EKONOMİ
Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu 27 Nisan 2026 Pazartesi - 23:08:37 Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 20:50 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sırbistan ile ticaret hacmimizi 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Sırbistan ile 2025 yılında 3,4 milyar dolar seviyesine çıkan ticaret hacmimizi, Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği ortak hedefimiz olan 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Sırbistan’ın Ankara Büyükelçiliği tarafından Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘Sırbistan Ulusal ve Silahlı Kuvvetler Günü Resepsiyonu’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Türkiye ile Sırbistan arasında inşa edilen ikili ilişkilerin karşılıklı güven ve saygı temelinde güçlenmeye devam ettiğini söyledi. Yılmaz, Sırbistan’ı Balkanların istikrarı açısından kilit önemde bir ülke olarak gördüklerini ve Türkiye-Sırbistan ilişkilerinin Balkanların tamamında olumlu sonuçlar doğuracağına inandıklarını da sözlerine ekledi. "Başbakan Matsut ile iki ülke uzmanlarını bir araya getirecek bir etkinlik düzenlenmesi hususunda mutabık kaldık" Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vui’in 12 Şubat’ta Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere güç veren önemli bir adım olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bu minvalde Antalya Diplomasi Forumu kapsamında ağırlama imkânı bulduğum Başbakan Sayın Matsut’la gerçekleştirdiğim görüşmede, ikili ilişkilerimizin daha da güçlendirilmesi konusunda yapılabilecek müşterek çalışmaları ele aldık. Sayın Başbakan’la işbirliğimizin akademik ve bilimsel alanlara teşmili ve bu kapsamda iki ülke uzmanlarını bir araya getirecek bir etkinlik düzenlenmesi hususunda mutabık kaldık" ifadelerine yer verdi. Gelecek yık Sırbistan’ın ev sahipliği yapacağı Expo 2027 hazırlıklarını ilgiyle takip ettiklerine de değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ikili ticari ve kültürel ilişkilerin tahkimi için fırsatlar sunması beklenen fuara Türkiye’den de güçlü bir katılım olacağını sözlerine ekledi. "Sırbistan ile ticaret hacmimizi 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" İkili iş birliğinin lokomotifini ekonomik ve ticari ilişkilerin oluşturduğuna dikkati çeken Yılmaz, "2025 yılında 3,4 milyar dolar seviyesine çıkan ticaret hacmimizi, Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği ortak hedefimiz olan 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz. Müteahhitlik firmalarımızın Sırbistan’da 2 milyar dolarlık iş hacmine ulaşmalarından memnuniyet duyuyor, bunu elbirliğiyle daha da arttıracağımıza olan inancımızı tekrarlıyoruz. Bu meyanda Sırp kanadının eşbaşkan atamasını müteakiben Türkiye-Sırbistan Karma Ekonomik Komisyonu’nun 4. Toplantısı’nın icra edilecek olmasının önemli olduğunu değerlendiriyoruz" dedi. "Son iki yılda Sırbistan’ı en çok ziyaret eden yabancı turistler Türk vatandaşları oldu" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, savunma sanayii alanında da iş birliğini geliştirmekte fayda gördüklerini aktararak, sözlerine şöyle devam etti: "Sırbistan’la ilişkilerimizde ulaştığımız yüksek seviyenin bir diğer tezahürü de turizm alanında tesis ettiğimiz yakın işbirliğidir. Son iki yılda Sırbistan’ı en çok ziyaret eden yabancı turistler Türk vatandaşları oldu. Sırbistan vatandaşlarının tercihleri arasında ise ülkemiz ikinci sırada geliyor. Vatandaşlarımızın bu ziyaretlerinde edindikleri olumlu intiba ile ülkelerimiz arasında kurduğumuz dostluk bağları daha da güçlenmektedir." Sırbistan’ın Ankara Büyükelçisi Atsa Yovanoviç ise, bölgenin tarihi deneyiminin Sırbistan’a diyalog, iş birliği ve karşılıklı saygının kalıcı güvenliğe giden en iyi yol olduğunu gösterdiğini kaydederek, ortak ve daha geniş bölgede istikrarın etkili bir faktörü olan Türkiye ile ilişkilerin gelişmesine önem verdiklerini dile getirdi. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Sırbistan’ın Ankara Büyükelçisi Atsa Yovanoviç’in yanı sıra çok sayıda yabancı misyon temsilcisi de katıldı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:49 Malatya’da kalkınma hamlesi AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Fırat Kalkınma Ajansı’na gerçekleştirdiği ziyarette kentin üretim kapasitesini artırmaya yönelik projeleri, 2026 yılı için belirlenen stratejik yatırım alanlarını ve yatırımcılara sunulan destek mekanizmalarını Genel Sekreter Mehmet Budancamanak ve katılımcılar ile kapsamlı şekilde değerlendirdi. Ölmeztoprak, Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında hayvancılık, yüksek teknoloji üretimi, tarıma dayalı sanayi ve tıbbi cihaz sektörlerinde yeni yatırımların planlandığını belirtirken, 15 Mayıs 2026’ya kadar ön başvuru yapılmaması halinde yatırımcıların hak kaybı yaşayacağını vurguladı. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Fırat Kalkınma Ajansı’nı ziyaret ederek, Genel Sekreter Mehmet Budancamanak ile bir araya geldi. Malatya’nın ekonomik gelişimine yönelik yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Ölmeztoprak, Malatya’nın kalkınma sürecinde sahada yürütülen projelerin somut sonuçlarının önemine dikkat çekti. Ölmeztoprak, "Yatırımcılarımızın sunulan desteklerden etkin şekilde yararlanması, üretim gücümüzün artması açısından kritik bir başlık" dedi. Yerel kalkınma hamlesi ve sanayi adımları Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın Malatya için önemli bir fırsat sunduğunu dile getiren Ölmeztoprak, bu sürecin üretimden ihracata uzanan geniş bir dönüşüm anlamına geldiğini söyledi. Savunma sanayi yatırımlarına da değinen Ölmeztoprak, "ASELSAN’ın Malatya’daki üretim süreci Mayıs ayı itibarıyla başlıyor. Bu gelişme, yüksek teknoloji yatırımları açısından şehrimiz için yeni bir dönemin kapısını aralıyor" ifadelerini kullandı. Başvuru takvimine uyarı Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında yatırım başvurularının devam ettiğini hatırlatan Ölmeztoprak, sürece ilişkin uyarıda bulundu. Ölmeztoprak, "15 Mayıs 2026 tarihine kadar ön başvurusunu yapmayan gerçek ve tüzel kişiler, esas başvuru hakkını kaybedecek. Başvurular Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın sistemi üzerinden online olarak yapılıyor" dedi. Ön başvuruların ardından iki aylık süreçte esas başvuruların alınacağını belirten Ölmeztoprak, "Bu sürecin devamında projelendirme, fizibilite ve sunum aşamalarını Fırat Kalkınma Ajansımız ve Bakanlığımız birlikte yürütecek" şeklinde konuştu. Malatya’nın stratejik yatırım alanları Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın yatırım başlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ölmeztoprak, "En az 1000 büyükbaş kapasiteli entegre et ve süt hayvancılığı, ileri teknoloji elektronik sistem üretimi, kayısı başta olmak üzere tarımsal ürünlerden katma değerli üretim ve tıbbi cihaz üretimi öncelikli alanlarımız arasında yer alıyor" dedi. Fırat Kalkınma Ajansı’nın destekleri Fırat Kalkınma Ajansı’nın bugüne kadar sağladığı desteklere değinen Ölmeztoprak, "2010-2025 yılları arasında 405 projeye yaklaşık 3 milyar lira destek sağlandı. Bu süreçte toplam yatırım hacmi 4,6 milyar liraya ulaştı" dedi. 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara da değinen Milletvekili Ölmeztoprak, "Deprem sonrası süreçte 11 projeye toplam 102 milyon lira destek sağlandı" ifadelerini kullandı. Organize sanayi bölgelerinde altyapının yeniden işler hale getirildiğini belirten Ölmeztoprak, tarımsal üretimi desteklemek amacıyla makine parklarının da devreye alındığını söyledi. KOBİ’lere ve istihdama destek Yeşil Dönüşüm ve Sosyal Kapsayıcı Finansman Programı kapsamında sağlanan desteklere ilişkin konuşan Ölmeztoprak, "Kadın ve genç istihdamını artıran işletmelere önemli destekler sunuyoruz. En az 10 kişilik istihdam sağlayan işletmelerimiz, 7 milyon 500 bin liraya kadar sıfır faizli makine ve ekipman desteğinden yararlanabiliyor" dedi. Sosyal kalkınma başlıklarının da önem taşıdığını vurgulayan Ölmeztoprak, kadınlara yönelik mesleki eğitim atölyeleri, gençlere teknik eğitim programları, kadın yaşam merkezleri ve kooperatif destekleriyle sosyal yapının güçlendirildiğini söyledi. Açıklamasının sonunda yatırımcılara çağrıda bulunan Ölmeztoprak, "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında ön başvurular 15 Mayıs 2026 tarihine kadar devam ediyor. Tüm yatırımcılarımızı bu sürece dahil olmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Aliağa’daki çimento öğütme/paketleme tesisine ÇED onayı
05 Aralık 2025 Cuma - 11:07 Aliağa’daki çimento öğütme/paketleme tesisine ÇED onayı Batıçim Batı Anadolu Çimento A.Ş., İzmir Aliağa’da kuracağı yıllık 3,5 milyon ton kapasiteli çimento öğütme ve paketleme tesisi için ÇED onayı aldı. Grubun uluslararası pazarlarda ihracat hacmini artıracak stratejik yatırımın, Ege Bölgesi’ni ihracata en entegre üretim merkezlerinden biri haline getirmesi bekleniyor. Nakliye süreçlerinin Limana yakın konumuyla nakliye süreçlerinin optimize edilmesini sağlayarak lojistik maliyetleri azaltacak yatırımın ilk fazı, yıllık 1 milyon 750 bin ton kapasiteyle devreye alınacak. Ege Bölgesi’nin köklü sanayi topluluklarından Batı Anadolu Şirketler Topluluğu’nun amiral gemisi Batıçim, çimento sektöründeki rekabet gücünü artırmak ve ihracat odaklı büyüme stratejisini güçlendirmeyi amaçladığı Aliağa yatırımında Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) onayı aldı. Liman üzerinden gerçekleştirilecek sevkiyat kabiliyeti sayesinde grup, ihracat pazarlarına erişimini hızlandırmayı ve bu pazarlardaki rekabetçiliğini artırmayı hedefliyor. Genişleme hamlesiyle çimento satış hacminin 4,9 milyon tona ulaşması, ihracat payının ise orta vadede yüzde 45-50 bandına taşınması öngörülüyor. Bölgeye istihdam, ihracat artışı ve tedarik zincirinde genişleme gibi çok yönlü ekonomik faydalar getirmesi de beklenen projenin 2027-2028 döneminde devreye alınması hedefleniyor. Liman içinde üretim modeli ‘Limanın içinde üretim’ modeliyle işleyecek tesis, lojistik maliyetleri önemli ölçüde düşürerek ihracat pazarlarında rekabet gücünü artıracak. Bugün 20’nin üzerinde ülkeye ihracat yapan şirket, bu hamle ile ABD, Kanada, Güney Avrupa ve Akdeniz havzası gibi stratejik pazarlara daha hızlı ve rekabetçi bir şekilde ulaşma imkânı bulacak. Lojistik optimizasyon sayesinde karbon ayak izini azaltarak sürdürülebilir üretime de önemli katkı sağlayacak yatırım ile Ege’nin çimento devi, Türkiye’de sektörünün lider oyuncuları arasındaki yerini sağlamlaştırmayı ve ihracatta ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlamayı planlıyor. Gelecek vizyonunda önemli adım Yatırımın grubun gelecek hedefleri arasında stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Batı Anadolu Şirketler Topluluğu İcra Kurulu Üyesi, Üretim Operasyon Grup Başkanı Caner Türkyener, "Aliağa çimento öğütme ve paketleme tesisi yatırımı hem çimento sektöründeki yeni dinamiklere hem de grubumuzun uzun vadeli büyüme vizyonuna yanıt veren stratejik bir adım. Çimento artık büyük ölçüde lojistik maliyetleri belirleyen bir ürün. Hammaddeden ihracata kadar tüm zincirin optimize edilmesi önem arz ediyor. Aliağa’daki öğütme ve paketleme tesisi; limana doğrudan erişimi, güçlü sanayi altyapısı ve ihracat odaklı konumu sayesinde bize çok ciddi bir rekabet avantajı kazandıracak. Kısacası, Batıçim’in gelecek vizyonu açısından çok önemli bir yerde konumlanan bu yatırım hem grubumuzun hem de Türkiye’nin ihracat hedeflerine önemli bir katkı sağlayacak" dedi. Proje iki fazda planlanıyor Yapılan açıklamaya göre, Aliağa-Nemrut bölgesinde planlanan kapasite artışı, grubun stratejik dönüşüm süreciyle uzun vadeli büyüme planının ana eksenini oluşturuyor. İki fazdan oluşan değirmen yatırımı; ilk etapta yaklaşık 2 milyon ton, tamamıyla devreye alındığında ise yıllık 3,5 milyon ton kapasiteyle faaliyette olacak. Mevcutta 5,8 milyon ton olan üretim kapasitesini yatırımın tamamlanmasıyla yaklaşık yüzde 60 artıracak şirketler topluluğu, lojistik maliyetlerinde düşüş, sevkiyat hızında artış ve ihracat pazarlarına daha rekabetçi bir konuma gelecek.
Trendyol, 15 ülkede kasım kampanyalarını tamamladı
05 Aralık 2025 Cuma - 10:57 Trendyol, 15 ülkede kasım kampanyalarını tamamladı E-ticaret platformu Trendyol, kasım ayında gerçekleştirdiği kampanyalarla hem Türkiye’de hem de yurt dışında öne çıktı. 15 ülkede eş zamanlı yürütülen kampanya döneminde Trendyol, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da alışveriş kategorisinde öne çıkan uygulama oldu. Trendyol, bu yıl ‘Süper Alışveriş Günleri’ ve ‘Efsane Günler’ kampanyalarını Türkiye ile birlikte 15 ülkede aynı anda yürüttü. Böylece kasım kampanyalarıyla oluşan e-ticaret ve e-ihracat hacmiyle Trendyol satıcılarının işlerini Türkiye’nin yanı sıra yurt dışı pazarlarda da büyütmesini sağladı. E-ticaret platformu ayrıca kampanya süresi boyunca pazarlama ve lojistikten avantajlı finansman erişimine pek çok desteği de iş ortaklarına sundu. Türkiye’deki üretici, esnaf ve KOBİ’lerin ürünlerinin yurt içinde ve yurt dışında milyonlarca müşteriyle buluşmasını sağlayan platformda, satıcıların toplam Trendyol satışları içindeki payı ise yüzde 90’ın üzerinde gerçekleşti. Yapılan açıklamaya göre, Kasım ayında e-ticaret platformuna toplam 2 milyarın üzerinde ziyaret gerçekleşirken, bunun 550 milyonundan fazlası yurt dışındaki kullanıcılardan geldi. Kasım ayı boyunca Trendyol satıcıları Türkiye ve uluslararası pazarlardaki müşterilerine toplam 140 milyon ürün satışı gerçekleştirdi. E-ticaret platformunun Kasım ayında günlük ortalama aktif kullanıcı sayısı ise 30 milyonu aştı. Günlük 5,2 milyon kargo sevkiyatı Açıklamaya göre, e-ticaret platformu, uygulama performansında da Kasım ayında uluslararası pazarlarda öne çıktı. Platform, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da mobil uygulama mağazalarının alışveriş kategorilerinde 1 numaraya yerleşti. E-ticaret platformu, lojistik operasyonlarında da Kasım döneminde faaliyet gösterdiği tüm pazarlarda günlük 5,2 milyon kargo sevkiyatına ulaşarak yeni bir gönderim rekoru kırdı. Orta Doğu ve Avrupa’dan güçlü talep Üç büyük ilin ardından en çok e-ihracat yapan satıcıların bulunduğu ilk üç şehir Bursa, Denizli ve Gaziantep olurken; uluslararası pazarlarda en fazla alışveriş yapılan şehirler ise Riyad, Bükreş ve Bakü oldu. Hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlar toplamında en yüksek satış performansını ise Kocaeli, Bursa ve Kayseri’deki satıcılar gösterdi.
Türk enerji sektöründe yeşil ve dijital becerilerin geliştirilmesi için yeni yol haritası
05 Aralık 2025 Cuma - 10:54 Türk enerji sektöründe yeşil ve dijital becerilerin geliştirilmesi için yeni yol haritası UNDP ICPSD ile EBRD iş birliğiyle kurulan ve Enerjisa Enerji’nin özel sektör paydaşı ve faydalanıcısı olduğu ‘Kapsayıcı Bir Gelecek İçin Beceriler Ağı (S4IF)’ kapsamında, enerji sektörünün yeşil ve dijital dönüşümünün gerektirdiği mesleki becerilere sahip iş gücü geliştirme amaçlı bir yol haritası oluşturuldu. Türkiye’nin önde gelen elektrik dağıtım ve perakende satış şirketlerinden Enerjisa Enerji, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi (UNDP ICPSD) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ortaklığında enerji sektörünün yeşil ve dijital ikiz dönüşümüne hazırlanması amacıyla nitelikli iş gücü gelişimini destekleyen kapsayıcı bir ortak girişim hayata geçirdi. Enerjisa Enerji’nin ilk özel sektör paydaşı ve faydalanıcısı olduğu ‘Kapsayıcı Bir Gelecek İçin Beceriler Ağı (Skills for an Inclusive Future - S4IF)’ kapsamında oluşturulan "Türkiye Enerji Sektöründe Yeşil ve Dijital Becerilerin Geliştirilmesi Ortak Girişimi" ve bu kapsamda hazırlanan rapor, Ankara’da kamuoyuna tanıtıldı. Şirketin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya, Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, UNDP Türkiye Temsilci Yardımcısı Mustafa Ali Yurdupak, EBRD Avrasya Bölgesi Enerji Sektörü Başkanı Şule Kılıç katıldı. 2024’te Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen COP29’da uluslararası arenada ilk kez duyurulan iş birliğinin ilk somut çıktısı olan "Türkiye’nin Enerji İş Gücünde Yeşil ve Dijital Beceriler: İkiz Dönüşüm Rehberi" raporunun bulgularının da paylaşıldığı toplantıda enerji sektörünün geleceği ve Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma amaçları açısından taşıdığı stratejik önem vurgulandı. Raporda, Türkiye’nin enerji sektöründeki mevcut iş gücü kapasitesi, beceri açıkları ve gelişim alanları detaylı biçimde analiz edilirken, sektörün yeşil ve dijital dönüşüme uyumu için kapsamlı bir yol haritası sunuluyor. Türkiye’nin 2053 net-sıfır hedefi ile uyumlu olarak hazırlanan yol haritası, enerji sektöründe adil ve kapsayıcı bir dönüşümün nasıl mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Kadınlar, gençler ve kırsal bölgelerdeki bireyler için fırsat eşitliğini önceliklendiren yaklaşım, sektörün rekabetçiliğini, yenilikçiliğini ve sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi de hedefliyor. Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, girişimin Türkiye’nin enerji dönüşümü açısından önemini şöyle vurguladı: "Şirket olarak sektörümüzün dönüşümüne liderlik ederken, iş gücümüzün yeşil ve dijital becerilerle donatılması için de çalışmaya devam ediyoruz. İnsana yatırım yapmadan, fırsat eşitliğini sağlamadan ve nitelikli istihdamı desteklemeden gerçek bir dönüşümün mümkün olmayacağını biliyor ve iş birliklerimizi de buna göre şekillendiriyoruz. Bu kapsamda paydaşlarımızla projeler geliştiriyor, anlamlı ortaklıklar kuruyor ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımımız sayesinde ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuzu daha da güçlendiriyoruz. Şirket olarak daha yeşil, daha dijital, daha kapsayıcı bir enerji geleceği inşa etmek için tüm paydaşlarımızla çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz." UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Mustafa Ali Yurdupak, girişimin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından kritik bir rol oynadığını belirterek şunları söyledi: "Bugün tanıtımını yaptığımız EBRD-UNDP-Enerjisa Enerji Ortak Girişimi, enerji sektöründeki beceri açıklarını belirleyerek, Türkiye enerji sektörünün daha dirençli, kapsayıcı ve rekabetçi bir yapıya kavuşması için çalışıyor. UNDP Türkiye olarak, Kapsayıcı Bir Gelecek İçin Beceriler İşbirliği Ağı’nın ilk ülke çalışması olan S4IF Türkiye’yi hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. S4IF Türkiye, Türkiye’nin yeşil ve dijital dönüşüm sürecinde ihtiyaç duyduğu kapsayıcı becerilerin geliştirilmesini destekleyecek. Bu çerçevede, özel sektörün bilgi ve deneyimini kamu politikalarıyla buluşturarak, beceri geliştirme alanında daha etkili ve sürdürülebilir çözümler üretmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, S4IF Türkiye kapsamında geliştirilecek yeni ortaklıklar yoluyla özel sektörün beceri geliştirme süreçlerine daha aktif katılımını da amaçlıyoruz. Bu girişim, sadece Türkiye için değil, aynı zamanda S4IF İşbirliği Ağı’nın diğer ülke çalışmaları için de bir model teşkil edecek. UNDP Türkiye olarak, bu süreci ulusal önceliklerle uyumlu şekilde yönlendirmeye ve kapsayıcı istihdama destek vermeye kararlıyız." EBRD Avrasya Bölgesi Enerji Sektörü Başkanı Şule Kılıç, enerji dönüşümünde iş gücü kapasitesinin güçlendirilmesinin önemini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bugün, Türkiye dahil, Bankamızın faaliyet gösterdiği birçok ülkede mesleki ve teknik beceri açıkları dönüşümün önündeki en büyük engellerden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye’de enerji yatırımlarımız hızla devam ederken, geleceğin enerji sektörü iş gücünü oluşturacak gençlerimizin yeşil ve dijital dönüşümün gereklerine uygun beceriler kazanmalarını desteklemek üzere UNDP ve Enerjisa Enerji ile iş birliği yapmaktan memnuniyet duyuyoruz. Kamu, özel sektör ve eğitim kurumları başta olmak üzere tüm paydaşlarımızla iş birliği içinde geleceğin enerji sektörünü birlikte inşa etmek için çalışmaya devam edeceğiz."
Kırşehir halkı Gazze için tek yürek oldu
05 Aralık 2025 Cuma - 10:47 Kırşehir halkı Gazze için tek yürek oldu Kırşehir’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çağrısı üzerine İl Müftülüğü koordinesinde Cacabey Meydanı’nda Gazze yararına "Hayır Çarşısı" kuruldu. Din görevlilerinin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, Kur’an kursu kursiyerleri ile eğitimci kadınlar evlerinde hazırladıkları pasta, börek, gözleme, tatlı ve çay satışlarını gerçekleştirdi. Meydanda piyasa fiyatlarının altında sunulan ürünler vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Yoğunluk nedeniyle stantlar gün boyunca hareketliliğini korurken, elde edilecek gelirin Gazze’de savaşın yaralarını sarmak amacıyla kullanılacağı belirtildi. Din görevlisi Yunus Aydın, halkın desteğinin kendilerini mutlu ettiğini ifade ederek, "Vatandaşın ilgisi gerçekten yoğun. Savaştan çıkan bölgede yaraların sarılması adına kurulan bu hayır çarşısına herkes duyarlılık gösterdi" dedi. Vatandaşlardan Gülsüm Türk ise, kadınların fedakarlıklarına dikkat çekerek, "Duyarlı insanların varlığı bizi sevindiriyor. Kadınlar hem maddi hem manevi varlıklarıyla burada. Gazze için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Soğuk havada burada bulunmak, orada yaşananları daha iyi anlamamıza vesile oluyor" ifadelerini kullandı. Hayır çarşısının gün boyu açık kalacağı ve elde edilen tüm gelirin Gazze’ye ulaştırılmak üzere ilgili kurumlara teslim edileceği öğrenildi.
Başkan Günel: ’Kuşadası turizmde yeniden marka kent oldu’
05 Aralık 2025 Cuma - 10:46 Başkan Günel: ’Kuşadası turizmde yeniden marka kent oldu’ Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, 19’uncu TTI İzmir Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi’nde düzenlenen ‘İlçelerin Kalkınmasında Turizmin Rolü isimli panele katıldı. Panelde, Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Moderatör Orhan Belge’nin sorularını yanıtlayan Başkan Ömer Günel, "Çalışmalarımız sayesinde Kuşadası Türkiye turizminde yeniden marka kent haline geldi. Her yıl kendi turist rekorunu kırıyor" dedi. TTI İzmir 19’uncu Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 54 ülkenin katılımıyla dün başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TÜRSAB iş birliğiyle düzenlenen fuarı, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel de ziyaret edip, ‘İlçelerin Kalkınmasında Turizmin Rolü isimli panele katıldı. Panelde, ÇEŞTOB Başkanı Moderatör Orhan Belge’nin sorularını yanıtlayan Başkan Ömer Günel, Kuşadası’nda turizminin 12 aya yayılması için hayata geçirdikleri projeler ile yapılması gerekenleri anlattı. Başkan Ömer Günel, panelin başında Kuşadası’nda turizm kaynaklı yaşanan zorluklara değindi. Turizm kenti olmanın öne çıkan sorunlarından birinin fiili nüfusun resmi nüfusun üzerine çıkması olduğunu belirten Başkan Ömer Günel, "Devletten resmi nüfus oranında bütçe alıyoruz. Ancak alınan bütçe fiili nüfusun ihtiyaçlarını karşılamakta eksik kalıyor. Bu da zaman zaman arzu edilen hizmetin verilememesine neden oluyor. Bu sorun aslında birçok kıyı turizm kentimizin de sorunu" dedi. Panelde, Avrupa’nın en büyük kongre merkezlerinden biri olan KOMER’in son durumuyla ilgili soruyu da yanıtlayan Başkan Ömer Günel, "Efes Kongre Merkezi, 2013 yılında açılan; maliyeti o dönemin parasıyla 100 milyon doları bulan bir tesis. Ancak dev tesis yıllardır kapalı. Bu bizim de kanayan yaramız. Efes Kongre Merkezi’nin en kısa sürede tekrar faaliyete geçmesi için en başından beri büyük çaba sarf ettik. Kuşadası’nda turizmi 12 aya çıkarmak için yapılan en büyük yatırımlardan biri olan KOMER için üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Lakin ne yazık ki bu konuda herhangi bir gelişme olduğu müjdesini size veremiyorum" diye konuştu. Göreve geldikten sonra yaptıkları çalışmalar sayesinde Kuşadası’nın Türkiye turizminde yeniden marka kent olduğuna da dikkat çeken Başkan Ömer Günel, "Son yıllarda, küresel ve bölgesel olumsuzluklardan dolayı marka değerini yitiren Kuşadası’na yeniden marka değerini kazandırdık. Bunu yaparken de Kuşadası’nda turizmi 12 aya yaymak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız, dünya çapında tanınan bir turizm kenti olmanın yanı sıra, kültürel ve doğal mirasımızı koruyarak, sürdürülebilir bir turizm destinasyonu olmak. 2019 yılında turizm seferberliğimizin başlamasıyla; turist sayısı hızla arttı. 2020-2021 yılları pandemi dolayısıyla durgun geçmiş olsa da 2022 itibariyle, hem kruvaziyer turizminde hem konaklamalı turizmde her yıl kendi rekorumuzu kırıyoruz. Hali hazırda gelen turist sayısı 1,5 milyon sınırına yaklaştı. 2026 yılında kruvaziyer yolcusu ile beraber 2,5 milyon turist ağırlamayı bekliyoruz. Kentimiz 22 adet 5 yıldızlı otel ve 29 bin 437 nitelikli yatak kapasitesine sahip. Otel ve tesislerimizde nitelikli yatak kapasitesi her yıl ortalama yüzde 5-10 oranında artmakta. 2026 sezonunda 4 zincir otel ve 3 bin 500 nitelikli yatak sahibi daha olacağız" dedi. Kuşadası Belediyesi olarak turizm fuarlarını da çok önemsediklerini belirten Başkan Günel, sözlerini şöyle tamamladı: "Kentimizin doğal, tarihi, kültürel zenginliklerini; alternatif turizm potansiyelini ve konaklama imkanlarını tanıtmak amacıyla turizmcilerimizle iş birliği içerisinde önemli turizm fuarlarına katılım sağlıyoruz. Fuarlarda turizmcilerle ve acente temsilcileriyle birebir görüşmeler gerçekleştirerek kentimizin etkin tanıtımını yapıyoruz. İngiliz turizm firmalarıyla da iş birliği içerisindeyiz. Bunun da karşılığını almaya başladık. Gelecek yıl Türkiye genelinde İngiliz turist sayısında azalma beklenirken bizim kurduğumuz temaslar sayesinde Kuşadası’nda artış yaşanacak. Bunun yanında kentimizde turizm yatırımları da yapıyoruz. Davutlar Mahallesi’nde hizmete açtığımız Ada Camping, bugün Türkiye’nin en çok tercih edilen kamp ve karavan merkezi. Yine dijital göçebeler için yaşama geçirdiğimiz Kampinova yeni turizm anlayışına farklı bir soluk getirdi. Ayrıca Kuşadası’nda yerli ve yabancı ziyaretçilerimiz için de yeni turistik ve kültürel rotalar kazandırdık"
ASO’dan ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’
05 Aralık 2025 Cuma - 10:21 ASO’dan ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’ Ankara Sanayi Odası (ASO), Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunun anahtarı olacak önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 11 Aralık’ta ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’ düzenlenecek. Sanayinin dijital dönüşümüne yönelik çalışmalarını sürdüren ASO, yazılım sektörünün tüm paydaşlarını ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’nde bir araya getiriyor. 11 Aralık’ta Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek zirvede kamu ve özel sektör temsilcileri, sanayiciler, akademisyenler ve öğrenciler bir araya gelecek. Etkinlikte yazılımın sanayiye entegrasyonu ve sektörün geleceği tüm yönleriyle ele alınacak. ASO 35’inci Bilgisayar Yazılımları Sanayi Meslek Komitesi’nin koordinasyonunda düzenlenecek zirvenin açılış konuşmalarını TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, ASO Başkanı Seyit Ardıç ile ASO Bilgisayar Yazılım Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Nuray Başar yapacak. Yazılım firmalarının bir nevi ‘orta ömür tuzağına’ düşmemeleri ve büyümelerinin devam edebilmesinin önündeki ana konular olarak görülen ürün yönetimi, markalaşma ve şirketlerin sürdürülebilirliğini etkileyen diğer konular masaya uzmanlarınca yatırılacak. "Yazılım sektörü, sanayinin merkezi haline geldi" ASO Başkanı Seyit Ardıç, sanayileşmenin yalnızca fiziksel üretimden ibaret olmadığını, dijital bir platforma taşındığını belirterek, "Yazılım, sanayiyi sadece destekleyen bir unsur değil, sanayinin merkezi haline gelmiştir" dedi. Türkiye’nin rekabet gücünün yalnızca fiziksel üretim kapasitesiyle değil, dijital üretim kapasitesiyle de şekillendiğini ifade eden Ardıç, sözlerine şöyle devam etti: "Sanayi 4.0, yapay zeka, büyük veri ve otomasyon gibi kavramlar sanayimiz ile bütünleşmek zorundadır. Sanayimizin yazılımla bütünleşmesi ve entegre olması teknoloji bağımlılığımızı azaltacak; katma değeri yükseltecek bir katkı da verecektir. Türkiye bu ekosistemi güçlendirdiği ölçüde uluslararası arenada önemli bir oyuncu ve rekabet gücü yüksek bir ülke olarak öne çıkacaktır. Biz de Ankara Sanayi Odası olarak bu vizyonla önemli bir etkinliğe imza atıyoruz. Bu etkinlik, sanayimizin yazılımla entegrasyonunu ve yazılımın önümüzdeki dönemde üretime katkısını tartışacağımız önemli bir platform olacaktır. Ülkemizin dijital dönüşüm yolculuğunun anahtarı olacağına inandığımız Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Yüzyılında Yazılımın Sanayileşmesi Zirvesi’nin önemli bir beyin fırtınası ortamı oluşturacağına inanıyor, katılımlarınızı bekliyorum." Etkinliğe kayıtlar ‘https://yazilimzirvesi.aso.org.tr/kayit’ adresinden yapılabilecek.
"Emlak vergisine beklenen üst sınır geldi"
05 Aralık 2025 Cuma - 10:15 "Emlak vergisine beklenen üst sınır geldi" Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Emlak vergisindeki artışlara üst sınır getirilmiş olması sektörümüz adına sevindirici bir adımdır. 2026 yılı vergi değerlerinin, 2025 yılı değerlerinin en fazla iki katı ile sınırlandırılması, hem mükellefleri yüksek bir vergi yükünden koruyacak hem de piyasadaki belirsizliği azaltacaktır" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilen önerge ile, önümüzdeki yıl uygulanacak emlak vergisi değerlerine önemli bir üst sınır getirildi. Buna göre, 2026 yılı için hesaplanan bina ve arazi vergi değerleri, 2025 yılına ait vergi değerlerinin en fazla 2 katı olabilecek. 2027-2029 döneminde ise vergi değerleri, bir önceki yıl matrahlarının yeniden değerleme oranı kadar artırılması yöntemiyle belirlenecek. "Vergi artışına tavan, kira istisnasına devam" TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hakkında değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, düzenlemenin gayrimenkul sektörü açısından kritik bir önem taşıdığını vurguladı. Özelmacıklı, "Emlak vergisindeki artışlara üst sınır getirilmiş olması sektörümüz adına sevindirici bir adımdır. 2026 yılı vergi değerlerinin, 2025 yılı değerlerinin en fazla iki katı ile sınırlandırılması, hem mükellefleri yüksek bir vergi yükünden koruyacak hem de piyasadaki belirsizliği azaltacaktır. Gelecek yıllardaki artış ise yeniden değerleme oranının yarısı üzerinden yeniden değerleme oranı üzerinden uygulanacak. Ayrıca Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kaldırılması öngörülen konut kira istisnasındaki değişiklikten şimdilik vazgeçildi" dedi. "Tapuda eksik beyan cezaları 4 kat arttı" Gayrimenkul satışlarında gerçek beyanın esas alınması amacıyla yapılan düzenleme hakkında da bilgi veren Özelmacıklı, "Harçlar Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle tapu harcındaki eksik beyanın tespit edilmesi hâlinde uygulanacak vergi zıyaı cezası da 4 kat arttı. Bu kapsamda gayrimenkul alım-satımlarında beyan edilen bedel emlak vergisi değerinden az olmamak üzere tapu harcı hesaplanacak, gerçeği yansıtmayan beyanlarda aradaki fark için uygulanacak vergi cezası mevcut durumda yüzde 25 iken bir kat fazla uygulanacak. Gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak veya trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında da hükümdeki oran uygulanacak. Burada bir beyan affı düzenlemesi de bekliyoruz" dedi. "Yetki belgelerinden yıllık harç alınacak" Taşınmaz ticaretine yönelik yetki belgelerinden her yıl harç alınmasına ilişkin düzenlemeyi de değerlendiren Özelmacıklı, "Düzenleme kayıtlı ve mevzuata uygun şekilde faaliyet gösteren işletmeler için yeni bir mali yük oluşturacak. Taşınmaz ticaretiyle iştigal eden işletme ve sözleşmeli işletmeler her yıl 20 bin TL, büyükşehir belediyesi sınırlarında ise 40 bin TL tutarında ruhsat harcı ödeyecek. Türkiye genelinde yetki belgesine sahip 87 bin 941 işletme bulunuyor. Bu yeni harç ile sözleşmeli işletme sayılarından özellikle iptallerin olacağını, kayıt dışılığın artabilecektir. Hizmet bedellerinin sınırlandığı, mükerrer ilan girişlerinin sürdüğü ve emlak işletmeleriyle çalışma zorunluluğunun olmadığı bir piyasada, kayıt dışı çalışan çok geniş bir kitlenin bulunması önemli bir sorundur. Bu nedenle getirilen yıllık harcın, sektördeki haksız rekabeti azaltacak ek tedbirlerle desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.
İzmir’in bereketli topraklarında ‘Kırmızı elmas’ mesaisi
05 Aralık 2025 Cuma - 10:13 İzmir’in bereketli topraklarında ‘Kırmızı elmas’ mesaisi Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden İzmir’in Menemen ilçesinde, kış sofralarının vazgeçilmezi ve şifa kaynağı olarak bilinen kırmızı pancarda hasat sezonu devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde tarlaya giren tarım işçilerinin binbir zahmetle topladığı "Kırmızı elmas", bu yılki verimiyle üreticinin yüzünü güldürüyor. Gediz Ovası’nın verimli topraklarına sahip Menemen ilçesinde kışlık sebze hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Sağlık deposu olarak görülen, özellikle turşu ve şalgam suyu yapımında kullanılan kırmızı pancar, tarladan sofralara uzanan yolculuğuna başladı. Menemen Ovası’nda binlerce dönüm arazide ekimi yapılan ve yılda ortalama 40 bin ton rekolte elde edilen ürünü toplamak için tarım işçileri sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutuyor. Yağışlı havaların ardından çamurlu tarlada güçlükle ilerleyen işçiler, pancarları tek tek topraktan sökerek temizleme işlemini gerçekleştiriyor. Büyük bir titizlikle boylarına göre ayrılan pancarlar, çuvallara doldurularak kamyonlara yükleniyor. Bölge ekonomisine büyük katkı sağlayan kırmızı pancarlar, Menemen’den Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Özellikle Adana ve Mersin bölgesindeki şalgam suyu fabrikalarının hammadde ihtiyacını karşılayan "Kırmızı elmas" kalitesi ve rengiyle ihracat kapılarını da aralıyor. Ancak üretimden tüketime uzanan zincirde oluşan fiyat farkı dikkat çekiyor. Üreticinin büyük emekle yetiştirdiği kırmızı pancar tarlada 10 TL’den alıcı bulurken, pazar tezgahlarında ve market raflarında ise fiyatı 40 TL’ye kadar çıkıyor. Tarlada 10 lira tezgahta 40 lira Yanıköy’de baba mesleği olan tarımla yaklaşık 20 yıldır uğraştığını aktaran üretici Turgay Yıldırım, "Ağustos ayının başı gibi ektiğimiz ve çimlenme aşaması oldukça hassas olan kırmızı pancarın hasadı, Ekim ayında başlayıp duruma göre Ocak, Şubat veya Mart aylarına kadar süren zorlu bir süreci kapsıyor. Yağmur, soğuk ve çamur demeden çalışmaya devam etsek de ne yazık ki ürünümüz hak ettiği değeri bulamıyor; tarlada 10 liraya çıkan mal pazarda ve marketlerde ortalama 40 liradan satılırken, yüksek girdi maliyetleri altında ezilen yine çiftçi oluyor. Tonaj ve verimden memnun olsak da fiyat konusunda yaşadığımız mağduriyet nedeniyle bu işin sonunun nereye varacağını bilemiyoruz." dedi. Şifa deposu olan kırmızı pancarı mevsiminde herkese tavsiye ettiğini vurgulayan Yıldırım, "Şimdilerde pek çiftçi yetişmiyor. Ürünlerin paraya çevrilmesine kadar geçen 90-100 günlük sürede sabretmek zor geldiğinden, yeni nesil artık bu meşakkatli meslekle uğraşmak istemiyor." diye ekledi. "Kırmızı elmas" Verimli toprakta yetişen ve yağmuru seven bir ürün olan kırmızı pancarın hasadının Ekim ayında başladığını ifade eden tarım işçisi Helin Özgün, "Biz de bu dönemde yağmur çamur dinlemeden çalışarak ürünleri kökleyip kasalıyoruz. Sapları temizlenip yapraklarından salata da yapılabilen pancarlar, havuzda çamurlarından arındırıldıktan sonra hale ve marketlere gönderilerek sofralarımıza ulaşıyor. Kana faydası olduğu için tüketilmesi tavsiye edilen ve halk arasında ‘Kırmızı elmas’ olarak bilinen bu sebze; haşlanıp sirke ve yağ ile soslayarak lezzetli bir şekilde yenebiliyor." ifadelerini kullandı.
Bilecik’te bu yıl 126 bin 524 kilogram bal üretildi
05 Aralık 2025 Cuma - 10:10 Bilecik’te bu yıl 126 bin 524 kilogram bal üretildi Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Bilecik’in Türkiye’nin arıcılık açısından en değerli illerinden biri olarak öne çıktığını söyleyerek, "429 işletme, 20 bin 407 aktif kovan ve yıllık ortalama 126 bin 524 kilogram bal üretimi bulunuyor. Normal yıllarda ortalama 200 ton civarındaki üretim yapılıyor" dedi. Bilecik Valiliği koordinesinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ’Arıcılık Destek Programı’ Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Programa Vali Faik Oktay Sözer, arıcılar, üreticiler ve kurum temsilcileri katıldı. Programda konuşan Vali Faik Oktay Sözer, "Bilecik, Sakarya Havzası’ndan bin 788 metre rakıma kadar uzanan yaylalara sahip topoğrafyası ve farklı iklim özellikleriyle Türkiye’nin arıcılık açısından en değerli illerinden biri olarak öne çıkıyor. Floristik çeşitlilik, zengin nektar kaynakları ve kolay ulaşım imkânları sayesinde Bilecik, yüksek kaliteli çiçek balı üretiminin doğal merkezleri arasında yer alıyor. İlimizde Arıcılık Kayıt Sistemine kayıtlı 429 işletme, 20 bin 407 aktif kovan ve yıllık ortalama 126 bin 524 kilogram bal üretimi bulunuyor. Normal yıllarda ortalama 200 ton civarındaki üretim, 2025 yılı kuraklığı nedeniyle düşüş gösterdi. Buna rağmen Bilecik, arıcılık potansiyeliyle bölgesinde örnek kabul edilen iller arasında yer almayı sürdürüyor" dedi. "Bilecik koloni sayısı 2–3 yıl içinde 30 bine yükseltilmesi hedefleniyor" Vali Sözer, açıklamasının devamında, ’Arıcılık Destek Programı’ kapsamında arı üreticilerine bin adet yeni kovan dağıttıklarını söyleyerek, "Bilecik’te arıcıların sezon boyunca 2–3 farklı konaklama noktasından yararlanabilmesi sayesinde bal kalitesinin artması ve üretim sezonunun uzaması hedefleniyor. Atılan yeni adımlar ile il genelinde koloni sayısının 2–3 yıl içinde 30 bine yükseltilmesi, üretimin artırılması ve Bilecik’in bölgesel bir arıcılık üssü hâline getirilmesi planlanıyor. Arıcılığımızı daha güçlü bir yapıya kavuşturacak desteklerimizi sizlerle paylaşmak ve yeni projelerimizi başlatmak için bir aradayız. Arıcılığa emek veren her üreticimizin yanında olmak, hem ilimizin hem de bu bereketli alanın geleceği için büyük önem taşıyor" dedi.
Beypazarı’nda hummalı havuç mesaisi başladı: Dönüme 10 ton ürün bekleniyor
05 Aralık 2025 Cuma - 10:09 Beypazarı’nda hummalı havuç mesaisi başladı: Dönüme 10 ton ürün bekleniyor Ankara’nın Beypazarı ilçesinde kışlık havuç hasadı başladı. Çiftçi Sezai Aydoğan, dönüm başına yaklaşık 10 ton ürün beklediklerini söyledi. Ankara’nın Beypazarı ilçesinde kışlık havuç hasadı başladı. Günün ilk ışıklarıyla çalışmaya başlayan işçiler, topraktan sökülen havuçları torbalara dolduruyor. Toplanan havuçlar daha sonra yıkama tesislerine götürülüyor. İlk olarak büyük havuzlarda kaba temizliği yapılan havuçlar, yıkama makinelerinden geçirilerek paketleme bölümüne aktarılıyor. İri, ince, kıtır ve kırık olmak üzere ayrılan ürünler, kullanım amacına göre farklı kasalarda sınıflandırılıyor. Üreticiler, hasat edilen havuçları talebe göre piyasaya sunmak üzere soğuk hava depolarında muhafaza ederken, Beypazarı havucu yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaştırılıyor. "Şu an tahmini verim dönüme 10 ton" Çalıştıkları arazinin 180 dönüm olduğunu belirten çiftçi Sezai Aydoğan, "Şu anda kazım zamanına geldik, işleme yapıyoruz. Haziranda ekiyoruz. Tabii işlerken toprak işlemesine çok dikkat ediyoruz. Sulama, gübreleme, ilaçlama, ot ayıklama, bunları yapa yapa 120 gün falan sürüyor. Şu an tahmini verim dönüme 10 ton. Geçen sene bir tık bundan düşüktü, 8 ton falandı. Bu seneki daha kaliteli. Susuzluk var bizde. Sondajlardan topluyoruz. Sular parmak kadar akıyor. Sıkıntımız o bizim. Su olmadığı için bu kadar ekebiliyoruz. Sondajlar var, köyün her tarafından toparlayıp buraya getiriyoruz. 10 tane göl var, 10 tane göle topluyoruz. Aktara aktara buraya geliyor. Susuzluk sene geçtikçe artıyor. Daha önce mesela başlayalı 10 sene olduysa 10 sene öncesi iki gölle iş görüyorduk, şimdi 10 göle çıkarttık ama o suyu yine bulamıyoruz. İlkbahar biraz birikim oluyor, 1 ay sonrası çok azalıyor" diye konuştu. "Kalitesi, albenisi, tadı bunlar çok farklı" Beypazarı havucunu diğer havuçlardan ayıran özelliklerine değinen Aydoğan, "Kalitesi, albenisi, tadı bunlar çok farklı. Bunun hazırlamasında, gübresinde, ilacında, su oranına yeterli derecede olacak şekilde ekilmesi gerekiyor. Su yetersiz geldiği zaman sen bunu zaten 10 alamazsın, 3 alırsın, 5 alırsın. O zaman da zarar edersin, kazanamazsın. Dikkat edilmesi gerekenler bunlar" şeklinde konuştu. Aydoğan, "Araç olarak 5-6 tane traktör var, tır var, iki tane kamyon var. İşçi olarak en az 10 kişi sabit burada var. Buranın yerli adamı. Artı 70-80 kişilik işçi geliyor ama 10 kişi buranın sabit, devamlı elemanı. Traktörü kullanıyor, kamyonu kullanıyor, sulamasına bakıyor" ifadelerini kullandı. "Burada günlük 60-70 ton havuç üretimi olur" Taşkıran Tarım firmasında havuçların yıkandığı tesiste çalışan Yahya Göktaş ise "Burada günlük 60-70 ton havuç üretimi olur. Tarladan gelir, burada yıkarız, İstanbul’a yollarız. Her tarafa yollarız. Burada 12 ay devamlı havuç var. Marul olur yazın, soğan, ıspanak. Şimdi kış mevsimi, havuç olur. Bu makine kalibre. İriyi, inceyi ayırır. Yukarıdaki havuza dökülüyor, havuzdan kazanlara geliyor ve oradan temiz suyla yıkanıyor, çamuru akıyor. Temizi bu yana geliyor. Sonra paketleniyor ve ihraç oluyor. Bunlar 25’er kilo, iri ve ince olarak ayrılıyor" dedi. Hasadın devam ettiği Beypazarı’nda üreticiler, hem iç piyasaya hem de dış pazara yıl boyunca kaliteli havuç tedarik etmeyi hedefliyor.