boyutu gün ağarınca ortaya çıktı!
Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı!
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar
Özkan Yalım yeni bir ek ifade vermek üzere Çağlayan Adliyesine götürüldü
Sarıyer’de İETT otobüsü alev topuna döndü
İzmir’de taksiciye bıçaklı gasp girişimi araç kamerasında
Adalet Bakanı Gürlek: "15 bin sözleşmeli personel alımı yapacağız"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Fidan, Belçikalı mevkidaşı Prevot ile bir araya geldi
Şırnak’ta dere taştı, köylüler evlerini boşalttı
İsrail’in Lübnan’a yönelik son saldırılarında bilanço netleşti: En az 13 ölü
Galatasaray’ın Uruguaylı yıldızı Torreira’ya yumruklu saldırı
Yaş çay alım fiyatı 35 lira olarak belirlendi
Vali Tavlı’dan sel açıklaması: "Can kaybı ve yaralanma yok, iş yerlerinde zararlar mevcut"
Dışişleri Bakanı Fidan, Katar Türk Okulu'nun inşaatını ziyaret etti
EKONOMİ
Saya Holding’ten girişimcilere stratejik destek
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:04:52
Saya Holding, holding çatısı altında sağlık sektöründe faaliyet gösteren Humanis bünyesinde kurulan Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) aracılığıyla Revo Capital Fund III’e yatırım yaparak, girişim ekosistemindeki stratejik varlığını güçlendirdi. Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, yatırım ile yapay zekâ, sağlık teknolojileri ve fintech gibi yüksek katma değerli alanlarda Türkiye’den çıkacak başarı hikâyelerine uzun vadeli destek vermeyi hedeflediklerini açıkladı. Mengi, "Yatırım ekosisteminin en önemli oyuncularından Revo Capital’in tecrübesiyle Saya Holding’in sektörel derinliğini buluşturan bu iş birliği, Ar-Ge odaklı ve yüksek katma değerli teknoloji şirketlerinin büyümesini hızlandırmayı hedefliyor" dedi. Sağlık, gayrimenkul ve teknoloji odaklı sanayi sektörlerinde oluşturduğu değerle Türkiye’nin öncü markalarından Saya Holding, sağlık sektöründe faaliyet gösteren Humanis ile önemli bir adım attı. Saya Holding, Humanis bünyesinde kurulan Humanis Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) üzerinden, bölgenin önde gelen girişim sermayesi şirketlerinden Revo Capital’in üçüncü fonuna (Fund III) yatırım yaptığını açıkladı. Saya Holding’in "insan odaklı inovasyon" ve "sürdürülebilir büyüme" vizyonunu girişim ekosistemine taşıma kararlılığının bir göstergesi olduğunu vurgulayan Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, kurumsal şirketlerin dinamik girişim ekosistemleri ile kurduğu bağın, modern ekonomi dünyasında bir tercih değil, zorunluluk olduğunu söyledi. Ülkemizin geleceği için anlamlı iş birliği Mengi, "Saya Holding olarak, yarım asırlık sanayicilik tecrübemizi ve Humanis ile sağlık sektöründe ulaştığımız küresel yetkinliği, teknoloji odaklı yeni nesil yatırımlarla taçlandırıyoruz. Revo Capital Fund III’e gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, sadece bir finansal ortaklık değil, yapay zeka, sağlık teknolojileri ve fintech (finans - teknoloji) gibi dünyayı dönüştüren alanlarda ülkemizden çıkacak başarı hikayelerine verdiğimiz stratejik bir destektir. Revo Capital’in tecrübesi ile Saya Holding’in sektörel derinliğini bir araya getiren bu iş birliği, Ar-Ge odaklı, katma değeri yüksek ve ihracat potansiyeli taşıyan teknoloji şirketlerinin büyüme yolculuğunda kaldıraç etkisi oluşturmayı hedefliyor" diye konuştu. Hedef teknoloji ihracı Saya Holding’in, bu yatırımla birlikte girişimcilere sadece sermaye değil, aynı zamanda holding bünyesindeki şirketlerin operasyonel gücü, geniş pazarlama ağı ve global vizyonuyla "smart capital" (akıllı sermaye) sunmayı amaçladığını anlatan Mengi, bu yaklaşımın, Türkiye’nin teknoloji ihraç eden bir merkez olma hedefine doğrudan hizmet ettiğini ve girişimlerin kurumsal yapılarla daha hızlı entegre olmasını sağladığını kaydetti. Girişim ekosistemini analiz etmek, doğru iş birliklerini kurmak ve bu değer oluşturma sürecini profesyonellikle yönetmenin büyük bir gayret gerektirdiğine dikkat çeken Cem Mengi, bu süreci büyük bir titizlikle yürüten Saya Holding Strateji, İş Geliştirme ve Yatırımlar Direktörü Caner Özsaran ve ekibine teşekkür etti. Revo Capital Fund III nedir 2013 yılında kurulan Revo Capital, Türkiye’nin öncü ve en büyük erken aşama teknoloji yatırım fonudur. Toplamda 250 milyon dolar büyüklüğündeki üç fonu aracılığıyla 51 teknoloji girişimine yatırım yapmış, Midas, ikas, Param, Massive Bio, Getir, Paraşüt, Foriba ve Logiwa gibi kategori lideri şirketlerin erken dönem yatırımcıları arasında yer almıştır. Şirket bugüne kadar 18 başarılı çıkış gerçekleştirmiştir. 2025 yılında Dünya Bankası Grubu’nun yatırım kolu International Finance Corporation (IFC), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (European Bank for Reconstruction and Development - EBRD), Almanya’nın kalkınma finansmanı kurumu DEG - Deutsche Investitions- und Entwicklungsgesellschaft (KfW DEG) ve Türkiye Kalkınma Fonu (TKF) başta olmak üzere Türkiye’nin önde gelen kurum ve bankaları, aile ofisleri ve iş adamlarının katılımıyla 100 milyon dolar büyüklüğündeki üçüncü fonunu hayata geçiren Revo Capital, Türk kökenli kuruculara veya Türkiye’de Ar-Ge ekipleri bulunan girişimlere odaklanmaktadır. Revo, bu şirketleri tohum aşamasından Seri A ve B yatırım turlarına kadar destekleyerek küresel ölçekte büyümelerine katkı sağlamaktadır. Fonun yatırım odağında yapay zekâ odaklı fintech, B2B SaaS, siber güvenlik, sağlık teknolojileri, enerji ve oyun alanları yer almaktadır. Revo Capital, 2030 yılına kadar 30’dan fazla erken aşama teknoloji girişimine yatırım yapmayı hedeflemektedir.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:01
Özel seçip özenle büyüttüğü boğanın ağırlığı 1 tonun üzerine çıkınca 500 bin liraya sattı
Konya’da 2 yıl önce ithal gelen hayvanların arasından seçtiği Brangus cinsi buzağıya özenle bakan ve 1 ton üzerinde bir boğa olana kadar yetiştiren Birol Mutluer, özenle baktığı kurbanlığı 500 bin liraya sattı. Meram ilçesi Ali Ulvi Kurucu Mahallesi’nde hayvancılık yapan Birol Mutluer, 2 yıl önce ithal gelen hayvanların arasından seçtiği brangus cinsi buzağıyı özenle büyüttü. Kurbanlık yaşını dolduran ve 1 ton üzerinde ağırlığa ulaşan boğayı satışa çıkaran Mutluer, Bursa’ya 500 bin lira karşılığında sattı. "Biz onu seviyoruz, o da bizi seviyor" Büyükbaş hayvan yetiştiricisi Birol Mutluer, "Brangus kırma 1 tonun üzerinde gelen bir hayvanımız. Bu hayvanı biz 2024 yılındaki almış olduğumuz ithal branguslar içerisinde özel olarak seçtik. Her yıl bir tanesini ayırıyoruz ve 2025 yılında kurban olmamıştı diş atmadığı için. Bu sene kurban oldu inşallah ve onu da Bursa’ya sattık. Hayvanımız 1 ton üzerinde. Burası bizim doğum yapan hayvanların buzağı bölümü. Onu hep buzağı yemiyle büyütüyoruz. Ekstradan arpa da veriyoruz. Ona özel bakıyoruz. Biz onu seviyoruz, o da bizi seviyor" dedi. "İyi bakarsanız bu boğa gibi olur, bakmazsanız ufak kalır" Hayvana özenle baktıklarını anlatan Mutluer, "Yattığında diğer hayvanların hemen hemen iki katı gibi görünüyor. Ayağa kalktığında da bir insan kadar maşallah var. İnşallah 2030 yılında hedefimiz onun gibi 100 tane hayvanı kurbanda satmak. Bu hayvanların yatması ve kalkması biraz zordur. Hayvanın yanındaki çalışanımızla hemen hemen aynı boydalar maşallah. Alan kardeşimiz için Allah’tan hayır olsun diye dua ediyoruz. Bütün Müslüman kardeşlerimizin Kurban Bayramı şimdiden tebrik ediyoruz. Küçük buzağıların yanında duruyor, bu hayvan da aynı onlar gibiydi. İyi bakarsanız bu boğa gibi olur, bakmazsanız ufaklı kalır. Bunu tabii özel bir besiye alıyoruz. Şu an için buna bir günde 50 kilogram sadece buzağı büyütme yemi veriyoruz. Protein oranı ve enerji oranı çok fazla, özel hayvanların içerisinde bakıyoruz" diye konuştu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:00
Diyadin’de besicilik geçim kapısı oldu
Ağrı’nın Diyadin ilçesinde besicilik yapan Fatih Yaşar, hayvancılığın bölgenin en önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu belirterek, ilçede mandıra eksikliğinin üreticileri zorladığını söyledi. Ağrı’nın Diyadin ilçesinde yaklaşık 5 yıldır besicilik yapan Fatih Yaşar, hayvancılığın bölgede vatandaşın en önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu ifade etti. Daha önce inşaat sektöründe çalıştığını söyleyen Yaşar, uzun yıllar İzmir’de yaşadıktan sonra 2021 yılında memleketine dönerek besiciliğe başladığını anlattı. Bölgedeki mera ve tarım alanlarının hayvancılık için uygun olduğunu belirten Yaşar, "Meralarımız, çayırlarımız ve tarlalarımız var. Yaklaşık 200-250 büyükbaş hayvana yetecek kapasitemiz bulunuyor. Bu nedenle bu işe başladım ve yaptığıma pişman değilim" dedi. İlk yıllarda zorluk yaşadığını ancak zamanla kazanç elde etmeye başladığını dile getiren Yaşar, hayvancılığın bölgede daha da yaygınlaşması gerektiğini söyledi. Gençlere de besiciliği tavsiye eden Yaşar, sektörün en büyük eksiklerinden birinin mandıra olmaması olduğunu ifade etti. Üreticilerin sütlerini satabilecekleri bir tesis bulunmadığını kaydeden Yaşar, "Vatandaş ürettiği sütü değerlendirecek yer bulamıyor. Bu durum besicilerin hayvancılıktan uzaklaşmasına neden oluyor. İlçede bir mandıra kurulursa hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvancılık daha fazla gelişir" diye konuştu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:32
"Hürmüz krizi alüminyum ve PVC sektörünü sarstı"
Eskişehir Müteşebbis İş Adamları Derneği (ESMİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Sercan Bayrak, Orta Doğu’daki gerilimin ve Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin alüminyum ile PVC sektöründe maliyet artışlarına ve tedarik sıkıntılarına yol açtığını belirterek, piyasada fiyatlarını üretimden ziyade risk faktörünün belirlediğini söyledi. Orta Doğu’da İran merkezli gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda oluşan riskin küresel ticaretin en kritik hatlarından birini tehdit ettiğini, bu gelişmelerin etkisinin Türkiye’de alüminyum ve PVC sektöründe doğrudan hissedilmeye başladığını söyleyen sektör temsilcisi Sercan Bayrak, yaşanan sürecin yalnızca enerji piyasalarını değil, inşaat sektörünün temel girdilerini de ciddi şekilde etkilediğini ifade etti. "Bu süreçte sadece fiyat artışı değil, aynı zamanda tedarik tarafında da ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır" Bayrak, alüminyum fiyatlarının İran gerilimi sonrası hızla yükseldiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Hürmüz Boğazı kaynaklı arz riski, özellikle Körfez bölgesinden yapılan sevkiyatlarda ciddi belirsizlik oluşturdu. Bu durum alüminyum fiyatlarını yukarı yönlü baskıladı. Her ne kadar son haftalarda sınırlı geri çekilmeler yaşansa da piyasa halen yüksek risk primi ile işlem görüyor. PVC üretimi doğrudan petrol türevlerine bağlıdır. Petrol fiyatındaki artış; etilen ve diğer ara hammaddeler üzerinden PVC maliyetlerini ciddi şekilde yukarı çekmiştir. Bu süreçte sadece fiyat artışı değil, aynı zamanda tedarik tarafında da ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Tam sezon başında gelen bu maliyet artışları, müteahhitlerin fiyatlama yapmasını zorlaştırıyor. Teklif süreleri kısalıyor, maliyet hesapları sürekli güncellenmek zorunda kalıyor. Bu da sektörde belirsizliği artırıyor. Bugün piyasada fiyatları belirleyen ana unsur üretim maliyetlerinden ziyade risk faktörüdür. Bu nedenle kısa vadede kalıcı bir istikrar beklemek gerçekçi değildir. Sektör olarak bu yeni düzene adapte olmak zorundayız."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
12 Mayıs 2026 Salı- 15:04
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
3
12 Mayıs 2026 Salı- 15:35
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala hayvan pazarları kurulmaya başladı
4
12 Mayıs 2026 Salı- 13:06
Ankara’da yeni nesil stratejik analiz sistemi kuruluyor
5
12 Mayıs 2026 Salı- 16:17
Harley kültürüne karşılık Türk tasarımcıdan BÖRÜ motosiklet geldi
25 Ekim 2025 Cumartesi - 09:43
Gayrimenkul zirvesinde "500 bin konut değerlendirmesi"
Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren yerli ve yabancı özel sektör temsilcileri LaBiance Turizm tarafından İstanbul’da düzenlenen panelde bir araya geldi. Emeral City Properties L.L.C. firmasının sponsorluğunda ve Kamu Araştırmaları Vakfı (KAV) Başkanı M. Ulvi Saran’ın moderatörlüğünde "Türkiye Ve BAE Örneğinde Gayrimenkul Sektörünün Yatırım İklimi" başlıklı etkinlik düzenledi. Etkinliğe Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren yerli ve yabancı özel sektör temsilcileri katıldı. KAV Başkanı Vali Saran tarafından Türkiye’deki gayrimenkul sektörüne ilişkin genel ön bilginin paylaşılmasının ardından sırayla söz alan panel konuşmacıları birbirini tamamlayıcı konular hakkında dinleyicilerin ilgisini çekti. Panelin açılış konuşmasını RePie Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Emre Çamlıbel gerçekleştirdi. İnşaat mühendisliği alanında lisans ve lisansüstü eğitimini tamamlayan Çamlıbel, yurtiçi ve yurtdışında gayrimenkul, finans ve yatırım alanlarında faaliyet gösteren çeşitli şirketlerde üst düzey yönetici olarak görev almış, sektörün tüm dinamiklerine hakim bir iş insanı olarak panel dinleyicilerine hitap etti. "Türk Yatırımcısının Yurtiçi ve Yurtdışı Gayrimenkul Yatırımlarına Yaklaşımı: Eğilimler, Beklentiler ve Risk Algısı" başlıklı konuşmasında, sektördeki birikimi ve gözlemleri doğrultusunda yatırımcı davranışlarındaki güncel eğilimleri değerlendirdi. Türk bireysel ve kurumsal yatırımcıların yurtiçi ve yurtdışındaki gayrimenkul yatırımlarının yanısıra yabancı yatırımcıların Türkiye’deki gayrimenkul yatırımlarına dair istatistiki veriler de paylaşan Çamlıbel, Türkiye pazarında yıllık 2 ile 3 milyar dolarlık bir yabancı yatırım hacminin olduğuna dikkat çekti. Çamlıbel’in ardından söz alan BAE merkezli Emerald City Properties L.L.C. firması CEO’su Kirill Degtyarev de BAE’nin gayrimenkul sektörünün yatırım iklimine ilişkin yabancı yatırımcı gözüyle edindikleri deneyimi panel dinleyicileri ile paylaştı. Rusya’da büyük inşaat projelerine imza atan Arsenal Grubun çeşitli proje geliştirme süreçlerini yöneten Degtyarev bu deneyimlerini BAE’ne yaklaşık 2 yıl önce yatırımcı olarak nasıl aktardıklarından bahsetti. Türk gayrimenkul sektöründe de yabancı yatırımcı adayı olarak konuşan Degtyarev Türk pazarına sadece inşaat yapan sıradan bir developer firma olarak değil, aynı zamanda Dubai’deki gayrimenkul projelerinde kullandıkları teknolojik satış ve pazarlama yöntemlerini de beraberinde getirmeyi planladıklarını vurguladı. Bahsekonu panelin bir diğer konuşmacısı geniş sektörel deneyim sahibi olan Ziraat Katılım Bankası A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Osman Karakütük idi. "Gayrimenkul Yatırımlarında Türk Finans Kuruluşları ile İşbirliği İmkanları: Yaygın Finansman Modelleri, Yeni Trendler Ve Beklentiler" başlıklı bir konuşma yapan Karakütük bu noktada gayrimenkul sektörüne yönelik Türkiye’deki finansman şartlarına dair panel dinleyicilerine bilgi verdi. Özellikle makro ekonomik düzeydeki enflasyon azaltıcı önlemlerin muhtemel sonuçlarına göre Türkiye pazarında gayrimenkul sektörünün finansman şartlarının daha da belirginleşeceğinin altını çizen Karakütük, disiplinli mali politikalardaki sürdürülebilirliğin önemine değindi. Panelin son konuşmacısı olarak Gümrük ve Ticaret Eski Bakanı Bülent Tüfenkci de salonda hazır bulunan yerli ve yabancı yatırımcı adayı dinleyicilere yönelik Türkiye Cumhuriyeti’nin sağladığı bir dizi yatırım kolaylığını anlattı. AK Parti’de milletvekilliğini ve bakanlık yapan bir isim olarak Tüfenkci’nin konuşması bilhassa yabancı yatırımcı adayı dinleyiciler arasında merak edilen "Türkiye’de ne gibi yatırım avantajları var" sorusuna karşılık gelen bir içerikteydi. "Türkiye’de Gayrimenkul Sektöründe Yatırım İklimi: Yabancı Yatırımcılar İçin Kamu Teşvikleri, Destekler ve Diğer Kolaylıklar" başlıklı konuşmasında Eski Bakan Tüfenkci Türkiye’deki konut ihtiyacını karşılamak adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "500 bin Sosyal Konut" projesini hayata geçirme yönünde gerekli çalışmaların başlatıldığına dikkat çekti. Gayrimenkul projelerinin gerçekleştirilme sürecinde merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasında mevzuatın ötesinde uygulama yönünde bazı farklılıklar olabildiğine, bu tür uyuşmazlık arz eden durumların giderilmesi adına bazı konularda mevzuatsal yeniliklere gereksinim olduğunu gözlemlediğini dile getirdi. Konuşmacılarının sözlerini tamamlamasının ardından dinleyiciler ile soru-cevap aşamasına geçilen panelde gayrimenkul sektörüne dair katılımcılar tarafından konuşmacılara merak edilen bir dizi soru yönetildi. Özellikle gayrimenkul sektöründeki fiyatlama eğilimi, kredi imkân ve faiz oranları, küresel piyasalardaki gelişmelerin Türkiye ve BAE pazarına muhtemel etkileri irdelenen soruların başında geldi.
25 Ekim 2025 Cumartesi - 09:33
Hamsinin ihracatına boy engeli
Karadeniz’de av sezonunun başlamasıyla birlikte erken zamanda bol miktarda tezgâhlarda yerini alan hamsinin henüz istenen boyutlara ulaşamaması nedeniyle ihracat standartlarını karşılamadığı belirtildi. Türkiye karasularında avlanan hamsilerin ortalama boyutları ile bir kiloda yaklaşık 140 adet civarında olduğu, ihracat bakımından ise Avrupa pazarının talep ettiği hamsi boyutlarının bir kiloda 90-100 adet arasında olması gerektiği kaydedildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Denizer Balıkçılık Yönetim Kurulu Başkanı Recep Denizer, sezon başında hamsinin bol olacağı yönünde beklentiler olsa da, şu anda piyasada bulunan hamsilerin yalnızca Türkiye karasularından elde edildiğini ifade ederek henüz Rusya ve Azak Denizinden Türk karasularına hamsi girişinin olmadığını söyledi. "Hamsi avı çok bolmuş gibi görünüyor ancak..." Denizer, dışardan bakıldığında hamsinin çok bolmuş gibi göründüğünü ancak öyle olmadığını belirterek "Hamsi avının erken başlaması, palamutun olmamasına neden oldu. Başta bol olacağını düşündük ancak şu anda bulunan hamsiler, yalnızca kendi karasularımızdaki hamsiler. Henüz Rusya tarafından, Azak Denizi’nden hamsi gelmedi. Dışarıdan bakıldığında hamsi çok bolmuş gibi görünüyor ama aslında öyle değil. Asıl hamsinin bol olduğundan, Karadeniz’de fabrikalara hamsi verilmeye başlandığında bahsedebiliriz. Şu anda hamsi az olmasına rağmen denize çok sayıda ağ atılıyor. 70 tekne hamsi avı çıktığını düşünürsek bu da yaklaşık 70 bin kasa yapıyor. Bu hamsiler piyasa sürülmek zorunda fabrikalara gitmeyip doğrudan piyasaya sürülünce, otomatik olarak fiyatlar düşüyor" dedi. "Azak Denizi’nden de hamsi gelirse bolluk olur" Azak Denizinden de Türk karasularına hamsinin gelmesi durumunda bolluk olacağını kaydeden Denizer, "Hamsinin bol olup olmayacağını şu anda kestirmek çok zor. Deniz suyu sıcaklığı şu an 20-21 derece civarında. Ancak umutluyuz; Sinop açıklarında iri ve ana hamsi gözleniyor. İnşallah Azak Denizi’nden de hamsi gelirse bolluk olur. Aralık ayının sonuna kadar iri hamsi çıkmaya devam ederse, halkımız da lezzetli hamsi yemeye devam eder diye düşünüyoruz. Geçen seneki satışların şu anda belki beşte biri bile yok" diye konuştu. "Palamut olmaması balıkçıyı üzdü" "Tekneler denize açıldıklarında mutlaka balık bulmak zorundalar" diyen Denizer "Normalde hamsiyi bulmak için 30-35 mil, yani 3-3,5 saat açığa çıkıyorlar. Palamut olsaydı bu kadar erken dönemde hamsi avına çıkılmazdı. Hamsi genellikle eylül aylarında bu kadar tutulmazdı, ancak bu yıl havaların bazen serin gitmesi nedeniyle hamsiye yöneldiler. Şu ana kadar durum pek iç açıcı değil. Hiçbir balıkçı hamsinin bu kadar çıkmasından memnun değil. Geçen yılın satışlarının belki beşte biri kadar bile kazanç yok. Bu yıl palamut hiç olmadığı için balıkçılar zor durumda. İnşallah önümüzdeki dönemde hamsi bol olur da balıkçılar kendilerini kurtarabilirler" diye konuştu. "Hamsi ihracatı bu sene biraz sıkıntılı" Bu sene hamsi ihracatının bir sıkıntılı olduğunu Avrupa’nın beklediği hamsi ebatlarının şuana kadar oluşmadığını kaydeden Denizer, "Mevcut hamsilerin boyutları ihracat için istenen ebatta değil. Kendi karasularımızdaki hamsilerin ortalama boyu bir kiloda 140 tane olacak şekilde. Oysa Avrupa’nın istediği hamsi, bir kiloda 90-100 tane olmalı. Bu yüzden ihracat şu anda sıkıntılı ancak ilerleyen dönemde hamsi bol olursa, yılbaşına kadar ihracatın yoğun bir şekilde devam edeceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. "Hamsinin yağ yüzdesi şuan yüzde 20 civarında" Şu anda hamsinin yağı oranı yüzde 20 civarlarında olduğuna da dikkat çeken Denizer, "Şu an tam hamsi yeme zamanı. Şu anda hamsinin yağ oranı yüzde 20 civarında. Ocak-şubat aylarında bu oran yüzde 5’e kadar düşebiliyor. Bu nedenle şu dönemde hamsi inanılmaz lezzetli; mutlaka yenmesinde fayda var" diye konuştu.
25 Ekim 2025 Cumartesi - 09:32
En ucuz meyve: Mandalina bahçede 8 TL’ye kadar düştü
Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Adana’da bahçede 15 TL’den başlayan mandalinanın fiyatı 8 TL’ye kadar düştü.
25 Ekim 2025 Cumartesi - 09:31
Tespih mezatı her ay binlerce koleksiyoner ve meraklıyı bir araya getiriyor
Adana’da gelenek haline gelen tespih mezatı, her ay binlerce koleksiyoner ve meraklıyı bir araya getiriyor. Nadir tespihlerin el değiştirdiği mezatta fiyatlar malzeme kalitesi, ustalığı ve nadirliğine göre değişiyor. Adana’da Vakıflar Tesbihçiler ve Antikacılar Çarşısı’nda geleneksel hale gelen mezatlarda, ustaların el emeğiyle ürettiği özel tespihler açık artırma usulüyle satışa çıkarılıyor. Her ay 3 gün süren ve binlerce kişinin katıldığı mezatta, tespih fiyatları malzeme kalitesi, ustalığı ve nadirliğine göre değişiyor. Bazı özel koleksiyon ürünleri ise 10 bin lirayı aşan fiyatlara alıcı buluyor. Adanalı tespih ustaları, bu etkinliklerde hem tespih kültürünü yaşatıyor hem de yeni nesillerin bu geleneğe ilgi duymasını hedefliyor. "Her bütçeye uygun tespih bulunuyor" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Adana Tespihçiler Çarşısı Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Türkmenoğlu, "Her ay bu mezatı düzenliyoruz ve çok yoğun bir katılım oluyor. 3 gün süren bu mezatta her bütçeye uygun tespih bulmak mümkün. Tespihe ilgi her geçen gün artıyor ve bu bizi çok mutlu ediyor" dedi. Stant açan Meriç Davarcı’da "Her ay burada kurulan mezata geliyorum. Oldukça canlı ve güzel bir mezat oluyor. Ülkemizin dört bir yanından esnaf arkadaşlarımız geliyor, her ilden müşteriler geliyor. İşler güzel" diye konuştu. Kahramanmaraş’tan mezata gelen Mehmet Demir ise Osmanlı sıkma kehribar tespih baktığını anlatarak, "Her ay Adana’ya tespih almaya, satmaya geliyorum. Çok güzel bir mezat oluyor. Fiyatlar çok değişken, aradığım modeli bulursam alacağım veya bendeki tespihleri isteyen olursa satacağım" ifadelerini kullandı.
