Son Dakika
|
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Çocukluk arkadaşına IBAN’ını verdi, hakkında 70 dava açıldı
Ertan Torunoğulları: "Yönetim olarak bazı kararlar alacağız"
Samandıra’da Fenerbahçeli taraftarlar takım otobüsünü taşladı
Domenico Tedesco: "Bu akşam gol atamamamız çılgınca geliyor"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Almanya'da vicdani retçilerin sayısında dikkat çeken artış
Rusya, Odessa’yı vurdu: 10 yaralı
Küçükçekmece Gölü kırmızıya döndü
Beykoz’daki yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı
Ertan Torunoğulları: "Yönetim olarak bazı kararlar alacağız"
EKONOMİ
ASTİM OSB Başkanı Maraş, isyan etti
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:19:59
Aydın ASTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, yaptığı basın açıklaması ile bazı kişi ve gruplar tarafından bilinçli olarak Aydın’ın adının sürekli kirletilmeye çalışıldığını iddia etti. Önceki gün Aydın Tepecik’te polisin yaptığı bir uyuşturucu operasyonunun bazı yayın organları tarafından sanki ASTİM OSB’de gerçekleştirilmiş gibi servis edilmesinin şaşkınlığını yaşadıklarını kaydeden Maraş, "Bazıları kişisel hırsları uğruna tüm Aydın’a zarar veriyor" dedi. . Sadece ASTİM OSB’de şu anda faaliyet gösteren 153 katılımcı firma ile yaklaşık 7 bin kişinin direk 25 bin kişinin de dolaylı olarak ekmek yediğini belirten Başkan Maraş, "Maalesef bazı mihraklar kasıtlı olarak bu şehrin marka değerine zarar vermeye başladı. Nasıl bir zihniyetle bunlar yapılıyor anlam veremiyorum. Halkın haber alma ve basının haber yapma özgürlüğüne sonsuz saygımız var. Ama, Tepecik’te yaşanan bir olayın sanki ASTİM’de yaşanıyormuş gibi haberleştirilmesinin şehrimiz Aydın’a ve insanlarımıza ne faydası olabilir" diyerek Aydın’da üretim yapıp katma değer üreten kişi ve kurumların bazı mihraklarca yıpratılmak istendiğini ileri sürdü. Aydın ASTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, konuyla ilgili açıklamasının devamında, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya mecralarında, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen bir operasyona ilişkin haberlerde, olay yerinin gerçeğe aykırı şekilde "ASTİM OSB" olarak ifade edildiği görülmektedir. Resmi makamlarca açıkça Tepecik Mahallesi olarak belirtilen bir olayın farklı bir lokasyonla ilişkilendirilmesi; hem kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine neden olmakta hem de yöneticisi olduğum Aydın ASTİM Organize Sanayi Bölgesi’ni haksız şekilde gündeme getirmektedir" diyerek bazılarının kasıtlı olarak Aydın’ın marka değerine zarar verdiğini ASTİM OSB olarak bu yönde hukuki olarak mücadele vereceklerini açıkladı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:08
Yörex’te Ayvalık Ticaret Odası’nın geliştirdiği "Ürün Kimliği" uygulamasına yoğun ilgi
Ayvalık Ticaret Odası, bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında 14. kez kapılarını açan ve "Sizin Oraların Nesi Meşhur?" sloganıyla Antalya Anfaş Fuar Merkezi’nde, Türkiye’nin yerel değerlerini buluşturan Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX)’e katıldı. Ayvalık Ticaret Odası tarafından hazırlanan Türkiye’de ilk kez coğrafi işaretli Ayvalık zeytinyağının taklit ve tağşişin önüne geçmek amacıyla karekodlu takip sistemiyle hazırlanan "ürün kimliği" uygulaması, fuarda büyük ilgi gördü. "Sizin Oraların Nesi Meşhur?" sloganıyla Antalya Anfaş Fuar Merkezi’nde 70 ilden 500’den fazla katılımcıyla gerçekleşen 14. YÖREX, 22-26 Nisan tarihleri arasında düzenlendi. 6 seçkin firmasıyla 2. Hall’de yer alan Ayvalık Ticaret Odası standı katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Coğrafi işaretli Ayvalık Zeytinyağı’nın yanı sıra Ayvalık’a özgü zeytin, zeytinyağlı sabun gibi pek çok ürünün tanıtıldığı fuarda, Ayvalık Ticaret Odası’nın yoğun çalışmaları sonucunda hayata geçirilen ve Türkiye’de ilk kez uygulanan karekod sistemi, YÖREX’te görücüye çıktı. Ayvalık Zeytinyağı’nın dünya arenasında rekabetçiliğini artıracak karekod takip sistemiyle hazırlanan "ürün kimliği" hem taklit ve tağşişin önüne geçilmesini sağlıyor hem de üst kaliteli zeytinyağının tanıtımını sağlıyor. Ayvalık bölgesinden 33 markanın coğrafi işaret tescili aldığını belirten Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, taklit ve tağşişin en çok yapıldığı gıda ürünlerinden birinin zeytinyağı olduğunu ve en çok da Ayvalık markası kullanılarak taklit ve tağşiş yapıldığına dikkat çekti. Ali Uçar, "Bakanlığın