EKONOMİ
ŞOK Marketler 2026 yılının ilk çeyreğinde büyümesini sürdürdü 07 Mayıs 2026 Perşembe - 21:12:31 ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğinde satışlarını geçen yıla göre yüzde 41 artırdı. Reel olarak da yüzde 7,5 büyüyerek 76,3 milyar TL satış cirosu elde etti. 11 bin 119 mağazası ve 51 bini aşan çalışanıyla büyümesini sürdürdü. ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Şirket, net satış gelirlerini yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artırdı. ŞOK Marketler, aynı dönemde enflasyondan arındırılmış olarak reel bazda da yüzde 7,5 büyüme kaydederek 76,3 milyar TL satış cirosuna ulaştı. Yaygın mağaza ağı, güçlü tedarik zinciri, verimlilik odaklı operasyonel yapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla büyümesini sürdüren ŞOK Marketler’in mağaza sayısı 11 bin 119’a ulaşırken, şirketin toplam istihdamı 51 bini aştı. Ramazan ayı kampanyalarıyla hane bütçesine destek ŞOK Marketler, 2026 yılı Ramazan ayı için hayata geçirdiği kampanyalarla müşterilerinin bütçesine destek olmaya devam etti. Şubat ayı boyunca uygulanan "100 Üründe Geçen Yılın Fiyatları" kampanyasıyla temel gıda ve temizlik ürünleri müşterilere avantajlı fiyatlarla sunuldu. Şirket, kampanyalar ve "Win" sadakat programına özel fırsatlarla müşterilerine uygun fiyatlı alışveriş imkânı sağlamayı sürdürdü. Gıda güvenliğinde pestisit analizi yatırımı ŞOK Marketler, 2025 yılı sonunda gıda güvenliğinde önemli bir adım atarak taze meyve-sebzeye yönelik pestisit analizlerini kendi bünyesinde gerçekleştirmeye başladı. Pestisit analizi uygulaması 2026 yılının ilk çeyreğinde de farklı ürün gruplarıyla genişleyerek devam etti. Antalya ve Adana’daki 3 meyve-sebze platformunda kurulan laboratuvarlarda domates ve biberlerin ardından portakal, mandalina ve greyfurt gibi narenciye ürünleri de analiz edilmeye başlandı. Uygulama kapsamında taze meyve ve sebzeler raflara ulaşmadan önce analiz ediliyor ve yalnızca uygun bulunan ürünler satışa sunuluyor. Bu sayede tedarik zincirinde izlenebilirlik artırılarak müşterilere daha güvenli ürünler ulaştırılıyor. ŞOK Marketler, finansal performansını ve çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele aldığı TSRS Uyumlu Entegre Faaliyet Raporu’nu 2026 yılının mart ayında ilk kez yayınladı. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin uzun vadeli değer üretme yaklaşımını ortaya koyuyor. "Büyümemizi 2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürdük" 2026 yılı ilk çeyrek performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, "2026 yılının ilk üç ayında, verimlilik odaklı yaklaşımımız ve güçlü operasyonel yapımız sayesinde dengeli büyüme performansımızı sürdürdük. Ramazan ayında hayata geçirdiğimiz kampanyalarla müşterilerimizin bütçelerine katkı sağladık. Gıda güvenliği alanında pestisit analiz kapsamımızı genişleterek taze meyve-sebze kategorisinde kalite ve güven standartlarımızı daha da yukarı taşıdık. 2026 yılında ilk kez yayımladığımız Entegre Faaliyet Raporu’muz sürdürülebilirlik yaklaşımımız ile finansal dayanıklılığımızın birbirini tamamlayan iki temel güç olduğunu açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de uygun fiyat politikamızdan ödün vermeden operasyonel mükemmeliyet, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde büyümeye devam edeceğiz" diye konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 20:35 Selendi Ziraat Odasından üreticilere yeni hizmet Selendi Ziraat Odası tarafından çiftçi ve üreticilere zirai ilaç alımlarında kolaylık sağlamak amacıyla zirai ilaç ve gübre satış ofisi açıldı. Selendi Ziraat Odası tarafından oda üyelerine doğru ve kaliteli ürünleri uygun fiyatlı sunabilmek amacıyla kurulan ofisin açılışı Selendi Ziraat Odası Başkanı Servet Akyıldız’ın ev sahipliğinde geniş katılımla gerçekleşti. Açılışa Selendi Belediye Başkanı Murat Daban, Manisa Büyükşehir Belediyesi Selendi Koordinatörü Durmuş Özdemir, AK Parti İlçe Başkanı Şafak Aydoğuş, CHP İlçe Başkan Vekili Derviş Eroğlu ile Yönetim Kurulu üyeleri, daire amirleri, oda başkanları, muhtarlar ve çok sayıda çiftçi katıldı. Selendi Ziraat Odası Başkanı Servet Akyıldız açılışta yaptığı konuşmada çifçilere her zaman destek olmak için çalıştıklarını dile getirerek, "Selendili çiftçimize destek olmak, uygun fiyatlarla üreticimize destek vermek için fidan, fide, gübre, tohum, gübre ve zirai ilaç gibi ürünlerin satışını yapacağımız ofisimizi ilçemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çiftçimizden ofisimize destek olmasını istiyoruz. Çiftçimiz varsa odamızın ve ofisimizin ayakta kalacağını bizler çok iyi biliyoruz. Bizler de bu duygu ve düşüncelerle şirketimizi genişleterek kaliteli, uygun fiyatlı ürünleri sizlere sunarak destek olmaya çalışacağız ve sizlerin destekleriyle daha çok büyüyeceğiz" dedi. Selendi Belediye Başkanı Murat Daban da, başkan ve yönetimine hizmetleri için teşekkür ederken, "Çiftçimize ve üreticilerimize Hayırlı uğurlu olsun." diye konuştu. Ziraat Mühendisi Alper Çakmak ise ilaç ve gübre satış yeri ile ilgili katılımcılara bilgi verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 19:41 Bakan Şimşek: "Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomideki büyük şoka rağmen Türkiye’deki rezervlerin yeterliliğine dikkat çekerek, "Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finans zirvesinde ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere ve yüksek faiz ortamına dikkat çeken Bakan Şimşek, Türkiye’nin bu süreci pazar çeşitlendirmesi ve inşa edilen ekonomik tamponlar sayesinde başarıyla yöneteceğinin altını çizdi. "Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız" Küresel ekonominin ve Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız. Kısa vadede belirsizlikler yüksek, küresel ve Türkiye ekonomisinin zorlandığı bir dönem. Faizlerin yüksek seyrettiği dönemde yüksek küresel borçluluk önemli bir sorun. Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Ancak biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Gelir dağılımında bu programla birlikte düzelme başladı. İş gücünün milli gelirdeki payı program döneminde ciddi şekilde arttı" ifadelerini kullandı. "Şok büyük ancak yönetilebilir, rezervimiz 5 ayı karşılıyor" Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları söyledi: "Şok büyük ancak yönetilebilir durumda. Çünkü biz bu şoklar için tamponlar inşa ettik. Kamuda ciddi tasarruf yaptık ve harcama disiplininde sonuç alıyoruz. Türkiye’de birçok anlamda rezerv yeterliliği devam ediyor. Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok." "Terörsüz Türkiye en büyük fırsat penceresi" Türkiye’nin kalkınma vizyonunda bölgesel gelişimin önemine değinen Bakan Şimşek, "Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım. Terörün gölgesinin ortadan kalkması ile bu bölge hızla koşacak ve Türkiye gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşümü de ıskalayamayız. Büyük ölçekli veri merkezleri yatırımları devam ediyor" dedi. Varlık barışı uygulamasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, "Yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girmesini istiyoruz. Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı" şeklinde konuştu. "Yeni ticaret koridorlarının merkezinde Türkiye var" Son olarak geleceğe dönük iyimser beklentilerini koruduğunu belirten Şimşek, "Savaş sonrası petrol fiyatlarının düşeceğini öngörüyoruz. Savunma sanayinde muazzam bir teknolojik devrim var. Yeni enerji ve ticaret koridorları gündemde ve hepsinin merkezinde Türkiye var. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Iğdır’da 3 kilogramı 100 lira olan hamsiye vatandaşlardan yoğun ilgi
10 Kasım 2025 Pazartesi - 17:24 Iğdır’da 3 kilogramı 100 lira olan hamsiye vatandaşlardan yoğun ilgi Iğdır’da bir balıkçı, 3 kilogram hamsinin fiyatını 100 liraya düşürdü. Uygulanan indirim sonrası vatandaşlar balıkçıya yoğun ilgi gösterdi. Gün boyunca iş yerinde 390 kasa hamsi satıldığı öğrenildi. Tezgahlardaki balık çeşitliliği ve bolluğu sürüyor. Havaların soğumasıyla bolca avlanan hamsi de tezgahlardaki yerini koruyor. Balıkçıların ağlarına bolca takılan hamsi 35 liradan tezgahlarda satışa sunulurken tezgahlar önünde yoğunluk oluşturanlar, kampanya kapsamında 3 kilo hamsiyi ise 100 liraya aldı. Balıkçı tezgahında oluşan yoğunluk gün boyunca sürdü. İşletme sahibi, vatandaşların ilgisinden memnun olduklarını belirterek kampanyanın bir süre daha devam edeceğini ifade etti. İşletmeci, uygun fiyatlı balık satışı yapmaya devam edeceklerini belirterek, "18 yıldır balıkçılık sektöründe bu işi yapıyorum. Karadeniz’de hamsi şu an 100 lira olmasına rağmen Iğdır’da 3 kiloyu 100 liraya satıyoruz. Biz burada halkı düşünerek 3 kiloyu 100 liraya veriyoruz. Bu böyle bir hafta ile 10 gün sürer. Bir hafta, 10 günden sonra hamsi Rusya’ya kaçtıktan sonra hamsi fiyatı artar. Kırmızı et ve tavukta fiyat yüksek olunca hem sağlık açısından hem de fiyattan dolayı vatandaşlar balığı tercih ediyor. Şu an Türkiye genelinde şehirlerin hepsinde hamsi kilogramı 100 ile 150’dan satılırken biz herkes yesin diye 3 kiloyu 100 liraya veriyoruz. Şu an dükkanımızın önünden geçen halk zannediyor ki kilosunu 100 liraya veriyoruz. Ama biz 3 kilosunu 100 liraya veriyoruz" dedi.
Sivas’ta 5 farklı ekmeklik buğday, pilot bölgede toprakla buluşturuldu
10 Kasım 2025 Pazartesi - 15:48 Sivas’ta 5 farklı ekmeklik buğday, pilot bölgede toprakla buluşturuldu Sivas’ta kamu-üniversite işbirliği çerçevesinde 5 farklı ekmeklik buğday tohumu, ilk kez toprakla buluşturuldu. Sivas’ın Zara ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi işbirliğinde buğday-arpa demonstrasyon çalışmaları gerçekleştiriliyor. Tödürge köyünde arazisi bulunan çiftçi Hüseyin Önder ve İbrahim Bahçıvan’a ait daha önce nadasa bırakılmış tarım arazilerinde Gündüzalp, Hayrıbol, Kuantum, Man 2021 ve İlir ekmeklik buğday çeşitlerinin ilk kez ekimi yapıldı. Proje ile daha önce hiç ekimi gerçekleştirilmemiş buğday çeşitlerinin pilot olarak belirlenen bölgede ekimi yapılarak çiftçilere modern tarım teknikleri ve verim artırıcı yöntemleri uygulanması hedefleniyor. "En üst verimi almaya çalışacağız" Konu hakkında açıklama yapan çiftçi İbrahim Bahçıvan, "İlçe Tarım ve Ziraat Odası bünyesinde Tödürge köyünde 20 dönümlük bir arazide, kendi arazimizde beş farklı ekmeklik buğday çeşidini, daha önce ekilmemiş bir buğday çeşidini deniyoruz. Toprak verimi iyi. Toprağın kalitesi şu an iyi, ekime hazır. Buğdayımızı attık, 15 gün ortalama gübre kullanıyoruz. Buğdayları da ortalama 22, 23 kilo olarak ekiyoruz. İlk defa deniyoruz. Verimi hep birlikte göreceğiz. Elimizden gelen tüm hazırlığı yaptık. Nadas tarlamızdı zaten. Pullukla sürdük, sonrasında ikilemesini, diskalosunu çektik, şu anda da mibzerle ekimini gerçekleştiriyoruz. Sonrasında da zaten ilerleyen dönemlerde, yani bahar döneminde üst gübresini vereceğiz, ilaçlarını atacağız. Elimizden gelen tüm işlemleri gerçekleştirip en üst verimi almaya çalışacağız" dedi.
Denizlili sanayiciler Çin Uluslararası İthalat Fuarını ziyaret etti
10 Kasım 2025 Pazartesi - 15:04 Denizlili sanayiciler Çin Uluslararası İthalat Fuarını ziyaret etti DENİZLİ (İHA) – Çin Halk Cumhuriyeti’nin Şanghay kentinde düzenlenen 8. Çin Uluslararası İthalat Fuarına katılan Denizlili ihracatçılar, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli temaslarda bulundu. Çin Uluslararası İthalat Fuarı kapsamındaki tanıtım etkinlikleri ve temaslar, Türkiye’nin Çin pazarındaki bilinirliğini artırarak Türk markalarının tanıtımına önemli katkı sağlıyor. Bu yıl fuara, 15 Türk firması milli katılım organizasyonu çerçevesinde katılım sağlıyor. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) adına Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Memişoğlu ve Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Selim Yaymanoğlu, fuarı ziyaret ederek Türk firmalarının stantlarını gezdi ve çalışmaları hakkında bilgi aldı. Heyet, fuar alanında Türkiye milli katılım organizasyonu hakkında yetkililerden bilgi alarak genel değerlendirmelerde bulundu. DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Çin Uluslararası İthalat Fuarı, Türkiye’nin tanıtımı ve ihracat potansiyelinin ortaya konulması açısından önemli bir platform. Ülkemizin farklı sektörlerden firmalarla güçlü bir şekilde temsil edilmesi memnuniyet verici. Bu tür organizasyonların, Türkiye’nin küresel pazarlardaki görünürlüğüne katkı sağladığını düşünüyoruz. Dünyanın birçok ülkesinden katılımcının yer aldığı bu büyük organizasyon, farklı coğrafyalardan firmaları ve iş insanlarını bir araya getiriyor. Bu yıl fuarda kimyasal, elektronik, otomotiv ve ev dekorasyonu gibi sektörlerde faaliyet gösteren firmalar yer alıyor. Çin pazarı, gerek büyüklüğü gerekse ithalat potansiyeliyle ihracatçılarımız için stratejik bir öneme sahip. Türk ürünlerinin kalitesi ve çeşitliliğiyle bu pazarda daha fazla yer bulabileceğine inanıyoruz. Fuarda yer alan Türk firmalarının ürünlerini başarıyla tanıttığını görmek bizleri gururlandırdı. Bu fuarda Denizlili ihracatçılarımızı Çinli iş insanlarıyla buluşturmayı, yeni bağlantılar kurulmasına ve ticari ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde Çin ile ticari ilişkilerimizin daha da gelişmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve ihracat hacmimizin artması en büyük temennimiz. DENİB olarak, üyelerimizin Uzak Doğu pazarlarında daha güçlü bir şekilde yer alması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.
Tüketicilerin yüzde 85’i markaların çevresel ve toplumsal konularda sorumluluk üstlenmelerini bekliyor
10 Kasım 2025 Pazartesi - 14:18 Tüketicilerin yüzde 85’i markaların çevresel ve toplumsal konularda sorumluluk üstlenmelerini bekliyor TAB Gıda, Sürdürülebilirlik Akademisi ile iş birliği içerisinde hayata geçirdiği "Sürdürülebilir Tabağın İzinde: Türkiye’de Fast Food Sektöründe Tüketim Davranışları ve Algısı Araştırması" sonuçlarını açıkladı. Çarpıcı sonuçlara ulaşılan araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 85’i, markalardan çevresel ve toplumsal konularda sorumluluk üstlenmelerini ve bu alanlarda somut adımlar atmalarını bekliyor. Hızlı servis restoran işletmecisi TAB Gıda, "Bir hamburgerden daha fazlasıyız" diyerek gıdaya saygı yaklaşımıyla tüketicilere güvenli, yenilikçi ve sürdürülebilir gıda çözümleri sunarken, tüketicilerin değişen beklenti ve taleplerini anlamak için araştırmalar yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda şirket, Sürdürülebilirlik Akademisi ile iş birliği içerisinde hazırlanan "Sürdürülebilir Tabağın İzinde: Türkiye’de Fast Food Sektöründe Tüketim Davranışları ve Algısı Araştırması" sonuçlarını açıkladı. Çarpıcı sonuçlara ulaşılan araştırmaya göre hızlı servis restoran işletmeciliğinde tüketicilerin taleplerinin değiştiği yeni bir dönem başlıyor. Araştırma sonuçlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan TAB Gıda CMO’su Caner Alpaslan, "Bu araştırma sektörümüzde sürdürülebilirliğin; ekonomi, hijyen, israf yönetimi, yerli üretim ve şeffaflık eksenlerinde şekillenen bir algıyla tüketicinin aklında yer ettiğini gösteriyor. Ekonomi hala tüketici davranışlarının merkezinde yer alsa da tüketiciler sektörümüzdeki işletmelerden sadece çevresel değil somut uygulamalar ve açık bilgi paylaşımına dayalı güven veren markalar oluşturmasını bekliyor. Şirket olarak, her gün 1 milyonu aşkın misafire hizmet verirken sadece hızlı ve lezzetli deneyimler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda erişilebilirliği, gıda güvenliğini, yüksek kaliteyi ve çevresel duyarlılığı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası haline getirerek sürdürülebilirlikte de sektörümüze öncülük ediyoruz. "Ne Yediğini Bil" platformu ile ürünlerin kaynağından gıda güvenliği sertifikalarına kadar olan tüm detayları şeffaf bir şekilde tüketicilerimize sunuyoruz. Tüm hammaddelerimizi TFI TAB Gıda Yatırımları çatısı altındaki ekosistem şirketleri aracılığıyla temin ederek tedarik zincirini uçtan uca kontrol edebiliyoruz. Elde ettiğimiz iç görülerle bu çalışmaları daha da ileri seviyeye taşıyarak tüketicilerin sürdürülebilir hızlı servis restoran işletmecisi olma hedefi doğrultusunda ilerleyeceğiz. Yaptığımız bu araştırmanın herkese ilham vereceğine ve sektörün sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Araştırmayı değerlendiren Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç, "Tüketici davranışlarında köklü bir değişim yaşanıyor. Artık insanlar, hızlı servis restoranlarından sadece lezzet ve hız değil; değerlerinin karşılığını, yani sorumlu bir duruş, şeffaf bir üretim zinciri ve topluma katkı arıyor. Yeni nesil, çevresel ve toplumsal duyarlılığı tercihleriyle görünür kılarak kültürel bir dönüşümün öncülüğünü yapıyor. Bu dönüşüm, markalar için yalnızca bir uyum süreci değil, yeni bir kimlik inşası anlamına geliyor. Sürdürülebilirliği yaşamın doğal akışına, deneyimin odağına ve günlük alışkanlıkların merkezine taşıyabilen markalar geleceği şekillendirecek. TAB Gıda’nın bu araştırmayla sektörün dönüşümüne yön veren içgörüler sunması, bu anlamda ilham verici bir liderlik örneği" dedi. Tüketicilerin yüzde 85’i markaların çevresel ve toplumsal konularda sorumluluk üstlenmelerini bekliyor. Araştırma sonuçlarına göre, tüketicilerin yüzde 81’i son dönemde beslenme tercihlerinde değişikliğe gitti. Bu değişimin temel motivasyon kaynakları arasında kaynağı belli, güvenilir ürün arayışı (yüzde 35) ve ekonomik nedenler (yüzde 30) olarak öne çıkıyor. Tüketicilerin yüzde 85’i işletmelerden çevresel ve sosyal konularda sorumluluk üstlenmelerini bekliyor. Kaynağı belli, güvenilir ve sürdürülebilir ürün algısı yükselirken tüketici deneyiminde öne çıkan hijyen, tazelik ve şeffaflık gibi başlıklar bu konudaki taleplerin artacağına işaret ediyor. Tüketiciler sürdürülebilir restoranlara yüzde 11 daha fazla ödemeye hazır Yapılan araştırma fast food sektöründe tüketicilerin sürdürülebilir restoranlara yüzde 11 daha fazla ödemeye hazır olduğunu gösteriyor. Ancak bunun için lezzet ve kalite güvencesi, ödenen farkın nereye gittiğinin açıklanması, indirim, sadakat puanı gibi ek avantajlar sunulması ve çevresel katkıların somut biçimde gösterilmesi gibi bazı koşulların karşılanmasını talep ediyor. Hijyen kurallarına uyum yüzde 42 oranında öne çıkıyor Hijyen, tazelik, şeffaf bilgi paylaşımı tüketici nezdinde sürdürülebilir marka algısının temel bileşenleri arasında yer alırken hijyen kurallarına uyum yüzde 42 oranında öne çıkan bir öncelik olarak görülüyor. Tüketiciler hijyeni sadece gıda güvenliği açısından değil, aynı zamanda marka güvenilirliği ve sürdürülebilirlik göstergesi olarak değerlendirirken ideal bir fast food restoranını hijyenik, güvenilir tedarik zincirine sahip, israfı önleyen, kaynağı belli ve güvenilir ürün sunan yer olarak tanımlıyor. Geri dönüşüm ve gıda israfı yüzde 69 oranında önem taşıyor Tüketicilerin yüzde 69’u yemekten kalan gıdaların israf edilip edilmediğini, kalan gıdaların nasıl değerlendirildiğini, geri dönüşüm yapılıp yapılmadığını önemli bir konu olarak görüyor. Tüketicilerin yüzde 42’si için bu konu restoran seçimini doğrudan etkileyen bir kriter. Tüketiciler günün menüsünde gıda israfını önleyici uygulamalar (yüzde 38), su tasarruflu musluklar (yüzde 30) ve geri dönüşüm istasyonları (yüzde 29) gibi konular, tüketicilerin restoranlarda görmek istedikleri sürdürülebilirlik uygulamaları arasında yer alıyor. Bununla birlikte tüketicilerin yüzde 78’i ambalaj türü ve miktarına dikkat ederken yüzde 88’i de ambalaj üzerinde geri dönüşüm bilgisini görmek istiyor. Tüketicilerin yüzde 44’ü şeffaf şekilde bilgilendirilmek, ne yediğini bilmek istiyor Yapılan araştırmada tüketicilerin yüzde 44’ü, sürdürülebilir bir markadan en temel beklentilerden biri olarak şeffaf bilgilendirilmeyi gösteriyor. Sürdürülebilirlik uygulamaları için ek ödeme yapmayı düşünenlerin yüzde 35’i, ödenen farkın nasıl kullanıldığının açıkça belirtilmesi durumunda bunu yapabileceğini, yüzde 32’si ise çevresel katkıların somut biçimde paylaşılmasını istiyor. Tüketicinin ne yediğini bilmek istediğine işaret eden bu sonuçlar, hızlı servis restoran işletmeleri için önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlikle ilgili en önemli konunun şeffaflık olduğunu gösteriyor. Yerel ve mevsiminde tedarik edilmiş malzemelerle hazırlanmış ürünler tercih sebebi Araştırmaya katılan tüketicilerin yüzde 53’ü, ürünlerin mevsiminde, doğal yollarla veya organik malzemelerle üretilmesini öncelikli sürdürülebilirlik kriteri olarak görüyor. Tüketicilerin ideal restoran tanımında yerel ve mevsiminde üretilmiş taze malzemelerle hazırlanmış ürünler merkezi bir rol oynuyor. Araştırmada yerli üretim, yalnızca kalite ve ürün kaynağının güvenilirliğiyle değil, çevresel sorumluluk ve ekonomik katkı ile de ilişkilendiriliyor. Hızlı servis restoran işletmeciliği sektöründeki markaların sürdürülebilirlikle ilgili algısı çok yüksek değil. Her 4 tüketiciden 1’i (yüzde 25) sürdürülebilir marka denince herhangi bir isim veremiyor. Bununla birlikte Burger King yüzde 27 oranıyla tüketicilerin gözünde sürdürülebilir fast food markası olarak ilk sırada yer alıyor.
Hepsiburada ‘Efsane 11.11 İndirimleri’ başlıyor
10 Kasım 2025 Pazartesi - 14:14 Hepsiburada ‘Efsane 11.11 İndirimleri’ başlıyor E-ticaret platformu Hepsiburada, ‘Efsane 11.11 İndirimleri’ni başlattığını duyurdu. Hepsiburada, yılda bir kez gelen efsane 11.11’e özel milyonlarca üründe fırsatlarla kullanıcılarının karşısına çıkıyor. Modadan teknolojiye, ev yaşamından kişisel bakıma kadar geniş ürün yelpazesiyle dikkat çeken e-ticaret platformu, ayrıca Kia Picanto’yu özel fiyatla satışa sunarak kampanya dönemine farklı bir boyut katıyor. "Daha Ucuzunu Bulursan Farkı İade", 81 ilde pazar günü teslimat ve peşin fiyatına 12 taksit imkanıyla kullanıcılarına seçenekler sunuyor. Yapılan açıklamaya göre, Efsane 11.11 indirimleri boyunca elektronik ve teknoloji kategorilerinde sepette indirim fırsatı sunuluyor. Televizyonlarda sepette, laptoplarda ise mevcut indirimlere ek olarak indirimler uygulanıyor. Oyuncu bilgisayarları, monitörler ve bileşen ürünlerinde de ek indirim geçerli. Seçili Bluetooth kulaklıklarda sepette indirim fırsatıyla teknoloji tutkunları için seçenekler sunuluyor. Ev teknolojilerini yenilemek isteyen kullanıcılar için beyaz eşya, küçük ev aletleri, çay-kahve makineleri ve robot süpürgelerde de sepette indirim geçerli. Böylece Efsane Kasım, teknolojiden ev elektroniğine kadar geniş bir ürün yelpazesinde avantajlı seçenekler sunuyor. Moda kategorisinde dünyaca ünlü markalarda sepette ek indirim, sevilen ayakkabı markalarında ise yine sepette indirim fırsatı sunuluyor. Premium güneş gözlüklerinde indirime ek kupon, seçili markalarda ek kupon, kol saatlerinde de kupon avantajı dikkat çekiyor. Efsane Kasım döneminde dolabını yenilemek isteyen kullanıcılar için her zevke ve bütçeye uygun fırsatlar Hepsiburada’da yer alıyor. Kişisel bakım ürünlerinde belli bir miktar ve üzeri alışverişlerde indirim, seçili markalarda belli bir miktara indirim fırsatı bulunuyor. Kozmetik ürünlerinde ise değişen indirimlerle makyaj ve bakım ürünleri avantajlı fiyatlarla kullanıcılarla buluşuyor. Evini yenilemek veya yaşam alanına yeni bir dokunuş katmak isteyen kullanıcılar için ev tekstili, sofra, mutfak ürünlerinde tüm indirimlere ek sepette indirim fırsatı sunuluyor. Süpermarket alışverişlerinde ise Efsane 11.11 kapsamında sepette indirim uygulanıyor. Girişimci kadınların ürünlerinde ‘Efsane 11.11’ fırsatları E-ticaret platformunun ‘Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü’ programı kapsamında yer alan kadın girişimcilerin ürünlerinde, Efsane 11.11 dönemine özel fırsatlar sunuluyor. Ev yaşamından modaya, süpermarketten kişisel bakıma uzanan pek çok kategoride indirimler geçerli olacak. 11.11’de Kia araç satışa sunulacak 11 Kasım’da özel fiyatla satışa sunulacak Kia Picanto, kullanıcılarla Hepsiburada üzerinden buluşacak. Aracı satın alan kullanıcıların bayi ve teslimat süreçleri ise doğrudan yürütülecek.
ATP, 2025 yılının ilk 9 ayında yüzde 129 büyüdü
10 Kasım 2025 Pazartesi - 13:20 ATP, 2025 yılının ilk 9 ayında yüzde 129 büyüdü ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. (ATP), 2025 yılının ilk 9 ayında yüzde 129 büyüdü. Şirket, gelirini 4,3 milyar TL seviyesine taşıdı. ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. (ATP), 2025 yılı dokuz aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, gelirini 4,3 milyar TL seviyesine taşırken, FAVÖK’ü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 458 artırarak 3,2 milyar TL’ye, ana ortaklık net kârını ise yüzde 280 artışla 1,6 milyar TL’ye yükseltti. Yılın ilk 9 ayında güçlü finansal sonuçlar elde eden ATP, inovasyon odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda yatırımlarını sürdürmektedir. Şirket; yapay zekâ, bulut bilişim, karbon sertifikası ticareti ve global iş birlikleriyle desteklenen çözümleriyle istikrarlı ve kârlı büyümesini devam ettirmektedir. ATP CEO’su Ümit Cinali, yılın ilk dokuz ayına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "2025’in üçüncü çeyreğinde de finansal ve operasyonel açıdan istikrarlı bir performans sergiledik. Kârlı büyümemize, iş birimlerimizin yanında bağlı ortaklığımız ATP GSYO’nun katkıları da önemli rol oynadı. Global makroekonomik belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde, çeşitlendirilmiş iş modelimiz ve yatırımlarımız sayesinde kayda değer sonuçlar almayı başardık. Global operasyonlarımızda yeni pazarlara erişim sağlarken, mevcut iş birliklerimizi derinleştiriyor ve yeni çözümlerle erişilebilir pazarlarımızın boyutunu genişletiyoruz." ATP’nin geleceğe dönük teknoloji yatırımlarındaki kararlılığına vurgu yapan Cinali, "Yapay zekâ, bulut teknolojileri ve veri analitiği alanlarındaki yatırımlarımız, hem şirketimizin hem de müşterilerimizin dönüşümünde stratejik bir rol oynuyor. Yapay zekâyı yalnızca verimlilik artışı için değil, aynı zamanda çözümlerimizin önemli bir parçası olarak da sunuyoruz. Müşterilerimizin güvenli, esnek ve maliyet etkin yapay zekâ kullanımını sağlamak amacıyla geliştirdiğimiz AiX platformumuzu yaygınlaştırıyoruz. Aynı dönemde, ATP GreenX platformumuzun karbon ve yeşil enerji sertifikası ticaretine yönelik yeni sürümünü devreye alarak Avrupa Enerji Borsası (EEX) ile entegrasyon sürecini tamamladık. Sürdürülebilir enerji dönüşümünü destekleyen çözümlerimizi uluslararası pazarlara taşıdık" dedi. Yapılan açıklayamaya göre şirket, 2025’in son çeyreğinde de teknoloji ve inovasyon odaklı stratejisini sürdürmeyi planlıyor. Yapay zekâ, robotik otomasyon ve nesnelerin interneti (IoT) gibi alanlarda yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla şirket, operasyonel verimliliğini artırmaya ve müşterilerine katma değerli çözümler sunmaya odaklanıyor. Şirketin bağlı ortaklığı ATP GSYO ise teknoloji odaklı girişimlere finansal, teknolojik ve stratejik destek sağlamayı hedefliyor. ATP GSYO’nun portföyündeki şirketlerin oluşturduğu değer, ATP’nin konsolide finansal performansına olumlu katkı sağlamaya devam ediyor.
Fethiye Ölüdeniz 2. etap yol çalışması devam ediyor
10 Kasım 2025 Pazartesi - 12:18 Fethiye Ölüdeniz 2. etap yol çalışması devam ediyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, 13 ilçesinde sorumluluk alanındaki yollarda yatırımlarını sürdürüyor. Fethiye Ölüdeniz yolunda gerçekleştirdiği 328 milyon TL’lik yatırımın 1. ve 3. etabını tamamlayan Büyükşehir Belediyesi, Ovacık-Şehir içi 2. etap çalışmalarına başladı. 1. ve 3. etap tamamlandı Tamamlanan 1. etap Patlangıç-Ovacık çalışmaları kapsamında 2 bin 400 metre pmt serimi, bitümlü temel serimi, binder serimi, 2 bin 100 metre oto korkuluk ve 300 metre bordür imalatı yapıldı. Ortalama yol genişliği 15 metre oldu. Projenin 3. etabı Hisarönü-Ölüdeniz’de ise 2 bin 650 metre BSK ve pmt serimi, bin 173 metre oto korkuluk, 2 bin 200 metre içme suyu hattı, 300 metre motorcu dostu bariyer, 2 bin 730 metre bordür, bin 865 metrekare parke ve 2 bin 550 metre hendek beton kaplama çalışmaları tamamlandı. Genel proje kapsamında 11 bin metre sıcak asfalt serimi, 2 bin 200 metre içme suyu hattı, bin 600 metre yağmur suyu hattı ve 6 bin 500 metre çelik oto korkuluk yapımı yer alıyor. Çalışmaların dört etapta tamamlanması planlanırken, 4. etap kapsamında Ölüdeniz-Kayaköy yolundaki uygulamalar 2 bin metrelik 200’lük duktil içme suyu hattının imalatıyla başladı. Ölüdeniz Mahalle Muhtarı Kaya Kaya, "Geçen yıl başlayan birinci etap Fethiye-Ölüdeniz yolumuzun ikinci etabı Atatürk Caddesi’nde başladı. Ölüdeniz’imize hayırlı olsun diyorum. Çok güzel bir proje, büyük bir yatırım, büyük cesaret. Ahmet Başkan’ımıza çok teşekkür ederim" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’nda görevli Harita Teknikeri Süleyman Soy, tamamlanan etapların ardından 2. etap çalışmalarının hızla sürdüğünü belirterek, "Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak Fethiye-Ölüdeniz yolunda gerçekleştirdiğimiz 328 milyon Türk Lirası değerindeki yatırım çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Tamamladığımız birinci etap Patlangıç-Ovacık yolu ve üçüncü etap Hisarönü-Ölüdeniz yolunun ardından ikinci etap Ovacık-Şehiriçi güzergahında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu etap kapsamında 7 bin metre uzunluğunda yağmur suyu hattı, kaldırım düzenlemeleri, sıcak asfalt serimi, istinat duvarı yapımı ve döner kavşak düzenlemeleri hayata geçirilecektir. Dördüncü etap Ölüdeniz-Kayaköy yolundaki çalışmalarımız da 2 bin metrelik 200’lüklü içme suyu hattı ile başlamıştır" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Fethiye-Ölüdeniz yolundaki çalışmaların bölge için büyük önem taşıdığını belirterek, Fethiye ve Ölüdeniz, sadece Muğla’nın değil Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi olduğunu, bu bölgede yapılan her yatırımın, hem vatandaşlara günlük yaşamını hem de turizmimizi doğrudan etkilediğini açıkladı.
Tekirdağ’da safran üretimi yaygınlaşıyor
10 Kasım 2025 Pazartesi - 12:06 Tekirdağ’da safran üretimi yaygınlaşıyor Tekirdağ’da son yıllarda üretim alanı hızla artan safran bitkisi, hem ekonomik değeri hem de tıbbi faydalarıyla dikkat çekiyor. Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Aksoy, Saray ilçesi Göçerler Mahallesi’nde genç bir üreticiye ait 20 dekarlık iki yıllık safran tarlasını ziyaret etti. Ziyaret sırasında üretici aileyle bir araya gelen Aksoy, soğuk ve yağışlı havaya rağmen özveriyle yapılan üretimi yerinde inceledi. Annesi, babası ve bölgedeki emekçi üreticilerle birlikte çalışan genç çiftçiyi tebrik eden Aksoy, "Safran, gramı adeta altınla yarışan bir ürün. Katma değeri çok yüksek ve Tekirdağ tarımı için yeni bir umut kaynağı" dedi. İl Müdürü Aksoy, bitkinin hem ekonomik getirisi hem de sağlık açısından değerine dikkat çekti. Aksoy, "Safran; ilaç, kozmetik ve gıda sanayinde kullanılan, antioksidan özelliğiyle de ön plana çıkan çok değerli bir bitki. Bölgemizin iklimi ve toprak yapısı bu üretime oldukça uygun. Bu tür yenilikçi üretimler, kırsal kalkınmayı destekliyor ve çiftçimize yeni gelir kapıları açıyor" ifadelerini kullandı. Ziyaretin ardından Göçerler köy kahvesinde üreticilerle buluşan Aksoy, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü projeler ve destek programları hakkında bilgi vererek üreticilerin talep ve önerilerini dinledi. Safranın yanı sıra katma değeri yüksek diğer ürünlerin de bölge tarımı için büyük potansiyel taşıdığını vurguladı. Ziyarete katılan üreticiler, safran üretimine olan ilgiden memnuniyet duyduklarını dile getirerek, bu alandaki desteklerin artmasının üretimi daha da güçlendireceğini ifade etti.