25 Ekim 2025 Cumartesi - 09:29
En ucuz meyve: Mandalina bahçede 8 TL’ye kadar düştü
Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Adana’da bahçede 15 TL’den başlayan mandalinanın fiyatı 8 TL’ye kadar düştü. Üretimin merkezlerinden Çukurova’da bir çok üründe hasat sürüyor. Sonbahar ve kış aylarının vitamin deposu mandalina,rekoltesiyle üreticiyi sevindirdi. Dalında 15 TL’den alıcı bulan ancak şuanda 8 TL’ye kadar gerileyen mandalina, mevsimin en uygun fiyatlı meyvesi oldu. Kozan ilçesi Bucak bölgesinde hasat tüm hızıyla sürerken, işçiler sabahın ilk ışıklarından itibaren yoğun mesai yapıyor. Bu yıl kuraklık ve don nedeniyle portakal ile limonda rekolte düşerken, mandalina da hem üreticinin hem de narenciye işçilerinin yüzünü güldürdü. 10 dönümlük bahçede hasat yapan Mehmet Kopçak, "Mandalinanın ilk hasadına 15 TL’den başlamıştık, şu anda 8 TL’ye düştü. Rekolte güzel ama diğer narenciye ürünleri, özellikle limon ve portakal, bu yıl çok az. Bucak bölgesi Adana’da portakal denilince akla gelen, tescilli lezzetleriyle bilinen önemli bir üretim merkezi. Mandalina ise bölgeye özgü aromasıyla yoğun talep görüyor. 20 kişiyle bahçede 580 kasa hasat yaptık. Ancak mandalina dalında 8 TL’ye düşünce tüccarlar kesim yaptırmakta zorlanıyor, biz de iş bulmakta zorlanıyoruz" dedi. Hasatta çalışan tarım işçilerinden Meryem Durmuş ise "Sabah 6’da mesaimiz başlıyor, 8 saat boyunca hasat yapıyoruz. Bu yıl mandalina hasadı çok güzel geçti. Don vurduğu için işsiz kalırız diye korktuk ama Rabbim rızkımızı verdi. Yevmiyelerden biraz şikâyetçiyiz, kira ödüyoruz, çocuk okutuyoruz, yetmiyor. Yevmiyelere zam yapılmasını istiyoruz." diye konuştu. Bir diğer işçi Ayşe Kocakaplan da, "580 kasa doldurduk, soğuktan dolayı ürün olmaz diye düşünüyorduk ama çok güzel mandalina oldu" ifadelerini kullandı.
25 Ekim 2025 Cumartesi - 07:56
Denizli’de sezonun ilk ceviz hasadı Tavas’ta yapıldı
Modern kapama ceviz bahçeleriyle Türkiye’nin önde gelen üretim noktalarından Denizli’de ceviz hasadına başlanıldı. Modern kapama ceviz bahçeleri anlamında Türkiye’nin önde gelen Denizli’de ceviz hasadı start aldı. Kentte 13 bin 225 hektar alanda yetiştirilen ceviz’de Tavas bin 860 hektar alan ile üretimde ilk sırada yer alıyor. Kentte meyve veren ağaç başı verim ise yaklaşık 20 kilogram olduğu ifade edildi. Kentte ağırlıklı olarak Chandler çeşidi yetiştirilmekte olup diğer yabancı çeşitler olan Fernor ve Franquette yanı sıra yerli çeşit olarak Şebin, Bilecik ve Yalova çeşitleriyle yetiştiriliyor. Tavas ilçesinde başlayan ceviz hasadına Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun’da katıldı. Denizli’nin tarımsal üretim anlamında bereketinden oldukça memnun olduğunu ifade eden Vali Ömer Faruk Coşkun, "Denizli’mizde düzenlenen hasat günlerine elimden geldiğince katılım sağlayarak üreticimizin hep yanında oldum. Bugünde Tavas ilçemizde ceviz hasadını başlatıyoruz. Çiftçilerimiz bir yıl boyunca emek harcayıp hasat günlerinin gelmesini beklerler. Allah emeğinizin karşılığını misliyle vereceğine inanıyorum Ceviz hasadımızın üreticimize, Denizli’mize ve ülkemize hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum" dedi. Açıklamaların ardından Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, beraberindeki heyet ile ceviz bahçesine geçerek temsili ceviz hasadı gerçekleştirdi. Ardından üreticiler ile birlikte sektörün sorunları ve çözümlerine yönelik istişarede bulunuldu.
24 Ekim 2025 Cuma - 22:36
Fındıkta üreticinin 400 lira hedefi başka bahara kaldı
Avrupalı fındık ithalatçıları ve sanayiciler, Türkiye’deki fındık fiyatını yüksek bulup alımı eskisi gibi yapmayınca fındık fiyatı serbest piyasada düşüşe geçti. Sezona 230 liradan başlayan ve kısa sürede 350 lirayı gören fındığın fiyatı, serbest piyasada 280 liraya kadar geriledi. Üreticinin 400 lira beklentisi ise şimdilik karşılık bulamadı. Rekolte ve randıman düşüklüğü nedeniyle sezona hareketli bir giriş yapan fındık piyasasında Türkiye’den fındık ithal eden ülkelerin ve sanayicinin düşük fiyat politikası fiyatların gerilemesine neden oldu. Giresun’da fındık ticareti yapan Ahmet Ergün, fiyat düşüşünün temel nedeniyle ilgili olarak, "TMO’nun Giresun kalite fındığa 195 lira fiyat vermesine rağmen serbest piyasada fiyatlar 230 liradan işlem görmeye başlamıştı. Kısa sürede de 350 lirayı gördü. Bunun nedeni rekolte düşüklüğü nedeniyle fiyatların yükseleceği beklentisiydi. Ancak ihracatçılar ve Avrupalı sanayiciler alımlara başladığında fiyatlar hızla düşmeye başladı. Çünkü ithalatçılar ve sanayiciler yüksek buldukları fiyatlar nedeniyle Türkiye dışındaki alternatif üretici ülkelere yöneldi. Diğer taraftan ise serbest piyasadaki tüccarlar yüksek fiyattan aldıkları fındığı düşük fiyata satmak istemiyor. Bu durum piyasada ciddi bir krize yol açabilir. Ya sanayici ve ihracatçılar ihtiyaç duyup Türkiye’ye yönelecek ya da tüccarlar zarar riskiyle karşı karşıya kalacak. Üreticiler ise bu dönemde emanete fındık vermedilerse beklemeyi tercih etmeliler" dedi.
24 Ekim 2025 Cuma - 20:22
Kütahya’da "Yüzyılın Konut Projesi" başlıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Yüzyılın Konut Projesi-500 Bin Sosyal Konut Hamlesi" kapsamında, Kütahya’da toplam 3 bin 592 yeni konutun inşa edileceği bildirildi. AK Parti Kütahya milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir, yaptıkları ortak basın açıklamasında, AK Parti hükümetleri döneminde, Kütahya’nın tüm ilçe ve beldelerinde TOKİ eliyle gerçekleştirilen yatırımlarla binlerce ailenin modern ve güvenli konutlara kavuştuğunu, yeni projeyle birlikte Kütahya’nın Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda büyümeye ve gelişmeye devam edeceğini belirtti. "Proje kapsamında yapılacak konutlar" Proje kapmasında Kütahya merkezde bin 174, Seyitömer’de 47, Tavşanlı’da 575, Kuruçay’da 47, Tepecik’te 47, Tunçbilek’te 47, Simav’da 250, Akdağ’da 47, Demirci’de 47, Çitgöl’de 47, Naşa’da 47, Kuşu’da 47, Gediz’de 200, Eskigediz’de 47, Gökler’de 47, Yenikent’te 47, Emet’te 96, Altıntaş’ta 200, Aslanapa’da 96, Çavdarhisar’da 70, Domaniç’te 70, Çukurca’da 47, Hisarcık’ta 63, Şaphane 70, Pazarlar’da 70 ve Dumlupınar’da 47 konut yapılacak. Toplamda 3 bin 592 konutun hayata geçirileceği proje ile Kütahya genelinde konut altyapısının daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca 2002-2025 yılları arasında kentte 14 bin 94 konutun tamamlandığı, 2 bin 452 konutun yapımının sürdüğü ve 2025 yılında 3 bin 592 yeni konutun daha ekleneceği bildirildi.
24 Ekim 2025 Cuma - 20:20
Fırtınalı dönemlerin sessiz kazananı: Altın yine sahneye çıktı
Dünya altın piyasasında son günlerde adeta fırtına yaşanıyor. Ons altın, haftanın ilk yarısında 4 bin 320 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, birkaç gün içinde gelen yüzde 6’lık sert düşüş, yatırımcıları temkinli davranmaya itti. DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, yaşanan dalgalanmanın ‘ralli bitti’ anlamına gelmediğini, aksine küresel sistemin kırılganlaştığının sinyali olduğunu söyledi. Altın fiyatlarındaki bu sert düzeltmenin ardında bir dizi ekonomik ve psikolojik faktör bulunduğunu belirten DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, bunların başında, yatırımcıların kâr satışları, doların güçlenmesi, faiz beklentilerindeki değişim ve jeopolitik risk algısındaki geçici azalma geldiğini ifade etti. Kitiş, "Altındaki bu sert yükseliş ve ardından gelen düşüş, bir boğa döngüsünün değil, dünyanın finansal ve jeopolitik dengesinin yeniden kurulduğu bir evrenin göstergesidir" dedi. "Dalgalanma korkutmasın, merkez bankaları alıma devam ediyor" Altın piyasasında yaşanan sert dalgalanma, yatırımcıları kısa vadeli satışa yöneltirken, uzun vadeli trendin bozulmadığını vurgulayan Kitiş, "İlk olarak, değer çok hızlı yükseldiği için yatırımcıların elindeki kazançları almak üzere satışa yöneldiğini görüyoruz. Bu satışlar, yukarı hareketin bir nebze geri çekilmesine neden oldu. İkinci olarak, doların güçlenmesi altını döviz cinsinden daha pahalı hale getiriyor ve dolarla fiyatlanan varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor. Bu da alım iştahını geçici olarak düşürüyor. Üçüncü olarak, faizlerin ve para politikasının geleceğine dair beklentiler değişiyor. Yüksek faiz ve daha sıkı finansal şartlar, altın gibi getiri sağlamayan varlıkları göreceli olarak daha az çekici kılıyor. Dördüncü olarak, küresel düzeyde jeopolitik ve ekonomik risklerin bir miktar ‘azaldığı ya da ertelendiği’ algısı oluştu. Yani ‘herkes kaçar altına sığınır’ senaryosu bir süreliğine zayıfladı. Ancak önemli bir nokta: Bu düşüş, altın piyasasının genel eğiliminin bozulduğu anlamına gelmiyor. Çünkü aynı zamanda merkez bankaları hala altın alıyor ve bu yapılandırma talebi uzun vadede destekliyor" diye konuştu. "Sığınak hep altın" Altın fiyatlarındaki bu dalgalanmanın arka planında birbirini tetikleyen jeopolitik krizler bulunduğunu belirten Cumhur Kitiş, "Rusya-Ukrayna savaşı, diplomatik masalarda tıkanmış durumda. Avrupa enerji ve güvenlik denkleminde yeni bir kırılma eşiğinde. ABD’nin Venezuela’ya yönelik kara operasyonu hazırlıkları, Latin Amerika’da uzun yıllar sonra yeniden askeri gerilimi gündeme taşıdı. İsrail’in Gazze’deki ateşkes ihlalleri ise hem bölgesel istikrarı hem de küresel kamuoyunun güvenini sarsıyor. Bu üç cephedeki eşzamanlı gerginlik, yatırımcıyı yeniden güvenli liman arayışına itti. Artık herkes farkında, krizlerin coğrafyası değişse de sığınak hep aynı altın" şeklinde konuştu. "Yatırım aracı değil, egemenlik sembolü haline geldi" Küresel hareketlilik, Türkiye piyasalarına da doğrudan yansıdı. Hafta başında 5 bin 950 TL ile rekor kıran gram altın, ons tarafındaki sert düşüşün ardından 5 bin 700 TL seviyesine kadar geriledi. Kitiş, bu hareketin kısa vadede paniğe yol açmaması gerektiğini söyleyerek, "Kur etkisi ve küresel satış baskısı bu tür geri çekilmeleri kaçınılmaz kılıyor. Ancak Türkiye’de enflasyonun hâlâ yüksek seyretmesi, halkın birikimini altınla koruma refleksini güçlü tutuyor. Bu talep trendi kolay kolay kırılmaz. Son dönemde Hindistan Merkez Bankası’nın rezervlerini 880 tona çıkarması, Çin’in alımlarını hızlandırması ve Rusya’nın yeni altın bazlı ödeme planlarını gündeme getirmesi, ‘doların tahttan inişi’ tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Artık mesele sadece enflasyondan korunmak değil. Ülkeler, para sisteminde yeni bir denge arıyor. Bu sebeple altın, sadece yatırım aracı değil, egemenlik sembolü haline geldi" ifadelerine yer verdi. "Dalgalanmadan korkan, değerden uzak kalır" Ahmet Cumhur Kitiş, kısa vadede 4 bin doların altındaki ons fiyatlarının yeni alım fırsatları oluşturabileceğini, orta vadede ise 4 bin 500 - 4 bin 600 dolar hedefinin teknik olarak masada olduğunu belirtti. Kitiş, "Küresel ekonomi güven bunalımı yaşıyor. Eğer ABD seçim süreci ve Orta Doğu hattındaki krizler derinleşirse, altın yılı bitirmeden bir kez daha zirve görebilir. Altın, fırtınalı dönemlerin en sessiz kazananıdır. Sert yükselişler göz kamaştırabilir, ama asıl kazanç sakin kalabilenlerindir. Dalgalanmadan korkan, değerden uzak kalır" şeklinde konuştu.
