Son Dakika
|
Trump: "İran’ın cehennemi yaşamasına 48 saat kaldı"
ABD'de ortalama benzin fiyatı 2022'den bu yana ilk kez 4 doların üzerinde
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, İstanbul’da
Kamyon dehşet saçtı: Yaşlı adam feci şekilde can verdi
Ankara’da özel halk otobüsü köprü direğine çarptı: 5 ölü, 15 yaralı
Van’da sabah saatlerinde 5.2'lik korkutan deprem!
Trump: "(İran’da düşürülen ABD savaş uçağı) Bu bir savaş, savaş halindeyiz"
Bakan Fidan’dan diplomasi trafiği
Mardin’de kaybolan yaşlı kadın ölü bulundu
İzmir’de parkta 2 yaşındaki çocuğa bıçakla saldıran şüpheli tutuklandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Bakan Fidan, Suriyeli mevkidaşı Şeybani ile telefonda görüştü
Trump: "Başkan olduğum sürece ABD üçüncü dünya ülkesi olmayacak"
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile görüştü
Portakal Çiçeği Karnavalı’nda renkli kortej
Kadınlar basketbolda şampiyon Fenerbahçe
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’den Rum Patrikhanesi’ne ziyaret
Bakan Işıkhan: "Devlet olarak Türkiye’yi risklerden korumak için her türlü tedbiri alıyoruz"
EKONOMİ
Turfanda can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor
04 Nisan 2026 Cumartesi - 22:01:18
Hatay’da 5 bin metrekarelik serasında 320 ağaçta can eriği üretimi yapan Aladdin Aslan, nisan ayında başladığı hasadı sürdürüyor. Ağaçlardan tek tek elle toplanan can eriğinin kilosu iç piyasada 350 TL iken, yurt dışına 450 TL’den ihraç ediliyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da afetzede çiftçiler üreterek hayata tutunmayı sürdürüyor. Samandağ ilçesi Yaylıca Mahallesi’nde 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan çiftçi Aladdin Aslan, bahçesinde nisan ayında can eriği hasadına başladı. Kış aylarında örtü altında üretilen can eriğinin kilogram fiyatı iç piyasada 350 TL iken, dış piyasada ise 450 TL’den genellikle Avrupa ülkeleri İngiltere, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda’ya ihraç ediliyor. Geçtiğimiz yıl Orta Doğu’ya da ihracat yapan Arslan, ABD, İsrail ve İran’ın savaşı nedeniyle bu yıl Arap ülkelerine satış yapamıyor. Can eriği üretiminden memnun olduğunu ifade eden Aslan, bu yıl yağışlarla birlikte can eriğinde rekolteyi yüksek beklediğini söyledi. Çiftçi Alaadin Arslan, "Ben 15 yıldır örtü altı yani serada can eriği yetiştiriyorum. Geçen sene bir kuraklık vardı. Onun zorluğunu bir şekilde çektik ama çok şükür yine atlattık. Bu sene de yağışlardan dolayı biraz erkencilikte geç kaldık ama yine şükür erikte rekolteler güzel oluyor. Burası 5 dönüm ve içinde 320 erik ağacı var. Ben bir hevesle ve sevgiyle başladım. Bizde Akdeniz Bölgesi iklim olarak müsait durumda. Biraz daha erkencilik sağlayalım diye düşündük, yaptık ve başardık. Bu yıl hasat çok şükür rekolte olarak güzel. Kışın bu şekilde soğukların iyi gitmesi etki etti. Çünkü bu sert çekirdekli olan bütün ağaçlar, meyveler soğuğu sever. Soğuğu alacak ki uykuya girsin ve uyandığı zaman rahat uyansın. Bu sene bunu yaşadık ve iyi verim olarak çok güzel oldu. İç piyasa ve ihracat piyasası gibi iki ayrı kalemden topluyoruz. Zaten ihracat olmazsa ciddi bir şekilde bu işi yapamayız. Erik iç piyasada 200 ila 350 TL bandında değişiyor. İhracat olduğu zaman biraz daha kalite gerekiyor. İhracatta ise 350 ila 450 TL arasında değişiyor. Geçen yıl verim az olduğu için biraz daha iyiydi. Geçen sene fiyat 500 TL bandındaydı. Biz her sene aynı ihracat firmalarına verdiğimiz için Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Zaten şu anda Orta Doğu’da vardı ama Orta Doğu’ya savaştan dolayı biraz ihracat yapamıyoruz. Avrupa ülkeleri olarak Almanya, Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere gidiyor. Erikler ağaçlardan elle tane tane koparılarak toplanıyor" ifadelerini kullandı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 21:46
Ticaret Bakanlığı: "Tüketicilerimizin haklarını korumak için piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürmekteyiz"
Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, "Tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; İstanbul’da faaliyet gösteren bir marketler zincirinde; çeri domates, Çengelköy salatalık ve kırmızı biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendiği vurgulandı. Yapılan incelemeler sonucunda; çeri domates ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir tüccar tarafından Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncudan 50 liradan satın alındığı, aynı tüccar tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren zincir markete 110 liradan satıldığı, söz konusu zincir market tarafından ise ürünün tüketicilere 250 liradan satıldığı, Çengelköy salatalık ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir komisyoncu tarafından zincir markete 60 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise tüketiciye 135 liradan sunulduğu belirlendi. Kırmızı biber ürününün ise Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncu tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren tüccara 70 liradan satıldığı, aynı tüccar tarafından zincir markete 100 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 225 liradan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak; üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda fiyat hareketlerini yakından takip etmeye, piyasalarda adil, şeffaf ve dengeli fiyat oluşumunu sağlamaya, tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 18:58
Bakan Işıkhan, gençleri heyecanlandıran müjdeleri ardı ardına verdi
Denizli ziyareti kapsamında iş dünyasıyla istişare toplantısında bir araya gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, gençlere yönelik müjde vererek, "Gençlerimizi üretim sürecine daha erken dahil etmek, onları hayatın içine daha güçlü şekilde katmak amacıyla yeni bir adım attık. Başlattığımız ’Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ Programı’, gençlerimizin çalışma hayatına daha erken, daha donanımlı ve daha güçlü bir şekilde katılmasını hedeflemektedir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Denizli programının son durağında iş dünyasıyla istişare toplantısında buluştu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan programda konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, kentin tarım, turizm, ticaret ve gelişmiş sanayi altyapısıyla ülke ekonomisine yüksek katma değer sağlayan öncü şehirlerden biri olduğunu vurguladı. Kablo, tekstil ve doğal taş başta olmak üzere birçok sektörde üretim gerçekleştirildiğini, ulusal ve uluslararası pazarlarda kentin rekabet gücünün yüksek olduğunu ifade eden Vali Köşger, "Yaklaşık 5 milyar dolara yaklaşan ihracat hacmiyle hem dış ticarette hem de iç piyasada adından söz ettirmektedir. 2025 yılında İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde ilimizden 37 başarılı şirket ödül sahibi olmuş, "Tim İlk 1000 İhracatçı Listesi"nde ise ilimizden 24 şirket yer almaktadır. Devletimizin üretimi, yatırımı ve istihdamı önceleyen politikaları doğrultusunda; KOSGEB desteklerinden etkin şekilde faydalanan KOBİ’lerimiz, organize sanayi bölgelerimizde hayata geçirilen yatırımlar ve sağlanan ilave istihdam imkânları ile ilimiz ekonomik büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdürmektedir" dedi. "İhracatçılarımızın gösterdiği üstün gayret takdire şayandır" Denizli’nin güçlü altyapısı sayesinde işsizlik oranlarının en düşük olduğu büyükşehirler arasında üst sıralarda olduğunu ifade eden Vali Köşger, kentin sanayi, ihracat ve ticaretin merkezlerinden biri olarak öne çıktığını dile getirdi. Özellikle tekstil, tarım ve hizmet sektörlerinde sağlanan yoğun istihdam ile Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilendiğini belirten Vali Köşger, "İŞKUR’dan alınan verilere göre; 2025 yılında açık iş sayımız, 39 bin 339 iken işe yerleştirme sayımız, 18 bin 770 olmuştur. En fazla açık iş talebi alınan sektör sanayide tekstil ve mermer sektörleri olmuştur. 2026 yılı Ocak-Mart dönemi açık iş sayımız 7 bin 416 iken işe yerleştirme sayımız üç aylık süreçte 2 bin 634’tür. Yine bu yıl da en fazla açık iş alınan sektörlerimiz, sanayide tekstil ve mermerdir. Yine TUİK verilerine göre 2025 yılında, Denizli’de ihracatın yüzde 5,82 artışla 4 milyar 674 milyon 402 bin 255 dolar seviyesine ulaştığını ve ilimizin ihracatta ülke genelinde dokuzuncu sırada yer aldığını memnuniyetle ifade etmek isterim. İhraç ettiğimiz ürünler arasında bakır telde, tekstil ürünlerinden havlu, bornoz ve nevresimde ayrı ayrı, işlenmiş doğal taşta ve tarımda leblebi ile ay çekirdeği üretiminde Türkiye birinciliğimiz; kabloda ise Türkiye ikinciliğimiz mevcut. Bu başarılar ile ülke ihracatına sunduğu katkı için ihracatçılarımızın gösterdiği üstün gayret takdire şayandır. Bu çalışkanlığın ve özverinin sonucu elde edilen başarı, şehrimizin ekonomik dinamizmini güçlendirmekte, aynı zamanda ülkemizin uluslararası pazarlardaki etkinliğini de pekiştirmektedir" diye konuştu. "Sizlerin azmi ve kararlılığı ülkemizin çalışma hayatını daha güçlü kılıyor" Sanayicilerin üretimi devam ettikçe Türkiye’nin kalkınmasının ivmelendiğini dile getiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Ülkemizin geleceği söz konusu olduğunda elini taşın altına koymaktan çekinmeyen iş dünyamızın milli dayanışma ruhunu takdirle izliyoruz. Özellikle yerel kalkınma sürecine büyük destek veren yatırımcımız, üretimcimiz, işverenlerimiz, esnaflarımız, ticaret erbabımız geleceğin her bakımdan güçlü, tam bağımsız, kalkınmış Türkiye’sine giden yolda bizim en değerli yol arkadaşlarımızdır. Sizlerin azmi ve kararlılığı, hem şehrimizin hem de ülkemizin çalışma hayatını daha güçlü kılıyor. Sizler ürettikçe, kalkınmamız ivme kazanıyor. Türkiye olarak; bölgemizde ve dünyada gittikçe büyüyen ve yayılan çatışma ortamına rağmen bugün ulaştığımız nokta, hem gücümüzün sınırlarına, hem de gelecekte başarabileceklerimize dair önemli göstergedir. Ülkemizi güçlendirme hedefimiz istikametindeki kararlılığımızı, azmimizi koruduğumuz sürece her alanda olumlu sonuçlar almaya devam edeceğimize inanıyorum" dedi. "Herkes faaliyet gösterdiği alanda en iyisi olmak için daha çok çalışmalıdır" Türkiye’yi güçlü kılacak her mecrada duraksama, tereddüt etme lüksü olmadığını ifade eden Bakan Işıkhan, "Şunu unutmamalıyız ki tam bağımsız güçlü bir ekonomi ve kendi kendine yetebilen bir Türkiye demek; aynı zamanda, daha adil, daha huzurlu bir dünya demektir. Çünkü bugün Türkiye, küresel güvensizlik ortamında üstlendiği uluslararası sorumluluklar, tarihi ve kültürel misyonu ile sadece bölgesinin değil dünyanın da can simidi olmaya devam etmektedir. Bölgesel tehditlerin kapımıza kadar ulaşmış olması, bize, büyüme yolunda atmamız gereken kararlı adımları bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu sebeple, başta çalışma hayatı olmak üzere, Türkiye’yi içeride ve dışarıda daha güçlü kılacak her mecrada; durma, duraksama, adımlarımızda tereddüt etme, kabuğumuza çekilme lüksümüzün olmadığını özellikle vurgulamak istiyorum. Herkes, faaliyet gösterdiği alanda en iyisi olmak için daha çok çalışmalı ve daha fazla katma değer üretmelidir. Bu anlamda Denizli’nin üretim gücüne, potansiyeline inanıyoruz" şeklinde konuştu. Çalışma hayatına yön veren her sektöre yapılan yatırımlarla, iş dünyasının katkılarıyla Denizli’nin hak ettiği konuma ulaşacağını dile getiren Bakan Işıkhan, Denizli halkının mahrum kaldığı yerel hizmetleri telafi etmeye devam edeceklerini söyledi. Çalışma hayatı ve ekonomi güçlendikçe Türkiye’nin de istikrarla büyüyeceğini ifade eden Bakan Işıkhan, ekonomi güçlendikçe, istihdam ve üretim arttıkça, yatırımlar çoğaldıkça bu refahı nüfusun tamamına yaymak için kapsamlı politikalar üretmeye devam edeceklerini açıkladı. Bakan Işıkhan gençleri heyecanlandıran müjdeleri verdi Konuşmasının sonunda gençlere yönelik müjdeleri ardı ardına sıralayan Bakan Işıkhan, "Bugün genç kardeşlerimiz de burada. Gençlerin enerjisi, bu şehrin dinamizmi; gençlerin hayalleri, Türkiye’nin hedefleridir. Günümüz dünyasında gençlerimizin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, eğitimden iş hayatına geçiş sürecidir. Birçok gencimiz, okuldan mezun olduktan sonra iş bulma sürecinde zorluklar yaşamakta, tecrübe eksikliği nedeniyle geri planda kalmaktadır. Bu durumun, toplumsal olarak da çözmemiz gereken önemli bir mesele olduğunu biliyoruz. İşte tam da bu noktada, Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle gençlerimizi üretim sürecine daha erken dahil etmek, onları hayatın içine daha güçlü şekilde katmak amacıyla yeni bir adım attık. İŞKUR öncülüğünde başlattığımız ’Gençliğin Üretim Çağı - GÜÇ Programı’, gençlerimizin çalışma hayatına daha erken, daha donanımlı ve daha güçlü bir şekilde katılmasını hedeflemektedir. Bu programla; Gençlerimize staj imkanları sunuyor, Meslek sahibi olmalarını teşvik ediyor, Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerimizi çalışma hayatına kazandırıyor, İlk iş deneyimlerini edinmelerine destek oluyoruz. Staj Desteği programıyla 3 yılda 800 bin gencimizin staj yapmasını sağlayacağız. Geleceğim Meslekte Programı ile meslek okulu mezunlarını kendi mesleklerinde çalışmaya teşvik edeceğiz. NEET İşgücü Uyum Programı ile, ne eğitimde ne istihdamda olan 450 bin genci kamu kurumları ile işbirliği içinde çalışma hayatına dahil edeceğiz. İşe ilk adım programı ile 3 yılda 750 bin gencin 6 ay boyunca ücretinin tamamını veya 18 ay boyunca ücretinin yarısını ödeyeceğiz. Böylece tecrübe eksikliği nedeniyle ilk iş deneyimlerinde zorluk yaşayan gençlere deneyim de kazandıracağız. Özellikle işe alımda tecrübe şartı arayan işverenlerimizi de tecrübesiz gençleri istihdam etmesi ve tecrübe kazandırması noktasında teşvik edeceğiz. Geçen sene başlattığımız İŞKUR GENÇLİK Programı ile de, bildiğiniz gibi üniversite öğrencilerimizi yarı zamanlı modelle çalışma hayatına alıştırmaya, tecrübe katmaya devam ediyoruz. Gençlerimiz, Türkiye’nin geleceği. Gençlerimizin eğitim sonrası çalışma hayatından uzak kaldıkları her gün, Türkiye’nin kaybıdır. Bu nedenle gençlerimiz bizim en büyük önceliğimizdir. Bu vesileyle ülkemizin ve şehirlerimizin kalkınması için, her daim sahada olan iş dünyamızın temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarımız, belediyelerimiz, gençlerimiz ve kamu kurumlarımızla birlikte istişarelerle ihtiyaç ve talepleri almaya, sorunları çözmeye devam edeceğiz" dedi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 18:35
Manisa Lokantacılar Odası’ndan ‘Hileli gıda’ çıkışı
Manisa Lokantacılar, Kebapçılar, Tatlıcılar ve Yoğurtçular Odası Başkanı Şafak Yıldırım, son dönemde gıda ürünlerinde tespit edilen tağşiş ve hileli karışımlara sert tepki gösterdi. Yıldırım, "Hileye geçit yok, sağlığa tam destek" mesajı vererek, dürüst esnafın emeğinin korunması çağrısında bulundu. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan denetimlerde bazı gıda işletmelerinde ürünlerin içeriğinin değiştirildiği ve tağşiş yapıldığının belirlenmesi üzerine Manisa Lokantacılar Odası harekete geçti. Oda Başkanı Şafak Yıldırım, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, hileli üretimin hem toplum sağlığını hem de sektörün güvenilirliğini zedelediğini vurguladı. Resmi denetim sonuçlarını değerlendiren Başkan Yıldırım, "Son dönemde yapılan resmi denetimlerde, bazı işletmelerin ürünlerinde tağşişe başvurduğu, yani hileli karışımlar ve katkılarla halkımızın sofrasına gölge düşürdüğü tespit edilmiştir. Bu durum yalnızca toplum sağlığını tehdit etmekle kalmamakta, aynı zamanda alın teriyle üreten dürüst esnafımızın emeğini değersizleştirmektedir. Et ve et ürünlerinde farklı türlerin gizlice karıştırılması, süt ve süt ürünlerinde doğallığı bozan katkıların kullanılması; hem sağlığımızı hem de güvenimizi zedelemektedir. Biz, Manisa Lokantacılar, Kebapçılar, Tatlıcılar ve Yoğurtçular Odası olarak, emeğini dürüstlükle ortaya koyan, ürününün içeriğini şeffafça paylaşan ve halkımıza güvenle sunan esnafımızın her zaman yanındayız" dedi. "Etiketleri dikkatle inceleyin" Tüketicilere de uyarılarda bulunan Yıldırım, güvenilir ve belgeli işletmelerin tercih edilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:"Bizim duruşumuz nettir: Hileye geçit yok, sağlığa tam destek! Halkımızın sağlığı ve esnafımızın onuru için mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Dürüst esnafın emeğini korumak, toplumun vicdanını korumaktır. Tüketicilerimize çağrımız; etiket bilgilerini dikkatle inceleyiniz. Güvenilir ve belgeli işletmeleri tercih ederek dürüst esnafa destek olunuz. Şüpheli durumları ilgili kurumlara bildiriniz. Unutmayalım: Soframızdaki her lokma yalnızca bedenimizi değil, vicdanımızı da besler" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
03 Nisan 2026 Cuma- 11:39
Erzincan’da tulum peyniri üreticileri ortak yol haritasında buluştu
2
02 Nisan 2026 Perşembe- 17:55
Sinop’ta bahar aylarının lezzeti: Zılbıt pazarlarda ilgi görüyor
3
04 Nisan 2026 Cumartesi- 10:25
Denizi olmayan Erzurum’da yılda 300 tona yakın balık üretiyorlar
4
04 Nisan 2026 Cumartesi- 10:17
Niğde’de sanayilik patates üretimi masaya yatırıldı
5
03 Nisan 2026 Cuma- 09:22
Küresel gübre krizine yerli çözüm: Arz sorunu yok
26 Aralık 2025 Cuma - 09:13
Erzurum’da kırmızı et zirvesi
Erzurum’da kırmızı et sektörü temsilcileri bir araya geldi, sektörün mevcut durumu konuşuldu. Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Mücahid Taylan, Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger, Et ve Süt Kurumu Kurumsal Risk ve Performans Dairesi Başkanı Aydın Yağız, Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç, Erzurum Et Kombina Müdürü İsmail Atasever, Erzurum Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Abdulkadir Ürüşan ile Van Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Sabri Yılmaz, Vali Mustafa Çiftçi’yi ziyaret etti. Ziyarette, kırmızı et sektörüne ilişkin yürütülen çalışmalar ile üreticilerin ve sektörün mevcut durumu hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
26 Aralık 2025 Cuma - 09:10
Kurulum aşaması tamamlandı, üretim kapasitesi saatte 240 ton
Kırıkkale genelindeki köy yollarında asfalt çalışmalarında kullanılmak üzere saatte 240 ton üretim kapasitesine sahip asfalt plent tesisinin hizmete alınmasıyla birlikte, yol yapım sürecinin daha etkin ve planlı yürütülmesi hedefleniyor. Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, İl Özel İdaresine kazandırılan asfalt plent tesisinde incelemelerde bulundu. Vali Makas, köy yollarında asfalt yapım maliyetlerini düşürmek ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla, kamu kaynağı kullanılmadan bağış yoluyla İl Özel İdaresine ait tesisin önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Saatte 240 ton asfalt üretim kapasitesine sahip tesisin, il genelindeki yol altyapısına ciddi katkı sağlayacağını vurguladı. Güçlü idare anlayışıyla kesintisiz hizmet hedeflediklerini ifade eden Vali Makas, "Bu tesis sayesinde ilimiz merkez ve ilçelerine bağlı 185 köy yoluna daha hızlı, daha kaliteli ve daha ekonomik asfalt hizmeti sunulacak. Sıcak asfalt (BSK) imalatı yapabilme kabiliyetiyle köy yollarımızın standartları daha da yükselecek" dedi. Devam eden çalışmalar hakkında İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Fazlı Altuntop’tan bilgi alan Vali Makas, görevli personele kolaylıklar dileyerek asfalt plent tesisinin hayırlı olmasını temenni etti.
26 Aralık 2025 Cuma - 07:45
Asgari ücret tespit komisyonu kararı Resmi Gazete’de
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı asgari ücret tespit komisyonu kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.
25 Aralık 2025 Perşembe - 23:23
Perakendeciler Federasyonu, ’perakendecinin pazar günü kapalı olması önerisi’ne katılmıyor
Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu’ndan (TAMPF), bazı basın ve yayın organlarında yer alan "esnafın ve perakendecinin pazar günü kapalı olması yönünde bir anlaşmaya varıldığı" haberiyle ilgili yapılan açıklamada, "Haftalık zorunlu kapanma uygulamasının istihdamda ciddi kayıplara yol açacağı ve ekonomik faaliyetleri daraltacağı çok açıktır. Bu çerçevede, pazar günü kapatma önerisinin sektörün tamamını temsil eden ortak bir görüş olmadığı ve görüşümüzün tam aksi yönde olduğunu bir kez daha belirtmek isteriz" denildi. Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu’ndan yapılan açıklamada, "Bugün çeşitli basın ve yayın organlarında, esnafın ve perakendecinin pazar günü kapalı olması yönünde bir anlaşmaya varıldığına dair haberler yer almıştır. Söz konusu haberler üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Türkiye genelinde organize perakendenin gıda ve gıda dışı alanlarda yüzde 90’ının üzerinde bir bölümünü temsil eden; sektörün çatı kuruluşu olan ve yedi dernekten oluşan TAMPF olarak, zincir marketlerin Pazar günü kapatılmasına yönelik hernagi bir kararımız ya da görüş birliğimiz bulunmadığını kamuoyuna önemle bildiririz. Tam aksine, sektörümüze ilişkin mevcut tüm teknik ve ekonomik veriler; haftanın bir günü zorunlu bir kapanmanın tüketici tercihlerini olumsuz yönde etkileyeceğini, fiyat istikrarı üzerinde olumsuz baskı oluşturacağını ve kayıtlı ekonomi açısından ciddi riskler doğuracağını açıkça ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra, söz konusu uygulamanın tedarik zincirinde kırılmalara yol açması, özellikle gıda tarafında sürekliliğin aksaması, zayiatların artması ve verimlilik kayıplarının derinleşmesine neden olacaktır.Bu durum, üretimden lojistiğe kadar uzanan tüm değer zincirini olumsuz etkileyecektir. Haftalık zorunlu kapanma uygulamasının istihdamda ciddi kayıplara yol açacağı ve ekonomik faaliyetleri daraltacağı çok açıktır. Bu çerçevede, Pazar günü kapatma önerisinin sektörün tamamını temsil eden ortak bir görüş olmadığı ve görüşümüzün tam aksi yönde olduğunu bir kez daha belirtmek isteriz" ifadelerini kullanıldı.
25 Aralık 2025 Perşembe - 21:35
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye dijitalleşme ile yapay zekayı kalkınma stratejisinin merkezine yerleştiren yaklaşımı kararlılıkla hayata geçirmektedir"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, dijitalleşme ve yapay zekanın günümüzde ekonomik büyüklükleri, rekabet gücünü ve devletlerin hareket alanını yeniden tanımlayan temel unsurlar haline geldiğine dikkati çekerek, "Türkiye, dijitalleşme ile yapay zekayı kalkınma stratejisinin merkezine yerleştiren yaklaşımı kararlılıkla hayata geçirmektedir" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından dijitalleşme ve yapay zekâ alanında hayata geçirilen ve gerçekleştirilen dijital dönüşüm çalışmalarıyla 2025 Dünya Odalar Yarışması’nda ATO’ya ’En İyi Oda İnovasyonu Projesi’ kategorisinde dünya birinciliğini kazandıran ’ATONET Akıllı Asistan’ projesinin, dünya birinciliği lansman programı ATO Congresium’da gerçekleştirildi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra ATO Başkanı Gürsel Baran, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve sektör temsilcileri katıldı. "Türkiye dijitalleşme ile yapay zekayı kalkınma stratejisinin merkezine yerleştiren yaklaşımı kararlılıkla hayata geçirmektedir" Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, dijitalleşme ve yapay zekanın günümüzde ekonomik büyüklükleri, rekabet gücünü ve devletlerin hareket alanını yeniden tanımlayan temel unsurlar haline geldiğini ifade ederek, "Üretimden ticarete, kamu yönetiminden küresel değer zincirlerine kadar uzanan bu dönüşüm; ülkelerin bugünkü performansının yanı sıra gelecekte hangi ligde yer alacağını da belirlemektedir. Türkiye, bu dönüşümü doğru okuyan ve dijitalleşme ile yapay zekayı kalkınma stratejisinin merkezine yerleştiren bütüncül bir yaklaşımı kararlılıkla hayata geçirmektedir" diye konuştu. Pandemi öncesine göre sanayi üretimini yüzde 30,6 artıran Türkiye’nin, Almanya ve İtalya gibi sanayi devlerinin gerileme yaşadığı bir dönemde Avrupa’nın üretim lokomotifi konumuna yükseldiğini ifade eden Yılmaz, imalat sanayii katma değerinde dünya 14’üncüsü olan bir Türkiye gerçeğinin var olduğunu söyledi. Yılmaz, 2002 yılında bir milyar dolayı bulmayan Ar-Ge harcamalarının 2024 yılı itibarıyla 19,9 milyar dolara ulaştığını, bu harcamaların milli gelir içindeki payını yüzde 1 buçuğa ulaştığına dikkati çekti. "Mal ve hizmet ticaretimiz 393 milyar dolara ulaşmış durumda" Türkiye’nin mal ihracatının 271 milyar dolara ulaştığını aktaran Yılmaz, "Hep unutuyoruz bir de hizmet ticareti ve hizmet ihracatı var. Hizmet ihracatımızı ise 122 milyar dolara ulaşmış durumda. İkisini topladığınızda mal ve hizmet ticaretimiz 393 milyar dolara ulaşmış durumda. Hizmetlerin şöyle bir özelliği var; mal ticaretinde petrol ve altın ihracatından kaynaklı bir miktar açık veriyoruz ancak hizmet ticaretinde fazla veriyoruz. Cari dengemizi düzeltme konusunda hizmet ticaretimizin çok büyük katkısı var. Önümüzdeki yıllarda da bu ticaretin artarak devamını diliyoruz ve bu yönde politikalar izliyoruz" ifadelerini kullandı. Dijital altyapının Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu çerçevesinde yapay zeka odaklı bir sıçramaya yöneldiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, nihai hedefin yapay zeka devriminin Türkiye Yüzyılı’nın ana kaldıraçlarından biri haline getirmek olduğunu da sözlerine ekledi. "ATO’nun yenilikçi ruhunu temsil eden proje hepimizi gururlandırmıştır" Türkiye’nin teknoloji ve dijitalleşme vizyonunun dönüşmesinde en stratejik paydaşlarından birinin ATO olduğunu dile getiren Yılmaz, "Hükümetimizin kararlılıkla yürüttüğü dijital dönüşüm hamlesini rehber edinen odamız, ticaretin geleceğini teknolojiyle inşa etme yolunda çok kıymetli mesafeler kat etmiştir. Bu kararlı yürüyüşün başarılarını, 2023 yılında Cenevre’de gördük. Bugün de Melbourne’da aynı başarının sağlandığını gururla takip etmiş bulunuyoruz. ATONET Akıllı Asistan, bu birikimin ve süreklilik gösteren dönüşüm anlayışının yapay zeka alanındaki doğal devamı olarak şekillenmiştir. Ankara Ticaret Odası’nın yenilikçi ruhunu temsil eden bu proje, 2025 Dünya Odalar Yarışması’nda bir kez daha dünya birinciliğine ulaşarak hepimizi gururlandırmıştır" dedi. "Bu proje, bir teknoloji yatırımı olmanın yanı sıra iş dünyamızı geleceğe taşıma hedefimizin de güçlü bir yansımasıdır" ATO Başkanı Gürsel Baran ise, ATONET Akıllı Asistan üyelerinin 7 gün 24 saat bilgiye, belgeye ve hizmete akıllı, hızlı ve güvenli biçimde ulaşmasını sağlayan bir yapay zeka çözümü olduğunu kaydederek, "Bu proje, bir teknoloji yatırımı olmanın yanı sıra, üyelerimize değer katma, ticareti kolaylaştırma ve iş dünyamızı geleceğe taşıma hedefimizin de güçlü bir yansımasıdır. Günümüz dünyasında rekabet, yalnızca sermaye, üretim gücü ya da coğrafyayla değil; dijitalleşmeye hakim olmak, veriyi doğru kullanmak ve süreçleri hızlı yönetmekle kazanılıyor. Cumhuriyetimizle yaşıt köklü geçmişe sahip odamızın, bugün yapay zeka ile dünyaya örnek gösterilen bir başarıya imza atmasının haklı gururunu yaşıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da ATO’nun 150 ülkeyi temsil eden odaların yer aldığı küresel platformda birinciliğe ulaşmış olmasının kendisi için ayrı bir mutluluk ve gurur vesilesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "ATO, bu ödüle ulaşma yolunda son derece çetin ve güçlü bir rekabet sürecinden geçmiştir. Zira dünyanın dört bir yanından odalar, hayata geçirdikleri projelerle 6 farklı kategoride bu prestijli yarışmaya katılmıştır. Ankara Ticaret Odamız, 41 ülkeden 83 projeyi geride bırakarak bir kez daha birinciliğe ulaşmıştır. Dünya Odalar Federasyonu Başkanı olarak, 150 ülkenin odalarını temsil eden bu büyük ailenin zirvesinde, bu başarının Türkiye’den ve başkentimiz Ankara’dan çıkmış olmasından büyük bir onur duyduğumu özellikle ifade etmek isterim."
25 Aralık 2025 Perşembe - 20:09
Kırşehir’de kuruyemişçiler, yılbaşında zam yapmayacak
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de yeni yıl öncesinde kuruyemişçi esnafı, vatandaşların yılbaşında en çok tükettiği ürünlerde fiyat artışına gitmedi. Esnafın bu kararı, hem vatandaşlar hem de sektör temsilcileri tarafından olumlu karşılandı. Yeni yıl öncesinde alışveriş yapan İsmail Kılıç, şehir genelindeki kuruyemişçilerin yeni yıla eski fiyatlarla girmesinin önemli olduğunu belirterek, "Bu durum hem vatandaş hem de esnaf açısından olumlu bir davranış. Alışveriş yaparken daha rahat ediyoruz" dedi. Bir diğer vatandaş Sezai Baysal ise asgari ücrete yapılan zamma rağmen esnafın fiyatları artırmamasını takdir ettiğini ifade ederek, "Fiyatlar eski fiyatlar olunca vatandaş da gönül rahatlığıyla alışveriş yapıyor" şeklinde konuştu. Kentte uzun yıllardır kuruyemiş sektöründe hizmet veren işletme sahibi Mehmet Vatanuğruna uygulanan fiyatların 2025 yılı için belirlendiğini belirterek, "Vatandaşlarımız özellikle yeni yıl öncesinde kuruyemiş ve çikolataya yoğun ilgi gösteriyor. Biz de fiyatlarımızı sabit tuttuk" ifadelerini kullandı. Yeni yıl öncesi alınan bu kararın, kentteki alışveriş hareketliliğini artırması bekleniyor.
25 Aralık 2025 Perşembe - 18:30
Bursa’da metal işçileri ayağa kalktı: Prysmian’da eylem başladı
Bursa’da metal işçileri toplu sözleşme görüşmelerinde istediklerini alamayınca eylem süreci başlattı. Mudanya’da bulunan Prysmian Fabrikası çalışanları da üretimden gelen güçlerini kullanıp üretimi durdurdu. Disk Birleşik Metal İş Başkanlar Kurulu, 24 Aralık 2025 Çarşamba günü toplanıp işyerlerinde ve ülkede yaşanan sorunların yanı sıra MESS ile sürdürülen grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde gelinen aşamayı değerlendirdi. Yapılan değerlendirme sonrası Genel Yönetim Kurulu tarafından bir dizi eylem kararı alındı. Buna göre metal işçileri, üretimden gelen gücü kullanarak 1 saatlik üretim durdurma eylemi gerçekleştirecek. Eylemlerin 25 Aralık 2025 Perşembe, 2 Ocak 2026 Cuma ve 8 Ocak 2026 Perşembe günlerinde de devam edeceği bildirildi. Bu karar doğrultusunda Mudanya’daki Prysmian Fabrikası çalışanları iş bırakma eylemi yaptı. Ayrıca 26 Aralık Cuma günü Bursa’nın Mudanya ilçesinde yürüyüş ve kitlesel basın açıklaması yapılacağı belirtildi. İşyerlerinde kokart takma eyleminin sürdürüleceği ifade edildi. Genel Yönetim Kurulu kararları kapsamında, 29 Aralık 2025 Pazartesi gününden itibaren ikinci bir karara kadar fazla mesailerin durdurulacağı, fazla mesaiye kalınmayacağı açıklandı. Öte yandan grev kararlarının alınmasının ardından, tüm temsilcilerin tam gün izinli sayılacağı ve grev hazırlıklarının etkin şekilde yürütüleceği kaydedildi. Açıklamada, metal işçilerinin hakları için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceği vurgulandı.
25 Aralık 2025 Perşembe - 17:05
Bolu Belediyesi’ne AB’den 700 bin euroluk iklim hibesi
Bolu Belediyesi, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye tarafından finanse edilen hibe programı kapsamında hazırladığı ‘Bolu GreenCycle’ projesi ile 700 bin euro hibe almaya hak kazandı. Bolu Belediyesi, Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen AB-TR İklim Değişikliği Hibe Programı (AB-TR CCGP) kapsamında 700 bin euro hibe almaya hak kazandı. İklime duyarlı, düşük karbonlu ve kaynak verimli kentsel hizmet yaklaşımını esas alan proje için hibe sözleşmesi, dün Ankara’da Bakanlıkta düzenlenen programda imzalandı. Bolu Belediyesi Araştırma, Proje ve Koordinasyon Birimi tarafından hazırlanan "Bolu GreenCycle: Turning Waste into Resilient and Sustainable Futures" başlıklı proje, hibe desteği almaya hak kazanan projeler arasında yer aldı. Yaklaşık 36 milyon Türk lirası tutarındaki hibe kapsamında Bolu Belediyesi, Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesinde pilot bir organik atık yönetim sistemi kurmayı ve geliştirmeyi hedefliyor. Akıllı sistemlerle organik atık yönetimi Proje kapsamında sensör tabanlı akıllı konteynerler, EcoTrack dijital izleme platformu kullanılarak organik atıklar gerçek zamanlı olarak izlenecek, toplama süreçleri optimize edilecek ve bilimsel kompostlama yöntemleriyle işlenecek. Pilot uygulama, Düzce Üniversitesi’nin akademik ve teknik desteğiyle yürütülecek. Projenin, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına ve kentsel atık yönetiminde verimliliğin artırılmasına doğrudan katkı sağlaması hedefleniyor. Kompost ürünler kamusal alanlarda kullanılacak Pilot uygulama sonucunda elde edilecek kompost ve toprak iyileştirici ürünler; parklar, yeşil alanlar, refüjler ve diğer kamusal peyzaj alanlarında kullanılacak. Böylece organik atıkların yerinde değerlendirilmesiyle depolamaya giden atık miktarı azaltılacak, sera gazı emisyonlarında somut düşüş sağlanarak kentin iklim dayanıklılığı güçlendirilecek. Proje; belediye personeli, çiftçiler, kooperatifler ve vatandaşlara yönelik kapasite geliştirme ve farkındalık çalışmalarıyla desteklenecek. Bu sayede Bolu için örnek ve çoğaltılabilir döngüsel bir organik atık yönetim modeli oluşturulması hedefleniyor.
25 Aralık 2025 Perşembe - 17:00
Türk Telekom CEO’su Şahin ’’Suriye dahil dünyanın birçok noktasında müşterilerimizin iletişimini sınırların ötesine taşıyoruz’’
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Suriye dahil olmak üzere kadim Anadolu medeniyeti topraklarında yüzyıllardır köklü bağlarımızın olduğu sınır komşularımız, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Irak’ta ve tüm kıtalarda dünyanın birçok noktasında müşterilerimizin iletişimini sınırların ötesine taşıyoruz" dedi. Türk Telekom CEO’Su Ebubekir Şahin, X sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulundu. Şahin, "Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom olarak, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran, erişilebilir ve pratik çözümleri tüm hizmetlerimizin merkezine alıyoruz. Uluslararası dolaşım hizmetimizle, abonelerimizin yurt içinde alıştıkları güvenli ve yüksek kaliteli iletişim deneyimini yurt dışında da kesintisiz biçimde sürdürmelerini sağlıyor, müşteri deneyimi odağımızla iletişimi sınırların ötesine taşıyoruz" dedi. Açıklamada, "Köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, müşterilerimizin tüm iletişim ihtiyaçlarını karşılayan çözümler üretmeye devam ediyoruz. Kullanıcılarımızın yurt dışındaki iletişimlerini kolaylaştıran, uluslararası dolaşım hizmetimizle; 2025 yılının Ocak ayında hizmet vermeye başladığımız Suriye dahil olmak üzere kadim Anadolu medeniyeti topraklarında yüzyıllardır köklü bağlarımızın olduğu sınır komşularımız, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, İran, Irak’ta ve tüm kıtalarda dünyanın birçok noktasında müşterilerimizin iletişimini sınırların ötesine taşıyoruz. Müşteri memnuniyetini odağımıza alan ve küresel ölçekte değer ürettiğimiz bu anlayışla, mesafeleri kısaltan, bağlantıları güçlendiren çözümlerle teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürmekten gurur duyuyoruz" ifadelerine yer verildi.
25 Aralık 2025 Perşembe - 16:23
Marmaris turizminde yeni dönem başladı
Türkiye turizm sektörünün son yıllardaki en büyük yatırımlarından biri olan ve turizm dönemini 12 aya yayan Kızılbük Thermal Wellness Resort, düzenlenen toplantı ile basın mensuplarına tanıtıldı. Kış ortasında bile yoğun harketliliğin yaşandığı 5 yıldızlı otel konforundaki tesis basın mensuplarından da tam not aldı. Projenin tanıtımını yapıp gazetecilerin sorularını cevaplayan Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, beklentilerin aksine kış sezonunun oldukça hareketli geçtiğini belirterek, "Çok daha sakin bir dönem öngörülürken ciddi bir talep ve dinamizmle karşı karşıyayız. Yaklaşık 500 çalışanımızla hem operasyonel süreci hem de misafir memnuniyetini en üst seviyede tutacak şekilde planlamalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Tesisin ilk kış sezonunu yaşadığını vurgulayan Çelik, Aralık-Şubat döneminde Marmaris’e ilk kez tatil amacıyla gelen çok sayıda yerli misafir bulunduğunu ifade etti. Marmaris’in geçmişte kış tatili destinasyonları arasında yer almadığını hatırlatan Çelik, "Bugün misafirlerimizin Marmaris’ten büyük bir keyif aldığını net şekilde gözlemliyoruz. Aralık ayında denize girildi, termal turizm tarafında ise kaplıca misafirleri artarak gelmeye devam ediyor" diye konuştu. Halihazırda tesiste yaklaşık bin 500’e yakın misafirin bulunduğunu belirten Çelik, konaklamaların genellikle bir hafta ve üzeri sürdüğünü, misafirlerin aile tatili anlayışıyla ve çoğunlukla özel araçlarıyla bölgeye geldiğini söyledi. Bu hareketliliğin Marmaris’in kış turizmi destinasyonu olarak konumlanmasına önemli katkı sağladığını dile getirdi. Sürdürülebilirliğin temel öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Çelik, tesisleri 12 ay boyunca aktif tutacak katma değerli iş modelleri geliştirdiklerini belirtti. Bölgenin termal kaynaklar ve ören yerleri açısından büyük bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken Çelik, bu potansiyelin daha planlı ve bütüncül turizm politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Marmaris’in İçmeler bölgesinde geçtiğimiz sezon başında kapılarını açan yaklaşık 30 yıl boyunca metruk bir halde kalan yapı, 465 milyon dolarlık stratejik bir yatırımla dört mevsim açık, termal ve wellness odaklı uluslararası standartlarda bir destinasyona dönüştürülmesi tüm Marmaris’te hareketliliğe neden oldu. "Sosyal ve ekonomik yaşamda gözle görülür bir canlanma yaşandı" Projenin misafirlerini ağırlamaya başlamasından bu yana Marmaris ve çevresinde sosyal ve ekonomik yaşamda belirgin bir hareketlilik yaşandığının altını çizen Mahmut Sefa Çelik "Tesisimiz yılın 12 ayı açık. Bu sayede yerel işletmeler ve restoranlar kış aylarında da aktif olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Hatta geçmişte kışın kapanan işletmelerin yerine artık yeni açılan mekanlar görüyoruz. Artık dünya turizminde yalnızca yaz tatili değil; sağlık turizmi, deneyim odaklı konseptler, sürdürülebilirlik, kongre turizmi ve dört mevsim yaşam anlayışı öne çıkıyor. Marmaris, termal kaynakları, doğal güzellikleri ve destinasyon çeşitliliği ile bu dönüşümün öncü destinasyonlarından biri olma potansiyeline sahip. Geleneksel turizmdeki en büyük zorluk, sezonun sınırlı olmasıydı. Bizim hedefimiz, Kızılbük Thermal Wellness Resort gibi yatırımlarla bu döngüyü kırarak Marmaris’i yılın her döneminde ziyaret edilen, güçlü bir marka destinasyonu haline getirmek ve bölge turizmine sürdürülebilir değer katmak. Bu hedefe de emin adımlarla ilerliyoruz" dedi. Toplantının ardından, 37 bin metrekareyi aşan kıyı şeridi, 1,4 kilometrelik sahil yürüyüş yolu ve plaj alanlarıyla bölgenin en büyük sosyal yaşam alanlarından birini oluşturan Kızılbük Thermal Wellness Resort, gazetecilere tanıtıldı. Tabiatla iç içe tesisi gezip merak ettikleri konular hakkında Sinpaş Holding Kurumsal Iletişim Müdürü Süreyya Erbayrak’tan bilgiler alan gazeteciler bölgeye kattığı değer dolayısıyla teşekkür ettiler.
25 Aralık 2025 Perşembe - 16:21
SPK ile Türkiye Barolar Birliği arasında Finansal Okuryazarlık Anlaşması
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile Türkiye Barolar Birliği arasında "Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü" imzalandı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile Türkiye Barolar Birliği arasında finansal okuryazarlığın yaygınlaştırılmasına yönelik iş birliği protokolü imza töreni gerçekleştirildi. Yapılan anlaşmayla hukuk alanında okuryazarlığın yaygınlaştırılması hedeflendi. İmza töreninde bir konuşma gerçekleştiren SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, yalnızca bir iş birliği protokolünü imzalamak için değil; hukuk ile finansın aynı zeminde, aynı hedef doğrultusunda buluştuğu önemli bir iradeyi ortaya koymak için bir arada olduklarını sözlerine ekledi. Gönül, Sermaye Piyasası Kurulu ile Türkiye Barolar Birliği arasında imzalanan protokolü son derece önemli gördüğünü sözlerine ekleyerek, şu ifadelere yer verdi: "Sermaye piyasalarında hukukun ve avukatlık mesleğinin rolü ayrıdır. Avukatlar, bu yönüyle bakıldığında sermaye piyasalarında kritik ve çok önemli bir yere sahiptir. Halka arz süreçlerinden şirket birleşmelerine, şirketlerin yatırım kararlarından yatırımcı uyuşmazlıkları ve kurumsal yönetim uygulamalarına kadar pek çok alanda, hukukçuların katkısı piyasalar açısından önemlidir. Yatırımcı haklarının korunması, sözleşme güvenliğinin sağlanması ve piyasa disiplininin tesisi, büyük ölçüde bu mesleğin bilgi birikimi ve sorumluluk anlayışıyla mümkün olmaktadır." "Avukatların finansal okuryazarlık düzeyinin yükselmesi, yatırımcı haklarının daha etkin şekilde korunmasını beraberinde getirmekte" Sermaye piyasalarının, geçmişe kıyasla çok daha hızlı ve karmaşık bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Gönül, "Dijitalleşme, yeni finansal ürünler, farklı yatırım araçları ve sınır aşan işlemler, hukuki değerlendirmeleri de kaçınılmaz olarak derinleştirmektedir. Böyle bir ortamda, avukatların yalnızca mevzuata hâkim olması yeterli değildir. Finansal kavramları anlayan, piyasa işleyişini bilen ve yatırım risklerini doğru okuyabilen bir hukuk yaklaşımı, her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Bu noktada finansal okuryazarlık, avukatlar için ilave bir bilgi alanı değil; mesleki pratiğin doğal bir parçası hâline gelmiştir. Avukatların finansal okuryazarlık düzeyinin yükselmesi; müvekkillerin daha doğru yönlendirilmesini, uyuşmazlıkların henüz doğmadan önlenmesini ve yatırımcı haklarının daha etkin şekilde korunmasını beraberinde getirmektedir. Aynı zamanda bu durum, piyasa bozucu eylemlerle mücadelede de güçlü bir hukuki zemin oluşturmaktadır" ifadelerine yer verdi. Gönül, Türkiye Barolar Birliği ile imzalanan protokolün önemine de değinerek, "Bu iş birliğiyle, avukatlarımızın sermaye piyasalarına ilişkin bilgi birikimini güçlendirmeyi, ortak eğitim ve farkındalık çalışmalarını artırmayı ve hukuk ile finans arasında daha sağlam bir etkileşim alanı oluşturmayı hedefliyoruz. Avukatlarımızın finansal okuryazarlık alanındaki donanımının artması, yalnızca mesleki bir kazanım değil; ülkemizin sermaye piyasalarının geleceğine yapılmış önemli bir yatırımdır" diye konuştu. "İş birliği protokolü ile avukatların finansal okuryazarlıkta ciddi bir eğitimden geçmelerini amaçlıyoruz" Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ise, yapılan iş birliği protokolüyle her iki kurulun hem finans dünyası hem hukuk dünyasının bundan sonra daha yoğun şekilde iş birliğiyle çalışmasına dair bir adım attığını dile getirdi. Sağkan, baroların çatı örgütü olan Türkiye Barolar Birliği olarak Türkiye’deki 204 bin avukatı ve yine binlerce stajyer avukatı bünyesinde barındırdığını belirterek, "Bu kapsamda finansal okuryazarlık konusu da avukatların yurttaşlarımızın adalete erişiminde en çok önem verdiği başlıkların içerisinde yer alıyor. Bu anlamda bugün imza altına alacağımız iş birliği protokolü ile avukatların ve stajyer meslektaşlarımızın finansal okuryazarlıkta ciddi bir eğitimden geçmelerini amaçlıyoruz. Bu eğitimin neticesi az önce ifade ettiğim üzere 85 milyon yurttaşımızın adalete erişiminde savunmanın daha etkin bir rol üstlenmesini temel olarak sağlayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
25 Aralık 2025 Perşembe - 16:19
OYAK ve KOOP Market’ten sürdürülebilir iş birliği
Türkiye’de tamamlayıcı mesleki emeklilik sisteminin başarılı örneklerinden OYAK, 5 binin üzerinde satış noktasında hizmet veren KOOP Market ile stratejik bir iş birliği gerçekleştirdi. Bu kapsamda, OYAK üyeleri ve aileleri KOOP Market’ten avantajlı alışveriş yapma imkanına sahip olacak. KOOP Market ve OYAK, OYAK üyeleri ve ailelerine yönelik geniş ölçekli bir tüketici fayda modelini hayata geçirmek üzere stratejik bir iş birliğine imza attı. İş birliğiyle birlikte, OYAK üyelerinin KOOP Market üzerinden yapacakları alışverişlerde uygulanacak özel indirimle, avantajlı koşullardan yararlanması hedefleniyor. Gerçekleştirilen iş birliği protokolü, KOOP Market Genel Müdürü Orhan Kozan ve OYAK Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çağrı Özer tarafından imzalandı. 500 bin hanenin sofrasına doğrudan dokunan model Söz konusu iş birliği, OYAK bünyesindeki 500 bini aşkın üye ile birinci derece aile yakınları dâhil olmak üzere yaklaşık 1 milyon kişiyi kapsıyor. Amaç, geniş bir kitlenin tüketim ihtiyaçlarına daha uygun koşullarda erişimini kolaylaştırarak hane bütçelerine katkı sağlamak. OYAK üyeleri, iş birliği çerçevesinde OYAK Platform uygulaması üzerinden tanımlanan kod sistemi ile herhangi bir başvuru olmaksızın kendilerine sağlanan özel iskonto çerçevesinde bu avantajdan yararlanabilecekler. Kod, OYAK Platform üzerinden üretilecek ve uygulamadan faydalanmak için ayrıca bir başvuru gerekmeyecek. Erişilebilirlik ve kullanım kolaylığı esas alınarak hayata geçirilen uygulamanın, tarafların ortak değerlendirmeleri doğrultusunda önümüzdeki dönemlerde daha da geliştirilmesi planlanıyor. Aydın: "Toplumsal fayda üreten bir perakende anlayışı" Tarım Kredi Genel Müdürü Hüseyin Aydın, "Tarım Kredi olarak üreticiden tüketiciye uzanan entegre yapımızla, toplumsal faydayı merkeze alan bir perakende anlayışı benimsiyoruz. Tarım Kredi büyük bir ekosistem ve değer üretmeye, oluşan bu değeri iş birliği yaptığımız kurumlarla da paylaşmaya çalışıyoruz. OYAK ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, KOOP Market’in yalnızca bir satış noktası değil; hanelerin bütçesine katkı sağlayan, erişilebilir ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunun göstergesi" dedi. Özer: "Önceliğimiz üyelerimizin ve ailelerinin yaşam kalitesini artırmak" OYAK Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çağrı Özer ise şunları söyledi: "OYAK olarak üyelerimizin ve ailelerinin yaşam kalitesini artıran, günlük hayatlarına doğrudan dokunan projeleri önceliklendiriyoruz. KOOP Market ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, yalnızca bir avantaj uygulaması değil; geniş bir kitlenin ihtiyaçlarının birçoğuna erişimini kolaylaştıran, sürdürülebilir ve yaygınlaştırılabilir bir model." Ortak hedef: Geniş kitlelere kalıcı fayda OYAK ve KOOP Market bu iş birliğiyle; kurumsal gücü, sosyal sorumluluk bilinciyle birleştirerek, yüz binlerce ailenin günlük yaşamına dokunan kalıcı fayda modelleri üretmeyi hedefliyor. Resmiyet kazanan bu iş birliği, bugün OYAK Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen imza töreni ile kamuoyuna duyuruldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder