EKONOMİ
Diyarbakır OSB’de seçim heyecanı 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:16:28 Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanının belirlenmesi için olağan genel kurullu seçimde üyeler, oylarını kullanmaya başladı. OSB’nin başkanlık seçiminde mevcut başkan Mustafa Fidan mavi listeden, Ali İhsan Özdoğan yeşil listeden seçime girdi. OSB’de yapılan seçimde, üyeler hazır bulundu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından adaylar konuşmalarını gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından üyeler, oy kullanmaya başladı. Oy kullanma süreci öncesi adaylardan Mustafa Fidan yaptığı konuşmada, olağan genel kurulda OSB’nin kentte ve ülke adına hayırlara vesile olmasını dilediğini, yürekten temenniler sunduğunu söyledi. Fidan, Diyarbakır OSB’nin anlamının gençlerin iş bulduğu, iş imkanının olduğu, geleceğe umutla baktığı yerler olduğunu belirterek, "2022 yılında göreve geldiğimizden beri ilke edindiğimiz güzel şeyler var. Bu görevi, kendi evimiz, yerimiz, makamımız olarak görmedik. Burayı bir emanet olarak gördük ve emanete sahip çıktık. En çok dikkat ettiğimiz üç temel ilke vardı. Adil olmak, şeffaf olmak ve her koşulda sanayicimizin yanında olmak. Biz, birlikte yönetilen bir OSB yoluna gittik. Mavi liste olarak önümüzdeki dönem için Allah nasip ederse önemli projelere imza atmayı hedefliyoruz. Biz, dostuz, arkadaşız. Seçimler gelip geçicidir. Bize baki olan insanlıktır" dedi. Yeşil liste adayı Ali İhsan Özdoğan ise "Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesinin Genel Kuruluna hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi şahsım ve yeşil liste adına saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Bugün burada olmakla genel kurulumuza güç verdiniz. OSB’mizin geleceğini inşa etmek için üretimden gelen gücümüzü ortaya koyuyoruz. Sizlerin demokratik hakkınızı kullanarak gerçekleştireceğimiz genel kurulumuzun, siz saygıdeğer sanayicilerimiz başta olmak üzere kentimize ve ülkemize hayırlara vesile olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:32 Karagül hasadı başladı Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde yetişen, kendine özgü rengi ve kokusuyla öne çıkan tescilli ’karagül’de hasat başladı. Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi’nin 2013 yılında "sakin şehir" ağına dahil ettiği Halfeti, tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle bölgenin "saklı cenneti" olarak nitelendiriliyor. Birecik Barajı’nın suyunun yükselmesiyle bölgede üretim alanı azalan karagül, yetiştiği topraktan aldığı kendine özgü rengi ve kokusuyla dikkat çekiyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescil belgesi verilen karagülün geniş bir alana yayılması için Halfeti Kaymakamlığı, Belediye ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmaları devam ediyor. Ağırlıklı olarak seralarla yetiştirilen, ilkbahar ve sonbaharda açan karagül, görevliler tarafından çeşitli alanlarda kullanılması amacıyla dallarından kesilerek hasat edilmeye başlandı. Halfeti İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Bozoğlan, karagül bahçesinde incelemelerde bulundu. İncelemeler sonrası açıklama yapan Bozoğlan, "Karagülün yaprakları kozmetik ve gıda alanında kullanılıyor. Karagül sabun, kolonya, gülsuyu ve parfüm gibi kozmetik ürünlerinde kullanılıyor. Bunun yanı sıra lokum, gül şerbeti, kahve ve dondurma gibi gıda ürünlerinde de kullanılıyor. Halfeti’de sadece karagül ile üretim yapan firmalarımız var" dedi. Bozoğlan, gülün Halfeti’den dışarı çıktığı zaman ise pembeye yakın bir tona ulaştığını aktararak, "Halfeti’de şu anda bin 750 metrekare kapalı alanda, 12 bin metrekare açık alanda karagül üretimi yapılmaktadır. Halfeti Kaymakamımız ve Belediye Başkan Vekilimiz Sinan Korkmaz’ın destekleriyle eski Halfeti’de 7 bin 750 metrekare bir alan tahsisi yapıldı. Bu alana biz bin metrekare kapalı yetiştirme alanı, 250 metrekare üretim alanı ve damıtma tesisi olarak hizmet sunacağız" diye konuştu. Karagül yetiştiricisi Devrim Tutuş ise "Karagülden gıda ve kozmetik ürünü üreten dünyadaki tek firmayız. Şimdi hasat dönemindeyiz. Yaklaşık 10 gündür hasat yapıyoruz. Hayırlısıyla bu yıl bereketli geçti" ifadelerini kullandı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:12 Yerköy’de biçerdöverler festival havasında uğurlandı Yozgat’ın Yerköy ilçesinde hasat sezonunun başlamasıyla birlikte Yerköy Belediyesi tarafından düzenlenen "Biçerdöver Uğurlama Töreni", yoğun katılım ve renkli görüntüler eşliğinde gerçekleştirildi. İlçenin ekonomisinde önemli bir yere sahip olan biçerdöver esnafı ve çiftçiler için organize edilen program, Sanayi Kavşağı’ndan başlayan kortej yürüyüşüyle başladı. Çok sayıda biçerdöverin araçlarıyla katıldığı etkinlik, 15 Temmuz (İstasyon) Meydanı’nda kurulan alanda devam etti. Davul-zurna ekibinin çaldığı parçalar eşliğinde meydanda adeta festival havası yaşandı. Hasat sezonunun kazasız, belasız ve bereketli geçmesi amacıyla törende adak kesimi gerçekleştirildi. İlçe protokolü, çiftçiler ve vatandaşların katılımıyla yapılan dualarda, üreticilerin emeklerinin karşılığını alması ve sezonun hayırlı geçmesi temennisinde bulunuldu. Program kapsamında vatandaşlara ve katılımcılara yemek ikramı da yapıldı. Açılış konuşmasını yapan Belediye Başkanı Fatih Arslan, Yerköy’ün biçerdöver sektöründeki stratejik önemine dikkat çekerek, "Yerköy, biçerdöver sektöründe Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biridir. Bu yıl da geleneksel uğurlama törenimizle ekmek teknesi olan biçerdöverci kardeşlerimizi yeni sezona yolcu etmek istedik. Tüm çiftçilerimize ve esnafımıza hayırlı, bereketli ve kazasız bir hasat sezonu diliyorum" dedi. Biçerdöver sektöründe çalışan Okan Tunç ise her yıl geleneksel olarak düzenlenen uğurlama töreninin önemli bir buluşma olduğunu belirterek, "Yerköy’de biçerdöver çalıştırma işiyle uğraşan biçerdöverci arkadaşlarımız, hasat zamanı geldiği için böyle bir topluluk oluşturup her sene Belediye Başkanımızın ilgi ve alakasıyla bir tören düzenliyor. Bu sene de törenimizi gerçekleştiriyoruz. Allah izin verirse 15-20 güne kadar arkadaşlarımız tırlara yüklenip Şanlıurfa, Mardin, Antep gibi bölgelere biçim yapmaya gidecekler. Daha sonra İç Anadolu Bölgesi ve Türkiye’nin farklı noktalarında hasat yapacaklar. Bu sene yağışlarımız çok güzel oldu. İnşallah buğday ve arpada bol bereketli bir yıl olur" diye konuştu. Yerköy’de esnaflık yapan Edip Yaman da 2026 yılı biçerdöver hasat sezonunun başladığını belirterek, "Biçerdöverci esnaf arkadaşlarımızla birlikte uğurlama yapıyoruz. Tüm biçerdöverci esnafımıza bol bereketli bir hasat sezonu diliyorum" ifadelerini kullandı. Programın ilerleyen bölümünde Belediye Başkanı Fatih Arslan ile AK Parti Yerköy İlçe Başkanı Serkan Işık, vatandaşlarla birlikte davul-zurna eşliğinde halay çekti. Başkan Arslan, yöresel sanatçılara bahşiş verirken, törene katılan biçerdövercilerle de tek tek ilgilenerek hatıra fotoğrafı çektirdi. Program, biçerdöverlerin sirenler eşliğinde meydandan ayrılmasıyla sona erdi.
E-ticaretin temeli: Güven ve süreklilik
05 Kasım 2025 Çarşamba - 14:43 E-ticaretin temeli: Güven ve süreklilik Bazı ödeme sistemlerinde son günlerde yaşanan geçici aksaklıkların, e-ticaret ekosisteminde güvenli ödeme altyapısının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Birfatura CEO’su İbrahim Bayır, "E-ticarette güven sadece ürünle değil, ödeme sisteminin istikrarıyla da inşa edilir" dedi. Son günlerde bazı ödeme sistemlerinin faaliyetlerinin geçici olarak durması, dijital ticaret dünyasında kısa süreli gecikmelere ve planlama sorunlarına sebep oldu. Yaşanan bu süreç, güvenli ve sürdürülebilir bir ödeme altyapısının, dijital ekonominin temel taşlarından biri olduğunu bir kez daha gösterdi. Birçok işletmenin günlük operasyonlarını satış gelirleriyle yürüttüğünü, ödeme akışında yaşanan küçük gecikmelerin bile zincirleme etkilere yol açabildiğini söyleyen BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, "E-ticaret, bugün binlerce işletmenin büyüme motoru. Ancak bu büyümenin sürdürülebilir olması, satış kadar ödeme süreçlerinin de güvenli bir şekilde ilerlemesine bağlı. Son gelişmeler, hem işletmeler hem de müşteriler açısından ‘paranın zamanında ve doğru şekilde yönetilmesi’ konusunun ne kadar hassas olduğunu gösterdi. Birçok işletme, günlük satış gelirleriyle operasyonlarını sürdürürken; ödeme akışında yaşanan kısa gecikmeler bile iş planlarını etkileyebiliyor. Bu durum, markalara nakit akışını çeşitlendirmenin ve muhtemel gecikmelere karşı alternatif planlar oluşturmanın önemini bir kez daha hatırlattı" dedi. BirFatura’nın hedefinin, her ölçekteki işletmenin finansal süreçlerini daha şeffaf ve güvenli hale getirmek olduğunu belirten Bayır, "Birfatura olarak biz, işletmelerin finansal süreçlerini daha şeffaf ve güvenli hale getirmek için çalışıyoruz. Amacımız, her ölçekteki markanın sadece satışta değil, tahsilat tarafında da güven içinde ilerlemesini sağlamak. Çünkü biliyoruz ki, güvenli bir finansal yapı, dijital ticaretin uzun ömürlü büyümesinin temelidir" diye konuştu. İşletmeler için birkaç hatırlatma da yapan İbrahim Bayır, "İşletmeler için farklı sistemleri hazır tutmak, muhtemel aksamalarda iş sürekliliğini sağlar. Lisanslı ve denetlenen altyapılar her zaman daha sağlamdır. Kısa vadeli kriz planları oluşturmalı. Küçük önlemler, büyük kayıpların önüne geçer. Müşteri ile açık iletişim kurmak da önemli. Şeffaflık, güvenin en önemli parçasıdır" şeklinde konuştu. Türkiye’de e-ticaret sektörü hızla büyümeye devam ederken, son yaşanan gelişmeler dijital ekonominin kalbinde "güven" unsurunun yer aldığını bir kez daha ortaya koydu. BirFatura, işletmelerin bu güvenli zeminde büyümelerine destek olmayı sürdüreceğini açıkladı.
Fındık üreticilerinden Ferrero’ya "manipülasyon" tepkisi: "Amaç üreticiyi panikletip ucuza fındık almak"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 14:35 Fındık üreticilerinden Ferrero’ya "manipülasyon" tepkisi: "Amaç üreticiyi panikletip ucuza fındık almak" Ordu’nun Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, İtalyan Ferrero firmasının Türkiye fındığı hakkında yaptığı iddia edilen açıklamanın "manipülasyon" olduğunu belirterek, "Amaç, üreticiyi panikletip elindeki fındığı hemen ucuz fiyata pazara indirmelerini sağlamaktı. Üretici direndi ve direnmeye devam ediyor. Bu yıl dünyada ve Türkiye’de fındık rekoltesinin az olduğunu bildiğimiz için üreticiler fındığa sahip çıktı ve bunların yaptığı manipülasyonunu boşa çıkarttı. Bu sene patron üretici, üretici ne derse o olacak" dedi. İtalyan firma Ferrero’nun, dünyanın en büyük fındık üreticisi olan Türkiye’den alımı durduracağı iddiaları üzerine fındık fiyatları geriledi. Serbest piyasada 380 liraya kadar çıkan fiyatlar, iddianın ardından 280 lira seviyelerine düştü. Ferrero yetkilileri bu şekilde bir açıklamalarının olmadığını duyururken, durum Ordulu fındık üreticilerinden büyük tepki topladı. "Manipülasyon üreticiyi etkilemedi" Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, "Bu ülkede özellikle fındık alıcısı tekelci bir firmanın, her sene manipülasyon yaparak üreticinin ürününü elinden ucuza almaya çalıştığı bir hamlesi oluyor. Bu sene hamleyi tekrar denediler. Bilindiği üzere 195 lira levant kalite fındık fiyatı açıklandı ama serbest piyasada 370-380 lira bandına çok çabuk yükseldi. Tabii, bunlar için hammadde ne kadar pahalı olursa kazançları o kadar az olacaktı. Buna manipülasyon yaparak ürünün fiyatını aşağı çekme yoluna gittiler ki dünyada talebin az olduğu bir dönemde hamle ile Türkiye’deki işbirlikçilerinin de vasıtası ile fiyatları 280 lira bandına kadar geri çektiler" dedi. "Amaç; üreticiyi panikletip fındığı ucuza satın almak" Akça, buradaki amacın üreticiyi panikletmek olduğunu ifade ederek, "O hamle bana göre çok sonuç vermedi ve tekrar bir hamle yapmak durumunda kaldılar ve Amerika’daki bir gazeteye artık Türkiye’den fındık almayacakları ile ilgili bir beyanat verdirdiler ki Türkiye’deki işbirlikçileri de harekete geçerek, bunu Türkiye piyasasına yaydılar. Buradaki amaç üreticiyi panikletip, elindeki fındığı hemen ucuz fiyata pazara indirmelerini sağlamaktı. Üretici direndi ve direnmeye devam ediyor. Bu yıl dünyada ve Türkiye’de fındık rekoltesinin az olduğunu bildiğimiz için üreticiler fındığa sahip çıktı ve bunların yaptığı manipülasyonu boşa çıkarttı. Israrla söylüyorum, bu sene patron üretici, üretici ne derse o olacak" diye konuştu. "Hedeflerine ulaşamadılar" "Bu manipülasyon tam manası ile hedefine ulaşamadı" diyen Akça, "Akabinde bu tepkiyi gören tekelci firma, Rekabet Kurumu’nun da açıklaması üzerine tekelci firmanın yetkilileri kendi ağızlarından ‘Bizim için Türkiye en büyük tedarikçi ülkedir, dolayısıyla bizim böyle bir beyanatımız yoktur’ açıklamasını yapmak zorunda kaldılar. Ben bundan sonraki süreçte artık fındık fiyatlarının yukarı doğru seyrinin başlayacağından kesinlikle eminim" şeklinde konuştu.
Aksaray’da 60 ilin personeline ineklerin başında uygulamalı eğitim
05 Kasım 2025 Çarşamba - 14:17 Aksaray’da 60 ilin personeline ineklerin başında uygulamalı eğitim Aksaray’da 60 ilin Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği personeline uygulamalı olarak tip sınıflandırması eğitimi verildi. 2025 yılı itibariyle yaklaşık 17 milyon büyükbaş hayvan varlığına sahip olan Türkiye’de eğitimlerle hem üretimde hem de kalitede artış sağlanırken, eğitim çalışmaları devam ediyor. Ülke genelinde 60 ilin Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği eğitim personelleri, nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da uygulamalı eğitim almak için hayvan besi çiftliğinde bir araya geldi. Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Genel Merkezi eğitim personeli tarafından personellere, illerdeki üreticilere aktarılması için uygulamalı eğitim verildi. İllerdeki personellere dönem dönem eğitimler verildiğini belirten Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Teknik İşler Şube Müdürü Onur Yiğit, 60’a yakın il birliğinden teknik personel katılımı ile burada tip sınıflandırma eğitimi verdiklerini ifade ederek, "Tip sınıflandırmasının tek tek bütün özelliklerini anlatıyoruz. Bunun amacı ise A-B sınıfı soy kütüğü üyelerimizin daha fazla devlet desteklerinden yararlanması için sınıflandırma amacımız var. Buradaki amacımız da çiftleştirme yapılması gerekmektedir. Bundan dolayı bütün arkadaşlarımıza dönem dönem eğitimler vererek hayvanları sınıflandırmasını sağlıyoruz" dedi. "Hayvancılığı daha ileri noktalara nasıl taşırız ona çalışıyoruz" Eğitimlerin önemine değinerek Türkiye’deki hayvansal üretimin ve kalitenin artırıldığına dikkat çeken Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Aksaray İl Başkanı Bekir Kayan, "Tip sınıflandırmada hayvanların görünüşü, meme yapısı gibi bunların genetik olarak yapılarının nasıl olduğunu inceleyerek bir sonraki neslin suni tohumlama ile daha ileri noktalara nasıl taşırız onu sağlamaya çalışıyoruz. Bunun yanında da bu tip sınıflandırma çerçevesinde A-B sınıfı olan işletmelerimiz devletimizin verdiği soy kütüğü hizmet desteklemelerini fazla miktarda alıyor olması. A-B sınıfına giren hayvanların devlet tarafından ekstra desteklenmesini sağlıyor. Burada Türkiye genelinde 60’a yakın ilimizin katılımı ile bir eğitim veriliyor. Hayvancılığı daha ileri noktalara götürmek, hayvancılığın kalitesini artırmak, süt verimini artırmak, süt yağını artırmak ve kaliteyi yakalayıp daha güzel verimler elde etmesini sağlamak amacıyla bu eğitimleri veriyoruz" diye konuştu. Her yıl hayvan ithalatı için milyonlarca dolar ödendiğine dikkat çeken Bekir Kayan, "Türkiye çapında biz bunları yaptığımız sürece, hayvancılığımızı daha ileriye götürdüğümüz de hayvan ithalatına ihtiyacımız kalmayacak. Çünkü en kaliteli hayvanları bizler üreteceğiz. Suni tohumlamayla yada embriyo transferleriyle hayvanlarımızı artık biz ihraç eder duruma gelmemiz lazım. Bu tip eğitimlerle birlikte biz ithalatı bırakıp ihracata geçeceğiz" ifadelerini kullandı. Eğitim almak için gelen personeller de 2 gündür aldıkları eğitimlerle bilmedikleri birçok konuyu öğrendiklerini ve üreticilere aktaracaklarını belirtti.
Marmaris’in 45 Milyon TL’lik yol yatırımı tamamlandı
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:50 Marmaris’in 45 Milyon TL’lik yol yatırımı tamamlandı Muğla Büyükşehir Belediyesi, Marmaris ilçesinde yürüttüğü 45 milyon liralık yol yatırımıyla ulaşım altyapısını güçlendirirken, mahalleler arası ulaşımı daha konforlu ve güvenli hale getiriyor. Bayır ve söğüt yolu yenilendi Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi, Marmaris’in Bayır ve Söğüt Mahallelerini birbirine bağlayan 12 bin 750 metrelik yolda; zemin düzenleme, plentmiks temel serimi ve birinci kat sathi kaplama imalatlarını tamamladı. Orhaniye’de parke döşemesi tamamlandı Orhaniye Mahallesi yolunda ise yaklaşık 2 bin metrelik kısımda zemin düzenleme çalışmaları yapılırken, 16 bin metrekare parke döşemesi ile bin 150 metre yağmursuyu hattı ve ızgara imalatı tamamlandı. Söğüt Mahallesi sakinlerinden Yüksel Başar, "Bu yol bizim için çok önemli. Taşlıca, Söğüt, Bayır, Osmaniye, Marmaris’e en kısa yol. Yolumuzla ilgilendi, suyumuzla ilgilendi. Ahmet Aras Başkanımıza teşekkür ederiz" dedi. Söğüt Mahallesi muhtarı Yusuf Selçuk, "Bu yol bizim için çok önemli. Köylümüzün Marmaris’e gitmek için kullandığı daha kestirme, daha kısa bir yol. Biraz daha genişletme çalışması yapıldı. Büz ihtiyacı olan yerlere biz konulduk. Yani şu an daha güvenli yol. Yani Ahmet Başkanımızın mahallelerimize gösterdiği ilgilerin dolayı çok memnunuz. Kendisine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığında görevli Harita Mühendisi Buğra Kabul, "Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak Marmaris ilçesindeki 3 mahallemizde toplam 45 milyon liralık yatırım ile başlattığımız yol yapım çalışmalarını tamamladık. Marmaris ilçemizdeki çalışmalarımız kapsamında şu ana kadar Bayır ve Söğüt mahallelerini birbirine bağlayan 12 bin 750 metrelik yolda zemin düzenleme, platnik temel serimi ve birinci kat sati kaplama imalatını tamamladık. Yine benzer şekilde Orhaniye yolunun 2 bin metrelik kısmında zemin düzenleme, 16 bin m parke imalatı ve Bin 150 m yağmur suyu ızgara imalatlarını tamamladık" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’nın her noktasında Muğlalıların daha güvenli, konforlu ve hızlı bir şekilde yolculuk yapabilmesini sağlamak olduğunu belirterek, yol yatırımlarının insanların hayatına dokunmak, köyleri, mahalleleri birleştirmek ve turizmi desteklemek için olduğunu, kırsal-kentsel ayrımı yapmadan Muğla’nın her noktasında yatırımlara devam edeceklerini açıkladı.
Türkiye siber vatan programı 2026’da 81 ilde uygulanacak
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:43 Türkiye siber vatan programı 2026’da 81 ilde uygulanacak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Türkiye Siber Vatan Programı, 2026 döneminde Türkiye’nin 81 ilinde eş zamanlı olarak uygulanacak. Fırat Kalkınma Ajansı koordinasyonunda 2024 yılında Malatya ve Elazığ’da, 2025 yılında ise Bingöl ve Tunceli’de yürütülen programda yüksek katılım ve başarı oranları elde edilmişti. Konuya ilişkin açıklama yapan Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, gençlerin siber güvenlik alanında yetiştirilmesinin stratejik öneme sahip olduğunu ifade ederek, "Gençlerimizin potansiyelini açığa çıkaran ve onları ülkemizin dijital savunmasının birer aktörü haline getiren Siber Vatan Programı Bakanlığımızın yerel kalkınma hamlesi misyonuna doğrudan katkı sağlayan stratejik bir hamledir. Gençlerimizi bu programa başvurmaya davet ediyoruz" dedi. 2019 yılından bu yana uygulanan program kapsamında üniversite öğrencilerine çevrim içi ve yüz yüze teknik eğitimler, takım temelli uygulamalar, CTF yarışmaları ve girişimcilik faaliyetleri sunuluyor. Eğitimleri başarıyla tamamlayan öğrenciler arasından her ajans bölgesinde seçilecek 5 kişilik takımlar Ankara’da düzenlenecek Ulusal Siber Vatan Yarışması’nda mücadele edecek. Başarılı öğrencilerin staj ve istihdam süreçleri, Kalkınma Ajansları ve Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülecek. Programa başvurular 15 Kasım 2025 tarihine kadar sibervatan.org adresi üzerinden yapılabilecek.
Bafra’da OSB’leri birbirine bağlayacak dev köprü hızla yükseliyor
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:14 Bafra’da OSB’leri birbirine bağlayacak dev köprü hızla yükseliyor Samsun Valisi Orhan Tavlı, Bafra ilçesinde Kızılırmak üzerinde Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapımı süren ve tamamlandığında Bafra Sera ile Karma Organize Sanayi Bölgelerini (OSB) birbirine bağlayacak köprü inşaatında incelemelerde bulundu. Köprü, bölgedeki sanayi üretimini ve lojistik süreçleri kolaylaştırarak Bafra’nın ekonomik potansiyeline ivme kazandıracak. Türkiye’nin tarım ve sanayi üretiminde öne çıkan ilçelerinden Bafra’da, Kızılırmak Nehri üzerindeki stratejik köprü projesi hızla ilerliyor. DSİ tarafından yürütülen ve toplam 651 milyon TL bedelli proje kapsamında 1 adet köprü, 4 bin 500 metre yatak tanzimi, çift taraflı harçlı pere ile harçlı kargir duvar imalatları sürüyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Sera ve Karma OSB’lerin Kolay yolu üzerinden doğrudan birbirine bağlanması hedefleniyor. Vali Orhan Tavlı, çalışmaları yerinde incelediği ziyarette yaptığı açıklamada, köprünün bölgedeki üretim kapasitesi ve ulaşım düzenine katkı sağlayacağını vurguladı. Tavlı, "Köprü tamamlandığında Sera ve Karma OSB’ye giriş-çıkışlar Kolay yolu üzerinden yapılacak. Böylece her iki OSB’ye ulaşım hızlanacak, çevre mahalle yollarındaki trafik yükü önemli ölçüde azalacak. Bu proje sadece sanayi bölgelerimizin değil, Bafra’nın genel ulaşım altyapısının da güçlenmesini sağlayacak" dedi. Vali Tavlı, projenin kısa sürede tamamlanarak bölge sanayisine kazandırılmasının hedeflendiğini belirterek, çalışmalarda emeği geçen kurumlara teşekkür etti. Öngermeli prefabrik kirişli sistemle projelendirilen köprü, 221,5 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde olacak. Taşıyıcı sistem kazıklı temel üzerine oturtulurken, zemin etütleri kapsamında 40 metre derinliğinde 4 adet (toplam 160 metre) sondaj yapıldı. Ayrıca 21,3 metre uzunluğunda 48 adet ve 26 metre uzunluğunda 84 adet olmak üzere toplam 132 fore kazık imalatı tamamlandı. Proje kapsamında köprü dışında da önemli imalatlar tamamlanmış durumda. Sol sahilde 4 bin 200 metre, sağ sahilde 4 bin 300 metre şev taraması ve sedde imalatı, bin 800 metre yatak tanzimi, bin 550 metre harçlı kargir duvar temel betonu, bin 200 metre harçlı pere ve 2 bin 100 metre istifli topuk imalatı gerçekleştirildi. İnceleme programında Vali Orhan Tavlı’ya; Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar, Bafra Karma OSB Müdürü İsmail Hakkı Koç, Bafra TDİ Sera OSB Müdürü Hamit Bozer ve iş insanları eşlik etti.
Cezayir’de Bursa rüzgarı esiyor
05 Kasım 2025 Çarşamba - 12:08 Cezayir’de Bursa rüzgarı esiyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörüne yönelik yürütülen iki ayrı UR-GE projesi kapsamında 61 Bursalı firma, Cezayirli sektör temsilcileriyle ikili iş görüşmelerinde buluştu. Başkent Cezayir’de iki gün sürecek programın ilk gününde 500’e yakın Cezayirli iş insanı Bursalı firmalarla bir araya geldi. Bursa bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörü UR-GE projeleri ile dünyaya açılmaya devam ediyor. BTSO öncülüğünde, Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projeleri kapsamında bugüne kadar ABD’den Özbekistan’a, Gana’dan Sırbistan’a kadar dünyanın dört bir yanında ihracat seferberliği yapan sektörün son durağı Kuzey Afrika ülkesi Cezayir oldu. Afrika’nın üçüncü büyük ekonomisi olan ve kıtanın Akdeniz’e açılan ticaret kapısı olarak nitelendirilen Cezayir’de UR-GE üyeleri ilk olarak kentin önemli ticaret merkezleri Baraki ve El Hamiz’i ziyaret etti. Cezayir pazarını yakından tanıma imkanı bulan firmalar, ikili iş görüşmeleri etkinliğinde ise yeni işbirliklerinin ilk adımlarını attı. Cezayir’de Bursa iş dünyasına büyük ilgi Cezayir basınının da büyük ilgi gösterdiği görüşmelerin açılış programına Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Mücahit Küçükyılmaz, Cezayir-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Messaoud Guesri, Cezayir Ticaret Başmüşaviri Mehtap Atakan Özkan, Cezayir Ticaret Müşaviri Özgür Saman, Arap-Afrika Yatırım ve Kalkınma Merkezi (CAAID) Başkanı Amine Boutalbi ile Cezayir Tekstil ve Deri Birliği Başkanı Belhadj Tebbakh da katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt ve BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit, Bursa’nın bebek ve çocuk konfeksiyonu sektöründeki üretim gücü, ihracat potansiyeli ve UR-GE projeleriyle yürütülen çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verdi. "Dostluk ilişkilerini ticarete yansıtmayı hedefliyoruz" BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirme kararlılığını vurguladı. İsmail Kuş, "Dost ve kardeş ülkemiz Cezayir ile ticari ilişkilerimizi geliştirmek, firmalarımız arasındaki iletişimi güçlendirmek ve yeni iş birliklerinin temelini atmak amacıyla buradayız. Gerçekleştireceğimiz ikili iş görüşmelerinin her iki ülke için de verimli sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum" dedi. Türkiye ile Cezayir’in asırlara dayanan köklü bir ortak tarihe ve güçlü kültürel bağlara sahip olduğunu söyleyen İsmail Kuş, iki ülke arasındaki dostluğu ve güveni daha fazla ticari ilişkiye dönüştürmek istediklerini vurguladı. "Bursa bebek ve çocuk konfeksiyonu sektöründe Türkiye’nin lokomotifi" Türkiye’nin tekstil başkenti Bursa’dan 61 firmanın temsilcilerinden oluşan 105 kişilik güçlü bir heyetle Cezayir’de bulunduklarını ifade eden İsmail Kuş, Bursa’nın tekstil sektöründe olduğu kadar bebek ve çocuk konfeksiyonu üretiminde de ülkenin en önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekti. İsmail Kuş, "Türkiye’deki toplam üretimin yarısından fazlası Bursa’da gerçekleşiyor. Vişne Ticaret Bölgesi, bu alanda önemli bir ticaret üssü konumunda. Bu sektörde büyük emeği bulunan BEKSİAD’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve değerli üyeleri de heyetimizde yer alıyor" dedi. BTSO olarak Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen UR-GE projeleri kapsamında dünyanın farklı bölgelerinde önemli organizasyonlar düzenlediklerini belirten İsmail Kuş, "Cezayir, bu çalışmalarımızda öncelikli gördüğümüz stratejik pazarlardan biri. Karşılıklı anlayış ve iş birliğiyle ticaretimizi çok daha ileri noktalara taşıyacağımıza inanıyoruz. Sayın Büyükelçimize ve Cezayirli dostlarımıza nazik ev sahiplikleri için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bursa Emir Abdulkadir’in şehri" Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Mücahit Küçükyılmaz, organizasyonu gerçekleştiren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’na teşekkür etti. Bursa’nın Cezayir’in kurucusu ve milli kahramanı Emir Abdulkadir’in şehri olduğunu hatırlatan Küçükyılmaz, "Emir Abdulkadir, Fransızlara esir düştüğünde Osmanlı topraklarına gitmek istiyor ve Bursa’ya yerleşiyor. 1853’ten 1856’ya kadar üç yıl boyunca Bursa’da yaşıyor. Biz Türkler Emir Abdulkadir’i çok iyi tanır ve severiz" dedi. Ticaret ve yatırımlarda hedef 10 milyar dolar Küçükyılmaz, Türkiye ile Cezayir’i birbirine bağlayan tarihi ve manevi bağlara dikkat çekerek, "316 yıl boyunca aynı dava için mücadele ettik, aynı zaferleri kazandık, aynı acıları paylaştık. İnebahtı ve Avarin’de donanmalarımız yakıldı, Preveze ve Cerbe zaferlerini birlikte kazandık. Bu güçlü dostluğu ve tarihi ilişkileri geleceğe taşımak için ticaret büyük önem taşıyor. Ticaret insanları birbirine yaklaştırır. Bursa’dan gelen firmalarımız burada aslında birbirimize çok benzediğimizi fark ettiler" ifadelerine yer verdi. Konuşmasında ekonomik ilişkilere değinen Büyükelçi Küçükyılmaz, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 6,5 milyar dolar, Cezayir’deki Türk yatırımlarının ise 7,7 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirterek, "Ancak biz bununla yetinmek istemiyoruz. Her iki devlet başkanımız da bu rakamları 10’ar milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Bu anlamda iki gün boyunca gerçekleştirilecek etkinliğin hayırlı neticeler getirmesini temenni ediyorum" diye konuştu. "Yeni kapılar açacak" Cezayir-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Messaoud Guesri, hem diplomasi hem de halkın temsilcisi olarak etkinlikte yer aldığını belirterek, Türkiye ile Cezayir arasındaki köklü ve sıcak ilişkilerin geleceğe taşınması için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini söyledi. Guesri, "Siyasi ve ekonomik tüm alanlarda ilişkilerimizi güçlendirmek istiyoruz. Bu karşılıklı temaslar dostluğumuzu pekiştiriyor" şeklinde konuştu. Bursa’dan gelen heyete teşekkür eden Guesri, "Bu tür organizasyonlar yeni kapılar açar. Hem siyasi hem de ekonomik anlamda birçok fırsatın önünü açacaktır" dedi. "Bursa ile Cezayir arasında özel bir bağ var" Arap-Afrika Yatırım ve Kalkınma Merkezi (CAAID) Başkanı Amine Boutalbi, Bursalı firmalarla iş yapmak, yatırım fırsatları geliştirmek ve yeni ortaklıklar kurmak amacıyla etkinliğe destek olduklarını belirtti. Dört ay önce Bursa heyetiyle bir araya geldiklerini hatırlatan Boutalbi, "O zaman kendilerine buranın ikinci evleri olduğunu söylemiştim. Bugün bunu bir kez daha görüyoruz. Türkiye teknoloji ve tekstil sektöründe güçlü bir ülke. Türk firmalar buradan elleri boş dönmeyecek, ortak pazarlar ve yatırım fırsatları bulacaklar. Cezayir’de tüm firmalara kapımız açık, yeni yatırımlar için her türlü imkânı sunuyoruz" dedi. Bursa’nın Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu hatırlatan Boutalbi, "Bursa özellikle tekstil sektöründe çok güçlü. Ayrıca Emir Abdulkadir’in ikinci evi olan Bursa ile Cezayir arasında özel bir bağ var. Bu tarihi bağı yeniden canlandırmamız gerekiyor. Bu, iki ülke için de büyük bir motivasyon kaynağı olacaktır" şeklinde konuştu. "Karşılıklı ziyaretlerin sürmesi gerekiyor" Cezayir Tekstil ve Deri Birliği Başkanı ve Tekstil-Deri Komisyonu Başkanı Belhadj Tebbakh, uzun yıllardır sektörde faaliyet gösterdiklerini belirterek, Türk firmalarıyla işbirliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. Bu etkinliğin ilk olmasına rağmen son olmamasını temenni ettiklerini vurgulayan Tebbakh, "Daha büyük projelerle ve güçlü iş birlikleriyle bu sürecin devam etmesini ümit ediyoruz" dedi. Yaklaşık 500 Cezayirli sektör temsilcisinin yer aldığı ikili iş görüşmelerinde, Türkiye ve Cezayir arasında yeni ticari iş birliklerinin temelleri atıldı.
Buldan’ın tescilli kestanesinde hasat zamanı
05 Kasım 2025 Çarşamba - 11:36 Buldan’ın tescilli kestanesinde hasat zamanı Denizli’nin Buldan ilçesinde coğrafi işaretli Şekerci cinsi Alandız kestanesinde hasat başladı. Zor ve emek isteyen hasatta işçi bulmakta zorlandıklarını belirten üreticiler, bu yıl verimin iyi olduğunu söylüyor. Bölge kestanesine yoğun talep olduğunu ifade eden üreticiler, bereketli bir sezon geçirmeyi umut ediyor. Denizli’nin Buldan ilçesinde, Buldan Ziraat Odası tarafından coğrafi işaret patenti alınan dünyaca ünlü Şekerci cinsi Alandız kestanesinde üreticiler hasada başladı. Dikenli yapısı nedeniyle sırıklarla ağaçlardan düşürülen kestaneler, toplandıktan sonra belirli bir süre kuyularda dinlendirmeye bırakılıyor. Hasat sırasında metrelerce yüksekliğe çıkan üreticiler, hem çalışacak eleman bulmakta zorlandıklarını hem de yapılan işin büyük cesaret ve dikkat gerektirdiğini belirtiyor. Buldan genelinde yaklaşık 19 bin kestane ağacı bulunuyor. 2024 yılında bin 300 dekar alanda 385 ton kestane üretimi gerçekleştirildi. Ağaç başına ortalama 30 kilogram verim elde edilirken, bu yıl da verimin benzer seviyelerde olacağı tahmin ediliyor. "Bölgemizin kestanesine talep çok oluyor" Toplandıktan sonra yaklaşık 20 ila 25 gün arasında dinlenmeye bırakılan kestaneleri eğrelti otlarıyla örttüklerini dile getiren kestane üreticisi Sefa Karakaş "Bu sürede bizim kuzuluk dediğimiz tepeciği suluyoruz. Burada yapılan işlemle kestanemiz istediğimiz tat ve aromaya ulaşıyor. Bu süre içinde bekleyen kestanelerimizi daha sonra elle veya makinayla dikenli kabuğundan ayırıyoruz. Yemesi çok keyifli ancak üretimi oldukça zor. Benim ağaçlarımın yaşları daha küçük ama verim ve kalite açısından çok iyi. Havası, suyu, iklimi ve toprak yapısıyla kestane üretimi çok uygun. Bölgemizin kestanesine talep çok oluyor. Allah ürünümüzün bereketini versin" diye konuştu. "Üreticilerimiz inşallah güzel bir sezon geçirirler" Özellikle hafta sonları üreticilere yardım etmek amacıyla bölgeye geldiğini belirten Remzi Hamamcıoğlu, "Kestane üreticiliği yapmak meşakkatli bir iş olduğu için yardım amacıyla arkadaşlarımın yanına geliyorum. Hem doğada temiz hava alıyor hem de arkadaşlarıma yardım ediyorum. Bu yıl gerçekten de kestane verimi çok iyi. Adını, tadını ve lezzetini Türkiye’de duymayan yok. Üreticilerimiz inşallah güzel bir sezon geçirirler" dedi.