24 Ekim 2025 Cuma - 19:01
Türk Telekom’da yeni CEO Ebubekir Şahin oldu
Yapılan açıklamada Şahin’in, Türk Telekom’un Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme vizyonuna yönelik çalışmalarına liderlik edeceği belirtildi.
24 Ekim 2025 Cuma - 18:54
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Azerbaycan yaklaşık 17 milyar dolarlık yatırım hacmiyle Türk yatırımlarının en yoğun olduğu ülke"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Azerbaycan yaklaşık 17 milyar dolarlık yatırım hacmiyle Türk yatırımlarının en yoğun olduğu ülkedir. Öte yandan, Türkiye’de de yaklaşık 3 bin Azerbaycanlı şirket faaliyet gösteriyor. Ancak, daha hızlı davranmalıyız" dedi. TOBB tarafından Azerbaycan Yatırım Fırsatları Toplantısı gerçekleştirildi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Azerbaycan’ın Türkiye Büyükelçisi Reşad Memmedov ve Azerbaycan’ın Türkiye’deki Ticaret Temsilcisi Tamerlan Taghiyev’in katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ticari yatırım fırsatları ele alındı. "Azerbaycan bölgenin ticaret ve kültür merkezine, turizm mekânına dönüştü" Toplantıda açılış konuşması gerçekleştiren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Azerbaycan’ın ekonomisinin hızla geliştiğini ve cazip iş ve yatırım fırsatları sunduğunu dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in belirlediği inkişaf konsepti ve politikalar sonucunda Bakü’nün dünyanın en güzel başkentlerinden biri haline geldiğini belirterek, "Azerbaycan bölgenin ticaret ve kültür merkezine, turizm mekanına dönüştü. Türk dünyası olarak, Azerbaycan’ın gösterdiği bu çarpıcı ilerlemeden gurur duyuyoruz. Şimdi sıra Karabağ’da. Azerbaycan, Dağlık Karabağ’ı 32 yıllık bir işgalden kurtardı, topraklarını özgürleştirdi. Bölgede kalıcı barış ve huzur için bir fırsat doğdu. Şimdi orası savaştan sonra yeniden yapılanıyor, böylece şirketlerimiz için yeni fırsatlar doğuyor" ifadelerine yer verdi. "Zengezur Koridoru, bölgemiz ticaretinin gelişmesine büyük katkılar sağlayacaktır" Azerbaycanlı iş insanlarıyla birlikte bölgenin gelişmesi, bölgede huzurun kökleşmesi için Türk iş insanları olarak üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Karabağ’ı ve Şuşa’yı da, Bakü ve diğer Azerbaycan şehirleri gibi parlayan yıldızlar yapmak bizim elimizde. Nahçıvan’la Bakü’yü birbirine bağlayacak Zengezur Koridoru, bölgemiz ticaretinin gelişmesine büyük katkılar sağlayacaktır. Ağustos ayında Zengezur Koridoru Anlaşmasının imzalanmasından büyük memnuniyet duyduk. Bir an önce bu projenin hayata geçirilmesiyle, doğudan batıya herkesin istifade edebileceği yeni bir orta koridor açılacaktır" açıklamasında bulundu. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerin, karşılıklı olarak birbirini tamamlayan bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin, enerji alanında Azerbaycan’dan kaynak tedarik ederken; sanayi ürünleri ve hizmetler konusunda Azerbaycan’a katkı sağladığını aktardı. "Ulaştırma ve enerji alanlarındaki potansiyelimizi de geliştirmeliyiz" Azerbaycan ile ticaretin enerji dışında potansiyelinin oldukça altında olduğuna da vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, şu ifadelere yer verdi: "Ulaştırma ve enerji alanlarındaki potansiyelimizi de geliştirmemiz gerekir. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı esasen bunun en somut örnekleri arasında yer alıyor. Fakat bu hattan daha yüksek verimi alabilmemiz için yenileme çalışmalarının ivedilikle tamamlanması lazım. Aynı şekilde Kars-Nahçıvan Demiryolu Projesi’ne ilişkin çalışmaların hızla tamamlanması gerekir. TANAP’ın kapasitesinin arttırılması ve Türkmenistan Hazar doğal gazının Türkiye’ye ve Avrupa’ya aktarılması, Trans Hazar geçişlerinin daha etkin ve verimli kullanılması da önceliklerimiz arasındadır. Hazar’da daha fazla ro-ro gemisinin olması çok önemli. İyi çalışmayan bir lojistik ağı bizi maalesef geri götürür." "Azerbaycan yaklaşık 17 milyar dolarlık yatırım hacmiyle Türk yatırımlarının en yoğun olduğu ülke" Azerbaycan ile ticaret hacminin karşılıklı olarak her yıl bir önceki yıla göre arttığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "15 milyar dolar hedefine doğru ilerliyor. Yatırımlar açısından da çok iyi ilerlediğimizi düşünüyorum. Azerbaycan yaklaşık 17 milyar dolarlık yatırım hacmiyle Türk yatırımlarının en yoğun olduğu ülkedir. Öte yandan, Türkiye’de de yaklaşık 3 bin Azerbaycanlı şirket faaliyet gösteriyor. Ancak, daha hızlı davranmalıyız. Ticaretimizin kapsamını genişletmeliyiz. Bu konuda gidilecek ciddi bir mesafe var" dedi. İki ülke arasındaki Tercihli Ticaret Anlaşması’nın 1 Mart 2021’de yürürlüğe girdiğini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, "2024 yılında ise ek protokolle, anlaşma kapsamına yeni ürünler eklendi. Buna rağmen mevcut haliyle kapsam hala yetersiz. O nedenle, artık, daha kapsamlı ekonomik entegrasyona imkan veren, yeni nesil STA kapsamını konuşmamız gerekir" dedi. "Gümrük işlemlerinde ortak standartlar belirlemeli, süreçleri basit ve daha hızlı hale getirmeliyiz" Hisarcıklıoğlu, yatırımcıları iki ülkeye çekmek için İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezinden yararlanmayı önererek, "Buna ilaveten, gümrük prosedürlerinin standart hale getirilmesi ve sınır geçişlerinin hızlandırılması gerekiyor. Bu konuda iyileşmeler olsa da gümrük işlemlerinde ortak standartlar belirlemeli, süreçleri basit ve daha hızlı hale getirmeliyiz" diye konuştu. "Paramız yurt dışına gelirse de o Türkiye üreticilerine gelsin" Büyükelçi Memmedov ise, Ermenistan ile normalleşmeye ve yeni ticari gelişmelere ilişkin konuşarak, "Bugün Azerbaycan artık bağımsız ve egemen bir devlettir. Niye bugün diyorum? Çünkü 34 sene önce biz bağımsızlığımızı elde ettik. Ama 2 sene önce toprak bütünlüğümüzü kazandık. Biz 34 sene topraklarımızın özgürleşmesine odaklandık. Ama bugün şükürler olsun ki artık Kafkasya’ya bir barış var. Bugün de Ermenistan’la ilişkilerimiz artık normalleşiyor. Yolları açıyoruz. İlk defa 2-3 gün önce Kazakistan’dan direkt Ermenistan’a giden treni açtık ve bütün engelleri kaldırdık. Yani ticaret, bölgede gelişmeye başlıyor. Zengezur koridorunun açılması ve Zengezur koridorundan başka tüm Ermenistan- Azerbaycan arasında olan bütün yolların açılışı, hem Gürcistan üzerinden gelecek tren yollarının açılışı bekleniyor. Bu bölgemiz için, yeni barış devri için yeni fırsatların oluşturulmasıdır. Biz üstünlüğü Türkiye’ye vermişiz ki Türkiye’de üretilmeyen şeyi biz başka devletlerden alacağız. Yani paramız yurt dışına gelirse de o Türkiye üreticilerine gelsin" ifadelerini kullandı. Toplantı, Azerbaycan’daki yatırım fırsatlarının tanıtıldığı video gösteriminin ardından basına kapalı olarak devam etti.
24 Ekim 2025 Cuma - 18:50
Ticaret Bakanı Bolat: "İhracatçılar için günlük reeskont kredi limiti arttırıldı"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İhracatçılarımızın finansmana ulaşma imkanlarının arttırılması ve maliyetlerinin düşürülmesi kapsamında reeskont kredilerinde yeni düzenlemeler hayata geçirilmiştir. İhracatçılar için günlük reeskont kredi limiti arttırıldı. İhracat reeskont kredi maliyeti düşürüldü" dedi. Ticaret Bakanı Bolat sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "İhracatçılarımızın finansmana ulaşma imkanlarının arttırılması ve maliyetlerinin düşürülmesi kapsamında reeskont kredilerinde yeni düzenlemeler hayata geçirilmiştir. İhracatçılar için günlük reeskont kredi limiti arttırıldı. İhracat reeskont kredi maliyeti düşürüldü. Ticaret Bakanlığı olarak ihracatçılarımızın desteklenmesi, finansmana ulaşma imkanlarının genişletilmesi noktasındaki çalışmalar devletimizin bütün ilgili kurum ve kuruluşları ile koordinasyon içinde yoğun bir şekilde sürdürülmektedir" ifadelerini kullandı. İhracatçılar için reeskont kredilerin hacminin kademeli olarak artırıldığını vurgulayan Bolat, "Bilindiği üzere, ihracatçılarımızın finansman ihtiyacının karşılanması noktasında en etkili araçlardan biri, TCMB tarafından Türk Eximbank ve diğer bankalar aracılığı ile sunulan reeskont kredileri olup, geçtiğimiz dönemde yapılan değişiklik ile reeskont kredisi faiz oranlarının hesaplanmasında yeni bir formül belirlenmiştir. Bu sayede söz konusu kredilerin Merkez Bankası politika faizi oranının altında avantajlı oranlar ile sunulması sağlanmıştı. Nitekim, son olarak 23 Ekim 2025 tarihinde politika faizinde yapılan indirim ertesinde ihracat reeskont kredilerinin faiz maliyeti yüzde 24,89’a düşürülmüştür. Diğer taraftan, ihracatçılarımızın finansman ihtiyacının karşılanması noktasında en etkili araçlardan biri olan reeskont kredilerinin daha fazla ihracatçıya ulaşmasını teminen söz konusu kredi hacmi ihtiyaçlar doğrultusunda kademeli olarak arttırılmıştır" açıklamasında bulundu. İhracatçıların gelişimine destek vermeye devam edeceklerini vurgulayan Bakan Bolat, "Daha önce 300 milyon TL olan reeskont kredilerinin günlük limiti önce 1,5 milyar TL’ye, daha sonra 3 milyar TL’ye, sonra ise 4 milyar TL’ye çıkartılmıştır. Son olarak, 24 Ekim 2025 tarihinde TCMB tarafından yapılan düzenlemeler çerçevesinde söz konusu limit, 1 Kasım 2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere günlük 4,5 milyar TL’ye çıkarılmıştır. Ayrıca, bu tutarın önemli bir kısmının emek yoğun sektörlere kullandırmak suretiyle bu sektörlerimizin ihracat rekabetçiliklerine katkı sağlanması önceliklerimizden biri olarak gelecektir. Bu itibarla, finansman imkanların çeşitlendirilmesi başta olmak üzere, ihracatçılarımızın gelişimini desteklemeye, firmalarımızın uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracak politika ve uygulamaları hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder