EKONOMİ
Başkan Dutlulu Saruhanlı’da toplu ulaşım esnafıyla buluştu 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 19:49:06 Saruhanlı ilçesinde toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından toplu ulaşım esnafına sağlanan yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğunu vurguladı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelerek sektörün taleplerini dinledi. Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım esnafına sağladığı yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğu vurgulandı. Saruhanlı Belediyesi Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen programda, CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ve Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara ile şehir içi taşıma yapan kooperatiflerin temsilcileri yer aldı. "İlk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" Ulaşım kooperatif başkanıyla sorunları konuştuklarını belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Onlar dertlerini anlatıyordu. Biz de bize gelen sıkıntıları anlatıyorduk. Ferdi Başkan daha aday olmadan önce, biz Ferdi Başkan ile de bu konuları konuştuk. O zamanlardan çalışmaya başlandı. Güzel de bir ekip kurarak belediye başkanı seçilir seçilmez ilk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" diye konuştu. "Yıllık 1,2 milyar liralık destek" Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesini halkın ve esnafın refahı için kullandığını belirten Başkan Besim Dutlulu, şu detayları paylaştı: "Ulaşım esnafına aktardığımız tutar aylık 100 milyon, yıllık ise 1,2 milyar liraya ulaştı. 24 milyarlık belediye bütçemizin yüzde 5’ini sadece sizlere ayırdık. Bu desteği verirken tek gayemiz vatandaşımızın mutluluğu. Halkımızın modern araçlarda, güler yüzlü şoförlerden hizmet almasını istiyoruz. Maddi imkanlar iyileşti; artık şoför eğitimlerine, araç bakımlarına ve klima kullanımına daha çok özen göstermenizi rica ediyorum." "Biz sizin yanınızdayız siz de Manisa halkının yanında olun" Ekonomik şartlar ve yüksek faiz oranları nedeniyle araç yenileme takvimini revize ettiklerini belirten Başkan Dutlulu, "Normalde araçları hemen değiştirmek istiyorduk ancak yüksek faizler buna engel oldu. Biz de bu bütçeyi yeni hatlar açmaya ve kendi otobüs filomuzu çoğaltmaya ayırdık. Önümüzdeki yıl faizlerin düşmesiyle birlikte özel kredi anlaşmaları ve belediye finansman desteğiyle araçları peyderpey yenileyeceğiz. Biz sizin yanınızdayız, sizden de tek ricamız Manisa halkına hak ettiği kaliteli hizmeti sunmanızdır" dedi. Programa katılan CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, özel halk otobüslerinin kamuya hizmet ettiğini ve belediyelerin direktifleri doğrultusunda çalıştığını söyledi. Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, göreve geldiklerinde ilk olarak şoför esnafına kulak verdiklerini belirtti. Cıllı, "Ana arterlerin asfaltlanması noktasında Besim Başkanımıza gittik, bizi geri çevirmedi. Kendi sorumluluk sahamızdaki yerleri biz, Büyükşehir sorumluluğundaki yerleri de Başkanımız asfaltlıyor. Sonuçta Saruhanlı ve şoför esnafımız kazanıyor. Kendisine destekleri için teşekkür ediyorum" diye konuştu. CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise, toplu ulaşım esnafı ile bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in selamlarını ileten Özalper, esnafın sorunlarını dinlemek için her zaman hazır olduklarını vurguladı. Toplantıda söz alan Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerden övgüyle bahsetti. Sistemin temellerinin merhum Ferdi Zeyrek döneminde atıldığını ve Başkan Besim Dutlulu ile kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Kara, "Bugün Manisa’daki bu hizmet ve destek seviyesi Türkiye’nin hiçbir yerinde yok" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:39 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için duyuru yapılmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:01 Denizli OSB ve KalDer sosyal sorumluluk ile kalite dönüşümünde buluştu Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ve Yönetim Kurulu’na tebrik ziyaretinde bulundu. Denizli OSB Yönetim Kurulu Üyeleri İbrahim Onur Yıldırım, Sevde Şensöz Çelik, Orhan Tahtalı ve Bölge Müdürü Ahmet Taş’ın da yer aldığı ziyarette, kurumlar arası iş birliği ve kalite odaklı çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaret kapsamında KalDer Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Ateş tarafından, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde lösemili çocukların anneleri tarafından hazırlanan "Umut Bebeği", Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu’na takdim edildi. "Kalite odaklı dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam edeceğiz" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "KalDer’in ülkemizde kalite kültürünün yaygınlaşmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar, sanayi ekosistemimizin sürdürülebilir gelişimi açısından önem taşımaktadır. Kurumlar arası güçlü iş birliklerinin, Bölgemizin rekabet gücünü artırmada belirleyici olduğuna inanıyoruz. Öte yandan, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde büyük emek ve duyarlılıkla hazırlanan bu anlamlı hediyenin bizlere takdim edilmesi, sosyal sorumluluğun üretim ve dayanışma ile nasıl bütünleştiğinin somut bir göstergesidir. Denizli OSB olarak hem kalite odaklı dönüşüm süreçlerini hem de toplumsal fayda sağlayan projeleri desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Ziyaret günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:53 Kepez’in Mayıs gündeminde 2025’in bütçe başarısı konuşuldu Kepez Belediyesi’nin 2025 yılı gelir bütçesi gerçekleşme oranı yüzde 104.43, gider bütçesinin gerçekleşme oranı yüzde 92.33, tasarruf tedbirlerine rağmen yatırım bütçesinin gerçekleşme oranının ise yüzde 85 olduğu açıklandı. Kepez Belediyesi Mayıs ayı olağan toplantısı, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz başkanlığında gerçekleştirildi. Mayıs ayı toplantısında 3 önerge olmak üzere toplamda 28 gündem maddesi görüşüldü. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan meclis toplantısının açılışında konuşan Başkan Kocagöz, "Bu memlekette iyiler de var, kötüler de. Bize düşen iyileri savunacağız. Kötülere siyaset yaptırmayacağız. Zaten biz bu yüzden siyaset yapıyoruz" diyerek, siyasetin de bir fedakarlık olduğunu söyledi. Başkan Kocagöz, "Bu memleketi ve vatanı hepimiz çok seviyoruz. Birbirimizin hatalarını kapatacağız, güzellikleri alarak büyüteceğiz" dedi. Mayıs ayında dolu dolu etkinlik Kepez’de Mayıs ayında yapılacak etkinliklere değinen Başkan Kocagöz, 7-8 Mayıs Otodrag, 9-10 Mayıs Motodrag, 9 Mayıs 2. Yöresel Glütensiz Lezzet Şenliği, 10 Mayıs’ta Engelsiz Festival, yine 10 Mayıs’ta Kızıllı Mahallesi’nde yapılacak Kırsala El Uzat Projesi etkinliklerine tüm Antalyalıları davet etti. Başkan Kocagöz, Kırsala El Uzat Projesi kapsamında belediyenin marangozdan elektrikçisine kadar herkesin orada olacağını ve bir dayanışma örneğinin sergileneceğini söyledi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı da kutlayan Başkan Kocagöz, 16 Mayıs’ta Kepez Kent Tiyatrosu’nun sahneleyeceği ‘Bandırma Vapuru’ adlı tiyatro gösterisine herkesi davet ederek, "Türkiye’de gündem olacak çok güzel bir oyun sergileyeceğiz" dedi. 2025 yılı bütçe başarısı Başkan Kocagöz’ün konuşmasının ardından meclis gündemine geçildi. Nisan Meclisinde alınan kararların görüşülmesi ve oylanmasının ardından Mayıs gündem maddeleri görüşüldü. 2025 yılı Taşınır Kesin Hesabı ile 2025 yılı Bütçe Kesin Hesabı, meclisin ikinci oturumunda oy birliğiyle kabul edildi. Başkan Kocagöz, 2025 yılı kesin hesap bütçesiyle ilgili şu açıklamayı yaptı: "Kesin Hesapla ilgili gelir bütçemiz 4 milyar 350 milyon lira öngörülmüştü. 4 milyar 543 milyon 737 bin olarak gerçekleşmiş. Yani yüzde 104.43 gerçekleşmiş. Bu yüzde 57 oranında tahsilatımızı artırmış bulunuyoruz. Gider Bütçemiz ise; 4 milyar 952 milyon öngörülmüş, 4 milyar 572 milyon olarak gerçekleşmiş. Gerçekleşme oranı yüzde 92.33’tür. Bu başarılı bir sonuçtur. Yatırım bütçemiz ise; 2025 yılı tasarruf tedbirlerinin uygulandığı bir yıldı biliyorsunuz. Buna rağmen 1 milyar 579 milyon 205 bin lira ödenek ayrılmış, bununda 1 milyar 341 milyon 737 bini gerçekleşmiş. Yani gerçekleşme oranı yüzde 85’tir tasarruf tedbirlerine rağmen 2 Nisan 2024’te devir aldığımız borç tutarı 1 milyar 226 milyon 448 bin 964 liraydı. Şu anda hiç borcumuz yok." Kepez’e 3 yeni semt evi Mayıs ayı meclisinde; Yenidoğan Mahallesi, Varsak Mahallesi ve Yenimahalle’de bulunan ve mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait park alanlarına, hayırseverler tarafından semt evleri yapılması için Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e yetki verildi. Kanal Mahallesi’nde mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan çocuk bahçesi alanı içinde atıl olarak bulunan binanın Antalya İşitme Engelliler Spor Kulübü tarafından 10 yıllığına kullanılması oy birliğiyle kabul edildi. "Kimse mağdur olmamalı" Zafer Mahallesi’ndeki cumartesi pazarının tadilatı ile ilgili gündem maddesiyle ilgili Başkan Kocagöz, "Zafer Mahallesi’ndeki cumartesi pazarı 35 yıllık bir pazar Burayla ilgili bir yıkım kararı geldi. Çünkü buranın çatısı çürük ve biz burayı yıkmak zorundayız. Bunu yıkarken ne esnafımızın ne de vatandaşımızın mağdur olmaması gerekiyor. Pazar alanının yan tarafını asfaltladık. 552 esnafımızı mağdur etmeden burada hizmet vermelerini sağlayacağız" dedi. Belediye meclisine önerge ile sunulan bir başka gündem maddesi kararı ile de bu pazar alanıyla ilgili KEPTAŞ’a yetki verildi. Şehidin ismi Kepez’de yaşayacak Mayıs meclisinde; Çamlıca Mahallesi’ndeki sokağa ‘Şehit Mehmet Alan Sokak’ isminin verilmesi oy birliğiyle kabul edildi. Artvin ilinin Şavşat ilçesisnde, jöandarma er olarak vatani görevini yaparken 1982’de şehit düşen Mehmet Alan’ın adı, bu kararla artık Kepez’de yaşayacak. Kepez Belediye Meclisi’nde aynıca, Duacı Mahallesi 9000 sokakta Kent Ormanı içerisinde bulunan D Tipi Mesire alanının, Döşemealtı Sanayici ve İş Adamları Derneği ile Ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu amaçla protokol yapılması için Başkan Kocagöz’e yetki verildi. Yaşlılık temalı kısa film yarışması düzenlenecek Meclis gündeminin 19. maddesinde ise, yaşlılık olgusuna dikkat çekildi. Yaşlı bireylerin yaşam deneyimlerini görünür kılmak ve kuşaklar arası anlayışı güçlendirmek amacıyla ‘Yaşlılık’ temalı Kurmaca ve Belgesel Kısa Film Yarışmasının düzenlenmesi konusu da meclis gündemine taşındı. 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nda paramedik olarak çalışan ve bir yıl önce 18 yaş altı 4 çocuk tarafından darp edilmesi sonucu genç yaşta hayatını kaybeden Hamit Aras’ın isminin, Kütükçü mahallesi 2975 sokak üzerindeki parka verilmesi konusu da meclis gündeminde yer aldı.
Pazarcıların tutumları marketlere yönlendiriyor, para şehir dışına çıkıyor
15 Kasım 2025 Cumartesi - 11:47 Pazarcıların tutumları marketlere yönlendiriyor, para şehir dışına çıkıyor Düzensiz ve agresif satış davranışları, şehirli müşterileri semt pazarlarından uzaklaştırıyor ve alışverişlerini büyük marketlere kaydırıyor. Uzmanlar bu durumun, yerel ekonomiyi zayıflatırken, kazancın şehir dışına akmasına yol açtığını söyledi. Semt pazarlarının şehir ekonomisi, kırsal kalkınma ve toplumsal denge açısından taşıdığı önem giderek artıyor. Ancak son yıllarda hızla çoğalan ulusal ve uluslararası market zincirleri, yerel pazarların varlığını tehdit eder hale geldi. Pazar yerlerindeki düzensizlik ve altyapı eksikliklerinin yanı sıra bazı pazarcıların davranışları da alışverişi olumsuz etkiliyor. Tezgâhların rastgele yerleştirilmesi, yüksek sesle satış yapmak ya da rahatsız edici tavırlar sergilemek, şehirli müşterilerin pazarlara ilgisini azaltıyor. Bu durum, hem tüketicilerin pazarlardan uzaklaşmasına hem de üreticilerin satışlarını düşürmesine yol açıyor. Uzmanlar, pazarcıların da bilinçlendirilmesi ve pazar yerlerinin düzenli, güvenli ve rahat alışveriş imkânı sunacak şekilde planlanmasının şart olduğunu vurguluyor. "Para şehir dışına çıkıyor, yerel ekonomi zayıflıyor" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, semt pazarları ile ilgili çalışmasında, pazar yerlerinde düzensizliğe ve genel duruma değindi. Cevdet Yılmaz, "Pazar yerlerindeki düzensizlik ve bazı pazarcıların müşterilere itici gelen tutumları, şehirli müşterilerin semt pazarlarına ilgisini azaltıyor. Bu durum sadece tüketiciyi etkilemekle kalmıyor, üreticilerin satışlarını da düşürüyor ve birçok alıcıyı büyük marketlere yönlendiriyor. Ne yazık ki, alışverişin marketlere kaymasıyla birlikte para şehir dışına akıyor ve yerel ekonominin dengesi bozuluyor. Bu nedenle pazarcıların bilinçlendirilmesi, pazar alanlarının düzenlenmesi ve daha güvenli, rahat bir alışveriş ortamı sağlanması zorunludur" dedi. "Kötü hava şartlarında da alışverişe imkân tanıyan yerler olmalı" Prof. Dr. Yılmaz, mevcut pazaryerlerinin rehabilite edilerek modern standartlara uygun hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. "Semt pazarları birkaç mahalleye hizmet edecek şekilde merkezi konumlarda, yaya ulaşımına uygun, otoparkı olan ve kötü hava şartlarında da alışverişe imkân tanıyan yerler olmalı" diyen Yılmaz, pazar yerlerinin sadece ticaret değil, aynı zamanda sosyal yaşam alanı olarak da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yılmaz, pazarlarda temizlik, güvenlik ve ulaşım konularının önemine dikkat çekerek, "Yaşlılar, engelliler ve çocuklu aileler için uygun zemin hazırlanmalı; pazar yerleri sabit ya da seyyar tuvalet, ibadet alanı, temiz su ve dinlenme yerleri gibi donanımlara sahip olmalıdır" diye konuştu. "Marketlerin tekelleşmesi şehir ekonomisini zayıflatıyor" Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, son yıllarda yerli ve yabancı sermayeli ulusal market zincirlerinin perakende ticarette hızla büyüdüğünü belirterek, bunun semt pazarları üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu söyledi. Yılmaz, "Ulusal market zincirleri sözleşmeli tarım yoluyla üreticiden doğrudan ürün alarak, bir anlamda pazarların fonksiyonunu üstlenmiş durumda. Bu durum rekabeti zayıflatıyor, yerel üreticinin gelirini düşürüyor. En önemlisi, şehirde kazanılan para artık şehirde kalmıyor; market zincirleri aracılığıyla dışarıya gidiyor. Pazarların zayıflaması, köylünün üretimden kopmasına, şehirdeki vasıfsız iş gücünün işsiz kalmasına yol açabilir. Oysa pazarlar, hem üretici hem tüketici için denge unsuru, hem de düşük gelirli vatandaşlarımız için bir yaşam desteğidir" şeklinde konuştu. "Semt pazarları stratejik öneme sahiptir" Yılmaz, semt pazarlarının yerel ekonomiyi canlı tuttuğunu, şehrin çevresindeki tarım alanlarında yetiştirilen ürünlerin şehir halkına doğrudan satılmasını sağladığını belirtti. Yılmaz, "Üretici–pazar–müşteri üçgeninde para şehir içinde kalıyor. Bu yapı bozulduğunda, şehir ekonomisi güç kaybediyor. Bu nedenle semt pazarları sadece ticari değil, stratejik bir değerdir. Samsun, bu alanda dışa bağımlı olmamalı ve kendi potansiyelini korumalıdır" ifadelerini kullandı. "Pazaryerleri insan odaklı planlanmalı" Prof. Dr. Yılmaz, pazar yerlerinin hem pazarcıların hem de vatandaşların ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, "Semt pazarları topluma hizmet için vardır. Ancak mevcut düzensizlik, denetimsizlik ve altyapı eksiklikleri nedeniyle pazarlar hem vatandaş hem de esnaf için zorlayıcı hale gelmiştir. Pazarlar temiz, düzenli, güvenli ve erişilebilir olmalı; şehir halkının ilgisini çekecek nitelikte planlanmalıdır" açıklamasında bulundu. "Büyük bir eziyete dönüşüyor" Cevdet Yılmaz şunları söyledi: "İyi planlanmadığı ve yer seçimine dikkat edilmediği takdirde semt pazarlarının kuruldukları cadde ve sokaklar, maalesef çevrede yaşayan vatandaşların en temel haklarını ihlal etmektedir. Pazar kurulduğu günlerde dar sokaklarda araçların geçişi engelleniyor, cankurtaran ve itfaiyenin erişimi zorlaşıyor. Çadır ve brandaların evlerin önüne gerilmesi, alt katlarda oturanlar için ciddi sıkıntılar oluşturuyor. Bu durum düğün, cenaze veya diğer önemli etkinliklerin ertelenmesine neden olurken, erken saatlerden akşam geç saatlere kadar devam eden gürültü ve telaş, özellikle hastası ve küçük çocuğu olan aileler için büyük bir eziyete dönüşüyor. Semt pazarları, planlanırken sadece ekonomik değil, sosyal yaşam üzerindeki etkileri de göz önünde bulundurulmalıdır."
Bursa’da girişimcilere büyük destek
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:55 Bursa’da girişimcilere büyük destek Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından genç girişimcileri desteklemek ve kenti girişimcilik ekosisteminin öncü aktörlerinden biri haline getirmek amacıyla düzenlenen ‘Bursa Demo Day 2025’ programında ödüller sahiplerini buldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’na bağlı Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Şube Müdürlüğü bünyesindeki B-CUBE Akıllı Şehircilik ve İnovasyon Merkezi koordinasyonunda hazırlanan ‘Bursa Demo Day 2025’, hayallerini gerçeğe dönüştürmek için yola çıkan genç girişimcileri ağırladı. 17 girişim grubundan sunum Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Mudanya Üniversitesi, Bursa Uludağ TTO, Ulutek, Bursa TTO, Bursateknopark, BUSİAD ve BİSİAD’in da destek verdiği ‘Bursa Demo Day 2025’e 85 girişim başvurusu olurken, süreç içinde seçilen 20 girişimin PoC (test) süreci ile belediye hizmetleri ölçümlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programda ise 17 girişim grubu gün boyunca sunum yaptı. B2B görüşmelerinin de yapıldığı programda sahne alan Türkiye’nin önde gelen pazarlama ve yapay zeka dönüşüm uzmanı, stratejist ve yazar Yüce Zerey, teknolojinin hızla değiştiğini, gerçekten adapte olanların kazandığını söyledi. Yapay zeka pazarının, dünya tarihinin en hızlı büyüyen pazarı olduğunu vurgulayan Zerey, Bursa’nın da bir ticaret DNA’sına sahip olduğunu vurgulayarak yeni sürece adapte olabilmenin önemine değindi. Girişimci fikirler sahne aldı Suphi Emre Şahin, Batuhan Baybalı, Doç. Dr. İsmail Durgun, Tuncer Hatunoğlu, Kadir Ceran, Doç. Dr. Kemal Furkan Sökmen, Dr. İmren Öztürk Yılmaz, Bülent Gümüş ve Okan Otuz’dan oluşan uzman jüri ekibi, sahne alan girişimcilerin fikirlerini büyük bir dikkatle dinledi. Yapılan değerlendirme sonucunda iklim değişikliği problemlerine çözüm geliştiren ‘Raymare’ birinci, orman yangınlarının erken tespiti için cihazlar geliştiren ‘Kozalak Yangın’ ikinci, toksik emisyonlar ve gaz sızıntılarını gerçek zamanlı tespit edebilen teknoloji üzerine çalışma yapan ‘Smell Control’ üçüncü oldu. DemoDay de birinci olan girişime 500 bin TL, ikinciye 300 bin TL, üçüncüye ise 200 bin TL para ödülü verildi. Platin Capital tarafından ‘FCM Mobility’ ve ‘Görsentam’ girişimlerine ise 75’er bin TL ödül verildi. Yine Platin Capital tarafından birinci seçilen girişim, yatırım turuna çıkarılacak. BUSİAD ise ilk 5’e girmeye hak kazanan girişimciler için yatırımcı görüşmeleri düzenleyecek. Girişimcilerden teşekkür Bursa Demo Day sayesinde hem girişimlerini anlatma hem de potansiyel yatırımcılarla görüşme imkanı bulduklarını ifade eden girişimciler, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve paydaşlarına teşekkür etti. Jüri üyeleri adına konuşan BTÜ Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Rubida Mühendislik Genel Müdürü Doç. Dr. Kemal Furkan Sökmen, önemli organizasyona öncülük eden Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Organizasyonun girişimciler açısından gayet verimli geçtiğini söyleyen Sökmen, ilçe belediyelerin de Büyükşehir Belediyesi’ni örnek alarak belirli periyotlarla DemoDay düzenleyebileceğini dile getirdi.
TŞOF Genel Başkanı Mehmet Yiğiner’in öncülüğünde esnafın nabzı Afyon’da tutuldu
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:50 TŞOF Genel Başkanı Mehmet Yiğiner’in öncülüğünde esnafın nabzı Afyon’da tutuldu Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Danışma Kurulu Toplantısı, Genel Başkan Mehmet Yiğiner’in öncülüğünde Afyonkarahisar’da gerçekleştirildi. Toplantıda, başkanların illerinde ve federasyonlarında yürüttükleri çalışmalar, sahadan aldıkları izlenimler, tecrübeler ve öneriler doğrultusunda; esnaf ve sanatkarların ülke genelinde karşılaştığı sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı. Ortak akıl ve istişare kültürü çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu çözüm önerileri ve atılacak adımlar belirlendi. Toplantıya; Ankara, Ardahan, Artvin, Bayburt, Bolu, Burdur, Çankırı, Denizli, Edirne, Elazığ, Erzincan, Gaziantep, Giresun, Hatay, Iğdır, İstanbul, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kırklareli, Kütahya, Malatya, Mersin, Ordu, Samsun, Sinop, Şırnak, Tekirdağ, Tunceli, Uşak, Yalova, Yozgat ve Zonguldak illerinin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlarının yanı sıra, çeşitli federasyon genel başkanları ve birlik yöneticileri katılım sağladı. Esnaf ve sanatkarların ülke genelinde karşılaştığı sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı Ayrıca, TŞOF’un faaliyetleri ve tesislerinde yürütülen çalışmalar ile bunlar sonucu elde edilen kazanımları içeren video sunumu katılımcılarla paylaşıldı. Ulaşım esnafının sorun, talep ve beklentilerine yönelik çalışmalar ile tesislerde devam eden modernizasyon süreçleri detaylı biçimde aktarıldı. Toplantı sonrası değerlendirmede bulunan TŞOF Genel Başkanı Mehmet Yiğiner, toplantının teşkilatın güçlenmesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Sorunları çözme, taleplere karşılık verme ve esnaf teşkilatımızın geleceğini şekillendirme noktasında çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Program, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ESOB ve Federasyon Başkanlarının birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları vermesinin ardından, çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Bursa’da girişimcilere büyük destek
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:48 Bursa’da girişimcilere büyük destek Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından genç girişimcileri desteklemek ve kenti girişimcilik ekosisteminin öncü aktörlerinden biri haline getirmek amacıyla düzenlenen ‘Bursa Demo Day 2025’ programında ödüller sahiplerini buldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’na bağlı Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Şube Müdürlüğü bünyesindeki B-CUBE Akıllı Şehircilik ve İnovasyon Merkezi koordinasyonunda hazırlanan ‘Bursa Demo Day 2025’, hayallerini gerçeğe dönüştürmek için yola çıkan genç girişimcileri ağırladı. 17 girişim grubundan sunum Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Mudanya Üniversitesi, Bursa Uludağ TTO, Ulutek, Bursa TTO, Bursateknopark, BUSİAD ve BİSİAD’in da destek verdiği ‘Bursa Demo Day 2025’e 85 girişim başvurusu olurken, süreç içinde seçilen 20 girişimin PoC (test) süreci ile belediye hizmetleri ölçümlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programda ise 17 girişim grubu gün boyunca sunum yaptı. B2B görüşmelerinin de yapıldığı programda sahne alan Türkiye’nin önde gelen pazarlama ve yapay zeka dönüşüm uzmanı, stratejist ve yazar Yüce Zerey, teknolojinin hızla değiştiğini, gerçekten adapte olanların kazandığını söyledi. Yapay zeka pazarının, dünya tarihinin en hızlı büyüyen pazarı olduğunu vurgulayan Zerey, Bursa’nın da bir ticaret DNA’sına sahip olduğunu vurgulayarak yeni sürece adapte olabilmenin önemine değindi. Girişimci fikirler sahne aldı Suphi Emre Şahin, Batuhan Baybalı, Doç. Dr. İsmail Durgun, Tuncer Hatunoğlu, Kadir Ceran, Doç. Dr. Kemal Furkan Sökmen, Dr. İmren Öztürk Yılmaz, Bülent Gümüş ve Okan Otuz’dan oluşan uzman jüri ekibi, sahne alan girişimcilerin fikirlerini büyük bir dikkatle dinledi. Yapılan değerlendirme sonucunda iklim değişikliği problemlerine çözüm geliştiren ‘Raymare’ birinci, orman yangınlarının erken tespiti için cihazlar geliştiren ‘Kozalak Yangın’ ikinci, toksik emisyonlar ve gaz sızıntılarını gerçek zamanlı tespit edebilen teknoloji üzerine çalışma yapan ‘Smell Control’ üçüncü oldu. DemoDay de birinci olan girişime 500 bin TL, ikinciye 300 bin TL, üçüncüye ise 200 bin TL para ödülü verildi. Platin Capital tarafından ‘FCM Mobility’ ve ‘Görsentam’ girişimlerine ise 75’er bin TL ödül verildi. Yine Platin Capital tarafından birinci seçilen girişim, yatırım turuna çıkarılacak. BUSİAD ise ilk 5’e girmeye hak kazanan girişimciler için yatırımcı görüşmeleri düzenleyecek. Girişimcilerden teşekkür Bursa Demo Day sayesinde hem girişimlerini anlatma hem de potansiyel yatırımcılarla görüşme imkanı bulduklarını ifade eden girişimciler, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve paydaşlarına teşekkür etti. Jüri üyeleri adına konuşan BTÜ Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve Rubida Mühendislik Genel Müdürü Doç. Dr. Kemal Furkan Sökmen, önemli organizasyona öncülük eden Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Organizasyonun girişimciler açısından gayet verimli geçtiğini söyleyen Sökmen, ilçe belediyelerin de Büyükşehir Belediyesi’ni örnek alarak belirli periyotlarla DemoDay düzenleyebileceğini dile getirdi.
Genç girişimcilik, MEB ve KGF iş birliğiyle desteklenecek
15 Kasım 2025 Cumartesi - 10:24 Genç girişimcilik, MEB ve KGF iş birliğiyle desteklenecek Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Kredi Garanti Fonu (KGF) arasında imzalanacak protokol ile mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan 29 yaş ve altı gençlerin girişimcilik yoluyla kendi işlerini kurmaları ve mezuniyet alanlarında istihdam edilmeleri teşvik edilecek. MEB ile KGF, genç istihdamını desteklemek amacıyla iş birliğine gidiyor. Bakanlık ile KGF arasında, genç istihdamını ve üretim kapasitesini artırmak için KGF portföy garantisi ile mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan 29 yaş ve altı gençlerin girişimcilik yoluyla kendi işlerini kurmalarını ve Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) tarafından alanlarında istihdam edilmelerini teşvik etmeye yönelik iş birliği protokolü imzalanacak. ‘Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü’ kapsamında mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan gençlerin kendi işlerini kurmaları ve KOBİ’ler bünyesinde mezun oldukları alanda istihdam edilmelerini desteklemek üzere elektronik ortamda veri ve bilgi paylaşılması amaçlanıyor. Protokol ile mezunların kurduğu ve mezunları istihdam eden KOBİ’lere kullandırılacak kredilere yönelik kefalet mekanizması oluşturulması öngörülüyor. Bilişim sistemlerinde kurulacak kayıtlı ağ servisi üzerinden bilgi aktarımını da içeren iş birliği protokolü doğrultusunda, sağlanacak desteklere ilişkin bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri yürütülecek. KGF tarafından 3,75 milyar lira bütçe ayrılacak Protokol çerçevesinde mesleki ve teknik ortaöğretim kurumundan mezun olup kendi alanında iş kuran girişimcilerin ve mezunları alanında istihdam eden KOBİ’lerin krediye erişimine destek olmak için KGF tarafından yaklaşık 3 milyar 750 milyon lira bütçe ayrılması öngörülüyor. Genç girişimciliğin desteklenmesine yönelik iş birliği ile mesleki eğitim-istihdam bağını güçlendiren, üretim ve istihdama doğrudan katkı sağlayan önemli bir katma değer sunulması hedefleniyor. KGF, kurumsal bir kefalet kuruluşu olarak teminat yetersizliği nedeniyle çeşitli kredi ve destek imkânlarından yeterince yararlanamayan KOBİ ve KOBİ dışı işletmelerin, ‘müteselsil kefil’ olmak suretiyle krediye erişimlerini sağlıyor.
Dünyanın en pahalı baharatı safran Adana’da hasat edildi
15 Kasım 2025 Cumartesi - 09:30 Dünyanın en pahalı baharatı safran Adana’da hasat edildi Adana’nın Kozan ilçesinde dünyanın en pahalı baharatı safranda hasat başladı. Bu yıl kuraklık nedeniyle rekoltede büyük düşüş yaşanırken, safranın gramı 600 TL’den alıcı buluyor. Adana’nın Kozan ilçesinde bu yıl iklim şartları nedeniyle 1 dönüm alandan 100 gram safran hasat edilmesi bekleniyor. Dünyanın en pahalı baharatı olarak bilinen safranın çiçekleri tek tek toplanarak, içindeki kırmızı teller özenle çıkarılıp kurutuluyor. İlaç, kozmetik ve gıda sektöründe kullanılan safran, tıbbî aromatik bitkiler arasında yüksek katma değerli ürünler arasında yer alıyor. İlçede tek üretici olan Ali Gök, Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Kozan Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bihter Zaimoğlu Onat ve ilçe tarım müdürlüğü görevlileri ile birlikte ilk hasadını gerçekleştirdi. "140 bin çiçekten 1 kilo safran elde ediliyor" Bölgede 3 dönüm alanda üretim yapan ancak bu yıl soğanların yenilenmesi için 1 dönüm ekim gerçekleştiren üretici Ali Gök, safranın anavatanın kaynaklarda Osmanlı döneminde Toros Dağları eteklerinde üretildiğini belirterek, "650 rakımda üretim yapıyorum. Geçen yıl 3 dönümdü ama bu yıl 11 Nisan’da yağan kar nedeniyle safran soğanlarının gelişimi zayıf kaldı. Bu yüzden 1 dönüm alanda üretim yaptım. Normalde 1 dönümden 500–600 gram ürün alıyoruz ama bu yıl 100 gram civarında olacak. İklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle çiçek sayısı azaldı. Safranın anavatanı Osmanlı döneminde Torosların etekleriydi. 140 bin çiçekten 1 kilo safran çıkıyor. Kalitesi çok yüksek, gramı 600 TL. Bu sene hem burada hem Bolu’da üretim az. Hasat dönemi yaklaşık 45 gün sürüyor" dedi. "Kozan, endemik bitkilerle öne çıkıyor" Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, ilçenin tarımsal alanda üretimde Türkiye’de öncü bir çok ürüne ev sahipliği yaptığını ifade ederek, "Torosların zirvesine çıktığınızda farklı endemik bitkilerle karşılaşıyoruz. Burada zeytin, mantar, safran üretilebiliyor. Bitkisel üretim açısından çok değerli bir bölgedeyiz. Ali Gök abimize girişimcilik ruhu için teşekkür ediyorum. Safranın gelir getirisi yüksek, iklim şartları uygun olduğunda ekonomik katkısı büyük. İlçe tarımın sulama desteğiyle kurulacak paneller ile gelecek yıl daha geniş alanda üretim yapılabilecek "diye konuştu. "Bilimsel açıdan değerli bir bitki" Kozan Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bihter Zaimoğlu Onat da safranın bölge için bilimsel ve ekonomik açıdan önemli bir değer olduğunu ifade ederek, "Safran, Kozan için çok kıymetli bir bitki. Tıbbi aromatik bitki çeşitliliği açısından zengin bir bölgedeyiz. Bu üretim, mikroklimatik açıdan da önemli. Safranın yaygınlaşması ve tıbbi aromatik bitkilerin artırılması, iklim değişikliğiyle mücadelede de kritik. İran bölgesinde yoğun kullanılan safran, göğüs kanserinin önlenmesi konusunda da bilimsel araştırmalarda değerlendiriliyor" dedi.
Dondurulmuş kirazda da dünya lideriyiz
15 Kasım 2025 Cumartesi - 09:06 Dondurulmuş kirazda da dünya lideriyiz Dondurulmuş gıdada büyük bir potansiyele sahip Türkiye, yurt dışında birçok sektöre ham madde sağlıyor. Dondurulmuş Gıda Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Yıldırım, özellikle gelişmiş ülkelerde sağlıklı beslenmeye daha çok önem verilmeye başlandığını belirterek, bu konuda da katkısız, ilaçsız doğal gıda ürünlerinin ön plana çıktığını anlattı. Yıldırım, taze ve sebzelerin hasat edildikten sonra fazla bekletilmeden yıkanıp dondurulduğunu dile getirerek, "Tazeyken ne kadar doğal ve katkısız ise dondurulduktan sonra da aynı özelliklerde" dedi. Dünyada dondurulmuş gıda tüketiminde ABD’nin önde geldiğini ve kişi başına tüketimin 70 kilogram olduğunu vurgulayan Yıldırım, Avrupa’da bu miktarın 40 kilogram, Türkiye’de ise 7 kilogram olduğunu aktardı. Bu yüzden hem Türkiye’de ciddi bir potansiyel bulunduğunu hem de yurt dışındaki tüketime bağlı olarak ihracat anlamında önlerinin açık olduğunu belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Türkiye yıllarca dondurulmuş biber ihraç etti. Dondurulmuş kirazda da dünya lideriyiz. Taze kiraz ihracatımız bu yıl yaşanan zirai don olayını saymazsak ortalama 80 bin tonun üzerinde. Dünyada taze kiraz ihracatında hep ilk 3’te yer aldı. Avrupa’da zaten lideriz. Dondurulmuş kirazda da ilk sıradayız. Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesi gibi üretim yerlerinde ürünler toplanıyor çekirdekleri çıkartılıyor ve organik olarak donduruluyor." Dondurulmuş kirazın önemli bölümünün ABD’ye ihraç edildiğini aktaran Yıldırım, "Yıllık 12-15 bin ton ihracatımız var. Organik tarafında ciddi avantajımız bulunuyor. Katma değerli ürünler üretiyorsunuz, satıyorsunuz ve döviz sağlıyorsunuz. Çiftçi memnun oluyor ihracatçı da mutlu." dedi. Kirazın hasat döneminde toplanmasıyla sürecin bitmediğini dile getiren Yıldırım, "Tüketimi 12 ay sürüyor. ABD’de ve Avrupa ülkelerinde pastacılık sanayisinde, kokteyllerde, meyveli yoğurtlarda kullanılıyor. Ve bunun önemli bölümü Türk çiftçisinin ürettiği, Türk firmalarınca dondurulan organik ürünler" diye konuştu.