Son Dakika
|
Galatasaray, Osimhen’in ameliyata alındığını duyurdu
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
Fatih’te çöken binaların ardından çevrede hasar tespit çalışması başlatıldı
Bursa’da bıçaklı kavga...Boğazı kesilen kişi hayatını kaybetti
Hakkari ve Yüksekova’da eğitime kar engeli
İsrail ordusu: "Tahran’a geniş çaplı bir saldırı dalgası başlatıldı"
İran’ın son füze saldırıları İsrail’deki birçok bölgede maddi zarara yol açtı
ABD ordusu, İran’ın tek yönlü saldırı İHA’larını vurdu
Tekirdağ’da takside yolcu dehşeti: Şoförü omzundan bıçakladı
ASAYİŞ
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Tekirdağ’daki yağ fabrikası patlamasının görüntüleri ortaya çıktı
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
ABD, İran'da Kum Türbin Motoru Üretim Tesisi'ni hedef aldı
TEM otoyolunda iki aracın çarpışma anı kamerada
Bogdan Stancu: "Türkiye soğukkanlı ve ofansif oynamayı seviyor"
Hakkari ve Yüksekova’da eğitime kar engeli
İran’dan ABD’ye Hürmüz uyarısı: "Enerji tesislerine saldırı olursa Hürmüz tamamen kapatılacak"
EKONOMİ
Başkan Güngör: "Akaryakıt istasyonlarında tek ruhsat uygulaması hayata geçirilmeli"
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:50:38
MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, kentte faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu işletmecilerinin, istasyon bünyesindeki tüm birimler için "tek ruhsat" uygulaması talep ettiğini belirterek bu konuda girişimlerde bulunacaklarını söyledi. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Seydi Tahsin Güngör, Manavgat’ta faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu işletmecileri, mevcut ruhsat uygulamalarının sektörde operasyonel zorluklara yol açtığını belirterek düzenleme çağrısında bulundu. Başkan Güngör, istasyon içerisinde yer alan market, oto yıkama, kafe ve ATM gibi farklı hizmet birimleri için ayrı ayrı ruhsat alınmasının işletmeler açısından hem zaman hem de maliyet kaybına neden olduğunu ifade etti. Başkan Güngör, aynı işletme çatısı altında sunulan hizmetler için çoklu ruhsat zorunluluğunun günümüz ticari yapısına uygun olmadığını belirterek, "Üyelerimiz, akaryakıt istasyonlarında verilen tüm hizmetlerin tek bir işletme ruhsatı kapsamında değerlendirilmesini talep ediyor. Mevcut uygulama hem bürokratik süreçleri uzatıyor hem de işletmelerimizin rekabet gücünü olumsuz etkiliyor" dedi. "Küçük ve orta ölçekli işletmeler daha fazla etkileniyor" Çoklu ruhsat uygulamasının özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde daha büyük bir yük oluşturduğunu dile getiren Güngör, artan maliyetlerin işletmelerin sürdürülebilirliğini zorlaştırdığını kaydetti. Güngör, "Her bir faaliyet alanı için ayrı ayrı ruhsat alınması, harç ve prosedür yükünü artırıyor. Bu durum da özellikle KOBİ niteliğindeki üyelerimizi daha fazla etkiliyor" diye konuştu. "Otelcilik sektörü örnek olabilir" Başkan Güngör, akaryakıt istasyonlarına yönelik yapılacak düzenlemede otelcilik sektöründeki uygulamanın örnek alınabileceğini ifade ederek, "Otel işletmelerinde olduğu gibi, ana faaliyet konusu kapsamında sunulan yan hizmetlerin tek ruhsatla yürütülebilmesi mümkündür. Akaryakıt istasyonlarında da benzer bir düzenleme hayata geçirilirse hem kamu hem de özel sektör açısından önemli kolaylıklar sağlanacaktır" dedi. "Girişimlerimizi sürdüreceğiz" Konunun çözümü için gerekli girişimlerin başlatılacağını belirten Güngör, ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde temaslarda bulunacaklarını ifade etti. Güngör, "Üyelerimizin talep ve beklentilerini her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Bu konunun çözümü için gerekli adımların atılması adına girişimlerimizi sürdüreceğiz" dedi. Başkan Güngör, yapılacak düzenlemenin yalnızca işletmelerin iş yükünü hafifletmekle kalmayacağını, aynı zamanda yatırım ortamını iyileştirerek bölge ekonomisine de katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:47
Kırşehir’de 20’nin üzerinde firmaya etiket cezası
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı süresince gerçekleştirdikleri denetimlerde çok sayıda işletmeyi kontrol ederken, 20’nin üzerinde firmaya etiket cezası kesildi. Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve haksız fiyat artışlarının önüne geçilmesi amacıyla kent genelinde market, restoran ve çeşitli perakende işletmelerde denetimlerini sıklaştırdı. Özellikle ürün etiketleri, kasa fiyatı ile raf fiyatı uyumu ve fiyat değişim tarihleri detaylı şekilde incelendi. Denetimler sonucunda, etiket yönetmeliğine aykırı hareket ettiği belirlenen 20’den fazla işletmeye idari yaptırım uygulanırken, yetkililer kontrollerin bayram sonrasında da aralıksız devam edeceğini bildirdi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:39
Altın yatırımında yeni dönem: Güven dijitale taşındı
Altın yatırımında dijitalleşme hız kazanırken, yatırımcıların önceliği artık sadece kazanç değil, güven ve şeffaflık oluyor. Online platformlara yönelen yatırımcılar, işlem kolaylığı kadar doğru fiyatlama ve güvenilir altyapıyı da dikkate alıyor. Küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler ve yatırım araçlarına olan ilginin artması, altın yatırımında yeni bir dönemi beraberinde getirdi. Geleneksel olarak kuyumcu ve bankalar üzerinden yapılan altın alım-satım işlemleri, son yıllarda dijital platformlara taşınırken, yatırımcı davranışlarında da belirgin bir değişim yaşanıyor. Özellikle online altın satış platformlarında yatırımcıların tercihlerini etkileyen kriterler çeşitleniyor. Güven unsurunun yanı sıra analiz araçları, fiyat trendlerinin görselleştirilmesi ve bilgilendirici içerikler yatırımcıların karar süreçlerinde önemli rol oynuyor. Bazı platformlar kullanıcılarına eğitim içerikleri ve piyasa yorumları sunarken, dijital topluluklar aracılığıyla deneyim paylaşımı imkânı da sağlıyor. Online satışlarda gram altın, külçe ürünler ve sertifikalı seçenekler öne çıkarken, ürünlere ilişkin ayar, gramaj ve fiyat bilgilerinin açık şekilde sunulması kullanıcı güvenini artırıyor. Yatırımcılar, detaylı bilgi sayesinde farklı seçenekleri karşılaştırarak daha bilinçli karar verebiliyor. "Yatırımcılar artık güveni önceliklendiriyor" Altın Anne e-ticaret platformu Kurumsal İletişim Sorumlusu Ecem Karaman, yatırım alışkanlıklarındaki değişime dikkat çekerek, "Yatırımcılar artık yalnızca hızlı işlem yapmak istemiyor; aynı zamanda tüm sürecin güvenilir ve şeffaf olmasını bekliyor. Online yatırım kanalları, bu beklentilere yanıt verebildiği ölçüde daha fazla tercih ediliyor" dedi. Dijital kanallar üzerinden kıymetli maden satışı yapan platformların sayısının arttığına işaret eden Karaman, açık fiyatlandırma ve detaylı ürün bilgisi sunmanın kullanıcı güvenini güçlendirdiğini de belirtti. Sektör temsilcileri, dijitalleşmenin yalnızca işlem yöntemlerini değil, yatırımcı davranışlarını da dönüştürdüğünü ifade ediyor. Altın, güvenli liman olma özelliğini korurken, yatırımcıların güven arayışı dijital platformların rolünü her geçen gün daha da artırıyor.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:31
Sinoplu çiftçiye yüzde 70 hibe desteği
Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP) kapsamında Sinoplu üreticilere müjdeli haber geldi. 2026 yılı 1. hibe çağrı dönemiyle birlikte tarım ve hayvancılık ekipmanlarında yüzde 70 hibe desteği sağlanacak. Sinop’ta kırsal kalkınmayı desteklemek ve üretim kapasitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen KDAKP kapsamında, çiftçilerin maliyetlerini düşürecek dev bir hibe paketi açıklandı. Yüzde 70 gibi yüksek bir hibe oranıyla sunulan destekler, silaj makinesinden modern ahır yapımına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Hibe programı dahilinde desteklenecek ana başlıklar şu şekilde sıralandı: Tarım makineleri: Silaj makinesi, yem karma makinesi, ot toplama makinesi. Arıcılık: 10 adet modern arı kovanı. Sera: 250 m sera kurulumu. Hayvancılık: 100 m çadır şeklinde yeni ahır yapımı. Hibeden yararlanmak isteyen üreticilerin 23 Mart-10 Nisan 2026 tarihleri arasında başvurularını yapmaları gerekiyor. Başvuruların, ilgili ilçe tarım ve orman müdürlüklerine şahsen yapılması gerektiği bildirildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Mart 2026 Cuma- 15:58
Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanında bayramlaşma töreni
2
19 Mart 2026 Perşembe- 10:41
Mersin’de dar gelirli ailelerin çocuklarına bayramlık desteği
3
21 Mart 2026 Cumartesi- 09:08
TESK Başkanı Bendevi Palandöken: "Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır"
4
21 Mart 2026 Cumartesi- 12:26
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı
5
18 Mart 2026 Çarşamba- 15:44
GMO Başkan Adayı Kahraman: "Bir gemi mühendisi bir sanayi ordusunu harekete geçirir"
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:19
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Küresel istihdamın yüzde 25’i üretken yapay zekâdan etkilenecek"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsü’nün ortak raporuna göre küresel istihdamın yüzde 25’i üretken yapay zekâdan etkilenecek ve özellikle gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 35’lere kadar çıkabilecek" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ gündemiyle ATO Congresium’da gerçekleştirilen 14. Çalışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, dijitalleşmenin iş dünyasındaki üretim süreçlerinde ve mesleklerde değişim ve dönüşüme yol açtığını dile getirerek, "Dünya Ekonomik Forumu’nun bu konuda çalışmaları var. Çok sayıda insanın bu süreçlerin sonunda işini kaybedebileceği söyleniyor. Bir taraftan da 2030 yılına kadar bu dijital imkanlarla 170 milyon kişiye yeni iş imkanı oluşabileceği ifade ediliyor. Geçerliliğini kaybeden meslekler ve yeni istihdam imkanlarının ötesinde bütün mesleklerin yapılış biçimleri değişiyor. Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsü’nün ortak raporuna göre küresel istihdamın yüzde 25’i üretken yapay zekâdan etkilenecek ve özellikle gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 35’lere kadar çıkabilecek. Özellikle ofis ve büro işleri ile medya, yazılım ve finans gibi mesleklerde de yapay zekânın etkisi giderek artıyor. Bu süreç, çalışma biçimlerinin, sosyal güvenlik sistemlerinin ve istihdam politikalarının yeniden tasarlanmasını zorunlu kılan yapısal bir değişimi beraberinde getirmektedir. Bu gelişmeler karşısında doğru tutum, teknolojiyi, insan emeğini dışlayan bir unsur olarak değil, dijital becerilerle güçlendiren bir fırsat olarak gören kapsayıcı bir yaklaşımda yatmaktadır" ifadelerini kullandı. "Çok detaylı katı düzenlemeler yaparsak gelişimin önüne geçip dinamiği zayıflatabiliriz" Dijital Türkiye vizyonunun temel unsurlarından birinin kamu politikalarının, yasal ve idari düzenlemelerin dijital dönüşüme uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılması olduğunu söyleyen Yılmaz, "Teknolojinin dinamik yapısını dikkate alarak, bu süreci çerçeve düzenlemeler ile yönetmenin daha anlamlı olduğuna inanıyoruz. Bu alanlarda dünyada da henüz çok oturmuş, standart diyebileceğimiz düzenlemeler yok. Dolayısıyla yol yürürken yeni yaklaşımlar geliştirmek zorundayız. Çok detaylı katı düzenlemeler yaparsak gelişimin önüne geçip dinamiğini zayıflatabiliriz. Bizim dijital düzenlemelerle ilgili temel yaklaşımımız çerçeve düzenlemeler yapıp, gelişmelere göre bu düzenlemelerimizin uyum sağlayacağı bir süreç yönetimi yapmaktır" diye konuştu. "Yeni nesil modellerle kadın-erkek fırsat eşitliği ve iş-özel yaşam dengesi önceliklerimiz arasındadır" Orta Vadeli Program’da ve çeşitli dokümanlarda bu alana ilişkin politikaların ana çerçeve itibarıyla ortaya konulduğunu aktaran Yılmaz, "Bu süreçte uzaktan, kısmi ve geçici süreli çalışma ile platform çalışması gibi yeni nesil modellerle kadın-erkek fırsat eşitliği ve iş-özel yaşam dengesi önceliklerimiz arasındadır. Geçtiğimiz yıl Ekonomi Koordinasyon Kurulumuzda da yeni nesil çalışma modellerine ilişkin sosyal taraflarla diyalog çerçevesinde yürütülen mevzuat hazırlıklarında gelinen son noktayı değerlendirmiştik. Kadınların iş ve aile yaşamını dengeli bir şekilde sürdürebileceği yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi, Nüfus Politikaları Kurulumuzda da detaylı bir şekilde ele aldığımız hususların başında gelmektedir. Biz şunu istiyoruz; kadınlar ev hayatı ile iş hayatı arasında tercih yapmaya zorlanmasın. İsteyen ikisini de birlikte yürütebilsin. Bu genel kalkınma modelimiz ve nüfus politikalarımız anlamında da çok stratejik bir mesele. Bunu mutlaka başarmak durumundayız. Bunu yaparken çalışma hayatımızdaki genel ilkeleri de zedelemeden başarmak durumundayız" ifadelerine yer verdi. İşçi ve işveren sendikalarının dijital dönüşüm sürecinde çalışma hayatının temel denge unsuru olarak sosyal diyaloğun güçlenmesi ve katılımcı yönetişimin gelişmesi açısından önemli bir rol üstlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Bu süreçte sendikalar, dijital platformlarda çalışanların statüsü, yeni nesil çalışma modelleri, algoritmik yönetim uygulamaları ve veri koruma gibi konularda çözüm üreten ve politika süreçlerine katkı sunan en önemli paydaşlar arasında yer almaktadır. Genç kuşak çalışanların esnek, hibrit ve dijital odaklı çalışma tercihleri ise sendikal yapılara örgütlenme stratejilerini yenileme ve yeni iletişim kanalları geliştirme yönünde önemli fırsatlar sunmaktadır. Türkiye’nin köklü sendikal geleneğinden güç alan sendikalarımızın dijital çağın gerektirdiği yenilikçi, kapsayıcı ve diyaloga açık bir sendikal vizyon geliştirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu husus hem çalışanlarımızın haklarının korunması hem de çalışma hayatının geleceğine yön verilmesi anlamında değerlidir."
22 Ocak 2026 Perşembe - 12:48
Aydın’da konut satışları yüzde 61 arttı
Konut satış rakamları belli olan Aydın’da 2025 Aralık ayında toplam 4 bin 76 ev satılırken, bir önceki aya göre satışlar yüzde 61 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı Aralık ayı konut satışı rakamlarını açıkladı. Bu kapsamda Aydın’da 2025 Aralık ayında konut satış sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11 artarak 4 bin 76 oldu. 2025 Kasım ayında da 2 bin 517 olan konut satışına bakıldığında ise aradan geçen bir ayda konut satışları yüzde 61 oranında arttı. Ayrıca 2025 yılı Ocak-Aralık ayları arasında il genelinde toplam 31 bin 10 konut satışı yapıldı. Aralık ayında satış şekillerine göre 480 ev ipotekli, 3 bin 596 ev ise diğer satış olarak gerçekleşti. Satış durumlarına bakıldığında ise bin 127 ev ilk el, 2 bin 949 ev ikinci el olarak satıldı. Aydın genelinde son bir yılda satışı yapılan evlerin cinsiyetlere göre dağılımına bakıldığında ise 15 bin 778’si erkek, 12 bin 687’si kadın, 757’si ortak, bin 788’i ise diğer satış olarak gerçekleşti. 2025 yılında Aydın’da toplam 31 bin 10 konut satışı yapılırken, en çok satış yapılan ilçe 8 bin 726 konut ile Kuşadası olurken, en az satış yapılan ilçe ise 131 konut ile Koçarlı oldu. Kuşadası’nda gerçekleştirilen satışların 720’si ipotekli satış olurken, satış durumuna bakıldığında ise 6 bin 713’ü ikinci el, 2 bin 13’ü ilk elden satış olarak gerçekleşti. Merkez ilçe Efeler’de ise 2025 yılında 5 bin 187’si ikinci el, bin 448’i ilk elden olmak üzere toplam 6 bin 635 konut satışı gerçekleşti.
22 Ocak 2026 Perşembe - 12:29
Derin Miras Projesi Düsseldorf’ta dünyaya tanıtıldı
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu (ÇOK A.Ş.) arasında imzalanan protokol ile Çanakkale Boğazı’ndaki tarihi savaş gemisi batıklarının korunması ve dalış turizmine kazandırılması adına yeni bir dönem başlıyor. Dünyanın önde gelen yat ve su sporları fuarlarından Boot Düsseldorf’ta tanıtılan "Derin Miras" projesi; kültürel mirası korumayı, yerel ekonomiye ve iklim kriziyle mücadeleye katkı sağlamayı hedefliyor. Yatçılık ve su sporları dünyasının önemli buluşmalarından Boot Düsseldorf, bu yıl da dünyanın dört bir yanından binlerce ziyaretçiyi ve sektörün önde gelen markalarını bir araya getirerek birçok iş birliğine sahne oldu. Bunlardan biri de Çanakkale Boğazı’ndaki Çanakkale Deniz Savaşları’ndan kalan gemi batıklarının korunması ve dalış turizmine kazandırılması konusunda başlatılan "Derin Miras" projesi ve projenin tanıtımı için düzenlenen imza protokolü oldu. Boot Düsseldorf fuarında gerçekleşen program, dünyanın önde gelen sualtı fotoğrafçılarından İsveçli Alex Dawson’ın sunumuyla başladı. "Derin Miras" tanıtım videosu gösteriminin ardından Türkiye Cumhuriyeti Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul bir konuşma yaptı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu CFO’su Murat Sarıkaya’nın katılımıyla gerçekleşen protokol imzası ile proje, ulusal ve uluslararası kamuoyuna tanıtıldı. Gelecek nesillere sürdürülebilir bir miras bırakılması hedeeniyor Çanakkale savaş batıkları Çanakkale ruhunu en iyi anlatan ve savaşın en şiddetli anına tanık olmuş tarihsel ve kültürel birer miras olarak öne çıkıyor. "Derin Miras" projesi ise batıkların katodik koruma teknolojisi ile korozyondan korunmasını ve zaman içerisinde yok olmalarının önlenmesini sağlayacak. Bu yöntem sayesinde korozyonla açığa çıkan ağır metallerin karbon salınımları önlenirken, koruma altındaki batıklar yapay resier oluşturarak biyolojik çeşitlilik için yaşam alanı oluşturacak. Böylece proje, Çanakkale Boğazı’nın sürdürülebilir dalış turizminin en önemli merkezlerinden biri haline gelmesine katkıda bulunacak. Çevre dostu bir koruma yöntemi olan katodik koruma ile batıklara boya vb. herhangi bir müdahale yapılmayacak; elektrokimyasal koruma yöntemi uygulanarak batıkların yanlarına özel birer cihaz (galvaniz anot) yerleştirilerek batık, katot haline getirilecek ve korozyonun durdurulması sağlanacak. Bu projenin yalnızca teknik bir çözüm değil; aynı zamanda geçmişe saygı, çevreye duyarlılık, ekonomiye katkı ve gelecek nesillere yatırım anlamına da geldiği belirtildi. Dünyanın en popüler su altı parklarından biri olacak Yapılan açıklamaya göre; Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Çanakkale Boğazı’ndaki 27 adet batığı ve 2 adet resif olmak üzere 29 farklı noktayı dalış sporuna açmış ve Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nı dünyanın önde gelen dalış merkezlerinden biri haline getirmeyi hedef olarak koymuştu. Derin Miras projesinin ise uluslararası dalış turizmi için çekici bir destinasyon oluşturarak yerel ekonomiye önemli katkı sağlayacağı belirtiliyor. Sürdürülebilir turizm anlayışıyla yürütülecek projenin hem doğaya hem tarihe saygılı bir yaklaşımla Çanakkale’nin turizm potansiyelini artırması bekleniyor. Aynı zamanda batıklar, su altı tarihi ve bilimsel araştırmalar için özel bir laboratuvar işlevi görecek. "Evrensel bir sorumluluk projesi" Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir projenin önemini şu sözlerle ifade etti: "Çanakkale Boğazı’nın derinliklerinde yer alan savaş gemisi batıkları, yalnızca milletimizin değil, insanlık tarihinin ortak hafızasını taşıyan eşsiz kültürel miras unsurlarıdır. Derin Miras, Çanakkale’nin derinliklerindeki ortak insanlık mirasını bilimsel koruma ve sürdürülebilirlik anlayışıyla geleceğe taşıyan evrensel bir sorumluluk projesidir. Bu anlayışla hayata geçirilen proje, kültürel mirasın korunmasını çevresel duyarlılık, bilimsel yöntemler ve uluslararası normlarla uyumlu bir anlayışla ele almakta, su altı kültürel mirasının barış, iş birliği ve ortak değerler temelinde yaşatılmasına katkı sunmaktadır. Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı ile birlikte Tarihi Alan, dünyanın en büyük açık hava müzesini inşa etme yolunda önemli bir adım daha atmıştır. Bu vesile ile dünyanın her bölgesindeki dalış sporu meraklılarına seslenmek istiyorum. Dünya tarihinin seyrini değiştiren Çanakkale Savaşı’na su altında tanık olmak için sizleri tarihin derinliklerine, Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nı keşfetmeye davet ediyorum. Bu evrensel sorumluluk projesinde 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu’nun stratejik ortağımız olması hem tarihî mirasımızı koruma hem de sürdürülebilir turizm vizyonumuzu hayata geçirme kararlılığımızı güçlendirmiştir." "Uzun soluklu bir taahhüt: Derin Miras" 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu CFO’su Murat Sarıkaya ise "Bugün Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile her yönüyle gurur duyduğumuz bir iş birliğine imza atıyoruz. Bu proje ile tarihî değerlerimizi korumanın yanı sıra Çanakkale Boğazı’nın biyolojik çeşitliliğinin ve Çanakkale’nin sürdürülebilir turizm potansiyelinin gelişmesine katkı sağlamayı hedeiyoruz. Derin Miras, uzun yıllar boyunca içinde bulunacağımız ve sahipleneceğimiz bir proje olacak. Dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü 1915 Çanakkale Köprüsü uluslararası nansman yapısı ve güçlü sürdürülebilirlik vizyonu nedeniyle çevresel ve sosyal açıdan çok yüksek standartlara sahip. Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 321 çevresel ve sosyal proje ile Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeeri’ne ve döngüsel ekonomiye katkımız sayesinde Birleşmiş Milletler tarafından birincilik ödülüne layık görülmüştük. Derin Miras projesi de ‘iyi bir komşu olma’ sürdürülebilirlik vizyonumuzun kalıcı bir parçası olacak" dedi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 12:25
Sanofi, Golden Pulse Awards’ta 3 ödül kazandı
Sanofi’nin diyabet hastaları için Corpal Health ile birlikte geliştirdiği mobil uygulaması Corpy, Golden Pulse Awards’ta ödül aldı. Diyabet yönetimini dijital bir sistemle destekleyen uygulama, hasta deneyimini iyileştirme, bilgilendirme ve sağlık profesyonelleriyle etkileşimi kolaylaştırma yönündeki yaklaşımıyla 3 farklı ödüle layık görüldü.
22 Ocak 2026 Perşembe - 12:00
Kütahya’da 238 milyon TL’lik kırsal yatırım desteği
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Kütahya İl Koordinatörü Birsen Karaaslan, 2025 yılı içerisinde tarım ve kırsal kalkınmaya yönelik önemli destekler sağladıklarını açıkladı. Karaaslan, Türkiye ve Avrupa Birliği eş finansmanıyla yürütülen IPARD III Programı kapsamında Kütahya’da 15 projeye hibe desteği verildiğini belirterek, "Yatırımcı katkılarıyla birlikte bu projeler sayesinde ilimize 238 milyon 455 bin 363 TL tutarında yatırım kazandırıldı" dedi. Desteklerin doğrudan üretimde kullanıldığını vurgulayan Karaaslan, hayvancılık, gıda işleme, kırsal turizm, yenilenebilir enerji ve bitkisel üretim gibi birçok sektörde üretici, girişimci ve kooperatiflerin desteklendiğini ifade etti. Karaaslan, sağlanan hibelerle yatırımcıların yüksek teknolojili makine ve ekipmanlara erişerek modern ve sürdürülebilir projeleri hayata geçirme imkânı bulduğunu söyledi. Karaaslan, IPARD Programı kapsamında et ve süt hayvancılığı, yumurta üretimi, et ve süt ürünleri ile meyve-sebze işleme, bitkisel üretim, kırsal turizm, zanaatkârlık, katma değerli ürün üretimi ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda yatırım yapmak isteyen girişimcilere yüzde 50 ile yüzde 75 oranında, her türlü vergiden muaf hibe desteği sağlandığını kaydetti. 2025 yılı boyunca TKDK Kütahya İl Koordinatörlüğü tarafından 19 bilgilendirme ve tanıtım faaliyeti gerçekleştirildiğini aktaran Karaaslan, bu çalışmalarla 257 kişiye destekler hakkında doğrudan bilgilendirme yapıldığını dile getirdi. Birsen Karaaslan ayrıca, bugüne kadar Kütahya’da 800 projeye toplam 826 milyon TL hibe desteği sağlandığını belirterek, "Bu desteklerle birlikte ilde bitkisel üretimden hayvancılığa, gıda işleme ve kırsal turizmden yenilenebilir enerjiye kadar birçok sektörde yaklaşık 1,8 milyar TL’lik yatırım hayata geçirilmiştir" ifadelerini kullandı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:35
Sivas’ta 2025’te konut satışları yüzde 29,3 oranında arttı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılına ilişkin konut satışı verilerini açıkladı. Verilere göre 2024 yılında 8 bin 545 konutun satıldığı Sivas’ta 2025 yılında 11 bin 47 konut satıldı. Konutların bin 295’ini ipotekli satışlar 9 bin 752’sini ise diğer satışlar grubu oluşturdu. TÜİK; ilk satış, ikinci el satış ayrıntısına göre konut satışlarını da paylaştı. Sivas’ta 2025’te satılan 11 bin 47 konutun 4 bin 700’ini ilk el satış, 6 bin 347’sini de ikinci el satış oluşturdu. Kentte satılan konut sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 29,3 oranında arttı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:24
Bellona, Uluslararası Mobilya Fuarı’nda yeni sezon koleksiyonlarını tanıtacak
Bellona; geleceğe değer katan tasarımlarını ve yeni sezon koleksiyonlarını 27-31 Ocak 2026 tarihlerinde düzenlenecek Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026 kapsamında sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. Türkiye’nin lider mobilya markalarından Bellona, yenilikçi bakış açısını yansıtan ürün grupları ve 2026 yılına yön verecek yeni koleksiyonlarıyla Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF) 2026’da yerini alıyor. Fuar, 27-31 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul’da iki ayrı lokasyonda eş zamanlı olarak düzenlenirken, Bellona ziyaretçilerini İstanbul Fuar Merkezi- Yeşilköy’de Salon 8 | Stand 802-803’te ağırlayacak. Bellona standında; markanın tasarım yaklaşımını yansıtan yeni sezon ürün grupları, yaşam alanlarına değer katan konfor ve fonksiyon odaklı çözümler ile farklı beklentilere yanıt veren koleksiyonlar sektör paydaşlarının beğenisine sunulacak. Fuar süresince gerçekleştirilecek görüşmelerle; Bellona’nın sektöre yön veren vizyonunun paylaşılması, yeni dönem hedeflerinin aktarılması ve mevcut iş birliklerinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Bellona Genel Müdürü Cüneyt Ocak, fuar katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi; "Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, sektörün üretim ve tasarım gücünü bir araya getiren; yeni iş birlikleri için önemli fırsatlar sunan bir buluşma noktası. Bellona olarak, geleceğe değer katan tasarımlarımızı ve 2026 yılına yön verecek yeni koleksiyonlarımızı ziyaretçilerimizle buluşturacağız. Vizyonumuzu paylaşmak, yeni dönem hedeflerimizi aktarmak ve iş birliğimizi güçlendirmek üzere fuar süresince standımızda sizleri ağırlamaktan memnuniyet duyacağız." Bellona yetkilileri, fuarın; sektördeki güncel trendlerin, tasarım anlayışının ve ticari iş birliklerinin şekillendiği önemli bir platform olduğuna dikkat çekerek, tüm ziyaretçileri stantta yeni koleksiyonları yakından incelemeye ve iş birliği fırsatlarını değerlendirmeye davet etti.
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:04
Denizli’de basit usulden gerçek usule geçiş esnafa anlatıldı
Denizli Defterdarlığı ile Denizli Esnaf ve Sanatkârlar Odası iş birliğinde, Denizli’de faaliyet gösteren esnaf ve sanatkâr temsilcilerine yönelik "Basit Usulden Gerçek Usule Geçiş" konulu bilgilendirme semineri düzenlendi. Basit usulde vergilendirilen binlerce esnafı doğrudan ilgilendiren düzenleme, Denizli’de düzenlenen seminerle tüm yönleriyle ele alındı. Seminerde, 9 Eylül 2025 tarihinde yayımlanan 10380 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla basit usulden gerçek usule geçecek mükelleflerin uyması gereken vergi yükümlülükleri, belge düzeni ve dikkat edilmesi gereken hususlar ayrıntılı şekilde anlatıldı. Vergi ve belge düzeni detaylandırıldı Yetkililer tarafından yapılan sunumlarda; gerçek usule geçişle birlikte esnafın defter tutma yükümlülüğü, fatura ve belge düzeni, beyanname süreçleri ile vergi sorumluluklarında meydana gelecek değişiklikler örneklerle aktarıldı. Uygulamanın hem mali hem de idari sonuçları hakkında katılımcıların soruları yanıtlandı. Hangi esnaf gerçek usule geçecek? Yapılan bilgilendirmeye göre, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren, nüfusu 30 binin üzerindeki ilçelerde, mahalleye dönüşen belde belediyeleri ve köylerden nüfusu 2 binin üzerindeki mahallelerde faaliyet gösteren bazı meslek grupları gerçek usulde vergilendirilecek. Düzenlemeyle kapsam içine giren meslek gurupları ise şunlar; "Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar, her türlü emtia alım-satımı yapanlar, inşaat ile ilgili her türlü işlerle uğraşanlar, motorlu taşıtların bakım ve onarım işleri ile uğraşanlar, lokanta ve benzeri hizmet işletmelerini işletenler, Eğlence ve istirahat yerlerini işletenler, nüfusu 30 binin üzerindeki tüm ilçelerde Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar." Amaç mağduriyetlerin önüne geçmek Seminerin, esnafın yeni vergi sistemine uyum sürecinde bilgi eksikliğinden kaynaklanabilecek mağduriyetlerin önüne geçilmesi ve mükelleflerin yükümlülüklerini zamanında ve doğru şekilde yerine getirmesini sağlamak amacıyla düzenlendiği vurgulandı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:54
Samsun’da kenevir üretimi için son tarih uyarısı: Başvurular 1 Nisan’da bitiyor
Samsun’da lif ve tohum amaçlı kenevir üretimi izne tabi olarak yapılırken, üreticilerin Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kaydı ve kenevir üretim izin başvurularını 1 Ocak–1 Nisan 2026 tarihleri arasında tamamlaması gerekiyor. Bu tarihten sonra yapılacak başvurular kabul edilmeyecek. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, kenevir üretiminin Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik kapsamında yürütüldüğü hatırlatıldı. Yönetmelik gereği "tohum" veya "lif (elyaf)" amaçlı kenevir üretiminin mutlaka yasal izin alınarak yapılması gerektiği, izinsiz üretimlerin ruhsatsız üretim olarak değerlendirileceği bildirildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Samsun’un kenevir üretiminde ülke genelinde önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek, "İlimizde kenevir üretimi izinli olarak yapılmaktadır. 1 Nisan 2026 tarihinden sonra kenevir üretimi için yapılan ÇKS kaydı ve üretim izin başvuruları kesinlikle kabul edilmeyecektir" dedi. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) uygulamalarının ÇKS Yönetmeliği çerçevesinde yürütüldüğünü ifade eden Yılmaz, üreticilerin üretim bilgilerini 15 Mart–15 Nisan tarihleri arasında güncelleyebileceğini, ikinci ve üçüncü ürün beyanlarının ise 30 Haziran’a kadar yapılabileceğini hatırlattı. İzin yetkisi mülki amirliklerde Kenevir üretim izinlerinin, üretim yapılan parselin kayıtlı olduğu mülki amirlik tarafından verildiğini belirten Yılmaz, "İl genelinde Valilik, ilçelerde ise Kaymakamlıklar yetkilidir. Ar-Ge amaçlı kenevir tarımında ise üretim izni yalnızca Valilik Makamınca verilmektedir" diye konuştu. Sözleşmeli tarım kapsamında üretim yapan çiftçilerin, ekim ve dikim işlemlerinin ardından sözleşme bilgilerini İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine teslim etmeleri gerektiği de vurgulandı. Öte yandan, 13 Eylül 2024 tarihli ve 32661 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlaç Etkin Maddesi Üretimi Amaçlı Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolüne Dair Yönetmelik kapsamında, ilaç etken maddesi amacıyla kenevir tarımı yapmak isteyen üreticilerin tüm başvuru ve işlemlerinin Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından yürütüleceği belirtildi. Yetkililer, üreticilerin mağduriyet yaşamamaları için son günü beklemeden başvurularını tamamlamaları gerektiğini hatırlattı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:49
Tüketici güven endeksi 83,7 oldu
Tüketici güven endeksi, Aralık ayında 83,5 iken Ocak ayında yüzde 0,3 oranında artarak 83,7 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Aralık ayında 83,5 iken Ocak ayında yüzde 0,3 oranında artarak 83,7 oldu.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:47
Yurt içinde ikamet eden 21 milyon 548 bin kişi seyahate çıktı
Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarından oluşan üçüncü çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 21 milyon 548 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanlar, 276 milyar 111 milyon 406 bin TL harcadı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı üçüncü çeyrek Hanehalkı Yurt İçi Turizm verilerini açıkladı. Buna göre, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarından oluşan üçüncü çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 21 milyon 548 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,5 artarak 27 milyon 99 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 230 milyon 818 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 8,5 gece oldu. Seyahate çıkanlar, 276 milyar 111 milyon 406 bin TL harcadı Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 34,8 artarak 276 milyar 111 milyon 406 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 84,5’ini 233 milyar 450 milyon 256 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 15,5’ini ise 42 milyar 661 milyon 150 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 10 bin 189 TL oldu. Bu çeyrekte harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 29,4 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 23,8 ile konaklama harcamaları ve yüzde 19,3 ile ulaştırma harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 31,6, konaklama harcamalarında yüzde 54,6 ve ulaştırma harcamalarında ise yüzde 25,7’lik artış görüldü. Yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler yüzde 47,9 ile ilk sırada yer aldı Seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 46,2 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 2,5 ile "sağlık" yer aldı. Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 132 milyon 394 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 51 milyon 509 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 26 milyon 348 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:46
Gaziantep’teki tarihi çarşılarda yarıyıl tatili yoğunluğu
Türkiye’nin önemli turizm destinasyonlarından Gaziantep’in asırlık çarşılarında yarıyıl tatili yoğunluğu yaşanıyor. Yılın her döneminde olduğu gibi yarıyıl tatilinde en çok ziyaret edilen şehirlerden biri de gastronomi, kültür, turizm ve tarih kenti Gaziantep oldu. Tarihi mekanları, müzeleri ve gastronomisiyle önemli turizm merkezlerinden olan ve her dönem ziyaretçileri eksik olmayan Gaziantep’te, yarıyıl tatili yoğunluğu yaşanıyor. UNESCO tarafından gastronomi şehri ilan edilen kente yarıyıl tatilini geçirmek için gelen ziyaretçiler, tarihi çarşıları gezmenin keyfini yaşıyor. Tarih, kültür ve gastronominin merkezi Ocak ayında hava sıcaklığının 4 derece ölçüldüğü kentte günübirlik gezi yapan ve konaklayan turistler, tarihi çarşılarda gezip hediyelik eşya satın aldı. Tarihi dokusu korunan 500 yılık Bakırcılar Çarşısı başta olmak üzere konak, han, hamam ve camileri ve bedestenleri de ziyaret eden misafirler, yarıyıl tatili yoğunluğu nedeniyle şehir merkezinde uzun süren gezilerinin ardından Antep fıstığı, baklava ve katmerin tadına bakıp restoranlarda yöresel lezzetleri deneyimledi. "Bakırcılar Çarşısı, kale ve müzeler kesinlikle görülmesi gereken mekanlar" Yarıyıl tatili nedeniyle Gaziantep’in tarihi çarşılarını gezdiğini belirten ziyaretçilerden Ercan Meşale, "Yarın yıl tatilini çocuğumla birlikte değerlendirmek istedim. Gaziantep’in tarihi yerlerini gezdirmek istedim. Bakırcılar Çarşısı, kale ve müzeler kesinlikle görülmesi mekanlardır. Aileler çocuklarını bu yarıyıl tatilinde evde oturtmasınlar. Bu tarz tarihi yerleri gezdirsinler. Gaziantep’in belki onlarca belki yüzlerce önemli yerleri var. Gaziantep’e uğrayan herkesin mutlaka yolu tarihi mekanlardan geçiyor" dedi. "Gaziantep, gerek yemekleri gerek kültürü açısından çok özel" Ailesiyle birlikte Sinop’tan Gaziantep’e geldiğini belirten Ahmet Boyacı ise "Okullar tatil olduğundan annem de Gaziantepli olduğu için memleketimize geldik. Kış ayına denk geldi ama kış ayında bile Gaziantep’imizde gerçekten çok güzel güzellikler var. Gaziantep, gerek yemekleri ve gerek kültürü açısından gerçekten çok sevdiğim bir memleket. Ayrıca yemeklerini çok seviyorum. Çok baharatlı yemekleri var. Bakırcılar Çarşısı’nda güzel ürünler var. Gaziantep çok sevdiğimiz bir şehir" ifadelerini kullandı. "Yarıyıl tatilini dört gözle bekledik" Tarihi Bakırcılar Çarşı esnafından Hümeyra Durmaz ise "Yarıyıl tatilini dört gözle bekledik. Havalar çok soğuk ve bu kış bayağı zorlu geçiyor. Ama çok şükür yine de birçok ilden gelen insanlar var. Gaziantep çok tanındı. Gaziantep gastronomi şehri ve bu yüzden de Gaziantep’i merak edip gelenler Bakırcılar Çarşısı’na mutlaka uğruyor. Biz de çok şükür güzel kazançlar sağlıyoruz. İnsanlarla tanışıyoruz ve güzel sohbetler ediyoruz. İnsanlar Gaziantep’i bayağı seviyor. Çünkü Gaziantep çok güzel bir şehir. Sanatsal olarak, tarih olarak çok güzel. Lezzetlerimiz de bir başka güzel. Biz de bununla birlikte mutlu oluyoruz. Çarşımız kalabalık oldukça ve insanları çarşımızda gördükçe biz de mutlu oluyoruz" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder