Son Dakika
|
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik mesajı
Jandarma Genel Komutanlığı SAHA EXPO’da sergilediği teknolojik ürünleriyle dikkat çekti
Dünyada ilk hibrit motorlu ALKA-KAPLAN HİBRİT aracı, dronları havada yakarak imha ediyor
İGA: "DHMİ’ye borcumuz bulunmamaktadır"
Macaristan’ın yeni Başbakanı Peter Magyar, yemin ederek göreve başladı
Yüksekova’da patlama: 1 çoban yaralı, 3 koyun telef oldu
Putin: "Zafer her zaman bizimdi ve her zaman bizim olacak"
EKONOMİ
Domates fiyatlarının yüksek olmasının sebebi soğuk hava
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 23:03:57
Afyonkarahisar’da semt pazarlarında domatesin fiyatı 150 TL’lere kadar çıkarken, esnaf fiyatlarda hava şartlarının soğuk gitmesinin etkisinin büyük olduğunu belirtti. Şuhut ilçesinde her cumartesi günü kurulan semt pazarında satılan ürünler arasında en dikkat çeken ürün fiyatıyla domates oldu. Geçtiğimiz haftalara göre büyük artış gösteren domates fiyatları, pazarda vatandaşların en çok konuştuğu konu haline geldi. Pazarda domatesin kilogram fiyatı kalite ve çeşidine göre 80 ile 150 TL arasında satışa sunulurken, vatandaşlar fiyatı yüksek buldu. Özellikle mutfakların vazgeçilmez ürünlerinden biri olan domatesteki yükseliş hem pazarcı esnafını hem de alışveriş yapan vatandaşları zor durumda bıraktı. Pazarcı esnafı ise fiyat artışının en önemli nedenlerinden soğuk hava ve olumsuz iklim şartları olduğunu belirtti. Soğuklardan dolayı yaşanan aksaklıkların piyasadaki ürün dengesini olumsuz etkilediğini ifade eden esnaflar, arzın azalmasıyla birlikte fiyatların kısa sürede yükseldiğini söyledi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:31
Balgöze köyünde basınçlı sulama tesisi açıldı
Amasya’nın Merzifon ilçesine bağlı Balgöze köyünde basınçlı sulama tesisinin açılışı yapıldı. 160 hektarlık alanın sulanmasını sağlayacak tesis Amasya İl Özel İdaresi tarafından hayata geçirildi. Açılışa Amasya Valisi Önder Bakan, AK Parti Amasya Milletvekilleri Haluk İpek ve Hasan Çilez ile köy sakinleri de katıldı. Vali Bakan, tesisin hayırlı olması dileğinde bulundu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:58
Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan güven tazeledi
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanlığına Mustafa Fidan seçilerek güven tazeledi. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanının belirlenmesi için olağan genel kurullu seçim tamamlandı. Saat 17.00’de tamamlanan oy verme işleminin ardından sandıklar açılarak sayıma başlandı. Sayımda kesin olmayan sonuçlara göre, mavi liste adayı mevcut başkan Mustafa Fidan seçimi kazandı. Toplam 344 oyun kullanıldığı seçimde 1 oy geçersiz sayıldı. Mavi liste adayı Fidan 187 oy alarak seçimi kazanırken, Yeşil liste adayı Özdoğan ise 156 oy aldı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:17
Büyükşehir’den Halk Ege Et’de Anneler Günü indirimi
Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne ait Halk Ege Et şubelerinde Anneler Günü dolayısıyla sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, sabahın erken saatlerinden itibaren şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından Aydın’a kazandırılan, güvenilir, hijyenik ve uygun fiyatlı ürünleri vatandaşlarla buluşturan Halk Ege Et şubelerinde, Anneler Günü nedeniyle uygulanan indirim vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı. Efeler Çarşamba, Efeler Balık Hali, Efeler Kurtuluş, İncirliova, Germencik, Nazilli, Söke, Kuşadası Merkez, Kuşadası Karaova, Didim Merkez ve Didim Çamlık Halk Ege Et şubelerinde sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim, sabahın erken saatlerinden itibaren vatandaşlardan yoğun ilgi gördü, şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Halk Ege Et’ten duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, kendilerini uygun fiyatlı, kaliteli ve güvenilir ürünler ile buluşturan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Başkan Çerçioğlu, çalışmalarıyla vatandaşların yanlarında olmaya devam edeceklerini belirterek "Halk Ege Et şubelerimizde uyguladığımız indirim vatandaşlarımız tarafından ilgiyle karşılandı. Hizmetlerimizi Aydınımız ile buluşturmaya, projelerimizle vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Şimdiden tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
3
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:38
Araç muayenede Danıştay sürecinde sona yaklaşıldı
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 20:06
Bakan Işıkhan duyurdu: Doğum izni 16 haftadan 24 haftaya çıkarıldı
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:17
31 yıldır süpürge üreterek hayatını sürdürüyor
04 Kasım 2025 Salı - 13:31
Yüreğir Ziraat Odası 18. Tarım Fuarı’nda Çukurova’nın bereketini tanıttı
Adana Yüreğir Ziraat Odası 18’incisi düzenlenen Adana Tarım Fuarı’nda bölge tarımının gücünü ve çeşitliliğini bir kez daha sektörün tüm paydaşları ile buluşturdu. Çukurova’nın verimli topraklarında yetişen ürünlerin sergilendiği stant, hem üreticilerin hem de ziyaretçilerin yoğun ilgisini topladı. Tarım Fuarı’ında, Yüreğir Ziraat Odası tarafından narenciye, avokado, muz, karpuz, yer fıstığı, pamuk, pikan cevizi, ejder meyvesi, hurma, nar, şadok, şeker kamışı ve mango gibi Adana’nın marka değerine sahip ürünler tanıtıldı. Ziyaretçilere taze ve doğal ürünlerden oluşan ikramlar sunulurken, şehrin tarım potansiyeli, iklim avantajları ve ürün yelpazesinin genişliği hakkında bilgilendirme yapıldı. Çiftçilerle sektör temsilcileri arasında kurulan etkileşim, hem bilgi paylaşımını hem de iş birliklerini destekledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, fuarın hem üreticiler hem de bölge tarım ekonomisi açısından önemine dikkat çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu fuar, Adana’nın tarımsal zenginliğini ulusal ve uluslararası alanda tanıtmak için büyük bir fırsat. Üreticilerimiz, yeni teknolojileri, modern tarım çözümlerini ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını yakından görme imkanı buluyor. Aynı zamanda ürünlerimizi, üretim gücümüzü ve bereketli topraklarımızın sunduğu çeşitliliği geniş kitlelere aktarıyoruz. Çiftçilerimiz bu fuarlarda hem kendilerini geliştiriyor hem de bölgenin tarımsal profilini güçlendiriyor." Başkan Doğan, standı ziyaret eden tüm katılımcılara teşekkür ederek, önümüzdeki dönemlerde de bölge tarımının gelişimine katkı sağlayan projelere, tanıtım çalışmalarına ve tarımın geleceğine yatırım yapmaya devam edeceklerini belirtti. Doğan, "Yüreğir Ziraat Odası olarak görevimiz, üreticimizin yanında olmak, onların sesini duyurmak ve Adana tarımının yükselen değer olmasına katkı sağlamaktır. Fuarda standımıza gösterilen ilgi ve destek, doğru yolda olduğumuzu vurgular nitelikteydi" diye konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 13:21
Kütahya’da ’Melki’ bereketi
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesindeki semt pazarları, güz mevsiminin gözde lezzeti Melki (Kanlıca) mantarının tezgâhlarda yer almasıyla adeta Melki pazarına dönüştü. Zorlu şartlarda toplandığı belirtilen mantarın kilosu, 150 TL ile 200 TL arasında alıcı buluyor. Tavşanlılı vatandaşların sonbahar ve kış aylarında büyük rağbet gösterdiği Melki mantarı (Kanlıca), semt pazarlarında yerini aldı. Dağlık bölgelerde zorlu arayışlar sonucu toplanan bu doğal lezzet, yüksek fiyatına rağmen vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Tavşanlı’da kurulan semt pazarlarında Melki mantarı için özel bir bölüm oluşurken, mantar satışı yapan esnaf semt pazarının gözdesi haline geldi. Pazarda Melki mantarının kilosu, kalitesine ve tazeliğine göre 150 TL ile 200 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor. Satış yapan esnaflar, Melki mantarının fiyatının yüksek olmasının nedenini mantarın doğada zor bulunmasına ve toplanmasının zorluğuna bağladı.
04 Kasım 2025 Salı - 13:11
ATO Başkanı Baran: "Türkiye, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün coğrafyalarda dostluk köprüleri kurdu"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Türkiye, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün coğrafyalarda dostluk köprüleri kurdu, ticaretin önündeki engelleri kaldırdı ve yatırımcılar için güvenli bir liman oldu. Bu tablo Kamboçya ile ticaretimize de yansıyacaktır" dedi. Kamboçya Ticaret Bakanı Cham Nimul, ATO Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. Bakan Nimul, ziyarette yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğini geliştirmek ve kolaylaştırmak amacıyla Türkiye-Kamboçya Karma Ekonomik Komisyonu’nun kurulduğunu hatırlatarak, 4. Karma Ekonomik Komisyon toplantısı için Türkiye’de bulunduklarını ve bu süreçte çevre, enerji ve ticaret alanlarında iş birliklerini geliştirmek amacıyla görüşmeler yaptıklarını aktardı. Türkiye ile ticaret ve yatırım ilişkilerini geliştirmek istediklerine dikkati çeken Bakan Nimul, bunun için ticaret odalarını buluşturarak, özel sektörü bir araya getirmeyi hedeflediklerini söyledi. İki ülke arasındaki iş birliğini geliştirmenin bir parçasının da ticaret anlaşmaları olduğunu kaydeden Nimul, Türkiye ile Tercihli Ticaret Anlaşması tesis etmek için çalışmalar yürüttüklerini bildirdi. Kamboçya’da gıda işleme tesisleri ile medikal ekipmanlara yönelik yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Bakan Nimul, Ankara ile gıda sanayi, medikal ekipman konusunda iş birliği yapmak istediklerini aktardı. Yenilenebilir enerji alanında Ankara’nın önemli bir merkez olduğunu kaydeden Bakan Nimul, bu alanda da yatırım ve üretim iş birliklerine açık olduklarını ifade etti. Türkiye’nin müteahhitlik hizmetlerindeki başarılarına da değinen Bakan Nimul, ülkesinde yol, liman, demiryolu gibi altyapı yatırımlarına ihtiyaç olduğunu ve Türk müteahhitlerinin bu alanlarda faaliyet gösterebileceğini söyledi. "Direkt uçuş bizi heyecanlandırıyor" Bakan Nimul, Kamboçya ile Türkiye arasında doğrudan uçuş bulunmadığı için yolculuk süresinin aktarmalı uçuşlarla 24 saati bulduğunu belirterek, Türk Hava Yolları’nın İstanbul’dan Kamboçya’nın Başkenti Punom Pen’e 12 Aralık itibariyle direkt uçuş başlatacağını, böylece uçuş süresinin 11 saate ineceğini söyledi. Bakan Nimul, "Ülkelerimiz arasındaki direkt uçuş bizi heyecanlandırıyor. Ulaşımın kolaylaşması ticaret, ekonomi ve turizm ilişkilerimize olumlu yansıyacaktır" dedi. ATO Başkanı Baran da iki ülke arasındaki uçuş süresinin 11 saate inmesinin çok önemli bir gelişme olacağını belirterek, "Ankara’dan da Kamboçya’ya direkt uçuş başlamasını isteriz" diye konuştu. Baran, Kamboçya ile ikili ilişkilerin 1959 yılında başladığını, Türkiye’nin 2013 yılında Punom Pen’de büyükelçilik açmasıyla geliştiğini kaydetti. "Türkiye, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün coğrafyalarda dostluk köprüleri kurdu" Ankara ekonomisi hakkında bilgi veren Baran, Ankara’nın 32 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle, Türkiye’nin ihracatta üçüncü, ithalatta ikinci ili durumunda olduğunu söyledi. Savunma ve medikal sanayi başta olmak üzere, sanayi üretiminde Başkent’in güçlü bir merkez haline geldiğini anlatan Baran, Ankara’nın sağlık turizmi alanında da öne çıktığını aktardı. Türkiye’nin son 20 yıllık süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner politikalarıyla önemli bir aşama kat ettiğine dikkati çeken Baran, "Türkiye, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bütün coğrafyalarda dostluk köprüleri kurdu, ticaretin önündeki engelleri kaldırdı ve yatırımcılar için güvenli bir liman oldu. Bu tablo Kamboçya ile ticaretimize de yansıyacaktır" şeklinde konuştu. Güneydoğu Asya’da yer alan Kamboçya ile Türkiye’nin ticari ilişkilerinin henüz yolun başında olduğunu kaydeden Baran, "İki ülkenin ticaret hacmine baktığımızda 307 milyon doları bizim ithalatımız olmak üzere, 330 milyon dolarlık dış ticaretimiz mevcut. Ancak iki ülke arasındaki yakın diyaloga bakıldığında, bu rakamın yeterli düzeyde olmadığı görülüyor" dedi. Kamboçya ile dış ticaret hacminin 1 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini bildiren Baran, "Bu hedefe Başkent Ankara olarak gıda, hazır giyim, medikal üretimi, yenilenebilir enerji ve müteahhitlik hizmetleri alanlarında gerçekleştireceğimiz iş birlikleriyle katkıda bulunabiliriz" diye konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 12:55
Manavgat’ta Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’nin ikincisi başlıyor
Manavgat Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Zeytin ve Zeytinyağı Festivali, 8-9 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Festival, Cumartesi günü saat 10.00’da Cumhuriyet Meydanı’ndan kortej yürüyüşüyle başlayacak, ardından 10.30’da Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önündeki açılış töreniyle devam edecek. İki gün sürecek festival boyunca konserler, halk oyunları gösterileri, workshoplar, geleneksel üretim canlandırmaları ve festival çarşısı ile dolu dolu bir program Manavgat halkı ve ziyaretçilerle buluşacak. "Zeytinin bereketi Manavgat’ta kutlanacak" Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, festival öncesinde yaptığı açıklamada, ilçenin tarımsal potansiyeline ve yerel üreticinin emeğine dikkat çekti. Çiçek, "Zeytin ve zeytinyağı, bu toprakların kültürel hafızası, sağlığın ve bereketin simgesidir. Manavgat’ımızın verimli topraklarında yetişen zeytinlerin hak ettiği değeri görmesi için bu festivali geleneksel hale getirdik." dedi. Bölgede yaklaşık 50 bin dönüm arazi üzerinde 2 milyon zeytin ağacı bulunduğunu belirten Çiçek, bu ağaçlardan yılda ortalama 50 bin ton zeytin ve 10 bin ton zeytinyağı elde edildiğini söyledi. Festivalin, bu potansiyeli hem yerel hem ulusal düzeyde tanıtmayı amaçladığını ifade etti. "Zeytin sağlıktır" Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek, festival vesilesiyle zeytin ve zeytinyağının sağlık açısından önemine de değinerek, "Zeytin ve zeytinyağı, hem beden hem de zihin sağlığını destekleyen, yaşam kalitesini artıran doğal bir üründür. Zeytinin bu topraklardaki varlığı, sağlıklı yaşamın da sembolüdür" ifadelerini kullandı. Renkli etkinlikler, keyifli deneyimler Festivalin ilk günü, kortej ve açılış töreninin ardından Manavgat Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun gösterisi ile devam edecek. Ardından katılımcılar Saraçlı Mahallesi’ne geçerek zeytinin köy kültüründeki yerini yakından gözlemleyecek. Saraçlı Etkinlik Alanı’nda köylü kadınların taş üzerinde geleneksel zeytin kırma ve zeytinyağı pişirimi, Manavgat Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun ikinci gösterisi ve Osman Derin konseri gerçekleştirilecek. Festivalin ikinci günü olan 9 Kasım Pazar günü, Atatürk Kültür Merkezi önünde festival çarşısı tüm gün açık olacak. Zeytin ve zeytinyağı ürünlerinin yer alacağı çarşıda, yerel üreticiler vatandaşlarla buluşacak. Aynı gün ayrıca, Çiftçi Danışma ve Eğitim Merkezi’nin açılışı, Ayhan Rüzgar stand-up gösterisi, zeytinyağlı yemek workshopları ve çocuklara özel zeytin temalı atölyeler düzenlenecek. Festival boyunca zeytinyağlı krem, sabun ve mum yapım atölyeleri, çocuklara yönelik boyama etkinlikleri, şişme oyun alanları ve yüz boyama etkinlikleriyle renkli bir atmosfer oluşturulacak. 8-9 Kasım tarihlerinde 10.00-18.00 saatleri arasında açık olacak festival çarşısı, üreticiler, gastronomi meraklıları ve vatandaşları zeytinin bereketi etrafında buluşturacak.
04 Kasım 2025 Salı - 12:33
Karabük’te 1600 konut için başvurular 10 Kasım’da başlıyor
Karabük’te Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ tarafından yürütülen "Ev Sahibi Türkiye" projesi kapsamında 1600 sosyal konut için başvurular 10 Kasım-19 Aralık 2025 tarihleri arasında alınacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ tarafından yürütülen "Ev Sahibi Türkiye" projesi kapsamında Karabük’te yapılacak olan sosyal konut sayısı belirlendi. Proje kapsamında Karabük merkezde 1000, Eflani’de 50, Eskipazar’da 150, Ovacık’ta 50, Safranbolu’da 150 ve Yenice’de 200 konut olmak üzere toplam 1600 konut inşa edilecek. Başvuruların Emlak Katılım, Ziraat ve Halk Bankası üzerinden 5 bin TL karşılığında yapılacağı bildirildi. AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ile Ali Keskinkılıç, yaptığı açıklamada projenin Karabük’te konut sahibi olmak isteyen vatandaşlara önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
04 Kasım 2025 Salı - 12:26
Bakan Şimşek: ‘‘Sermaye piyasaları ağırlıklı finans modeline geçiş yapmak istiyoruz’’
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ‘‘Manipülasyon ile mücadelenin çok boyutu var. Cezaları çok daha ağır hale getirmemiz gündemimizdeki bir konu. Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. O alanda da bir düzenleme eksikliği olduğunu biliyoruz. Bu eksiklikleri gidereceğiz ve önümüzdeki dönemde manipülasyonla mücadelenin dozunu, kayıt dışılıkla mücadele dozunun da ötesine taşıyacağız’’ dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından düzenlenen 9’uncu Sermaye Piyasaları Kongresi’nin açılış programına katıldı. Bakan Şimşek, programda yaptığı konuşmada sermaye piyasalarının geliştirilmesine yönelik kapsamlı mesajlar verdi. Bankacılık merkezli finansman modelinden sermaye piyasası merkezli yapıya geçişin Orta Vadeli Plan dahilinde olduğunu belirten Şimşek, fiyat istikrarı ve dezenflasyon süreci, manipülasyonla mücadele gibi konularda da açıklamalarda bulundu. Sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve derinleştirilmesinin önemine ilişkin konuşan Bakan Şimşek, ‘‘Sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve derinleştirilmesinin Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin önemli bir bileşeni olduğunu biliyoruz. Bu çerçevede düzenleyici çerçevenin sürekli iyileştirilmesi bizim için önemli bir odak noktasıdır’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Sermaye piyasaları ağırlıklı finans modeline geçiş yapmak istiyoruz’’ Türkiye’de bankacılık ağırlıklı finansman modelinin ağırlıkta olduğunu belirten Bakan Şimşek, ‘‘Türkiye’de şirketlerin finansman ihtiyacının sadece yüzde 12’si sermaye piyasalarından karşılanmış. Yüzde 88’i bankacılık ve finans sektöründen. ABD’de bu rakam yüzde 60. AB’de ise sermaye piyasalarından karşılanan finansman yüzde 30’lar civarında. Biz bankacılık ağırlıklı finans modelinden sermaye piyasaları ağırlıklı finans modeline geçiş yapmak istiyoruz. Bu geçiş Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi gerçekleştirmemize güçlü bir destek verecektir. Kaynaklarımızı uzun vadeli üretken alanlara yönlendirmemiz gerekiyor. Bunu bankacılık sistemi üzerinden yapmamız kolay değil. Kaynaklarımızın lirada tutulmasını, lirada değerlenmesini liraya rağbeti artırmamız gerekiyor. Bu da sermaye piyasaları ağırlıklı bir modeli gerektiriyor. 2025’in ilk 9 ayına bakarsanız toplam finansmanın yüzde 34’üne yakını sermaye piyasalarından elde edilmiş, bankacılık sektörünün payı düşmüş. Bu kısmen belki konjonktüreldir ama yine de trend çok önemlidir. Aslında bizim varmaya çalıştığımız nokta da bunun benzeri ve ötesi. Yani sermaye piyasalarının ağırlıklı olarak Türkiye’de finansman ihtiyacının karşılandığı bir alana dönüşmesi. Dolayısıyla ilerleme var, bu güzel bir gelişme. Bunu devam ettireceğiz’’ şeklinde konuştu. ‘‘Manipülasyon ile mücadele olmazsa olmazımız’’ Manipülasyonla mücadelenin dozunun artırılacağına dikkat çeken Bakan Şimşek, ‘‘Bu alanda düzenlemeye ihtiyaç olacak. Cezaları çok daha ağır hale getirmemiz gündemimizdeki bir konu. Manipülasyon ile mücadelenin çok boyutu var. Finansal okuryazarlık onlardan bir tanesi. Manipülasyonla mücadelede tabii ki finansal okuryazarlık esastır fakat yine de bizim cezaları artırma yönünde ve düzenleyici çerçeveyi güçlendirme noktasında bir ilave çabamız olacak. Eğer manipülasyonla güçlü mücadele edemezsek bu alana olan güven zayıf kalır. Onun için bu bizim olmazsa olmazımızdır. Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. O alanda da bir düzenleme eksikliği olduğunu biliyoruz. Bu eksiklikleri gidereceğiz ve önümüzdeki dönemde manipülasyonla mücadelenin dozunu, kayıt dışılıkla mücadele dozunun da ötesine taşıyacağız. Bu kongredeki belki de duymak istediğiniz, benim de iletmek istediğim en önemli mesaj bu’’ şeklinde konuştu. Sermaye piyasalarında yatırımcı tabanının geliştiğini görmenin sevindirici olduğunu belirten Şimşek, hem fonların büyüklüğünün hem borsada işlem gören şirket sayısındaki artışın hem de yatırımcı sayısındaki artışın ekosistemdeki pozitif enerjiyi gösterdiğini söyledi. Bunlara rağmen hisselerin sadece 51 gün tutuluyor olmasının ayrı bir problem olduğunu vurgulayan Bakan Şimşek, ‘‘Bu konular hakikaten üzerinde çalışmamızla sonuç alacağımız, sadece regülatörlerin, düzenleyici kuruluşların, kamunun yapabileceği bir iş değil. Bütün sermaye piyasalarının, ekosistemin birlikte başaracağı bir konu. Dolayısıyla yabancı yatırımcının gelmesini, eski seviyelere gelmesini istiyoruz. Bunun için de yapacağımız birtakım düzenlemelerle sisteme olan güvenin güçlendirilmesi, ekosistemin iyi işlemesi, en önemlisi de dezenflasyon programının başarıya ulaşması gerekiyor. 2023’ten bu yana ilgi arttı, doğru bir trendde ve doğru yoldayız. Sermaye piyasalarının derinleştirilmesi bizler için en önemli hedeflerin başında geliyor’’ diye konuştu. Bakan Şimşek, ‘‘Dezenflasyonla birlikte tekrar piyasalar derinleşecek ve Borsa İstanbul’un piyasa değerinin GSYH’ye oranı kendisine benzer ülkelerle yarışacak noktaya gelecek. Yani bugün üç yıllık hareketli ortalamalara bakarsanız yüzde 32 civarı ama 2024 sonu itibarıyla yüzde 29 civarı. Bunun mutlaka dünya ortalamalarına varması biraz zaman alır ama bunun ikiye katlanması oldukça gerçekçi, makul bir hedef olarak görülebilir’’ sözlerini ifade etti. ‘‘Borsa bir oyun alanı değildir’’ Halka arzlarda sermaye piyasası kurulundan tek beklentilerinin olduğunun altını çizen Şimşek, ‘‘Kural bazlı gitmemiz lazım. Sürecin şeffaf, kurala dayalı olması lazım. Bu yönde de önemli adımlar atıldığını biliyorum. Halka arzların da önümüzdeki dönemde tekrar güçlü şekilde başlaması da önemli bir husus. Kurumsal yönetişim ve şeffaflığa değindim. Bu alanda hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Manipülasyonla mücadele konusunu zaten konuştuk. Finansal okuryazarlık en kritik bileşenlerin başında geliyor. Bence uzun vadeli bakış açısının eksik olmasının da temelinde bu var. Yoksa mevduatın vade olarak pay sahipliği süresi başka türlü anlatılamaz’’ dedi. Borsanın bir oyun alanı olmadığını vurgulayan Bakan Şimşek, ‘‘Uzun vadeli bir perspektifle gerçek bir ortaklığın tesis edilmesi esastır. Gerçek bir pay sahipliği, gerçek bir ortaklık... Dolayısıyla bütün bu konularda sektörümüzle hemfikiriz. Sektörümüzün beklentileriyle bizim vizyonumuz tam da örtüşüyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzle ve sektörün bütün ekosisteminin bileşenleriyle birlikte çalışacağız ve bunları başaracağız’’ dedi. ‘‘Fiyat istikrarı bizim en büyük önceliğimizdir ve burada ilerleme var’’ Dezenflasyon sürecine ilişkin de bilgi paylaşan Bakan Şimşek, ‘‘Fiyat istikrarı bizim en büyük önceliğimizdir ve burada ilerleme var. Mali disiplin aslında sermaye piyasalarının gelişmesi açısından da çok önemlidir. Fiyat istikrarı olmazsa olmaz ama mali disiplin de ciddi katkıda bulunacak bir birleşendir. Sürdürülebilir cari açık da makro finansal istikrar açısından çok değerlidir. Dolayısıyla bizim temel önceliklerimiz bunlar. Bu önceliklerde ilerleme sağladık. Bu ilerlemenin kalıcı hale gelmesi için de yapısal dönüşüm esas gündemimizdir’’ açıklamasında bulundu. Dezenflasyon programını üç evreli düşündüklerini, şu anda ikinci evrede olduklarını belirten Şimşek, ‘‘Nihai hedefimiz sürdürülebilir yüksek büyüme ve kapsayıcı büyüme, yani daha adil gelir dağılımıdır. Bakın enflasyonda bir düşüş var. Kim ne derse desin, 1-2 aylık yavaşlama bunlar normaldir. Hiçbir zaman lineer gitmiyor. Gerçek hayatta iniş çıkışlar oluyor. Önemli olan trendin kalıcı olarak ne yöne gittiğidir. Bu sene enflasyon niye 20’li rakamlar değil de 30 civarında bir rakamda kalacak diye sorarsanız önemli faktörlerden bir tanesi yaşadığımız kuraklık ve zirai don kaynaklı gıda enflasyon şoku diyebiliriz’’ şeklide konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 11:56
Salihli’de kamu yatırımları masaya yatırıldı
Manisa’nın Salihli İlçe Kaymakamı Ali Güldoğan başkanlığında, kamu kurumlarının ilçede yürüttüğü yatırım ve hizmetlerin ele alındığı "Yatırımların Değerlendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Kaymakamlık toplantı salonunda düzenlenen toplantıya ilgili kurum amirleri katıldı. Toplantıda, devam eden kamu yatırımlarının son durumu ve planlanan projeler hakkında bilgi alındı. Ayrıca, çalışmaların etkin, verimli ve zamanında tamamlanması için yapılması gereken görev ve sorumluluklar görüşüldü. Kaymakam Ali Güldoğan, yatırım süreçlerinin yakından takip edildiğini belirterek, "İlçemizde vatandaşlarımıza sunulan hizmet kalitesini artırmak için kurumlar arası koordinasyon büyük önem taşıyor." dedi.
04 Kasım 2025 Salı - 11:53
Tatvan’da alıç hasadı
Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Yelkenli köyünde alıç hasadı başladı. Bu yıl yaşanan kuraklık nedeniyle alıç rekoltesinde düşüş yaşanırken, köylüler zorlu hasat mesaisine başladı. Yelkenli köyünde doğal olarak yetişen alıç, bu yıl kurak geçen mevsim nedeniyle önceki yıllara göre daha az ürün verdi. Dağlık ve sarp arazilerde yetişen alıç meyvesini toplamanın oldukça zahmetli olduğunu belirten köylüler, buna rağmen toplamayı sürdürdüklerini söyledi. Alıç toplayanlardan Gamze Tarlan, "Bu sene havalar çok kurak geçti, ağaçlarda geçen yıla göre daha az meyve var. Toplanması da oldukça zor ama emeğimizin karşılığını almak için sabırla çalışıyoruz. Alıcı hem evimizde tüketiyoruz hem de sirke yaparak değerlendiriyoruz" dedi. Yelkenli köyü sakinleri, alıç sirkesinin kış aylarında sofraların vazgeçilmezi olduğunu ifade ederek, bu yılki düşük rekoltenin fiyatlara da yansıyabileceğini dile getirdi. Uzmanlar, alıcın şeker, tansiyon, kalp ve kabızlık gibi rahatsızlıklara iyi geldiğini belirtiyor.
04 Kasım 2025 Salı - 11:52
’’Yerli kömür teşviki, enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak’’
Türkiye enerji üretiminde önemli bir yere sahip olan yerli kömürle elektrik üreten santrallere yönelik önemli bir adım atıldı. Karara göre, EÜAŞ ile sözleşme imzalamaları halinde, santrallere 31 Aralık 2029 tarihine dek alım garantisi verilecek. Milli enerji ve maden politikası kapsamında düzenlemeler devam ediyor. Son olarak, yerli kömürle üretim yapan termik santrallere, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ile sözleşme imzalamaları halinde, 31 Aralık 2029’a kadar alım garantisi verildi. Konuyu değerlendiren Yerli Kömür Kaynaklı Elektrik Üreticileri Derneği (YEKÜD) Başkanı Fatma Elif Yağlı, bu teşvikle Türkiye’nin enerji arz güvenliğine ve cari açığının azaltılmasına katkı sağlayan santrallerin kapanma tehlikesinin bertaraf edildiğini söyledi. Yağlı, Türkiye’nin yerli kömür potansiyelinin stratejik değerine dikkat çekerek, "Bu teşvik, Türkiye’nin sahip olduğu linyit rezervlerinin ekonomiye daha güçlü kazandırılması için atılmış önemli bir adım ve ülkemizin yerli kaynaklara dayalı enerji stratejisinin güçlü bir yansıması. Yerli kömür, ülkemizin baz yük kapasitesinin bel kemiği ve dışa bağımlılığın azaltılmasında vazgeçilmez bir rol oynuyor" dedi. Küresel zorluklara karşı stratejik bir sigorta Rusya-Ukrayna savaşı sonrası küresel enerji piyasalarında yaşanan sert dalgalanmaların Avrupa’yı yeniden kömüre yönelttiğini hatırlatan Yağlı, buna karşın Türkiye’de uzun süre yerli kömür santrallerinin satış bedellerinin HES, RES ve GES gibi kaynaklarla aynı seviyede belirlendiğini söyledi. 2024 yılı boyunca elektrik fiyatlarının düşük seyretmesinin yerli termik santrallerde ciddi kayıplara neden olduğunu dile getiren Yağlı, "Bu teşvik, üretim sürekliliği için hayati bir nefes niteliğinde. Yerli kömürden üretilen elektrik, cari açığın azaltılmasına yıllık yaklaşık 4,5 milyar dolar katkı sağlıyor. Santrallerin ekonomik ömürleri boyunca bu katkı 100 milyar dolara ulaşacaktır" dedi. Türkiye’nin enerji ithalatına ödediği yıllık ortalama 75 milyar dolar içinde yerli kömürün sağladığı katkıya dikkat çeken Yağlı, teşvik sayesinde enerji arz güvenliği için stratejik bir sigorta oluşturulduğunu ifade etti. Cari açığa katkı, 200 bin kişilik istihdam Yerli kömür santrallerinin enerji arz güvenliğini garanti ettiğini belirten Yağlı, istihdama ve bölgesel kalkınmaya da büyük destek verdiğine değindi. Yerli kömür üretiminin son 5 yılda cari dengeye 50 milyar doların üzerinde katkı sağladığını aktaran Yağlı, yerli kömüre dayalı termik santrallerde ve kömür işletmelerinde 50 bin doğrudan, 200 bin dolaylı kişinin çalıştığını da bildirdi. Yerli kömür santrallerinin bulundukları bölgelerde geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu belirten Yağlı, "Bu tesisler sadece enerji üretmiyor; bulunduğu şehirlerde ekonomiyi, istihdamı ve sosyal yapıyı ayakta tutuyor. Santrallerin konumlandıkları bölgelerde oluşturdukları ekosistem, yerel kalkınma açısından son derece kritik" şeklinde konuştu. "Cumhurbaşkanımızın milli enerji ve maden politikasının bir yansıması" Teşvik mekanizmasının bu nedenlerle Türkiye’nin kendi kaynaklarını ekonomiye kazandırması yönünde doğru ve gerekçeli bir hamlesi olduğunu söyleyen Yağlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu teşvik, yerli kömür santrallerinin sürdürülebilirliğini güvence altına alarak kapanma riskini ortadan kaldıracak, ithal kaynaklara olan bağımlılığı azaltacak, cari açığa yıllık milyarlarca dolarlık katkıyı koruyacak ve enerji arz güvenliğimiz için stratejik bir sigorta görevi görecektir. Bu teşvik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla yürütülen milli enerji ve maden politikası kapsamında devreye alındı. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar başta olmak üzere, bu teşvikin hayata geçmesine katkı sunan tüm karar vericilere teşekkür ederiz."
04 Kasım 2025 Salı - 11:51
Marmara’da bereketli av: Bin kasa hamsi, bin kasa sardalya avlandı
Karadenizli balıkçılar Marmara Denizi’nde yaptıkları avdan bin kasa hamsi ve bin kasa sardalya ile döndü. Marmara Denizi’nde avlanmaya çıkan Karadenizli balıkçıların ağına bereket düştü. Gece boyunca süren avın ardından bin kasa hamsi ve bin kasa sardalya yakalayan balıkçılar, Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesindeki limana demirledi. Limanda hummalı bir çalışma başladı. Kasalar dolusu balık, soğuk zincirle korunarak hızla araca yüklendi. Sabahın ilk ışıklarıyla liman adeta balık pazarına dönerken, balıkçılar bu sezonki avın yüzlerini güldürdüğünü dile getirdi. Hamsi ve sardalyanın tezgahlarda yerini almasıyla birlikte vatandaşların taze balığa ilgisinin de artması bekleniyor. Kasaların yüklendiği araçlar, çevre illere sevkiyat için limandan ayrılırken, balıkçılar yeni avlar için denize açılmaya hazırlık yapacak.
04 Kasım 2025 Salı - 11:45
MTSO Başkanı Çakır: "Mersin, gıda sanayinde Ar-Ge ve inovasyonla büyüme hedefinde"
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, kentin gıda sanayiinde yakaladığı ivmenin sürdürülebilir olması için Ar-Ge ve inovasyona güçlü yatırım yapılması gerektiğini söyledi. Bir radyo programına katılan Çakır, Mersin’in tarım-gıda entegrasyonu, güçlü lojistik altyapısı ve üniversite-sanayi iş birlikleri sayesinde Türkiye’nin gıda üssü olma yolunda hızla ilerlediğini belirtti. Mersin’in tarım ve gıda sanayinde doğal avantajlara sahip olduğunu dile getiren Çakır, "Narenciye, yaş meyve sebzede güçlüyüz. Bakliyatta üretici değiliz ama dünya piyasasının belirlendiği bir merkeziz. En önemlisi tarımla sanayiyi doğru entegre ettik. Agropark ve Gıda OSB’lerin varlığı, TÜİOSB gibi güçlü üretim alanlarının bulunması, liman ve lojistik üstünlüğümüz Mersin’i bu alanda öne çıkarıyor" dedi. "Katma değerli ürün üretmeliyiz" Gıda alanında inovasyonun artık zorunluluk olduğuna dikkat çeken Çakır, "Standart limonu 1-2 euroya satmak yerine katma değerli hale getirip 10-50 euroya satmalıyız. Narenciye kabuklarından ürün elde etmek, dondurulmuş gıdayı geliştirmek gibi Ar-Ge çalışmalarını başlattık. Verim artışı ve teknolojik dönüşüm odaklı ilerlemeliyiz" ifadelerini kullandı. TÜBİTAK MAM ile başlattıkları iş birliğinin Mersin için büyük fırsat olduğunu belirten Çakır, şunları söyledi: "Gebze’de Gıda İnovasyon Platformunu ziyaret ettik. Narenciye kabuklarından toz ve içecek, sütsüz dondurma, bakliyattan sağlıklı kremalar, balık kılçığından kolajen üretildiğini gördük ve etkilendik. TÜBİTAK’ı Mersin’e davet ettik, firmalarımızı ziyaret ederek sıfır atıkla yeni ürün geliştirme çalışmaları yaptılar. KOBİ’lerimizi de TÜBİTAK’a götüreceğiz. Firmalarımız burada deneme üretimleri yapacak, akademik destek alacak." "Sıfır atık ve yüksek besin değerli ürünler" Mersin’in narenciye, bakliyat, zeytin ve deniz ürünleriyle zengin bir üretim merkezi olduğuna vurgu yapan Çakır, "Narenciye kabuklarından, zeytin çekirdeğinden, balık kılçığından ürün geliştiriliyor. Sıfır atık anlayışıyla yüksek besin değerli ürünler elde ediyoruz. Standart tat ve kaliteyi sağlayan kültürler geliştiriliyor" dedi. "Mersin, Türkiye’nin gıda ihracatında lider olabilir" Mersin’in doğru planlamayla dünya gıda pazarında söz sahibi olabileceğini belirten Çakır, sözlerini şöyle tamamladı: "Toprağımız, suyumuz, limanımız, sanayimiz güçlü. Yeşil dönüşüme uyum sağlayarak, sürdürülebilir üretim modeline geçerek ve Ar-Ge’yi merkeze koyarak dünyada her ürünle rekabet edebiliriz. Üretici de ihracatçı da lojistik sektörü de kazanır, ülkemiz kazanır."
04 Kasım 2025 Salı - 11:42
Rekabet Kurumu’ndan MUYA Poliüretan Kauçuk Sanayi hakkında soruşturma
Ticaret Bakanlığı Rekabet Kurumu tarafından, MUYA Poliüretan Kauçuk Sanayi hakkında rekabeti kısıtlayıcı uygulamalar yürüttüğü iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Ticaret Bakanlığı’na bağlı Rekabet Kurumu tarafından, kadın, erkek, çocuk ile medikal kategorilerinde terlik ve ayakkabı üretimi ve dağıtımı alanlarında faaliyet gösteren MUYA Poliüretan Kauçuk Sanayi hakkında soruşturma başlatıldı. Kurumdan yapılan açıklamada, soruşturmanın MUYA’nın Türkiye genelindeki yetkili satıcılarına yönelik rekabeti kısıtlayıcı uygulamalar yürüttüğü iddialarına ilişkin başlatıldığı açıklandı. İddialarda, MUYA’nın, hem fiziksel mağazalar üzerinden satış yapan perakendecilerin hem de e-ticaret platformlarında faaliyet gösteren bayilerinin yeniden satış fiyatlarını belirlediği ve bayilerin pasif satışlarını engellediği ileri sürüldü. Başka bir ifadeyle şirketin, bayilerin ve perakendecilerin ürünleri kendi belirledikleri fiyatlarda satmalarını ve bayilerin farklı bölgelerdeki müşterilerden gelen ürün taleplerini karşılamak üzere satış yapmalarını engellediği iddia edildi. Kurul tarafından yürütülen soruşturmada ise bu uygulamaların rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığı değerlendirilecek ve deliller ışığında MUYA’nın Kanun’u ihlal edip etmediği tespit edilecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder