EKONOMİ
L’Oréal’den Türkiye ekonomisine 40 milyar TL’lik etki 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:57:29 L’Oréal Türkiye, ülkemizdeki 40’ıncı yılını, güzelliğin bireylerden topluma, ekonomiden sürdürülebilirliğe kadar uzanan dönüştürücü etkisini/gücünü merkeze alan özel bir etkinlikle kutladı. "Dünyayı Harekete Geçiren Güzelliği Oluşturuyoruz" var oluş amacıyla hareket eden L’Oréal, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki oluştururken, 22 markası, yaklaşık bin çalışanı ve bugün Türkiye nüfusunun yaklaşık 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketiciye dokunan ekosistemiyle Türkiye güzellik sektörünün dönüşümüne katkıda bulunmayı sürdürüyor. Şirket bu kapsamda 40’ıncı yılını özel bir etkinlikle kutladı. Şirket faaliyet gösterdiği kategorilerdeki yüzde 25 pazar payıyla, gerçekleştirdiği etkinlikte, güzelliğin kültürel, ekonomik ve teknolojik boyutlarını tekno-güzellik vizyonu ve sürdürülebilirlik odaklı inovasyonlarıyla birlikte ele aldı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, "Yalnızca güzellik ürünleri ve hizmetleri sunmuyor; insanların hayatına, hayallerine ve geleceğine eşlik ediyoruz. Güzelliği görünenin ötesinde bireyleri güçlendiren, toplumsal kalkınmayı destekleyen ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç olarak ele alıyoruz. Bugün tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi olarak inovasyon, bilim ve sürdürülebilirliği işimizin merkezine koyuyor, geleceğin güzelliğini bugünden oluşturmaya devam ediyoruz" dedi. "Güzellik görünüşün ötesinde; özgüven, bakım ve toplumsal güçtür" Şirketin 40’ıncı yıl kutlamasında açılış konuşmasını gerçekleştiren Panayotova, "Güzellik sadece görünenle sınırlı değil; bireyleri güçlendiren, toplumsal fayda oluşturan ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç. Günlük bakım ritüellerinden bireylerin özgüvenli hissetmesine, toplumsal kalkınmadan ekonomik büyümeye uzanan geniş bir etki alanından söz ediyoruz. Tüketicilerimize her temas noktasında ‘Görülüyorsunuz, sizi anlıyoruz ve kendi benzersiz hikayenizde her zaman yanınızdayız’ mesajını veriyoruz. "Her Şey Seninle Güzel" diyerek şirket olarak insanların hayatı güzelleştirdiği her ana 40 yıldır eşlik etmekten gurur duyuyoruz. Bu güvenle, bilimi, teknolojiyi, inovasyonu ve insanı odağımıza alarak geleceğin güzelliğini bugünden oluşturma kararlılığımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. 40 yılda Türkiye’de güçlü büyüme: Türkiye nüfusunun üçte birine dokunan marka Şirket, 1986’dan bu yana güzelliği herkes için erişilebilir kılma vizyonuyla büyümeye devam ediyor. Bugün dört ana iş birimi; Tüketici Ürünleri, Lüks, Profesyonel Ürünler ve Dermatolojik Güzellik ile faaliyet gösteren şirket, 22 markası ve 8 bin 500’den fazla ürün çeşidiyle Türkiye genelinde yüz binlerce satış noktasında tüketicilere ulaşıyor. Yaklaşık 1000 çalışanıyla Türkiye nüfusunun 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketicinin hayatına dokunan şirket, bugün güzellik pazarının lideri konumunda bulunuyor. Şirket; dengeli marka portföyü ve inovasyon gücüyle her yıl pazar büyüme oranının yaklaşık 1.5-2 katı üzerinde büyümeyi hedefleyerek, bu başarıyı sürdürülebilir bir liderliğe dönüştürmeye devam ediyor. Güzellik ekonomisi: Her 1 istihdam, Türkiye’de 12 ek istihdam oluşturuyor Yapılan açıklamaya göre şirket, yalnızca güzellik sektörüne değil, Türkiye ekonomisine de güçlü katkı sağlıyor. Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki sağlarken, L’Oréal Türkiye’nin operasyonları doğrudan ve dolaylı olarak 10 binden fazla tam zamanlı istihdam oluşturuyor. Global bir araştırmaya göre şirket ekosisteminde oluşturulan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 12 ek istihdam oluşturuyor. Tedarikçilerden eczanelere, kuaförlerden perakende ortaklarına, STK’lardan start-up’lara kadar uzanan geniş ekosistem; büyümeyi ve sosyal kalkınmayı destekliyor. Tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi Açıklamaya göre şirket, bugün kendisini yalnızca bir güzellik şirketi olarak değil, "tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi" olarak tanımlıyor. Şirket, yıllık yaklaşık 1 milyar Euro Ar-Ge yatırımı, dünya genelinde 4 binden fazla bilim insanı, yılda 725 patent ve 5 bin 900 teknoloji ve veri uzmanıyla geleceğin güzelliğini bugünden inşa ediyor. İstanbul ise Grup’un dünya genelindeki 7 Açık İnovasyon Merkezi’nden biri. Türkiye’de ise 2014 yılında başlayan dijital güzellik yolculuğu, bugün 14’ü aktif olmak üzere toplam 22 dijital servis ile devam ediyor. Dijitalleşmeyi büyüme motoru olarak konumlayan şirket, 2025’te dijital servislerinde 7 milyon oturuma ulaştı. Kullanıcıların 6,3 milyon renk tonu denediği ve kişi başına ortalama 19 görünüm keşfettiği bu ekosistem, 1 dakika 8 saniyelik etkileşim süresiyle öne çıkıyor. Şirket, aynı yıl Avrupa Bölgesi’nde en yüksek ‘keşfedilebilirdik oranına’ ulaşarak başarısını uluslararası düzeye taşıdı. Bilim ve teknolojiden güç alan bu yapı; yapay zekâ ve artırılmış gerçeklik destekli servislerle tüketicilere ultra kişiselleştirilmiş güzellik deneyimleri sunuyor. Sanal cilt analizlerinden makyaj denemelerine, saç ve cilt bakım önerilerinden online güzellik danışmanlığına kadar uzanan bu ekosistem; e-ticaret, veri ve CRM gücüyle birleşerek tüketiciyle daha derin ve anlamlı bağlar kurulmasını sağlıyor. Güzelliğin geleceği sürdürülebilirlikte şekilleniyor Sürdürülebilirliği sadece çevresel bir hedef değil, iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak gören şirket; bu yaklaşımını 2020 yılında başlattığı ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 17 maddesinin 16’sını kapsayan "Gelecek İçin L’Oréal" programı üzerine kurguluyor. Türkiye’deki tesislerinde yüzde 100 yeşil enerji kullanan şirket, sürdürülebilirliği ürün geliştirmeden son kullanıcıya kadar uzanan bütünsel bir dönüşüm alanı olarak ele alarak, teknoloji ve bilimi yalnızca inovasyon için değil, sürdürülebilirlik için de kullanıyor. Şirket, İstanbul içi lüks ve profesyonel ürün dağıtımlarında yıllık 58 ton karbon emisyonunun önüne geçerken, direkt e-ticaret sitelerinden yapılan tüm teslimatlarda ise sıfır plastik kullanımıyla fark oluşturuyor. Mağaza teslimatlarında yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek yıllık 400 ton su tasarrufu elde ederken; müşterilerine sunduğu yeşil dönüşüm desteğiyle bugün yeşil salon ve yeşil eczane projelerine destek veriyor. Garnier Sosyal ve Çevresel Etiketleme sistemi ile tüketicilere ürünleriyle ilgili şeffaflık sunmaya devam eden şirket, Impact+ iş birliği ile dijital medya kampanyalarında 41 ton karbon emisyonu azaltımı sağlıyor. Tedarik zinciri aracılığıyla yüzde 61’i kadın girişimci ve yüzde 39’u KOBİ’lerden oluşan toplam 146 kişiye istihdam desteği sağlıyor.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:38 Miilux OY ve Koluman, SAHA Expo 2026’da Teknik İş Birliği Protokolü imzaladı Yerli ve milli zırh çeliği üreticisi Miilux OY, motorlu taşıtlar, mühendislik, üstyapı üretimi ve askeri projelerde faaliyet gösteren Koluman ile SAHA Expo 2026’da savunma sanayiine yönelik Teknik İş Birliği Protokolü imzaladı. Gerçekleştirilen imza töreniyle resmiyet kazanan iş birliği; tarafların mühendislik, üretim ve malzeme teknolojilerindeki uzmanlıklarını bir araya getirerek uzun vadeli ve sürdürülebilir bir sanayi ortaklığı oluşturmayı hedefliyor. Miilux OY, Koluman ile SAHA Expo 2026’da savunma sanayiine yönelik Teknik İş Birliği Protokolü imzaladı. Tören, OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı, OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, Miilux OY Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Kocayanak ve Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Kaan Saltık Adak’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi. İş birliği sözleşmesini Miilux OY Genel Müdürü Yavuz Yeldan ve Koluman Otomotiv Genel Müdürü Cengiz Adak imzaladı. Zırhlı platformlara yönelik iş birliği İmzalanan protokol; zırhlı kara platformlarına yönelik projelerde yüksek balistik koruma sağlayan zırh çeliği çözümlerinin geliştirilmesi, mühendislik kabiliyetlerinin paylaşılması ve üretim süreçlerinde teknik iş birliğinin artırılmasını kapsıyor. Miilux OY’un zırh çeliği alanındaki üretim ve malzeme teknolojileri ile Koluman’ın zırhlı araç geliştirme ve sistem entegrasyonu kabiliyetlerinin bir araya getirilmesiyle, projelerde teknik uyum ve ürün geliştirme süreçlerinde iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. "Yerli ve milli savunma ekosistemine değer katıyoruz" OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, imza töreninde yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Savunma sanayiinde yerli ve milli kabiliyetlerin geliştirilmesini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Bu kapsamda Miilux OY ile Koluman arasında imzalanan teknik iş birliğinin, mevcut projelerin yanı sıra geleceğe dönük savunma programları açısından da kalıcı ve sürdürülebilir bir sanayi ortaklığına dönüşmesini temenni ediyoruz. Bu iş birliği, tamamlayıcı mühendislik ve teknoloji yetkinliklerinin entegrasyonuyla üretim ve teknoloji geliştirme kapasitemizi daha da güçlendirecek; yerli savunma sanayii ekosisteminin değer zincirini ileri bir seviyeye taşıyacaktır. OYAK olarak, savunma sanayiindeki rolümüzü üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme gücü ve stratejik ortaklıklar ekseninde uzun vadeli bir perspektifle geliştirmeye devam ediyoruz." Miilux OY SAHA Expo 2026’da yeni nesil zırh çeliklerini sergiliyor Türkiye için stratejik öneme sahip ısıl işlem görmüş yüksek mukavemetli çeliklerin üreticisi Miilux OY, fuarda Miilux Protection markası altında geliştirdiği yeni nesil zırh çeliklerini ve ileri teknoloji ürünlerini tanıtıyor. Şirket, 9 Mayıs’a kadar İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenlenen SAHA Expo 2026 kapsamında 7. salonda 7C-04a standında ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor.
İhracatta 1 milyar 130 milyon dolarla tarihin en yüksek ekim ayı rakamlarına ulaşıldı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 10:18 İhracatta 1 milyar 130 milyon dolarla tarihin en yüksek ekim ayı rakamlarına ulaşıldı Ticaret Bakanlığı, 1 milyar 130 milyon dolarlık ihracat 352 milyon dolarlık dış ticaret fazlası ve yüzde 77,3 ihracat payı ile Türkiye tarihinin en yüksek ekim ayı rakamlarına ulaşıldığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı tarafından ekim ayı dış ticaret verilerine ilişkin açıklama yayımlandı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, 19 serbest bölgede ocak ve ekim arası dönemde tarihi rekorlara ulaşıldığını belirtildi. Bakanlık, 1 milyar 130 milyon dolarlık ihracat 352 milyon dolarlık dış ticaret fazlası ve yüzde 77,3 ihracat payı ile Türkiye tarihinin en yüksek ekim ayı rakamlarına ulaşıldığını açıkladı. Ayrıca ocak-ekim arası 10 aylık dönemde ise 10,4 milyar dolarlık ihracat ile serbest bölgeler tarihinin en yüksek dönemsel değeri elde edildiğini vurguladı. Serbest bölgeler, ekimde 1,13 milyar dolar ile tarihi ihracat rekoru kırdı Ticaret Bakanlığı, serbest bölgelerin ihracatı rakamlarının ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,7 oranında artarak 1,02 milyar dolardan 1,13 milyar dolara yükseldiğini belirtirken, ekim ayı ihracat değeri, ilk kez 1,1 milyar dolar seviyesini aşarak serbest bölgeler tarihinin en yüksek ekim ayı ihracat değeri olarak kayıtlara geçtiğini açıkladı. Ayrıca dış ticarette elde edilen fazla 352 milyon dolar olarak gerçekleşirken ve bu istatistik bazında serbest bölgeler tarihinin en yüksek ekim ayı değeri oldu. Yurt dışı ve Türkiye’ye yapılan toplam satışlar içerisindeki ihracat payı yüzde 77,3 seviyesine yükselerek bu göstergede de tarihi rekor kırıldı. Bunun yanı sıra ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 144,9 olduğu açıklanırken, orta-ileri ve yüksek teknoloji ürünlerinin payının yüzde 58,1 olduğu açıklanan ifadeler arasında yer aldı. Açıklanan verilerden yurt dışı ve Türkiye ticaret hacmi de bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 artarak 2,46 milyar dolardan 2,52 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Ege Serbest Bölgesi, ihracatın yüzde 26,9’unu tek başına gerçekleştirdi Açıklanan verilere göre Ege Serbest Bölgesi, ihracatını bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,4 oranında 45 milyon dolar artırarak 305 milyon dolara ulaştı ve toplam serbest bölge ihracatının yüzde 26,9’unu tek başına gerçekleştirdi. Ayrıca Bursa Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 26,9 oranında 35 milyon dolar artırarak 167 milyon dolara, Kocaeli Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 48,0 oranında 23 milyon dolar artırarak 71 milyon dolara, Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 55,6 oranında 18 milyon dolar artırarak 51 milyon dolara, Avrupa Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 13,9 oranında 14 milyon dolar artırarak 113 milyon dolara yükselttiği belirtildi. 8 serbest bölgenin ihracatında yüzde 10 oranı ve üzerinde artış kaydedildiği açıklanırken, Ege Serbest Bölgesi, yurt dışı ve Türkiye ile ticarette 579 milyon dolar hacme ulaşarak toplam ticaretin yüzde 23’ünü tek başına gerçekleştirdiği Bakanlık tarafından kaydedildi. İhracat değeri 10 milyar doları aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı 19 serbest bölgede ihracat, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,7 oranında artarak 9,9 milyar dolardan 10,4 milyar dolara yükseldi. Böylece dönemsel (ocak-ekim) ihracat değeri ilk kez 10 milyar dolar eşiğini aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı aktarıldı. Ayrıca geçtiğimiz 10 aylık dönemde dış ticaret fazlasının 3,1 milyar dolar olduğu açıklanırken, ihracat payının Yurt dışı ve Türkiye’ye yapılan toplam satışlar içerisindeki rakamının yüzde 75,7 seviyesine yükseltildiği ifade edildi. Bu istatistik bazında da rekor kırıldığı vurgulanırken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 142,7, orta-ileri ve yüksek teknoloji ürünlerinin payı yüzde 56,7, ticaret hacmi yüzde 4,6 artışla 22,7 milyar dolardan 23,7 milyar dolara ulaştığı ifade edildi. Ege Serbest Bölgesi, yurt dışı ve Türkiye ile ticarette 5,2 milyar dolar hacme ulaştı Ege Serbest Bölgesi’nde yapılan ihracat, yüzde 12,9 oranında 306 milyon dolar artarak 2,7 milyar dolar seviyesine ulaştığı belirtildi ve toplam serbest bölge ihracatının yüzde 25,9’unu gerçekleştirdiği vurgulandı. Bunu yanı sıra Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 34,3 artırarak 395 milyon dolara, Gaziantep Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 22,1 artırarak 110 milyon dolara, Kocaeli Serbest Bölgesi, ihracatını yüzde 26,2 artırarak 624 milyon dolara yükselttiği açıklandı. 9 serbest bölgenin ihracatında yüzde 10 oranı ve üzerinde artış kaydedilirken, Ege Serbest Bölgesi, yurt dışı ve Türkiye ile ticarette 5,2 milyar dolar hacme ulaşarak toplam ticaretin yüzde 22,1’ini tek başına gerçekleştirdi. Bakanlık, 2025 yılı Ekim ayında serbest bölgelerde, yüksek katma değerli üretim, teknoloji yoğun ürünler ve güçlü ihracat performansı ile Türkiye ekonomisine katkılarını artırarak istikrarlı bir biçimde sürdürdüğünü vurguladı. Özellikle Ege, Bursa, Kocaeli ve Adana-Yumurtalık Serbest Bölgeleri’nin ihracattaki yükselişi, serbest bölgelerin imalat ve teknoloji odaklı üretimdeki stratejik rolünü bir kez daha ortaya koyduğunu açıkladı.
Girişimci kadınların emekleri Osmangazi’de değer buluyor
17 Kasım 2025 Pazartesi - 10:17 Girişimci kadınların emekleri Osmangazi’de değer buluyor Osmangazi Belediyesi’nin Kadın Girişimciler Sokağı, üretici kadınlara güçlü destek sunuyor. Osmangazi Belediyesi, kadınların iş hayatında daha aktif yer alması hedefiyle birçok projeyi uygulamaya koyarken, kadın girişimcileri de teşvik etmeyi sürdürüyor. Bu çerçevede hayata geçirilen Kadın Girişimciler Sokağı sayesinde kadınlar, tamamen kendi el emekleriyle ürettikleri ürünleri satarak hem ekonomik kazanç elde ediyor hem de üretimlerini geniş kitlelere ulaştırabiliyor. Girişimci kadınların özenle hazırladığı ve Bursalı vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği sokak, 7’inci kez kapılarını açtı. Geniş ürün yelpazesinin bulunduğu organizasyon, 15-16 Kasım tarihleri arasında iki gün boyunca Çarşamba Pazar Alanı’nda ziyaretçilerini ağırladı. Kadın Girişimciler Sokağı’nı ziyaret ederek üreten kadınlara hayırlı işler dileğinde bulunan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, "Kadın Girişimciler Sokağı’nı ilk düzenlediğimizde 40 girişimci kadın ile yola çıkmıştık. Bugün ise tezgah sayımız 100’ün üzerine çıkarak büyük bir aileye dönüştük. Osmangazili kadınların ortak bir platformda buluşması yönünde önemli bir noktaya geldik. Önümüzdeki süreçte bu organizasyonu daha da geliştirmek ve kalıcı hale getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği Kadın Girişimciler Sokağı projesinden oldukça memnun olduklarını ifade eden kadın girişimciler ise, "Kadın Girişimciler Sokağı’nda açtığımız tezgahlarda, el emeği göz nuru ürünlerimizin satışını gerçekleştiriyoruz. Bu alanda sergilenen ürünlerin tamamı kadınların kendi elleriyle hazırladığı emek dolu çalışmalar. Kadınları üretime teşvik eden bu anlamlı ve özel proje için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Özel sektörün yurt dışı kredi borcu Eylül ayında 206,2 milyar dolar oldu
17 Kasım 2025 Pazartesi - 10:16 Özel sektörün yurt dışı kredi borcu Eylül ayında 206,2 milyar dolar oldu Eylül sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki çeyreğe göre 9,7 milyar ABD doları artarak 206,2 milyar ABD doları oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Eylül ayı Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Eylül sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki çeyreğe göre 9,7 milyar ABD doları artarak 206,2 milyar ABD doları oldu. Vadeye göre incelendiğinde, bir önceki çeyreğe göre, uzun vadeli kredi borcunun 10,3 milyar ABD doları artarak 196,3 milyar ABD doları, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 0,6 milyar ABD doları azalarak 9,9 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleştiği gözlendi. Bir önceki çeyreğe göre finansal kuruluşların toplam borcu 8,0 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların toplam borcu ise 1,7 milyar ABD doları artış gösterdi. Aynı dönemde finansal kuruluşların uzun vadeli borçları 8,8 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların uzun vadeli borçları 1,5 milyar ABD doları artış gösterdi. Kısa vadede ise finansal kuruluşların borçları 0,8 milyar ABD doları azalmış, finansal olmayan kuruluşların borçları 0,2 milyar ABD doları artış gösterdi. Döviz kompozisyonuna bakıldığında, ABD doları cinsinden borçlanmanın en yüksek paya sahip olduğu görüldü. 196,3 ABD doları tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 57,6’sının ABD doları, yüzde 32,5’inin Euro, yüzde 2,5’inin Türk lirası ve yüzde 7,4’ünün ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu; 9,9 milyar ABD doları tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 29,2’sinin ABD doları, yüzde 19,7’sinin Euro, yüzde 49,0’ının Türk lirası ve yüzde 2,1’inin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Eylül sonuna göre özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcunun 1 yıla kadar olan vade dağılımı incelendiğinde, toplam borç tutarının 64,1 milyar ABD doları olduğu görüldü. Bu tutarın 41,1 milyar ABD doları bankalara, 17,6 milyar ABD doları finansal olmayan kuruluşlara, 5,3 milyar ABD doları ise bankacılık dışı finansal kuruluşlara ait.
İpsala Pirinci ve Bursa Kestane Şekeri AB’de tescillendi
17 Kasım 2025 Pazartesi - 10:05 İpsala Pirinci ve Bursa Kestane Şekeri AB’de tescillendi Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Uluslararası Coğrafi İşaret Seferberliği ile Anadolu değerlerinin dünya çapında tanıtılmaya devam ettiğini belirterek, "İpsala Pirinci ve Bursa Kestane Şekeri ile Avrupa Birliği’nde tescil edilen coğrafi işaretli ürünlerimizin sayısı 42 oldu" ifadelerini kullandı. Bakan Kacır, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Uluslararası Coğrafi İşaret Seferberliği ile Anadolu’muzun değerlerini dünya çapında tanıtmaya devam ediyoruz. İpsala Pirinci ve Bursa Kestane Şekeri ile, Avrupa Birliği’nde tescil edilen coğrafi işaretli ürünlerimizin sayısı 42 oldu. Edirne’nin verimli İpsala Ovası’nda yetişen pirincimiz ve Bursa’nın ustalık geleneğini yaşatan kestane şekerimiz, yerelden küresele uzanan bir markalaşma hikâyesinin simgeleri. 2025 yılında 13 yeni ürünümüz Avrupa Birliği’nde tescil edildi. Bu, ülkemizin bugüne kadarki en yüksek yıllık tescili oldu. Yerel Kalkınma Hamlesi vizyonuyla zenginliklerimizi kayıt altına almaya, korumaya ve markalaştırmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. Avrupa Birliği’nde tescilli coğrafi işaretli ürünlerimiz şöyle: "Gaziantep Baklavası, Aydın İnciri, Malatya Kayısısı, Aydın Kestanesi, Milas Zeytinyağı, Bayramiç Beyazı, Taşköprü Sarımsağı, Giresun Tombul Fındığı, Antakya Künefesi, Suruç Narı, Çağlayancerit Cevizi, Gemlik Zeytini, Edremit Zeytinyağı, Milas Yağlı Zeytini, Ayaş Domatesi, Maraş Tarhanası, Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini, Ezine Peyniri, Safranbolu Safranı, Aydın Memecik Zeytinyağı, Araban Sarımsağı, Osmaniye Yer Fıstığı, Bingöl Balı, Bursa Şeftalisi, Hüyük Çileği, Bursa Siyah İnciri, Söke Pamuğu, Manisa Mesir Macunu, Gaziantep Menengiç Kahvesi, Silifke Yoğurdu, Aydın Memecik Zeytini, Erzincan Tulum Peyniri, Aydın Çam Fıstığı, Afyon Pastırması, Afyon Sucuğu, Antep Fıstık Ezmesi, Mut Zeytinyağı, Kırkağaç Kavunu, Hatay Kaytaz Böreği, Gaziantep Lahmacunu, İpsala Pirinci ve Bursa Kestane Şekeri."
Vodafone yeni nesil 5G çözümlerini, MEXT’te iş dünyasıyla buluşturuyor
17 Kasım 2025 Pazartesi - 09:51 Vodafone yeni nesil 5G çözümlerini, MEXT’te iş dünyasıyla buluşturuyor Vodafone Business, 5G Özel Mobil Şebekesini kurduğu MEXT Teknoloji Merkezi’ndeki alanını, akıllı perakende, akıllı şehircilik, akıllı ulaştırma gibi yeni teknoloji çözümleriyle zenginleştirerek iş dünyasının kullanımına sundu. Vodafone Business, 5G tabanlı ürün ve servislerini iş ortağı olduğu Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) tarafından kurulan MEXT Teknoloji Merkezi’nde işletmelerle buluşturuyor. MEXT’te yer alan Vodafone Business Teknoloji Deneyim Alanı, yenilenen yapısı ve genişleyen çözüm ekosistemiyle ülke sanayisinin dijitalleşmesini sağmaya devam edecek. MEXT Teknoloji Merkezi’ndeki Vodafone Deneyim Alanı’nın tanıtım toplantısına Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, MESS Genel Sekreteri Fatih Ay, MEXT Genel Müdürü Efe Erdem ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu katıldı. Toplantının açılışında konuşma yapan Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, Vodafone Business’ın geliştirdiği çözümlerle ülkemizin sanayisi ve ekonomisinin dijital dönüşümüne destek verirken iş dünyasına geleceğin iş modellerini sunduğunu söyledi. "Bu kapsamda sanayinin dijital dönüşüm merkezi MEXT’le olan iş birliğimizde yeni bir dönemi başlatıyoruz" diyen Kestioğlu, konuşmasına şöyle devam etti: Beş yıl önce MEXT’te Türkiye’nin ilk 5G Özel Mobil Şebekesini kurduk. O günden bu yana, üretimin ve hizmet sektörlerinin geleceğini şekillendiren pek çok çözümü şirketlerle buluşturduk. Şimdi bu iş birliğini bir adım ileri taşıyoruz. MEXT’te bulunan Vodafone Business Teknoloji Deneyim Alanı’nı yenileyerek akıllı perakende, akıllı şehircilik, akıllı ulaştırma gibi yeni deneyim alanlarıyla zenginleştirdik. Yeni alanlarımızla birlikte işletmelere üretimde verimlilik, enerji yönetiminde sürdürülebilirlik ve süreçlerinde dijital çeviklik sağlayacak deneyimler sunuyoruz. Bu kapsamda Vodafone’un Red Enerji platformu; enerji tüketimi, iklimlendirme, aydınlatma ve hava kalitesi takibi gibi alanlarda veri odaklı yönetim imkânı sunarken, Görüntü İşleme Çözümleri de üretim, perakende ve şehir yönetiminde veri analitiğiyle desteklenen akıllı karar süreçlerini mümkün kılıyor. 5G teknolojisiyle desteklenen Kablosuz Sabit Ağ (FWA) ise fiber altyapının bulunmadığı bölgelerde belirli kapasitelere kadar hızlı ve güvenli bağlantı imkânı sunuyor. İş sürekliliği perspektifinden, FWA çözümü yedekli bağlantı senaryolarına uygun yapısıyla kurumlara kesintisiz hizmet sağlarken, hızlı kurulum özelliğiyle de çeviklik kazandırıyor. Teknoloji ile yarını tasarlamak isteyen tüm şirketleri deneyim alanımıza bekliyoruz. Platform olarak şirketlerin dijital dönüşüm yolculuklarında yanlarında olmaya devam edeceğiz." MESS Genel Sekreteri Fatih Ay ise açılışta yaptığı konuşmada şu mesajları verdi: "Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası olarak MEXT’İ 5 sene önce, üretimde dijital ve yeşil dönüşümü hızlandırmak ve sanayimizi ileriye taşımak amacıyla kurduk. Bugün itibariyle, sanayicimiz MEXT’te yapay zekâ projelerini de hayata geçirebiliyor. Sanayimizin verimliliğini ve rekabet gücünü artırmayı hedefleyen MEXT, ülkemizin en kapsamlı teknoloji merkezi konumundadır. Vodafone Business ile MEXT’in kuruluşundan bu yana devam eden stratejik iş birliğimizi, 5G altyapısı sayesinde artık farklı bir seviyeye taşıyoruz. Üretim hatlarında 5G teknolojisi kullanımıyla artık veriler gerçek zamanlı analiz ediliyor, makineler daha güvenli, esnek ve verimli bir şekilde çalışabiliyor. Dolayısıyla, MEXT olarak Vodafone Business ile birlikte sanayimizi 5G altyapısı ve yapay zekânın gücüyle, daha akıllı, hızlı ve veriye dayalı bir üretim altyapısına kavuşturuyoruz." Her sektörün ihtiyacına özel çözümler Etkinlik kapsamında "5G ile Sektörlerin Dönüşümü" başlıklı bir panel de düzenlendi. Panelde OYAK Çimento ve CIMPOR Global CTO & Yönetim Kurulu Üyesi Berkan Fidan, Nestle CDO’su Samet Çokyaşar, Deloitte Uluslararası Telekomunikasyon Uzmanı Dieter Trimmell görüşlerini paylaştı. Yapılan açıklamaya göre platform, merkezdeki teknoloji deneyim alanında yer alan yeni çözümleriyle dijital sanayinin geleceğine yön veriyor. Daha önce merkezi 5G özel ağ (MPN) ile donatan ve "Deneyim Alanı"nda IOT ve bulut teknolojisi ile farklı sektörlerde hayata geçirilen çözümleri tanıtan platform, çok sayıda yeni çözüm ve ürünü iş dünyasının kullanıma sundu. Red Enerji, görüntü işleme tabanlı akıllı şehir çözümleri, siber güvenlik gibi birçok yenilik, MEXT ziyaretçilerine canlı senaryolar üzerinden deneyimlenebiliyor.
Eren Çekiç yeni vergilendirme sistemini anlattı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 09:47 Eren Çekiç yeni vergilendirme sistemini anlattı Balıkesir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Eren Çekiç, 9 Eylül 2025’te Resmî Gazete ’de yayımlanan 10380 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye’de vergi sisteminde gerçekleşen değişikliklerle ilgili açıklamalarda bulundu. Büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ve nüfusu 30 bini aşan ilçelerde faaliyet gösteren bazı mükellef gruplarının, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren basit usulden çıkarılarak gerçek usule geçeceklerini hatırlatan Başkan Çekiç, yaptığı açıklamada detaylı bilgiler verdi. Eren Çekiç, karara göre; her türlü emtia imalatı yapanlar, her türlü emtia alım-satımı yapanlar, inşaat işleri ile uğraşanlar, motorlu taşıt bakım ve onarımı yapanlar, lokanta, kafe ve benzeri işletmeleri, eğlence ve istirahat yerleri işletenler, şehir içi yolcu taşımacılığı yapan taksici, minibüsçü gibi ticari araç sahipleri, kuyumculuk ve benzeri faaliyetlerde bulunanların basit usulden çıkarılarak yeni vergilendirme sistemine tabi tutulacağını söyledi. Söz konusu düzenleme ile daha önce 13 büyükşehirde mal alım satımı, otel, lokanta faaliyeti gibi basit usul kapsamı dışında olan işler, aralarında Balıkesir’de olan diğer 17 büyükşehirde de söz konusu kapsamın dışına çıkarıldığını anlatan Çekiç, "Bu uygulama ile 30 büyükşehirde aynı işi yapanlar için vergileme usulü eşit hale getirildi. Büyükşehirlerde nüfusu 30 binin altında olan ilçelerde faaliyet gösteren esnaf ise gerekli şartları taşımaları halinde basit usulden yararlanmaya devam edecek. Amaç, küçük esnafı korurken büyükşehirlerdeki haksız rekabeti önlemek olarak ifade edilmektedir" dedi. Gerçek Usulde Vergilendirme ne anlama geliyor Gerçek usulde vergilendirme ile ilgili de açıklamalarda bulunan Balıkesir Serbest Mali Müşavirler Odası Başkanı Eren Çekiç, "Bilindiği üzere Basit usulde; vergi muafiyeti bulunmaktaydı, KDV ödenmiyordu, defter tutma zorunluluğu sınırlıydı ve gelir vergisi yılda bir kez ödenirken, geçici vergi ödemesi ise yapılmamaktaydı." şeklinde hatırlatmada bulundu.
Kivi üreticileri İran kivisinden rahatsız
17 Kasım 2025 Pazartesi - 09:32 Kivi üreticileri İran kivisinden rahatsız Yalova Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli, bu yıl hem zirai don nedeniyle verimin düşmesi hem de İran kivisinin piyasaya girmesiyle üreticilerin zor bir hasat dönemi yaşadığını söyledi. TÜİK’in açıkladığı bitkisel üretim tahminine göre Türkiye kivi üretiminin 92 bin tondan yüzde 16 azalışla 77 bin tona gerilemesi bekleniyor ancak sahadaki rakamlar farklı söylüyor. Beşli, Türkiye’nin kivi üretiminin yaklaşık yarısını Yalova’nın ürettiğini belirterek, "Yani tahminler biraz hatalı. Bu yıl zirai don nedeniyle yaklaşık 25 bin tonluk bir rekoltemiz var. Geçen yıla göre yüzde 40’a varan verim kaybı oldu." dedi. Kivinin zirai don destek kapsamında çıkarıldığını hatırlatan Beşli, ilk darbeyi bununla yiyen çiftçinin ikinci darbeyi İran kivisiyle aldığını söyledi. İran’dan gelen ithal kivilerin yeri üretimi baltaladığını dile getiren Beşli, "Erken sokuyorlar piyasaya. Normalde bugün kilogram fiyatlarımız 120-130 lira olması gerekirken 80 liraya düştü. Çiftçi yine umutla beklediği sezonda hayal kırıklığı yaşadı" diye konuştu. Beşli, İran kivisinin çok kalitesiz olduğunu ancak yoğun ithal edildiğini belirterek, "Hem çiftçiye zarar hem de tüketici kalitesiz ürüne para veriyor. İran kivisini sokmayın diyoruz ama sesimizi duyan yok. Biz kivimizi sattıktan sonra ithal etsinler ya da belli bir kota dahilinde izin verilsin. İran’dan ithal kivi girdikçe ve tam hasat dönemi bu yapıldıkça kazanmamız çok zor" ifadesini kullandı.
Tarım işçilerinin grevi mandalinayı dalında bıraktı: Kilosu 3 liraya kadar geriledi
17 Kasım 2025 Pazartesi - 09:32 Tarım işçilerinin grevi mandalinayı dalında bıraktı: Kilosu 3 liraya kadar geriledi Türkiye’nin önemli narenciye üretim merkezlerinden Adana’da geçtiğimiz ay tarım aracılarının 9 günlük yevmiye grevi nedeniyle mandalinalar dalında kaldı. Mandalinanın bahçede kilosu 3 ile 5 liraya kadar geriledi. Türkiye narenciye üretiminin yüzde 40’ını karşılayan Adana’da kent genelinde yaklaşık 383 bin dönüm alanda ekilen mandalinada hasat Eylül ayının sonunda başladı. Bu sene Çukurova’da birçok ürün zirai dondan etkilenirken okitsu, mihowase, early ve primasol cinsi erkenci mandalinalar zirai dondan zarar görmedi. Dönümüne ortalama 4 ile 6 ton arasında verim alınan mandalina, ilk hasat edildiği haftalarda kilosu bahçede kalitesine göre 8 ile 15 lira arasında alıcı buldu. Ancak tarım aracılarının 9 günlük yevmiye grevi sırasında mandalinalar dalında kaldı ve erkenci cins birçok mandalina zarar gördü. İşçilerin grevi bittikten sonra ise portakal hasadının da başlaması, mandalinada rekolte fazlalığı nedeniyle ürün dalında kaldı. Mandalinanın bahçede kilosu 3 ile 5 liraya kadar geriledi. Öte yandan Rusya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç edilen Adana mandalinası, dalında zarar görünce ihraç da edilemedi. "Mandalinalar şu anda 3-5 liradan alıcı buluyor" Konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "9 gün işçiler işe çıkmayınca meyve gecikti. Bu meyvenin bu zamana kalmaması lazımdı. Mandalinalar şu anda raf ömrünü kaybetti ve dış piyasaya gidemiyor, iç piyasada tüketiliyor. Sadece iyi olanlar yurt dışına gönderiliyor. İlk hasatta kilogram fiyatı 15 liraya kadar yükselen mandalinalar şu anda 3-5 liradan alıcı buluyor" ifadelerini kullandı. Çiftçinin tek para kazanacağı ve zirai dondan etkilenmeyen ürünün mandalina olduğuna dikkat çeken Doğan, "Zirai dondan tek mandalina etkilenmedi ve soğuk nedeniyle bazı cinslerde verim daha çok arttı. Kesimler eğer zamanında yapılsaydı bu meyveler ağaçta kalmayacaktı. Ekim ayının sonunda hasadı bitmesi gereken mandalinada hasat, Kasım ayının ortasına gelmemize rağmen devam ediyor" dedi. "Yüzde 10-20 ürün ağaçta kalacak" Hatay ve Adana’da mandalinaların dalında kalacağını belirten Doğan, "Mandalina verimi çok olduğu için Hatay ve Adana’da yüzde 10-20 ürün ağaçta kalacak. Zamanında kesilseydi bu meyveler ağaçta kalmayacaktı. Hem milli ekonomiye, hem de çiftçimize zarar oldu" diye konuştu.
Sarıgöl’de pekmez yapımına hız verildi
16 Kasım 2025 Pazar - 19:48 Sarıgöl’de pekmez yapımına hız verildi Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde 2025 yılı Sultaniye üzümlerinden pekmez üretimi yoğun bir şekilde devam ediyor. Üzüm bağlarından özenle toplanan kaliteli üzümler, geleneksel yöntemlerle işlenerek kazanlarda saatlerce kaynatılıp pekmeze dönüştürülüyor. Kış aylarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan pekmez, özellikle sabah kahvaltılarında sıkça tüketiliyor. Evlerde ihtiyaç fazlası olarak üretilen pekmezler ise özel sipariş üzerine satışa sunuluyor. Üretim sürecinde konu komşunun imece usulü bir araya gelmesi, Sarıgöl’de yıllardır sürdürülen geleneksel pekmez kültürünün yaşatıldığının da en önemli göstergesi. Sarıgöllü ev kadınları, pekmez yapım aşamalarını şu sözlerle anlattı: "Üzümleri iyice yıkadıktan sonra çuvalların içine koyuyoruz. Daha sonra ayaklarımızla ezerek üzüm suyunu (şırasını) çıkarıyoruz. Elde edilen bu şıra kazanlarda saatlerce kaynatılıyor ve pekmezimiz hazır hale geliyor. Şişelere doldurduktan sonra güneş görmeyen yerlerde saklıyoruz." Evlerde üretilen ihtiyaç fazlası pekmezlerin tanıdıklara satıldığını belirten üreticiler, bu yıl pekmezin litre fiyatının 400 ile 500 lira arasında değiştiğini söyledi. Vitamin ve mineral açısından oldukça zengin olan pekmez, hem sade olarak hem de tahinle karıştırılarak tüketiliyor. Ayrıca birçok evde pekmezle yapılan kek ve tatlıların da kış aylarında sofraları süslediği ifade edildi.