açıklamış olduğu taklit ve tağşiş listelerine baktığımız zaman listede yer alan markaların hiçbirinin üretim yerinin Ayvalık olmadığını ama Ayvalık markasını kullandıklarını görüyoruz. Zeytinyağında dünyaca ünlü Ayvalık markasını kullanıyorlar. Buna bir önlem almak için bir ürün kimliği oluşturduk. Bunun bir örneği İtalya Toskana’da, bir de Ayvalık’ta var. Karekod ile hazırlanmış bu ürün kimliği neticesinde coğrafi işaret hologramımızla bu karekodu okuttuğunuzda burada ürünün doğrulamasını yapabiliyorsunuz. Tarladan sofraya kadar Türk Gıda Kodeksine göre ürünün tüm üretim aşamalarını görebiliyorsunuz. Aynı zamanda ürünün duyusal analiz sonuçlarına da ulaşabiliyorsunuz" dedi. "Zeytinyağımızın katma değerini artırmaya çalışıyoruz" Duyusal analiz konusunda Türkiye’de akredite olmuş yalnızca 3 kurumdan biri olan ATOLAB (Ayvalık Ticaret Odası Laboratuvarı) ile fuara katıldıklarını belirten Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Karekodlu ve Ayvalık Ticaret Odası coğrafi işaretli bir ürünü aldıklarında bilsinler ki muhakkak güvendeler, herhangi bir şekilde sahte ürün almamış oluyorlar. Ürün kimliğini de takip ederlerse buradan karekodu okuttukları takdirde ürünle ilgili her türlü bilgiye sahip olabilirler hatta fiyat kontrolünü bile yapabilirler" açıklamalarında bulundu. Ürün kimliğinin özellikle yurt dışı piyasasında ürünün katma değerinin artmasında etkili olduğunu ifade eden Uçar, "Ayvalık Ticaret Odası çatısı altında Ayvalık zeytinyağı markası açısından üst marka oluşturup, tüm firmaları kümeleştirmeye çalışıyoruz. Katma değerli ürün ortaya çıkarmamız lazım, bu katma değerli ürünlerimizle yurt dışındaki piyasalarda rekabet edebilmemiz lazım. Bunu yapmak için premium kalite zeytinyağlarını ön plana çıkarıyoruz" ifadelerini kullandı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:58
Çuvalcı: "Trabzon’a gelen turistlerin kişi başına harcamasını arttırmak öncelikli hedef olmalı"
Trabzon’a gelen turistlerin sayısından daha çok turistlerin kişi başına harcamasının arttırılmasının hedeflenmesi gerektiği belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan turizmci Barış Çuvalcı, 2025 yılı içerisinde 12 ülkeden Trabzon’a dış hatlardan yaklaşık 429 bin 503 kişinin geldiğini hatırlattı. Uçuşların büyük çoğunluğunun Körfez ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan kaynaklı olduğunu vurgulayan Çuvalcı, "Ancak bu rakamların doğrudan turist olarak değerlendirilmesi doğru olmaz. Bu sayıların tamamını nitelikli turist olarak görmek doğru değil. Para harcayan, şehre katma değer sağlayan gerçek turist sayısına ulaşmamız gerekiyor. Çünkü bu rakamlara gurbetçiler, iş seyahatleri, mülk sahipleri, KKTC uçuşları, hac ve umre uçuşları da dahil. Gerçek turist sayısının ortaya çıkarılması için veriler ayrıştırılmalıdır. Ancak bu şekilde doğru bir planlama yapılabilir" dedi. 2025 yılı ile 2026’nın ilk üç ayını karşılaştıran Çuvalcı, dış hatlardan gelen yolcu sayısının 20 bin 879’dan 24 bin 944’e yükseldiğini ifade etti. Çuvalcı, "Geçtiğimiz yıl 10 gün Ramazan ayına denk gelmişti. Ayrıca savaşın etkisi de var. Sayılar daha yüksek olabilirdi. Ama önemli olan sayının arkasındaki gerçek etkidir, turistin niteliği ve ne kadar harcadığıdır" ifadesini kullandı. 2025 yılında iç hatlardan gelen yolcu sayısının 1 milyon 510 bin 327 olduğunu belirten Çuvalcı, iç hatlardaki yoğunluğun büyük kısmının gurbetçi ziyaretleri, akraba ziyaretleri, yerel hareketlilik olduğunu, bu nedenle şehre sağlanan ekonomik katkının sınırlı kaldığını dile getirdi. Çuvalcı, gelen turistin kişi başı harcamasının artırılmasının öncelikli hedef olması gerektiğini belirterek, "Sayılardan ziyade kişi başı harcamayı nasıl artırırız, bunu konuşmamız gerekiyor. Bu şehre katma değerli turist getirip burada harcama limitini artırıp şehrin ekonomisine nasıl fayda sağlayabiliriz diye düşünmek gerekiyor. Trabzon Limanı kruvaziyer turizmi açısından önemli bir avantaj sunuyor. Son yıllarda sadece Rusya menşeili Astoria Grande gemisi düzenli sefer yapıyor. 2025 yılında 22 seferle yaklaşık 20 bin turist geldi. Kruvaziyer turisti yüksek harcama potansiyeline sahip. Bir kruvaziyer yolcusu günlük 100 ile 300 dolar arasında harcama yapıyor. Bu da 20 bin yolcuyla 2 ila 6 milyon dolar arasında bir ekonomik katkı demektir" diye konuştu. Barış Çuvalcı, Sümela Manastırı’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesinin Trabzon için büyük bir fırsat olacağını belirterek, "Şehrimizde eğer UNESCO’ya dahil bir tarihi miras olursa bu şehir Kapadokya gibi, Efes gibi liglere çıkabilir. Yani yüksek maliyette, yüksek potansiyelde turist sayısına erişebilir. Eğer şehrinizde UNESCO listesinde bir tarihi eser varsa, daha uzun konaklayan, kültürel ilgi düzeyi yüksek, kişi başı harcaması daha fazla turist gelir. Trabzon için en kritik kazanım budur. Çok turist değil, değerli turist anlamına geliyor. Ama tabii ki yalnızca UNESCO’ya girmek yeterli değil. Ulaşım planınız, ziyaretçi yönetiminiz yoksa, kalite standardı düşükse bu fırsat da elimizden kaçabilir" şeklinde konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:43
Malatya ve Elazığ’da girişimcilere 30 bin Euro hibe desteği
Avrupa Birliği finansmanıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Göç Politikası Geliştirme Merkezi (ICMPD) iş birliğinde yürütülen ENHANCER PRO Projesi kapsamında ilan edilen Girişimcilik Hibe Programı, Malatya ve Elazığ’da düzenlenecek yüz yüze toplantılarla tanıtılacak. ICMPD koordinasyonunda Fırat Kalkınma Ajansı iş birliğinde gerçekleştirilecek toplantılarda, iş fikrini hayata geçirmek, kendi işletmesini kurmak ve girişimcilik yolculuğuna güçlü bir başlangıç yapmak isteyen katılımcılara programın sunduğu imkânlar anlatılacak. Toplantılarda hibe programının kapsamı, kimlerin başvuru yapabileceği, uygun faaliyetler, başvuru süreci, değerlendirme kriterleri ve dikkat edilmesi gereken teknik detaylar paylaşılacak. ENHANCER PRO Girişimcilik Hibe Programı ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, geçici koruma altındaki Suriyeliler ve uluslararası koruma altındaki kişiler için yeni işletmelerin kurulması, istihdamın artırılması ve kapsayıcı ekonomik büyümenin desteklenmesi hedefleniyor. Program kapsamında proje başına 30 bin Euro’ya kadar hibe desteği sağlanabilecek. Başvurular için son tarih ise 19 Haziran 2026 olarak duyuruldu. Toplantılar, özellikle girişimcilik fikrini olgunlaştırmak isteyenler, yeni bir iş kurmayı planlayanlar ve hibe programına başvuru yapmayı düşünenler için önemli bir bilgilendirme fırsatı sunacak. Katılımcılar, programın başvuru şartlarını doğrudan yetkililerden dinleyebilecek ve süreçle ilgili merak ettikleri sorulara yanıt bulabilecek. Girişimcilik Hibe Programı’na ilişkin detaylara ve program rehberine https://enhancerpro.com.tr/girisimcilik-start-up-hibe-programi adresinden ulaşılabilecek. Başvurular ise ICMPD’nin resmi elektronik başvuru portalı üzerinden gerçekleştirilecek. Fırat Kalkınma Ajansı, bölgede girişimcilik ekosisteminin güçlenmesine katkı sunacak bu programa ilgi duyan tüm girişimci adaylarını Malatya ve Elazığ’da düzenlenecek yüz yüze bilgilendirme toplantılarına davet ediyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Nisan 2026 Cumartesi- 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
3
24 Nisan 2026 Cuma- 11:39
Kütahya iş dünyası ’sürdürülebilirlik’ için bir araya geldi
4
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:33
Araban’da fıstık üreticileri tırtıl’la mücadele çalışması başlattı
07 Aralık 2025 Pazar - 17:32
Manisa Tarım İl Müdürü Sarıgöl’de personeliyle buluştu
Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, Sarıgöl’de düzenlenen programda personel ve aileleriyle bir araya gelerek samimi bir buluşma gerçekleştirdi. Sarıgöl İlçe Tarım Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirilen akşam çayı etkinliğinde tarımsal çalışmalar ve projeler üzerine değerlendirmeler yapıldı. Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, Sarıgöl İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen akşam çayı ve sohbet programına katıldı. İlçe Müdürü Ahmet Akar’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, personel ve aileleri ile sıcak ve samimi bir ortamda bir araya gelindi. Akşamın serinliği ile çay kokusunun birleştiği programda, İl Müdürü Karayılan personel ile istişarelerde bulundu. Sohbet havasında geçen buluşmada, tarımsal çalışmalar, yürütülen projeler ve geleceğe yönelik planlamalar üzerine değerlendirmeler yapıldı. Buluşmada, mesai birlikteliğinin ötesinde aynı toprağa emek veren büyük bir aile olmanın önemi vurgulandı. Katılımcılar, gösterilen ilgi, samimi yaklaşım ve paylaşılan zamanın kendileri için değerli olduğunu ifade etti. İl Müdürü Karayılan, üreticilere ve bölge tarımına hizmet etme kararlılıklarını daha da güçlendiren bu tür birlikteliklerin önemine dikkat çekerek, "Biz büyük bir aileyiz; çünkü bu topraklar hepimizin" mesajını verdi.
07 Aralık 2025 Pazar - 16:09
Başkan Kasapoğlu, Denizli’yi temsilen sanayicilerin sorunlarını bir kez daha Ankara’da gündeme taşıdı
Türkiye sanayisi için önemli buluşmalar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın teşrifleriyle Ankara’da gerçekleştirildi. Denizli Sanayi Odası (DSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Konseyi Üyesi Selim Kasapoğlu hem TOBB Müşterek Konsey Toplantısı’na hem de ilgili Bakan Yardımcılarının katıldığı TOBB Tekstil ve Konfeksiyon Sektörleri İstişare Toplantısı’na katılarak Denizli’yi temsilen tekstil başta olmak üzere sanayinin ortak sorunlarını kapsamlı bir şekilde aktardı. Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Borsaları ve Deniz Ticaret Odaları Müşterek Konsey Toplantısında söz alan Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, konuşmasında, Türkiye imalat sanayisinde yaşanan ciddi istihdam kaybına dikkat çekti. Kasapoğlu, kayıpların özellikle kadın iş gücünde yaşanmasını olumsuz etkilerine değinerek verileri paylaştı. Başkan Kasapoğlu: "İmalat Sanayindeki İstihdam Kaybı Alarm Veriyor" 2025 yılı üçüncü çeyreğinde imalat sanayinde 147 bin kişilik istihdam kaybının yaşandığını bu kaybın 107 bininin kadın istihdamından oluştuğuna dikkat çekti. Söz konusu kaybın ekonomik sonuçlarının yanı sıra toplumsal açıdan da büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.Üretimdeki daralma ve istihdam kayıpları dışında sanayicinin en önemli sorunlarının kontrol altına alınamayan maliyet artışları ve finansmana erişimde yaşanan sorunlar olduğunu belirten Başkan Kasapoğlu, bu durumun Türk sanayisinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü zorladığı gerçeğinin altını çizdi. Sanayinin tüm kollarında bu rekabet sorunun devam etmesi halinde geri dönülemez kayıpların yaşanabileceği uyarısında bulundu. Başkan Kasapoğlu, sanayinin rekabet sorunlarının aşılabilmesi için çözüm önerilerini aktardı: Konuşmasının devamında Cumhurbaşkanı Cevdet Yılmaz’a alınacak önlemlere ve sanayicilerin beklentilerini ileten Kasapoğlu, istihdamın korunması, ihracat ve finansmana erişimde acil yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. İstihdam kayıplarının önlenebilmesi daha etkin kullanabilecek yeni teşvik programlarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Özellikle emek yoğun sektörlerde yaşanan istihdam kayıplarının önüne geçilmesinin şart olduğunu ifade etti. Yeni küresel ortamda firmaların ihracat yapmakta zorlandığını ancak yine de sanayicinin direndiğini belirten Kasapoğlu, emek yoğun sektörleri merkezine alan yeni ve etkin ihracat desteklerinin hayati olduğunun altını çizdi. KOBİ’lerin finansmana ve krediye erişimde yaşadığı sorunları aktaran Kasapoğlu, uygun faiz ve vade şartlarının sağlanmasının gerektiğini, sanayinin ve üretimin bel kemiğini oluşturan KOBİ’lerin ayakta kalmakta zorlandığını aktardı. Bu noktada finansman sağlayan tüm kuruluşların KOBİ’lerin rekabet gücünü arttıracak destekler oluşturmasının kritik önem taşıdığını ifade etti. Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü için Kritik Toplantı TOBB ev sahipliğinde gerçekleştirilen Tekstil ve Konfeksiyon Sektörleri İstişare Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın teşrifleri ve ilgili Bakan Yardımcılarının katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektörünün mevcut sorunlarının masaya yatırıldığı toplantıda, sektörün Denizli için stratejik önemini vurgulayan Başkan Kasapoğlu, enerji maliyetleri başta olmak üzere sektörün karşı karşıya olduğu rekabet sorunlarını aktardı. Küresel iklim değişikliğine bağlı su sorunu, artan enerji maliyetleri ve sektörün karşı karşıya olduğu istihdam kayıplarının tekstil sanayisinin rekabet gücünü zayıflattığını ifade eden Kasapoğlu, acil olarak sektörün yeni bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Üretim kapasitesi ve oluşturduğu istihdam gücü ile tekstil ve hazır giyim sektörünün ülke ekonomisi için önemini ifade eden Kasapoğlu, ülke ekonomisi için olduğu kadar Denizli’nin köklü sanayisinin de sürdürülebilirliği açısından da vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Sektörün korunması ve yeni bir hikâye yazılması için sektör için acil aksiyon alınması gerektiğini belirtti. Başkan Kasapoğlu: "Tekstil Sektörü için Son Dönemde Yapılan En Verimli Toplantıydı" Başkan Kasapoğlu, sektörün ortak akılla şekillenen bu güçlü iletişim zemininin, önümüzdeki süreçte Denizli’nin üretim gücünü destekleyecek somut ve pozitif sonuçlar doğuracağına inandığını dile getirdi. Toplantının tekstil ve hazır giyim sektörü özelinde sorunların ve çözüm önerilerinin masaya yatırıldığı ve en üst mercilere iletildiği son yılların en verimli toplantısı olduğunu vurguladı. Başkan Kasapoğlu, toplantının gerçekleşmesindeki öncülükleri için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na ve katkı sunan tüm Bakanlık temsilcilerine teşekkürlerini sunarak sözlerini tamamladı.
07 Aralık 2025 Pazar - 15:31
Gercüş’e büyük müjde: 11.5 milyon hibe desteği
Gercüş Gelişim ve Yerel Eylem Derneği (Gercüş-DER), Avrupa Birliği destekli IPARD-LEADER Programı kapsamında hazırladığı Yerel Kalkınma Stratejisi ile 11 buçuk milyon liralık hibe desteği almaya hak kazandı. Gercüş ve çevresinin sosyo-ekonomik kalkınması için faaliyet gösteren Gercüş-DER, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen IPARD II Programının önemli bir ayağı olan LEADER yaklaşımı kapsamında büyük bir başarıya imza attı. Dernek tarafından uzun süredir titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda hazırlanan Yerel Kalkınma Stratejisi (YKS), TKDK tarafından onaylanarak 11.5 milyon lira tutarında hibe desteği almaya uygun bulundu. Vatandaşlar, ’’Bu, Gercüş için bir dönüm noktasıdır. Hibe, yerel ürünlerimizin markalaşmasından kırsal turizmin geliştirilmesine kadar birçok alanda büyük projelerin hayata geçirilmesini sağlayacaktır. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz’’ dedi. 11 buçuk milyon liralık hibe, Gercüş YEG’nin belirlediği öncelikli alanlarda kullanılacak. Öne çıkan başlıca hedefler ise ’’Yerel ekonominin güçlendirilmesi coğrafi işaret potansiyeli taşıyan yerel ürünlerin katma değerinin artırılması. Kırsal turizmin canlandırılması, bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerinin tanıtımı’’ olarak sıralandı.
07 Aralık 2025 Pazar - 15:29
Gercüş’e büyük müjde: 11.5 milyon hibe desteği
Gercüş Gelişim ve Yerel Eylem Derneği (Gercüş-DER), Avrupa Birliği destekli IPARD-LEADER Programı kapsamında hazırladığı Yerel Kalkınma Stratejisi ile 11 buçuk milyon liralık hibe desteği almaya hak kazandı. Gercüş ve çevresinin sosyo-ekonomik kalkınması için faaliyet gösteren Gercüş-DER, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen IPARD II Programının önemli bir ayağı olan LEADER yaklaşımı kapsamında büyük bir başarıya imza attı. Dernek tarafından uzun süredir titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda hazırlanan Yerel Kalkınma Stratejisi (YKS), TKDK tarafından onaylanarak 11.5 milyon lira tutarında hibe desteği almaya uygun bulundu. Vatandaşlar, ’’Bu, Gercüş için bir dönüm noktasıdır. Hibe, yerel ürünlerimizin markalaşmasından kırsal turizmin geliştirilmesine kadar birçok alanda büyük projelerin hayata geçirilmesini sağlayacaktır. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz’’ dedi. 11 buçuk milyon liralık hibe, Gercüş YEG’nin belirlediği öncelikli alanlarda kullanılacak. Öne çıkan başlıca hedefler ise, ’’Yerel ekonominin güçlendirilmesi coğrafi işaret potansiyeli taşıyan yerel ürünlerin katma değerinin artırılması. Kırsal turizmin canlandırılması, bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerinin tanıtımı’’ olarak sıralandı.
07 Aralık 2025 Pazar - 15:19
İşçiler yağmur ve çamuru aldırış etmeden üretime devam ediyor
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üreticiler ve tarım işçileri, yağmurun oluşturduğu çamura rağmen üzüm hasadını aksatmadan devam ediyor. Red Globe ve Sultaniye kesimleri tüm zorluklara rağmen devam ederken, hasat edilen üzümler çevre illere gönderiliyor. Sarıgöl ve çevresinde üzüm hasadı, yağmur ve çamura rağmen aralıksız sürüyor. Son günlerde etkili olan yağışların bağ yollarını çamurla kaplamasına rağmen tarım işçileri kesim çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Örtü altında yetiştirilen Red Globe ve Sultaniye üzüm çeşitlerinin hasadını yapan işçiler, yağmurluk ve çizme kullanarak zor şartlarda çalışmalarını sürdürüyor. Sarıgöl’de üzüm alımı yapan Ferdi Karakuş, Red Globe üzümün kilosunun 50 TL, Sultaniye üzümün kilosunun ise 40 TL olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Yurt içi üzüm işi yapıyorum ve her gün kesime çıkıyoruz. Yağmur yüzünden toprak çamur olsa da işçilerimiz gerekli önlemleri alarak hasadı aksatmıyor. Üzümlerimizi günlük olarak kamyonumuza yükleyip Aydın ve Isparta’ya gönderiyoruz. İşçilerimiz gerçekten büyük fedakarlık yapıyor." Sarıgöl ve çevresinde üzüm hasadının hava şartlarına rağmen devam ettiğini de sözlerine ekledi.
07 Aralık 2025 Pazar - 14:29
Bağda kalan üzümler ev ekonomisine can suyu oluyor
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üreticiler, hasat sonrası dalda kalan üzümleri toplayarak pekmezden sirkeye birçok ürüne dönüştürüp aile bütçesine katkı sağlıyor. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde hasadı tamamlanan üzüm bağlarında dalında kalan salkımlar, bağ sahipleri tarafından ailece toplanarak ev ekonomisine kazandırılıyor. Hasat ve örtü toplama işlemlerinin ardından bağları tek tek dolaşan üreticiler, dallarda kalan üzümleri toplayarak evlerinde pekmez, sirke ve üzüm köftesi gibi geleneksel ürünlere dönüştürüyor. Üzüm üreticisi Serhat Akkaya, bu yöntemle hem israfın önüne geçtiklerini hem de aile bütçesine ek gelir sağladıklarını belirtti. Üretici Akkaya, "Bu yıl sezonu bitirdik. Bağların içinde kalan üzümleri ailece toplayıp evimizde pekmez, sirke ve üzüm köftesi olarak değerlendirmekteyiz. Buradan elde edilen gelir de aile ekonomimize destek olmaktadır." dedi.
07 Aralık 2025 Pazar - 13:25
Alaplı’da fındık kavurma tesisleri taleplere yetişemiyor
Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde fındık üreticileri, sezonun kapanmasının ardından çerezlik fındıklarını evde kavurmak yerine modern kavurma tesislerine yöneldi. Topladıkları mahsulün büyük bölümünü satan üreticiler, ellerinde kalan yüzlerce kilo fındığı da profesyonel tesislere teslim ediyor. Eskiden soba üzerinde kavrulan fındıkların yerini bugün son teknoloji makinelerde yapılan hijyenik kavurma işlemleri aldı. Modern tesislerde kavrulan fındıklar, uzun süre bozulmadan saklanabilmesi için vakumlanarak üreticilere teslim ediliyor. Zonguldak’ın Alaplı ilçesindeki tesislerde ise yoğunluk adeta zirve yaptı. Alaplı’da yaklaşık bir yıldır fındık kavurma işiyle uğraşan işletmeci Murat Karahan, talebin her geçen gün arttığını belirterek, "Bu işe başlayalı bir yıl oldu. Vatandaş kendi fındığını getirip kavurtuyor. Talepleri yetiştirmeye uğraşıyoruz. Sezon yoğunluğu var; her gün kilolarca fındık geliyor. Bir gelen bir daha geliyor, dönüşler çok iyi" dedi. "Tesise bırakılan fındıklar hazır halde teslim ediliyor" Vatandaşların geçmişte evde fındık işlerken hem zaman hem ürün kaybı yaşadığını hatırlatan Karahan, teknolojiyle birlikte alışkanlıkların tamamen değiştiğini ifade etti. İşlerin yoğun olduğunu ve talebe yetişemediklerini söyleyen Karahan, "Eskiden insanlar akşam yiyecekleri kadar fındığı kırıp sobanın üstünde kavuruyordu ama çoğu zaman yaktıkları oluyordu. Artık o zahmet bitti. Fındığını bize getiriyor, tertemiz, istediği şekilde teslim alıyor. Yoğunluk o kadar arttı ki, tesise fındığını bırakan vatandaş en erken 3 gün sonra ürününü alabiliyor" şeklinde konuştu. Karahan, tesislerinde verilen hizmetleri ise şöyle anlattı: "Fındık kırma üzerine kurduğumuz iş yerimizde vatandaşların kendi ürettikleri fındıkları alıp kırma, kavurma, ezme ve vakumlama işlemlerini yapıyoruz. Önceden herkes evinde uğraşıyordu, artık buna gerek kalmadı. Burada daha hijyenik ortamda, son sistem teknoloji makinelerde fındıklarını istedikleri şekilde işleyerek teslim ediyoruz. Ayrıca isteyenlere ezme yapıyoruz, isteyen bir kiloluk, yarım kiloluk ya da 250 gramlık paketler şeklinde vakum yaptırarak fındıklarını uzun süre saklayabiliyor" dedi.
07 Aralık 2025 Pazar - 12:02
Karadeniz’de hamsi bereketi yaşanıyor
Karadeniz’de bu sezon hamsi bereketi yaşanıyor. Balıkçı tezgâhlarında uzun süredir yer alan hamsinin artık sezonun son günlerini yaşadığını belirten balıkçılar, vatandaşların hamsiye ilgisinin devam ettiğini dile getirdiler. Balıkçı esnafı Ahmet Çoğalmış, bu yılın hamsi açısından oldukça verimli geçtiğini belirterek, "Bu sene hamsinin senesi oldu. Havalar iyi gidince hamsi bol avlandı. Fiyatlarda zaman zaman hareketlilik olsa da halkımızın talebi yüksek kaldı. Ancak hamsi artık son dönemlerine girdi. Hamsi ucuzladığında diğer balıkların fiyatları da etkileniyor. Hamsi 75 TL iken, mezgite 600-700 TL deme şansın yok. Hamsi ucuz olunca mezgit de ucuzluyor" dedi. Çoğalmış, tezgâhlarda şu anda hamsiyle birlikte istavrit ve mezgitin de yoğun avlandığını, son günlerde levrek ve somonun da fazlaca çıktığını kaydetti. Balıkçı esnafı Kadir Pınar ise hamside büyük bolluk yaşandığını ifade ederek, "Palamut olduğu zaman hamsi azalıyor, olmadığı zaman ise hamsi bollaşıyor. Bu sezon da palamut olmayınca hamsi ciddi anlamda çoğaldı. Kilosu bir süre önce 50 TL’ye kadar düşmüştü ve o dönemde talep çok yüksekti. Şu an fiyat 100 TL seviyesinde. Vatandaş fiyattan çok memnun değil, talep bu nedenle biraz azaldı. Hamsi büyük ihtimalle bu ay son kez tezgâhlarda olur" diye konuştu. Pınar, fiyatların somonda 300 TL, levrekte 450-600 TL, çuprada 450-500 TL, istavritte 100 TL, tırsıda 200 TL, barbunda 300-500 TL, mezgitte 400-500 TL arasında değiştiğini söyledi.
07 Aralık 2025 Pazar - 11:55
Kuraklık Zivzik narında verimi yarı yarıya düşürdü
Siirt’in meşhur Zivzik narında verim, kuralık nedeniyle yarı yarıya düştü. Şirvan ve Pervari ilçelerinin bazı köylerinde yetiştirilen Zivzik narının satışı devam ediyor. İsmini Şirvan’a bağlı Dişlinar (Zivzik) köyünden alan, ince kabuğu, kırmızı iri taneleri ve kendine has aromasıyla rağbet gören narın hasadı tamamlandı. Hasadın ardından narlar hem kentte satılıyor hem de İstanbul, Bursa, Samsun ve çevre illere gönderiliyor. Meyve halinde nar satıcısı olan Hacı Salten, Siirt’in bütün narlarının eşit olduğunu Pervari bölgesinde daha sulu çıktığı için tercih edildiğini belirterek, "Geçen yıla göre ürünler bu sene susuzluk nedeniyle daha az. Şirvan tarafındaki narların çoğu kurudu. Piyasaya sunmadılar, fabrikalara dağıttılar. O yüzden fiyatlar yükselişte. İstanbul, Bursa, Samsun, Diyarbakır, Şırnak, Van’dan talep ediyorlar. 30 liraya alıyoruz, 35 liraya satıyoruz. 20 yılı aşkındır bu işi yapıyoruz. Ekmeğimizi burada kazanıyoruz. Geçen sene ortalama 500-550 tona yakın sattık. Bu yıl ortalama 150-200 tona yakın. Azalma var artık. Şu an o kadar malımız yok. Kuraklık olduğundan mal verimi az. Bunun 3-4 ay sulamasını, budamasını yapıyorlar. Batıda bu narlar 65-70 liraya satılıyor" dedi.
07 Aralık 2025 Pazar - 11:25
Otomotiv ihracatı kasımda ayında yüzde 16 artışla 3,7 milyar dolar oldu
Türkiye otomotiv endüstrisinin kasım ayı ihracatı yüzde 16 artışla 3 milyar 752 milyon dolar oldu. Yılın bitmesine bir ay kala endüstrinin ocak-kasım dönemi ihracatı da yüzde 12 artarak 37 milyar 765 milyon dolara ulaştı. Kasım ayında dikkat çeken artışlar arasında, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 64, otobüs minibüs midibüs ihracatı yüzde 45, çekiciler ihracatı yüzde 101 olarak gerçekleşti. Almanya ve Birleşik Krallık’a yüzde 45, Fransa’ya yüzde 30, Romanya’ya da yüzde 40 ihracat artışı oldu. Türkiye ihracatının lider sektörü otomotiv endüstrisinin kasım ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 16 artışla 3 milyar 752 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatından aldığı pay yüzde 16,5 olan endüstri, yine birinci sırada yer aldı. Kasımda en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 1 düşüşle 1 milyar 309 milyon dolar oldu. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 8 artarak 1 milyar 230 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 64 artışla 644 milyon dolar, otobüs-minibüs-midibüs ihracatı yüzde 45 artışla 342 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı da yüzde 101 artışla 182 milyon dolar olarak gerçekleşti. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya ihracat yüzde 7 arttı. Romanya’ya yüzde 10, İtalya’ya yüzde 11, Slovenya’ya yüzde 17 ihracat artışı yaşanırken, ABD’ye yüzde 15, Birleşik Krallık’a yüzde 10, Rusya Federasyonu’na yüzde 35, Fas’a yüzde 17 ihracat düşüşü oldu. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 12 artarken, önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 25, Birleşik Krallık’a yüzde 92, Almanya’ya yüzde 40, Romanya’ya yüzde 287 ihracat artışı, İtalya’ya yüzde 17, Polonya’ya yüzde 20, Belçika’ya yüzde 19, İrlanda’ya yüzde 40, Hollanda’ya yüzde 34 ihracat düşüşü kaydedildi. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a yüzde 37, Almanya’ya yüzde 352, İtalya’ya yüzde 51, Fransa’ya yüzde 91, İspanya’ya yüzde 52 ihracat artışı oldu. Otobüs-Minibüs-Midibüslerde Fransa’ya yüzde 35, Almanya’ya yüzde 257, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yüzde 100, Romanya’ya yüzde 368 ihracat artışı, Çekicilerde Almanya, Fransa, Belçika ve Hollanda’ya üç haneli artış görüldü. Ülke grubu pazarında en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya ihracat yüzde 45 artışla 571 milyon dolar oldu. Fransa’ya yüzde 30 artışla 512 milyon dolar, Üçüncü büyük Pazar konumunda yer alan Birleşik Krallık’a ise yüzde 45 artışla 427 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kasım ayında önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 19, Romanya’ya yüzde 40, Hollanda’ya yüzde 30, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yüzde 327 ihracat artışı yaşanırken, ABD’ye yüzde 17, Rusya’ya yüzde 38 ihracat düşüşü yaşandı. Kasımda yüzde 73 pay ile ülke grubu bazında lider olan Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 18 artışla 2 milyar 744 milyon dolar ihracat yapıldı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 13,4 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken, bu ülke grubuna yönelik ihracat yüzde 40 arttı. Orta Doğu Ülkelerine yüzde 22 ihracat artışı yaşanırken Bağımsız Devletler Topluluğuna yüzde 23, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesine yüzde 15 düşüş oldu.
07 Aralık 2025 Pazar - 10:53
Sosyal politika uzmanı vatandaşlık maaşının detaylarını açıkladı
Türkiye’de gündeme gelen vatandaşlık maaşı, dar gelirli vatandaşlara umut oldu. Sosyal politika uzmanı Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, hayata geçirilmesi planlanan uygulama için, "Bir hane için belirli bir gelir garantisi verilmesi olarak düşünebiliriz" dedi. AK Parti hükümetinin seçim beyannamesinde yer alan vatandaşlık maaşı, Cumhurbaşkanlığı’nda görüşülmeye başlandı. Dar gelirli vatandaşların yaşam standartlarını artırmayı amaçlayan proje heyecanlandırırken, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel vatandaşlık maaşının detaylarını anlattı. "Uluslararası düzeyde yıllardır üzerinde çalışılan bir konu" Vatandaşlık maaşının önemli bir sosyal politika uygulaması olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yüksel, "Biz sosyal politikacılar aslında bu konuların sadece bilimsel yayınlar dışında gündeme geleceğini çok düşünmez, hatta birçoğumuz biraz da ütopik olduğunu ifade ederiz. Son günlerde basında yer alan ‘vatandaşlık maaşı’ kavramı, sosyal politika literatüründe uluslararası düzeyde yıllardır üzerinde çalışılan bir konudur. Aslında literatür karşılığı ‘evrensel temel gelir’ veya ‘vatandaşlık geliri’ olarak ifade edilmektedir. Vatandaşlık geliri ya da evrensel temel gelir; hiçbir şart gözetmeksizin devletin vatandaşlara bireysel olarak vatandaş olma gerekçesiyle yaptığı düzenli ödemedir. Bu uygulama bazı ülkelerde denenmiştir ama tam anlamıyla ulusal düzeyde uygulanan hiçbir ülke bulunmamaktadır" dedi. Gelir garantisi sağlanacak Uygulamanın AK Parti’nin seçim beyannamesinde yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, "2026 yılını da kapsayan Orta Vadeli Program’da ve Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yayımlanan Türkiye Yüzyılı için Doğru Adımlar 2023 Seçim Beyannamesi’nde ‘vatandaşlık maaşı’ kavramı iki yerde ifade edilmektedir. Vatandaşlık maaşı kavramı beyannamenin ‘sosyal adalet’ ve ‘aile’ başlığı altında yapılacaklar listesinde yer almaktadır. Aile başlığında daha kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Bir hane için belirli bir gelir garantisi verilmesi olarak düşünebiliriz. Örneğin hane için belirlenen gelir garantisi 20 bin TL olsun. Hane geliri 20 bin TL altında olan haneler için aradaki fark devlet tarafından verilecektir. Yapılmak istenen uygulama tam olarak bu şekildedir. Fakat örnekte 20 bin TL olarak ifade ettik ama bu sınırın ne olacağı henüz belli değil. Benim bu konudaki tavsiyem; aile bazlı vatandaşlık maaşı miktarının asgari ücrete endekslenmesi ve her yıl belirlenen asgari ücretle güncellenmesidir. Bu sosyal politikanın kazanımları ne olacaktır diye baktığımızda; öncelikle gelir dağılımı arasındaki eşitsizlikleri iyileştirmenin hedeflendiğini, gelir dağılımı makasının daraltılmaya çalışıldığını söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra yoksullukla mücadele için de önemli bir sosyal politika uygulaması olacağı aşikardır. Yine bu uygulamanın sosyal yardım sistemini sadeleştireceğini söyleyebiliriz" diye konuştu. Pilot bölge olarak deprem bölgesinde uygulanacak İşgücü piyasasının etkilenmemesi için uygun bir rakam belirleneceğine vurgu yapan Yüksel, "Bazı uzmanlar, özellikle liberal ekonomistler bu uygulamanın işsizliği ve kayıt dışılığı arttıracağı kaygısını ifade etmektedirler. Burada önemli bir nokta belirtilmektedir ki aile bazlı vatandaşlık maaşı uygulaması iş gücüne katılımı etkilemeyecek düzeyde olacaktır. Vatandaşlık maaşı üzerine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çalışma yürüttüğü ifade edilmektedir. Aldığımız duyumlara göre pilot uygulamalar yapılacak, sonrasında ülke genelinde uygulanması gündeme gelecektir. Öncelikle pilot bölge olarak deprem bölgesi ve yoksulluğun daha derin olduğu büyük şehirlerde başlamasıdır. Önümüzdeki günlerde bir açıklama yapıldığında daha ayrıntılı değerlendirme yapabiliriz" dedi.
07 Aralık 2025 Pazar - 09:43
Türkiye’nin tek yerli acil durum gıdası ve suyu Trabzon’da deprem çantasına giriyor
Son yıllarda yaşanan büyük depremlerin ardından acil durum çantalarının önemi bir kez daha ortaya çıkarken, Türkiye’de deprem çantasında yer alması gereken en kritik ürünler Trabzon’da üretiliyor. Acil durum gıdası, acil durum suyu ve ilk yardım setiyle birlikte 72 saatlik yaşam desteği sunan yerli deprem çantası uluslararası standartlarda hazırlanıyor. Beşikdüzü Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Akana Deniz Teknolojileri’nde görevli Endüstri Mühendisi Mehmet Saygın, Türkiye’de hem acil durum gıdasını hem acil durum suyunu üreten tek firma olduklarını söyledi. Saygın, "Deprem çantalarının içinde mutlaka acil durum suyu ve acil durum gıdası bulunmalı. Bu ürünlerin raf ömrü 5 yıl ve bir kişinin 72 saatlik temel ihtiyacını karşılıyor. Son depremlerle birlikte bu konuda ciddi farkındalık oluştu" dedi. Deprem çantaları standart ve VIP olarak ikiye ayrılıyor Deprem çantalarının standart ve VIP olarak iki çeşide ayrıldığını belirten Saygın, "Deprem çantasının içeriğinde acil durum gıdası ve suyun yanı sıra ilk yardım seti, termal battaniye, dinamolu el feneri, düdük gibi temel ekipmanları yer alıyor. Standart olan çantamızın yüzde 70’i dolu, yüzde 30’u ise kullanıcının kendi inisiyatifine göre boş bırakılmış ve bu şekilde tasarlanmıştır. VIP modelde ise bu ekipmanlara ek olarak solar el feneri, powerbank, saç yıkama bonesi, dezenfektan ve termal koruyucu kıyafet bulunuyor" diye konuştu. Acil durum gıdasının uluslararası kurallara uygun olarak üretildiğini ifade eden Saygın, "Çantamızda bulunan acil durum gıdasını bir kişinin 3 günlük protein, karbonhidrat, yağ, tuz ve enerji ihtiyacını karşılayacak seviyede üretiyoruz. Fabrikamızda yüzde 75 kadın istihdamıyla bu üretimi gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder